Yazılar

DoubleTree Bodrum Işıl Club Yeni Sezona Merhaba Diyor

Bodrum’un en özel koylarından Torba’da yer alan DoubleTree by Hilton Bodrum Işıl Club Ultra All Inclusive Resort, 11 Nisan’da yeni sezon için kapılarını açıyor. Ege’nin turkuaz sularıyla çevrili tesis, ultra her şey dahil konsepti, doğayla uyumlu mimarisi ve ayrıcalıklı hizmet anlayışıyla hem yerli hem de yabancı misafirlerini ağırlamaya hazırlanıyor.

DoubleTree by Hilton Bodrum Işıl Club Ultra All Inclusive Resort

Denize sıfır konumda, mavi bayraklı plajıyla öne çıkan tesis; bahçe ve deniz manzaralı odalar, aile odaları ve süit seçenekleriyle konforlu bir tatil deneyimi sunuyor. Ferah yaşam alanları huzurlu bir atmosfer yaratırken, yenilenen Spa & Wellness uygulamaları misafirlere bedensel ve zihinsel yenilenme imkânı sağlıyor. Spor severler için basketbol, tenis, plaj voleybolu; su sporları tutkunları için ise kano, deniz bisikleti ve jet ski gibi alternatifler tatili daha da hareketli hale getiriyor.

Yeni sezonda tesis, gün boyuna yayılan aktiviteler ve akşam programlarıyla tatil deneyimini zenginleştiriyor. Sahil etkinlikleri, eğlenceli yarışmalar ve canlı performanslarla misafirler günün her saatinde farklı bir deneyim yaşıyor. Gün batımından sonra ise müzik, dans ve sürpriz etkinliklerle Işıl Club’ın akşam atmosferi hareketleniyor.

DoubleTree by Hilton Bodrum Işıl Club Ultra All Inclusive Resort

Çocuklar için hazırlanan Kids Club, yaş gruplarına özel atölyeler, sanat ve el işi etkinlikleriyle miniklere eğlenceli bir dünya sunuyor. Böylece aileler tatilin keyfini çıkarırken çocuklar da güvenli ve yaratıcı bir ortamda vakit geçiriyor.

Gastronomi tarafında ise yeni sezonda büyük bir yenilik var. Şef Kaan Yıldırım yönetimindeki mutfak ekibi, yerel lezzetleri modern yorumlarla buluşturuyor. Ana restoran Panorama, tematik akşamlarla dünya mutfaklarını tanıtırken; Skorpina A La Carte Restoran deniz ürünleri odaklı menüsüyle sahil atmosferinde keyifli akşam yemekleri sunuyor. POCO İtalyan mutfağının seçkin tatlarını şık bir ortamda servis ederken, Sunset Bar canlı performanslarıyla akşamların buluşma noktası olmaya devam ediyor.

DoubleTree by Hilton Bodrum Işıl Club Ultra All Inclusive Resort

Evcil hayvan dostu olan DoubleTree by Hilton Bodrum Işıl Club, Ege’nin doğal dokusuyla uyumlu atmosferi, yenilenen gastronomi deneyimleri ve zengin aktivite programıyla misafirlerini yeni sezonda da unutulmaz bir Bodrum tatiline davet ediyor.

DoubleTree by Hilton Bodrum Işıl Club Ultra All Inclusive Resort

#DoubleTreeBodrum #IşılClub #TorbaKoyu #BodrumTatili #YeniSezon #UltraAllInclusive #EgeDenizi #TatilKeyfi #SpaWellness #KidsClub #GastronomiDeneyimi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Bebek Sanat’ta “Suyla Oyun” Başladı

Sanatçı Eda Şarman, İstanbul’un tarihi sarnıçlarından yola çıkarak suyun şehir, doğa ve beden arasındaki dolaşımını yeniden düşündüren sergisi “Suyla Oyun” ile Bebek Sanat’ta sanatseverlerle buluşuyor.

İBB Kültür ve İBB Miras tarafından düzenlenen sergi, 13 Mart – 21 Haziran 2026 tarihleri arasında pazartesi hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. Şarman’ın 2023’te başlattığı projesinden doğan sergi, suyun kentleşme ile değişen işlevini ve gündelik yaşamda bıraktığı izleri görünür kılıyor.

Martıların, kedilerin ve kentin molozları arasından süzülen akışların eşlik ettiği eserler; suyun hem gündelik hem de tekinsiz yönlerini ortaya koyarken, izleyiciyi çok katmanlı bir deneyime davet ediyor.

Adres:Bebek Mah. Cevdet Paşa Cad. No: 71 Beşiktaş/İstanbul

 

#SuylaOyun #EdaŞarman #BebekSanat #ÇağdaşSanat #İstanbulSanat #İBBKültür #SanatHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Ela Excellence Resort Belek Yaz Sezonuna Hazır

Akdeniz’in eşsiz doğasıyla kişiselleştirilmiş lüksü buluşturan Ela Excellence Resort Belek, yeni sezonda misafirlerini çok katmanlı bir tatil deneyimine davet ediyor. Gastronomiden iyi yaşam ritüellerine, çocuklara özel keşif dünyasından sahil keyfine uzanan geniş yelpazesiyle resort, yaz boyunca dinlenme, keşif ve iyi hissetmenin birleştiği ayrıcalıklı bir buluşma noktası olacak.

“Mindful Feelwell Luxury” yaklaşımıyla şekillenen resort anlayışı, misafir deneyimini merkeze alıyor. Açık ve kapalı havuzlar, su sporları, özel plaj ve gün boyu süren eğlence programlarıyla tatil; dinlenme, hareket ve keşfin bir araya geldiği canlı bir yaz atmosferine dönüşüyor.

Ela Excellence Resort Belek’in gastronomi dünyası ise rafine lezzetlerle öne çıkıyor. Hayat Main Restaurant’ın yanı sıra yedi farklı a la carte restoran, Uzak Doğu’dan Akdeniz mutfağına uzanan özgün menüler sunuyor. Akari Teppanyaki Restaurant’ta şeflerin canlı performansları, La Perla’da deniz ürünleriyle buluşan rafine tatlar ve Galata Beach Club’ın sofistike atmosferi tatili unutulmaz kılıyor.

4500 metrekarelik ElaZen Health & Spa, doğal içerikli bakım ritüelleri ve kişiye özel wellness deneyimleriyle misafirlere bedensel ve zihinsel yenilenme fırsatı sunuyor. Çocuklar için Everland Kids World ise Montessori yaklaşımından ilham alan atölyeler, Robotics Coding, Little Chefs aktiviteleri ve sahne programlarıyla eğlence ve keşfi bir araya getiriyor.

Ela Excellence Resort Belek, farklı beklentilere uygun konaklama paketleriyle misafirlerine ayrıcalıklı seçenekler sunarken, sürdürülebilir kalite anlayışı ve yüksek hizmet standartlarıyla her sezon yenilenen bir resort deneyimi vadediyor.

#ElaExcellenceResort #Belek #AkdenizTatili #LüksDeneyim #TurizmHaberleri #MindfulLuxury #ElaZenSpa #EverlandKidsWorld #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Epilepsi ülkemizde yaklaşık bir milyon kişide görülüyor!

Halk arasında sara olarak bilinen epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani, geçici ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan ve tekrarlayıcı nöbetlerle seyreden bir hastalık. Dünya genelinde yaklaşık 50 milyon, Türkiye’de de yaklaşık bir milyon kişinin epilepsiyle yaşadığı bildiriliyor. Epilepsi her yaşta gelişebilen bir hastalık olsa da yaşamın erken ve geç dönemlerinde daha sık görülüyor. En riskli grupları 0-10 yaş arası çocuklar ile 65 yaş ve üzerindeki bireyler oluşturuyor. Epilepsi tedavi edilmediğinde eğitim ile iş hayatında kesintilere, sosyal izolasyona ve özgüven sorunlarına, nadiren de olsa hayatı tehdit edebilen tablolara yol açabiliyor. Ancak, son yıllarda tedavisinde yaşanan önemli gelişmeler sayesinde artık hastaların yaşam kalitesini düşüren bir sorun olmaktan çıkıyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy, günümüzde  epilepsi tedavisinde hedefin hastaların nöbet geçirmelerini önlemek ve normal bir yaşam sürmelerini sağlamak olduğunu belirterek, “Tedavide nöbetleri tamamen durdurmak veya sıklığı ile şiddetini azaltmak temel ilkemizdir. Doğru tedaviyle hastaların yüzde 70’inde nöbetler ilaç tedavisiyle tamamen kontrol altına alınabilirken, direnç gösteren 30’luk kısmı için cerrahi yöntemler ve epilepsi pili tedavisi gibi güçlü seçeneklerin olması büyük bir umut kaynağıdır” diyor.

Doç. Dr. Kemal Paksoy

Doç. Dr. Kemal Paksoy

Her iki hastadan birinde nedeni bilinmiyor!

Epilepsi hastalarının yaklaşık yarısında kesin bir nedeni tespit edilemiyor. Aile öyküsü ve spesifik gen mutasyonları ile beyin tümörleri gibi yapısal bozukluklar, belirlenen en yaygın nedenlerini oluşturuyor. Bunların yanı sıra kafa travmaları ile beyin ve beyin zarı iltihapları (menenjit ve ensefalit) serebrovasküler olaylar (inme ve beyin kanaması) ile metabolik etkenler (hipoglisemi) de epilepsiye yol açabiliyor.

Nöbet gelmeden önce sinyal verebiliyor!

Epilepsi belirtileri, beynin hangi bölgesinin etkilendiğine bağlı olarak çok geniş bir yelpazede değişebiliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy, bazı hastaların nöbetten hemen önce garip bir his yaşadıklarını anlatarak, “Yanık plastik kokusuna benzer bir koku, mide bulantısı veya yoğun bir korku hissi olabilir. Bunlar ‘haberci belirtiler’ olarak adlandırılır” diyor.  Bazı durumlarda bilincin tamamen kapanmayabileceğini ifade eden Doç. Dr. Kemal Paksoy, epilepsinin diğer belirtilerini şöyle açıklıyor: “Vücudun bir bölgesinde (el ve yüz gibi) seğirmeler, boşluğa bakma, çevreden kopma ve anlamsız hareketler gibi kısmi belirtiler gelişebilir. Yaygın belirtilerde ise bilinç kaybı eşlik eder. Vücudun aniden kaskatı kesilmesi ve ardından şiddetli sarsıntılar yaşanabilir. Bunların yanı sıra birkaç saniye süren ‘dalma atakları’ ve kas gücünün aniden kaybolmasıyla ‘yığılıp kalma’ şeklinde klinik belirtiler ortaya çıkabilir.”

İlaca dirençli nöbetlere “epilepsi pili”

Epilepsi tedavisinde hedef,  hastanın  nöbet geçirmesini önleyerek normal bir yaşam sürmesini sağlamak. Doç. Dr. Kemal Paksoy, günümüzde epilepsi tedavisinden oldukça başarılı sonuçlar elde edildiğini vurgulayarak, “Her 10 hastadan 7’sinde doğru tedaviyle nöbetler kontrol edilebilmektedir. Ayrıca, hastalar uzun yıllar nöbetsiz kaldıktan sonra doktor kontrolünde ilaçlarını bırakabilmekte ve hayatına nöbetsiz devam etmektedir” diyor. Ancak, ilaç tedavisi birçok hastada nöbetleri kontrol altına alabilse de bazı hastalar için bu yöntem yeterli olmuyor. İşte bu noktada toplumda “epilepsi pili” olarak bilinen ve Vagal Sinir Stimülasyonu olarak adlandırılan yöntem önemli bir alternatif tedavi seçeneği sunuyor.

Nöbet sıklığında en az yüzde 50 azalma! 

Vagal Sinir Stimülasyonu (VNS),  ilaç tedavisine yanıt vermeyen hastalarda nöbet kontrolünü sağlamak amacıyla başvurulan ileri düzey bir nöromodülasyon yöntemi. En az iki veya üç antiepileptik ilacın uygun dozda kullanılmasına rağmen nöbetlerin devam etmesi, nöbet odağının beynin kritik bir bölgesinde (konuşma veya hareket merkezi gibi) olması ve bu bölgenin ameliyatla çıkarılamaması durumunda tercih ediliyor. Epilepsi pili nöbetleri tamamen ortadan kaldırmasa da birçok hastada belirgin bir iyileşme sağlayabiliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy, epilepsi pili uygulanan yaklaşık her iki hastadan birinde nöbet sıklığında en az yüzde 50 oranında azalma sağlandığına işaret ederek,  “Bazı hastalarda ise nöbetler daha kısa sürmekte ve daha hafif geçmektedir. Bu yöntemin en ilginç özelliği ise etkisinin zamanla artmasıdır. İlk 3 ayda başarı oranı daha düşükken, birinci yılın sonunda hastaların yaklaşık yarısında yüzde 50 oranında iyileşme görülür. Beşinci yılın ardından bu oranlar yüzde 60-70 seviyelerine kadar çıkabilir. Hastaların yüzde 5-8’inde ise nöbetler tamamen kesilmektedir” diye konuşuyor.

Cerrahi işlemle vücuda yerleştiriliyor!

“Vagal Sinir Stümilasyonu, boyun bölgesinde yer alan vagus siniri üzerine yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla sinir sistemine belirli aralıklarla elektriksel uyarılar gönderilmesi prensibine dayanıyor. Bu uyarılar beyinde nöbet gelişiminden sorumlu olan bölgelerdeki anormal elektriksel aktivitenin düzenlenmesine destek oluyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy, epilepsi pilinin cerrahi işlemle vücuda yerleştirildiğini belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor:  “Önce göğüs bölgesinde küçük bir kesi açılır ve epilepsi pili köprücük kemiğinin altındaki bölgeye yerleştirilir. Daha sonra, cihazdan çıkan ince elektrotlar, boyundan açılan küçük bir kesiden, boyun bölgesinin sol tarafından geçen vagus sinirine bağlanır. Vagus siniri, beyinle vücudun pek çok bölgesi arasında iletişim sağlayan sinirlerden biri olarak bilinir. Göğüs bölgesine yerleştirilen cihaz belirli aralıklarla vagus sinirine elektriksel uyarılar gönderir. Bu uyarılar, beyindeki anormal elektriksel aktivitenin düzenlenmesine yardımcı olarak epilepsi nöbetlerinin sıklığını ve şiddetini azaltmayı amaçlar. Ardından cilt kapatılarak operasyon tamamlanır. Cihazın ayarları hekim tarafından hastanın nöbet sıklığına ve şiddetine göre programlanır.”

#Epilepsi #SaraHastalığı #EpilepsiPili #Nöroloji #SağlıkHaberleri #YaşamKalitesi #BeyinCerrahisi #KemalPaksoy #AcıbademHastanesi #İlacaDirençliEpilepsi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Bayramda Araç Kiralamada Güvenli Seçim Budget’tan

Ramazan Bayramı tatili yaklaşırken araç kiralamayı planlayanlar için güvenlik ve konfor ön plana çıkıyor. Türkiye’nin dinamik araç kiralama markası Budget, tatil döneminde sorunsuz bir deneyim için kritik ipuçlarını paylaştı.

Otokoç Otomotiv çatısı altında yaklaşık 20 yıldır faaliyet gösteren Budget, 35 ilde 58 ofisiyle hizmet veriyor. Marka, kurumsal firma seçiminin önemine dikkat çekerken, resmi dijital kanallar üzerinden yapılan rezervasyonların güvenliğini vurguluyor. Ayrıca, doğru araç tercihi, kapsamlı sigorta paketleri ve şeffaf teslim süreçlerinin tatil coşkusunu kesintisiz kılacağını belirtiyor.

Budget, bayram yoğunluğunda müşterilerine geniş araç seçenekleri, kullanıcı dostu dijital rezervasyon kanalları ve yaygın hizmet ağıyla destek sunuyor. Otokoç Otomotiv Kiralama ve 2. El İş Birimi Lideri Mert Atılgan, “Amacımız sorunsuz bir yolculuk deneyimi sunmak. Bayramda herkesin sevdiklerine güvenle kavuşması için tüm süreçlerimizi titizlikle yürütüyoruz” dedi.

 

#BudgetTürkiye #AraçKiralama #BayramYolculuğu #EkonomiHaberleri #OtokoçOtomotiv #GüvenliSeyahat #SorunsuzDeneyim #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Mercedes-Benz VLE: Van Segmentinde Elektrikli Devrim

Mercedes-Benz, tamamen elektrikli yeni modeli VLE ile van segmentinde yeni bir dönem başlatıyor. Grand Limousine konforunu geniş ve esnek bir yaşam alanıyla birleştiren VLE, yolculuğu yalnızca bir ulaşım deneyimi olmaktan çıkararak çok yönlü bir yaşam alanına dönüştürüyor.

Yeni Van Mimarisi üzerine geliştirilen VLE, ferah iç hacmi, esnek oturma düzeni ve 700 km’nin üzerindeki menziliyle hem günlük kullanım hem de uzun yolculuklar için ideal bir çözüm sunuyor. Mercedes-Benz Group AG CEO’su Ola Källenius, “Öncü ruhumuzla şekillendirilen bu model, alan ve konfor kavramlarını yeniden tanımlıyor. 700 km’den fazla menziliyle sınıfının lideri” sözleriyle VLE’nin önemini vurguladı.

Sky View panoramik cam tavan, ortam aydınlatması ve lounge hissi veren iç tasarım, yolculuğu konforlu ve davetkâr bir deneyime dönüştürüyor. Yeni nesil MBUX bilgi-eğlence sistemi ve yapay zekâ destekli dijital özellikler sayesinde araç içi deneyim daha akıllı ve kişisel hale geliyor. Arka bölümdeki panoramik ekran ise aracı sinema, oyun veya mobil ofise çevirebiliyor.

800 volt teknolojisi sayesinde VLE, yalnızca 15 dakikalık şarjla 355 km menzil kazanabiliyor. Tam şarjda 700 km’den fazla yol alabilen model, uzun yolculuklarda kesintisiz bir deneyim sunuyor.

Mercedes-Benz VLE, modern mobilitenin gereksinimlerini karşılayan yenilikçi tasarımıyla elektrikli otomobil dünyasında yeni bir sayfa açıyor.

#MercedesBenz #VLE #ElektrikliAraç #Otomotiv #Mobilite #Teknoloji #Konfor #Yenilik #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Böbrek taşı böbrek kaybına neden olabilir!

Ülkemizde son yıllarda böbrek taşından şikayet edenlerin sayısı hızla artıyor. Genetik yatkınlığın yanı sıra, yetersiz su tüketimi, aşırı tuzlu ve protein ağırlıklı beslenme, hareketsiz yaşam tarzı, obezite ve bilinçsiz takviye kullanımı gibi etkenlerin de böbrek taşının görülme sıklığında artışa neden olduğunu belirten Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Caner Baran “Böbrek taşı geçici bir ağrı problemi değildir, doğru takip edilmediğinde kalıcı böbrek hasarına neden olabilir. Erken tanı ve bilinçli takip ile böbrek kaybı önlenebilir. Ancak sağlıksız yaşam alışkanlıklarının yanı sıra toplumda doğru sanılan bazı yanlış bilgiler de ne yazık ki böbreklerimize büyük zarar veriyor hatta böbreklerin zamanla kaybedilmesine yol açabiliyor” diyor. Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Baran, 12 Mart Dünya Böbrek Günü kapsamında yaptığı açıklamada toplumda doğru sanılan 10 yanlışı ve doğrularını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Doç. Dr. Caner Baran

Doç. Dr. Caner Baran

  • Böbrek taşı sadece şiddetli ağrı yaparsa tehlikelidir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Ağrısız taşlar da böbreğe zarar verebilir. Sessiz taşlar hiç ağrı yapmadan zamanla böbrek fonksiyonunu bozabilir. Hatta staghorn (geyik boynuzu) tipindeki taşlar sessizce büyük boyutlara ulaşıp böbreklerde kalıcı hasara neden olabilir. Bu nedenle düzenli takip önemlidir.

  • Bira içmek böbrek taşını düşürür: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Toplumda yaygın olan bu inanış bilimsel olarak doğru olmadığı gibi tehlikelidir. Taş tedavisinde bira vb hiçbir alkolün yeri yoktur. Bira sıvı içerdiği için idrar miktarını geçici olarak artırabilir ancak içeriğindeki alkol vücudu susuz bırakabilir ve böbrek sağlığını olumsuz etkiler. Ayrıca alkol bazı taş türlerinde (özellikle ürik asit taşlarında) risk faktörlerini artırabilir. Su en doğru tercihtir.

  • Taş varsa mutlaka şiddetli ağrı yapar: YANLIŞ!

 DOĞRUSU: Her taş ağrı yapmaz; sessiz taşlar da takip edilmelidir. Böbrekte sabit duran ve idrar kanallarında tıkanıklığa neden olmayan taşlar çoğu zaman hiç belirti vermeyebilir.

  • Bol su içmek tüm taşları düşürür: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Az su içmek böbrek taşı riskini artırır ama böbrek taşı oluşumunda genetik, beslenme alışkanlıkları ve metabolik faktörler de etkilidir. Bol su içmek tüm taşları düşürmez. Küçük taşların düşmesine yardımcı olabilir ama taş boyutu büyüdükçe taşın düşmesi zorlaşır. Sıvı tüketimi destekleyicidir ancak taşın boyutu ve yeri tedavi yöntemini belirler.

  • Tüm taşlar kendiliğinden düşer: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Caner Baran “Büyük taşların idrar kanalından geçmesi mümkün olmadığı için genellikle müdahale gerektirir. Bazı taşlar özellikle 5-6 mm’den büyük olanlara cerrahi ya da girişimsel tedavi yapılması zorunludur” diyor.

  • Taş ağrısı geçti ise taş kesin düşmüştür: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Taş ağrısı genellikle idrar kanalının bir yerinde tıkanıklığa bağlı idrar akımının durmasından kaynaklanır. Taş yer değiştirdiğinde veya idrar yolundaki tıkanıklık azaldığında ağrı geçebilir. Ancak bu, taşın düştüğü anlamına gelmez; görüntülemeyle doğrulanmalıdır.

  • Taş kırdırmak böbreğe zarar verir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Doğru hasta seçimi ile uygulanan tedaviler böbreğe kalıcı zarar vermez. Uygun hastada yapılan taş kırma işlemi güvenlidir.

  • Taş ameliyatı açık cerrahidir ve çok zordur: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Günümüzde çoğu taş kapalı (endoskopik/lazer) yöntemlerle tedavi edilir. Açık cerrahi uygulamaları neredeyse hiç kullanılmamaktadır. Endoskopik ameliyatlar hastaların normal hayata hızlıca dönmelerini çok kolaylaştırır. Modern taş cerrahisi minimal invazivdir ve iyileşme süresi kısadır.

  • Bir kez taş düşürdüm/ ameliyat oldum tekrar taş oluşmaz: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Taşı düşürmek sürecin sonu değil, başlangıcıdır. Taşın içeriği analiz edilmeden ve metabolik değerlendirme yapılmadan tekrar riskini azaltmak mümkün değildir. Taş analizi, 24 saatlik idrar incelemesi ve gerekli kan testleri ile kişiye özel önleyici plan yapılmalıdır. Ameliyat da mevcut taşı temizler ancak yeni taş oluşumunu engellemez. Ameliyat sonrası metabolik değerlendirme ve yaşam tarzı düzenlemesi gerekir.

  • Bitkisel ürün kullandım, taşım hemen eriyip düştü: YANLIŞ! 

DOĞRUSU: Böbreklerdeki taşları hızlı bir şekilde, direkt olarak eriten herhangi bir tedavi (bitkisel ya da medikal) olmadığını belirten Doç. Dr. Baran şöyle konuşuyor: “Halk arasında sıkça önerilen bitkisel ürünlerin böbrek taşını erittiğine dair güçlü bilimsel kanıt yoktur. Bu ürünler “doğal” olarak pazarlansa da içerikleri standart değildir ve yüksek miktarda tüketildiklerinde; mide-bağırsak sorunlarına, elektrolit dengesizliklerine, karaciğer veya böbrek üzerinde yük artışına, tansiyon değişikliklerine neden olabilirler. Böbrek taşı tedavisi ve önlenmesi bilimsel değerlendirme ile planlanmalıdır” diyor.

#BöbrekTaşı #DünyaBöbrekGünü #Sağlık #Üroloji #ErkenTanı #BöbrekSağlığı #YanlışBilgiler #DoğruTakip #SağlıklıYaşam #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Blender mı, Katı Meyve Sıkacağı mı? Artık İkisi Bir Arada

Premium mutfak markalarını Türkiye’de kullanıcılarla buluşturan Enplus, bahara “Tazelen Yenilen” temasıyla güçlü bir başlangıç yapıyor. Bu sezon mutfaklara kazandırılan Sage The 3X Bluicer Pro, blender ve katı meyve sıkacağı özelliklerini tek gövdede birleştirerek çok fonksiyonlu bir çözüm sunuyor.

1350 W motor gücü ve 10 farklı hız ayarıyla yumuşak meyvelerden sert sebzelere kadar tüm malzemeleri zahmetsizce işleyen cihaz, smoothie’lerden yeşil detoks içeceklerine, taze meyve sularından buzlu karışımlara kadar geniş bir kullanım alanı sağlıyor. 5 önceden programlanmış tek dokunuş seçeneği ise her kullanımda dengeli ve pürüzsüz sonuç elde etmeyi kolaylaştırıyor.

Cold Spin teknolojisi, besin değerini koruyarak daha canlı ve taze içecekler hazırlanmasına yardımcı oluyor. 88 mm geniş besleme kanalı sayesinde meyve ve sebzeler bütün olarak işlenebiliyor; hazırlık süresi minimuma inerken 3 litrelik kapasite kalabalık sofralar için ideal bir çözüm sunuyor.

Fırçalanmış paslanmaz çelik gövdesiyle modern mutfaklara estetik bir uyum sağlayan Sage The 3X Bluicer Pro, kompakt tasarımıyla yer tasarrufu da sağlıyor. Enplus, baharla birlikte mutfakları yalnızca yemek hazırlanan alanlar olmaktan çıkararak sağlıklı, yaratıcı ve kişiselleştirilmiş içeceklerin hazırlandığı keyifli bir deneyim alanına dönüştürüyor.

#Enplus #SageBluicerPro #MutfakTrendleri #ColdSpin #Blender #MeyveSıkacağı #BahardaTazelen #GurmeLezzet #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Samsung Galaxy S26 ile Çok Katmanlı Güvenlik

Son dönemde küresel ölçekte gündeme gelen siber güvenlik tartışmaları, mobil ekosistemlerde çok katmanlı koruma yaklaşımının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Samsung Electronics, üçüncü nesil Galaxy S26 serisi ile mobil güvenlik mimarisini ileri taşıyarak kullanıcıların verilerini donanım, işletim sistemi ve uygulama seviyesinde koruyan entegre bir güvenlik yaklaşımı sunuyor.

Yeni Galaxy S26 serisinin merkezinde yer alan Samsung Knox platformu, cihazın açılış anından itibaren çalışan donanım tabanlı koruma mimarisiyle öne çıkıyor. Secure boot ve sistem bütünlüğü doğrulama mekanizmaları sayesinde yazılım zinciri sürekli kontrol altında tutuluyor, potansiyel tehditler erken aşamada tespit edilerek sistem seviyesinde müdahale edilebiliyor.

Seride geliştirilen Knox Vault teknolojisi, biyometrik veriler, şifreler ve kriptografik anahtarlar gibi hassas bilgileri ana işletim sisteminden tamamen izole edilmiş güvenli bir işlem ortamında koruyor. Bu mimari, olası yazılım saldırıları karşısında kritik verilerin güvenliğini güçlendiriyor.

Samsung ayrıca cihaz içi güvenlik sistemleriyle gerçek zamanlı koruma sunuyor. Sistem bütünlüğü sürekli analiz edilerek şüpheli davranışlar tespit ediliyor, yetkisiz erişim girişimleri engelleniyor ve otomatik savunma mekanizmaları devreye giriyor.

Galaxy S26 serisinin dikkat çeken bir diğer yeniliği ise Privacy Display teknolojisi. Dünyada ilk kez mobil cihazlarda yerleşik olarak sunulan bu özellik, ekranın yan, üst ve alt açılardan görünmesini zorlaştırarak kullanıcı verilerini çevresel bakışlara karşı koruyor. Özellikle toplu taşıma, kafe veya açık ofis gibi kalabalık ortamlarda hassas verilerin korunmasına yardımcı olan bu teknoloji, kullanıcıya ekran görünürlüğü üzerinde tam kontrol sağlıyor.

Samsung, güvenliği cihaz mimarisinin ayrılmaz bir parçası olarak ele alarak mobil güvenlikte yeni bir standart belirliyor. Galaxy S26 serisi, donanım tabanlı güvenlikten gizlilik ekranına kadar çok katmanlı koruma yaklaşımıyla mobil dünyada güvenliği yeniden tanımlıyor.

#SamsungGalaxyS26 #SamsungKnox #KnoxVault #PrivacyDisplay #MobilGüvenlik #SiberGüvenlik #Teknoloji #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Geleceğin Kadın Şefleri” Projesi Başladı

Gastronomi dünyasında kapsayıcı ve eşitlikçi bir çalışma kültürü oluşturmayı odağına alan BigChefs, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında kadınların iş hayatındaki temsiline yönelik yeni kurumsal taahhütlerini duyurdu. Şirket, kadın çalışan oranını 2030 yılına kadar %45’e yükseltmeyi hedefliyor. Bu hedef, yalnızca istihdam rakamlarını artırmayı değil, aynı zamanda kadınların liderlik pozisyonlarında daha güçlü şekilde temsil edilmesini de içeriyor.

Bugün franchise’lar dahil toplam çalışanların %35’i kadınlardan oluşurken, üst düzey yöneticilerin %33’ü kadın liderlerden meydana geliyor. Mutfak operasyonlarında ise %50 kadın çalışan oranıyla şirket içinde en yüksek kadın temsili dikkat çekiyor. BigChefs, bu oranları daha ileri taşımak için yeni işe alım politikaları, kariyer gelişim programları ve kapsayıcı insan kaynakları uygulamalarını devreye alıyor.

Toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen küresel girişimlerden United Nations Global Compact (UNGC) üyesi olan BigChefs, “Kadının Güçlenmesi Prensipleri”ni (WEPs) imzalayarak kurumsal taahhüdünü resmileştirdi. CEO Altan Kosova tarafından imzalanan destek beyanı, şirketin eşitlik konusundaki kararlılığını uluslararası platformda görünür hale getirdi.

Çalışanların fiziksel ve duygusal iyi oluşunu desteklemek amacıyla MultiSport programı, genişletilen sağlık hizmetleri ve Meditopia Çalışan Destek Platformu devreye alınıyor. Bu platform, psikolog, diyetisyen, aile danışmanı, fizyoterapist ve çocuk-ergen terapistleri gibi uzmanlardan destek alma imkânı sunuyor. Kadın çalışanların hayatlarının farklı dönemlerinde ihtiyaç duyabilecekleri bebek uyku sağlığı ve emzirme danışmanlığı gibi hizmetler de bu kapsamda yer alıyor. Böylece çalışanlara yalnızca iş hayatında değil, günlük yaşamlarında da destek sağlayan bütünsel bir yaklaşım benimsendi.

BigChefs’in toplumsal cinsiyet eşitliği yaklaşımı kurum içi politikalarla sınırlı kalmıyor. Şirket aynı zamanda gastronomi sektöründe kadınların gelecekte daha güçlü temsil edilmesini destekleyen sosyal sorumluluk projelerine yatırım yapıyor. Bu kapsamda başlatılan “Geleceğin Kadın Şefleri” projesi, genç kadınların gastronomi alanında eğitim görmelerine ve sektörde daha güçlü şekilde yer almalarına katkı sağlamayı amaçlıyor. İlk adım olarak Türk Eğitim Vakfı (TEV) bünyesinde oluşturulan proje fonuna bağış yapıldı.

BigChefs Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Gamze Cizreli, kadınların iş hayatındaki rolüne ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Kadınların iş hayatındaki varlığı yalnızca bir temsil meselesi değil; kurumların kültürünü, üretim biçimini ve geleceğini şekillendiren bir güç. BigChefs’i kurarken de bugün büyütürken de kadınların emeğinin ve bakış açısının işimizin merkezinde olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle hem kurum içinde kadın istihdamını artırmaya yönelik somut hedefler koyuyor hem de genç kadınların eğitimine destek vererek geleceğin kadın şeflerinin ve liderlerinin yetişmesine katkı sunmayı önemsiyoruz.”

 

#BigChefs #KadınlarGünü #ToplumsalCinsiyetEşitliği #GıdaEkonomisi #KadınŞefler #WEPs #UNGC #Kadınİstihdamı #Gastronomi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity