Yazılar

Bentley, İstanbul’un simgelerine atıfta bulundu

Bentley, İstanbul’un simgelerine atıfta bulundu

Bentley, İstanbul’un benzersiz tarih, sanat ve modernlik sentezini ortaya koyan koleksiyonunu tanıttı.

İstanbul Silüeti adı verilen koleksiyon, Sultanahmet Camii, Kız Kulesi, Galata Kulesi ve Boğaz Köprüleri gibi şehrin tarihi simgelerine atıfta bulunuyor. İstanbul Silüeti Koleksiyonu sınırlı sayıda üretilen, Continental GT Azure V8, Flying Spur Azure V8 ve Bentayga Azure V8 modellerinden oluşuyor. Bentley Motors, Bentley’in İngiltere’nin Crewe kentindeki fabrikasında el işçiliği ile üretilen ve sadece Bentley İstanbul üzerinden sipariş edilebilen 3 modelle sınırlı koleksiyonu tanıttı.

Özel seri Continental GT Azure V8, Flying Spur Azure V8 ve Bentayga Azure V8 modellerini içeriyor. Bentley Mulliner İstanbul Silüeti Koleksiyonu adındaki sınırlı özel seri, Türkiye’nin tarihi kenti İstanbul’un zengin kültürel mirasına, dünyaca ünlü simgelerine ve benzersiz güzellikteki sanatsal yönüne dikkat çekiyor.

Bentley İstanbul ekibiyle yakın işbirliği içinde çalışan Bentley Mulliner özel sipariş bölümünün ustaları; İstanbul Silüeti Koleksiyonu için hem Karadeniz’i Marmara Denizi’ne bağlayan İstanbul Boğazı’nın zengin mavi ve turkuaz tonlarından hem de sulara yansıyan açık gökyüzünden esinlenen vurgulu bir renk konsepti belirledi.

Dış tasarımda dikkat çekici Safir Siyahı gövde rengi, kapı eteklerinde bulunan İstanbul Silüeti işlemesine mükemmel bir zemin oluştururken karbon yan eteklerdeki turkuaz mavisi şerit sportifliği vurguluyor.

Renk teması, her bir aracın iç mekânında da devam ediyor. Örneğin Kız Kulesi, Galata Kulesi ve İstanbul Boğazı’nın üzerindeki ünlü köprüleri içeren “İstanbul Silüeti” Turkuaz Mavisi ile koltuk başlığına ve arka minderlere işleniyor. Tüm bu detaylar, ünlü Sultanahmet Camii’nin berrak mavi desenli çinilerinden esinlenerek lacivert ve siyah deriyle kaplanıyor.

Ön konsolda ve bilgi-eğlence alanında kullanılan parlak lacivert ahşap ve mücevher benzeri doğal taş kaplama “İstanbul Silüeti Koleksiyonu” modellerini daha da farklı kılıyor. Özel olarak tasarlanan anahtar kutusu da koleksiyonda yer alan araçların ayrıcalıklı konumunu pekiştiriyor.

İstanbul, Doğu’nun Batı ile buluştuğu noktada olup, dünya üzerindeki en stratejik konumlardan birine sahip. Rengarenk sokak manzaralarıyla, tarih ve sanatın eşsiz harmanıyla, modern ve yenilikçi uygulamaların bir araya geldiği Avrupa ile Asya kültürlerinin harmanlandığı eşsiz bir yer. Sınırlı sayıda özel üretim Mulliner modelleri, şehrin kültürel mirasını Bentley’in lüks ve yenilikçi yaklaşıma olan bağlılığıyla harmanlamak üzere tasarlandı.

Bentley Mulliner’in İstanbul Silüeti Koleksiyonu kısa süreliğine showroom’da sergilendikten sonra sahiplerine teslim edilecek. Bentley İstanbul, markanın uzun soluklu ortağı Doğuş Otomotiv tarafından temsil ediliyor ve Maslak’taki Doğuş Merkezi’nde yer alıyor. Ayrıca Galaport’ta bir pop-up mağazası da bulunuyor.

Gökhan Türkmen “Buram Buram”

Gökhan Türkmen “Buram Buram”

2025 yılında yayınlanacak Gökhan Türkmen’in 9. stüdyo albümünden yayınlanan ilk şarkı “Buram Buram” sonrası, her ay bir yeni tekli müzikseverlerin beğenisine sunulacak.

Gökhan Türkmen, Gtr Müzik etiketli yeni teklisi ‘Buram Buram’ı 21 Haziran’da tüm dijital platformlarda yayımlanacak.

Buram Buram, Gökhan Türkmen’in 2025 yılında yayınlanacak 9. Stüdyo albümünün ilk teklisi. Sonrasında her ay bir yeni bir tekliyi müzikseverlerin beğenisine sunulacak.

Sözü Mert Carim’e müziği Gökhan Türrkmen’e ait şarkının düzenlemesini Gökhan Türkmen Mert Carim’le birlikte hazırladı. Elektronik esintilerin de olduğu duygusal, derinlik seviyesi yüksek edebi bir Gökhan Türkmen şarkısı Buram Buram.

50-60 yaş arasındaki erkekler dikkat!

50-60 yaş arasındaki erkekler dikkat!

Sinir hücrelerinin etkilenmesi sonucu ortaya çıkan ALS yani motor nöron hastalığının belirtileri
hastadan hastaya değişiklik gösteriyor. Kollarda ya da bacaklarda güçsüzlük veya incelmenin ilk belirtiler arasında olduğunu belirten Liv Hospital Nöroloji Uzmanı; kalem tutarken, düğme iliklerken, çanta taşımanın zorlaştığı ya da yürürken dengesizleşip tökezlenildiği anların dikkate alınması gerektiğinin altını çizdi.

Prof. Dr. Ayhan Öztürk

Prof. Dr. Ayhan Öztürk

ALS (motor nöron hastalığı) nedir?
İstemli hareketleri yaptıran sistemimizin beyin kabuğundan omuriliğe kadar gelen bölümdeki sinir hücreleri omurilikte ön boynuz denilen bölgede ikinci sıra sinir hücreleri ile devam eder. Bundan sonra ise uyarı, omurilikten ilgili kas bölgesine kadar iletilir. Bu elektriksel uyarı ile kaslarımız çalışır. Birinci sıra veya ikinci sıra motor sinir hücrelerini etkileyen hastalıklara genel olarak motor nöron hastalığı denir. ALS ise bu sinirleri etkileyen hastalıklardan biridir. Motor sinirlerdeki harabiyetin nedeni bilinmese de hastalık nörodejeneratiftir, yani sinir hücrelerinde yıkım ile seyreder. Tarım ilaçları ve ağır metaller gibi bazı çevresel etkenler, hormonal bozukluklar, vitamin eksikliği, virüsler, kanser gibi pek çok etkenin hastalığa yol açtığı düşünülmüş, ancak bunların hiçbiriyle ilgili yeterli kanıt bulunmamıştır.

ALS kimlerde görülür?
Bulaşıcı bir hastalık olmayan ALS; dünyanın her yerinde ve her kesimden insanda ortaya çıkabilir. Ortalama başlangıç yaşı 55’tir. ALS özellikle 50-60 yaş arasındaki erkeklerde daha sıktır. Genetik geçiş gösteren ailesel ALS hastalığı ise daha genç (20-40’lı yaşlar) hastalarda ortaya çıkmaktadır. Batı toplumlarında yapılan çalışmalarda ALS’nin sıklığının her 100.000 kişide 3-5 arasında olduğu bildirilmiştir. Bu nedenle ALS’nin aslında nadir bir nörolojik hastalık olduğu söylenebilir. ALS hastalarının %10’unda ailesel özellikler izlenmektedir. Yapılan genetik çalışmalarda, ailesel ALS hastalarında onlarca farklı gende genetik bozukluk olabileceği gösterilmiştir.

Belirtileri nelerdir?
Belirtiler hastaya göre değişmekle birlikte genellikle bir kolda ya da bacakta güçsüzlük ya da incelme, hastanın fark ettiği ilk belirti olur. Örneğin, kalem tutmak, düğme iliklemek, çanta taşımak zorlaşır ya da hasta yürürken dengesizleşir ve tökezler. Bazı hastalarda ise hastalık, konuşma veya yutma güçlüğü şeklinde başlar. Hastanın kendisi ya da yakınları peltek, genizden konuşma fark eder. Kaslarda seyirme, ağrı ve kramplar bu belirtilere eşlik edebilir. Kontrol edilemeyen ağlama ve gülmeler olabilir. ALS’nin pür motor hastalık olduğu kavramı artık terk edilmiştir. Aslında, hastaların %50’sinde bilişsel işlev bozukluğunun ve hastaların %15’inde frontotemporal demansın meydana geldiği yıllardır bilinmektedir. Bu nedenle motor olmayan semptomlar, davranış değişiklikleri ve bilişsel etkilenme de dahil olmak üzere klinik görünümde önemli farklılıklar olabilir.


ALS hastalığının risk faktörleri nelerdir?
Tüm ALS hastalarının %90’ı rastlantısal, %10’u ailesel ALS hastasıdır. Ailesel ALS hastalarının da yarısı kalıtsaldır. Bu nedenle hastalığın büyük çoğunlukla kalıtımla ilgisiz olduğu söylenebilir. Genetik ve çevresel faktörlerin etkileşim göstererek sürece neden olduğunu düşünüyoruz. Olası çevresel risk faktörlerinden biri sigara içmektir. Özellikle bu risk, menopoz sonrası kadınlarda biraz daha yüksektir. Ağır metallere maruziyet üzerinde durulan bir risk faktörü olmakla birlikte, ALS ile arasındaki ilişki net gösterilmiş değildir. Öte yandan uzun yıllar profesyonel düzeyde futbol oynayan ve topa daha fazla kafa vuran futbolcularda demans ve ALS gibi nörodejeneratif hastalıkların daha sık görüldüğü ortaya konmuş durumdadır.

Erken teşhis mümkün mü? Hastalığın evreleri var mı?
Güçsüzlük, zaman içinde başladığı bölümden kol, bacak, dil ve yutma kasları gibi diğer alanlara yayılır. Bütün vücutta kaslarda erime, güçsüzlük, seyirmeler nedeniyle hastanın günlük yaşam aktivitesi kısıtlanabilir. Tek başına iş göremeyebilir. Hastalığın kritik dönemi solunum kaslarının da güçsüzleştiği zamandır. Hastanın hızlı ve yakın tıbbi desteğe ihtiyacı vardır. ALS’nin seyri her hastada farklı şekilde olur. Hastalıkta hayatta kalma süresi genellikle 4-6 yıl olarak verilse de, 10 yıl ve üstünde yaşayan pek çok hasta vardır. İyi bir tıbbi ve sosyal destek ile 20 yıldan fazla yaşayan ALS hastaları vardır.

ALS genellikle 4 evrede sınıflandırılır. Bu evreler hastalığın ilerleyişini ve semptomların şiddetini gösterir. Ancak, her hastada evreler farklılık gösterebilir ve hastalığın ilerleyişi kişiden kişiye değişebilir.

Başlangıç ​​evresi: Bu evrede hastalık genellikle kas güçsüzlüğü veya istemsiz kas seğirmesi gibi hafif semptomlarla başlar. Bu aşamada genellikle hastalık teşhisi konulmamıştır.

İleri evre: Bu aşamada semptomlar belirgin hale gelir. Kas zayıflığı ilerler, hareketler zorlaşır ve hastanın günlük aktivitelerini yapması zorlaşır. Yutma güçlüğü ve konuşma bozuklukları gibi sorunlar da ortaya çıkabilir.

Ağır evre: Bu evrede hastalık semptomları daha da kötüleşir. Hastalar genellikle hareket yeteneklerini büyük ölçüde kaybederler ve solunum yetmezliği gibi ciddi sorunlar gelişebilir.

Son evre: ALS hastalığı son evresi, hastalığın en ileri aşamasıdır. Hastalar genellikle tamamen hareketsiz hale gelir ve solunum cihazlarına bağlanmaları gerekebilir. Bakım ihtiyaçları en yüksek seviyeye ulaşabilir.

Tanı nasıl konur?
Tanı çoğunlukla klinik belirti ve bulgulara dayanarak konur. Yine de, hastalık pek çok kas ve sinir hastalığı ile karışabildiği için özellikle diğer hastalıklardan ayırıcı tanısı için bazı tetkiklerin yapılması gerekir. Tanıya yardım eden en değerli yöntem elektromiyogram (EMG) tetkikidir. Başka hastalıklarla karışabileceğinden, beyin ve omurilik manyetik rezonans görüntüleme (MRG), bazı kan ve idrar tetkikleri, bel sıvısı incelemesi, kas biyopsisi gerekebilir.

Hangi belirtiler dikkate alınmalıdır?

  • Kas hacim kaybı
    • Kas güçsüzlüğü
    •         Kaslarda seğirme

Hastalığın tedavisi var mıdır?
Maalesef ALS’nin henüz kesin tedavisi yok. Yine de, yeni ilaç çalışmaları yoğun olarak sürüyor. ALS hastalarına özel yaygın olarak kullanılan bir  ilaçla hastalığın ilerleyişi yavaşlatılır, hastalarda solunum cihazına bağımlığını ya cerrahi yollarla soluk borusuna giden bir delik açılması işleminin başlangıcını geciktirir. Öte yandan, destekleyici tedaviler çok önemlidir. Günümüzde hastanın rehabilitasyonuna yönelik pek çok imkan var. Bunlar her hastanın ihtiyacına göre belirlenir.

 

  • Kas ağrısı, kramp ve sertliği için
    • Duygusal durum değişikliği için hasta ve yakınlarına psikiyatrik yaklaşım ile tedavi
    •         Konuşma problemlerinin konuşma terapisti ile birlikte tedavisi
    •         Salya artışı ve yutma problemi sorunları için ilaç veya PEG denilen tüp ile besleme tedavisi
    •         Ağrı tedavisi
    •         Solunum problemlerinin tedavisi için trakeotomi veya solunum cihazına bağlama

ALS HASTALIĞI HAKKINDA SIKÇA SORULAN SORULAR
ALS, oldukça zorlu bir hastalıktır. Hastalar, fiziksel ve duygusal olarak büyük zorluklar yaşayabilir. ALS hastaları ve aileleri hastalığına ilişkin birçok detayı merak etmektedir.

ALS hastalığı bulaşıcı mıdır?
ALS bulaşıcı bir hastalık değildir. ALS, kişiden kişiye temas veya enfeksiyon yoluyla yayılmaz. Genellikle rastlantısal olarak ortaya çıkar ve bireyin genetik yatkınlığı ve çevresel faktörler gibi etkenlerin bir kombinasyonu ile ilişkilendirilir. Bu nedenle, ALS hastalığı olan bir kişiyle temasta bulunmak, hastalığın başkalarına bulaşmasına neden olmaz.

ALS hastalığı genetik midir?
ALS bazı vakalarda genetik olabilir. Yaklaşık olarak ALS vakalarının %5 ila 10’u kalıtsal veya genetik olarak geçiş gösterebilir. Kalıtsal ALS vakaları genellikle ailede daha önce ALS veya ilgili bir motor nöron hastalığı olan kişilerde görülür. Bu durumda, hastalığa neden olan belirli gen mutasyonları veya kalıtsal faktörler söz konusu olabilir. Bununla birlikte, çoğu ALS vakası sporadiktir, yani ailede geçmişi olmayan ve çevresel veya diğer bilinmeyen faktörlerle ilişkilendirilen vakalardır.

ALS hastalığı ölümcül müdür?
ALS ölümcül bir hastalıktır. ALS’nin kesin nedeni bilinmemekle birlikte, istemli kas hareketlerinden sorumlu olan sinir hücrelerinin hasar görmesiyle ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bu sinir hücrelerinin hasar görmesi sonucunda kaslar güçsüzleşir ve erir. ALS’nin yaşam süresi ortalama 5-10 yıl arasındadır. Ancak, bazı hastalar 15 yıl veya daha uzun süre yaşayabilir. ALS hastalarının çoğu, hastalığın ilk 5 yılında önemli ölçüde kötüleşme yaşar. ALS’nin ölüm nedeni, genellikle solunum yetmezliğidir. Hastalar, nefes almakta zorlanır ve uyurken solunum cihazına ihtiyaç duyabilir.

Burgazada’da akustik festival başlıyor

Burgazada’da akustik festival başlıyor

Burgazada’nın ilk akustik müzik festivali olan Adada Akustik, 14 Temmuz Cennet Bahçesi Burgazada’da gerçekleştirilecek.

Tuna Kiremitçi, Sera Savaş, Berkant Ali ve Nehir Yıkık’ın dinleyenleriyle buluşacağı festivalin avantajlı dönem biletleri satışa çıktı.

Burgazada’nın ilk akustik müzik festivali olan Adada Akustik, 14 Temmuz tarihinde ‘Anıhisset’ sloganıyla Cennet Bahçesi Burgazada’da gerçekleştirilecek.

Şehrin gürültüsünden uzakta, ferah ve konforlu bir ortamda sakin yaz akşamlarının tadını dostlarıyla çıkarmak isteyen İstanbullular, en sevilen müzisyenlerin şarkılarını bu kez de akustik versiyonlarıyla dinleyecek.  Saat 17.00’de Nehir Yıkık’ın performansıyla başlayacak akustik gecede, 18.00’de Berkant Ali, 19.00’da Sera Savaş ve 20.00’de ise Tuna Kiremitçi sahne alacak.

Gözlerinizi sık sık kırpın, çünkü…

Gözlerinizi sık sık kırpın, çünkü…

Güneş, havuz, deniz ve polenler… Yaz aylarında göz sağlığınıza çok dikkat etmelisiniz, çünkü gözlerinizi pek çok tehlike bekliyor. Güneş sağlığımız üzerinde önemli faydalar sağlasa da yaz aylarında yeryüzüne daha yoğun ve dik gelen zararlı UV ışınları cildimizin yanı sıra gözlerimizi de tehdit ediyor. Sıcak havalarda serinlemek için sıkça tercih ettiğimiz havuzlarda dezenfeksiyon için kullanılan kimyasallar ve polenler de göz sağlığımız için risk oluşturuyor. Yaz aylarında bu tür etkenler bazı göz hastalıklarının oluşumuna veya şiddetinin artmasına yol açabiliyor. Dolayısıyla başta göz enfeksiyonu olmak üzere gelişebilecek göz hastalıklarına karşı mutlaka önlem almak gerektiğine dikkat çeken Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Şahbaz, “Göz ile ilgili herhangi bir sorun geliştiğinde ise ‘geçer’ diye beklememek, çok gecikmeden göz doktoruna başvurmak gerekir. Zira küçük bir ihmal, ileride ciddi görme kayıplarına bile neden olabilir’ diyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Şahbaz, yaz aylarında gözlerimizi korumak için almamız gereken önlemleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Dr. İbrahim Şahbaz

Dr. İbrahim Şahbaz

Elleri sık sık yıkamamak

Plaj, piknik ve kamp yerlerinde almamız gereken hijyen önlemleri genel sağlığımız gibi göz sağlığımız için de çok önemli.  Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Şahbaz, “El ve göz temasının en fazla olduğu mevsim bahar ve yaz aylarıdır. Zira plaj, piknik ve kamp yerlerinde el ile göze çok sık temas edilir. Kirli elle dokunmak gözlerin mikrop kapmasına kolayca yol açabildiği için ellerin olabildiğince temiz tutulması gerekir” diyor.

Göz kuruluğuna karşı önlem almamak

Yaz aylarında güneş ve sıcak hava göz kuruluğuna yol açan önemli etkenlerden. Ayrıca iç ortamlarda ve klimalı mekanlarda gözyaşı normalden fazla buharlaşarak; gözde kurumaya, batmaya ve yanmaya, hatta göz yüzeyinin zarar görmesine  neden olabiliyor. Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Şahbaz, “En basit önlem; gözlerimizi daha sık kırparak daha sık nemlenmesini sağlamaktır. Ayrıca klimalı ortamda havayı nemlendiren cihaz  kullanmakta da fayda var. Bunlara rağmen sorun devam ederse göz hekimine danışarak suni gözyaşı damlasından yararlanılabilir. Bu önlemler yeterli gelmezse daha yoğun bir tedavi gerekebilir” diye konuşuyor.

Kalitesiz güneş gözlüğü kullanmak

Güneş gözlüğü yaz aylarında gözlerimizi ultraviyole ışınlarının yapabileceği başta alerjik reaksiyonlar olmak üzere, katarakt ve sarı nokta hastalığı gibi önemli sağlık sorunlarını engelleyebiliyor. Ancak standartlara uymayan ve  ultraviyole koruması olmayan güneş gözlüklerinin tam aksine gözlere zarar verebileceği uyarısında bulunan Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Şahbaz,  “CE işareti, ürünün ilgili teknik düzenlemesine uygun olduğunu ve ürünlerin amacına uygun kullanılması halinde insanın can ve mal güvenliğine, bitki, hayvan ve çevreye zarar vermeyeceğini gösteren bir işarettir. Gözlüğün sapında CE işareti olmayan güneş gözlükleri ise gözümüze ciddi zaralar verebilir” diyor.

Göze gelen darbeyi önemsememek!

Açık havada yapılan sporlar sırasında gözümüz top, dirsek veya diz darbeleri gibi dış etkenler nedeniyle travmaya uğrayabiliyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Şahbaz, bu travmaların gözümüzde ciddi sorunlar oluşturabileceğine dikkat çekerek, “Öyle ki darbeler gözün ciddi şekilde yaralanmasına, kornea ve retina yırtıklarına, göz içi kanamaları ile ödemine neden olabilir. O an önemsenmeyen bir darbe, ileride körlüğe bile yol açabilir. Koruyucu bir spor gözlüğü takmak bu riskleri azaltmak açısından faydalıdır” bilgisini veriyor.

Bu saatlerde korunmasız sokağa çıkmak

Güneşin ultraviyole ışıkları gözümüzde alerjik reaksiyonlar oluşturarak doğrudan zarar verirken, batma ve yanmanın yanı sıra katarakt ile retina hastalıklarına da  neden olabiliyor. Dolayısıyla özellikle 10:00-14:00 saatleri arasında güneş ışınlarından uzak kalınması gerektiğine işaret eden Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Şahbaz,  “Eğer dışarıya çıkılması şart ise geniş siperlikli şapka ve ultraviyole koruması olan güneş gözlüğü kullanmak koruyucu etki gösterir” diyor.

Kum kaçan gözleri ovuşturmak

Özellikle plaj ve kırsal alanlarda gözümüze sıkça kaçabilen kum, toz veya otlar da önemli risk unsurlarını oluşturuyor. Gözünüze kaçan yabancı cismi görebiliyorsanız, gözyaşı damlasıyla gözlerinizi yıkayıp cismin dışarı çıkmasını sağlayabilirsiniz. Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Şahbaz, “Ancak cisim görülmüyorsa gözler kesinlikle ovuşturulmamalıdır. Ayrıca göz doktoruna görünmek ihmal edilmemelidir. Zira yabancı cisim ve gözleri ovuşturmak korneayı çizerek göz enfeksiyonuna, hatta görme kaybı oluşturabilen kalıcı hasara yol açabilir” uyarısında bulunuyor.

Yüzücü gözlüğü kullanmamak

Havuzlarda yapılan sportif faaliyetler göz travmaları riskini artırırken, en sık yaşanan travma ise havuzlarda hijyen için yer alan klordan ve diğer kimyasallardan kaynaklanıyor.  Zira bu tür maddeler gözlerde alerjik reaksiyonlara sebep olabiliyor. Dolayısıyla havuzda yüzücü gözlüğü kullanmayı ihmal etmeyin.

Havuza lens ile girmek

Yaz aylarında kontakt lensler daha fazla tercih ediliyor. Ancak kontakt lenslerin dikkatsizce kullanılmaları göz enfeksiyonlarına neden olabiliyor. Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Şahbaz, kontakt lensleri takıp çıkarmadan önce ellerin mutlaka yıkanması gerektiği uyarısında bulunarak, “Ayrıca lens solüsyonları ve lens kutuları temiz bir şekilde saklanmalıdır. Bu nedenle tatilde en uygunu günlük lens kullanmaktır. Göz enfeksiyonu ajanlarının lense yapışarak göze bulaşmalarını kolaylaştıracağı için deniz ve havuza lens yerine numaralı yüzücü gözlüğüyle girilmelidir” diyor.

‘Persona’ sergisi Bodrum’a geliyor

‘Persona’ sergisi Bodrum’a geliyor

Bodrum Loft, Avrupa’nın önde gelen galerilerinden Thaddaeus Ropac işbirliğiyle “Persona” sergisine ev sahipliği yapacak.

Küratörlüğünü Artsa Danışmanlık’ın üstleneceği ve 4 Temmuz – 1 Eylül 2024 tarihleri arasında gerçekleşecek olan “Persona” sergisi, vizyoner sanatçılar Erwin Wurm, Tony Cragg, Tom Sachs ve Sylvie Fleury’nin eserlerini sanatseverlerle buluşturacak. Bu prestijli etkinlik, doğanın içinde sanatla buluşmanın eşsiz deneyimini sunacak.

Geçtiğimiz yıllarda Almanya merkezli KÖNİG Galerie ve Fransa merkezli Perrotin galerisi ile düzenlediği sanat etkinlikleriyle dikkat çeken Bodrum Loft, bu yıl ise Avrupa’nın önde gelen bir başka galerisi Thaddaeus Ropac ile işbirliği yaparak “Persona” sergisini sanatsevereler ile buluşturuyor.

Matthew Macfadyen ve Roger Federer, Mercedes Benz reklamında

Matthew Macfadyen ve Roger Federer, Mercedes Benz reklamında

Otomobilin 137 yıl önce Carl Benz tarafından icat edilmesinden bu yana teknolojik ilerleme, otomobilin tanımını önemli ölçüde değiştirdi. Artık otomobil, insanları A noktasından B noktasına götüren bir ulaşım aracından daha fazlası. Bugün Mercedes-Benz araçları, örneğin bireysel bir sağlıklı yaşam alanı, mobil bir ofis, özel bir sinema salonu veya kişisel bir güvenli alanı işlevlerine de sahip.

Ana kampanya filmi, markanın bu tanımlamayı mümkün kılan yeniliklerini görselleştiriyor. Çeşitli ENERGIZING COMFORT programları ile kapsamlı bir sağlıklı yaşam programı sunarken, MBUX’lu Hyperscreen gibi çok sayıda bağlantı, bilgi ve eğlence özelliği, araçları mobil bir ofise veya özel bir sinemaya dönüştürüyor. DRIVE PILOT gibi yenilikçi güvenlik ve yardım sistemleri hem güvenli hem de konforlu bir sürüş deneyimi sağlıyor.

Mercedes-Benz’in yeni reklam filminde İngiliz aktör Matthew Macfadyen ve uzun süredir marka elçisi olan Roger Federer, Mercedes-Benz elektrikli araçları eşliğinde gizli ajanlar olarak rol alıyor.

Künye

  • Fikir, konsept ve hayata geçirme: team x
  • Prodüksiyon ANORAK Film GmbH
  • Post prodüksiyon: bEpic GmbH
  • Müzik: Gustav Karlstrom

Sofitel Istanbul Taksim suit odaları yeniledi

Sofitel Istanbul Taksim suit odaları yeniledi

Sofitel Istanbul Taksim renovasyonu kısa süre önce gerçekleşen Signature Suite’leriyle rüya gibi bir konaklama deneyimi sunuyor.

Her detayın incelikle düşünülerek yeniden tasarlandığı Signature Suite’lerde birinci sınıf hizmet ve ürün kalitesi öne çıkıyor. Yepyeni yüzüyle misafirlerine lüks ve sadeliği bir arada sunan Sofitel Istanbul Taksim yenilenen 30 süit odasıyla şehirde konfor arayan herkesi bu deneyime davet ediyor.

Fransız Markası Lanvin Paris banyo ürünleri, çocuklara özel Le Petit Prince VIP karşılama, taze çiçek aranjmanları, La Fann ürünleriyle meditatif bir banyo deneyimi, özel ses sistemleri, Sofitel patentli uyku setleri birçok keyifli ayrıntı yenilenen yüzüyle Signature Süit misafirlerini bekliyor.

Samsung akıllı saatlerin ilk FE versiyonu Galaxy Watch FE

Samsung akıllı saatlerin ilk FE versiyonu Galaxy Watch FE

Samsung Electronics, Galaxy Watch akıllı saat modellerine bir yenisini ekledi.

Galaxy Watch akıllı saatlerin ilk “FE” versiyonu Galaxy Watch FE, Samsung’un sevilen sağlık ve zindelik takibi özelliklerinin daha fazla kullanıcıya ulaşması için geliştirildi.

Samsung’un akıllı saat serilerinin yeni üyesi Galaxy Watch FE, Galaxy Watch’un güçlü donanım performansı ile gelişmiş sağlık ve egzersiz izleme özelliklerini bir araya getiren şık ve dayanıklı bir tasarıma sahip. Kapsamlı sağlık ve egzersiz bilgileri sunan yeni Galaxy Watch FE akıllı saat, daha sağlıklı bir yaşam tarzını benimsemeye karar verenler için ideal bir seçenek olacak.

Galaxy Watch serisinin ikonik tasarımını temel alan yenilenmiş bir görünüme sahip Galaxy Watch FE, 40mm boyutunda sunuluyor. Siyah, Pembe Altın ve Gümüş olmak üzere üç farklı renk seçeneğiyle satışa sunuluyor. Ayrıca Galaxy Watch FE, kullanıcıların saatlerini özelleştirmesine olanak tanıyan çeşitli yeni saat yüzleri sunuyor. Küçük bir dokunuşla değiştirilebilen kordonlar, kullanıcının kendi tarzlarına göre kordonları eşleştirmesini kolaylaştırıyor. Galaxy Watch FE, günlük kullanım sırasında meydana gelebilecek çizilmelere karşı koruma sağlayan, üstün dayanıklılığa sahip Safir Kristal camla donatıldı.

Hyundai Ege Denizi’ni temizliyor

Hyundai Ege Denizi’ni temizliyor

Hyundai, Uluslararası Sağlıklı Denizler Derneği (Healthy Seas) ile birlikte ortaklaşa olarak dünyanın dört bir yanındaki denizleri ve okyanusları atıklardan arındırmaya çalışıyor.

IONIQ modelleriyle başlayan ve tüm model gamına yayılan sürdürülebilirlik, araçların dış ve iç taraflarındaki aksamlarının geri dönüştürülmüş malzemelerden yapılmasına olanak sağlıyor.

Denizlerden her yıl düzenli olarak plastik, cam, balık ağları ve çöp çıkaran Hyundai, bu atık malzemeleri geri dönüşüm yoluyla yine ürettiği otomobillerinde kullanarak döngüsel ekonomiye de can vermiş oluyor.

Hyundai’nin geçtiğimiz yıl denizlerden çıkardığı atık miktarı ise 42 tondan fazla ve bu miktarın 11 tonu balık yetiştirme ağlarından oluşuyor. Sağlıklı Denizler Derneği ile yapılan ortaklığın dördüncü yılında Ege Denizi’ni temizlemeye karar veren Hyundai, 2024 yılında da Yunanistan kıyılarından başlayarak özellikle büyük balık çiftliği ağları ve çeşitli plastikleri toplayacak.

Denizlerden alınacak tonlarca atık, IONIQ 5, IONIQ 6 ve Yeni SANTA FE için Econyl ipliğinden yapılan paspaslar gibi yeni ürünlere dönüştürülecek.