Tatil; reçete ile yazılabilecek en iyi ilaçtır…
Tatil; reçete ile yazılabilecek en iyi ilaçtır…
Gelişmiş ülkeler birer birer karantina sürecini sonlandırarak normalleşiyor. Ancak; evrensel karantina döneminin insan ruhunda bıraktığı iz çok taze ve derin… İnsanız… Toparlanacağız elbette… Ancak; bu süreçte alışkanlıklarımızın da yerini bulmasını isteyeceğiz doğal olarak. Aylardan Haziran… Yaz kapıyı çaldı… Bunaltıcı sıcaklar çok yakın… Kimimiz memleketiyle kimimiz de deniz, kum, güneşle; “iyileşmek” için buluşmak isteyeceğiz. Normalde bu dönemlere gelindiğinde çoktan tatil programları yapılmış, erken rezervasyonlar oluşturulmuş, oteller seçilmiş, satın almalar tamamlanmış olurdu. Peki şimdi nasıl ilerleyeceğiz? Ne yapacağız? Bu konuda yol haritamız ne olmalı? Tatile gönül rahatlığıyla çıkabilir miyiz? Ne tip önlemler alınıyor? İnsanların tatil konusunda ne düşünüyor? Tüm bu soruları ülkemizin en güvenilir kurumsal markası olan; “Jolly”nin Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar’a sorduk. Yıllardır ülkemizde satış sonrası memnuniyet oranı ile yüksek talep gören Jolly’ inin; müşterileri için yaptığı hazırlıkları, aldıkları tedbirleri, sunmayı planladıkları ayrıcalıklarını siz değerli Pause dergi okurlarımız için konuştuk. Keyifle okumalar…

Covid – 19 salgının etkilerinin azalmaya başlaması ile yeni dönemi, salgın sonrası dönemi karşılamaya hazırlanıyorsunuz. Neler söyleyebilirsiniz?
Pandemi sürecinde özellikle hizmet sektörü çok sıkıntılar yaşadı. Ama yine de bu süreci hepimizin birtakım değerleri çok daha iyi anladığımız bir dönem olarak tanımlamak gerekiyor. Seyahat kısıtlamasının kalkmasıyla birlikte son bir haftadır hem biz hem de otelinden seyahat acentesine bütün turizm sektöründeki arkadaşlarımız çok heyecanlı bir süreç yaşıyor. Müşterilerimizin yoğun bir coşkusunu hissediyoruz. Normalleşmenin başladığı ve AVM’lerin açıldığı ilk hafta 1,7 milyon kişi ziyaret etmiş. Bu da halkımızın sosyalleşmeye daha büyük coşkuyla daha fazla vakit ayıracakları anlamına geliyor. 34 yıldır babadan turizm sektörünün içinde yer alan bir aile olarak artık daha pozitif bir dönem geleceğine, insanların birbirlerine daha sıkı sıkı bağlı olacağına, daha hoşgörülü olacağına inanıyoruz. Yakınlarımızın ne kadar değerli olduğunu, nefes alıp vermenin, yemek yemenin bile önemli olduğunu gördük. Belki bazı şeyleri unutmaya başlamıştık her şeyin değerini bilmeyi hatırladık.
Jolly ülkemizin en deneyimli, köklü kurumsal markasısınız… Dünya genelinde kontrollü olarak normale dönüş var. Sürecin turizme yansımasını nasıl ön görüyorsunuz? Zamanlama olarak da…
Diğer ülkelerde biliyorsunuz patronlar, çalışanları psikolojik olarak daha iyi geldiği için tatile teşvik ediyor. Biz de tatili reçeteye yazalım diyoruz çünkü en iyi ilacın tatil olduğunu düşünüyoruz. Böyle bir dönemin sonunda tatilin hem aile hem sosyal hem de iş yaşantısına olumlu etkileri olacağına inanıyoruz. 10 Haziran itibariyle iç turizmde konaklamaların başlayacağını, 28 Haziran itibariyle de hızlıca hareketleneceğini bekliyoruz. Yurtdışı paket turların ise Eylül itibariyle start alacağını düşünüyorum.

Okullar kapandığında uzaktan eğitim dahi olsa… Sıcaklar bastırdığında, insanlar kontrollü de olsa alışkanlıklarının yerini bulmasını arayacaktır. Tatilcileri ne tip değişiklikler bekliyor olacak?
Bizim, 27 farklı şehirden hareket eden 68 farklı programımız bulunuyordu. Şimdi bu sayıyı 54 şehirden hareket eden 113 farklı programa çıkartıyoruz. Burada misafirlerimizin sağlığı için tur kapasitelerini 45’ten 22 koltuğa indirdik. Tüm tur programlarımızda açık havada geçirilen zamanları artırdık, otobüs içinde geçirilen zamanlamalara limitler getirdik. Tüm araçlarımızın hijyen standartlarına göre güne başlamadan dezenfekte edilecek. Tüm misafirlerimize tur esnasında kullanmaları için hijyen setleri hazırladık. Büyük gruplarla seyahat etmek istemeyen aile ve arkadaş grupları için 6 ve 12 kişilik butik deneyimler yaşayabilecekleri tur programları geliştirdik. Anadolu’daki operasyonlarımız dahil her ilde günübirlik ve doğa yürüyüşü programları hazırladık. Birlikte çalıştığımız otel partnerlerimiz de ciddi çalışmalar içindeler. Bu konuda da farklı konsept hazırlıkları içindeyiz, önümüzdeki günlerde paylaşacağız. Ayrıca uçak yolculuğu tercih etmeyen misafirlerimiz için özel transfer paketleri de hazırladık. Özel araçlarımız ve şoförlerimiz her sefer öncesi tüm hijyenik kontrollerden geçecek ve misafirlerimizin gönül rahatlığıyla seyahatlerini gerçekleştirmelerini sağlayacak.
Koronavirüs salgını sadece Türkiye’nin turizm faaliyetlerini değil, global dünyanın tamamını doğrudan etkiledi. Bu bağlamda bu konuyu en iyi okuyan isimsiniz. Otel doluluk oranlarını, geçen yıl yaz ayları ile karşılaştırmanızı rica etsek, bu yıl için öngörünüz nedir?
Ege ve Akdeniz kıyılarında tahminimiz otellerin %70’i açılacak. Karadeniz’de, GAP’ta ülkenin tamamında tüm oteller açılmak için yoğun çaba sarfediyor ama ülke genelinde %60 otelin açılabileceğini ve doluluk oranlarının da yine bu seviyelerde kalacağını düşünüyoruz.

Yerli- yabancı turistlerin çoğunluğu seyahat ederken zamanı doğru kullanmak ya da trafikte yorulmadan tatile başlamak için “havayolu” ile yolculuk yapıyor. Ancak; koronavirüs salgınından sonra havayolu ile seyahat kısıtlamaları ne zaman normale döner? Bir de bu kısıtlama virüs kadar olmasa da turizm sektöründe ziyaretçi oranının düşmesinde ne kadar etkilidir?
Pandemi sonrası seyahat ile ilgili bakış açılarını öğrenmek üzere 10.000 kişi üzerinden bir araştırma gerçekleştirdik. Tüketici anket sonuçlarına göre ulaşım konusunda misafirlerimizin %45’i seyahate kendi araçlarıyla gitmeyi tercih edeceklerini belirtirken, uçak seyahati gerçekleştiririm diyenlerin oranı % 34. Belli bir süre ziyaretçi oranlarını etkileyecektir ama Eylül ayı itibariyle dünya genelinde uçuşların başlayacağını ve seyahat trafiğinin artmaya başlayacağını düşünüyoruz…
Seyahat kısıtlamaları kaldırıldığında, global ortamda insanlar doğal olarak salgının etkili olduğu ülkeler sıralamasına, verilere bakarak hareket edeceklerdir. Ve tercihlerini salgının, bulaş ve ölüm oranının en az olduğu ülkelerden biri olarak ülkemize yöneleceklerdir. Örn. İtalya, İspanya vd. yerine Türkiye’ye gelmeyi tercih edebilir mi? Siz bunu nasıl değerlendirirsiniz?
T.C. Sağlık Bakanlığı pandemi sürecini gerçekten çok başarılı yönetti ve bu başarı hikayesi tüm dünya basınında genişçe yer aldı. Türkiye, test, takip, izolasyon ve hareket kısıtlamalarıyla salgına oldukça hızlı tepki veren ülkeler kategorisine girdi. Elbette bunun meyvelerini alacağız. Ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığı’mızın çok yerinde bir girişimi ile başlatılan sertifikasyon sistemi de hem iç pazarda hem de dış pazarda Türk turizmine önemli bir değer katacak.

Ziyaretçilerin Türkiye’yi diğer ülkelere nazaran daha fazla tercih etmesi ülkemiz ekonomisine ve turizm sektörüne olumlu katkı sağlarken, tehlikeyi de berberinde getiriyor olabilir mi? Bunun için özel tedbirler olacak mı?
Türkiye, daha önce de belirttiğim gibi salgını önleme ve tedbirleri uygulama bakımından oldukça başarılı bir şekilde süreci yönetti. Sertifikasyon uygulaması vb çalışmalar ile yine aynı başarıyı yakalayacağımızı ve bir tehlike unsuru yaratmayacağını düşünüyorum.
İnsanların tatil yapmak yapmamak arasında salgın korkusu ile kararsız kaldığı talepler oluyor mu? Netice bu tip durumlara giriş de çıkış da psikolojik olarak insanlarda bir korku yaratıyor. İster istemez tutum ve davranışlar değişebiliyor. Bu anlamda neler yaşıyorsunuz?
Son bir haftadır çok yoğun bir telefon trafiğimiz var. 10 gün öncesine ağırlıklı olarak iptal ve değişiklikle ilgili telefonlara cevap verirken, bugün tarih değişikliği ile ilgili dönüşler alıyoruz. Genel olarak tatile ne zaman gidebilirim, gideceğim otel ne zaman açılacak sorularıyla birlikte yeni rezervasyon talepleriyle de karşılaşıyoruz. Bu durum bizi çok umutlandırdı. Öyle ki bu tutum ve davranışlar normalleşme dönemine yavaş yavaş girdiğimizin ve artık insanların sosyalleşmeye daha çok vakit ayıracağı anlamına geliyor

Bildiğim kadarıyla sizde hem erken hem de geç rezervasyon seçenekleri ile çok yönlü alternatifler sunuluyor. Bu yıl erken rezervasyon oldu mu?
Elbette. Erken rezervasyonda en indirimli olan dönem Mart ayına kadardı. Ancak Covid19’la birlikte 15 Mart’ta tüm rezervasyonlar durdu. Mart ayına kadar olan erken rezervasyon döneminde misafirlerimiz çok uygun fiyatlarla tatillerini satın alabiliyorlardı. Biz bu süreyi uzattık ve 10 Haziran’a kadar yine aynı şekilde erken rezervasyon fiyatlarından yararlanabilecekler.
Tatilini erken satın alanlar için indirim veya alternatif bonus sürprizler var mı?
Tatilini erken satın alıp pandemi döneminde iptal etmeyen misafirlerimize biz de bir ayrıcalık yaptık ve düşük kategorideki odalarını daha üst fiyat kategorilerine hiçbir bedel istemeden yükselttik. Ayrıca önümüzdeki döneme özel bir kampanya hazırlıyoruz. Bazı otellerimiz ilk başta belli bir zamana kadar sadece Türk misafirlerimize hizmet verecek. Bu otelleri en düşük fiyatlarla satışa çıkacağız. Hakikaten inanılmaz fiyatlar olacak.
Tatilini aylar öncesinden satın alan müşterilerin, koronavirüs salgını başladıktan sonra tatil parasının iade edilmesini talep ettiği durumlar sizde de oldu mu?
Tatilini aylar öncesinden satılan alan misafirlerimizin bir kısmı iadesini talep ederken bir kısmı ise tarih değişikliğini tercih etti. Otellerden ve havayolu şirketlerinden henüz iadelerimizi alamamış olsak da müşterilerimizin memnuniyeti bizim için çok önemli, onları ailemizin bir parçası gibi görüyoruz ve müşterilerimizin iadelerini belirli çerçeve içerisinde ödemeye başladık. Çok yakında tüm misafirlerimizin gönlünü almış olacağız.

Gezginlerin tarzlarında değişiklikler olur mu? Her şey dahil vb. değişiklikler var. Bunlar otel tercihlerine eskiden yansıyordu. Şimdi sizce nasıl yansıyacak? Ev vb. kiralama, karavan vb. seçenekler de tercih edilir mi?
Gerçekleştirmiş olduğumuz anketin verilerine göre farklı tatil türü eğilimlerinde geçen seneye göre artışlar olmakla birlikte hala misafirlerin yönelimi %60 ile yurtiçi otel konaklaması şeklinde seyrediyor. %20 yurtiçi kültür turlarına gitmeyi planladığını belirtirken, yurtdışı turuna çıkmayı planlayanların oranı beklendiği gibi %7 ile bu sene normalin altında seyrediyor. Yurtiçi otel konaklaması tercih eden misafirlerimizin %38’i tatil köyü, %22’si ise yine geniş alanlarından faydalanabilecekleri resort otelleri tercih ediyor. Bu sene misafirlerin %22si daha küçük ve sakin butik otellere gideceklerini belirtti.
Villa kiralama, karavan gibi alternatif yöntemlere talebin artmaya başladığını gözlemlemekle beraber bu yöntemleri tercih eden tüketicilerimizin toplamı hala ancak %6’larda. Çoğunluk iyi hizmet alabileceği, hijyen önlemlerinden emin olabileceği, geniş açık hava kullanım alanlarına sahip otel konaklamalarını tercih ediyor.
+90 544 455 22 63


