Yazılar

Terrazza Italia’da Beşinci Yıl Buluşması

Michelin Seçkisindeki Terrazza Italia Beşinci Yılını Özel Davetle Kutladı

Zorlu Center’da faaliyet gösteren ve Michelin Guide seçkisinde yer alan restoranlardan biri olan Terrazza Italia, beşinci kuruluş yıl dönümünü özel bir davetle kutladı. Gastronomi, cemiyet ve medya dünyasından davetlilerin katıldığı etkinlikte restoranın beş yıllık yolculuğu değerlendirildi.

İstanbul’da İtalyan mutfağı deneyimi sunan Terrazza Italia, düzenlenen özel organizasyonda konuklarını ağırladı. Zorlu Center Köprü Katı’nda, Eataly bünyesinde hizmet veren restoranın yıl dönümü etkinliğine gastronomi yazarları, içerik üreticileri ve basın mensupları katıldı.

Gece boyunca restoranın Executive Chef’i Claudio Chinali tarafından hazırlanan özel lezzetler misafirlere sunulurken, etkinliğe DJ performansı da eşlik etti. Katılımcılar, restoranın İstanbul manzarasıyla öne çıkan teras atmosferinde bir araya geldi.

Beş Yıllık Yolculuk Değerlendirildi

Etkinlikte konuşan Executive Chef Claudio Chinali, restoranın kuruluşundan bugüne uzanan sürece değinerek şu ifadeleri kullandı:

“Beş yıl önce bu yola çıkarken hedefimiz, İtalya’nın geleneksel tariflerini Türkiye’nin ürün çeşitliliğiyle buluşturan bir mutfak kültürü oluşturmaktı. Bugün geldiğimiz noktada, farklı Akdeniz kültürlerinden ilham alan bir gastronomi anlayışını misafirlerimizle paylaşmaya devam ediyoruz. Michelin seçkisinde yer almak ise bu yolculuğun önemli kilometre taşlarından biri oldu.”

İtalyan Mutfağını Yerel Ürünlerle Buluşturuyor

Terrazza Italia, İtalyan mutfağının klasik tariflerini Türkiye’nin farklı bölgelerinden temin edilen ürünlerle yorumlayan bir menü anlayışıyla faaliyet gösteriyor. Mevsimsel ürün kullanımına odaklanan restoran, geleneksel reçeteleri modern dokunuşlarla sunmayı hedefliyor.

Beşinci yılını geride bırakan mekan, gastronomi sahnesindeki yerini korurken, düzenlediği etkinliklerle de misafirlerini bir araya getirmeyi sürdürüyor.

 

#TerrazzaItalia #MichelinGuide #MichelinSeçkisi #İtalyanMutfağı #ZorluCenter #Eataly #İstanbulRestoranları #Gastronomi #FineDining #RestaurantNews #ŞefClaudioChinali #İstanbulMekanları #GurmeHaberleri #Yemeİçme #MichelinRestaurant #GastroTurizm #İstanbulLezzetDurakları #RestoranHaberleri #FoodieTurkey #LezzetRehberi

Kruvaziyer Turizminde İstanbul Etkisi: Yeni Ege Rotaları Satışa Çıktı

Costa Cruises, 2027 Sezonunda İstanbul Kalkışlı Kruvaziyer Seferlerini Genişletiyor

Kruvaziyer turizminde Türkiye’nin önemi artarken, 2027 sezonuna yönelik yeni rota ve programlar açıklanmaya devam ediyor. Costa Cruises, 2027 yılı için İstanbul kalkışlı Ege ve Yunan Adaları seferlerinin kapsamını genişlettiğini duyurdu. Şirket ayrıca kış sezonunda Batı Akdeniz ve Kanarya Adaları rotalarını da programına dahil etti.

Sektör temsilcilerine göre İstanbul, son yıllarda kruvaziyer turizminde önemli limanlardan biri haline gelirken, uluslararası operatörlerin yeni planlamalarında daha fazla yer bulmaya başladı.

İstanbul Çıkışlı Ege Turları Yaz Sezonunda Devam Edecek

Costa Cruises’ın 2027 yaz programında, Costa Pacifica gemisiyle gerçekleştirilecek 7 gecelik İstanbul kalkışlı Ege ve Yunan Adaları turları öne çıkıyor. Galataport İstanbul’dan başlayıp yine İstanbul’da sona erecek seferlerde Kavala, Volos, Santorini, Girit ve Atina gibi destinasyonlar ziyaret edilecek. Programın ilerleyen dönemlerinde bazı seferlerde Volos yerine Mikonos ve Rodos limanları da rotaya dahil edilecek.

18 Nisan 2027’de başlaması planlanan seferlerin yaz sezonu boyunca haftalık olarak düzenlenmesi ve toplam 28 sefer gerçekleştirilmesi öngörülüyor.

Türk Yolculara Yönelik Hizmetler Dikkat Çekiyor

Şirket tarafından paylaşılan bilgilere göre, İstanbul çıkışlı seferlerde Türk yolcuların seyahat deneyimini kolaylaştırmaya yönelik çeşitli uygulamalar planlanıyor. Gemilerde Türkçe anonslar, Türk televizyon kanalları, Türk kahvesi ve bazı Türk mutfağı seçeneklerinin sunulması hedefleniyor.

Tam pansiyon konaklama konseptiyle satışa sunulan programlar, yolculara tek bir seyahat içerisinde birden fazla destinasyonu ziyaret etme imkânı sağlıyor.

Kış Döneminde Batı Akdeniz ve Kanarya Adaları Öne Çıkıyor

Şirketin açıkladığı 2027 sezon programında yalnızca yaz rotaları değil, kış dönemine yönelik alternatifler de bulunuyor. Batı Akdeniz ve Kanarya Adaları seferleri, özellikle güneşli destinasyonları tercih eden ve farklı limanları keşfetmek isteyen tatilcilere yönelik seçenekler arasında yer alıyor.

Erken rezervasyon döneminde satışa sunulan programların, kruvaziyer tatiline ilgi duyan tüketicilere farklı bütçe ve rota alternatifleri sunması amaçlanıyor.

İstanbul’un Kruvaziyer Turizmindeki Rolü Güçleniyor

Costa Cruises Türkiye GSA Müdürü Burak Çalışkan, şirketin acente ağını genişlettiğini ve kruvaziyer ürünlerine erişimi artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Çalışkan, İstanbul’un uluslararası kruvaziyer turizmindeki konumunun güçlenmeye devam ettiğini ifade etti.

Turizm sektörü temsilcileri, İstanbul’un ana liman olarak daha fazla tercih edilmesinin hem kruvaziyer yolcu trafiğine hem de şehir ekonomisine katkı sağlayabileceğine dikkat çekiyor.

#CostaCruises #KruvaziyerTurizmi #CruiseTatil #İstanbulKalkışlıTur #EgeTuru #YunanAdaları #Galataportİstanbul #TurizmHaberleri #Seyahat #GemiTuru #AkdenizTurları #KanaryaAdaları #ErkenRezervasyon #TurizmSektörü #CruiseTravel #İstanbulTurizmi #SEOHaber #TatilPlanı #YurtdışıTatil #DenizTurizmi

Bodrum’da Yaz Sezonu Uzuyor: Sarı Yaz Etkinliği 27-29 Ekim’de Düzenlenecek

The Norm Collection Door’A’da Sarı Yaz Buluşması ve 29 Ekim Kutlaması Bir Arada

Sonbaharın etkisini hissettirmeye başladığı günlerde Bodrum’da turizm hareketliliği devam ediyor. Bodrum’da faaliyet gösteren The Norm Collection Door’A, 27-29 Ekim 2026 tarihleri arasında ikinci kez “Sarı Yaz” etkinliğine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

Geçtiğimiz yıl ilk kez düzenlenen etkinlik, bu yıl da otel misafirlerine yönelik bir programla gerçekleştirilecek. Üç gün sürecek organizasyonda yerel lezzetlerin öne çıktığı gastronomi deneyimleri, canlı müzik performansları ve sosyal buluşmalar yer alacak.

The Norm Collection Door'A

Bodrum’da yaz sezonunun takvimle sınırlı olmadığına dikkat çekmeyi amaçlayan etkinlik kapsamında misafirler, ekim ayının sakin atmosferinde bölgenin doğal güzelliklerini ve mutfak kültürünü deneyimleme fırsatı bulacak.

Programın dikkat çeken bölümlerinden biri ise uzun sofralarda gerçekleştirilecek özel akşam yemeği olacak. Yerel ürünlerin ağırlıkta olduğu menüler ve çeşitli müzik etkinlikleri, üç günlük organizasyon boyunca misafirlere sunulacak.

Etkinliğin finali ise 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kapsamında gerçekleştirilecek kutlamalarla yapılacak. Organizasyon, Cumhuriyet’in 103. yılı anısına düzenlenecek özel programla sona erecek.

The Norm Collection Door'A

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan The Norm Collection Door’A Genel Müdürü Hakan Şamhal, Sarı Yaz etkinliğinin geçtiğimiz yıl elde ettiği ilginin ardından ikinci kez düzenlendiğini belirterek, Bodrum’da sezon sonrasında da deniz, iklim ve sosyal yaşamın devam ettiğini vurguladı.

Şamhal, bu yılki etkinlik programının yerel lezzetler ve müzik teması etrafında şekillendirildiğini ifade ederken, organizasyonun 29 Ekim kutlamalarıyla tamamlanmasının ayrı bir anlam taşıdığını kaydetti.

“Daha Fazla Yaz” mottosuyla düzenlenen Sarı Yaz etkinliği, 27-29 Ekim tarihleri arasında otel misafirlerini ağırlayacak.

The Norm Collection Door'A Genel Müdürü Hakan Şamhal

The Norm Collection Door’A Genel Müdürü Hakan Şamhal

 

 

Foodex Japan 2027 İçin Hazırlık Başladı: Türk Gıda Sektörü Japonya Yolunda

Türk Gıda İhracatçıları Japonya Pazarındaki Payını Artırmayı Hedefliyor

Ege İhracatçı Birlikleri, dünyanın önemli gıda ithalatçılarından biri olan Japonya pazarında Türk ürünlerinin payını artırmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, 9-12 Mart 2027 tarihlerinde Tokyo Big Sight Fuar Merkezi’nde düzenlenecek Foodex Japan 2027 Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı için Türkiye milli katılım organizasyonu gerçekleştirilecek.

Yaklaşık 125 milyon nüfusa sahip Japonya’nın yıllık 80 milyar dolarlık gıda ithalatı yaptığı belirtilirken, Türk gıda ihracatçılarının bu pazardaki konumunu güçlendirmesi hedefleniyor.

Japonya’ya Gıda İhracatında Yükseliş Sürüyor

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Japonya’nın gıda ihtiyacının önemli bir bölümünü ithalat yoluyla karşıladığına dikkat çekerek, pazarın kalite ve gıda güvenliği konularında yüksek beklentilere sahip olduğunu ifade etti.

Verilere göre Türkiye’nin Japonya’ya gıda ihracatı son beş yılda yüzde 60 artış göstererek 210 milyon dolardan 335 milyon dolara yükseldi. Japonya’ya gerçekleştirilen toplam ihracatın önemli bölümünü gıda ürünleri oluştururken, orkinos, makarna, zeytinyağı, kuru meyveler, meyve-sebze mamulleri, fındık ve konserveler öne çıkan ürünler arasında yer alıyor.

Foodex Fuarında İkili İş Görüşmeleri Düzenlenecek

Foodex Japan 2027 kapsamında Türk ihracatçılar ile Japon alıcıların bir araya getirileceği ikili iş görüşmeleri organize edilecek. Etkinliklerde Türk gıda ürünlerinin tanıtımına yönelik tadım organizasyonları, suşi etkinlikleri, Türk zeytinyağı seminerleri ve Türk şaraplarının yer aldığı tanıtım çalışmaları gerçekleştirilecek.

Sektör temsilcileri, orta vadede Türkiye’nin Japonya’ya gıda ihracatını 500 milyon doların üzerine çıkarmayı hedefliyor.

Türk Mutfağı Japonya’da Tanıtılacak

Ege İhracatçı Birlikleri koordinasyonunda yürütülen “Sağlıklı Beslenmede Türk Ürünlerinin Önemi” projesi kapsamında Michelin yıldızlı Türk şef Osman Serdaroğlu, 3-5 Kasım 2026 tarihlerinde Tokyo’daki Otsuma Women’s University’de Türk mutfağını tanıtacak.

Program kapsamında Türk mutfağına ilişkin sunumlar, yemek hazırlama gösterileri, uygulamalı çalışmalar ve tadım etkinlikleri düzenlenecek. Organizasyonun, Türk gıda ürünlerinin Japon tüketicileri tarafından daha yakından tanınmasına katkı sağlaması amaçlanıyor.

 

#Japonya #FoodexJapan2027 #Gıdaİhracatı #TürkGıdaSektörü #EgeİhracatçıBirlikleri #İhracat #EkonomiHaberleri #GıdaHaberleri #TürkMutfağı #OsmanSerdaroğlu #Zeytinyağı #KuruMeyve #Makarna #JaponyaPazarı #UluslararasıTicaret #TarımVeGıda #İhracatHedefi #FoodexJapan #TürkÜrünleri #DışTicaret

Airbus, Tarihi Siparişlerden Birini Aldı: ACG’den 75 Uçaklık Anlaşma

ABD merkezli uçak kiralama şirketi Airbus müşterisi Aviation Capital Group (ACG), Airbus A320neo ailesinden 75 adet uçağı kapsayan kesin sipariş verdi. Şirket tarafından yapılan açıklamaya göre bu anlaşma, ACG’nin yaklaşık 40 yıllık tarihinde verdiği en büyük tek seferlik uçak siparişi olarak kayıtlara geçti.

Tokyo Century Corporation iştiraki olan ACG, sipariş kapsamındaki uçakların 2032 ile 2035 yılları arasında teslim alınmasını planlıyor. Anlaşma ayrıca şirketin ihtiyaçlarına göre A320neo ailesi içerisindeki farklı varyantlara geçiş yapabilmesine de olanak tanıyor.

Sipariş Defteri 115 Uçağa Yükseldi

Yeni anlaşmayla birlikte ACG’nin Airbus sipariş defterindeki A320neo ailesi uçak sayısı 115’e ulaştı. Şirketin filosunda ise 30 Haziran 2026 itibarıyla 118 adet A320neo ailesi uçağı bulunuyor.

ACG yönetimi, siparişin temel amacının havayollarının yeni nesil dar gövdeli uçaklara yönelik artan taleplerini karşılamak ve uzun vadeli filo planlamasını desteklemek olduğunu belirtti.

Teslimatlar 2030’lu Yılların Ortasına Kadar Sürecek

Şirket yetkilileri, yeni uçakların hem filo yenileme hem de kapasite artırımı hedefleyen havayolu müşterilerine sunulacağını ifade etti. Sipariş programının 2030’lu yılların ortalarına kadar uzanması sayesinde ACG’nin gelecek dönem büyüme planlarına destek sağlaması hedefleniyor.

Airbus cephesi ise yeni anlaşmanın iki şirket arasında uzun yıllardır devam eden iş birliğinin önemli bir göstergesi olduğunu belirtiyor. Taraflar, yeni nesil A320neo ailesinin yakıt verimliliği ve operasyonel avantajları nedeniyle havayolları tarafından yoğun ilgi görmeye devam ettiğine dikkat çekiyor.

 

 

#Airbus #A320neo #ACG #AviationCapitalGroup #Havacılık #Havayolu #UçakSiparişi #AirbusA320neo #SivilHavacılık #UçakKiralama #FiloYatırımı #DarGövdeUçak #AviationNews #AirlineNews #UçakFilosu #HavacılıkHaberleri #TokyoCentury #TicariHavacılık #YeniNesilUçak #AirbusSiparişi

Havayolu Pilotlarının Gizli Dili

Uçak yolculuğu sırasında pilotların hava trafik kontrolüyle yaptığı konuşmalar pek çok yolcu için anlaşılması zor olabilir. Bunun nedeni, havacılıkta kullanılan özel terminoloji ve uluslararası standart iletişim dilidir. İşte pilotların günlük uçuş operasyonlarında sıkça kullandığı bazı dikkat çekici terimler ve anlamları:

Deadhead

“Deadhead”, görevli olmayan bir pilotun veya kabin ekibi üyesinin başka bir uçuş görevi için yolcu olarak seyahat etmesini ifade eder. Bu kişiler uçakta yolcu gibi seyahat etse de aslında şirket çalışanıdır.

Zulu Zamanı

Pilotların kullandığı “Zulu Time”, dünya genelinde ortak referans olarak kabul edilen UTC (Eşgüdümlü Evrensel Zaman) sistemini ifade eder. Farklı saat dilimlerinden kaynaklanan karışıklıkları önlemek için kullanılır.

Hava Cebi

Yolcular arasında yaygın olarak kullanılan “hava cebi” ifadesi, aslında türbülansı tanımlayan bir terimdir. Hava akımlarındaki ani değişimler nedeniyle uçakta kısa süreli sarsıntılar yaşanabilir.

George

Pilotlar arasında “George”, otomatik pilot sisteminin gayriresmî adı olarak kullanılır. Uzun uçuşlarda uçağın belirlenen rota ve irtifada ilerlemesini sağlayan sistemdir.

Sıkıntı Tüpü

Bazı pilotlar uzun uçuşlarda esprili bir şekilde uçağı “sıkıntı tüpü” olarak adlandırır. Bu ifade, saatler süren uçuşlarda yaşanan monotonluğa göndermede bulunur.

Kirli Uçuş

Havacılıkta “kirli uçuş”, iniş öncesinde flapların ve iniş takımlarının açıldığı durumu ifade eder. Bu sayede uçak yavaşlar ve inişe hazırlanır. Normal seyir uçuşu ise “temiz uçuş” olarak adlandırılır.

Tree, Fife ve Niner

Pilotlar, telsiz görüşmelerinde karışıklığı önlemek için bazı rakamları farklı telaffuz eder:

3 = Tree

5 = Fife

9 = Niner

Bu sistem, uluslararası iletişimde yanlış anlaşılmaları en aza indirir.

Choppy (Dalgalı Hava)

“Choppy” ifadesi, hafif türbülans koşullarını tanımlamak için kullanılır. Şiddetli türbülansa göre daha düşük seviyedeki sarsıntıları ifade eder.

Souls On Board

Pilotların kullandığı “Souls on Board” terimi, uçaktaki toplam canlı sayısını belirtir. Yolcular, mürettebat ve taşınan evcil hayvanlar bu sayıya dâhil edilebilir. Acil durumlarda kritik öneme sahiptir.

Pan-Pan

“Pan-Pan”, acil durum seviyesine ulaşmamış ancak öncelikli dikkat gerektiren durumlarda kullanılan uluslararası havacılık çağrısıdır. Yardım talep edilmesi gereken teknik veya operasyonel sorunlarda kullanılır.

Mavi Tarafı Yukarıda Tut

Pilotların birbirine iyi uçuşlar dilemek için kullandığı esprili ifadelerden biridir. “Keep the blue side up” yani “Mavi tarafı yukarıda tut”, uçağın doğru pozisyonda kalmasını ve güvenli uçuşu simgeler.

Kokpitin Kendine Özgü Dili

Havacılık sektöründe kullanılan bu terimler, pilotların hem hızlı hem de standart bir iletişim kurmasını sağlıyor. Yıllar içinde gelişen bu özel dil, uçuş emniyetinin önemli parçalarından biri olarak kabul ediliyor.

 

 

#Havacılık #Pilot #Uçak #Kokpit #PilotlarınGizliDili #HavacılıkTerimleri #ZuluTime #Deadhead #OtomatikPilot #George #Türbülans #HavaCebi #PanPan #UçuşGüvenliği #HavaYolu #SivilHavacılık #UçuşBilgileri #Seyahat #Aviation #AirlinePilot

Ilgaz Altın’ın Yeni Şarkısı “Ayna Ayna” Dinleyicilerle Buluşuyor

Müzisyen Ilgaz Altın, yeni teklisi “Ayna Ayna”yı müzikseverlerin beğenisine sunuyor. Gtr müzik etiketiyle yayımlanacak şarkının söz ve müziği sanatçının kendisine ait.

“Ayna Ayna”, bireyin kendisiyle yaşadığı içsel çatışmaları, farklı kimlikler arasında kalışını ve kendine yabancılaşma duygusunu konu alıyor. Şarkı, insanın aynada gördüğü kişiyle kurduğu ilişkinin ve iç sesleriyle yüzleşmesinin hikâyesini anlatıyor.

Duygusal altyapısı ve anlatımıyla dikkat çeken çalışma, dinleyicileri insanın kendi benliğiyle olan ilişkisi üzerine düşünmeye davet ediyor.

 

#IlgazAltın #AynaAyna #YeniSingle #YeniŞarkı #TürkçeMüzik #MüzikHaberleri #GTRMüzik #DijitalMüzik #MüzikDünyası #AlternatifMüzik #YeniMüzik #TürkSanatçılar #Single #MüzikSeverler #ŞarkıLansmanı

Kadim Buğdaylar Yeniden Toprakla Buluşuyor

Dünya Ekmek Günü’nde Atalık Tohum ve Sürdürülebilir Tarım Vurgusu

16 Ekim Dünya Ekmek Günü kapsamında sürdürülebilir tarım, yerli tohumların korunması ve gıda güvenliği yeniden gündeme geldi. Nadas Fırın, Kaz Dağları bölgesinde yürüttüğü üretim modeliyle Anadolu’nun kadim buğday çeşitlerini yeniden tarımsal üretime kazandırmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor.

Marka, Çanakkale’nin Ayvacık ilçesindeki 90 dekarlık arazisinde Akkunduz, Siyez ve Kızılca buğdayları yetiştirerek yaklaşık 25 tonluk üretim gerçekleştirdi. Üretilen buğdayların geleneksel yöntemlerle işlenerek ekmek üretiminde kullanılması planlanıyor.

Atalık Tohumlardan Sürdürülebilir Üretime

Tarım sektöründe iklim değişikliği, toprak verimliliği ve gıda güvenliği gibi başlıklar önemini artırırken, atalık tohumların korunmasına yönelik çalışmalar da öne çıkıyor.

Nadas Fırın, Anadolu’nun tarım geçmişinde önemli yere sahip Siyez, Akkunduz ve Kızılca buğdaylarını yeniden üretim zincirine dahil ederek hem genetik çeşitliliğin korunmasına hem de sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyor.

Göbeklitepe’den Kaz Dağları’na Uzanan Tarım Mirası

Şirket tarafından yapılan açıklamada, Anadolu’nun binlerce yıllık tarım kültürünün yalnızca tarihi bir değer olarak değil, geleceğin gıda sistemleri açısından da önemli bir kaynak olarak görüldüğü belirtildi.

Kadim buğdaylardan üretilen Yeşilyurt Akkunduz Köy Ekmeği ve Bayramiç Kızılca Köy Ekmeği gibi ürünler de yerel tarım kültürünün yaşatılmasına yönelik çalışmalar arasında yer alıyor.

Yusuf Özgür İntepe: “Geleneksel Üretim Bilgisini Geleceğe Taşıyoruz”

Nadas Fırın Danışman Şefi Yusuf Özgür İntepe, sürdürülebilir üretim yaklaşımına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Geleneksel, sağlıklı ve yerel üretim anlayışını koruyarak ekmek üretmeye devam ediyoruz. Kadim buğday çeşitlerini yeniden tarımla buluştururken, ilaçsız ve sürdürülebilir üretim yöntemlerini de destekliyoruz. Amacımız yalnızca ekmek üretmek değil, Anadolu’nun tarımsal mirasını ve üretim bilgisini gelecek nesillere taşımak.”

Uzmanlar, sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaşmasının hem yerel üretimin güçlenmesi hem de iklim değişikliğinin etkilerine karşı gıda sistemlerinin dayanıklılığının artırılması açısından önem taşıdığına dikkat çekiyor.

 

 

 

#NadasFırın #DünyaEkmekGünü #TarımHaberleri #SürdürülebilirTarım #AtalıkTohum #SiyezBuğdayı #KızılcaBuğdayı #AkkunduzBuğdayı #KazDağları #YerelÜretim #GıdaGüvenliği #OrganikTarım #TarımsalÜretim #AnadoluTarımı #EkşiMayalıEkmek #Çiftçi #TarımVeGıda #SEOHaber #GıdaHaberleri #SürdürülebilirGelecek

Şef Claudio Chinali’den Antep ve İtalya Lezzetlerini Buluşturan Özel Menü

IBAKTECH 2026 Fuarı, Türkiye ve İtalya mutfak kültürlerini buluşturan özel bir gastronomi etkinliğine ev sahipliği yaptı. İtalyan şef Claudio Chinali, Özmen Un standında gerçekleştirdiği atölye çalışmasında, Gaziantep mutfağından ilham alan yeni reçetelerini ziyaretçilerle buluşturdu.

Uzun yıllardır Türkiye’de yaşayan Chinali, İtalyan fırıncılık geleneğinin önemli ürünlerinden Pizza Pala’yı Gaziantep’in yerel lezzetleriyle bir araya getirdi. Fuar kapsamında tanıtılan “Ali Nazikli Pizza Pala” ve “Katmerli Pizza Pala”, ziyaretçilerin ilgisini çeken özel tarifler arasında yer aldı.

Antep Mutfağına İtalyan Dokunuşu

Şef Chinali’nin geliştirdiği Ali Nazikli Pizza Pala; köz patlıcan, kuzu eti, süzme yoğurt, Antep fıstığı ve baharatlı yağ gibi geleneksel Güneydoğu Anadolu mutfağı unsurlarını İtalyan hamur teknikleriyle buluşturuyor.

Tatlı alternatif olarak sunulan Katmerli Pizza Pala ise Antep katmerinden esinlenerek sade yağ, manda kaymağı, Antep fıstığı ve karamelize hamur parçalarıyla hazırlandı.

“Gastronomi Kültürler Arasında Köprü Kuruyor”

Etkinlikte konuşan Şef Claudio Chinali, Türkiye ve İtalya’nın güçlü mutfak kültürlerine sahip iki Akdeniz ülkesi olduğunu belirterek, gastronominin kültürler arasında ortak bir dil oluşturduğunu söyledi.

Chinali, hazırladığı tariflerin yalnızca yeni lezzet denemeleri olmadığını, aynı zamanda iki ülkenin gastronomi mirasını bir araya getiren bir çalışma niteliği taşıdığını ifade etti.

IBAKTECH 2026 kapsamında gerçekleştirilen etkinlik, fuarın gurme ve profesyonel ziyaretçilerine farklı mutfak kültürlerinin birleşiminden doğan yeni tatları deneyimleme fırsatı sundu.

 

 

#ClaudioChinali #IBAKTECH2026 #Gastronomi #GurmeHaberleri #PizzaPala #AntepMutfağı #İtalyanMutfağı #ŞefClaudioChinali #Gaziantep #AntepFıstığı #GastronomiHaberleri #LezzetHaberleri #FoodNews #Chef #ItalianCuisine #TurkishCuisine #AkdenizMutfağı #ÖzmenUn #SEOHaber #GurmeDünyası

ATG Hotels, 2026 Sezonunda Dijital Performansını Yüzde 50 Artırdı

Turizm sektöründe faaliyet gösteren ATG Hotels, 2026 sezonunda hayata geçirdiği kapsamlı pazarlama ve marka dönüşüm sürecinin ilk sonuçlarını paylaştı. Grup tarafından yapılan açıklamaya göre, 20’den fazla tesisi kapsayan çalışmaların ardından dijital pazarlama performansında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 50 büyüme kaydedildi.

Mart 2026’da Grup Pazarlama Müdürlüğü görevine getirilen Hülya Mumcu liderliğinde yürütülen süreçte, marka kimliklerinin yeniden konumlandırılması, dijital iletişim kanallarının güncellenmesi ve yeni konseptlerin geliştirilmesi gibi çeşitli çalışmalar gerçekleştirildi.

Salicorne Markası İlk Sezonunda Misafirlerle Buluştu

Dönüşüm sürecinin dikkat çeken adımlarından biri, The Norm Le Chic bünyesinde geliştirilen yeni restoran markası Salicorne oldu. Marka hikâyesi, konsepti ve iletişim çalışmaları kısa sürede tamamlanırken, restoran ilk sezonunda hizmet vermeye başladı.

Marka Kimlikleri Yeniden Şekillendirildi

Yürütülen stratejik çalışmalar kapsamında grup bünyesindeki markaların konumlandırmaları da güncellendi.

  • Asteria, aile odaklı tatil ve eğlence konseptiyle öne çıkarıldı.
  • Selectum, daha güçlü ve iddialı bir marka diliyle yeniden yapılandırıldı.
  • The Norm, premium segmentte “sessiz lüks” yaklaşımıyla konumlandırıldı.

Bu çalışmalar doğrultusunda markaların iletişim dili, görsel kimlikleri ve dijital içerik stratejileri yeniden düzenlendi.

Dijital Kanallarda Hareketlilik Artışı

Sosyal medya hesapları ve dijital pazarlama çalışmaları da dönüşüm sürecinin önemli parçalarından biri oldu. Grup bünyesindeki oteller için hazırlanan yeni içerik stratejileriyle dijital görünürlük artırılırken, markaların hedef kitleleriyle daha yoğun etkileşim kurması amaçlandı.

Ayrıca çeşitli ajanslarla yürütülen çalışmalar kapsamında fotoğraf ve video çekimleri yenilenirken, markaların dijital platformlardaki görsel dünyaları da güncellendi.

Turizmde Marka Yönetimi Ön Plana Çıkıyor

Turizm sektöründe rekabetin giderek arttığı bir dönemde, otel gruplarının yalnızca konaklama hizmetleriyle değil, marka algısı ve dijital iletişim performanslarıyla da öne çıkmaya çalıştığı görülüyor. ATG Hotels’in yürüttüğü dönüşüm süreci de bu yaklaşımın örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Grup Pazarlama Müdürü Hülya Mumcu yaptığı değerlendirmede, kısa süre içerisinde birçok projeyi hayata geçirdiklerini belirterek, süreçte görev alan ekipler ve iş ortaklarına teşekkür etti.

 

 

 

 

#ATGHotels #Turizm #TurizmHaberleri #Otelcilik #DijitalPazarlama #MarkaYönetimi #TheNorm #Selectum #Asteria #Salicorne #OtelHaberleri #KonaklamaSektörü #TurizmSektörü #Hospitality #TravelIndustry #DijitalDönüşüm #PazarlamaStratejisi #SEOHaber #TurizmGündemi #OtelYatırımları