Yazılar

Kar Porselen Özbekistan’da fabrika açıyor!

Bonna’nın çatı markası Kar Porselen, yeni yatırımını Orta Asya’nın en büyük iç pazarlarından Özbekistan’da yapıyor.

Kar Porselen, Taşkent’te sanayi bölgesinde 56 dönümlük bir alanda konumlanan yeni fabrikası için toplamda 25 milyon doların üzerinde yatırım yapacak.  Bu yatırımla Orta Asya, Rusya ve çevre ülkelerin sofra üstü porselen ihtiyaçlarına karşılık vermeyi hedefleyen marka, kaliteli Türk porselenini Orta Asya ile tanıştıracak.

 Türkiye’nin ilk %100 HoReCa markası Bonna’nın çatı markası Kar Porselen, yeni yatırımı için Özbekistan’ı tercih etti. Taşkent’te 29.000 metrekaresi kapalı alan olmak üzere, 56 dönümlük bir arazide kurulu bir fabrika satın alan marka, Orta Asya, Rusya ve çevre ülkelerin sofra üstü porselen ihtiyaçlarına karşılık vermeyi hedefliyor.

Orta Asya pazarının önemli bir oyuncusu olacağız

Bu yeni yatırımla Orta Asya, Rusya ve çevre ülkelerin sofra üstü porselen ihtiyaçlarına karşılık verip, bölgede önemli bir oyuncu olmayı hedeflediklerini aktaran Bonna Genel Müdürü Erbil Aşkan, “Yaklaşık 36 milyonluk nüfusuyla Orta Asya’nın en büyük iç pazarlarından olan ve Orta Asya’nın tam kalbinde yer alan Özbekistan, oldukça stratejik bir konuma sahip.  Gerek üretim gerekse bölgenin diğer ülkelerine ulaşımı kolaylaştıran lojistik avantajları sebebiyle komşu pazarlara açılmak için önemli bir merkez. Özellikle son yıllardaki ekonomik reformlarla yatırımcı dostu bir yaklaşım içinde olan Özbekistan’a yatırım yaparak, kaliteli, estetik ve sıra dışı ürünlerimizi çok daha fazla ülkeye ulaştıracak ve Orta Asya pazarının önemli bir oyuncusu olacağız” dedi.

Atasay kalplere dokunacak

Bu yıl aşk temasını sahiplenen Atasay, lovebombing, ghosting, gaslighting, toksik ilişki kavramlarına yeni reklam filmiyle meydan okuyor. Yeni kampanyasında “Tak koluna yakışanı” cümlesini merkeze alan Atasay, “Doğru insanı bulmak zor ama bulduğunda doğru pırlanta Atasay’da” mesajıyla tüketicilerin kalplerine dokunuyor.

Atasay’ın yeni reklam kampanyası, aşk, ilişkiler ve doğru insanı bulmanın her zamankinden zor olması konularına parmak basarak, sosyal medya ve popüler kültür ürünleriyle hayatımıza giren lovebombing (aşırı sevgi gösterisi), ghosting (aniden ve açıklama yapmadan iletişimi kesmek), gaslighting (gerçeklik algısını manipüle etme) ve toksik ilişki kavramlarından yola çıkıyor.

Künye:

Reklamveren: Atasay

Reklamveren Yetkilisi: Elif Arzu Arıcan, Simay Kamer, Gülce Bir, Serra Hatman, Orçun Filya

Reklam Ajansı: TBWA\Istanbul

CCO: İlkay Gürpınar

ECD: Volkan Karakaşoğlu

Grup Kreatif Direktör: Ufuk Işık

Kreatif Direktör: Mehmet Demirel

Kreatif Grup Başkanı: Berke Gülçiçek, Ulaş Şahin

Yaratıcı Ekip: Özgecan Yalçınoğlu, Şeyma Şenol

Marka Ekibi: Aynur Kızılırmak, İrem Aydoğan, Emir Özgünay, Nil Şipal

CSO: Toygun Yılmazer

Genel Müdür: Ela Bilgisel

Strateji Ekibi: Nisan Danışman, Berkay Başer, Ceren Altınörs

Ajans Prodüktörü: Taha Palta, Berna Bulat

Optimizasyon ve Satın Alma Sorumlusu: Neslihan Gücüm, Gözde Bilir

Prodüksiyon Şirketi: RIDERS

Yönetmen: Hami Özkan

Müzik: Jingle Jackson

Özbek: “Ekşi mayalı ekmek ve tarhana doğrudan probiyotik içermese de sağlık için çok faydalı”

Fermente yiyeceklerin probiyotikler açısından zengin olduğu bilinen bir gerçek. Uzmanlar, modern beslenmede işlenmiş gıdaların yaygınlaşmasıyla birlikte geleneksel fermantasyon yöntemlerine dayanan ekmek ve tarhana gibi ürünlerin sağlık açısından öneminin her geçen gün arttığını belirtiyor. Altınbaş Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özbek bu ürünlerin hem lezzet hem de sağlık açısından eşsiz birer seçenek olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Ahmet Özbek, fermente gıdalar ve probiyotikler hakkında önemli bilgiler paylaşırken, özellikle ekşi mayalı ekmek ve tarhana gibi geleneksel gıdaların sağlıklı bir beslenmedeki yerini vurguladı.

Prof. Dr. Özbek, bu ürünlerin probiyotik içerdiği yönündeki yaygın yanılgıya dikkat çekerek şu açıklamalarda bulundu:
“Ekşi mayalı ekmek ve tarhana gibi ürünlerin probiyotik içerdiği düşüncesi doğru değildir. Çünkü bu ürünler hazırlanırken pişirme işlemi uygulanır ve bu sırada probiyotik özellik taşıyan mikroorganizmalar ölür. Dolayısıyla bu gıdaların tüketilmesiyle vücudumuza doğrudan probiyotik alınması söz konusu değildir.”

Ancak bu durumun, bu geleneksel gıdaların önemsiz olduğu anlamına gelmediğini belirten Prof. Dr. Özbek, şu ifadelere yer verdi:
“Ekşi mayalı ekmek ve tarhana gibi fermantasyonla elde edilen ürünler, pişirme süreci sırasında probiyotik bakterileri kaybetseler bile, fermantasyon sırasında oluşan biyolojik bileşikler sayesinde sağlık açısından çok değerli hale gelir. Bu süreçte, hem vücudumuz için doğrudan faydalı olan hem de bağırsak bakterilerimizi destekleyen maddeler ortaya çıkar. Bu nedenle bu tarz ürünler, özellikle sindirim sistemine ve genel sağlığa dolaylı yoldan fayda sağlar.”

Geleneksel gıdaların sağlığa katkısı
Prof. Dr. Özbek, ekşi mayalı ekmek ve tarhananın sadece lezzetli değil, aynı zamanda geleneksel yöntemlerle hazırlandığında sağlıklı bir beslenme için de önemli olduğunu ifade etti. “Bu gıdalar, sindirim sistemine dost bir yapıya sahiptir ve fermantasyon süreciyle doğal olarak ortaya çıkan faydalı bileşikler sayesinde, bağışıklık sistemine destek sağlar. Bu nedenle geleneksel tariflere sadık kalınarak hazırlanan ekşi mayalı ekmek ve tarhana, günlük beslenmede mutlaka yer almalıdır.” dedi.

Turşulara dikkat!

“İçeriğindeki yüksek tuz, mide kanseri gelişimine neden olabilir”

Probiyotikler, özellikle fermente yiyecekler grubunda bolca bulunur. Süt ve süt ürünleri (kefir, yoğurt, ayran gibi) bu grupta yer alır. Prof. Dr. Ahmet Özbek, ancak turşularda yer alan mikroorganizmaların, probiyotik grubunda olmadığını hatırlatarak şu bilgileri paylaştı: “Bu mikroorganizmalar, probiyotik özellikteki bakterilerin gelişmesini destekleyen, bir anlamda prebiyotik özellik taşıyan mikroorganizmalardır. Bu da turşunun gerçekten faydalı bir çeşni olduğunun altını çizer. Ancak dikkat edilmesi gereken husus, turşunun tüketimi sırasında aşırıya kaçmamak gerektiğidir. Çünkü turşunun kısıtlayıcı özelliği içeriğindeki yoğun tuzdur. Yüksek tuz içerikleri, mide kanserinin gelişimine katkı sağlayan bir unsurdur.”

Prof. Dr. Özbek, son olarak sağlıklı bir yaşam için fermente gıdaların bilinçli tüketilmesinin önemine vurgu yaparak, bu ürünlerin faydalı etkilerinden yararlanılabileceğini ifade etti.

Meze ve balık anlayışına yeni soluk “Parla Marine”

Rafine deniz ürünleri vaad eden, beklentileri birer müşteri gözüyle yorumlayıp tatbik eden Parla Marine, meze ve balık anlayışına yeni soluk getiriyor.

Chef Murat Bozok koordinatörlüğünde balık severlere açılan Pasajdayız & Parla Marine, rafine zevkler yaşatacak özgün lezzetler sunarak, yeme, içme ve eğlenmeyi buluşturan güvenilir bir mekan mottosuyla yola çıktı. Meze-Balık ikilisini harmanlayan, spesiyal taze mezeleri ile ara sıcaklarını fantastik bir anlayışla sunan mekan, tecrübesini balık çeşitleri ile de konuşturacak.

Yerel lezzetleri yeniden yorumlayan Chef Murat Bozok koordinatörlüğünde ki mönüde, mezeler, başlangıçlar, balık çeşitleri, ızgara çeşitleri ve tatlılar bulunuyor.   Mekanın mönüsünde ki Kaya koruğu, Cibez, Labada gibi Ege otlarından çeşitlemelerle, Çıtır patetesli şakşuka, Şımarık, Pembe düşler, Torik füme ve Bombay pilaki gibi her daim taze mezelerle masaları şenlendiriyor.  Gelen konukların damak tadına uygun Levrek ve Uskumru marin, “Parla Marine” mutfağından çıkmış lakerda ve  ve birbirinden sofistike ara sıcaklar favori lezzetlerin arasına girecek. Balık mostrasındaki iddialı balık çeşitleri ve Paelle ise Parla Marine mutfağının lezzet duraklarında ki önemli Ana yemeklerinden olacak.

Mekan haftanın her günü saat 10.00 – 00.00 saatleri arasında hizmet veriyor.

Bilgi: 0530 6899800

 

NUDE’den sıra dışı tasarım bardak ve objeler  

NUDE sınırların ötesine geçen tasarımları, Sevgililer Günü’nde sevginizi göstermenin en zarif yolu olacak.

‘’Simple is Beautiful’’ (Yalın Güzeldir) felsefesini uluslararası tasarımcıların koleksiyonlarıyla buluşturan, Şişecam’ın global tasarım markası NUDE, Sevgililer Günü’nde sevdiklerini romantik ve sıra dışı armağanlarla etkilemek isteyenlere göz alıcı alternatifler sunuyor.

 NUDE Paris Koleksiyonu’nun bir parçası olan, çarpıcı ve zarif viski şişesi; ağır tabanındaki Eyfel Kulesi’nin muhteşem metal işçiliğinden esinlenilmiş incelikli el oyması deseni ile ön plana çıkıyor.

NUDE Memento Mori Koleksiyonu’nun bir parçası olan ve Ali Bakova imzasını taşıyan viski karafı, benzersiz tasarımıyla her masada kendini öne çıkarıyor. Işığı büyüleyici bir şekilde yansıtan ve çok boyutlu kristal camdan dökülmüş kafatası şeklindeki viski karafı, Memento Mori Koleksiyonuna ait viski bardaklarıyla eşsiz bir uyum sağlıyor.

Ofis masalarında klozetten daha fazla bakteri var!

Çalışma ortamlarının temiz olmasının bulaşıcı hastalıkları önlediğine dikkat çeken Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Kapı kolu, musluklar, elektrik düğmeleri gibi birçok kişinin temas edebildiği yüzeylerin yanında masa, telefon ve diğer ofis malzemeleri yüzeylerinin de temiz ve dezenfekte edilmiş olması son derece önemlidir.” dedi. Çalışma alanı ile kullanılan tüm araç gereçlerin düzenli olarak dezenfekte edilmesi gerektiğine de vurgu yapan Dr. Dilek Leyla Mamçu, dezenfekte işleminin etkili olabilmesi için önerilerde bulundu.

Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre, ortalama bir ofis masası her 6,45 santimetrekare başına 5 bin 15, ortalama bir ofis telefonu ise yaklaşık 6 bin bakteri barındırıyor. Bu da ortalama bir klozetten 400 kat daha fazla bakterinin tüm gün elimizin altında olduğu anlamına geliyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı, çalışma alanlarında etkili bir temizliğin nasıl sağlanabileceği hakkında bilgi verdi.

Dr. Dilek Leyla Mamçu

Dr. Dilek Leyla Mamçu

Ofis malzemelerinin temizliği, bulaşıcı hastalıkların yayılmaması için önemli

Çalışma ortamlarının temiz ve düzenli tutulmasının, odaklanmaya, daha üretken olmaya ve çalışanın kendini daha iyi hissetmesine yardımcı olurken bir yandan da bulaşıcı hastalıkları önlediğine dikkat çeken Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Bilindiği gibi, hastalık etkeni olan mikroorganizmalar, öksürme, hapşırma, konuşma sırasında havaya karışıp, oradan da ortamdaki yüzeylere bulaşabiliyor.” dedi.

Tuvalet sonrası iyi yıkanmayan veya kirli yüzeylere temas eden eller yoluyla da bakteri ve virüslerin yüzeylere bulaştığını ve uzun süre canlı kalabildiklerini aktaran Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Bulaşıcı hastalıklar bunların deri, burun veya ağız yoluyla vücuda girmesiyle oluşur. Kapı kolu, musluklar, elektrik düğmeleri gibi birçok kişinin temas edebildiği yüzeylerin yanında masa, telefon ve diğer ofis malzemeleri yüzeylerinin de temiz ve dezenfekte edilmiş olması bulaşıcı hastalıkların önlenmesi için  son derece önemlidir.” şeklinde konuştu.

Çalışmaya başlamadan önce masanızı dezenfekte edin!

Sağlıklı ofis alışkanlıkları oluşturmak için çalışma alanlarının temizliğinin son derece önemli olduğunu dile getiren Dr. Dilek Leyla Mamçu, çalışma ortamının temizliği için yapılması gerekenleri şöyle açıkladı:

“Gününüzün başında çalışma alanınızı dezenfekte edin, tüm yüzeyi silmek için masanızdaki tüm eşyaları kaldırın. Yüzeyin düzgün bir şekilde dezenfekte edilmesi için 3-5 dakika ıslak kaldığından emin olun. Kişisel anahtar ve kartlarınızı dezenfekte edin. Her iş gününün sonunda masanın iyice temizlenmesine olanak sağlamak için masalardaki gereksiz hatıra eşyalarını veya kişisel eşyaları kaldırın. Temizlik için tek kullanımlık eldivenler tercih edin ve dezenfeksiyondan hemen sonra bunları atın. Bir seferde yalnızca bir öğeyi temizleyin.”

Kolayca erişilemeyen alanları görmezden gelmeyin!

İş yerinde kullanılan kahve fincanı veya yeniden kullanılabilir su şişelerinin günlük olarak sıvı bulaşık deterjanı ve sıcak suyla veya her gün eve götürülerek bulaşık makinesinde yıkanması gerektiğine vurgu yapan Dr. Dilek Leyla Mamçu, dikkat edilmesi gereken diğer noktaları şöyle aktardı:

“Masalar, telefon alıcıları, tuş takımları, uzaktan kumandalar, dokunmatik ekranlar gibi sık dokunulan yüzeyleri günlük olarak temizleyin ve dezenfekte edin. Zımba, bant dağıtıcı, makas ve kalem gibi öğeleri temizlemek için dezenfektan mendiller kullanın ve tüm tarafları sildiğinizden emin olun. Kolayca erişilemeyen alanları görmezden gelmeyin. Örneğin, altlarını silmek için fotoğraf çerçevelerini kaldırın. Ellerinizi sık sık sabun ve ılık suyla en az 20 saniye yıkayın.”

Dezenfektan, görünür şekilde kirli yüzeylerdeki mikropları yok etmez!

Temizliğin yüzeylerden mikropları ve kiri temizlediğini hatırlatan Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Yüzeyleri temizlemek için sabun ve su kullanabilirsiniz. Bu her zaman mikropları öldürmez, ancak sayılarını azaltır. Yüzeyleri dezenfekte etmeden önce temizlemeniz önerilir.” dedi.

Dezenfekte etme işleminin de yüzeylerdeki mikropları öldürdüğünü ifade eden Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Dezenfektan kimyasalları sabundan daha güçlüdür, ancak görünür şekilde kirli yüzeyleri temizlemez veya mikropları yok etmez. Mikropları öldürmek, enfeksiyon riskini azaltır. Dezenfektanların düzgün bir şekilde dezenfekte etmesi için, belirli bir süre, genellikle 3 ila 5 dakika yüzeyde kalması gerekir.” diyerek sözlerini tamamladı.

Tiny house sektöründe hedef 50 milyon dolarlık ihracat

Tiny house üreticisi MODSİS, hızla gelişen sektörün en az 50 milyon dolarlık ihracat yapabilmesinin önü açıldığını belirtti.

MODSİS Modüler Yapı Sistemleri Eş Başkanı Ahmet Erdal Çakır, büyük umutlarla beklenen 2025 yılında Türk üretim kalitesini Avrupa başta olmak üzere tüm dünyaya en iyi şekilde göstermeyi hedeflediklerini söyledi. Bunun için de yerli üreticileri destekleyecek bazı yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğinin altını çizen Çakır, hızla gelişen sektörün belli bir disipline oturtulmasıyla birlikte dünyaya yapılacak ihracat faaliyetleriyle ekonomiye önemli girdi sağlanabileceğini belirtti. Ahmet Erdal Çakır, sektörün en az 50 milyon dolarlık ihracat potansiyelinin olduğunu söyledi.

Tiny house’lar, yatırımcının metropollerde konut almak yerine parasını doğaya yönelik yatırımlarda değerlendirme yoluna gittiği noktada devreye giriyor. Tiny house, ekonomik şartlar nedeniyle ev sahibi olmanın neredeyse imkansız hale geldiği dönemlerde barınma ihtiyacına doğada lüks konut sahibi olma alternatifini de sunuyor. Örneğin bize gelen kişi, elindeki parasıyla daha lüks ve daha güvenli bir evi daha makul bir fiyata almış oluyor. Üstelik yaşam alanını tamamen kendisi belirliyor” dedi.

Tam donanımlı havuzlu villalar…

Çalışmaları ve ürünleriyle ilgili de kısaca bilgi veren Ahmet Erdal Çakır şunları söyledi: “Biz de dünyadaki trendlere paralel olarak piyasa standartlarına kıyasla daha donanımlı, daha tasarım ve konfor odaklı çalışıyoruz. Hem tasarım hem kalite, hem de teknolojik açıdan en üst düzeyde lüks üretim yapıyoruz. Doğa ile uyumlu 1+1 ve 2+1 evlerimizde isteyene standart donanım, isteyene opsiyonel donanım sunuyoruz. Havuz ve veranda dahil edebiliyor, yerden ısıtma, beyaz eşya gibi alternatiflerle talebe göre tasarım yapıyoruz. Konfor paketi, beyaz eşya paketi, mobilya paketi ve teknoloji paketi gibi üst donanım paketlerimiz var”

Boğazın büyüleyici manzarası eşliğinde romantik Sevgililer Günü

Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul, Sevgililer Günü’nde çiftlere Boğaz’ın büyüleyici manzarası eşliğinde unutulmaz bir deneyim sunmaya hazırlanıyor.

İtalyan lezzetleri

Olea, Sevgililer Günü’ne özel olarak hazırladığı leziz menüsüyle Boğaz’da romantik bir akşam yemeği deneyimi sunuyor. Yalnızca damaklara değil, gözlere de hitap eden bu özel menü, İtalyan mutfağının favori lezzetlerini özel sunumlarla taçlandırıyor. Bu romantik akşam, zarif bir istiridye amuse-bouche ile başlıyor ve ardından özenle hazırlanan eşsiz İtalyan tatlarıyla devam ediyor.

Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul

Size özel kabanalar

Boğaz’a en yakın konumda, yalnızca size özel olarak hazırlanan kabanalar, Sevgililer Günü’nü başbaşa geçirmek isteyen çiftler için büyüleyici bir atmosfer sunuyor. Tüm akşam sadece size ait olacak bu kabana deneyiminde unutulmaz bir akşam yemeğinin keyfini çıkarabilirsiniz.

Konaklama seçenekleri

Şık ve geniş süitleri, konfor ve zarafeti bir araya getiriyor. Boğaz’ın en güzel noktasında kişiselleştirilmiş servislerle özel bir konaklama imkânı, Sevgililer Günü’ne özel romantik dokunuşlarla sizleri bekliyor.

Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul

Spa ve çiftlere özel bakımlar

The Spa at Mandarin Oriental, çiftlere özel aromaterapi masajları ve romantik spa ritüelleri sunuyor. Hem bedeninizi hem de ruhunuzu dinlendirecek bu eşsiz deneyimlerle sevdiğinizle birlikte huzur ve mutluluğun tadını çıkarabilirsiniz.

Ayrıca, seçkin cilt ve vücut bakım ürünlerinden oluşan şık hediye sepetleri için The Spa Shop’a uğrayabilirsiniz veya hediye sertifikaları ile sevdiklerinize The Spa at Mandarin Oriental’ın ayrıcalıklı dokunuşunu armağan edebilirsiniz.

Bilgi 0212 349 88 88 moist-info@mohg.com

Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul

Anadolu Isuzu Dubai yollarında

Anadolu Isuzu, Roads & Transport Authority (RTA) ile, Dubai toplu taşıma sisteminde kullanılmak üzere 70 adet Citiport 18 Class 2 otobüs için, yüksek bedelli bir ihracat anlaşması imzaladı.

Anadolu Isuzu, Birleşik Arap Emirlikleri’nin önemli ulaşım otoritesi Roads & Transport Authority (RTA) ile 70 adet toplu taşıma otobüsü için 37,8 milyon dolarlık bir anlaşma imzaladı. Anadolu Isuzu’nun tek seferde kazandığı en yüksek bedelli ihracat ihalesi ve en yüksek adetli 18 metre Citiport satışı olma özelliği taşıyan anlaşma kapsamında, araçların 2026 yılında teslim edilmesi hedefleniyor.

Citiport 18 Class 2 model otobüsler; Birleşik Arap Emirlikleri’nin toplu taşıma sisteminde yer alacak. Ergonomik tasarımı ve üstün konfor özellikleriyle yolcu deneyimini geliştiren bu araçlar, Dubai’de hizmet verecek.

SushiCo’da üst düzey atama

Uzak Doğu restoran zinciri SushiCo, 2025 yılına güçlü bir adım atarak önemli bir atama gerçekleştirdi. Şirketin pazarlama yönetimini ve stratejik büyüme hedeflerini ileriye taşımak amacıyla, Pazarlama Direktörü pozisyonuna N. Tülin Karaman atandı.

Tülin Karaman kimdir?

Üniversite öğrenimini İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünde tamamlayan N. Tülin Karaman, kariyerine reklam profesyoneli olarak başlayıp Türkiye’nin önde gelen ajanslarında yönetici olarak görev aldı. Marka stratejisi ve yönetimi konusundaki uzmanlığıyla, 50’yi aşkın başarılı reklam kampanyasında aktif rol oynayarak pek çok yerel ve global markayla çalıştı. Pazarlama stratejilerinin belirlenmesi, marka kimliği ve iletişim stratejilerinin oluşturulması, ürün geliştirme ve yönetimi gibi birçok alanda derin deneyimler kazanan Karaman, son olarak gıda çözümleri ve perakendesi alanındaki bir markada kurucu yönetici ekipte Pazarlama Direktörlüğü görevini üstlendi.