Yazılar

Arçelik’ten yaza özel yeni ürün “SlushUp”

Arçelik, evde pratik ve lezzetli buzlu içecekler hazırlama kolaylığı sunan yeni ürünü SlushUp’ı tanıttı.

Beş farklı modu, kişiye özel soğutma seçenekleri, geniş haznesi ve özel soğutma teknolojisiyle öne çıkan SlushUp™, evde doğal, katkısız ve hijyenik buzlu içecekler hazırlamayı kolaylaştırıyor. Slush’tan milkshake’e, frozen juice’tan frappe’ye kadar yazın sevilen lezzetlerini tek tuşla hazırlamak mümkün.

Gelişmiş soğutma teknolojisi sayesinde buz eklemeye gerek duymadan içecekleri soğutarak hazır hale getiriyor. Bu özellik hem pratiklik hem de hijyen açısından kullanım kolaylığı sağlıyor. Cihazın geniş haznesi birden fazla kişilik içecek hazırlama ihtiyacını karşılarken, hazırlanan içecekler 12 saate kadar soğuk kalabiliyor.

Şiirin yankısını görsel dile dönüştüren bir sergi: “Küçük Çanlar Çınladığında”

Datça’nın sanat durağı Maison Magi’de gerçekleşecek olan “Küçük Çanlar Çınladığında” sergisi; Doğu Çankaya, Evren Erol ve İpek Çankaya’nın şiirden yola çıkan üretimlerini izleyiciyle buluşturuyor.

Eski Datça’nın kültür-sanat rotasında önemli bir durak olan Maison Magi, Ağustos ayında üç sanatçının ortak katılımıyla gerçekleşen Küçük Çanlar Çınladığında sergisine ev sahipliği yapıyor. 26 Ağustos 2025 tarihleri arasında ziyarete açık olacak sergi, Halka Sanat Projesi işbirliğiyle hayata geçiyor.

CarrefourSA’dan yeni nesil bir lezzet deneyimi

CarrefourSA, yeme içme sektöründeki Lezzet Arası yatırımlarına devam ediyor. CarrefourSA’nın inovatif iş modeli Lezzet Arası, şimdi de Kozyatağı City’s İstanbul AVM’deki CarrefourSA Hipermarket içinde kapılarını açarak market fiyatına restoran deneyimini yeni bir boyuta taşıyor.

Çağdaş Türk mutfağını tanımlayan ve bu alanda başarılı projelerle adından söz ettiren şef Vedat Başaran’ın danışmanlığında 2017 yılında başlattığı Lezzet Arası konseptiyle perakende sektöründe önemli bir dönüşüme imza atan CarrefourSA, bugün 6 ilde toplam 15 Lezzet Arası restoranıyla hizmet veriyor. Aylık 500 bine yakın müşteriyi ağırlayan restoran konseptine bir yenisini ekleyen CarrefourSA, Kozyatağı City’s İstanbul AVM’deki CarrefourSA Hipermarket içinde açılan 600m2 alana sahip, 200 kişilik oturma kapasiteli Lezzet Arası ile müşterilerine doğru fiyatlı, kaliteli ve kapsamlı bir lezzet deneyimi yaşatıyor.

Günün her saatinde, her zevke uygun lezzetleri müşteriyle buluşturmayı hedefleyen Lezzet Arası’nda kahve tutkunları için Bonheur Coffee&Bakery’de, profesyonel baristaların elinden çıkan özenle hazırlanmış kahveler ve lezzetli tatlılar; Sağlıklı beslenme tercih edenler için ise özel olarak tasarlanan Lezzet Arası Vegan’da taptaze malzemelerle kişiye özel salatalar hazırlanıyor. Pizza severler için Pizza Poli ve geleneksel lezzetlerden vazgeçemeyenler için her gün taze olarak pişirilen 40 çeşit sulu yemek seçeneği de Lezzet Arası müşterilerini bekliyor. Lezzet Arası klasiği olan ücretsiz pişirme seçeneğinde ise CarrefourSA kasap ve balık reyonundan alınan ürünler kısa sürede restoran kalitesinde pişirilerek market fiyatında bir yemeğe dönüşüyor.

Çanakkale boğazı manzaralı DoubleTree by Hilton

Çanakkale Boğazı’nın huzur veren kıyılarından, bölgenin eşsiz coğrafyasına uzanan Çanakkale, yaz aylarında hem keyifli hem de konforlu bir konaklama arayışında olanlar için ideal bir seçenek sunuyor.

Modern mimarisi ve geniş imkanlarıyla DoubleTree by Hilton Çanakkale hem iş hem de tatil amaçlı seyahat edenlerin tüm ihtiyaçlarına eksiksiz yanıt veriyor. Üst düzey hizmet anlayışıyla donatılmış olan otel, misafirlerine ev rahatlığını aratmayan 155 modern ve konforlu oda sunuyor. Otelin Çanakkale Boğazı manzaralı hem açık hem de kapalı seçenekleriyle tasarlanan havuzları, sıcak yaz günlerinde serinlemenize ve yenilenmenize yardımcı olacak ideal bir ortam sağlıyor. Misafirler, burada dinlenip güneşlenerek veya sadece manzaranın tadını çıkararak tatilin keyfini çıkarıp ruhlarını dinlendirme fırsatı buluyor. Otelde yer alan, bedensel ve zihinsel rahatlama sağlayan SPA ve Türk Hamamı da otelin sunduğu olanaklar arasında. Tatilde bile formunuzu koruyabileceğiniz son teknoloji ürünler ile donatılmış spor merkezi de otelin öne çıkan özelliklerinden. Şehir merkezindeki DoubleTree by Hilton Çanakkale, ana restoranında Türk ve dünya mutfaklarından seçkin lezzetleri açık ve kapalı alanlarda deneyimleme imkanı sunarken, gün boyu çeşitli içeceklerle keyifli anlar yaşatıyor.

Usta Dönerci’den yenilikçi lezzet

Usta Dönerci, popüler ürünü Bi’Kase’yi et dönerli ve köfteli yeni tariflerle zenginleştirirken, Tavuklu Patso Box ile eğlenceyi ve doyurucu lezzeti tek kutuda buluşturuyor.

Usta Dönerci, yükselen bowl trendine genç ve dinamik bir dokunuş getiriyor. Bi’Kase menüsü; et dönerli, köfteli ve patso’lu yepyeni seçeneklerle genişleyerek her damak zevkine hitap ediyor.

Yeni Bi’Kase koleksiyonunda yer alan Et Dönerli Karışık Bi’Kase, 70 gram et dönerle hazırlanıyor ve et severlere güçlü bir alternatif sunuyor. Köfteyi tercih edenler için geliştirilen Köfteli Karışık Bi’Kase ise 100 gramlık (4 adet) köftesiyle tam bir lezzet klasiği olmaya aday. Sokak lezzetlerini sevenler için menüye eklenen Tavuklu Patso Box ise patates, 100 gram tavuk döner ve bol kokteyl sosla hazırlanıyor.

Yeni ürünler, doyuruculuk ve lezzetin yanı sıra uygun fiyatlarıyla da dikkat çekiyor. Et Dönerli Karışık Bi’Kase 185 TL, Köfteli Karışık Bi’Kase 175 TL, Tavuklu Patso Box ise 150 TL’den başlayan fiyatlarla Usta Dönerci® restoranlarında satışa sunuluyor.

Efe Çapar Skechers Türkiye Pazarlama Direktörü oldu

Olka Grup bünyesinde gerçekleşen yeni yapılanma kapsamında Efe Çapar, Skechers Türkiye’nin Pazarlama Direktörlüğü görevini üstlendi.

Pazarlama iletişimi, PR, kurumsal iletişim, tasarım, spor pazarlaması, influencer iş birlikleri, ticari pazarlama ve görsel düzenleme gibi çok yönlü pazarlama fonksiyonlarından sorumlu olacak olan Çapar, aynı zamanda CRM ve müşteri deneyimi departmanının da liderliğini yürütecek.

Efe Çapar kimdir?

İstanbul Üniversitesi Ekonomi Bölümü mezunu olan Efe Çapar, Koç Üniversitesi’nde Yönetici MBA programını tamamladı. 20 yıla yakın kariyeri boyunca bankacılıkla başlayıp perakende, pazarlama ve müşteri deneyimi alanlarında uzmanlaşan Çapar, Turkcell’de önemli dönüşüm projelerine liderlik etti. Ardından Koçtaş, Getir ve Beymen Grup’ta pazarlama iletişimi, CRM, büyüme, strateji, marka yönetimi gibi kritik alanlarda çalışarak müşteri deneyimi odaklı yaklaşımıyla dikkat çekti.

Micehlin yıldızlı omakase restoranı Alaçatı’ya geliyor

Bebek’in sadece 24 kişilik ikonik Micehlin yıldızlı omakase restoranı Sankai by Nagaya, yazın en özel buluşmalarından biri için Alaçatı’ya geliyor.
Michelin yıldızlı şef Yoshizumi Nagaya’nın imzasını taşıyan yaz menüsünden seçili tabaklar, 1-2 Ağustos’ta Warehouse by The Stay’in çağdaş, doğal ve özgür atmosferinde sunulacak.
Japon mutfağının zarafetini, doğaya saygısını ve estetik anlayışını yansıtan bu özel pop-up, Ege balıklarıyla hazırlanmış yaratıcı bir omakase menüsüne ev sahipliği yapacak. Her biri bir ritüel gibi sunulan tabaklar; sadelikten gelen şıklığı, dengeyi ve ustalığı zeytin ağaçlarının gölgesinde Alaçatı’nın yalın ama güçlü ruhuyla buluşacak.
Bilgi: 0 532 379 1997

Bıçaksız ve flepsiz güncel lazer operasyonu

Uzağı veya yakını bulanık görme, baş ağrısı, göz yorgunluğu, daha iyi görebilmek için gözleri kısma… Yaşam kalitesini ciddi boyutlarda düşürebilen bu sorunların sebebi genellikle günümüzde en sık görülen görme bozuklukları olan miyopi ile astigmat oluyor. Son yıllarda ekran başında uzun zaman geçirilmesi nedeniyle görülme sıklığı giderek artan her iki kırma kusuru lazer göz ameliyatıyla düzeltiliyor ve bu sayede gözlük ile lens ihtiyacı ortadan kalkıyor. Üstelik, dünyada 2023 yılından bu yana ve ülkemizde de son bir yıldır uygulanmaya başlanan bıçaksız ve flepsiz SILK (Smooth Incision Lenticule Keratomileusis ) yöntemi hastalara önemli faydalar sağlıyor.  Acıbadem Maslak Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Banu Coşar, günümüzün miyopi ve astigmat tedavisinde en yeni göz lazer yöntemi olan SILK ameliyatında tüm işlemlerin sadece 3-4 milimetrelik kesiden gerçekleştiğini ve korneanın doğal yapısının en iyi şekilde korunduğunu belirterek, “Bu sayede, hastalar daha konforlu ve hızlı iyileşme süreci yaşamaktadırlar. Operasyon sonrasında sadece birkaç saat süren hafif bir batma hissedilir. Hastalar ağrı ve sızı sorunu yaşamadıkları için aynı gün normal hayatlarına dönerler. Yöntem ayrıca kornea yapısını klasik yöntemlere nazaran daha çok koruması sayesinde ekstra güvenlik de sağlamaktadır” diyor.

Prof. Dr. Banu Coşar

Prof. Dr. Banu Coşar

İşlem 3-4 milimetrelik kesiyle yapılıyor

Flepli lazer cerrahisinde, kornea yüzeyinde ince bir flep (kapak) oluşturuluyor. Ardından bu flep kaldırılıyor ve hemen altında yer alan kornea dokusuna lazer uygulanıyor. Lazer, korneanın şeklini değiştirerek görme kusurlarını düzeltiyor. Son olarak flep yeniden yerine kapatılıyor. Bu yöntem, genellikle 25 – 30 milimetrelik kesiyle gerçekleştiriliyor. Bıçaksız ve flepsiz uygulanan SILK (Smooth Incision Lenticule Keratomileusis) yönteminde ise tüm işlemler sadece 3-4 milimetrelik küçük bir kesiyle yapılıyor. Flepli lazer yönteminin aksine, gözün ön tabakasında kapakçık (flep) oluşturmak yerine, kornea içinden ince bir doku (lentikül), ışığın retinaya doğru şekilde odaklanması için dışarı çıkarılıyor. İşlemin minimal bir kesiyle yapılması sayesinde gözün doğal yapısı korunmuş oluyor.

Flep kayması riski yaşanmıyor

Flepli uygulanan lazer cerrahisinde flep adlı kapakçık yerinden kayabiliyor. Bu kayma, çoğunlukla ameliyat sonrasındaki erken dönemde flebin işlem sırasında tam oturmaması, gözün sert ovalanması, göze gelen travma veya enfeksiyon gibi sebeplerle oluşuyor. Flep kayması görme bulanıklığı, rahatsızlık, ağrı ve ışık hassasiyeti gibi sorunlara neden olabiliyor. Acil olarak müdahale edilmesi gerekiyor, aksi halde kalıcı görme sorunlarına neden olabiliyor. SILK yönteminde ise flep oluşturulmadığı için flep kayması gibi riskler yaşanmıyor.

Göz kuruluğu önlenebiliyor

Flepli lazer cerrahisinde sık görülen bir yan etki olan ameliyat sonrası kuru göz riski de bu yöntemle en aza iniyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Banu Coşar, “Flepli lazer yönteminde, işlemlerin 25 – 30 milimetre gibi büyük bir kesiden yapılması nedeniyle, lazerin kurutucu etkisi artmaktadır. Operasyon sonrasında, ilk 6 ay içindeki göz kuruluğu riski, işlemler küçük bir kesiden yapıldığı için SILK yönteminde daha düşük oranda görülmektedir. Dolayısıyla, SILK yöntemi özellikle kuru göz şikayeti yaşayanlar için tercih sebebi olmaktadır” diyor.

Aynı gün normal hayata dönüş imkanı

SILK operasyonunda iki göze yapılan işlemler toplam 15 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanıyor. Miyopi 10 dereceye kadar, astigmat 5 dereceye kadar düzeltiliyor.  Tam görme netliği birkaç günde kazanılıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Banu Coşar,  tüm işlemler sadece 3-4 milimetrik kesiden gerçekleştirildiği için yöntemin klasik lazer operasyonlarına nazaran daha konforlu ve hızlı iyileşme süreci sağladığını vurgulayarak, sözlerine şöyle devam ediyor: “Operasyon sonrasında gözlerde oluşan batma hissi birkaç saat içinde geçmekte ve hastalar aynı gün normal aktivitelerine dönebilmektedirler. İlk günlerde gözlerin şiddetli ovuşturulmaması, verilen damlaların düzenli kullanılması ve birkaç gün havuz ile denize girilmemesi, tedaviden etkin sonuç alınması için dikkat edilmesi gereken en önemli kuralları oluşturmaktadır.”

Yöntem kimler için uygun?

SILK (Smooth Incision Lenticule Keratomileusis ) yöntemi için her hasta uygun aday olmuyor. Genellikle 18 yaşını doldurmuş, göz numarası en az bir yıldır sabit olan ve kornea yapısı normal olan kişiler için ideal bir yöntem. Hamilelik, emzirme dönemi ile glokom gibi bazı göz hastalıkları olan hastalara ise iyileşme süreci etkilendiği için SILK yöntemi önerilmiyor. Yapılan göz muayenesinde; göz numarası, kornea kalınlığı ile haritası, göz tansiyonu ve detaylı kornea yapısı inceleniyor. Hastanın gözlerinin SILK yöntemi için uygun olup olmadığı bu testler sayesinde anlaşılıyor.

Sonuçları yüz güldürüyor!

SILK yönteminde başarı oranı da oldukça yüksek. Öyle ki yüzde 95 oranında başarı sağlanıyor, yani SILK lazer tedavisi olan 100 hastanın 95’inin gözlük ihtiyacı ortadan kalkıyor. Yöntem kalıcı bir çözüm sunuyor, ancak bazı kişilerde çok uzun vadede küçük numara değişimleri olabiliyor.

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

İshalde bu hataya sık düşülüyor!       

Yaz aylarında ishaller çocukluk çağında en sık karşılaşılan hastalıklar arasında yer alıyor. Nasıl ki kışın üst solunum yolu enfeksiyonları ön plandaysa, yaz mevsiminde de gastroenteritler, yani bulaşıcı ishaller, çocuklarda görülen hastalıkların başında geliyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Demet Matben, çocuklarda gelişen ishallerde en çok dikkat edilen konulardan birinin sıvı ve elektrolit kaybı olduğunu belirterek, “Çocuk, ağızdan aldığı sıvıyı bulantı, kusma ve ishal yoluyla kaybedip yeterince yerine koyamadığında, dehidratasyon dediğimiz tablo ortaya çıkar. Bu durum, çocukluk çağında en sık karşılaştığımız komplikasyonlardan biridir. Bu nedenle çocuğunuza ‘kusuyor’ diye sıvı vermemezlik etmeyin, ishali durdurucu ilaçlar veya bağırsak dezenfektanları kullanmayın” diyor.

Dr. Demet Matben

Dr. Demet Matben

En sık görülen sebebi rotavirüs

Yaz ishalinde mikroplar çoğunlukla kirli havuza veya denize girilmesi, sıcak nedeniyle bozulan besinlerin tüketilmesi, el hijyenine yeterince dikkat edilmemesi, yiyecek ve mutfak gereçlerinin hijyenine özen gösterilmemesi sonucu bulaşıyor. Çocuklarda en yaygın olarak rotavirüs, adenovirüs, norovirüs ve astrovirüs kaynaklı ishaller görülüyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Demet Matben, rotavirüsün çocukluk çağında en sık görülen ishal etkenlerinden birini oluşturduğuna işaret ederek,  “Öyle ki bebek ve çocuklarda hastane yatışlarını gerektiren ishal, ateş ve kusma vakalarının yüzde 50’sinden rotavirüs sorumlu olmaktadır. Ancak, son 10-15 yıldır yaygın uygulanan rotavirüs aşısı sayesinde bu tür ishal vakalarında azalma görülmektedir” bilgisini veriyor.

Bulaşma özelliği günlerce devam ediyor

Çocuklarda ishal tablosunda ilk 1-3 gün içerisinde ateş, karın ağrısı, bulantı ve kusma görülebiliyor. Bu belirtiler genellikle 24 saat içinde kendini sınırlıyor. Ardından, sulu dışkılama başlıyor. Dışkının rengi, kıvamı ve kokusu normalden farklı olabiliyor. Virüs kaynaklı ishaller genellikle 1 hafta ila 10 gün içinde kendiliğinden geçiyor. Ancak, bulaştırıcılık ishal başlamadan önceki birkaç gün ile ishal başladıktan sonraki 10 gün boyunca devam edebiliyor.  Bakteri kaynaklı ishallerde ise yüksek ateş, mukuslu, kanlı veya çok sulu dışkılama oluşabiliyor. Belirtilerden biri de dışkılama isteğiyle tuvalete gitme, ancak yeterli miktarda dışkılayamama ve tam boşalamama hissi oluyor. Ayrıca bakterinin türüne göre; karın ağrısı, kramplar ve sürekli dışkılama hissiyle birlikte seyredebiliyor.

Bu belirtiler varsa, dikkat!

İshal tablosunda erken teşhis ve tedavi ise büyük bir önem taşıyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Demet Matben, çocuklarda oluşan ishalin vücutta ciddi sıvı kaybına yol açabileceği için acil değerlendirme gerektiği uyarısında bulunarak, “Erken dönemde çocuğa ağızdan verilen rehidratasyon sıvılarıyla müdahale edilebilir. Bu, ishalin daha ciddi ve olumsuz tablolara dönüşmesini engelleyebilir” diyor. Dr. Demet Matben, zaman kaybetmeden bir hekime başvurmanız gereken sinyalleri ise şöyle sıralıyor:

  • Günde 5-6 kez ve üzerinde kusuyorsa
  • Kusma olmasa bile ishal 7–8 kezden fazlaysa (ateşli olsun veya olmasın)
  • Su içtiği halde tekrar kusuyorsa
  • Ateşi başlamışsa ve bu ateşi kontrol edemiyorsanız

Tedavide sıvı takviyesi çok önemli!

İshalin tedavisinde öncelik sıvı takviyesi oluyor. Takviyenin, yudum yudum ve yavaş yavaş verilen sıvılarla sağlanması gerekiyor. Buzlu su, ayran, büyük çocuklar için soda veya maden suyu öneriliyor. Eğer dışkılama sayısı artarsa, ağızdan alınan rehidratasyon sıvıları (oral serumlar) devreye giriyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Demet Matben, tedavide en önemli noktanın sıvı ve elektrolit dengesinin korunması olduğunu vurgulayarak, “Eğer çocuk ağızdan sıvı alamıyorsa ve ciddi kusmaları varsa, bu durumda damar yolundan sıvı verilmesi gerekir” diyor. Virüs kaynaklı ishallerde antibiyotiklerin etkili olmadığını belirten Dr. Demet Matben, sözlerine şöyle devam ediyor: “Bağırsak florasının düzenlenmesi için probiyotik kullanılabilir. Ayrıca çinko takviyesinin ishal süresini kısaltabildiği bilinmektedir. Eğer ishal; amipli dizanteri, salmonella veya başka bir bakteri kaynaklıysa, antibiyotik veya antiparaziter tedavi uygulanabilir. Bu durumda da yine sıvı takviyesi, probiyotik ve çinko desteği önemlidir. Ateş varsa, ateş düşürücü; karın ağrısı varsa, ağrı kesici verilebilir.”

Yaz ishalini önlemek için 7 önemli kural!

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Demet Matben, çocuklarda yaz ishalini önlemek için  dikkat edilmesi gereken kuralları 7 maddede şöyle özetliyor.

  • Bebeklik dönemindeyse mutlaka emzirin.
  • Sebze ve meyveleri çok iyi yıkayın.
  • Kendinizin ve çocuğunuzun el hijyenine dikkat edin.
  • Ortak tuvalet alanlarında hijyen kurallarını ihmal etmeyin
  • Dışarıdan alınan ve uzun süre beklemiş yiyeceklerden uzak durun. (Özellikle tavuk, mayonez, şarküteri ürünleri, hamburger)
  • Paketli olmayan dondurmalardan ve hijyeni şüpheli olan ürünlerden kaçının.
  • 2 yaşın altındaysa çocuğunuzu kalabalık havuzlara sokmayın; denizi tercih edin.

Milk Academy’den aile boyu peynir!

Milk Academy, lezzeti ve kaliteyi bir arada sunan 1500 gramlık tost peyniriyle peynir severlere yeni bir alternatif sunuyor.

Tostların yanı sıra sandviçlerden kahvaltı tabaklarına, sıcak tariflerden atıştırmalıklara kadar geniş bir kullanım yelpazesi sunan Milk Academy Tost Peyniri, sofralara lezzet katıyor. 1500 gramlık ekonomik boyuyla dikkat çeken Milk Academy Tost Peyniri, özellikle kalabalık aile sofraları, yoğun kahvaltılar ve bol malzemeli tarifler için ideal. Lezzetinden ödün vermeyen bu aile boyu seçenek aynı zamanda bütçeden de tasarruf sağlıyor. Taze sütten, el değmeden, hijyenik koşullarda üretilen Milk Academy Tost Peyniri dengeli aroması ve kolay dilimlenebilir formu ile sağlıklı bir seçenek sunuyor.