Yazılar

Çocuklarda düşmeyen ateşe dikkat!

Çocuklarda düşmeyen ateşe dikkat!
Halk arasında kan kanseri olarak bilinen lösemi, çocuklarda en sık görülen kanser türü olarak tanımlanıyor. Çocuklarda ilaç kullanımına rağmen düşmeyen ateş, geçmeyen yorgunluk ve ciltte morartılar hastalığın en belirgin belirtilerini oluştururken, erken tanı ve doğru tedavi planlaması lösemi ile mücadelede önemli rol oynuyor. Memorial Şişli / Ataşehir Hastaneleri Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Betül Tavil, “Dünya Lösemili Çocuklar Haftası” dolayısıyla lösemi ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
Lösemi, Yunanca “beyaz” anlamına gelen “leukos” ve “kan” anlamına gelen “haima” kelimelerinin birleşiminden elde edilmiş ve hastalığı adlandırmak için kullanılmıştır. Halk arasında kan kanseri olarak adlandırılır. Çocukluk çağı kanserleri görülme sıklığı açısından değerlendirildiğinde ilk sırada lösemiler yer alır. Erişkinlerden farklı olarak çocukluk çağında lösemilerin büyük çoğunluğu Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) daha sık gözlenir. Akut Lenfoblastik Lösemi, çocukluk çağı lösemilerinin %80 kadarını oluşturan ve çocukluk çağında en sık görülen lösemidir. ALL görülme sıklığı özellikle 2-5 yaş arasında artış göstermektedir. ALL erkeklerde kızlara göre daha fazla saptanır.
Hamilelik döneminde de dikkatli olmak gerekiyor
Çocukların önemli bir çoğunluğunda lösemi gelişimini açıklayabilecek bir risk faktörü yoktur. Ancak bazı olgularda kalıtsal ve çevresel risk faktörleri saptanabilir. Bebek anne karnındayken alkol, pestisidler, benzen gibi toksik maddelere maruz kalınması, bazı yiyecekler, viral enfeksiyonlar ve radyasyona maruziyet lösemiye yol açabilir. Çeşitli kromozom anomalileri lösemiye yatkınlığa yol açar. Örneğin Down sendromlu (trizomi 21) çocuklarda lösemiye yatkınlık artmıştır. Genetik faktörler dışında, çevresel faktörler de lösemi gelişmesinde önemlidir. Çevresel risk faktörleri arasında iyonize radyasyon, bazı ilaçlar, petrol ürünleri, benzen gibi organik maddeler, herbisid ve pestisidler sayılabilir.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Prof. Dr. Betül Tavil

Bu belirtileri önemseyin
Löseminin belirtileri şöyle sıralanabilir:
• İlaçlara rağmen düşmeyen ateş veya titreme
• Kalıcı yorgunluk, halsizlik
• Sık veya şiddetli enfeksiyonlar
• Kilo vermek
• Şişmiş lenf düğümleri, karaciğer veya dalak büyümesi
• Kolay kanama veya morarma
• Burun ve diş eti kanamaları, boyun ve koltuk altı lenf bezlerinde, karında şişlik, diş etlerinde kabarma
• Ciltte küçük kırmızı lekeler (peteşiler)
• Özellikle geceleri aşırı terleme
• Kemik ağrısı veya hassasiyet

Akut löseminin başlangıç bulguları kısa sürelidir ve farklılıklar gösterebilir. Hastalarda sıklıkla iştahsızlık, halsizlik, yorgunluk, aralıklı ateş, kemik ağrısı ve beniz solukluğu gibi tablolar görülür. Hastalık ilerledikçe kemik iliği yetmezlik bulguları ve kemik ağrıları belirgin hale gelir. Lenf bezlerinde büyüme, karaciğer ve dalak büyüklüğü, testislerde büyüme, solunum sıkıntısı, baş ağrısı ve kusma gibi santral sinir sistemi bulguları gelişir. Fizik muayenede solukluk, halsizlik, üzerine basmakla solmayan deri döküntüsü, deride morartılar, lenf bezinde şişlikler, kemik veya eklem ağrıları genellikle vardır. Solunum sıkıntısı gelişebilir. Hastaların bazılarında tanıda santral sinir sistemi bulguları izlenebilir. Bazı hastalarda böbrek yetmezliği, kemik tutulumu, kardiyak tutulum da gerçekleşebilir.
Kemik iliği incelemesi çok önemli
Kemik iliği yetmezliğine ait bulgular (anemi, trombositopeni, lökopeni veya lökositoz) ve periferik kan bulguları lösemiyi düşündürür. Hastanın klinik tablosu ve laboratuvar tetkiklerinin sonuçları dikkatlice değerlendirilmelidir. Lösemiden şüphelendiğinde öncelikle kemik iliği incelemesi yapılmalıdır. Kemik iliği aspirasyonu lösemi tanısının konulmasında en değerli yöntemdir. Kemik iliğinde yüzde 30’dan fazla lenfoblast adı verilen kanser hücrelerinin görülmesiyle ALL ve yüzde 20’den fazla miyeloblast adı verilen kanser hücrelerinin görülmesiyle AML tanısı konulur.
Kemik iliği nakli hayat kurtarıyor
Lösemi mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Çocuklarda lösemiye ait belirtiler görüldüğünde vakit kaybedilmeden kan hastalıkları ile onkoloji konusunda uzman bir doktor ve tam donanımlı bir hastaneye başvurulmalıdır. Son yıllarda modern tedavi yöntemleri sayesinde lösemi hastalarında yaşam kalitesi ve süresi artmaktadır. Özellikle kemik iliği nakli bazı hastalarda hayat kurtarıcı bir tedavi seçeneğidir. Kemik iliği nakli olan çocuklar yaşıtları gibi sağlıkla büyüyüp gelişebilmektedir.
.

GODIVA’da yeni lezzet Speculoos Cheesecake

GODIVA’da yeni lezzet Speculoos Cheesecake

GODIVA, tarçın, karanfil ve zencefil kokusuyla Belçika’ya özgü karamelize bisküvi speculoos ile hazırlanan yeni lezzetlerini GODIVA CAFE’lerde müşterilerinin beğenisine sunuyor.

GODIVA CAFE menülerine eklenen yeni tatlar arasında yer alan Speculoos Cheesecake her lokmada çıtır karamelize bisküvi lezzeti arayanların favorisi. GODIVA şeflerinin bu lezzetle eşleştirdiği, son dönemlerin öne çıkan yeniliklerinden Gold Çikolata ise eritilmiş olarak yanında servis ediliyor. Yoğun tarçın, karanfil, hindistan cevizi ve zencefil aromalarıyla dikkat çeken ve Belçika’ya özgü lezzetlerden biri olan speculoos, GODIVA çikolatalarıyla buluştuğu yeni tatlarla çikolata severleri keyifli bir lezzet yolculuğuna çıkarıyor.

Toplumun yüzde 3’ü Suriyelileri önemli sorun olarak görüyor

Toplumun yüzde 3’ü Suriyelileri önemli sorun olarak görüyor

Ipsos tarafından gerçekleştirilen Türkiye’yi Anlama Kılavuzu Araştırması 2005 yılından bu yana toplumun farklı konulara bakış açısını ortaya koymayı, davranışlarını ve alışkanlıklarını anlamayı beraberinde yıllar içerisindeki toplumsal değişimleri takip etmeyi hedeflemektedir. Bu araştırma kapsamında bu hafta mercek altına alınan konu; toplumun ülkemizdeki suriyeli sığınmacılara yönelik geçmiş yıllara nazaran bugün olumlu/ olumsuz duygu düşünce durumlarında tespit edilen değişiklikler, bireylerin iletişim kurma ve arkadaşlık olma durumları, benzer gelenek ve göreneklerin olup/ olmadığı, gelecekte güvenlik sorunu oluşturup oluşturmadığı, Türkiye’nin en önemli sorunları sıralamasında  sığınmacıların yerine yönelik ifade, tutum ve davranışları incelenmiştir.

GEÇEN 2 SENELİK SÜREÇ İÇERİSİNDE SURİYELİLERLE ARKADAŞ OLAN BİREYLERİN ORANI %13’DEN %18’E YÜKSELMİŞ. 2020 yılında Suriyeli arkadaşı olan bireylerin oranı %13 iken 2022 yılında bu oran 5 puan artarak %18’e yükselmiş. Diğer taraftan toplumun %64 Suriyeli bir arkadaşı olmadığını söylüyor.

 

Ipsos Türkiye

2 SENE ÖNCESİNE GÖRE SURİYELİLERİN GERİ GÖNDERİLMESİ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNENLERİN ORANI AZALSA DA HALA HER 10 KİŞİDEN 7’Sİ BU GÖRÜŞÜ DESTEKLİYOR. Toplumda Suriyelilerin ülkelerine geri gönderilmesi gerektiği düşüncesi hâkim. Bugün toplumun %70’i Suriyelilerin ülkelerine dönmeleri gerektiğini düşünüyor. Bu görüşe karşı olan bireylerin oranı sadece %5.

Ipsos Türkiye

GEÇİCİ KORUMA ALTINDA BULUNAN SURİYELİLERLE AYNI GELENEK VE DEĞERLERE SAHİP OLDUĞUMUZU DÜŞÜNEN BİREYLERİN ORANI SADECE %11.  Ülkemizde yaşayan Suriyeliler ile aynı değerlere ve geleneklere sahip olmadığımız görüşü oldukça baksın bir görüş. Ve bu görüş son 2 sene içinde de değişmiyor. Bugün her 10 kişiden sadece 1’i aynı değerlere ve geleneklere sahip olduğumuzu düşünürken, toplumun yarısını bu görüşün tam tersini düşünüyor. %37’lik bir kesim ise bu konuda net bir görüş belirtememekte.

Ipsos Türkiye

SURİYELİLERİN GELECEKTE GÜVENLİK SORUNU OLUŞTURACAĞINI DÜŞÜNENLERİN ORANI %62. Suriyelilerin gelecekte güvenlik sorunu oluşturacağı görüşü 2020 senesine göre 6 puan azalmış olsa bile yine de bugün her 10 kişiden 6’sı Suriyelilerin gelecekte güvenlik sorunu oluşturacağını düşünüyor. Suriyelilerin güvenlik sorunu oluşturmayacağını düşünenlerin oranı ise %7.

Ipsos Türkiye

SURİYELİ SIĞINMACILAR/MÜLTECİLER KONUSU TOPLUMUN %3’Ü TARAFINDAN EN ÖNEMLİ SORUNLAR ARASINDA BELİRTİLİYOR. Ekonomi toplum için en önemli sorun olmaya devam ediyor. Her 10 kişiden 9’u ekonomiyi en önemli sorun olarak belirtiliyor. Koronavirüs salgınının ise artık toplum için artık önemli bir sorun olmaktan çıkmış durumda. Suriyeli mülteciler konusu ise en önemli sorunlar arasında belirtiliyor.

Ipsos Türkiye

Ipsos Türkiye CEO’su Sidar GEDİK verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; “Nüfus hareketliliği insanlığın yönetmesi gereken bir olgu. Ekonomik nedenler ile gerçekleşen iç ve dış göçler tüm ülkelerin sürekli olarak gündemlerinde olan bir konu. Buna yaşanan savaşlar nedeni ile ani ve kitlesel göçler eklenebiliyor. Son dönemde Suriye ve Ukrayna’da gerçekleşen göçler bunun en güncel örnekleri.  Her ne nedenle olursa olsun göçlerin toplumun yaşamına etki ettiği bir gerçek, bir yandan çeşitli kararlar alınıp süreç yönetilmeye çalışılırken bir yandan da hayat devam ediyor.

Türkiye’yi Anlama Kılavuzu Araştırması’nın 2 yıl önceki sonuçları ile son dönem sonuçlarını karşılaştırdığımızda Türkiye’de de hayatın devam ettiğini ve toplumda Suriyeli sığınmacılara yönelik bakış açısında değişimler olduğunu görebiliyoruz.

On vatandaştan sadece biri Suriyeliler ile aynı gelenek ve değerlere sahip olduğumuzu düşünüyor, bu oran 2 yıl önce de aynı imiş. Kısacası farklı olduğumuz konusunda kafamız net. Ancak aradan geçen 2 yılda Suriyeli bir arkadaşı olanların oranı yaklaşık 1.5 kat artmış, artık neredeyse her beş kişiden birinin Suriyeli arkadaşı var. Farklı olmak dost olmayı engellememiş. Toplumsal sağduyu için çok güzel bir örnek olsa gerek.

Ipsos Türkiye

Suriyelilerin ülkedeki varlıklarının gelecekte güvenlik sorunu oluşturacağını düşünenlerin oranı %68’den %62’ye gerilemiş durumda. Ülkelerine geri dönmeleri gerektiğini düşünenlerin oranı ise %77’den %70’e düşmüş. Evet Suriyelilerin Türkiye’deki varlıklarına karşıt düşünceler hala çok baskın, ancak bu oranlardaki gerilemeler de çok dikkat çekici, bunlar istatistiksel olarak anlamlı düşüşler. Bu trendin farkında olarak politika üretmek kritik. Koronavirüs gündemden düşmüş halde. Son haftalarda ateşli politik tartışmalara yol açan Suriyeliler konusu ise toplumun %3’ü tarafından ülkenin en önemli sorunu olarak dile getiriliyor. Ülkenin en önemli sorunu nedir sorusunun neredeyse tek yanıtı ekonomi.”

 

Boğazda brunch keyfi

Boğazda brunch keyfi

Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul, bir Pazar geleneği olan efsanevi MO Brunch’ta misafirlerini ağırlıyor.

İstanbul Boğazı’nın Avrupa kıyısında yer alan ve iki köprüyü de kapsayan eşsiz manzarasıyla Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul, birbirinden benzersiz lezzetlerin sunulduğu keyifli bir brunch deneyimi için her Pazar günü MO Brunch’ta misafirlerini ağırlıyor.

MO Brunch

Şef Fabio Brambilla’nın hünerli ellerinden enfes lezzetler, Novikov Istanbul’un dünyaca bilinen suşi ve deniz ürünleri seçkisi, MO Cake Shop’un ev yapımı tatlıları ve İtalyan mutfağının sevilen lezzetleriyle donatılan efsanevi MO Brunch konuklarına keyifli bir Pazar günü yaşatıyor.

Deniz ürünlerinden tatlı istasyonlarına, canlı pişirme istasyonlarından şarküterilere, mezelerden dünya mutfağına birbirinden eşsiz lezzetlerin bir arada sunulduğu MO Brunch’ta somon wellington, risotto, sushi, creme brulee gibi dünya mutfağından lezzetlerin yanı sıra geleneksel Türk mutfağından döner, meze ve tatlı çeşitleri öne çıkıyor.  Leziz birer eşlikçi olan enfes kokteyller ise Pazar keyfinize renk katıyor.

MO Brunch

Her Pazar 11.30-15.00 saatleri arasında MO Brunch’ta misafirlerine keyifli dakikalar vadeden Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul, Çocuk Kulübü’nde 4-12 yaş arası genç misafirleri için yaratıcı ve eğlenceli aktiviteler sunarken, arzu eden misafirler için bebek bakıcılığı hizmeti de sunuyor.

Babalar Günü için özel program

Babalar Günü için özel program

Grand Hyatt Istanbul, Babalar Günü’nde 34 Restoran’ın özel brunch menüsünün yanı sıra masaj ve hamam paketlerinde sunulan yüzde 50 indirimle keyifli bir gün geçirmeye davet ediyor.

Grand Hyatt İstanbul’un deneyimli şeflerinin hazırladığı, sağlıklı, taptaze lezzetlerin yer aldığı zengin brunch, 34 Restoran’ın ferah atmosferinde ve geniş terasında sunuluyor.

19 Haziran Pazar günü 12:00 – 15:30 saatleri arasında devam eden brunch’ı keyifli bir masaj veya hamam keyfiyle tamamlamak isteyen babalar için de aynı gün Gaia Spa yüzde 50 indirimli.

Kıtaların kesiştiği verimli toprakların bereketini ve yüzyıllar öncesinden gelen banyo geleneğini modern spa ve hamam kavramları ile birleştiren Gaia Spa, rahatlatıcı ve enerji veren masaj terapileri ile zarif, modern spa terapileri ve otantik Türk ritüellerini birleştirerek eşsiz bir Spa deneyimi sunuyor.

Bilgi ve rezervasyon için: 0212 368 1234

Magnum’dan düet

Magnum’dan düet

Magnum, yeni ürünü Düet ile dondurmanın zamansız klasiği Magnum’u yepyeni formuyla buluşturuyor. İlk ısırıkta iki farklı çikolatayla benzersiz bir haz deneyimi sunuyor.

Magnum Düet Kırmızı Meyveler, Magnum beyaz çikolatasıyla, ardından  ikonik Magnum sütlü çikolatasıyla kaplanıyor. Bu birleşmeye modern bir dokunuş ise 100% Magnum dondurmasıyla eşleşen nefis kırmızı meyveli sorbeden ve ürünün üzerini kaplayan kurutulmuş vişne parçalarından geliyor.

Magnum Düet, duyuları harekete geçirmeye ve modası asla geçmeyecek yeni bir klasik deneyime davet ediyor. Klasikleri bir araya getirerek yeniden yorumlanabileceğini gösteren Magnum Düet Kırmızı Meyveler, çubuk ve mini formatta sunuluyor. Mini formatında Magnum Düet Kırmızı Meyvelere, Magnum Badem de eşlik ediyor.

5. yılını Michelin Yıldızlı şef ile kutluyor

 5. yılını Michelin Yıldızlı şef ile kutluyor

Hyatt Centric Levent Istanbul, 5. yılını ünlü bir lezzet ustası 2 Michelin yıldızlı şefi Bruno Sohn ile kutluyor.

Hyatt Centric Levent Istanbul, gastronomi meraklılarının ilgisini çekecek oldukça önemli bir şefi ağırlamaya hazırlanıyor. Lezzet dünyasının Oscar’ı olarak tanımlanan ve dünyada sayılı mekân ve kişilerin layık görüldüğü Michelin yıldızına sahip Bruno Sohn, Istanbul’un kalbinde yer alan Hyatt Centric Levent Istanbul’un misafirlerine özel olarak İstanbul’a geliyor.

Hyatt Centric Levent Istanbul’un en üst katında yer alan ve panoramik şehir manzarasına hakim balo salonunda kendine özgü eşsiz stiliyle hazırladığı menüyü sunacak olan Sohn, menü içeriğini İstanbul’un zamana meydan okuyan ruhundan esinlenerek oluşturdu. Şef Sohn’un özel olarak hazırladığı menüde başlangıç, ana yemek ve tatlı yer alıyor.

Bilgi ve rezervasyon:  ISTCT-SALES1@hyatt.com  TEL: 90 212 317 77 00 / +90 530 767 65 10

Conrad Istanbul Bosphorus’da yeni görevlendirme

Conrad Istanbul Bosphorus’da yeni görevlendirme

Conrad Istanbul Bosphorus’un yeni İş Geliştirme Müdürü, 15 yıldır Hilton grubuna ait birçok ulusal ve uluslararası otelde görev alan Azize Zeynep Aytan oldu.

Azize Zeynep Aytan  yeni görevine  1haziran itibari ile başlayacak.

Suyun önemini anlatıldı

Suyun önemini anlatıldı

Ormanları ve korularının yanı sıra su kaynakları ile de ünlü olan Sarıyer’de suyun önemine ve tasarrufuna dikkat çekmek için başlatılan “Su İzcileri” projesi kapsamında Recaizade Ekrem İkokulu ve Çayırbaşı Gündüz Bakımevi öğrencileri doğal su kaynağından örnek aldı.

Çocukları proje hakkında bilgilendiren Sarıyer Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Coşkun; “Sular temiz olursa, dünyamız da temiz olur. Su israfından kaçınmamız lazım. Bugün taşların arasından sular aktığını gördük. Su kaynağından tertemiz çıkıyor daha sonra derelere ve denizlere gidiyor. Suyu korursak, çevre kirliliğinin ve su kıtlığının önüne geçeriz. Biz sizlere çok güveniyoruz. Burada gördüklerinizi ailenize ve arkadaşlarınıza anlatmanızı istiyorum. Bir sonraki buluşmamızda da buradan aldığımız numuneleri hocalarımızla birlikte analiz edeceğiz” dedi.

 Aleyna Tilki, Cornetto ile aşk ateşini yakıyor

 Aleyna Tilki, Cornetto ile aşk ateşini yakıyor

Cornetto’nun her yaz merakla beklenen yaz şarkısını seslendiren Aleyna Tilki, Aşk Ateşi’nin klibinde İlk Yandım Ekibi’nin liderliğinde yer alıyor.

Cornetto’nun yeni kampanyası, ilk adımı atarken donakalanları Aşk Ateşi ile eritmek için geliyor. Cornetto’nun bu seneki yaz şarkısını ise daha önce “Nasılsın Aşkta?” ve “Bu Benim Masalım” şarkılarının sahibi olan Aleyna Tilki seslendiriyor. Tilki aynı zamanda şarkının klibinde İlk Yandım Ekibi’nin lideri olarak yer alıyor.

Aleyna Tilki; “Aşk klişelerini yıkıyoruz. Konu aşk olunca ben çok açık biriyim”

Reklam filmi ve klibin genel yönetmenliğini gerçekleştiren Aleyna Tilki “Şarkının da klibin de hikayesi aşk klişelerini yıkmak. Mesela uzun boylu kızla kısa boylu erkek, punk dinleyen çocuklar arabesk dinleyen kız olmaz derler. Biz Aşk Ateşi klibiyle bu öğrenilmiş önyargıları yıkmak istiyoruz çünkü birini sevmek demek tamamen karşındaki kişiyle ilgilidir. Zaten zamanla sevdiğiniz kişiyle uyuşuyorsunuz. Şarkının sözlerinde de zaten “erisin tüm buzlar aşk ateşiyle” diyor, herkesin buzlarını eritmesi lazım. O tabuların yıkılması lazım. Konu aşk olunca ben de çok açık bir insanım, hiçbir buzum yoktur.” dedi.