Yazılar

Düğünleri adresi Elite World Hotels

Düğünleri adresi Elite World Hotels

Konfor, şıklık ve misafirperverliği bir arada sunan Elite World Hotels; havuz başı, kır düğünü ve balo salonu konseptleri ile çiftlerin hayallerini gerçekleştiriyor.

Ayrıca sade bir törenle “evet” demek isteyen çiftlere de muhteşem bir nikah nikah atmosferi de sunuyor.

Özellikle estetik ve modern dış mimariden çarpıcı iç mekan tasarımlarına kadar her şeyin özel olarak hayata geçirildiği Elite World Europe Hotel ve Elite World Asia Hotel; benzersiz konseptleri ile unutulmaz düğünlere ev sahipliği yapıyor.

Balo salonlarının ihtişamı ve konforunun yanı sıra; nikah seremonisi, özel asistan hizmeti, Executive Chef’lerinin ellerinden çıkan lezzetli menüler, düğün çiftlerine sunulan özel sürprizler de ayrıcalıklar arasında yer alıyor. Ayrıca düğün merasimini Elite World Hotels’de gerçekleştiren çiftler Elite World Marmaris veya Elite World Sapanca Hotel’de 2 gece ücretsiz konaklayabiliyor. Bu arada ilk evlilik yıl dönümlerinde de Elite World Hotels’in misafiri olurken, müsaitlik durumuna göre balayı odalarında kalabiliyor.

Detaylı bilgi için: dugun.eliteworldhotels.com.tr  /   0212 237 17 00

Kahvaltı çocukların okul başarısını etkiliyor!

Kahvaltı çocukların okul başarısını etkiliyor!

Çocukların beslenme alışkanlıklarının gelişmesinde aile, okul ve yaşadıkları ortam en önemli etkenlerdir. Okul çağı çocuklarının beslenmesi, bedensel ve zihinsel gelişimleri için oldukça önemli bir yere sahiptir. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. İrem Aksoy, okul çağı çocuklarında beslenme hakkında bilgiler verdi.

Yaşam boyu sürecek tutum ve davranışların kazanılmaya başlandığı bu dönemde sağlıklı beslenmeleri konusunda iyi alışkanlıklar edinmeleri yetişkinlik dönemlerini daha kaliteli geçirmeleri açısından önemlidir. Yeni dokuların yapımı, bedensel ve zihinsel olarak gelişimin sağlanması, dengeli-yeterli miktarda protein, yağ, karbonhidrat ve vitamin-mineralleri alınmasıyla mümkün olur.

Okul çağı çocuklarının aile, arkadaş ve öğretmenlerinin yanı sıra okul kantini gibi besine ulaşabildikleri ortamlar da çocukların beslenmesinde önemli rol oynar. Okul çağında görülen; zayıflık veya şişmanlık, anemi(kansızlık), vitamin-mineral eksiklikleri ve diş çürükleri gibi sağlık sorunları beslenme kaynaklı olabilmektedir.  Bu dönemde çocukların enerji ve besin ögesi gereksinimleri yüksektir. Aynı zamanda duygusal ve bedensel gelişimleri de oldukça hızlıdır. Dolayısıyla ailelerin çocuklarının beslenmesi hakkında doğru bilgiye ulaşmaları ve süreci iyi yönetmeleri gerekmektedir.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Okul çağı çocuklarının beslenmelerindeki sorunların nedeni ne olabilir?

Çocukların okula gitmeleri için güne erken başlamaları sabah kahvaltısı yapmalarını güçleştirebilir hatta kahvaltı yapmadan güne başlamalarına sebep olabilir. Okulda kalma sürelerinin uzun olmasıyla birlikte çocuklar uzun saatler aç kalabilir. Okulda sağlıklı besinlere ulaşmaları zor olabilir. Okula yeni başlayan çocuk ev dışında ve ailesinden ayrı olarak kendi başına beslenmeye alışkın olmayabilir. Fiziksel olarak çok hareketli olabilir ve besinlerden aldığı enerji yeterli gelmeyebilir. Bu durumlar göz önünde bulundurularak gelişim ve büyümenin hayati önem taşıdığı okul çağı çocuklarının beslenmesi özenle takip edilmelidir. Çocuklarının sağlığını ve akademik başarısını önemseyen tüm ailelerin beslenme açısından dikkat etmeleri gerekenler aşağıdaki gibidir.

  • Sağlıklı beslenmeyi ve öğün atlamamayı öğrenmeli

Öğrenme çağında olan çocuğa, beslenme ve sağlıkla ilgili temel bilgileri ilk olarak ailenin ve daha sonra ise okulda öğretmenlerinin vermesi gerekmektedir. Ayrıca çocuğa beslenmesi için zaman ayarlaması yapması, öğün atlamaması ve kendi beslenmesi hakkında sorumluluk alması gerektiği öğretilmelidir. Uzun süre açlık yaşayan çocuklarda dikkat dağınıklığı, öğrenme güçlüğü ve bedensel güçsüzlük gibi sorunlarla karşı karşıya kalınabilir.

Okulda ya da evde ailesi-öğretmenleri tarafından çocuğun günlük alması gereken enerji ve besin ögeleri ayarlanıp yeterli bir şekilde tüketilmesi sağlanmalıdır. Ek olarak hem okulda hem de evde besinlerin yararlarından bahsedilmeli ve çocuğa sağlıklı beslenme alışkanlığı edinmesinde yardımcı olunmalıdır.

  •  Kahvaltı ile güne başlamalı

Bütün gece besin alımı olmadan aç kalan vücudun, sabah kahvaltısına ihtiyacı vardır. Güne istediği bir kahvaltı seçimiyle başlamalıdır; peynirli tost, meyveli yoğurt-süt veya ballı süt gibi. Sabah kahvaltısını atlayan çocuklar akademik olarak daha başarısız olabilir.

  • Besinlerin sağlığa olan yarar ve zararlarını öğrenmeli

Çocukların beslenme alışkanlığı diş sağlığı için de önemlidir. Daha az şekerli ve basit karbonhidratlı besinler, daha çok süt ürünleri tüketmesi önerilmelidir. Gazoz gibi asitli ve şekerli içecekler, bisküvi gibi paketlenmiş ve işlenmiş gıdalardan uzak durmaları gerektiği öğretilmelidir.

Ana öğünlere ek olarak ara öğünler planlanmalı dolayısıyla çocuğun açlık süresi ve kan şekeri dengesi kontrol altına alınmalıdır. Ara öğünlerde paketlenmiş ve sağlıksız gıdalar yerine kuruyemişler, taze ve kuru meyveler, süt, yoğurt, ayran veya ev yapımı kek, börekler gibi sağlıklı atıştırmalıklar planlanmalıdır.

  •  Okul veya evde tükettikleri besinler denetlenmeli

Okullarda tükettikleri yemeklerin yeterli ve dengeli olmalarının yanında yemeklerin temiz ve sağlıklı şekilde hazırlanmış olmasına dikkat edilmelidir. Günümüzde çocuklar hem okulda hem de dışarda arkadaş ve aileleriyle birlikte hızlı yemek sistemine yönelmektedirler. Bunların çoğu beslenme açısından uygun değildir ve çocukların porsiyon kontrolü sağlamalarını olumsuz etkileyebilmektedir. Okul çağı çocuklarının beslenmelerinde bulunan besin grupları açısından değerlendirme yapıldığında, tahıla dayalı olduğu, hazır meyve suyu, şeker, bisküvi, poğaça, cips gibi sağlıksız besinlerin fazlaca yer aldığı gözlemlenebilir. Bu nedenle beslenme çantalarının hazırlanması ya da okulda ulaşabilecekleri besinler konusunda anne ve sınıf öğretmenleri bilinçlendirilmeli, konuya hâkim beslenme uzmanlarından destek alınmalıdır.

Yeni Opel Astra, 2022’nin ilk yarısında Türkiye’de!

Yeni Opel Astra, 2022’nin ilk yarısında Türkiye’de!

Alman otomobil devi Opel, Astra’nın altıncı neslinin global basın lansmanını 180 gazetecinin huzurunda ve canlı yayınla bağlanan 500’den fazla gazetecinin katıldığı hibrit bir toplantı ile gerçekleştirdi. Yeni CEO Uwe Hochgeschurtz’un şirketteki ilk iş gününde tanıtılan yeni Opel Astra, Liverpool Spor Kulübü’nün ünlü menajeri Jürgen Klopp’un da katıldığı renkli bir etkinlikle “Yeni bir şimşek doğuyor” sloganıyla boy gösterdi. Rüsselsheim’da tasarlanan, geliştirilen ve üretilen 6. nesil Opel Astra’nın 2022 yılının ilk yarısında Türkiye’de de satışa sunulması planlanıyor.

adidas Türkiye “Bir Topa Bakar”

adidas Türkiye “Bir Topa Bakar”

adidas Türkiye, TFF yeni sezonunda kullanılacak Conext 21 toplarını #BirTopaBakar kampanyasıyla taraftarların beğenisine sunuyor.

adidas’ın tasarladığı, 2021-2022 futbol sezonunda Süper Lig’in yanı sıra Turkcell Kadın Futbol Ligi, TFF 1., 2. ve 3. Lig’de kullanılacak Conext 21 toplarının tanıtıldığı reklam filminde farklı illerden, farklı takımların farklı taraftarlarının ortak mutluluğu, heyecanı ve ihtimallerle dolu futbolun yarattığı aidiyet duygusunun güçlü etkisi #BirTopaBakar mottosu ile anlatılıyor.

Gülse Birsel’in seslendirdiği filmde bir futbol topunun hayatlarımızda nelere yol açabileceğine odaklanılıyor. Farklı takım taraftarlarının duygu geçişlerinin yansıtıldığı #BirTopaBakar filminde, sevinçler, galibiyet için totem tutulan heyecanlı dakikalar, omuz omuza mücadele eden kadınların futboldaki gücü izleyiciye aktarılıyor. Futbolun hayatın içindeki önemi, sevenlerine yaşattığı tüm duygularla her olasılığın mümkün olduğu mesajı veriliyor ve herkes için eşit fırsatların olabileceği yansımaları görülüyor. Her koşulda takımının yanında olan taraftarlara futbolun tüm olasılıkları içinde barındırdığını gösteriliyor.

Künye:

Marka: adidas

Ajans: CPM İstanbul

Metin: Barış Tan

Yönetmen: Recep Duraklar

Görüntü Yönetmeni: Burak Turan
Yapım Şirketi: Red Elephant          

Emaar Square Mall’da açık hava konserleri başlıyor

Emaar Square Mall’da açık hava konserleri başlıyor

Emaar Square Mall’un Teras alanında Eylül ayı boyunca her Çarşamba gerçekleşecek ücretsiz açık hava konserleri ile İstanbullu müzik severleri pandemi döneminde özlem duyulan konser ortamıyla buluşturuyor.

Bülent Ortaçgil, Leman Sam, Fatma Turgut ve İkilem’in en güzel performanslarını sergileyeceği ücretsiz Joy Türk Akustik Açık Hava Konserleri serisi 04-25 Eylül tarihleri arasında, Emaar Teras’ta olacak.

Bülent Ortaçgil ile 4 Eylül’de, 11 Eylül’de İkilem, 18 Eylül’de Fatma Turgut ve 25 Eylül tarihinde Leman Sam sahne alacak.

Yayla savunma fuarında

Yayla savunma fuarında

Yayla Agro, Türk ve dünya savunma sanayinin en büyük buluşmalarından biri olan IDEF’21 15. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’na katıldı.

Yayla, dünyanın pek çok ülkesinden firma ve heyet katılımlarının gerçekleştiği fuarda, ev yapımı tadındaki Yemek Hazır ürünlerini tanıttı. Çorbadan etli kuru fasulyeye, pilavdan hoşafa kadar birbirinden lezzetli yemekler sunan Yayla, BPA’sız özel ambalajları sayesinde soğuk zincire ihtiyaç duymadan 36 aya kadar saklanabilen katkısız ve koruyucusuz Yemek Hazır ürünlerini sağlıkla sofralara taşıyor. Yayla, Yemek Hazır ile zorlu şartlarda görev yapan güvenlik güçlerinin ev yemeği özlemini bir nebze de olsa hafifletmeyi, sağlıklı ve pratik öğünlerle sofralarına lezzet katmayı hedefliyor.

Yayla Agro, Türkiye ve dünyadaki savunma sanayi devlerine ev sahipliği yapan IDEF’21 fuarı ziyaretçilerine; katkısız ve koruyucusuz, soğuk zincire ihtiyaç duymadan 36 aya kadar tazeliğini ve lezzetini koruyan ev yapımı tadındaki ürünlerini tanıttı. Türkiye ve yurtdışında zorlu şartlarda görev yapan güvenlik güçlerinin sağlıklı beslenmesini sağlayacak Yemek Hazır ürünleri, lezzetleri kadar hemen tüketime hazır pratikliği ile de tercih ediliyor.

Afyonkarahisar Dünya Motokros Şampiyonası’na ev sahipliği yapacak

Afyonkarahisar Dünya Motokros Şampiyonası’na ev sahipliği yapacak

Türkiye’nin ve dünyanın motokrosun yıldızlarını motosiklet tutkunlarıyla buluşturacak MXGP OF TURKEY ve MXGP OF AFYON yarışları Afyonkarahisar Motor Sporları Merkezi’nde düzenlenecek. Şampiyona öncesi Afyonkarahisar Belediye Başkanı Mehmet Zeybek ve AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven ile birlikte şampiyonanın yapılacağı alanda incelemelerde bulundu. Basın mensuplarına şampiyonayla öncesi bilgiler aktaran Zeybek, şampiyonanın düzenleneceği alanda çalışmaların tamamlandığını açıkladı.

Karın zarı kanserinin belirtisi

Karın zarı kanserinin belirtisi

Karın zarı kanseri veya tıp dilindeki adıyla ‘peritoneal karsinomatozis’ diğer organları etkileyen kanserlerle birlikte ortaya çıkıyor. Tedavisi zor ve hastalığın gidişatını kötü etkileyen bir durum olarak ön plana çıkan karın zarı kanserinin tedavi edilebilmesi için altta yatan kanserin belirlenmesi gerekiyor. Memorial Kayseri Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Mustafa Kaplan, karın zarı kanseri hakkında bilgi verdi.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Başka bir kansere bağlı olarak gelişiyor

Karın zarı ya da periton, karın duvarlarının iç yüzünü ve bu boşlukta yer alan tüm organları koruyan ve saran zardır. Periton, bağ dokularıyla karın duvarının iç yüzüne ve organlara yapışıktır. Karın içi organları kaplayan ince bir tabaka olan karın zarının (peritonun) kötü huylu tümör hücreleri tarafından tutulmasına ya da etkilenmesine peritoneal karsinomatozis yani karın zarı kanseri denir. Genellikle ileri evrelerde teşhis edilen bu kanser türü başka bir kanserin karın zarına yayılması sonucu oluşur. Ancak nadiren başka sebebe bağlı olmayan primer periton kanseri de olabilir.

Karın zarı kanserine yol açan kanserler

Karın zarı kanserine yol açan bazı kanser türleri vardır. Bunlar ise yumurtalık, rahim veya rahim ağzı gibi jinekolojik kanserler ile kalın barsak, mide, pankreas, safra kesesi, safra yolları gibi gastrointestinal sistem kanserleridir. Bazen meme ve akciğer kanseri de karın zarına yayılıp peritoneal karsinomatozis yapabilir. Direkt peritonun kendi kanseri, mezotelyoma da görülebilir. Mezotelyoma özellikle evleri boyamada asbestin yaygın kullanıldığı Nevşehir’in bazı bölgelerinde aynı ailede çok fazla kişide görülmüştür ancak çok nadir bir tümördür. Bazen apendiks organında görülen mukosel de yaygın karın zarı kanserine sebep olabilmektedir.

Karın içinde su birikmesi ortaya çıkıyor

Karın zarı kanserinin nedeni tam bilinmese de, periton hücrelerinde oluşan mutasyonla kontrol dışı büyümeyle kanser başlamaktadır. Peritoneal karsinomatozis daima ilerlemiş kanser hastalığının bir göstergesidir ve belirgin olarak azalmış yaşam beklentisi ile beraber seyreder. Peritonun tümöral tutulumu ciddi bir tıbbi tedavi sorunu oluşturmaktadır çünkü tedavisi zor hatta imkansızdır. Periton içerisine yerleşmiş olan tümör hücreleri peritonun açıklıklarından bütün peritona ve altındaki organlara yayılabilir. Peritoneal karsinomatozis  olan kişilerde karın zarı etkilendiği için karında yoğun su birikmesi görülür. Peritoneal karsinomatozis bebeklerde ve çocuklarda çok nadirdir ama bazı çocukluk çağı kanserlerinde de görülebilir.

Karın zarı kanseri kimlerde olur?

Nedeni belli olmayan karın zarı kanserine yakalanma konusunda yapılan araştırmalarda bazı kişilerin risk taşıdığı düşünülmektedir.

  • İleri yaş bir risk faktörüdür. 60 yaşın üzerindeki kişilerde daha çok görülmektedir.
  • Genetik faktörler önemlidir. Kişinin ailesindeki karın zarı kanseri öyküsü riski artırmaktadır.
  • Kadınlarda meme kanseri geçmişi olması önemli bir etkendir.
  • Obezite ve durağan yaşamın diğer kanser türlerinde olduğu gibi karın zarı kanserinde etkili olduğu bilinmektedir.
  • Rahim içindeki endometrium tabakasının rahmin dışındaki bölgelerde büyümesi sonucu gelişen ve sıklıkla ağrıyla başlayan endometriozisin karın zarı kanseri gelişiminde etkili olduğu belirlenmiştir.

Karın zarı kanserinin 10 belirtisine dikkat!

Karın zarı kanseri, ilk evresi boyunca hiç belirti göstermeyebilir. Sebep olan kanser araştırılırken hastanın tomografi veya PET gibi sonuçlarında karın zarı tutulumu görülür. Ameliyat için açılan hastanın karın zarında yama tarzında tümör odakları görülebilir. İlerleyen dönemde ise şu belirtiler başlayabilir:

  1. Karında periton sıvısı yani asit birikmesi ve buna bağlı göbek fıtığı ile nefes darlığı gibi şikayetler
  2. Karın ağrısı ve karında şişkinlik hissi
  3. İştahsızlık, yemek yemede isteksiz olma
  4. İdrar ve dışkı alışkanlıklarındaki değişiklik
  5. Kas erimesi
  6. Bulantı ve kabızlık bazen de ishalin olması
  7. Özellikle ayak bileklerinin şişmesi
  8. Solunum problemlerinin başlaması
  9. Olağandışı kilo alımı ya da kilo kaybının ortaya çıkması
  10. Aşırı yorgunluk yaşanması

Tümör hücrelerinin büyümesi karın içindeki diğer organlarda fonksiyon bozukluklarına sebep olabilir. Örnek olarak, bağırsaklarda daralmaya bağlı tıkanıklıklar veya idrar akışının engellenmesine bağlı böbrek yetmezliği ortaya çıkabilir.

Doğru zamanda uygun tedavi planı önemli

Karın zarı kanseri genellikle başka bir tümörden yayılan invaziv kanserin ileri bir formu olduğundan tedavisi zor olabilir. Çoğu peritoneal karsinomatozis tümörü kemoterapiye yanıt olarak çok fazla küçülmez. Bu nedenle, birçok doktor semptomları yönetmek, ağrıyı hafifletmek ve yaşam kalitesini iyileştirmek için palyatif bakıma odaklanır. Maalesef tedavide çok fazla bir seçenek de yoktur. Peritoneal karsinomatozaya sebep olan altta yatan kanserin tedavi edilmesi esastır.  Kanserin yayılmış olduğu karın zarının soyulması, kanser sıçramış organların çıkarılması ve aynı ameliyatta karın içine özel hazırlanmış ısıtılmış kemoterapi verilmesi şeklinde bir tedavi yöntemi birçok merkezde uygulanmaktadır. Karın zarı kanserinin neden olduğu hastalık nedeniyle ortaya çıkan kusma, bulantı, idrar ve dışkı alışkanlığı değişiklikler kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyecektir. Tedavi edilmediği zaman kısa sürede ölüm riski maalesef mevcuttur. Karın zarı kanseri maalesef çoğu zaman ilerlemiş kanseri gösterdiğinden tedavisi çok zor hatta imkansızdır. Ama hastanın şikayetlerine sebep olan başta karın içi su toplanması olmak üzere diğer belirtilerini azaltmak mümkündür.

Böcek ısırmalarına ilk anda neler yapmalı, nelerden kaçınmalı?

Böcek ısırmalarına ilk anda neler yapmalı, nelerden kaçınmalı?

Böcekler, keneler, arılar, sivrisinekler… Yaz mevsiminde doğada daha fazla zaman geçirmemiz nedeniyle böcek sokmaları sıkça görülen sorunlar arasında yer alıyor. Türleri, zehirli olup olmadıkları ve bireyde alerjik reaksiyon gelişip gelişmediği, böcek sokması sonrasında ortaya çıkan semptomların türü ile şiddetini belirliyor. Genellikle kaşıntı, ağrı ve şişme gibi yakınmalarla kısa sürede geçerken, bazı durumlarda ise hayatı tehdit edebilecek boyutlara ulaşabiliyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Dr. Veysel Balcı, böcek sokmalarında ilk saatlerde herhangi bir reaksiyon görülmese bile üzerinden saatler, hatta günler geçtikten sonra dahi ciddi sağlık problemleri gelişebileceği uyarısında bulunarak, “Böcek sokmaları önemsenmeli ve en kısa zamanda sağlık kuruluşuna başvurularak doktor kontrolünden geçilmelidir” diyor. Acil Tıp Uzmanı Dr. Veysel Balcı yaz aylarında en sık görülen böcek sokmalarını anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

BÖCEK SOKMALARI

Genellikle ağrılı etki yaratan tahtakurusu, pire ve kırkayak gibi böceklerin bazıları alerjik reaksiyona ve bölgesel tahriş ile su toplayan kabarcıklara yol açabiliyor. Acil Tıp Uzmanı Dr. Veysel Balcı, böcek ısırığının etkisinin böceğin türüne ve kişinin duyarlılığına bağlı olarak değişkenlik gösterdiğini belirterek, “Küçük yaştaki çocuklar, alerjik bünyeye sahip olanlar, hamileler ve yaşlılar böcek sokmalarına karşı daha hassas oluyorlar. Özellikle tropikal bölgelerde yaşayan böcek türleri ciddi hastalıklar taşıyabiliyor” diyor. Isırılan bölgede apse ve irin gibi iltihap bulguları oluşmuş ve belirtiler 2 gün içinde geçmemişse, bu tablo böcek sokmasının tehlikeli boyutta olduğu anlamına geliyor ve zaman kaybetmeden hastaneye başvurulması gerekiyor” diyor.

Belirtileri neler?

  • Isırılan bölgede kaşıntı, ağrı ve şişme
  • Isırılan bölgede renk değişikliği, kızarıklık
  • Ürtiker, ısırılan bölgede su ya da irin birikmesi
  • Karın ağrısı, kusma, mide bulantısı, ishal
  • Nefes almada zorlanma
  • Göğüste sıkışma hissi
  • Hırıltılı solunum
  • Baş dönmesi ve yutma güçlüğü
  • Bayılma ve bilinç kaybı
  • Böceğin ısırdığı bölgede 2.5 santimetre çapında şişlik
  • Ağızda, boğazda ya da dilde şişme

 Ne yapmalı?

Alerjik bir reaksiyon söz konusu değilse, ilkyardım tedavisi böcek ısırmasına karşı genellikle yeterli geliyor. Böcek ısırığına daha fazla maruz kalmamak için böcek ilacı ve jel kullanmayı ihmal etmeyin. Böcek ısırığının olduğu bölgeyi su ve sabunla yıkayın. Bu bölgeye yapacağınız buz uygulamasıyla ağrı ile kaşıntının azalmasını sağlayabilirsiniz.

Pause Sağlık, Pause Dergi

KENE ISIRIKLARI

İlkbahar ve yaz aylarında daha yaygın görülen keneler vücuda bulaştıklarında; koltuk altlarına, kulak arkalarına, bacakların arasına, dizlerin arkalarına, kasıklara veya saçlı bölgelere yerleşiyorlar. Kan emerek beslenen diğer haşere türlerinin aksine, konaklarını ısırdıktan sonra 10 güne kadar cilde bağlı kalıyorlar. Zehirsiz kene ısırıkları genellikle zararsız oluyor ve semptoma yol açmayabiliyor. Kene kaynaklı hastalıklar çoğunlukla kene ısırmasından sonraki birkaç gün ile birkaç hafta içinde gelişiyor ve çeşitli semptomlara neden olabiliyorlar. Kenenin normal şartlar altında taşıdığı hastalıkla kişiyi enfekte etmesi için tipik olarak 24 saat beslenmesi gerekiyor. Bu sebeple kene ne kadar çabuk tanımlanıp çıkartılabilirse tedaviden o kadar olumlu sonuç alınıyor. Acil Tıp Uzmanı Dr. Veysel Balcı kenelerden insan konaklarına geçen hastalıkların ciddi sorunlara yol açabileceği uyarısında bulunarak, “Bu nedenle herhangi bir yakınma olmasa bile kene ısırığında hiçbir müdahalede bulunmadan, mümkün olan en kısa sürede doktora başvurulması gerekiyor” diyor.

Belirtileri neler?

  • Isırık alanında kırmızı bir nokta veya döküntü
  • Ateş
  • Baş ağrısı
  • Boyun sertliği
  • Tüm vücutta döküntü
  • Halsizlik
  • Kas veya eklem ağrıları
  • Mide bulantısı
  • Şişmiş lenf düğümleri
  • Titreme ve havale nöbetleri

 Nasıl önlem almalı?

  • Kenelerin yaygın olduğu açık arazilerde, ormanlarda ya da besi hayvanlarının bulunduğu alanlarda yürürken uzun kollu gömlek ve pantolon tercih edin.
  • Yolun merkezinden yürümek keneler ile teması azaltabiliyor.
  • Açık arazide dolaşırken önceden kene kovucu kullanmanız etkili olacaktır.
  • Duş almanız ve banyo yapmanız da önem taşıyor.

Ne yapmalı?

Dr. Veysel Balcı, kene tespit edildiğinde yapılması gereken en önemli şeyin keneyi vücuttan çıkartmak olduğunu belirterek, “Keneleri bir kene temizleme aracıyla veya bir cımbız setiyle çıkartmak mümkün olabiliyor. Ardından ısırık bölgesi su ve sabunla temizleniyor. Bu işlemin uzmanlar tarafından yapılması büyük önem taşıyor, aksi halde kenenin bir kısmı cilt altında kalabiliyor” diyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

ARI SOKMASI

Arı sokmalarının tedavi yöntemi şiddetine bağlı olarak değişiyor. “Ağrıyı hafifletmek için tedavinin evde yapılması çoğu kişi için mümkünken, herhangi bir arı alerjisi varsa veya birden fazla arı sokulmasına maruz kalındığında, acil tedavi gerektiren ciddi sonuçlar gelişebiliyor” uyarısında bulunan Dr. Veysel Balcı, bu nedenle arı sokmasında sağlık kuruluşuna başvurmanız ve muayeneden geçmeniz gerektiğini söylüyor.

Belirtileri neler?

Arı sokmasında ortaya çıkan reaksiyonlar kişiden kişiye farklılık gösteriyor.  Bazı kişilerde arıların “venom” denilen zehrine karşı alerji gelişebiliyor. Çok sayıda arı aynı anda sokarsa, o zaman toksik reaksiyon görülebiliyor.

  • Hafif reaksiyonlar; ani gelişen yanma, ağrı, kızarıklık, şişme.
  • Orta derecedeki reaksiyonlar; birkaç gün artarak devam edebilen aşırı kızarıklık ve kademeli artan şişlikler.
  • Şiddetli alerjik reaksiyonlar; kaşıntı, kızarıklık, kurdeşen, ciltte soğukluk, nefes darlığı, boğazda ve dilde şişme, mide bulantısı, kusma, nabız değişiklikleri, ishal, baş dönmesi, bayılma, bilinç bulanıklığı ve bilinç kaybı. Bu reaksiyonlara maruz kalan kişilere acil tıbbi mücadele yapılması yaşamsal önem taşıyor.

 Ne yapmalı?

Acil Tıp Uzmanı Dr. Veysel Balcı alerjik olmayan durumlarda, arı sokmasında yapılması gerekenleri şöyle anlatıyor:

  • İlk olarak arının iğnesini hızlı bir şekilde çıkartın. Dikkat! İğnenin cildi sıkarak çıkartılması keseyi patlatıp, daha çok zehrin vücuda temas etmesine neden olabiliyor. O yüzden özenli ve hızlı hareket etmelisiniz. Hemen çıkartılması sayesinde, iğneden salınan zehrin önü kesileceği için gelişecek olan reaksiyonların şiddetlenmesi önleniyor.
  • Arının soktuğu yeri soğuk su ve sabunla yıkayın. Soğuk su rahatlatırken, sabun da kalan kiri ya da zehri bölgeden temizlemeye yardım ediyor. Şişlik ve kaşıntının olduğu yeri kaşımamaya dikkat edin.
  • Hassas bölgeye buz kompresi yapmanız, zehrin vücut tarafından emilimini azaltmada ve şişliğin inmesinde çok etkili oluyor. Ancak dikkat! Buzu doğrudan tene koymanız yanmaya yol açabiliyor. Bu yüzden bir havluya sarıp, ısırılan bölgede 20 dakika bekletmeniz etkili olacaktır. Gerektiğinde kompresi tekrar tekrar uygulayabilirsiniz. Kızarıklıktaki büyüme çok artarsa hekim desteği almanızda fayda var.
  • Sokulan bölge kolunuz ya da bacağınız ise yükseğe koymanız ağrı ve şişliğin azalmasında destek sağlar.

Pause Sağlık, Pause Dergi

SİVRİSİNEK ISIRMASI

Hem çıkardığı ses hem kan emme özelliği nedeniyle bir hayli rahatsız edici olan sivrisineklerin az da olsa virüs taşıma ve hastalık bulaştırma riskleri mevcut. En yaygın yol açtığı hastalıklar arasında ise sarı humma ve sıtma yer alıyor.

Belirtileri neler?

·         Kaşıntı ve hafif bir kızarıklık gelişebiliyor. Ancak hassas cilde sahip olan kişilerde bu kızarıklık daha koyu olabiliyor, bazı kişilerde ısırılan yer şişebiliyor.

·         Sivrisinek ısırığına karşı alerjisi olan kişilerde ateşle birlikte şiddetli mide bulantısı, baş ağrısı ve kusma oluşabiliyor.

Ne yapmalı?

Sivrisinek ısırığının yol açtığı kaşıntıyı ve kızarıklığı gidermek için evde soğuk kompres uygulayabilirsiniz. “Kızaran bölge şişerse, şişen yer kaşınmamalı” diyen Dr. Veysel Balcı, cildi kaşımanın enfeksiyona neden olabileceğini söylüyor.

Nasıl önlem almalı?

·         Yaşam ve çalışma alanlarını sık sık havalandırın.

·         Lavanta ve karanfil çiçeği sivrisinekleri uzak tutmakta faydalı olabilir.

 Yazın sivrisinekler çok daha hızlı üredikleri için mutfak pencerelerini ve balkon camlarını sineklik ile kapatabilirsiniz.

Vera “Cam Kenarı”

Vera “Cam Kenarı”

Geçtiğimiz yıllarda ‘Mutluluk Reklamı’, ‘Saklanır Nisan’ ve ‘Sokaklar’ gibi pek çok güçlü şarkıyı dinleyicileriyle buluşturan, 2020’de ‘Deniz Kabukları’ ve ‘Sonsuza Kadar’ ile Türkçe Rock listelerinde ilk sıraya yükselen Vera, yeni bir seri ile dinleyicilerine kavuşuyor. ‘Cam Kenarı’, 27 Ağustos’ta Doğan Müzik Yapım etiketiyle tüm dijital platformlarda yayında.

Vera’nın en yenisi ‘Cam Kenarı’, beş bölümlük bir konsept serinin ilk parçası. Kayıtları grubun ev stüdyosunda tamamlanan, atmosferik synth’ler ve güçlü bas gitarların birleştiği parça, 70’ler rock gitarları ve 90’lar indie formlarından izler taşıyor.

Arel Koray Nalbant (Vokal), Canberk Karademir (Davul), Mustafa Şarbak (Gitar) ve Dünyacan Yılmaz’dan (Bas Gitar) oluşan grup, ‘Cam Kenarı’ ile müzikseverlerin yine dikkatini çekecek.

Parça ile eş zamanlı yayınlanan klibin başrolünde The Actors Studio Drama School (New York) mezunu oyuncu Buket Gülbeyaz yer alıyor. Yapımcılığını Palm Film’in üstlendiği videonun yönetmeni ise yine Emir Yargın.