Yazılar

Atelier Rebul Göcek’te özel partiye hazırlanıyor

Atelier Rebul, Göcek’in eşsiz doğasında yer alan D-Resort Beach için özel olarak hazırladığı “Atelier Rebul Summer Takeover”la yaz enerjisini misafirleri ile buluşturmaya devam ediyor.

Atelier Rebul, 3 Ağustos Cumartesi ve 31 Ağustos Cumartesi gerçekleştireceği özel DJ eventleri ile D-Resort Göcek misafirlerine eğlenceli plaj deneyimi yaşatmaya hazırlanıyor!

Atelier Rebul’ün yaz boyunca “Mandarine Scented Summer” temasıyla neşeli, canlı yaz coşkusunu ürünlerinden sanata, heyecanlı iş birliklerinden özel etkinliklere devam ediyor.

İkonik Mandalina Koleksiyonu’nun, yaz mevsiminin coşkusunu bünyesinde barındıran yepyeni özel tasarımıyla ilk defa hazırladığı plaj aksesuarları ve bu konsept dahilinde olan deneyimleri sezon boyunca D-Resort Göcek misafirlerine mandalina kokulu eğlenceli bir yaz yaşatıyor.

Atelier Rebul x D-Resort Göcek için özel olarak tasarlanan havlular, yastıklar, şezlonglar gibi birçok şık ve eşsiz plaj aksesuarları ve özel tasarım barı ile konuklarına farklı bir plaj deneyimi sunarken D-Resort Göcek tutkunları için “Mandarine Scented Summer” temalı özel etkinliklerin ilkini ise 3 Ağustos Cumartesi günü gerçekleşiyor. DJ Can Sarıhan’ın özel performansı ile D-Resort Göcek misafirlerini eğlendirmeye hazırlanıyor. DJ Nazlı Var’ın performansı ise 31 Ağustos Cumartesi günü gerçekleşecek.

Girit lezzetleri Dürdane Meyhane 1901’de

Bodrum’un tatil için en çok tercih edilen lokasyonlarından Türkbükü’nde, konumlanan Dürdane Meyhane 1901, ziyaretçilerine unutulmaz bir lezzet ve eğlence deneyimi yaşatıyor.

1800’lerin sonlarından günümüze kadar uzanan, Girit kökenli Dürdane Hanımefendi’nin nesilden nesile aktarılan tarifleri ve canlı müzik performanslarıyla Dürdane Meyhane 1901 kendinizi bir zaman tünelinde hissetmenizi sağlıyor.

Girit’ten Bodrum’a yolculuk
Girit’ten İstanbul’a göç eden Dürdane Hanımefendi’nin ailesi İstanbul’da geleneklerine uygun şekilde 120 yılı aşkın süredir ve halen yaşıyor. 1901 doğumlu Dürdane Hanım’ın, Girit’in yerel lezzetleri ve Anadolu’nun zengin mutfak kültürüyle harmanlayarak yaptığı yemekler ve mezeler, ailede yıllar boyunca nesilden nesile aktarılmış.
Ailede 120 yıl boyunca saklanan bu tarifler, Dürdane hanım’ın torunu Kadir bey’in vasiyetiyle günümüze taşınmış ve Bodrum Gölköy’deki Dürdane Meyhane 1901’de tanıdığınız ve bildiğiniz meyhane konseptiyle hayat bulmuş.

Geleneksel bir meyhane konseptiyle tasarlanan mekân, Türkbükü’de Türk Sanat Müziği ustalarının canlı performanslarıyla dikkat çeken tek meyhane olarak biliniyor.
Her hafta; (hafta içi ve hafta sonu) canlı müzik eşliğinde sofraların şenlendiği Dürdane Meyhane 1901’de her Çarşamba ünlü sanatçı Yılmaz Morgül, her Cumartesi Türk Sanat Müziği’nin ünlü ismi Gökhan Sezen, her Cuma ünlü besteci Bülent Özdemir ve Gökçe ve her Perşembe Umut Akyürek sahne alıyor.

Gölköy Mah. Atatürk Cad. No:126/3 Bodrum Muğla
T: 0 530 656 19 01

 

Akdeniz lezzetleri bu restoranda “NUCA”

İstanbul gece hayatının en renkli restoranlarını bir araya getiren Kuruçeşme SORTİE, bünyesindeki restoran çeşitliliğine bir yenisini daha iyi ekledi. NUCA…

Restoranın ismi Akdeniz’in yüksek rakım ve karasal ikliminin en değerli ağaç ve yemişi olan cevizden ilham alınmış, NUCA, Romence ceviz demekmiş.

NUCA

Restoranın kurucusu iş adamı Burak Seti, mekanını anlatırken “İstanbul Boğazının eşsiz güzelliği ile bütünleşmesinden dolayı çok mutluyum, muhteşem bir atmosfer ortaya çıktı, kusursuz ve büyüleyici” …

“Akdeniz ülkeleri Mutfağı, şefin tadım menüsü” adı altında hazırlanan restoranın menüsünü şef Buket Yitmez, “misafirlerimize Akdeniz’i çevreleyen ülkelerin mutfak ve hammadde zenginliğini bir restoran ile anlatmak ve tattırmak istedik” diyerek açıklıyor.

NUCA

“NUCA, Akdeniz mutfak kültüründe Türk mutfağı başta olmak üzere İspanya, İtalya, Portekiz, Yunan, Levanten ve mağrip mutfaklarında en büyük ortak duygu tat, samimiyet, neşe ve sevgi olmuştur.  Biz bu füzyonu sadece tabaklarımızda değil hizmet anlayışımızda da kullandık. Boğaza karşı sıcak bir Akdeniz bahçesinde arkadaşlarımızla hazırlamış olduğumuz sofra samimiyetimizde iyi bir servis aldığınızı ve mutlu olduğunuzu hissettirmek istiyoruz” …

NUCA

Burak Seti, Şef Buket Yitmez

 

Melisa Taç “Narkoz”

Melisa Taç “Narkoz”

Alternatif sahnenin genç yıldız adaylarından Melisa Taç, yepyeni teklisi Narkoz’u Dmc etiketiyle tüm dijital platformlarda video klibiyle birlikte yayına açtı.

Sözü müziği Samet Kurt’a, düzenlemesi, mix ve mastering’i Can Tosun’a ait şarkının video klip yönetmenliğini, Melisa Taç’la Emre Şimşek birlikte üstlendi.

Şarkı söylemenin yanı sıra ilk defa yönetmenliği de soyunan Mellisa Taç, ilerleyen yıllarda hayalinin bir sinema filmi olduğunu dile getirdi.

Genç yaşına rağmen bir sürü başarıyı elde eden Melisa Taç, müzik dünyasında kariyerini istediği noktaya getirmek için ısınma turları atmaya başladığını açıkladı. Yeni teklisinde güncel soundlar ve sözler kullanan genç yıldız, bu işini sahne üstünde de yüksek enerjili performanslar sunacağının şimdiden sinyallerini verdi.

Şapkasından ne zaman ne çıkaracağını tahmin etmenin pek mümkün olmayan Melisa Taç, eğlenceli ama sosyal yönü kuvvetli biraz da dans pistine ve dünyaya yüzük dönük şarkılar için stüdyoda çalışmalarına devam ediyor.

Yazın ishal deyip geçmeyin!

Yaz aylarında hava sıcaklığı arttıkça tüm canlılar gibi insanların da su ihtiyacı artar. Kaynağı bilinmeyen sular ve soğuk ortamda muhafaza edilmeyen gıdalarla ve dışarıda satılan yiyeceklerin tüketilmesi sonucu çevreden bakteri ve virüs bulaşması da kolaylaşır. Bu da özellikle yaz aylarında artan ishal şikayetine neden olur. Liv Hospital Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Öğr. Gör. Ekrem Aslan özellikle yaz aylarında ishalden korunmanın püf noktalarını anlattı.

Dr. Öğr. Gör. Ekrem Aslan

Dr. Öğr. Gör. Ekrem Aslan

İshalin en büyük düşmanı bakteriler ve virüsler

İshalle bağırsak hareketleri artar. Sindirim tamamlanamaz, bu sebeple normalden daha sık ve sulu dışkı çıkarılır. Bakteriler ve virüsler ishal yapan sebepler arasında ilk sırayı alır. En önemli ve yaygın olanı virüslere bağlı olan ishallerdir. Ayrıca çeşitli ilaçlar, antibiyotikler, bazı mide ve bağırsak hastalıkları, bazı hormonal hastalıklar, aşırı stres-heyecan, seyahatler, yeme-içme alışkanlığında değişme, yüzmek için girilen kıyı suları, dere ve göllerde yutulan sular da ishale sebep olur.

Belirtileri nelerdir?

Bir günde üçten fazla dışkı yapmak, dışkının cıvık-şekilsiz veya su kıvamında olması; bulantı, karın ağrısı (özellikle göbek etrafında veya karnın alt bölümünde), ateş, dışkıda kan ve/veya mukuslu görüntü, dışkının yapıldığı halde tam rahatlayamama hissi, fazla su kaybına bağlı olarak susuzluk hissi ve ağız kuruması, baş dönmesi, göz kararması, cildin kuruması, gözlerin çökük gibi görünmesi gibi belirtileri olabilir. Daha ağır vakalarda böbreklerin bozulmasına bağlı idrar çıkaramama, kalp yetmezliği ve şuur kaybı olabilir.

Erken teşhis önemli

Başlangıç olarak meyve sebze yemeyi kesmek ve kaybedilen sıvı miktarını takip edip mümkün olduğunca su, ayran, maden suyu içerek kaybı telafi etmek olmalıdır. Ardınan bir hekime başvurmak gerekir. İshal mikrobik, parazitler, geçici veya besin zehirlenmesi şeklinde olabilir. Tetkik sonucuna göre bir an evvel tedaviye başlanmalıdır.

Nasıl korunabiliriz?

  • Gıda maddelerini satın alırken soğuk zincir şartlarına uygun üretilip muhafaza edildiğinden emin olunmalıdır. Özellikle sebze ve meyvelerde oluşan çürüklere dikkat edilmelidir.
  • Çiğ tüketilen besinlerde daha fazla dikkatli olmak üzere sebzeleri temizleyip, yıkayıp sonra mikroplarını yok etmek için dezenfekte edilmelidir.
  • Pişirilen yiyecekler soğutulmadan tüketilip, tekrarlanan ısıtılma girişimleriyle gıda kalitesi bozulmayıp, ısısının oda sıcaklığına ininceye kadar bekletip buzdolabına konulmalıdır.
  • İçilen suyun klorlanmış veya kaynadığında hijyenik olarak şişelenmiş olduğundan emin olunmalıdır.

Uzun yol sonrası otomobilinizde neleri kontrol etmelisiniz?

Uzun yolculuklar hem sürücüler hem de araçlar için yorucu olabilir. Yola çıkmadan önce gerekli hazırlıkları yapmak ne kadar önemliyse, yolculuk sonrasında da aracınızın bakımını ve kontrolünü yapmak o kadar önemlidir. Yolculuk boyunca maruz kaldığı farklı koşullar, aracınızın bazı bileşenlerinde aşınmalara ve yıpranmalara neden olabilir. Bu nedenle, uzun bir yolculuğun ardından aracınızın güvenliğini ve performansını sağlamak için belirli kontrolleri yapmak büyük önem taşır.

Lastikler ve Hava Basıncı

Uzun yolculuklar, lastiklerde aşınmaya ve basınç düşmesine yol açabilir. Bu nedenle, lastiklerinizi düzenli olarak görsel olarak kontrol etmeli ve lastik basıncını üretici önerilerine göre ayarlamalısınız. Doğru lastik basıncı, yakıt tasarrufu sağladığı gibi sürüş güvenliğini de artırır. Düşük basınçlı lastikler, yol tutuşunu azaltır ve fren mesafesini uzatır, bu da kazalara sebep olabilir. Ayrıca düzenli kontroller, lastiklerin ömrünü uzatarak maliyetleri düşürür. Bu basit adımlar daha güvenli ve ekonomik bir sürüş deneyimi sunar. Unutmayın, yolculuk öncesi yapacağınız küçük kontroller büyük farklar yaratabilir.

Motor Yağı ve Diğer Sıvılar

Motor yağı, soğutma sıvısı, fren sıvısı ve direksiyon hidroliği gibi araç sıvılarını kontrol etmelisiniz. Uzun yolculuklarda motor yağı seviyesi düşebilir veya diğer sıvılar eksilebilir. Bu sıvıların yeterli seviyede olduğundan emin olun ve gerekirse tamamlamalısınız. Motor yağı, motorun sağlıklı çalışması için kritik öneme sahiptir. Düşük seviyelerde motorun aşırı ısınmasına ve zarar görmesine neden olabilir. Soğutma sıvısı, motorun uygun sıcaklıkta çalışmasını sağlar, fren sıvısı fren sisteminin etkinliğini korur ve direksiyon hidroliği, direksiyonun düzgün çalışmasına yardımcı olur. Bu kontroller, aracınızın performansını ve güvenliğini korur.

Fren Sistemi

Frenlerin doğru çalışması hayati önem taşır. Fren pedalının tepkisini kontrol etmeli ve fren balatalarında aşınma olup olmadığını gözlemlemelisiniz. Frenlerin ses çıkarması veya normalden farklı bir şekilde tepki vermesi durumunda bir uzmana başvurmalısınız. Fren sisteminin düzgün çalışması, sürüş güvenliğini doğrudan etkiler. Fren pedalının sert veya yumuşak olması, fren balatalarının aşınmış veya bitmiş olabileceğini gösterebilir. Ayrıca fren disklerinde veya balatalarında herhangi bir anormallik fark ederseniz, hemen profesyonel bir kontrol yaptırmak önemlidir. Düzenli fren kontrolleri, potansiyel sorunları önceden tespit ederek kazaları önler ve güvenli bir sürüş sağlar.

Farlar ve Aydınlatma Sistemi

Farlar, sinyal lambaları, stop lambaları ve diğer aydınlatma sistemlerinin doğru çalışıp çalışmadığını kontrol etmelisiniz. Uzun yolculuklar sırasında bu sistemlerde arıza meydana gelebilir. Arızalı bir aydınlatma sistemi hem sizin hem de diğer sürücülerin güvenliğini tehlikeye atabilir. Özellikle gece veya kötü hava koşullarında, doğru çalışan aydınlatma sistemleri hayati önem taşır. Farların ve sinyal lambalarının düzgün çalışması, yolun ve diğer araçların görünürlüğünü artırır. Stop lambalarının çalışması, arkadan gelen sürücülere fren yaptığınızı bildirir. Düzenli kontroller ve gerekli onarımlar, güvenli sürüş deneyimini destekler ve kazaların önlenmesine yardımcı olur.

Genel Temizlik ve Bakım

Uzun bir yolculuktan sonra aracınızın içi ve dışı kirlenmiş olabilir. Aracınızı temizlemek sadece estetik açısından değil, aynı zamanda araç içindeki hava kalitesini ve sürüş konforunu artırmak için de önemlidir. Toz, kir ve diğer kalıntılar araç içindeki havayı olumsuz etkileyebilir, bu nedenle düzenli temizlik sağlıklı bir sürüş ortamı sağlar. Ayrıca camları ve aynaları temizleyerek görüşünüzü iyileştirmelisiniz. Temiz camlar ve aynalar, daha net bir görüş sağlar, bu da sürüş güvenliğini artırır. Araç temizliği, düzenli bakımın bir parçası olarak, aracınızın ömrünü uzatır ve genel performansını korur.

Generali Sigorta

Bodrum Touch Sanat’ta iki sergi birden

Ahmet Yeşil’in “İz/ler Üzerine” Sergisi ve Gülten İmamoğlu’nun “Evrenin Tözü” Sergisi Bodrum Touch Sanat’a sanatseverlerle buluştu.
Ahmet Yeşil’in “İz/ler Üzerine” Sergisi “iz/ler” kavramının eksenindeki çalışmalarını bir araya getiriyor. Eserlerinde oldukça geniş bir renk paleti kullanan sanatçı, ip ya da urgan gibi formların kıvrımlandığı ve katlandığı bir görsellikte sanatın geleneksel sınırlarına meydan okuyor. Bu benzersiz üslubu ile Ahmet Yeşil, ilk bakışta sıradan gibi görünen malzemeleri ve izlenimleri düşündürücü görsel deneyimlere dönüştürüyor. Kıvrımlı formlarla izleyicileri resimsel alanı keşfetmeye davet ediyor.

Gülten İmamoğlu’nun “Evrenin Tözü” Sergisindeki eserleri ise varlık, yaratılış, zaman, yaşam, doğum, ölüm, aşk, tutku ve kolektif bilinç gibi felsefenin kalbinin attığı sonsuz soruların mitsel köklerine inerken, yaşamın anlamını taçlandırmanın yollarını arıyor.  Sanatçının bu sergi için özenle oluşturduğu seçkisinde Evrenin Tözü’ne dair ipuçlarını yakalamak sanatseverlere kalıyor.

Touch Sanat : Hebil Caddesi No:11/43 Göltürkbükü Bodrum

İletişim için: 0536 846 2559

Boyun fıtığında ne zaman ameliyat gerekir?

Ofis hastalıkları arasında en sık görülenlerden birini boyun fıtığı oluşturuyor. Özellikle Covid-19 pandemisi döneminde evden çalışma, saatlerce masa başında ekrana kilitlenme ve hareketsizlik derken son yıllarda boyun ağrılarından yakınanların sayısı hızla arttı. Acıbadem Taksim Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. İsmail Yüce “Sürekli bilgisayar ekranına bakma işlemi boyun hareket ve omurga duruşunu ciddi oranda bozarak boyun fıtığına zemin hazırlamaktadır. Masa başı çalışma olarak tanımladığımız sürekli aynı pozisyonda oturmak ve ayrıca bu esnada duruş bozukluğuna maruz kalmak da boyun fıtığının sebepleri arasında yer almaktadır” diyor. Buna karşın her ağrının boyun fıtığı anlamına gelmediğini ve tedavinin çoğunlukla ameliyat gerektirmeden yapılabildiğini belirten Doç. Dr. İsmail Yüce, pek çok kişinin hayatını kabusa çeviren, aynı zamanda verimlilik kaybına da yol açabilen boyun fıtığı hakkında bilinmesi gereken 6 önemli noktayı yanıtladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Doç. Dr. İsmail Yüce

Doç. Dr. İsmail Yüce

  • Her ağrı, fıtık anlamına gelmez!

Boyun fıtığında ilk akla gelen boyun ağrısı olmakla birlikte aslında tek başına boyun ağrısı nadiren boyun fıtığı kaynaklıdır. Boyun ağrısı çoğunlukla boyun çevresi kaslarından ve omurga diziliminin gerekli eğimde olmamasından kaynaklanır. Bu sorun yaygın olarak ‘boyun düzleşmesi’ olarak tanımlanır.

  • Bu şikayetler eşlik ediyorsa!

Boyun ağrısına eşlik eden kol ya da kollarda ağrı, uyuşma, his ya da kas gücü kaybı şikayetleri var ise ağırlıklı olarak boyun fıtığını düşündürür ve gerekli tetkikler yapılarak kesin tanı konulur.

  • Risk faktörlerine dikkat!

Boyun fıtığı ani ve kontrolsüz şiddetli hareket ya da travma ile kısa sürede meydana gelebilmektedir. Bu nedenle ani hareketlerden ve boyun eklemlerine zarar verecek hareketlerden kaçınmak gerekir. Masa başı çalışma ve özellikle bilgisayar karşısında uzun zaman geçirmek de hareket ve omurga duruşunu bozacağı için zamanla fıtık oluşumuna yol açmaktadır.

  • Masa başında birkaç saniyelik egzersiz bile fayda sağlıyor

Boyun sağlığı için düzenli boyun egzersizlerini ihmal etmemek gerekir. Ofis ortamında da masanızda oturarak basit boyun egzersizlerini birkaç saniye kolaylıkla yaparak boyun sağlığınıza destek sağlayabilirsiniz. Doktorunuzun vereceği egzersizleri düzenli yaparak boyun fıtığının önüne geçebilirsiniz. İlerlemiş ve tedavi edilmemiş boyun fıtığı kalıcı hasara hatta felce bile neden olabilir.

  • Ne zaman ameliyat gerekir?

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. İsmail Yüce “Öncelikli olarak boyun fıtığı olan hastalarımızın çok azını ameliyat ederek tedavi ediyoruz. Konservatif tedaviler dediğimiz cerrahi dışı tedaviler ilk seçeneklerimiz olmaktadır. Boyun çevresi kaslarını güçlendirici egzersizler ve fizik tedavi uygulamaları, bunların arasında ilk sıralarda yer alır. Cerrahi tedavinin öncelikli sebepleri şiddetli, dayanılmaz, ilaç tedavisine yanıt vermeyen ve hayat kalitesini bozan ağrı, kol ya da kollarda güçsüzlük, his kaybı şikayetleridir” diyor.

  • Kapalı ameliyat (Minimal invaziv cerrahi) iyileşme süresini kısaltıyor

Boyun fıtığında minimal invaziv cerrahi denilen kapalı ameliyat ile omurgaya yabancı cisim koymadan sadece bası oluşturan disk bölümünün çıkarılabildiğini belirten Doç. Dr. Yüce şöyle konuşuyor: “Minimal invaziv cerrahi tedavilerde omurgalar arasına materyal konulmadığı ve boyun omurga dinamiği bozulmadığı için ameliyat sonrasında boyunluk kullanımı gerekmemektedir. Ameliyatın ertesi günü hasta taburcu edilmekte ve yaklaşık 20 gün sonra normal hayatına dönebilmektedir. Kol ya da kollarda güçsüzlük cerrahi tedavi sonrasında devam ediyor ise fizik tedavi süreci tedaviye dahil edilecektir.”

Tatlı krizine çözüm

Tatlıya düşkünlük ve tatlı yeme isteğine karşı koyamamak sıklıkla rastlanan bir durum. Tatlı krizinin masum bir kaçamak gibi görünse de fazla şekerin vücuda verdiği zarar nedeniyle sağlığı tehdit ettiğini söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Tatlı krizleri toplumda kendi alt kültürünü oluşturacak ölçüde yaygın görülüyor bu da ciddi bir sorunun habercisi. Tatlı krizinin nedenleri; stres, regl dönemi, genetik yapı, uyku bozuklukları ve kişinin kendini şartlandırması olarak sıralanabilir” dedi. Prof. Dr. Nevrez Koylan tatlı yeme isteğini yönetebilmenin yollarını paylaştı.

Tatlı krizlerinin genellikle öğün aralarında, akşam saatlerinde veya stresli dönemlerde daha yoğun bir şekilde kendini hissettirdiğini dile getiren Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Yoğun tatlı yeme isteği, kan şekeri düzeyinin ani düşüşü veya beyindeki ödül sistemiyle ilgili olabilir. Tatlı krizleri bir kısmı fizyolojik ve bir kısmı da psikolojik olmak üzere pek çok nedenden ötürü ortaya çıkabilir. Sağlıklı bir beslenme programı, düzenli egzersiz ve stres kontrolü gibi yöntemlerle tatlı krizlerini kontrol altında tutmak mümkün” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Nevrez Koylan, sağlıklı bir yaşam sürdürmek için aşırı tatlı yeme isteğiyle baş edebilmeyi kolaylaştıran 8 öneriyi sıraladı:

Prof. Dr. Nevrez Koylan

Prof. Dr. Nevrez Koylan

Beslenme alışkanlarınıza dikkat edin

Karbonhidrat, protein ve yağ dengesi sağlandığında kan şekeri seviyesi daha stabil olur ve tatlı isteği azalır. Yüksek proteinli gıdalar da daha uzun süre tok hissetmenizi sağlar ve kan şekeri dalgalanmalarını önler. Lifli gıdalar ise sindirimi yavaşlatarak kan şekeri seviyesinin dengelenmesine yardımcı olur. Ayrıca gün içinde küçük ama sık öğünler yemek de kan şekerini dengede tutmaya yardımcı olur ve tatlı krizlerini azaltır.

Ruhsal gerilimlerinizi kontrol altında tutmayı öğrenin

Stres, tatlı krizinin başlıca nedenlerinden biridir. Stresten kurtulmak veya stresi yönetebilmek için çeşitli teknikler bulunabilir. Stresi veya diğer olumsuz duyguları kontrol altında tutmak duygusal açlığın da ortadan kalkmasına yardımcı olabilir. Bu konuda kendinizi eğiterek farkındalık kazanmaya çalışın. Gerekli olan durumlarda bir uzmanın yardımına başvurun.

Hayatınızdan hareketi çıkarmayın

Egzersiz, tatlı krizlerini yenmek için etkili bir yöntemdir. Fiziksel aktivite, kan şekeri seviyesini düzenler ve endorfin salgılanmasını artırarak tatlı isteğini azaltır.

Tatlı ihtiyacınızı sağlıklı meyvelerden giderin

Kişi hayatından tatlıyı tamamen çıkartmak yerine doğal tatlandırıcılar ve düşük kalorili tatlılar tercih edebilir. Bu çok daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir beslenme alışkanlığıdır.

Uyku düzeninize önem verin

Yetersiz uyku, hormon dengesizliklerine dolayısıyla da tatlı krizlerine neden olabilir. Bu yüzden yeterli, düzenli ve kaliteli bir uyku tatlı krizlerini önlemeye yardımcı olur.

Vücudunuzu susuz bırakmayın

Yeterli su tüketimi tatlı krizlerini azaltabilir. Bunun sebebi vücudun susuz kalması durumunda ortaya çıkan belirtilerin tatlı isteğiyle karıştırılabiliyor olmasıdır.

Mineral eksiklerine dikkat edin

Krom ve magnezyum eksikliği tatlı yeme isteğine yol açabileceği için yeterli düzeyde tüketilmesine dikkat edilmeli.

Gerekli noktada psikolojik destek alın

Tatlı krizleriyle baş edilemediği durumlarda iki temel uzmandan yardım alınabilir. Birincisi, bir diyetisyenden beslenme alışkanlarınızı değiştirmek için yardım talep edebilirsiniz. İkincisi de sorunun psikolojik boyutu için bir psikologdan terapi desteği alabilirsiniz.

Starbucks’ta ikinci içecek hediye!

Starbucks, tüm mağazalarında ikinci içeceğin hediye edildiği “Yeniden Dolum” uygulamasını hayata geçirdi.

Bu yeni uygulama ile Starbucks Mobil Uygulaması üzerinden sıcak ve soğuk filtre kahve veya Türk çayı içen misafirler, almış oldukları içeceklerini aynı mağazadan 2 saat içinde ikinci kez tall boy içecek olarak tekrar alabilecek.