Yazılar

Kuzey Kıbrıs’ta Yeni Tatil Deneyimi: Kültürden Gastronomiye

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), deniz ve güneş turizminin ötesine geçerek kültür, gastronomi ve doğa odaklı yeni deneyimlerle turizmde çeşitliliğini artırıyor.

Girne’nin tarihi limanı ve kalesi, Lefkoşa’nın sur içi bölgesi, Gazimağusa’nın kültürel mirası ve Karpaz’ın doğal güzellikleri, ziyaretçilere farklı seyahat rotaları sunuyor. Ada mutfağının özgün lezzetleri, özellikle hellim ve şeftali kebabı gibi yerel tatlar, gastronomi turizminin öne çıkan unsurları arasında yer alıyor. Köylerde düzenlenecek yemek atölyeleri ve el sanatları etkinlikleri ise turistlere yerel yaşamı yakından tanıma fırsatı veriyor.

Karpaz bölgesi, doğa yürüyüşleri ve kırsal keşiflerle sakin bir tatil arayanlara hitap ederken; Girne çevresindeki dağlık alanlar doğa sporları için alternatif rotalar sunuyor. Bu çeşitlilik, ziyaretçilerin adada daha uzun süre konaklamasına ve turizm sezonunun dört mevsime yayılmasına katkı sağlıyor.

KKTC’nin yeni turizm anlayışı, yalnızca sahillerle sınırlı kalmayıp tarihi sokaklardan yerel sofralara, köylerden doğa rotalarına kadar geniş bir deneyim yelpazesi sunarak Akdeniz’de güçlü bir destinasyon kimliği oluşturuyor.

 

 

#KKTC #KuzeyKıbrıs #Turizm #TatilDeneyimi #GastronomiTurizmi #DoğaTurizmi #Karpaz #Girne #Gazimağusa #Lefkoşa #AkdenizDestinasyonu

Sevil Dolmacı Gallery’de Yeni Sergi: Gerçekliği Sorgulayan Sistemler

Sevil Dolmacı Gallery’de Yeni Sergi: Making Worlds. Systems of Being

Sevil Dolmacı Gallery, 9 Eylül–9 Ekim 2026 tarihleri arasında Villa İpranosyan’da uluslararası sanatçıları buluşturan “Making Worlds. Systems of Being” sergisine ev sahipliği yapıyor.

Küratör Dorothea Strauss’un hazırladığı sergide Maria Ceppi, Nilbar Güreş, Christian Jankowski, Sofia Mitsola, Natasza Niedziółka, Serkan Özkaya, Tobias Pils, Ekrem Yalçındağ, Miao Ying ve Beat Zoderer’in eserleri yer alıyor. Sergi, gerçeklik algımızı biçimlendiren görünür ve görünmez sistemleri sorgularken; kültürel kodlar, toplumsal roller, teknoloji ve hafıza gibi unsurların dünyayı nasıl şekillendirdiğini tartışmaya açıyor.

Villa İpranosyan’ın tarihi ve mimari dokusu, serginin küratöryel kurgusunun bir parçası olarak öne çıkıyor. Yapının geçmişi, göç ve kültürel etkileşim izleriyle serginin temalarıyla kesişiyor. Farklı odalarda beden, kimlik, kültürel hafıza ve dijital gerçeklik gibi konular sanatçılar aracılığıyla izleyiciyle buluşuyor.

Dorothea Strauss’un İstanbul sanat ortamıyla uzun yıllara dayanan ilişkisi, bu sergiyle yeni bir boyut kazanıyor. Strauss, 2013’te Zürih’te düzenlenen “Hot Spot Istanbul” sergisiyle Türkiye’deki soyut ve kavramsal sanat pratiklerini ele almıştı. “Making Worlds. Systems of Being” ise bu diyaloğun günümüz gerçeklik ve kimlik tartışmalarıyla devamını temsil ediyor.

 

 

#SevilDolmacıGallery #MakingWorlds #DorotheaStrauss #Villaİpranosyan #ÇağdaşSanat #İstanbulSanat #SergiHaberi #SanatEtkinliği #KültürelMiras #SanatVeGerçeklik

Sütaş, Bingöl’de Rekor Yatırım

Sütaş, Bingöl Entegre Tesisleri’nde doğrudan istihdam edilen kişi sayısının 1.000’i aştığını duyurdu.

Doğu-Güneydoğu Anadolu Sütçülük Projesi kapsamında hayata geçirilen Bingöl Entegre Tesisleri, bölgenin en büyük özel sektör yatırımlarından biri olarak öne çıkıyor. Yem fabrikası, süt ve süt ürünleri fabrikası, çiftlikler, biyogaz ve elektrik üretim tesisi ile organik gübre tesisini kapsayan yatırım, Bingöl’de ekonomik kalkınmaya ve istihdama güçlü katkı sağlıyor.

Toplam 202,5 milyon dolarlık yatırım büyüklüğüne ulaşan tesislerde çalışanların %94’ü Bingöl ve çevre illerden istihdam ediliyor. Bingöl Sosyal Güvenlik İl Müdürü Muzaffer Çakar, tesisin 1.006 kişiye sağladığı doğrudan istihdam nedeniyle Sütaş yöneticilerine teşekkür belgesi takdim etti.

Sütaş’ın Türkiye’deki Gücü

  • 4 entegre tesiste faaliyet gösteriyor (Karacabey, Aksaray, Tire, Bingöl).
  • 8 bin kişiye istihdam sağlıyor.
  • 20 bin üretici aileden süt tedarik ediyor.
  • Günde 7 milyon paket süt ürünü üretiyor.
  • Elektrik ihtiyacının %100’ünü organik atıklardan karşılıyor.

Sütaş, Bingöl yatırımıyla hem bölgesel kalkınmayı destekliyor hem de Türkiye’nin gıda ekonomisine uzun vadeli katkı sağlıyor.

#Sütaş #BingölYatırımı #GıdaEkonomisi #SütÜrünleri #İstihdam #ÇiftliktenSofralara #OrganikGübre #Biyogaz #TürkiyeGıdaSektörü #EkonomiHaberi

Karaca’dan Akıllı Mutfak Teknolojisi: Mastermaid Power Max ile Verimlilik Artıyor

Türkiye’nin önde gelen ev yaşam markası Karaca, mutfak teknolojilerinde inovasyon odaklı yatırımlarını sürdürüyor.

Geniş ürün yelpazesiyle dikkat çeken Karaca, yeni Mastermaid Power Max 12 in 1 Mutfak Robotu ile üretim ve teknoloji yatırımlarını bir adım öteye taşıyor. 2500 Watt güçlü motoru, 12 farklı fonksiyonu ve zengin aparat seçenekleriyle öne çıkan cihaz; doğrama, rendeleme, dilimleme, karıştırma, yoğurma, çırpma, öğütme, soyma, sıkma ve blender işlemlerini tek gövdede birleştirerek mutfakta verimliliği artırıyor.

 Teknoloji ve Üretim Odaklı Büyüme

Karaca’nın yeni nesil mutfak robotu, markanın yerli üretim gücünü ve teknolojik inovasyon vizyonunu yansıtıyor. Çift katlı paslanmaz çelik bıçak sistemiyle doğrama ve karıştırma işlemlerinde yüksek performans sunan cihaz, kontrollü doğrama ve buz kırma özellikleriyle profesyonel mutfak standartlarını evlere taşıyor.

12 fonksiyonlu yapısı sayesinde farklı hazırlık süreçlerini tek cihazda birleştiren Mastermaid Power Max, hem yerden hem zamandan tasarruf sağlıyor. Bu özellik, özellikle turizm sektöründeki otel ve restoran mutfaklarında operasyonel verimliliği artırma potansiyeliyle dikkat çekiyor.

Sürdürülebilir Üretim ve İhracat Vizyonu

Karaca, yerli üretim gücünü sürdürülebilir teknolojiyle birleştirerek hem iç pazarda hem de ihracat kanallarında büyümesini sürdürüyor. Enerji verimliliği, dayanıklı malzeme kullanımı ve uzun ömürlü tasarım anlayışıyla geliştirilen Mastermaid Power Max, Türkiye’nin ev teknolojileri ihracatında rekabet gücünü artıran bir yatırım olarak öne çıkıyor.

#Karaca #MastermaidPowerMax #MutfakTeknolojisi #EvAletleri #TürkMarkası #YerliÜretim #İnovasyon #EkonomiHaberi #TurizmYatırımı #SürdürülebilirTeknoloji #KaracaMutfak  #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

VFS Global’den Güvenli Vize Başvurusu İçin Yeni Önlemler

Türkiye’de Birleşik Krallık ve Schengen ülkeleri dahil 29 ülkenin resmi vize başvuru aracı kurumu olan VFS Global, artan seyahat talebiyle birlikte vize randevularında ortaya çıkan dolandırıcılık girişimlerine karşı kapsamlı bir açıklama yaptı. Şirket, randevuların ücretsiz olduğunu ve yalnızca resmi kanallar üzerinden alınabileceğini vurguladı.

VFS Global’in rolü; başvuruların kabulü, belge yönetimi ve biyometri işlemleri gibi idari süreçlerle sınırlı. Nihai karar ise ilgili ülkelerin diplomatik misyonları tarafından veriliyor. Bu ayrımın doğru anlaşılması, turizm sektöründe güvenli başvuru süreci açısından kritik önem taşıyor.

Güvenlik ve Yatırım Perspektifi
Gelişmiş Güvenlik: Şüpheli e-posta alan adlarının engellenmesi, IP kısıtlamaları, VPN blokajı ve OTP doğrulaması gibi önlemlerle sistemin kötüye kullanımının önüne geçiliyor.

Küresel Denetim: VFS Global’in operasyonları her yıl 10.000’den fazla bağımsız denetime tabi tutuluyor.

Sürdürülebilir Model: Dış kaynak kullanım modeli sayesinde diplomatik misyonlar güvenlik ve karar alma süreçlerine odaklanırken, idari işlemler verimli şekilde yürütülüyor.

Turizm ve Ekonomi İçin Katkı
VFS Global’in şeffaf ve güvenli hizmet modeli, Türkiye’nin turizm potansiyelini desteklerken yatırımcıların da güvenli bir ortamda hareket etmesine olanak tanıyor. 2001’den bu yana 547 milyondan fazla başvurunun işlenmesine katkı sağlayan şirket, küresel ölçekte turizm ve seyahat sektörünün büyümesine doğrudan etki ediyor.

 

 

#VFSGLOBAL #VizeBaşvurusu #TurizmYatırımı #EkonomiHaberi #SeyahatGüvenliği #SchengenVizesi #BirleşikKrallıkVizesi #TürkiyeTurizmi #YatırımVeTurizm #ResmiBaşvuru #GlobalVize  #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Uluslararası Sanatçılar 212 Photography Istanbul’da Buluşuyor

212 Photography Istanbul, fotoğrafın 200. yılını dünyanın farklı coğrafyalarından sanatçıları, sergileri ve disiplinler arası etkinlikleri bir araya getiren kapsamlı programıyla kutlamaya hazırlanıyor.

26 Eylül – 11 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek dokuzuncu edisyon, fotoğrafın iki yüzyıllık yolculuğunu farklı küratöryel yaklaşımlarla İstanbul’un kültür-sanat rotasına yayıyor. Sergilerden konuşmalara, sanatçı buluşmalarından atölyelere uzanan programıyla festival, şehrin kültür sanat takvimine yön vermeye hazırlanıyor.

Haziran ayında düzenlenen söyleşi serisiyle başlayan 2026 programı, sergiler, konuşmalar, atölyeler ve özel projelerle zenginleşerek fotoğrafın farklı ifade biçimlerini bir araya getiriyor. Festival, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın katkılarıyla Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında İstanbul’da sanatseverlerle buluşacak.

212 Photography Istanbul, bu yıl da fotoğrafın disiplinler arası gücünü ortaya koyarak şehri sanatla buluşturmayı sürdürüyor.

 

 

 

 

 

#212PhotographyIstanbul #FotoğrafFestivali #İstanbulSanat #ÇağdaşSanat #Fotoğrafın200Yılı #KültürSanat #SanatEtkinliği #TürkiyeKültürYolu #SanatSergisi #UluslararasıSanat  #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Eser Keçeci’den “Suspended Between” Sergisi Art Rooms’da

Girne’nin önde gelen çağdaş sanat galerisi Art Rooms, sanatçı Eser Keçeci’nin hafıza, mekân ve zaman arasındaki kırılgan geçişlere odaklanan dördüncü kişisel sergisi “Suspended Between”e ev sahipliği yapıyor.

Serginin Öne Çıkan Yönleri

  • Hafıza ve mekân: Çocukluk anılarından masallara, kişisel hafızadan kentsel belleğe uzanan imgeler.
  • Sanatsal teknikler: El yapımı ve transparan yüzeyler üzerine resim, çizim, kolaj ve video çalışmaları.
  • Masalsı atmosfer: Çocuk figürleri, kâğıt tekneler, kuşlar ve Rapunzel gibi masal karakterleriyle düşsel bir dünya.

Ziyaret Bilgisi

“Suspended Between” sergisi, 10 Haziran – 2 Eylül 2026 tarihleri arasında, pazar günleri hariç her gün 13.30 – 20.30 saatleri arasında Art Rooms’da sanatseverlerle buluşuyor.

 

 

#EserKeçeci #SuspendedBetween #ArtRooms #ÇağdaşSanat #GirneSanat #SanatSergisi #MasalsıSanat #SanatHaberleri #KıbrısSanat #ContemporaryArt #PauseDergi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Tarih, Doğa ve Gastronomiyle Ege’de Tatil Deneyimi

Martı Hotels & Marinas bünyesinde hizmet veren Güllü Konakları, Şirince’nin tarihi dokusunu sonbaharın dingin atmosferiyle buluşturuyor. Restore edilmiş 100 yıllık konakları, bağlar ve zeytinliklerle çevrili konumu, evcil hayvan dostu odaları ve “çiftlikten sofraya” gastronomi anlayışıyla Eylül ve Ekim aylarında kısa bir Ege kaçamağı için öne çıkıyor.

Tarihi Konaklarda Konaklama

Her odası Şirince’nin geleneksel mimarisinden izler taşıyan Güllü Konakları, gül bahçelerinden ilham alan oda isimleri, şömineli alanlar ve bahçeye açılan yaşam alanlarıyla misafirlerine sıcak bir sonbahar deneyimi sunuyor.

Zeste Restoran ile Gastronomi

Konakların gastronomi deneyiminin merkezinde yer alan Zeste Restoran, “Farm to Table” yaklaşımıyla yerel üretimi sofralara taşıyor. Mevsimsel ürünlerle hazırlanan yöresel lezzetler, Ege’nin üretim kültürünü tatil deneyiminin ayrılmaz bir parçası haline getiriyor.

Doğa ve Kültür Rotaları

Sonbaharda bağlar ve zeytinliklerle çevrili konumu, misafirlere bölgenin üretim kültürünü yakından gözlemleme fırsatı sunuyor. Şirince’den Efes Antik Kenti’nin gece müzeciliği uygulamasına ve Urla Bağ Yolu’na uzanan rotalar, tatili kültür ve gastronomiyle zenginleştiriyor.

Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü tarafından “Dünyanın En İyi Turizm Köyü” seçilen Şirince’nin kalbinde yer alan Güllü Konakları, sonbaharı tarih, doğa ve yerel lezzetlerle buluşturmak isteyenleri bekliyor.

 

#GüllüKonakları #Şirince #EgeTatili #SonbaharTatil #MartıHotels #Gastronomi #ButikOtel #EgeTurizmi #EfesAntikKenti #UrlaBağYolu  #PauseDergi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Sütaş Pakistan’da Yatırımlarını Büyütüyor

Sütaş, Pakistan’daki süt ve süt ürünleri yatırımlarında yeni bir adım atıyor. 2018 yılında Nishat Grubu ile yüzde 50-50 ortaklıkla kurulan Nishat Sütaş Dairy Limited’de Nishat Grubu’na ait hisselerin tamamını satın almak üzere mutabakata varıldı. Gerekli onayların ardından hisse devrinin tamamlanmasıyla birlikte Faisalabad’daki üretim tesisi ve Milkfields markasıyla yürütülen faaliyetler Sütaş yönetiminde devam edecek.

Pakistan Süt Sektörüne Güven

Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, yaptığı açıklamada şunları söyledi: “2018’de Nishat Grubu ile çıktığımız bu yolda, Sütaş’ın sütçülükteki bilgi ve deneyimi ile Nishat Grubu’nun Pakistan tecrübesini bir araya getirdik. Pakistan süt sektörünün potansiyeline inanıyoruz. 50 yılı aşkın deneyimimizle dost ve kardeş ülke Pakistan’da süt sektörünün gelişmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz.”

Sütaş’ın Türkiye’deki Gücü

  • Türkiye’nin dört bir yanında Karacabey, Aksaray, Tire ve Bingöl’de 4 entegre tesisle üretim yapıyor.
  • 8 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor.
  • Yaklaşık 20 bin üretici aileden süt tedarik ediyor.
  • Ürünlerini 171 bin satış noktasında tüketicilerle buluşturuyor.
  • Türkiye’de her 10 sofranın 9’unda Sütaş ürünü bulunuyor.
  • 2025 konsolide net cirosu 56,7 milyar TL’ye ulaştı.

Üretim ve Sürdürülebilirlik

  • Günde 7 milyon paket süt ürünü üretiyor.
  • 84 bin dekar alanda sözleşmeli kaba yem üretimi gerçekleştiriyor.
  • Yılda 617 bin ton karma yem üretiyor.
  • Elektrik ihtiyacının %100’ünü çiftlik gübrelerinden ve organik atıklardan karşılıyor.
  • Yılda 755 bin ton organik gübre üretiyor.

Sütaş, Pakistan’daki yatırımıyla hem bölgesel süt sektörünün gelişimine katkı sağlamayı hem de Türkiye’nin gıda ekonomisindeki gücünü uluslararası alana taşımayı hedefliyor.

 

#Sütaş #PakistanYatırımı #GıdaEkonomisi #SütÜrünleri #TürkiyeGıdaSektörü #SütaşMilkfields #GıdaHaber #Sütçülük #TarımVeHayvancılık #SütaşPakistan #PauseDergi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

475 Bin Metrekarelik Doğa ve Spor Alanı Ümraniye’de Hayata Geçti

Ümraniye Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan Trabzon Millet Bahçesi, 475 bin 391 metrekarelik alanıyla doğa, spor ve sosyal yaşamı bir araya getiriyor. Yürüyüş ve bisiklet yollarından spor sahalarına, çocuk oyun alanlarından sosyal tesislere kadar geniş imkânlar sunan millet bahçesi, yeni projelerle gelişmeye devam ediyor.

Trabzon Millet Bahçesi’nde 3 bin 490 metre yürüyüş yolu, 2 bin 60 metre bisiklet yolu ve 1.430 metre koşu parkuru bulunuyor. Yavuz Selim Tuncer Spor Tesisleri bünyesinde ise futbol ve antrenman sahaları sporculara hizmet veriyor. Ayrıca 5 ayrı çocuk oyun alanı, zen bahçesi, Ihlamur Kafe, piknik alanları ve sosyal tesisler vatandaşlara keyifli vakit geçirme imkânı sunuyor.

Değirmen Kafe ve Yeni Spor Sahaları

Millet bahçesine farklı bir değer katacak Değirmen Kafe’nin yapım çalışmaları hızla sürüyor. Geleneksel üretim sürecini ziyaretçilere sunacak olan kafe, taş duvarları, ahşap detayları ve değirmen çarkıyla yeni bir buluşma noktası olacak.

Ümraniye Belediyesi ayrıca Trabzon Millet Bahçesi’nde 2 yeni çok amaçlı saha ve 1 futbol sahasının yapımını sürdürüyor. Yeni sahaların tamamlanmasıyla özellikle çocuk ve gençlerin spora erişim imkânlarının artırılması hedefleniyor.

Yeni Projelerle Gelişmeye Devam

Millet bahçesinde cami, mescit, millet kıraathanesi, çeşmeler ve otopark gibi yeni donatılar yapılırken; 6 bin metrekarelik okçuluk tesisi ve 4 bin 610 metrekarelik hobi bahçesi projelendirme aşamasında.

Ümraniye Belediyesi, Trabzon Millet Bahçesi’ni doğa, spor ve sosyal yaşamın buluştuğu modern bir yaşam alanı olarak geliştirmeye devam ediyor.

 

 

 

 

#ÜmraniyeBelediyesi #TrabzonMilletBahçesi #DoğaVeSpor #SosyalYaşam #YeşilAlan #MilletBahçesi #Ümraniye #BelediyeHaberi #SporAlanları #ÇocukOyunAlanları #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity