Yazılar

Yıllanmış İçkiler Krizde: Stoklar Rekor Seviyede, Gelecek Belirsiz

Küresel içki sektöründe talep hızla düşerken, Diageo, Pernod Ricard, Campari, Brown Forman ve Rémy Cointreau gibi devler toplam 22 milyar dolar değerinde yıllanmış stok ile karşı karşıya. Pandemi sonrası artan üretim, enflasyon ve değişen tüketici alışkanlıkları bu tabloyu ağırlaştırdı.

  • Stok Krizi: Rémy’nin 1.8 milyar euro’luk stoğu, şirketin yıllık gelirinin neredeyse iki katına denk geliyor.
  • Pandemi Etkisi: 2021–2022’de artan üretim, bugün depolarda biriken milyonlarca şişeye dönüştü.
  • Yeni Trendler: Wegovy ve Ozempic gibi zayıflama ilaçları, gençlerin alkolü “pahalı ve sağlıksız” görmesiyle birleşince tüketim hızla azalıyor.
  • Alternatifler: Alkolsüz bira, şarap ve fonksiyonel içecekler yükselişte. 2024’te 26 milyar dolar olan pazarın 2034’te 47 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
  • Risk: Üretimi durduran markalar, gelecekte talep canlanırsa stok sıkıntısı yaşayabilir.

#İçkiKrizi #AlkolTüketimi #GurmeEkonomi #Viski #Konyak #Tekila #AlkolsüzTrend #Fonksiyonelİçecekler #PazarAnalizi #Finans

#PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Yeni Şarkı, Yeni Hikâye: Bu Kadarmış Yayında

Aysun Öztekin, sözü ve müziği kendisine ait olan yeni şarkısı “Bu Kadarmış” ile dinleyicilerle buluştu. Vazgeçişin ve yüzleşmenin hikâyesini yalın ama güçlü bir anlatımla aktaran eser, Göksun Çavdar düzenlemesiyle dengeli bir müzikal yapı sunuyor.

Şarkının video klibi, yönetmen İzzet Başlak tarafından Kılıçlı Film Platosu’nda çekildi ve parçanın duygusal atmosferini görsel olarak da destekledi. Avrupa Müzik etiketiyle yayımlanan “Bu Kadarmış”, tüm dijital platformlarda dinlenebiliyor.

#AysunÖztekin #BuKadarmış #YeniŞarkı #AvrupaMüzik #MüzikHaberleri #Magazin #GöksunÇavdar #İzzetBaşlak #DijitalPlatformlarda #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Yüzde şimşek çaktıran hastalık: Trigeminal Nevralji

Trigeminal nevralji, yüzün duyusunu sağlayan trigeminal sinirin tutulmasıyla oluşan ve literatürde ‘dünyanın en şiddetli ağrısı’ şeklinde tanımlanan kronik bir ağrı olarak dikkat çekiyor. Hastalar tarafından yüzde ‘şimşek çakması’ veya ‘elektrik çarpması’ olarak tarif edilen trigeminal nevralji; genellikle yüzün tek tarafında, tekrarlayıcı ve şiddetli ağrı ataklarıyla kendini gösteriyor. Kısa sürmesine rağmen tekrarlayan ataklar nedeniyle hastaların günlük yaşamı adeta kabusa dönüşebiliyor. Öyle ki hastalar ağrıyı tetikleyebildiği için yemek yeme, su içme ve konuşma gibi en temel ihtiyaçlarından kaçınabiliyor, yüzlerini yıkayamaz ve dişlerini fırçalayamaz hale gelebiliyorlar.  Acıbadem International Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker, yaygın inanışın aksine trigeminal nevraljinin çözümsüz bir hastalık olmadığına dikkat çekerek, “Günümüzde, uygun hastalarda, modern tıbbın sunduğu balon kompresyon gibi girişimsel yöntemlerle bu şiddetli ağrıdan kurtulmak mümkündür” diyor.

Dr. Barış Peker

Dr. Barış Peker

Türkiye’de önemli bir halk sağlığı sorunu

Trigeminal nevralji, dünya genelinde her 100 bin kişinin yaklaşık 4 ila 13’ünde görülürken, Türkiye’de bu oranın çok daha yüksek olduğu belirtiliyor. Yapılan güncel çalışmalara göre, ülkemizde trigeminal nevralji görülme sıklığı 100 bin kişide 98’e ulaşıyor. Türkiye’de her yıl yaklaşık 4 bin kişiye trigeminal nevralji tanısı konulurken, bu veriler hastalığın önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu gösteriyor. En sık 50-70 yaş aralığında gelişen bu hastalığa kadınlarda erkeklere oranla daha yaygın rastlanıyor. Trigeminal nevraljinin en yaygın nedeni ise beyin sapındaki bir damarın (genellikle üst serebellar arter) trigeminal sinire bası yaparak siniri rahatsız etmesi veya koruyucu kılıfına (myelin zarı) zarar vermesi.

Günlük hayat durma noktasına geliyor!

Trigeminal nevralji, hastaların günlük yaşamlarını ‘durma’ noktasına getirebilecek kadar ciddi sorunlar oluşturabiliyor. En temel insani ihtiyaçlar olan yemek yemek, su içmek veya konuşmak ağrıyı tetikleyebildiği için hastalar bu gereksinimlerinden kaçınmaya başlıyor.  Zamanla ciddi kilo kayıpları oluşabiliyor. Ayrıca, hastalar toplum içinde aniden bir atak geçirme korkusuyla sosyal ortamlardan uzaklaşıyor; ağrı tetiklenmesin diye yüz kaslarını donduruyor ve gülümsemekten dahi kaçınıyorlar. Uzmanlar bu durumu, ‘yüz donması’ olarak tanımlıyor. Sosyal izolasyonun yanı sıra hijyen ve kişisel bakım da önemli bir sorun haline gelebiliyor. Öyle ki yüze dokunmanın oluşturduğu şiddetli ağrı nedeniyle erkekler tıraş olamıyor, kadınlar makyaj yapamıyorlar. Dahası, yüz yıkama ve diş fırçalama gibi hijyen alışkanlıkları da imkansız hale gelebiliyor.

Literatürde “intihar hastalığı” olarak tanımlanıyor!

Trigeminal nevralji, tıbbi literatürde ‘intihar hastalığı’ olarak tanımlanacak kadar ağır bir psikolojik ve sosyal yükü beraberinde getirebiliyor.  Zira, ağrının ne zaman geleceğinin bilinmemesi sebebiyle hastalar sürekli bir ‘beklenti anksiyetesi’ içine giriyor. Bu kronik stres hali zamanla çaresizlik hissine, derin depresyona ve uyku bozukluklarına neden olarak hastaların yaşam kalitesini dramatik şekilde düşürüyor. Ayrıca, şiddetli ataklar sırasında hastaların konsantrasyonu tamamen dağılıyor; bu durum iş hayatında verimsizliğe veya profesyonel yaşamın tamamen sonlanmasına da yol açabiliyor.

Yanlış tanı, gereksiz yere çekilen sağlıklı dişler!

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker, ağrı genellikle üst veya alt çene bölgesinde hissedildiği için hastaların büyük bir çoğunluğunun ilk olarak diş hekimine başvurduğuna işaret ederek, “Maalesef, doğru tanı konulana kadar birçok hasta gereksiz yere sağlıklı dişlerini çektiriyor. Dolayısıyla, eğer yüzünüzde yemek yerken, konuşurken veya rüzgar estiğinde tetiklenen ani, kısa süreli ve şok benzeri ağrılar varsa beyin cerrahisi uzmanına başvurmanız son derece önemlidir” uyarısında bulunuyor.

Amaç hastayı ağrısız yaşama kavuşturmak

Trigeminal nevraljinin tanısı klinik öykü ve nörolojik muayene ile konuluyor. Damar basısını veya ikincil nedenleri (tümör, multiple skleroz vb.) dışlamak için manyetik rezonans görüntüleme (MR) tetkikine başvuruluyor. Tedavinin birincil amacı ise hastayı ağrısız yaşama kavuşturmak. İlaç tedavisi trigeminal nevraljide ilk adımı oluşturuyor. İlacın yetersiz kaldığı veya sersemlik ile dengesizlik gibi yan etkilerin arttığı durumlarda açık cerrahi (Mikrovasküler dekompresyon) veya kapalı cerrahi yöntemler (Balon kompresyon ve radyofrekans gibi yöntemler) gündeme geliyor.  Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker, trigeminal nevraljinin tedavisinde uzun yıllardır mikrovasküler dekompresyon (MVD) cerrahisinin altın standart olarak kabul edildiğini söyleyerek, “Bu operasyon, hemen kulak arkasından kafatasına bir kemik pencere açılıp,  mikroskop altında, trigeminal sinirinin beyin sapından çıktığı noktaya müdahale edilen büyük bir cerrahi girişimdir. Ancak, her hasta için uygun olmayabiliyor ve çeşitli riskler barındırabiliyor. Bu nedenle alternatif olarak, daha az girişimsel (minimal invaziv ya da kapalı cerrahi) yöntemlere de başvuruluyor” bilgisini veriyor.

Balon kompresyon yöntemi öne çıkıyor

Geçmişten günümüze uygulanan alkol enjeksiyonu veya radyofrekans gibi kapalı yöntemlerde, ağrının kesilip kesilmediğini test etmek için hastanın işlem sırasında uyanık kalması gerekebiliyor. Ancak, bu durumun şiddetli ağrı çeken hastaları hem fiziksel hem de psikolojik olarak oldukça zorladığını vurgulayan Dr. Barış Peker, “Ayrıca, söz konusu her iki yöntemde de “anesthesia dolorosa” olarak adlandırılan bir yan etki görülebiliyor. Şiddetli ve  sürekli devam eden bu ağrı durumu trigeminal nevraljiden çok daha ağır bir klinik tabloya neden olabiliyor. Dolayısıyla, cerrahi riskleri minimize eden, hastayı uyanık tutma zorunluluğunu ortadan kaldıran ‘Balon kompresyon’ yöntemi, günümüzde trigeminal nevraljiye bağlı yüz ağrısından kurtulmak isteyen hastalar için en çok tercih ettiğimiz yöntem olarak öne çıkıyor” diye konuşuyor.

İşlem hasta ağrı hissetmeden tamamlanıyor!

Balon kompresyon yöntemi ameliyathanede ve genel anestezi altında uygulanıyor. Bu sayede işlemin hastaların hiçbir ağrı veya sıkıntı hissetmeden tamamlandığını belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker,  sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu yöntemde, skopi (röntgen) eşliğinde ve bir iğne (katater) yardımıyla ağız kenarından girilerek, kafa tabanında yer alan ‘foramen ovale’ isimli delikten trigeminal sinirinin bulunduğu bölgeye ulaşılıyor. Ardından, katater aracılığıyla, küçük bir balon,  şişirilmeden bu bölgeye iletiliyor. Balon burada 1-2 dakika süreyle şişirilerek, sinir liflerine kontrollü bir basınç uyguluyor. Yüksek çözünürlüklü skopi (röntgen) sayesinde, hedeflenen “armut” veya “üçgen” şeklindeki  baskı formu, sinir üzerinde tam istenilen noktada oluşturuluyor. Şiddetli ağrıya neden olan sinir liflerine yapılan bu baskı ağrının kesilmesini sağlıyor” diyor. Balon kompresyon ameliyatında anesthesia dolorosa riskinin yaşanmadığını anlatan  Dr. Barış Peker, bu faydasının yöntemin seçilmesindeki en önemli nedenlerden biri olduğunu vurguluyor.

#TrigeminalNevralji #ŞimşekÇaktıranAğrı #DünyanınEnŞiddetliAğrısı #Nöroloji #BeyinCerrahisi #SağlıkHaberleri #KronikAğrı #BalonKompresyon #Acıbadem #YaşamKalitesi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Aras Kargo’da Dijital Dönüşüm İçin Yeni Atama

Aras Kargo, dijital dönüşüm yolculuğunu hızlandırmak amacıyla Bilgi Teknolojileri Başkan Yardımcılığı görevine Kürşat Alp Yiğit’i atadı. Yiğit, şirketin teknoloji stratejisi, altyapı yönetimi, bilgi güvenliği ve inovasyon süreçlerine liderlik edecek. Bu atama ile Aras Kargo’nun veri ve yapay zekâ temelli iş modellerini güçlendirmesi ve teknoloji organizasyonunu daha çevik, verimli ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürmesi hedefleniyor.

Kürşat Alp Yiğit kimdir?

Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünden mezun olan Kürşat Alp Yiğit, kariyerine yazılım geliştirme ve veri yönetimi alanında başladı.  İş Yatırım ve Abdi İbrahim’de yazılım geliştirme, veri yönetimi, iş zekâsı ve uygulama geliştirme süreçlerinde farklı sorumluluklar üstlenen Yiğit, daha sonra Vialand’da IT Müdürü olarak  altyapı, uygulamalar, güvenlik ve operasyon yönetiminden sorumlu oldu. Yıldız Holding ve Pladis Global’de   küresel ölçekte dijital dönüşüm, proje yönetimi, veri yönetimi, IT yönetişim süreçleri ve inovasyon odaklı programlara liderlik eden Yiğit; teknoloji yönetişimi, risk, bütçe, proje ve kalite süreçlerinin yönetimi gibi fonksiyonlarda da görev aldı.  Arçelik Global’de teknoloji yönetişimi, risk, bütçe, proje ve kalite süreçlerini yönettikten sonra Penti’de CTO ve İcra Kurulu Üyesi olarak şirketin uçtan uca dijital dönüşümüne ve teknoloji stratejisinin şekillenmesine liderlik etti.

#ArasKargo #ÜstDüzeyAtama #DijitalDönüşüm #BilgiTeknolojileri #İşDünyası #TeknolojiLiderliği #KargoSektörü #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

D-Marin Latitude ile Premium Marina Deneyimi

D-Marin, premium marina deneyimini daha ayrıcalıklı ve bütüncül bir yapıya taşıyacak yeni üyelik programı Latitude’u Boot Düsseldorf 2026 Fuarı’nda tanıttı. Türkiye’de bu ay itibarıyla hayata geçirilen program, 2026 yılı boyunca daha geniş bir coğrafyada uygulanmaya başlayacak.

Latitude, yalnızca hizmet kalitesini artırmakla kalmıyor; aynı zamanda marina ile kurulan bağı güçlendirmeyi ve üye topluluğu içinde daha güçlü bir aidiyet duygusu yaratmayı hedefliyor. Coğrafi özgürlüğü temsil eden “Latitude” ismi, keşfetme özgürlüğünü, hayal kurma alanını ve ait olma seçeneğini simgeliyor.

Program kapsamında üyeler; yıllık bağlama ayrıcalıkları, ek “Happy Berth Days” fırsatları, entegre akıllı sensörler, ilave çekek sahası günleri, ek otopark hakkı, uygun lokasyonlarda ücretsiz plaj erişimi ve özel hoş geldin hediye kutusu gibi avantajlardan yararlanabilecek.

D-Marin Ticari İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Dean Smith, Latitude’un müşteri memnuniyetini ileriye taşıyacağını vurgulayarak, “Her detayın önceden düşünüldüğü, etkileşimlerin zahmetsiz ve sezgisel olduğu, düşünceli ve insan odaklı yaklaşımımızı daha da ileri taşıyacak” dedi.

Dijitalleşme ile Güçlenen Marina Deneyimi

Latitude ayrıcalıkları, D-Marin uygulaması üzerinden kolayca erişilebilir hale geliyor. Halihazırda yıllık bağlama sözleşmesi olan müşterilerin %93’ü tarafından kullanılan uygulama, rezervasyon ve sözleşme yönetimini zahmetsiz kılıyor. Akıllı Pedestallar ve Akıllı Sensörler sayesinde bağlama faaliyetleri, enerji-su kullanımı, hava koşulları ve güvenlik gibi konularda şeffaf ve güvenilir veriler sağlanıyor.

Son yıllarda 10 milyon euroyu aşan dijitalleşme yatırımlarıyla güçlenen D-Marin, marina sektöründe en gelişmiş dijital deneyimi sunarak misafirlerine öngörülebilir maliyetler, tam şeffaflık ve kaynakları üzerinde zahmetsiz kontrol imkânı sağlıyor.

#DMarin #LatitudeProgramı #MarinaDeneyimi #Turizm #BootDüsseldorf #PremiumHizmet #DenizTurizmi #AkıllıMarina #YatTurizmi #MarinaYaşam #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Geleneksel Tadın En Cool Yorumu

Burger King, içecek kategorisindeki yenilikçi yaklaşımını Salep Milkshake ile genişletiyor. Kış aylarının vazgeçilmez lezzeti salep, bu kez alışılmışın dışında soğuk bir milkshake formunda menülere girerek misafirlere farklı bir deneyim sunuyor.

Marka, milkshake denince akla gelen lider konumunu pekiştirirken, kültürel hafızamızda özel bir yere sahip olan geleneksel salebi modern bir yorumla yeniden keşfetmeye davet ediyor. Burger King’in uzmanlığıyla hazırlanan Salep Milkshake, yerli salep aromasıyla tanıdık bir tadı farklı bir içim deneyimiyle buluşturuyor.

Türkiye genelindeki tüm şehir restoranları ve havalimanı şubelerinde satışa sunulan Salep Milkshake, milkshake kategorisinin yalnızca yaz aylarıyla sınırlı olmadığını gösteren güçlü bir örnek olarak öne çıkıyor. Mevsimlerden bağımsız bir alternatif sunan bu özel ürün, sınırlı süreli menüde yer alarak Burger King’in yenilikçi lezzet vizyonunu bir kez daha ortaya koyuyor.

Burger King, her yıl yakaladığı içecek trendlerini geleneksel tatlarla harmanlayarak misafirlerine hem tanıdık hem de sürprizlerle dolu gurme deneyimler sunmayı sürdürüyor.

#BurgerKing #SalepMilkshake #EzberBozanLezzet #GurmeDeneyim #YerliLezzet #KışınYeniTadı #MilkshakeKeyfi #BurgerKingTürkiye #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Seyahat ve Konforun Yeni Yüzü: STARIA Camper

Hyundai, elektrikli mobiliteyi kamp özgürlüğüyle buluşturan STARIA Camper Concept modelini Almanya Stuttgart’ta düzenlenen CMT (Caravan, Motor und Touristik) fuarında tanıttı. Brüksel Otomobil Fuarı’nda dünya prömiyeri yapılan STARIA Elektrik temel alınarak geliştirilen Camper Concept, premium seyahat deneyimi için entegre açılır tavan, güneş enerjisi ve akıllı yaşam çözümleriyle öne çıkıyor.

Avrupa’da elektrikli mobiliteye ve deneyim odaklı seyahate olan talep hızla artarken, kullanıcılar günlük kullanıma uygunluğu bağımsız ve konforlu seyahat özgürlüğüyle birleştiren araçlar arıyor. Hyundai, Camper Concept ile bu beklentilere yanıt veriyor. Fuarda sergilenen model, yalnızca bir konsept değil; geleceğin elektrikli kamp araçlarının nasıl şekilleneceğine dair güçlü bir vizyon sunuyor.

STARIA Camper

Öne Çıkan Özellikler

Elektrikli açılır tavan: Park hâlindeyken ferah bir yaşam alanı yaratıyor, mutfak erişimini kolaylaştırıyor.

Güneş paneli: 520 W gücünde entegre panel, günlük 2,6 kWh enerji üreterek buzdolabı, duş ve kabin sıcaklık kontrolünü destekliyor.

Akıllı cam teknolojisi: Dokunmatik ekran üzerinden şeffaflık ve karartma ayarı yapılabiliyor, UV ve ısı yalıtımı sağlıyor.

Dönebilen kaptan koltukları: 180 derece dönebilen ön koltuklar, lounge benzeri sosyal alan oluşturuyor.

Uyku alanı: Arka koltuklar tek tuşla yatırılarak iki kişilik konforlu bir uyku alanına dönüşüyor.

STARIA Camper

Elektrikli Performans

STARIA Camper Concept, STARIA Elektrik’in 800 voltluk yüksek voltaj mimarisini temel alıyor. Bu sayede %10’dan %80’e hızlı şarj yalnızca 20 dakikada tamamlanabiliyor. 160 kW gücündeki elektrikli motor, düşük gürültü ve titreşim seviyeleriyle akıcı bir sürüş sağlıyor. WLTP’ye göre 400 km’ye kadar menzil sunan Camper Concept, sınıfının en uzun menzilli elektrikli MPV’lerinden biri olma potansiyeline sahip.

STARIA Camper

Geleceğe Yönelik Vizyon

Hyundai, Camper Concept ile yalnızca bir araç değil, aynı zamanda sürdürülebilir seyahat kültürünün yeni bir simgesini ortaya koyuyor. Off-grid yaşamı destekleyen teknolojiler, kullanıcıların doğayla daha uyumlu ve bağımsız yolculuklar yapmasına olanak tanıyor. Bu yaklaşım, elektrikli mobiliteyi yalnızca şehir içi ulaşımda değil, uzun yol ve kamp deneyimlerinde de vazgeçilmez hale getiriyor.

#Hyundai #STARIACamper #ElektrikliAraç #KaravanHayatı #SeyahatÖzgürlüğü #CMT2026 #OffGridLife #CamperConcept #ElektrikliMobilite #HyundaiSTARIA #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Kendime Söz, Kız Sözü: Molped Pure & Soft Ekranda

Türkiye’nin lider kadın bakım markası Molped, yeni marka yüzü Sinem Ünsal ile hazırladığı ilk reklam filmini izleyiciyle buluşturdu. “Kendime Söz, Kız Sözü” şarkısı eşliğinde ekrana gelen film, her kadının regl deneyiminin farklı ve biricik olduğuna dikkat çekiyor.

Molped Pure & Soft için kamera karşısına geçen Sinem Ünsal’a, farklı karakterleri temsil eden genç kadınlar eşlik ediyor. Organik pamuk içeren üst yüzeyiyle cilt dostu koruma ve rahatlığı bir arada sunan ürün, doğadan ilham alan yapısıyla öne çıkıyor. Reklam filminde kadınlar, “kötü hissetmeyeceğine” ve “her koşulda bir yol bulabileceğine” dair kız sözü vererek samimi bir mesaj paylaşıyor.

Künye:

Reklamveren: Molped

Reklamveren Yetkilileri: Esra Gerek Göktepe, Elçin Uğurlu, Bahar Altıntaş, Büşra Demirtaş Denizci, Duygu İrem Dereci, Eda Uyar, Feride Ünal, Yiğit Gülan, Ece Özkapitan, Cansu Canşe Özbey, Seçil Akan, Sabahat Sena Akbaş

Reklamveren Prodüktör: Miraç Bilgiç

Reklamveren İletişim Ekibi: Çağlayan Kent Ergönül, Gülben Ordulu Kambay, Sahra Bilgin, Kübra Dalman

Ajans: TBWA İSTANBUL

CEO: Burcu Özdemir

CSO: Toygun Yılmazer

Genel Müdür: Tuğyan Çelik

Genel Müdür Yardımcısı: Burçin Birim

Grup Kreatif Direktör: Mesut Kocarslan

Kreatif Direktör: Serdar Güngör

Kreatif Grup Başkanları: Mustafa Pamuk, Eduardo Fumerovivas

Kreatif Ekip: Burcu Çeliksap, Sevcan Kahraman, Nil Cansu, Bilgin Aydın

Marka Grup Direktörü: Aynur Kızılırmak

Marka Direktörü: Sıla Gözüm

Marka Süpervizörü: Yağmur Çelik

Marka Temsilcileri: Fatma Seren Gökkut

Executive Director, Strategy & Consultancy: Nisan Danışman

Grup Strateji Direktörü: Damla Bal

Strateji Ekibi: Güzin Turgut

Ajans Prodüktörü: Berna Bulat

Prodüksiyon Şirketi: Shortcut Production

Yönetmen: Müfit Samık

Post Prodüksiyon: Sinefekt

Müzik Prompt : Burcu Çeliksap

Müzik: Onur Cumaoğlu

Dijital Reklam Ajansı: H2O United

Offline Medya Planlama Ajansı: Speed Medya

Sanatçı Menajer: ON TALENT

 #Molped #SinemÜnsal #KendimeSözKızSözü #ReklamFilmi #PureAndSoft #Kadınlarİçin #OrganikPamuk #CiltDostu #MolpedTürkiye #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Yeni Hot, Yeni Cool: Çay Keyfi Ekranda

Starbucks Türkiye, yeni sıcak çay ailesini “Yeni Hot, Yeni Cool” sloganıyla hazırladığı özel film serisiyle tanıttı. Rize’nin çay bahçelerinden özenle toplanan yapraklarla harmanlanan çaylar, siyah çaydan yeşil çaya, klasik tatlardan aromatik ve ferahlatıcı harmanlara uzanan geniş bir lezzet yelpazesi sunuyor.

İki filmden oluşan seri, çayın hem sıcacık hem de havalı yönünü ekrana taşıyarak izleyicilere keyifli bir deneyim yaşatıyor. Starbucks Türkiye’nin bu yeni reklam kampanyası, çayın kültürel mirasını modern bir yorumla buluşturuyor.

Kampanya Künyesi:

Reklamveren: Starbucks Türkiye

Reklam Ajansı: Puck Global

Ajans Başkanı & Kreatif Direktör: Haluk Erkmen

Genel Müdür: Hande Şenol Özkut

Müşteri Temsilcileri: Elife Buse Günal, Kübra Tunç, Elif Burcu Yaşar

Sosyal Medya: Nidanur Ölçek, İrem Arpacı

Kreatif Yazar: Erdem Arslan

Art Direktör: Yunus Özdal, Kerem Sarıoğlu

Prodüksiyon: Roka Entertainment

Produktör: Berk Yılmaz

Yönetmen: Berat Çapin

Foroğrafçı: Öznur Öztürk

Styling: İlhan Dalaklıoglu

Saç / Makyaj: Yüksel Altundemir

Cast Ajansı: True Models & Azure Models

#StarbucksTürkiye #YeniHotYeniCool #ÇayKeyfi #ReklamFilmi #SıcakÇay #CoolTea #RizeÇayı #StarbucksÇay #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

48 Milyon Yolcuyla Stratejik Başarı

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı (SAW), 2025 yılında ulaştığı 48,4 milyon yolcu sayısı ve %15’lik kapasite artışıyla Avrupa’nın en büyük 10 havalimanı arasına girerek stratejik bir başarıya imza attı. İngiltere merkezli küresel havacılık otoritesi OAG tarafından yayımlanan “2025 Yılının Dünyadaki En Yoğun Havalimanları” raporunda, Sabiha Gökçen’in performansı “Avrupa’nın en büyük 10 havalimanı arasında stratejik bir başarı” olarak değerlendirildi.

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı (SAW), 2025 yılında ulaştığı 48,4 milyon yolcu sayısı ve %15’lik kapasite artışıyla
Sabiha Gökçen Avrupa’nın İlk 10’unda
25. yılını kutlayan havalimanı, pandemi öncesi 2019 verilerine göre %37’lik büyüme ile Avrupa’da en hızlı gelişen merkez oldu. Frankfurt ve Münih gibi köklü havalimanlarının hâlâ 2019 seviyelerine ulaşamadığı dönemde, Sabiha Gökçen iki basamak yükselerek dokuzuncu sıraya yerleşti.
ISG Ticari İşler ve Strateji Genel Müdür Yardımcısı Kerem Maybek, bu başarının yalnızca yolcu hacmi artışı değil, aynı zamanda teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm vizyonunun somut bir sonucu olduğunu vurguladı. İstanbul’un küresel bir havacılık merkezi olarak yükselişine dikkat çeken Maybek, “Sabiha Gökçen artık sadece bir varış noktası değil; dünya havacılığının yeni hub standartlarını belirleyen bir ekosistem” dedi.
#SabihaGökçen #ISG #Havacılık #Turizm #AvrupaHavalimanları #GlobalHub #StratejikBaşarı #İstanbul #AirTravel #AviationNews #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity