Yazılar

 “Sanat Benim İçsel Yolculuğum”

Urla’da Galeri Binyıl’ın özel projesi Binyilart Project kapsamında açılan “Hidden” sergisi, sanatseverleri yalnızca görmeye değil; bakmaya, hissetmeye ve kendi iç dünyalarıyla yüzleşmeye davet ediyor. Türk futbolunun efsane isimlerinden Rıza Çalımbay’ın kızı olan sanatçı Tuğçe Çalımbay, doğanın sihirli gücünü ve insanın içsel çatışmalarını tuz kristalleri, taş dokuları ve renklerin dönüşümüyle tuvale taşıyor.

Floransa’da aldığı sanat eğitimiyle derinleşen bakış açısını, iç mimarlık ve tasarım deneyimiyle harmanlayan Çalımbay, eserlerinde estetik kaygıdan çok içsel bir yüzleşmeyi ön plana çıkarıyor. “Hidden”, sanatçının hem kişisel hem de evrensel bir hikâyeyi resimleştirdiği, korkularla yüzleşmenin ve dönüşümün izlerini taşıyan güçlü bir sergi olarak öne çıkıyor.

Pause Dergi ve Pause Sanat olarak biz de Tuğçe Çalımbay ile bu özel sergi vesilesiyle bir araya geldik. Sanatçının yaratım sürecini, “Hidden” sergisinin ardındaki hikâyeyi ve sanatla kurduğu içsel bağı kendisinden dinledik.

Tuğçe Çalımbay

Kendinizi kısaca tanıtır mısınız? 

1987 yılında İstanbul’da doğdum. Bahçeşehir Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü mezunuyum. Resim her zaman hayatımdaydı. Çocuk yaştan beri yapıyorum.

Resim/heykel ile ilk ne zaman tanıştınız? 

İlkokul döneminden bu yana resim yapmayı hiç bırakmadım. İç Mimarlık okurken renkler ve dokularla beraber hem mimarlık eğitimi aldım hem de sanatıma devam edebildim.

Sanatınızda en çok hangi temaları işliyorsunuz? 

Sanatımda daha çok psikolojik ve duygusal açıdan güçlü temalar işlemeye çalışıyorum. Toplumsal olayları işlemeyi de düşünüyorum fakat henüz böyle bir deneme yapmaya başlamadım.

Tuğçe Çalımbay

Çalışma süreciniz nasıl işliyor? 

Haftanın en az üç gününü atölyemde çalışarak geçiriyorum. Odaklanarak ve ara vermeden çalışmak çok hoşuma gidiyor. Yaklaşık sekiz saat kadar atölyede kalıyorum.

En çok etkilendiğiniz sanatçılar veya akımlar kimler? 

Ben sanat akımlarının hepsinin bana ve sanatıma bir şeyler kattığını düşünüyorum. Her sanatçının anlatmak istediği konu benim için çok kıymetli.

Bir eserinizi tamamlarken en büyük zorluk ne oldu? 

Dokulu resimler yaptığım için kuruma aşaması uzun sürüyor. Karışık teknik resimlerde genelde çoklu malzeme olduğundan atölyemde üretim aşamasında düzenli kalabilmek zor olabiliyor.

Tuğçe Çalımbay

Sanatınızda teknoloji kullanıyor musunuz? 

Sosyal medyayı sadece görünürlük için kullanıyorum. Resimlerimde teknoloji kullanmıyorum.

Genç sanatçılara tavsiyeleriniz nelerdir? 

Her zaman özgür kalabilmeleri ve her duygudan bir sanat yaratabilmeleri.

Türkiye’de sanat ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Ben çok destekleyici ve ilgi gördüğünü düşünüyorum.

Gelecek projeleriniz neler? 

Yurt dışında bir kişisel sergi planlamak istiyorum. Kısa zamanda olacak gibi duruyor.

Tuğçe Çalımbay

#TuğçeÇalımbay #PauseDergi #PauseSanat #HiddenSergisi #SanatYolculuğu #GastronomiVeSanat #UrlaSanat #GaleriBinyıl #SanatçıRöportajı #İçselYolculuk #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

İşte Kuzu Kuzu Geldik…

Romantizm, Lezzet ve Konfor Fairmont Quasar’da Buluşuyor

Şehrin kalbinde zarif detaylarla tasarlanmış Fairmont Quasar Istanbul, Sevgililer Günü’nü unutulmaz bir deneyime dönüştüren özel paketleriyle çiftleri romantizme davet ediyor. Konforlu konaklama, Aila veya Ukiyo Restaurant’ta seçkin akşam yemeği, Fairmont Spa’da %30 indirimli yenilenme ayrıcalığı ve Pazar günü geç kahvaltı keyfiyle bu özel gün, lüks ve konforla buluşuyor.

Hazırlanan paket kapsamında misafirler; romantik akşam yemeği, spa ayrıcalıkları, transfer hizmeti ve geç çıkış imkânı gibi detaylarla şehrin içinde ayrıcalıklı bir kaçamak yaşayacak. Oda fiyatları, seçilen restoran ve oda tipine göre 360 EUR ile 550 EUR arasında değişiyor.

Fairmont Quasar Istanbul, gastronomi, iyi yaşam ve konforu aynı çatı altında buluşturarak Sevgililer Günü’nü yalnızca bir kutlama değil, unutulmaz bir anıya dönüştürüyor.

#FairmontQuasarIstanbul #SevgililerGünü #RomantikKaçamak #LuxuryExperience #AilaRestaurant #UkiyoRestaurant #FairmontSpa #İstanbulEtkinlik #GurmeDeneyim #AşkınZarafeti #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Her 4 kişiden 1’i bel ağrısı yaşıyor!

Günümüzde uzun süre masa başında çalışmak, hareketsiz bir yaşam sürmek ve çağımızın önemli sorunu olan obezite, bel fıtığının görülme sıklığını giderek artırıyor. Yapılan çalışmalar, şiddetli bel ve bacak ağrısının en sık rastlanan sebeplerinden biri olan bel fıtığına bağlı sinir kökü sıkışmasının yaşam boyu gelişme riskinin dünya genelinde yüzde 3–5 civarında olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye’de ise her 4 kişiden 1’inin son bir yıl içerisinde bel  ağrısı yaşadığı belirtilirken, bel fıtığının bu ağrıların önemli bir kısmını oluşturduğu vurgulanıyor. Acıbadem International Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Özkan Yükselmiş,  genellikle 30–50 yaş arasında görülen bel fıtığının modern yaşam koşullarının etkisiyle son yıllarda 20’li yaşların başında, hatta üniversite çağındaki gençlerde bile giderek artış gösterdiğini  belirterek, “Telefon, tablet veya bilgisayar karşısında  kambur pozisyonda uzun süre oturmak, hareketsiz bir yaşam sürmek, egzersiz sırasında yanlış teknikle ağırlık kaldırmak ve fazla kilolu olmak, özellikle gençlerde bel fıtığının artışında en sık görülen nedenleri oluşturuyor” diyor.

Dr. Özkan Yükselmiş

Dr. Özkan Yükselmiş

2 hafta süren şiddetli bel ve bacak ağrısına dikkat!

Omurgamızdaki bel omurları arasında yer alan ve “disk” olarak adlandırılan yastıkçıkların zamanla yıpranıp dışarı doğru bombeleşerek sinir köklerine baskı yapmaları “bel fıtığı” olarak tanımlanıyor. Bel bölgesinde ani başlayan veya giderek artan bel ağrısı, belden başlayıp bacağın arkasından topuğa kadar inen “elektrik çarpması” veya “çekilme tarzında” ağrı, hissizlik ile iğnelenme (bacakta, ayakta veya parmaklarda) ve belde kas spazmı, en sık görülen şikayetler arasında yer alıyor.

Ancak hastaların önemli bir bölümü bu belirtileri “geçer” düşüncesiyle göz ardı ederek doktora gitmeyi geciktiriyor. Hastalığın ilerlemesine bağlı olarak ağrının kronikleşmesi ve şiddetinin artması günlük yaşam aktivitelerini ciddi ölçüde kısıtlarken, acil ameliyat gereksinimi de ortaya çıkabiliyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr.  Özkan Yükselmiş, tedaviden etkin sonuç alınabilmesi ve kalıcı hasarın önlenebilmesi için bel fıtığının erken dönem belirtilerini ihmal etmemek gerektiğini anlatarak, “İlaç ve istirahate rağmen yaklaşık 2 haftadır geçmeyen şiddetli bel ve bacak ağrısında zaman kaybetmeden bir hekime başvurmak son derece önemlidir” uyarısında bulunuyor.

Bel fıtığının 7 önemli nedeni!

Bel fıtığı genellikle birden fazla faktörün birleşmesiyle ortaya çıkıyor.  Dr. Özkan Yükselmiş, bel fıtığına neden olan etkenleri şöyle sıralıyor:

Genetik yatkınlık:  Ailede bel fıtığı öyküsü varsa, disk yapısı daha kolay yıpranabiliyor.

Yaşa bağlı yıpranma: Diskler yaşla birlikte su kaybederek esnekliğini yitiriyor. Bu doğal süreç fıtıkla sonuçlanabiliyor.

Hareketsiz bir yaşam:   Düzenli egzersiz yapmamak ve hareketsiz bir yaşam sürmek riski artıran  önemli faktörlerden. Çünkü, özellikle bel ve karın kasları güçlü değilse, omurganın yükünü diskler ve eklemler taşımak zorunda kalıyor.

Yanlış duruş ve uzun süre oturma:  Özellikle gençlerde; kambur pozisyonda, öne eğilerek saatlerce telefon veya tablet ekranına bakmak, omurgaya binen yükü artırıyor. Ayrıca, bilgisayar karşısında çalışırken veya araç kullanırken uzun süre hatalı pozisyonda oturmak ve eğilerek çalışmak da aynı nedenle bel fıtığına yol açabiliyor.

Ağır kaldırma ve ani hareketler: Eğilerek ve gövdeyi çevirerek ağır bir yük kaldırmak diskin aniden yırtılmasına ve fıtığın ortaya çıkmasına neden olabiliyor.

Fazla kilo: Vücut ağırlığı arttıkça, bel omurlarına binen yük de artıyor.

Sigara: Disklerin beslenmesini bozarak daha çabuk yıpranmalarına sebep olabiliyor.

Ameliyatsız yöntemlerle tedavi edilebiliyor!

Toplumdaki yaygın inanışın aksine, bel fıtığı tanısı alan hastaların büyük bir kısmı ameliyatsız yöntemlerle tedavi edilebiliyor. Güncel kılavuzlar, idrar kaçırma, çok ileri güç kaybı ve felç gibi acil durumlar yoksa, öncelikle konservatif (ameliyatsız) tedavilerin denenmesini öneriyor. Dr. Özkan Yükselmiş, “Güncel veriler, erken tanı sayesinde, ameliyata gerek kalmadan, uzman hekim kontrolünde başlanan fizik tedavi, egzersiz ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle  ağrı ile fonksiyon kaybının belirgin ölçüde düzeldiğini, hastaların büyük bir kısmının günlük yaşamlarına geri dönebildiğini gösteriyor. Bazı hastalarda şikâyetler neredeyse tamamen kaybolurken, bazı hastalarda hafif ve aralıklı ağrılar ise kalıcı olabiliyor; bu noktada düzenli egzersiz ile yaşam tarzı değişiklikleri devreye giriyor” diyor.

Bel fıtığında ilk basamak fizik tedavi!

Fizik tedavi ve rehabilitasyon, bel fıtığında ameliyatsız tedavinin temel taşını oluşturuyor. Yüzeyel ısı uygulamaları, derin ısı ajanları, elektrik akımları, manuel terapi ve traksiyon, esneme ile güçlendirme egzersizleri, duruş ve ergonomi eğitimi, fizik tedavinin başlıca yöntemlerini oluşturuyor.  Dr. Özkan Yükselmiş, bu yöntemlerin genellikle  tek tek değil, kombine şekilde uygulandığını; hastanın kliniğine ve MR bulgularına göre kişiselleştirildiğini vurguluyor. Dr. Özkan Yükselmiş, ilaç ve fizik yöntemlerine rağmen ağrısı çok şiddetli olan veya ameliyat öncesinde “ara basamak” tedavisine ihtiyaç duyulan hastalarda ise epidural veya transforaminal gibi girişimsel yöntemlerin de gündeme geldiğini anlatıyor.

Tedavi sonrasında koruma planı çok önemli!

Ameliyatsız tedavinin başarısında  hastanın aktif katılımının en az tedavinin kendisi kadar önem taşıdığını ifade eden Dr. Özkan Yükselmiş, bu süreçte dikkat edilmesi gereken başlıca noktaları, “Doktorun verdiği egzersiz programını şikâyetler azalınca bırakmamak, ani ve ağır yük kaldırmaktan kaçınmak, uzun süre aynı pozisyonda kalmamak, doğru oturma ve yatış pozisyonuna özen göstermek, kilo kontrolü sağlamak, sigarayı bırakmak, stres yönetimine dikkat etmek” şeklinde sıralıyor.  Ayrıca, bel fıtığında uzun vadeli koruma planının da kilit bir rol üstlendiğini belirten Dr. Özkan Yükselmiş, “Çünkü, bel fıtığı aynı veya farklı seviyede tekrar edebiliyor. Bu risk, düzenli egzersiz, kilo kontrolü ve doğru duruş alışkanlıkları gibi koruyucu yaklaşımlarla ciddi oranda azaltılabiliyor” diye konuşuyor.

#BelAğrısı #BelFıtığı #SağlıklıYaşam #FizikTedavi #Rehabilitasyon #OmurgaSağlığı #HareketsizYaşam #Obezite #EgzersizDoğruTeknik #AcıbademHastanesi #SağlıkBilinci #GençlerdeBelFıtığı #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Çeşme’de Tarihi Karar: Kiralık Sosyal Konut Projesi Oy Birliğiyle Kabul Edildi

Çeşme Belediyesi Olağanüstü Meclis Toplantısı’nda, ilçenin yaklaşık 20 yıldır gündeminde olan Kiralık Sosyal Konut Projesi oy birliğiyle kabul edildi. Belediye Başkanı Lâl Denizli, proje tasarımını meclis üyelerine ve canlı yayında izleyen vatandaşlara sundu. Alınan karar, Çeşme’de sosyal belediyecilik adına tarihi bir adım olarak kayda geçti.

Reisdere Mahallesi’nde hayata geçirilecek proje, dar gelirli vatandaşların güvenli ve sürdürülebilir konutlara erişimini hedefliyor. Toplamda 700 konut üretilecek, ilk etapta 100 konut inşa edilecek. Konutların büyük bölümü 1+1 ve 2+1 tiplerinde, tek katlı ve bahçeli olarak tasarlanacak.

Başkan Denizli, barınma krizinin toplumsal bir mesele haline geldiğini vurgulayarak, “Konut bir yatırım değil, temel bir insan hakkıdır” dedi. Projede kiraların hane gelirinin %30’unu aşmayacak şekilde belirleneceği, uzun vadeli kiracılık esas alınacağı ve sosyal adalet ilkelerinin gözetileceği açıklandı.

Sürdürülebilirlik kapsamında güneş panelleri, yağmur suyu hasadı ve doğal iklimlendirme sistemleriyle enerji ve su giderlerinin azaltılması hedefleniyor. Başkan Denizli, “Çeşme Modeli, Türkiye’de sosyal belediyecilik için örnek olacak” ifadelerini kullandı.

#ÇeşmeBelediyesi #SosyalKonut #YerelYönetim #KiralıkKonut #ÇeşmeModeli #Belediyecilik #SosyalBelediyecilik #YerelHaber #Çeşme #KonutHakkı #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Türkiye’nin En Gözde Kaplıca Merkezleri Listelendi

Türkiye’de kaplıca ve termal turizmine olan ilgi her geçen yıl artıyor. Şehir hayatından kısa süreli kaçamak yapmak isteyenler için dört mevsim tercih edilebilen termal destinasyonlar, bedensel ve zihinsel yenilenme arayanların gözde rotaları arasında yer alıyor. Seyahat platformu, kullanıcı ilgisi, bölgesel popülerlik, termal kaynak çeşitliliği ve konaklama altyapısını dikkate alarak hazırladığı listeyle Türkiye’nin en gözde kaplıca merkezlerini bir araya getirdi.

Listenin başında, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Pamukkale bulunuyor. Beyaz travertenleri ve antik Hierapolis kentiyle doğa, tarih ve şifayı bir arada sunan Pamukkale, 33–36 derece sıcaklıktaki termal sularıyla dört mevsim ziyaretçilerini ağırlıyor.

Afyonkarahisar, köklü kaplıca kültürüyle öne çıkıyor. Sandıklı Kaplıcası çamur banyolarıyla dünya çapında bilinirken, Gazlıgöl Kaplıcaları Roma döneminden günümüze uzanan tarihiyle sağlık turizminin önemli merkezlerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Bursa, şehirden çok uzaklaşmadan termal deneyim yaşamak isteyenler için ideal bir rota. Çekirge, Oylat ve Kurşunlu kaplıcaları, Osmanlı’dan günümüze uzanan tarihiyle kas ve eklem rahatsızlıklarına destekleyici etkileriyle tercih ediliyor.

Uşak Hamamboğazı Kaplıcaları, doğal kaynaklardan beslenen üç farklı termal su kaynağıyla öne çıkıyor. Çam ormanlarıyla çevrili atmosferi ve trekking rotalarıyla doğa içinde yenilenme fırsatı sunuyor.

Başkent Ankara’da Kızılcahamam Kaplıcaları, Roma ve Selçuklu döneminden bu yana şifa arayanların uğrak noktası. Mineral zenginliği ve doğal maden suları ile yılın her döneminde tercih ediliyor.

Yalova Termal Kaplıcaları, İstanbul’a yakınlığı ve köklü geçmişiyle öne çıkıyor. Cumhuriyet döneminde Atatürk’ün özel ilgisiyle gelişen merkez, 57–60 derece sıcaklıktaki termal sularıyla hem günübirlik hem uzun süreli konaklamalar için tercih ediliyor.

Balıkesir Gönen Kaplıcaları, antik dönemlerden bu yana kullanılan termal sularıyla Ege ve Marmara hattında termal turizmin en bilinen merkezlerinden biri. Romatizmal rahatsızlıklarla özdeşleşmiş bu kaplıcalar, modern tesisleriyle yılın her döneminde ziyaretçilerini ağırlıyor.

Türkiye’nin dört bir yanındaki bu kaplıca merkezleri, hem sağlık hem de turizm açısından önemli birer destinasyon olarak öne çıkıyor.

ENUYGUN

#KaplıcaTurizmi #Pamukkale #Afyonkarahisar #BursaKaplıcaları #UşakHamamboğazı #Kızılcahamam #YalovaTermal #GönenKaplıcaları #TürkiyeTermal #SağlıkVeTurizm #TermalDeneyim #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Ramazan Sofraları İçin Metro Türkiye’den Güvenli ve Avantajlı Seçenekler

Ramazan ayının yardımlaşma ve dayanışma ruhunu sofralara taşımaya hazırlanan Metro Türkiye, gıda güvenliği analizlerinden geçmiş, kaliteli ve güvenilir ürünlerle hazırladığı erzak paketlerini müşterilerine sunuyor. İftar ve sahur sofralarının vazgeçilmez temel gıda ürünlerinden oluşan üç farklı paket, avantajlı fiyatlarla Metro mağazalarında yerini aldı.

Toplumsal dayanışmanın en güzel yansımalarından biri olan Ramazan için hazırlıklarını tamamlayan Metro Türkiye, yağ, un, salça, bakliyat ve çay gibi en temel ihtiyaçları içeren paketleriyle hem güvenilir gıdayı sofralara taşıyor hem de yardımlaşmanın gücünü artırıyor.

Türkiye’de gıda güvenliğini uluslararası standartlarda tescilleyen IFS Cash & Carry sertifikasına sahip ilk ve tek şirket olan Metro Türkiye, erzak paketlerinde yer alan her ürünü sıkı denetimlerden geçiriyor. Akredite laboratuvarlarda yapılan analizler sayesinde yalnızca güvenliği onaylanmış ürünler Ramazan kolilerinde yer alıyor.

Ramazan’ın bereketini sevdikleriyle veya ihtiyaç sahipleriyle paylaşmak isteyenler için Metro Türkiye, bu yıl da zengin seçenekler sunuyor. Temel ihtiyaçlardan oluşan 13 ürünlük paketin yanı sıra, 22 ve 24 çeşit üründen oluşan daha geniş kapsamlı seçenekler de raflarda yer alıyor.

Hazır paketlerin dışında, bireyler ve kurumlar için “Kendi Erzak Paketini Oluştur” seçeneği de bulunuyor. Müşteriler, “Çok Al Az Öde” avantajıyla kendi bütçelerine uygun paketler hazırlayabiliyor. Ayrıca Metro Hediye Çeki ve temassız kullanım imkânı sağlayan Dijital Hediye Kartı seçenekleri de yardımlaşmayı kolaylaştırıyor. Metro Türkiye’nin güçlü lojistik altyapısı sayesinde bu dayanışma köprüsü, 66 ilde ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor.

Yağdan una, salçadan bakliyata, reçelden zeytine kadar özenle seçilmiş ürünlerden oluşan Metro Türkiye Ramazan paketleri, bolluk ve bereketi sofralara taşımak için tüm Metro mağazalarında sizleri bekliyor.

#MetroTürkiye #RamazanBereketi #ErzakPaketi #GıdaGüvenliği #Dayanışma #RamazanSofrası #PaylaşmanınGücü #Ramazan2026 #MetroRamazan #BereketliSofralar #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

D-Marin Latitude ile Premium Marina Deneyimi

D-Marin, premium marina deneyimini daha ayrıcalıklı ve bütüncül bir yapıya taşıyacak yeni üyelik programı Latitude’u Boot Düsseldorf 2026 Fuarı’nda tanıttı. Türkiye’de bu ay itibarıyla hayata geçirilen program, 2026 yılı boyunca daha geniş bir coğrafyada uygulanmaya başlayacak.

Latitude, yalnızca hizmet kalitesini artırmakla kalmıyor; aynı zamanda marina ile kurulan bağı güçlendirmeyi ve üye topluluğu içinde daha güçlü bir aidiyet duygusu yaratmayı hedefliyor. Coğrafi özgürlüğü temsil eden “Latitude” ismi, keşfetme özgürlüğünü, hayal kurma alanını ve ait olma seçeneğini simgeliyor.

Program kapsamında üyeler; yıllık bağlama ayrıcalıkları, ek “Happy Berth Days” fırsatları, entegre akıllı sensörler, ilave çekek sahası günleri, ek otopark hakkı, uygun lokasyonlarda ücretsiz plaj erişimi ve özel hoş geldin hediye kutusu gibi avantajlardan yararlanabilecek.

D-Marin Ticari İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Dean Smith, Latitude’un müşteri memnuniyetini ileriye taşıyacağını vurgulayarak, “Her detayın önceden düşünüldüğü, etkileşimlerin zahmetsiz ve sezgisel olduğu, düşünceli ve insan odaklı yaklaşımımızı daha da ileri taşıyacak” dedi.

Dijitalleşme ile Güçlenen Marina Deneyimi

Latitude ayrıcalıkları, D-Marin uygulaması üzerinden kolayca erişilebilir hale geliyor. Halihazırda yıllık bağlama sözleşmesi olan müşterilerin %93’ü tarafından kullanılan uygulama, rezervasyon ve sözleşme yönetimini zahmetsiz kılıyor. Akıllı Pedestallar ve Akıllı Sensörler sayesinde bağlama faaliyetleri, enerji-su kullanımı, hava koşulları ve güvenlik gibi konularda şeffaf ve güvenilir veriler sağlanıyor.

Son yıllarda 10 milyon euroyu aşan dijitalleşme yatırımlarıyla güçlenen D-Marin, marina sektöründe en gelişmiş dijital deneyimi sunarak misafirlerine öngörülebilir maliyetler, tam şeffaflık ve kaynakları üzerinde zahmetsiz kontrol imkânı sağlıyor.

#DMarin #LatitudeProgramı #MarinaDeneyimi #Turizm #BootDüsseldorf #PremiumHizmet #DenizTurizmi #AkıllıMarina #YatTurizmi #MarinaYaşam #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Belediye Encümeni Kararıyla Kaçak Çatı Yıkıldı

Şişli Belediyesi, İnönü Mahallesi’nde bir otelin çatı katında mevzuata aykırı şekilde başlatılan kaçak inşaata müdahale etti. Daha önce mühürlenen yapı, alınan encümen kararı doğrultusunda belediye ekiplerince yıkıldı.

Yapı Kontrol Müdürlüğü’nün incelemelerinde, otelin çatı katında izinsiz olarak duvarların ve çatı örtüsünün kaldırıldığı, çatı eğiminin yükseltilerek çelik konstrüksiyonla yeni bir inşaata başlandığı tespit edildi. 3194 Sayılı İmar Kanunu kapsamında iki kez Yapı Tatil Tutanağı düzenlenen kaçak yapı, zabıta ekiplerince mühürlendi.

Şişli Belediye Encümeni’nin aldığı yıkım kararıyla birlikte, mevzuata aykırı inşaat geçen hafta sonu belediye ekiplerince ortadan kaldırıldı. Belediye yetkilileri, Yapı Kontrol, Fen İşleri ve Zabıta Müdürlüğü’nün koordineli çalışmalarıyla ilçe genelinde kaçak yapılaşmaya karşı denetimlerin planlı ve periyodik şekilde süreceğini vurguladı.

#ŞişliBelediyesi #YerelYönetim #KaçakYapı #İmarKanunu #Denetim #BelediyeHaberleri #Şişli #UsulsüzYapılaşma #EncümenKararı #ŞehirDüzeni #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity