Yazılar

10-20 Yıl Sonra Nasıl Bir Kadın Olmak İstiyorsunuz?

Günümüzde yaşam süresinin uzamasıyla birlikte, kadınların hayatında yeni bir dönemin kapısını aralayan menopozu iyi hissederek, güçlü, fit ve zinde geçirmek büyük önem taşıyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Parvana Seyidova “Menopoz yalnızca hormonların değiştiği bir dönem değil, kadının bedenini yeniden tanıdığı, ihtiyaçlarını yeniden keşfettiği ve gelecekte nasıl yaş almak istediğine bugünden karar verdiği yeni bir yaşam evresidir. Bu dönemde hedef; sadece sıcak basmalarını azaltmak, uyku problemlerini çözmek veya kilo kontrolünü sağlamakla sınırlı kalmamalı. Asıl hedef; kaslarımızı, kemiklerimizi, kalbimizi, beynimizi ve ruhsal iyilik halimizi birlikte koruyarak sağlıklı, güçlü, hareketli ve kaliteli bir yaşam sürmek olmalı”  diyor. Dr. Seyidova menopozda fit ve zinde olmanın basit ama etkili 7 yolunu anlattı; bu süreci ‘ikinci bahar’a çevirmek için mutlaka yanıtlanması gereken kritik soruyu açıkladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Parvana Seyidova

Dr. Parvana Seyidova

Kaslarınıza yatırım yapın

Menopoz döneminde en önemli konulardan biri kas sağlığıdır. Yaşla ve hormonal değişimlerle birlikte kas kütlesinde ve gücünde azalma görülebilir. Oysa kaslarımız yalnızca bedenimizi şekillendirmez; metabolik sağlığımızı, insülin duyarlılığımızı, dengemizi, kemiklerimizi ve ileri yaşlardaki bağımsızlığımızı da destekler. Bu nedenle yürüyüş çok kıymetli olsa da tek başına yeterli olmayabilir. Haftalık yaşam düzeninize mutlaka kuvvet ve direnç egzersizlerini ekleyin. Güçlü ve zinde olmak, tartıdaki rakamdan çok daha önemli.

⁠Kemiklerinizi geleceğiniz gibi koruyun

Menopoz sonrası östrojen seviyelerinin azalmasıyla kemik kaybı hızlanabilir. Bu nedenle kemik sağlığını menopozun ilk yıllarından itibaren korumak çok değerlidir. Ağırlık taşıyan egzersizler, direnç çalışmaları, yeterli protein ve dengeli beslenme temel yaklaşımımız olmalı. Kalsiyum ve D vitamini gereksinimi ise her kadının bireysel özelliklerine göre değerlendirilmelidir. Gerekli durumlarda kemik mineral yoğunluğu ölçümü ve osteoporoz açısından kişisel risk değerlendirmesi yapılmalıdır. Çünkü güçlü kemikler, ileri yaşlarda özgürce hareket edebilmenin temelidir.

⁠Metabolizmanızı aç bırakmayın, doğru besleyin

Menopoz döneminde vücut kompozisyonu değişebilir ve özellikle karın çevresinde yağlanma eğilimi artabilir. Burada çözüm sürekli daha az yemek değildir. Benim yaklaşımım; bedeni aç bırakmak yerine doğru beslemektir. Yeterli ve kaliteli protein, rengarenk sebzeler, liften zengin besinler, sağlıklı yağlar ve mümkün olduğunca az işlenmiş gıdalar günlük beslenmenin temelini oluşturmalıdır. Beslenme planı yalnızca kilo vermeyi değil; kasları, bağırsak mikrobiyotasını, kan şekeri dengesini, kalp-damar sağlığını ve enerjiyi desteklemelidir. Amaç, “diyet yapmak” değil, bedeni uzun ve sağlıklı bir yaşama hazırlamaktır.

⁠Uykunuzu lüks değil, tedavinin bir parçası olarak görün.

Menopoz döneminde uykuya dalmakta güçlük, gece uyanmaları veya sıcak basmalarına bağlı uyku bölünmeleri sık görülebilir. Oysa kaliteli uyku; sağlıklı yaş alma ve zinde, uzun yaşam için vazgeçilmez bir unsurdur. Çünkü bedenin kendini yenilediği en kıymetli zamanlardan biri uykudur. Hormonal ve metabolik dengeden iştah kontrolüne, bağışıklık sisteminden zihinsel performansa kadar birçok süreci etkiler. Düzenli uyku saatleri, akşam ışığının azaltılması, geç saatlerde ağır yemek ve aşırı kafeinden kaçınmak gibi küçük değişiklikler bile önemlidir.

⁠Ruhunuzu da bedeniniz kadar önemseyin

Sağlıklı yaş almak yalnızca laboratuvar sonuçlarından ibaret değildir. Bir kadının kendini nasıl hissettiği, hayattan ne kadar keyif aldığı, sosyal ilişkileri, stres düzeyi ve kendisine ayırdığı zaman da iyilik halinin bir parçasıdır. Yoga, meditasyon, nefes çalışmaları, doğada yürüyüş, sevdiğimiz insanlarla zaman geçirmek, yeni şeyler öğrenmek ve bazen yalnızca kendimizle kalabilmek. Bunların hepsi sağlıklı yaş alma yolculuğunun parçalarıdır. Bedenimize gösterdiğimiz özeni ruhumuza da göstermeliyiz.

 ⁠Menopoz planınız size özel olsun

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Parvana Seyidova, her kadının menopoz hikayesinin farklı olduğunu, bu nedenle herkese aynı vitaminleri, aynı beslenme programını veya aynı hormon yaklaşımını uygulamanın doğru olmadığını belirterek şöyle konuşuyor: “Menopoz değerlendirmesinde semptomların yanında; kalp-damar ve metabolik riskler, kemik sağlığı, kas kütlesi ve gücü, uyku, ruhsal iyilik hali, cinsel sağlık ve yaşam tarzı birlikte ele alınmalıdır. Uygun kadınlarda menopoz hormon tedavisi de yaş, menopozdan geçen süre, belirtiler, kişisel ve ailesel riskler dikkate alınarak hekimle birlikte bireysel olarak değerlendirilmelidir.”

Bu soruyu mutlaka sorun: 10-20 yıl sonra nasıl bir kadın olmak istiyorsunuz?

Menopozu ikinci bahara çevirmek için her kadının mutlaka kendine sorması gereken tek bir soru olduğunu vurguyan Dr. Seyidova, bu soruyu şöyle açıklıyor: “10–20 yıl sonra nasıl bir kadın olmak istiyorsunuz? Güçlü mü? Enerjik mi? Hareketli mi? Bağımsız mı? Hayatın içinde ve kendisiyle barışık mı? İşte ruhsal, zihinsel ve bedensel açıdan sağlıklı ve zinde olmak, sağlıklı yaş almak tam olarak burada başlıyor.”

 

#Menopoz #İkinciBahar #SağlıklıYaşam #ZindeKal #KadınSağlığı #FitKadın #MenopozdaYaşam #SağlıkveEnerji #YaşAlmak #GüçlüKadın #KasSağlığı #KemikSağlığı #DoğruBeslenme #KaliteliUyku #Ruhsalİyilik #SağlıklıYaşlanma #Kadınlarİçin #Hayatınİçinde #BağımsızKadın #EnerjikYaşam

Dünyanın İçki Kültürlerinde Kaçınmanız Gerekenler

 

Seyahat ederken yerel içki kültürünü bilmek, hem saygı göstermek hem de yanlış anlaşılmalardan kaçınmak için önemlidir. Her ülkenin kendine özgü içki adabı vardır ve bu kuralları bilmeden hareket etmek, sizi garip bir duruma düşürebilir. İşte yurt dışında sıkça yapılan 7 içki hatası:

Öğleden Sonra Kapuçino – İtalya

İtalya’da kapuçino sabah içeceği olarak kabul edilir. Saat 11’den sonra kapuçino sipariş etmek hoş karşılanmaz. Bunun yerine espresso veya macchiato tercih edilmelidir.

Kadehleri Tokuşturmak – Macaristan

Macaristan’da bira bardaklarını tokuşturmak geleneksel olarak hoş karşılanmaz. Bu alışkanlık, 1849’daki Avusturya zaferiyle ilişkilendirilir. Şarap veya kokteyl için sorun olmasa da, bira içerken bardak tokuşturmayın.

Kendi İçkinizi Doldurmak – Japonya ve Güney Kore

Bu ülkelerde kendi içkinizi doldurmak görgü kurallarına aykırıdır. Başkalarının sizin için doldurmasını beklemeli, siz de onların içkilerini doldurmalısınız. Güney Kore’de yaşlılarla içki içerken iki elle tutmak ve yudum alırken vücudu çevirmek saygı göstergesidir.

Göz Teması Kurmamak – Danimarka ve Almanya

Kadeh kaldırırken göz temasını kesmek görgü kurallarına aykırıdır. Almanya’da bu kurala uymayanların uğursuzluk yaşayacağına dair bir inanış vardır.

Yarı Dolu Bardak – Rusya

Rusya’da votka kültürü çok güçlüdür. İçkinizi tek seferde bitirmek gerekir; yarı dolu bardak masada bırakılmaz. Ayrıca boş şişeler masaya değil yere konur.

Arkadaşlara İçki Ismarlamamak – İrlanda ve Avustralya

Bu ülkelerde içki içmek sosyal bir paylaşım kültürüdür. Pub’da sadece kendinize içki almak hoş karşılanmaz; grubunuza da ısmarlamanız gerekir. Geleneksel olarak herkes sırayla içki ısmarlar.

Büyüklere Saygısızlık – Çin

Çin’de içki kültürü saygı üzerine kuruludur. Kadeh tokuştururken kendi kadehinizi büyüğün kadehinden daha yükseğe kaldırmamalısınız. Ayrıca kadeh kaldırmaya en yaşlı kişiden başlamak gerekir.

 

 

 

#İçkiKültürü #Seyahatİpuçları #YurtDışıAdabı #İtalyaKahve #MacaristanBira #JaponyaSake #RusyaVotka #İrlandaPub #ÇinİçkiKültürü #Turizm

Yurt Dışı Seyahatlerde Kaçınmanız Gereken Yemek Hatası

Her ülkenin yemek kültürü kendine özgü kurallara sahiptir. Bir ülkede kibar veya normal kabul edilen davranış, başka bir ülkede görgüsüzlük olarak algılanabilir. Seyahat ederken bu kuralları bilmek, hem saygı göstermek hem de yanlış anlaşılmalardan kaçınmak için önemlidir. İşte yurt dışında sıkça yapılan 7 yemek hatası:

Artık Yemek İstemek – İtalya

İtalya’da restoranlarda paket servis kabı istemek uzun süre görgüsüzlük olarak kabul edilmiştir. Günümüzde gıda israfına karşı daha kabul edilebilir olsa da, küçük porsiyon sipariş etmek daha İtalyan usulüdür. Ayrıca öğleden sonra kapuçino içmek veya ekmeği zeytinyağına batırmak da turist davranışı olarak görülür.

Sol El Kullanmak – Orta Doğu

Müslüman kültüründe sol el kirli kabul edilir. Bu nedenle yemek yerken, içecek alırken veya tokalaşırken sağ elinizi kullanmanız gerekir. Sağ elinizi kullanamayacak bir durum varsa, kibarca açıklama yapmak önemlidir.

Tabağı Bitirmek veya Bırakmak – Çin ve Hindistan

Çin’de tabağınızı tamamen bitirmek, ev sahibinin size yeterince yemek vermediği anlamına gelir. Hindistan’da ise tam tersi; tabağınızı temiz bırakmak saygı göstergesidir. Bu nedenle bulunduğunuz ülkenin kültürüne göre davranmalısınız.

Bahşiş Vermek – Avrupa ve Asya

ABD’de yaygın olan %20 bahşiş kültürü birçok ülkede hoş karşılanmaz. Avrupa’da genellikle küçük para üstünü bırakmak yeterlidir. Aşırı bahşiş vermek yerel ekonomiyi bozabileceği için yerel kurallara uymak gerekir.

Sokakta Yemek Yemek – Japonya ve Fransa

Yürürken yemek yemek Japonya ve Fransa’da görgüsüzlük olarak kabul edilir. Singapur’da ise yiyecek ambalajlarını çöpe atmamak ağır cezalara yol açabilir. Sokak lezzetlerini deneyin ama onları doğru şekilde tüketin.

Çatal Kullanımı – Tayland

Tayland’da çatal, yemeği kaşığa yönlendirmek için kullanılır. Çatalı doğrudan ağza götürmek görgü kurallarına aykırıdır. Bu küçük ayrıntı, yerel kültüre saygı göstermenizi sağlar.

 Yerel Lezzetleri Küçümsemek

Başka bir ülkenin yemeklerini küçümsemek büyük bir görgü hatasıdır. Çekirge, durian veya tofu gibi yiyecekleri denemek istemeseniz bile, hakaret etmekten kaçının. Kibar davranmak her zaman en doğru yoldur.

 

 

#YemekKültürü #Seyahatİpuçları #YurtDışıAdabı #İtalyaYemek #ÇinKültürü #HindistanYemek #TaylandAdabı #FransaYemekKültürü #Turizm #SeyahatRehberi

Uçak Yolculuğunda Vücudunuzda Neler Oluyor?

Uçak yolculukları yeni yerler keşfetmenin en keyifli yollarından biri olsa da, uzun süre yüksek irtifada seyahat etmek vücudumuzda bazı ilginç ve bazen rahatsız edici etkiler yaratır. Bu etkileri bilmek, yolculuğunuzu daha konforlu hale getirmenize yardımcı olabilir. İşte uçakta vücudunuzda meydana gelen 5 garip etki:

 

       1.Dehidratasyon

Uçak kabinindeki hava nemi oldukça düşüktür. Bu durum kuru cilt, dudak çatlaması ve tat alma duyusunda azalmaya yol açar. Bol su içmek, nemlendirici kullanmak ve göz damlası gibi küçük önlemler almak bu etkileri azaltır.

  1. Basınç Dengesizlikleri

Kalkış ve iniş sırasında kulaklarda rahatsızlık hissi oluşur. Bu durum, orta kulaktaki basınç ile kabin basıncı arasındaki farktan kaynaklanır. Yutkunmak, sakız çiğnemek veya burnu kapatıp nefes vermek basıncı dengelemeye yardımcı olur.

  1. Jet Lag

Uzun mesafeli uçuşlarda zaman dilimi değişiklikleri uyku düzenini bozar. Jet lag, yorgunluk ve konsantrasyon kaybına neden olabilir. Yeni zaman dilimine hızlı uyum sağlamak, su içmek ve alkol/kafeinden uzak durmak bu etkiyi azaltır.

  1. Derin Ven Trombozu (DVT)

Uzun süre hareketsiz oturmak kan dolaşımını yavaşlatır ve nadiren de olsa kan pıhtılarına yol açabilir. Kabin içinde yürümek, bacak egzersizleri yapmak ve kompresyon çorapları kullanmak riski azaltır.

  1. Tat Alma Duyusunun Körelmesi

Yüksek irtifa ve düşük nem, tat alma duyusunu zayıflatır. Araştırmalara göre tuzlu ve tatlı tatların algısı %20’ye kadar azalır. Bu nedenle uçak yemekleri genellikle daha fazla baharatla hazırlanır.

 

 

#UçakYolculuğu #SeyahatSağlığı #JetLag #UçaktaSağlık #Dehidratasyon #Uçuşİpuçları #SeyahatRehberi #UçaktaKonfor #SağlıklıSeyahat

Otelde En Güvenli Katlar Hangileri?

Seyahat ederken güvenlik, konfor kadar önemli bir unsur. Tatil veya iş seyahati için konakladığınız otelde odanızın bulunduğu kat, düşündüğünüzden daha fazla güvenlik riskini etkileyebilir. Hırsızlık, yangın, deprem gibi olası senaryolar göz önünde bulundurulduğunda, doğru kat seçimi seyahatinizi daha güvenli hale getirebilir.

Alt Katlar ve Hırsızlık Riski

Alt katlar, sokağa veya otoparka doğrudan erişim sağladığı için hırsızlık açısından daha savunmasızdır. Amerikan Otel ve Konaklama Birliği’nin raporuna göre otel odalarında yaşanan hırsızlık vakalarının büyük kısmı alt katlarda gerçekleşiyor. Bu nedenle özellikle birinci ve ikinci katlarda konaklamaktan kaçınmak, güvenlik açısından daha doğru bir tercih olacaktır.

Yangın Durumunda Tahliye
Yüksek katlar manzara açısından cazip olsa da yangın sırasında tahliye süresini uzatabilir. İtfaiye merdivenlerinin erişim sınırı genellikle 75-135 feet arasındadır. Bu nedenle çok yüksek katlarda kalmak tahliye sürecini zorlaştırabilir. Zemin kat güvenlik açısından uygun olmasa da orta katlar, hem hızlı tahliye hem de güvenlik açısından daha dengeli bir tercih sunar.

Deprem Senaryosu
Deprem sırasında alt katlar üst katların ağırlığı altında zarar görebilir, üst katlar ise artçı şoklarda risk taşıyabilir. Bu nedenle orta katlarda konaklamak daha güvenli bir seçenek olarak öne çıkıyor. Ayrıca, odanızdan çıkış yollarını önceden belirlemek ve deprem tatbikatlarına aşina olmak da güvenliğinizi artırır.

Genel Öneri: 3-6. Katlar
Seyahat güvenliği uzmanlarına göre en güvenli katlar 3 ila 6. katlar arasındadır. Bu katlar, hırsızlık riskini azaltırken yangın ve deprem gibi durumlarda tahliye sürecini kolaylaştırır. Rezervasyon sırasında bu katlarda oda talep etmek, seyahatinizi daha güvenli hale getirecektir.
Proaktif Olun
Otel rezervasyonunuzu doğrudan otelden yapmak, oda seçimi konusunda daha fazla esneklik sağlar. Resepsiyonla önceden iletişime geçmek ve giriş işlemlerinde erken davranmak, istediğiniz katta oda bulma şansınızı artırır. Ayrıca, odanızda kendinizi güvende hissetmediğinizde alternatif talep etmekten çekinmeyin.

 

 

#OtelGüvenliği #Seyahatİpuçları #GüvenliKonaklama #OtelKatları #Turizm #SeyahatGüvenliği #OtelRezervasyonu #TatildeGüvenlik #SeyahatRehberi

Türk Misafirperverliği Havalimanı Deneyimine Taşınıyor

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, yolcu deneyimini güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği “Sen Varsan ISG” Türk Misafirperverliği Eğitim Programı ile ortak hizmet kültürü oluşturuyor.

Temmuz ayında başlayan eğitimler, yolcularla doğrudan temas eden çalışanların iletişim, empati, çözüm odaklı yaklaşım ve zorlayıcı durum yönetimi yetkinliklerini geliştirmeye odaklanıyor. Güvenlikten bagaja, yeme-içme alanlarından pasaport ve biniş noktalarına kadar tüm temas noktalarını kapsayan program, saha operasyonlarında yaşanan gerçek senaryolar üzerinden vaka analizleri ve simülasyonlarla yürütülüyor.

Türk Misafirperverliği ile Ortak Hizmet Kültürü

“Sen Varsan ISG” yaklaşımı, hizmet kalitesini bireysel sorumlulukla birleştirerek çalışanları kültürün gerçek sahibi haline getiriyor. Eğitimlerde Türk misafirperverliği odağıyla empati, aktif dinleme ve kriz yönetimi becerileri öne çıkarılıyor. Bugüne kadar 500 çalışana verilen eğitimlerin, önümüzdeki dönemde yaklaşık 2 bin kişiye ulaşması hedefleniyor.

Kapsayıcı Yaklaşım

Program kapsamında özel gereksinimli yolcular için “Sevgi Rozeti” uygulaması hayata geçirildi. Bu rozet sayesinde terminal çalışanları özel gereksinimli misafirleri daha kolay fark ederek biniş kapısına kadar ihtiyaçlarına uygun destek sunabiliyor.

ISG Yönetici Direktörü Hanita Ahmad, “Sen Varsan ISG ile Türk misafirperverliğini ortak bir hizmet kültürüne dönüştürüyoruz. Çalışanlarımızın katkısıyla operasyonel performansımızı insan odaklı hizmet anlayışıyla daha da güçlendireceğiz” dedi.

 

#SabihaGökçen #ISG #SenVarsanISG #TürkMisafirperverliği #HavayoluHaberi #YolcuDeneyimi #HavalimanıKültürü #İstanbulHavalimanı #Empati #Havacılık

Zeytinyağınız Taze mi Yoksa Bozulmuş mu?

Zeytinyağı, mutfakların en değerli malzemelerinden biridir. Salatalardan makarnalara, et ve sebze yemeklerinden kahvaltı sofralarına kadar pek çok tarifte kullanılır. Ancak şarap gibi yıllandıkça değer kazanmaz; aksine zamanla aromasını kaybedebilir ve bozulabilir. Dolabınızda uzun süredir bekleyen bir şişe bulduğunuzda, yemeklerinizde kullanmadan önce tazeliğini kontrol etmeniz gerekir. İşte zeytinyağının bozulup bozulmadığını anlamak için uygulayabileceğiniz iki dakikalık test ve bilmeniz gereken detaylar:

Zeytinyağının Raf Ömrü

Kuzey Amerika Zeytin Birliği’ne göre açılmamış zeytinyağının raf ömrü 18-24 ay arasındadır. Açıldıktan sonra ise doğru koşullarda saklanmadığında daha kısa sürede bozulabilir. Şişe üzerindeki son kullanma tarihi yalnızca bir rehberdir; gerçek tazelik, saklama koşullarına bağlıdır. Zeytinyağını serin, karanlık ve hava almayan bir ortamda saklamak raf ömrünü uzatır.

İki Dakikalık Test

Kaşık Isıtma: Metal bir kaşığı sıcak su altında tutun ve üzerine biraz zeytinyağı dökün. Bu yöntem, yağın aromasını daha net ortaya çıkarır.

Koku Testi: Taze zeytinyağı çimenimsi, meyvemsi veya sebzemsi kokar. Eğer pastel boya, hamur veya eski ceviz gibi ağır kokular alıyorsanız, yağ bozulmuştur.

Tat Testi: Küçük bir yudum alın. Taze yağ hafif biberli ve meyvemsi bir tat bırakır. Bayatlamış yağ ise yağlı, düz ve hoş olmayan bir tada sahiptir.

Yanlış Bilinen Buzdolabı Testi

Zeytinyağını buzdolabına koyup katılaşıp katılaşmadığını kontrol etmek tazelik göstergesi değildir. Kanola yağı hariç tüm yağlar soğukta katılaşır. Bu nedenle bu yöntem, zeytinyağının hala lezzetli olup olmadığını anlamak için geçerli değildir.

Zeytinyağını Saklama İpuçları

Zeytinyağını doğrudan güneş ışığından uzak tutun.

Plastik yerine cam şişelerde saklamaya özen gösterin.

Şişeyi sık sık açıp kapatmaktan kaçının; hava ile temas bozulmayı hızlandırır.

Küçük şişeler tercih ederek kısa sürede tüketmek, tazeliği korumanın en iyi yoludur.

 

#Zeytinyağı #Gurmeİpucu #MutfakTüyosu #SağlıklıBeslenme #DoğalLezzet #ZeytinyağıKalitesi #GıdaGüvenliği #MutfakRehberi #ZeytinyağıSaklama

BN Hotel’den 20 Milyon TL’lik Gurme Dondurma Yatırımı

BN Hotel Thermal & Wellness, 20 milyon TL’lik yatırımla hayata geçirdiği BN Gurme markasıyla misafirlerini gerçek malzemelerle hazırlanan katkısız dondurma lezzetleriyle buluşturuyor.

Mersin’deki 350 bin metrekarelik otel arazisinde turunçgil, zeytin ve meyve bahçelerinde yetiştirilen organik ürünleri gastronomiye kazandıran BN Hotel, Kahramanmaraş’ın yüzyıllık dondurma ustalığını bu doğal malzemelerle birleştirerek sektöre yeni bir soluk getiriyor. Limon ve çilek otelin bahçelerinden, süt ise Maraş’tan temin edilerek geleneksel dövme usulüyle hazırlanan BN Gurme dondurmaları, yapay aroma ve renklendirici içermeyen özel reçeteleriyle öne çıkıyor.

Gurme Lezzetler

BN Gurme, yazın serinleten yeni tadını 6 çeşit ile sunuyor: Antep fıstıklı, limonlu, kakaolu, çilekli, cevizli ve sade. Meyvelerin doğal rengi ve aroması korunarak hazırlanan dondurmalar, gerçek inek ve keçi sütüyle birleşerek benzersiz bir kıvam ve yoğun lezzet sağlıyor.

Yatırım ve Hedefler

BN Hotel Thermal & Wellness, Mersin ve Adana’dan sonra 2027 yılında Türkiye genelinde 500’ün üzerinde satış noktasına ulaşmayı hedefliyor. “Hayata Gurme Bir Dokunuş” mottosuyla yola çıkan BN Gurme, doğal ve özgün tatlarıyla gıda sektöründe yeni bir marka kimliği oluşturmayı amaçlıyor.

 

#BNHotel #BNGurme #GurmeDondurma #MersinTurizm #OrganikLezzet #MaraşDondurma #GıdaHaberi #OtelYatırımı #KatkısızLezzet #DoğalTatlar

Boğaz Manzarasında Yazın Ritmi: Sky Karaköy Müzik Programı

Sky Karaköy, Boğaz’ın eşsiz manzarası eşliğinde Ağustos ayı boyunca düzenlediği müzik programıyla İstanbul’un yaz akşamlarının vazgeçilmez adresi olmaya devam ediyor.

JW Marriott Istanbul Bosphorus’un terasında yer alan Sky Karaköy, gün batımından gece geç saatlere uzanan dinamik atmosferiyle misafirlerini ağırlıyor. Ağustos programında öne çıkan performanslar arasında 7 Ağustos’ta Diana Swan, 9 Ağustos’ta Monologue – Anıl & Emre, 14 Ağustos’ta Soul Grinders ve 28 Ağustos’ta Riko Disco sahne alıyor.

İmza Konseptler

Sky Karaköy’ün sevilen konseptleri Disco Records, Bosphorus Sunset, Touch the Sky, Friends & Family ve House Night by Serkan İsmail, ay boyunca farklı müzik tarzlarını Boğaz manzarası eşliğinde buluşturarak misafirlere unutulmaz bir eğlence deneyimi sunuyor.

Gastronomi ve Atmosfer

Müzik programına, mekanın imza kokteylleri ve paylaşım odaklı lezzetleri eşlik ediyor. Gün ışığının yerini şehir ışıklarına bıraktığı saatlerde başlayan deneyim, gece ilerledikçe müzikle birlikte bambaşka bir atmosfere dönüşüyor.

Sky Karaköy, Ağustos boyunca müzik, gastronomi ve Boğaz manzarasını aynı çatı altında buluşturarak İstanbul’un eğlence hayatına yön vermeye devam ediyor.

Sky Karaköy Ağustos Programı

28 Ağustos Cuma

  • Bosphorus Sunset | 20.00 – 22.00
  • Riko Disco | 22.00 – Till Late

29 Ağustos Cumartesi

  • Bosphorus Sunset | 20.00 – 22.00
  • Taner & Çağatay | 22.00 – Till Late

30 Ağustos Pazar

  • Touch the Sky

 

#SkyKaraköy #JWMarriottIstanbul #İstanbulGeceHayatı #BoğazManzarası #MüzikProgramı #DiscoRecords #BosphorusSunset #TouchTheSky #İstanbulEğlence #YazSezonu

Gerçek Meyve Püreleriyle Hazırlanan Doyuyo Limonataları Zirvede

Doyuyo, yaz sıcaklarında misafirlerinin en çok tercih ettiği içecek olan Çilekli Limonata ile serinletici bir alternatif sunuyor.

Gerçek meyve püreleriyle, katkısız ve doğal şeker kullanılarak hazırlanan Çilekli Limonata, Doyuyo’nun çıtır tavuk lezzetlerinin yanında en çok tercih edilen içecek olarak öne çıkıyor. Ev yapımı usulü orijinal reçetesiyle hazırlanan limonata, özellikle gençler ve doğal lezzet arayanların favorisi haline geldi.

Doyuyo’nun satış verilerine göre Çilekli Limonata, yıl boyunca en çok tercih edilen içecek olmayı sürdürüyor. Klasik Limonata ve Berry Hibiscus ise markanın en popüler diğer seçenekleri arasında yer alıyor. Gurme marinasyon teknikleriyle hazırlanan çıtır tavuklarla mükemmel uyum yakalayan Çilekli Limonata, sıcak günlerde doyuyoseverlere taptaze bir mola sunuyor.

#Doyuyo #ÇilekliLimonata #DoğalLezzet #GıdaHaberi #ÇıtırTavuk #YazLezzetleri #GerçekMeyve #Katkısızİçecek #Favoriİçecek #Gastronomi