Yazılar

Zeytinli Türk kahvesi

Köklü Zeytincilik, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek zeytinli Türk lokumundan sonra zeytinli Türk kahvesini satışa sundu.

Köklü Zeytincilik’in Ar-Ge çalışmaları sonucunda Türkiye’de ilk kez zeytinli Türk kahvesine dönüştü. Köklü Zeytincilik, zeytinli Türk kahvesiyle yenilikçi ürünlerinin arasına yeni bir ürün daha ekledi. Zeytinin tadını kahveyle uyumlu hale getirebilmek için uzun bir Ar-Ge çalışması gerçekleştirdiklerini belirten Köklü Zeytincilik Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kürlek, “Kahve ve lokum biz Türklerin en çok sevdiği ürünlerden. Biz de lokumun yanına kahveyi yakıştırdık ve zeytinli Türk kahvesini geliştirdik. Müşterilerimizden çok olumlu geri dönüşler alıyoruz” diyor. Şu anda gelen talebe yetişemediklerini ve yakın bir zamanda ihracata başlayacaklarını belirten Kürlek, ürün gamlarını genişleteceklerini de belirtiyor. Hem lezzeti hem de sağlığa olan katkısıyla dikkat çeken zeytinli Türk kahvesi, zeytinin faydalarıyla kahvenin keyfini bir araya getiriyor. Köklü Zeytincilik Zeytinli Türk Kahvesi, yumuşak içimiyle kahveseverlerden de tam not aldı.

Zeytinli Türk Kahvesi (100 gr): 120 TL

Usta sanatçının şarkılarını seslendirecek

Kırşehir merkezde yer alan Big Thermal Hotel, 5 yıldızlı konforuyla kültür ve sanat dünyasında anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

Halk müziğinin efsane ismi Neşet Ertaş anısına “Neşet Ertaş’a Saygı Konseri” düzenlenecek. “Vefa Gecesi” adıyla gerçekleşecek konser, 9 Ağustos Cumartesi akşamı yapılacak. Türk halk müziğine damgasını vuran ve vefatının ardından da eserleriyle yaşamaya devam eden Neşet Ertaş, bu özel gecede genç kuşakların yorumuyla sahnede yeniden hayat bulacak. Türkiye’nin sevilen genç sanatçılarından REYNMEN, gecede Neşet Ertaş’ın ölümsüz türkülerini kendine özgü tarzıyla seslendirecek.

Bodrum’un yeni konaklama adresi Sayfiye by The Stay

Mesa Bodrum Demirbükü içinde yer alan ve The Stay Grubu’nun Bodrum’daki ikinci destinasyonu olan Sayfiye by The Stay; zamansız, rafine ve doğayla iç içe bir yaz deneyimi sunuyor.

Sayfiye by The Stay, her biri farklı yaşam alanı ve donanıma sahip, toplamda 21 adet olan iki ev tipi ile misafirlerini ağırlıyor. 3,5 +1 planlı dublex Sayfiye House’lar hem alt hem üst katlarında özel havuz ve bahçeleriyle doğayla bütünleşik bir yaşam sunarken ihtiyaç duyulacak tüm detaylarla donatılmış durumda. 2+1 tek katlı Sayfiye House’lar ise mutfak alanı, ferah salonu ve geniş deniz manzaralı terasıyla konforlu ve gustolu bir yaz yaşamı vadediyor. Ayrıca günlük konaklamaya uygun 4 adet teraslı süit, otel deneyimi tercih eden misafirler için özel bir alternatif sunuyor.

Otele özel Sayfiye Beach, çam ormanlarının arasında uzanan doğal kıyı şeridinde sakinlik ve dinginlik sunarken; doğayla uyumlu mimarisi, zamansız lezzetleri ve sanatla buluşan etkinlikleriyle Sayfiye, tatili bütüncül bir yaşam deneyimine dönüştürüyor.

Lezzet durakları

Sayfiye by The Stay’in lezzet dünyasında iki farklı mekân öne çıkıyor. Sahilde, Demirbükü Koyu’nun manzarasına karşı konumlanan Akdeniz ve balık restoranı Deniz Tuzu, gün boyu taptaze deniz ürünleri ve paylaşmaya uygun tabaklardan oluşan rafine menüsüyle misafirlerini ağırlıyor.

Ana binada yer alan Living Room alanı gün boyu dinlenme ve sosyalleşme alanı sunarken, mekânda konumlanan Standard Co., sabahı taze fırın lezzetleriyle karşılayan sıcak bir buluşma noktası yaratıyor. A’la carte kahvaltı menüsü, bölgenin en iyi üreticilerinden alınan yerel ve mevsimlik malzemelerle şekilleniyor. Doğallık ve sadeliğin öne çıktığı bu özel menü, Sayfiye ruhunu yansıtan özgün bir sabah ritüeline dönüşüyor.

 

Swissotel’de sinema keyfi devam ediyor

Maximiles Black ana sponsorluğu Anadolu Efes ve Barilla co-sponsorluğunda Swissôtel The Bosphorus içerisinde yer alan Sultanpark’ta Haziran ayında başlayan ve Eylül sonuna kadar devam edecek “Açık Havada Popcorn Kokusu Var” etkinliğinde farklı film zevklerine hitap eden, geçmişten günümüze ses getiren filmler yaz boyunca gösterime sunuluyor.

Hazırsanız açık hava sineması hakkında detaylı bilgi ve bilet satın almak için:

www.swissotelthebosphorus.com/tr/acik-hava-sinemasi/

 

Swissôtel Açık Hava Sineması Takvimi
MOULIN ROUGE 11 AĞUSTOS, PAZARTESİ 21:00
BOHEMIAN RHAPSODY 18 AĞUSTOS, PAZARTESİ 21:00
AMELIE 25 AĞUSTOS, PAZARTESİ 21:00
PARİS’TE GECE YARISI 1 EYLÜL, PAZARTESİ 21:00
SPOTLIGHT 8 EYLÜL, PAZARTESİ 20:00
TERS YÜZ 2 22 EYLÜL, PAZARTESİ 20:00
BARBIE 29 EYLÜL, PAZARTESİ 20:00

 

 

TAB Gıda lezzetin yolcuğu film ile aldı

TAB Gıda, şeffaflık vizyonunu “Ne Yediğini Bil” platformu ile bir adım ileriye taşıyor. Burger King’in Whopper ve Popeyes’ın Smoky XL ürünleri için hazırlanan iki yeni reklam filmiyle, bu ikonik lezzetlerin malzeme yolculuğu ve TAB Gıda ekosisteminin gücü izleyicilerle buluşuyor.

Ne Yediğini Bil Platformu Nedir?

TAB Gıda, “Ne Yediğini Bil” platformu ile tüketicilere yedikleri ürünlerin içeriği, kullanılan malzemelerin kaynağı ve üretim süreçleri hakkında tam şeffaflık sunuyor.

Her aşaması titizlikle izlenen üretim süreçleri, tarladan sofraya kadar takip edilen taze malzemeler, el değmeden paketlenen ürünler ve kalite standartlarını en üst seviyede tutan tedarikçi zinciri ile TAB Gıda, gıda güvenliğinde sektöre örnek oluyor. Platform üzerinden, TAB Gıda bünyesindeki Burger King, Popeyes, Arby’s, Subway, Sbarro, Usta Dönerci ve Usta Pideci markalarının en çok tercih edilen ürünlerinin hangi malzemelerle, nasıl hazırlandığına dair detaylı bilgiler sunuluyor.

TAB Gıda, “Ne Yediğini Bil” platformuyla sadece lezzetli değil, aynı zamanda güvenilir ve şeffaf bir yemek deneyimi sunuyor. Her bir malzemenin kaynağı, üretim süreci ve kalite standartları açıkça paylaşılıyor.

Künye:

Reklamveren: Ne Yediğini Bil / TAB Gıda

Marka İletişim Ekibi: Sinan Ünal, Caner Alpaslan, Aslı Tanrıverdi Engin, Gökçe Adlım Öztırak, Mine Alara Halil, Funda Eratalar, Elif Müftüoğlu, Esen Gülcan, Mikael Öznigolyan, Dilara Biber

Reklam Ajansı: Village Creative Works

Ajans Ekibi: İdil Dereci, Sevin Gürcüoğlu, Esra Çankaya, Ayça Peksağ, Dilek Uyganlı İlter, Tuğana Dereci

Yapım Şirketi: Bi’Film Atölyesi

Yönetmen: Caner Çetiner

Yönetici Prodüktör: Volkan Dönmez

Görüntü Yönetmeni: Andaç Şahan

Post Prodüksiyon: Sinefekt

Müzik: Audio Kollektiv

Araç üstü çadırlar şimdi daha popüler

WildLand Araç Üstü Çadırlar, dayanıklı malzemelerden üretilmiş olması ile zorlu hava koşullarına karşı üstün koruma sağlıyor. Çadırların iç mekânında, sıcak yaz günlerinde dahi serin kalmayı sağlayacak havalandırma sistemleri, dinlenmek üzerine ergonomik tasarlanmış içyapısı ile kullanıcısına doğada ev konforunda bir yaşam alanı sunuyor.

Yatak alanı, geceyi rahatça geçirebilecek şekilde genişletilmiş ve uyku sırasında olabilecek herhangi bir rahatsızlık minimuma indirilerek konforlu bir uyku deneyimi vadediyor. Çadırın iç kaplamasında kullanılan nefes alabilir kumaşlar, nem dengesini koruyarak iç ortamın ferah kalmasını sağlarken, entegre saklama alanları sayesinde kişisel eşyaları düzenli bir şekilde yerleştirmeye olanak tanıyor. Çadırın dış yüzeyi ise, su geçirmezlik özelliklerine sahip malzemelerle kaplanarak, yağışlı bölgelerde kamp yapmayı sevenler için büyük bir avantaj sağlıyor.

Kronik ağrıya meydan okuyun!

Her sabah yorgun uyanıyor, özellikle boynunuzda, belinizde ve sırtınızda bazen de tüm vücudunuzda ağrılar hissediyor, gün içerisinde aktivitelerinizi gerçekleştirirken zorlanıyor musunuz? Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ece Aydoğ, tüm dünyada yaygın görülen bu hastalığın fibromiyalji olduğunu belirterek “Kadınlarda erkeklerden çok daha fazla görülen bu hastalıkla son yıllarda çocuklarda da sık karşılaşılıyor. Günlük yaşam kalitesini son derece olumsuz etkileyen, depresyona neden olarak sosyal ilişkilerin bozulmasına, okul ve iş hayatında başarının düşmesine yol açabilen bu hastalığın tedavisini ilaçla ve ilaç dışı yöntemler olarak sınıflandırabiliriz. Ancak ilaç kullanılsa dahi tek başına yetersiz kalacağından mutlaka ilaç dışı tedavi yöntemlerini de beraberinde uygulamak gerekir” diyor.

Fibromiyaljinin tek tip tedavisi olmadığını, her bireyin ihtiyaçlarına göre tedavi uygulanması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Aydoğ “Fibromiyalji tedavisi zor bir hastalıktır. Hastalığın nedeni hakkında sınırlı bilgiye sahip olmamız ve geleneksel ağrı kesicilere yanıtın olmaması tedaviyi güçleştirmektedir. Öncelikli olarak fibromiyalji gerçek bir hastalık olarak kabul edilmeli, hasta hastalık hakkında bilgilendirilmeli ve bu hastalığı yönetmesi öğretilmelidir” diye konuşuyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ece Aydoğ, ilaçsız tedavide öne çıkan, ilaç kullananların da mutlaka uygulaması gereken 7 etkili yöntemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Ece Aydoğ

Prof. Dr. Ece Aydoğ

  • Hafif tempolu, düzenli egzersiz yapın

Fibromiyalji tedavisinde en etkili yöntemlerden biri olan düzenli egzersiz (aerobik egzersizler, kas kuvvetlendirme egzersizleri, su içinde yapılan egzersizler vb), kasları güçlendiriyor, ağrıyı azaltıyor, beyin ve vücut arasındaki iletişimi düzenliyor ve uyku kalitesini artırıyor. Ağır egzersiz değil, hafif tempolu bir yürüyüş, yüzme, bisiklet, yoga ya da pilates yapılmasında fayda var.

  • Kafeini sınırlayın

Prof. Dr. Ece Aydoğ “Fibromiyalji tedavisinde uyku düzeni çok önemlidir. Fibromiyalji hastalarının büyük çoğunluğu gece boyunca derin uykuya dalamadıkları için, bu durum da ağrı eşiğinin düşmesine ve ağrının daha yoğun hissedilmesine neden oluyor. Bu nedenle, gün içinde aşırı kafein tüketiminden kaçının, özellikle akşamları kafein içeren içeceklerden uzak durun, gün içinde şekerleme yapmayın, kendi yatağınızda ve karanlık bir ortamda yatın. Ayrıca mutlaka yatağa her gün aynı saatte girip, aynı saatte uyanmaya özen gösterin” diyor.

  • Beslenmenize dikkat edin

Özellikle D vitamini, B12 vitamini ve magnezyum başta olmak üzere bazı vitamin ve mineral eksiklikleri fibromiyalji ağrılarını artırabildiğinden dolayı, beslenmenize dikkat edin, gerekirse tetkiklerinizi yaptırarak eksik vitaminlerinizi doktor önerisiyle takviye olarak alın. Rafine şekerden ve işlenmiş gıdalardan kaçının.

  • Stresinizi yönetmeyi öğrenin

Günlük yaşamın vazgeçilmezi olan stres, belirli düzeyde olduğunda fayda sağlıyor ancak aşırı, yönetilemeyen stres fibromiyalji ağrılarını artırıyor. Bu nedenle stresinizi yönetmeyi öğrenin, gerekirse bu konuda uzman desteği alın. Nefes terapileri ve meditasyon da fayda sağlayacaktır.

  • Fizik tedaviden destek alın

Prof. Dr. Ece Aydoğ “Tedavi süreci mutlaka doktor kontrolünde ilerletilmelidir. Yanlış ve gereksiz tedaviler hastalığın daha komplike hale gelmesine neden olurken, maddi ve manevi kayıplarla sonuçlanır” diyor. Fizik tedavi yöntemlerinin, kas ve iskelet sistemi üzerindeki yükleri azaltarak fibromiyalji ağrılarını kontrol etmede büyük rol oynadığını belirten Prof. Dr. Aydoğ, ihtiyaca göre belirlenecek seanslarda, fizyoterapist eşliğinde uygulanacak yöntemlerin, kişinin günlük yaşam kalitesini artırdığını söylüyor.

  • Gün ışığından mutlaka faydalanın

Özellikle yaz güneşi vücutta D vitamini sentezini destekleyerek kas ve kemik sağlığını koruyor, fibromiyalji kaynaklı ağrıların hafifletilmesine yardımcı olabiliyor. Bu nedenle özellikle yaz aylarında, öğle saatlerinde sadece kollar ve bacakları 15-20 dakika güneşe maruz bırakarak vücutta D vitamini üretimi sağlanabilir.

  • Oturuş pozisyonunuza dikkat edin

Özellikle bilgisayar karşısında uzun süre yanlış pozisyonda oturmak fibromiyalji ağrılarının tetiklenmesine neden oluyor. Prof. Dr. Ece Aydoğ “Masa başında çalışırken omuzları öne düşürmek ya da kambur durmak kasları gerer ve ağrıyı artırır. Bu nedenle bilgisayar karşısında otururken ve ayaktayken dik durmaya ve omuzlarınızı geride tutmaya, belinizi yastıkla desteklemeye özen gösterin” diyor.

Emzirmenin yararları!

Çiçeği burnunda anneler emzirme sürecinde çevreden iyi niyetle de olsa birçok yanlış nasihate maruz kalabiliyor. Doğru sanılan bu yanlış bilgiler annenin emzirmesini sekteye uğratabildiği gibi endişeye kapılarak tamamen sonlandırmasına neden olabiliyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Memiş Ali Mutlu “Emzirme konusunda annelere verilen nasihatlerin birçoğu bilimsel gerçeklerle örtüşmüyor. Ancak doğru sanılan bu yanlış bilgiler annenin emzirmesini engelleyerek hem bebeğin sağlıklı beslenmesine ve anne sütünün mucizelerinden mahrum kalmasına hem de annenin emzirmenin fiziksel ve psikolojik avantajlarından faydalanamamasına neden oluyor. Oysa hem anne sütünün hem de emzirmenin bebeğe ve anneye sayısız faydaları bulunuyor” diyor. Dr. Mutlu, 1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, emzirmeyi engelleyen 6 hurafeyi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Memiş Ali Mutlu

Dr. Memiş Ali Mutlu

  • Hastaysan, emzirmemelisin: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Dr. Memiş Ali Mutlu “Emzirme konusunda doğru sanılan yanlışların başında anne adayının hasta olduğunda emzirmesinin bebeğe zarar vereceğidir. Oysa emzirmenin kesilmesi gereken hastalık sayısı çok azdır. Hıv-hepatit enfeksiyonları dışında emzirmenin kesilmesi gerekmemektedir. Anne sütündeki antikorlar çoğu durumda, yeni doğanları koruyan antikorlar ürettiğinden emzirmeye devam etmek güvenlidir. Bir anneden emzirme yoluyla bebeğe geçen bir hastalığa rastlamak son derece nadirdir” diyor.

  • Sarılık olan bebek emzirilmez: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Sarılık olan bebeğin emzirilmemesi gerektiği konusundaki hurafenin, bebeği anne sütünün mucizelerinden mahrum bırakmak anlamına geldiğini vurgulayan Dr. Mutlu şöyle konuşuyor: “Aksine sarılık olan bebek sık sık emzirilmelidir. Yeterli anne sütü alan bebeklerin sarılık olma ihtimali büyük oranda azalmaktadır. Yenidoğan sarılığında ilk tedavi bebeğin beslenmesinin desteklenmesidir. İyi beslenen, anne sütü alan bebekler yenidoğan sarılığını hafif bulgularla atlatırlar.”

  • Emzirirken hiç ilaç içilmemelidir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Emzirirken ilaç içilmesinin sakıncaları  konusunda toplumda yaygın bir inanış olduğunu belirten Dr. Memiş Ali Mutlu “Oysa emzirirken ilaç içilmemesi gerektiği doğru sanılan yanlış bir bilgidir. Durum sanıldığı kadar katı değildir. Emziren anne doktoruna danışarak, emzirme kategorisi belli ilaçların fayda-zarar ilişkisi göz önünde bulundurulur ve anneye uygun tedavi rahatlıkla belirlenebilir. Ancak bitkisel ilaç ya da takviye olarak nitelendirilen, aktarlarda satılan ürünler için aynı şey sözkonusu değildir çünkü bu ürünleri kullanmak emzirme açısından risk oluşturabilir” diyor.

  • Memede enfeksiyon varsa emzirilmemelidir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Emzirme döneminde memede süt birikmesine bağlı olarak ‘mastit’ denilen meme dokusunda enfeksiyon meydana gelebiliyor. Bu durum memede ağrı, ateş, kızarıklık ve şişlik yaratabiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Mutlu, mastitli memedeki sütün bebeğe verilebileceğini belirterek “Mastit tedavisindeki en etkin yöntem, memedeki sütün boşaltılmasıdır. Memede apse oluşması durumunda bebek meme başına tutulmaz ama sağılan süt bebeğe verilebilir” diyor.

  • Gebelikte emzirme, bebeği zehirlersin: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Gebeyken emzirildiğinde sütün bebeği zehirleyeceği inanışının da emzirme hurafelerinden biri olduğunu belirten Dr. Memiş Ali Mutlu şöyle konuşuyor: “Süt veren anne bu dönemde gebe kalırsa emzirmeye devam edebilir. Eskiden bilinenin aksine, süt veriyor olmak, düşüklere de yol açmıyor. Ancak anneye mutlaka doktor önerisiyle ek gıda takviyesi yapılması gerekiyor. Özellikle de kemik erimesi yönünden, D vitamini ve kalsiyum takviyesi yapılmalıdır. Anne süt vermeye doğumdan sonra da devam edebilir. Yine ek gıda almak kaydıyla, yaşları farklı her iki bebeğini de beraber emzirebilir.”

  • Emzirirken bir kez mama verirsen dönüşü olmaz: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Lohusalığın ilk günlerinde anne sütü az olabiliyor ya da yorgunluk ve hastalık nedeniyle geçici olarak azalabiliyor. Bu nedenle bebeğin beslenmesi için destek olarak mama gerekebiliyor. Ancak çiçeği burnunda anneler çevreden ‘bir kez mama verirsen mamaya alışır, dönüşü olmaz’ şeklinde bilgilerle emzirmeyi sonlandırabiliyor. Dr. Mutlu “Bazı dönemlerde bebeğin beslenmesi için destek olarak mama gerekebilir ancak bu durum dünyanın sonu değildir. Kötü bir gece geçiriyorsanız, hasta ya da bitkinseniz veya dinlenmeniz için bebeğinize mama verdiyseniz, bu bir daha emziremeyeceğiniz anlamına gelmez. Artık sütünüzün gelmeyeceği düşüncesiyle emzirmeyi sonlandırmak gibi bir yanlışa düşülmemesi gerekir. Ancak emzirmenin sürekliliğinin sekteye uğraması süt miktarınızı azaltır” diyor.

Güneşi karşıladılar

Ünlü isimler, Wellness ve Yoga Eğitmeni Ece Vahapoğlu ile dünyaca tanınan meditasyon ustası Nico Dimattina’nın Mivara Luxury Resort & SPA’da düzenlediği özel etkinlikte bir araya geldi. Doğanın uyanışına eşlik eden bu anlamlı buluşma, katılımcılara hem ruhsal hem fiziksel olarak yenilenme fırsatı sundu.
Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan etkinlikte, katılımcılar yoga ve meditasyonun temel prensiplerini deneyimleme şansı buldu. Güneşin doğuşunu selamlayarak yapılan pratikler, katılımcılara içsel huzuru keşfetme ve zihin-beden bütünlüğünü güçlendirme konusunda ilham verdi.
Etkinlik boyunca uygulanan nefes çalışmaları, meditasyon teknikleri ve yoga pozları, hem eğlenceli hem de dinlendirici bir atmosfer yarattı. Katılımcılar, doğayla bütünleşerek streslerinden arındı, güne enerjik ve dengeli bir başlangıç yaptı.

Izaka Terrace üç şefi buluşturuyor

Izaka Terrace Chef’s Table gecesinde, İstanbul’un önde gelen şefleri Anadolu’nun coğrafi işaretli, yöresel ve mevsimsel ürünlerinden ilham alarak hazırladıkları özel menüyle gastronomi tutkunlarını ağırlayacak.

Izaka Terrace Head Chef’i Serhat Eliçora’nın ev sahipliğinde gerçekleşecek geceye, Avlu Restaurant Executive Chef’i Özgür Üstün ve Octo İstanbul’un Executive Chefi Şafak Erten de mutfaklarını paylaşacak. Üç değerli şefin bir araya geldiği bu özel gecede, geleneksel lezzetler çağdaş dokunuşlarla yeniden yorumlanacak.

“Yereli Korumak Geleceği Korumaktır” yaklaşımıyla şekillenen menü, Türkiye’nin dört bir yanından gelen ürünlerle hazırlanacak. Yerel üreticilerin emeğini görünür kılmayı hedefleyen bu mutfak anlayışı; sofralara hem lezzet hem de kültürel zenginlik taşıyacak. Her tabağın ardında bir hikâye, her hikâyenin ardında ise doğaya ve topluma katkı olacak.

Bu anlamlı geceden elde edilecek tüm gelir, TOÇEV (Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı)’na bağışlanacaktır.

Tarih:15 Ağustos 2025, Cuma

Saat: 20:00- 23:00

Yer: Izaka Terrace

Biletler Passo’da!