Yazılar

Şarm El Şeyh’te bayram sürprizi

Şarm El Şeyhte bayram sürprizi

Ünlü sanatçı Hadise, Kurban Bayramında Mısır’ın gözde tatil merkezi Sharm El Sheikh’te bulunan Rixos Radamis otelinde sahne alacak.

Rixos Mısır otellerinin Şarm El Şeyh’ye yeni açılan tesisi Rixos Radamis otelinde ilk kez sahneye çıkacak olan sevilen sanatçı Hadise, enerjisi ile izleyecilerini büyülümeye hazırlanıyor.

Yaklaşık 2 saat boyunca sahnede kalacak olan sevilen yıldız Hadise, en sevilen şarkıları ile Türk misafirlerin dışında dünyanın dört bir tarafından gelecek sevenlerine unutamayacakları bir bayram konseri yaşatacak.

Rixos Mısır Otelleri CEO'su Erkan Yıldırım

Rixos Mısır Otelleri CEO’su Erkan Yıldırım

‘Önümüzdeki aylarda büyük sürprizlerimiz olacak

Rixos Mısır Otelleri CEO’su Erkan Yıldırım, “Bu muhteşem bayram etkinliğini Türk ve  dünyanın dört bir tarafından gelecek olan konuklarımızla birlikte kutlamaktan ve yeni otelimiz Rixos Radamis’i tercih etmelerinden dolayı heyecan ve mutluluk duyuyoruz. Kurban bayramını Türkiye’nin sevilen popstar’ı Hadise ile karşılayacak olan misafirlerimiz unutamayacakları bir bayram gecesi geçirecekler. Önümüzdeki aylarda büyük sürprizler ile konserlerimiz devam edecek.” dedi.

Sütün hayatımızdaki önemi!

Sütün hayatımızdaki önemi!

Her gün yetişkin bireylerin 3 porsiyon, çocukların, ergenlik dönemi gençlerin, gebe ve emzikli kadınlarla menopoz sonrası kadınların 2-4 porsiyon süt ve ürünlerini tüketmeleri gerektiğini belirten Liv Hospital Beslenme ve Diyet Uzmanı Özgenaz Kazan, süt tüketiminin önemi hakkında bilgiler aktardı.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Özgenaz Kazan

Beslenme ve Diyet Uzmanı Özgenaz Kazan

Kalsiyumun esas kaynağı: Süt ve süt ürünleri
Beslenmemizin temel yapı kaynaklarından biri olan kalsiyumun esas kaynağını süt ve süt ürünleri oluşturmaktadır. İnsan bedeninin ihtiyaç duyduğu protein, kalsiyum, B2 vitamini ve B12 vitamini başta olmak üzere birçok besin maddesinin en önemli kaynağı süt ve süt ürünleridir.

B2 vitamini, B6 vitamini ve B12 vitaminlerini de içerir
Süt ve süt ürünleri grubu inek, koyun, keçi gibi memeli hayvanlardan sağlanan sütler ve bu sütlerden elde edilen yoğurt, ayran, kefir, peynir çeşitleri (kaşar, ezine, tulum, gravyer, lor, çökelek vb.) gibi besinlerden oluşmaktadır. Süt ve süt ürünleri iyi kalitedeki proteinin yanı sıra yağ asitleri, kalsiyum, fosfor, çinko gibi mineraller ile B2 vitamini, B6 vitamini ve B12 vitaminlerini içerirler.

Liv Hospital

Organ ve sistemlerin düzgün çalışmasına katkı sağlar
Süt ve süt ürünleri protein içerikleri ile büyüme ve gelişmeyi desteklemekte, içerikte yer alan diğer besin ögeleri ile birlikte organ ve sistemlerin düzgün çalışmasına katkı sağlamaktadır. Bileşimlerinde yer alan mineraller (özellikle kalsiyum) kemik ve diş sağlığının korunmasına ve geliştirilmesine yardımcı olmaktadır. Tüm yaş grupları için gerekli olan ve her gün tüketilmesi önerilen süt ve süt ürünleri grubu kemik kütlesi gelişiminin dinamik olduğu çocukluk ve ergenlik dönemlerinde daha da önemli hale gelmektedir.

  • Tüm yaş gruplarının süt ve süt ürünlerini her gün tüketmesi gerekir.
  • Süt ve süt ürünleri doymuş yağ asitleri ve kolesterol içerir. Yağ ve kolesterol alımının diyetle sınırlandırılması gereken bireylerin; yağ miktarı azaltılmış (%1) veya yağsız süt, yoğurt ve peynirleri tercih etmeleri gerekir.
  • Bazı bireyler, alerji, süt şekeri olan laktoza karşı duyarlılık (laktoz intoleransı) nedeniyle veya yanlış inançlarından dolayı süt tüketmezler. Bu bireyler için laktoz düzeyi düşük süt veya laktozsuz süt ürünleri bulunur. Alerji veya duyarlılık durumunda hekim ve diyetisyen ile görüşülmelidir.
  • Süt ürünlerini satın alırken etiketlerindeki yağ, tuz ve şeker miktarları kontrol edilerek az yağlı, az tuzlu ve şekersiz olanları tercih edilmelidir.
  • Her gün yetişkin bireylerin 3 porsiyon, çocukların, adolesan dönemi gençlerin, gebe ve emzikli kadınlarla menopoz sonrası kadınların 2-4 porsiyon süt ve ürünlerini tüketmeleri gerekir.
  • Özellikle çocuklarda süt içme alışkanlığının oluşturulması, ileri yaşlarda da alışkanlığın devam ettirilmesi çok önemlidir. Yağı azaltılmış sütler 2 yaşından küçük çocuklar için önerilmez. Tüketilmesi önerilen miktar; yaş, cinsiyet ve fizyolojik duruma (büyüme ve gelişme dönemi, gebelik ve emziklilik, yaşlılık) göre değişiklik gösterir.

Son yıllarda süt ikamesi olarak bitkisel sütlerin kullanımı da artmıştır. Hindistan cevizi sütü, badem sütü, pirinç sütü gibi bitkilerden elde edilen sütler kalsiyum içeriğine sahiptir ancak genel bileşimlerinde yer alan besin ögeleri hayvansal kaynaklılardan farklı olduğu için bu ürünler süt ve süt ürünleri grubundan sayılmamaktadır. Dolayısıyla bu bitkisel sütlerin ve ürünlerinin tüketimi, süt ve süt ürünleri grubu tüketim önerisini karşılamada katkı sağlamamaktadır.

Kanser hastaları ne zaman yaptırmalılar?

Kanser hastaları ne zaman yaptırmalılar?

Günümüzde kadınlar eğitim sürelerinin uzaması ve iş hayatında daha aktif rol almaları nedeniyle evlilik ve anne olma planlarını ertelemek durumunda kalabiliyorlar. Ancak kadının yaş almasıyla birlikte yumurta sayı ve kalitesi azalıyor. Ayrıca kanserin de yaygınlaşması sonucu yumurtalarını donduran kadınların sayısı giderek artıyor. Bu tür faktörlerin etkisiyle ülkemizde bu yönteme başvuran kadınların sayısının son yıllarda yaklaşık 3 kat arttığına dikkat çekiliyor! Acıbadem International Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. İsmail Çepni, yumurta dondurma yöntemine ideal yaş aralığında başvurmanın gebelik şansını artırmada kilit rol üstlendiğine işaret ederek, “Anneliği erteleyen kadınların yumurtalarını olabildiğince genç yaşlarda mümkünse 40 yaşından önce dondurmaları son derece önemlidir. Çünkü bu yaştan itibaren ve özellikle 43-44 yaşından sonra yumurtaların genetik olarak sorunlu olma oranı yükseliyor” diyor. Yumurta dondurmanın kadınların doğurganlıklarını korumaları adına önemli bir yöntem olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. İsmail Çepni, son 30 yılda geliştirilen teknikler sayesinde günümüzde oldukça başarılı sonuçlar elde edilebildiğini söylüyor. Peki her kadın yumurta dondurma yönteminden faydalanabilir mi? Kanser hastalarında yumurtalar ne zaman dondurulmalı? Yöntem öncesinde nelere dikkat edilmeli? İşte bu sorular, yumurta dondurma yöntemi yaptırmak isteyen kadınların hekimlerine en sık yönelttikleri soruları oluşturuyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. İsmail Çepni, yumurta dondurma yöntemi hakkında en çok merak edilen soruları yanıtladı; önemli önerilerde bulundu!

Prof. Dr. İsmail Çepni,

Prof. Dr. İsmail Çepni

Her kadın yumurta dondurma işleminden yararlanabilir mi?

Doğurganlığın korunması süreci Sağlık Bakanlığı’nın 2014 yılında yayınladığı ‘Üremeye Yardımcı Tedavi Uygulamaları ve Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri Hakkında Yönetmelik’ kurallarına göre uygulanıyor. Yumurtalıklara zarar veren tedavi öncesinde veya yumurtalık kapasitesi az ( AMH hormonunun 1,5 altında) olan kadınlar bu haktan yararlanıyor. Yine yönetmeliğe göre dondurma işlemlerinde, yumurtası dondurulan kadının kanında bakılacak olan DNA kimliklendirme analizinin bulunması şart görülüyor.

Yumurta dondurma yönteminde ideal yaş grubu nedir?

Yumurta dondurma yöntemi adet gören ve yumurta rezervinin uygun olduğu her yaştaki kadına uygulanabiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. İsmail Çepni, ancak kadınların yumurtalarını 40 yaşından önce dondurmalarının son derece önemli olduğunu belirterek, “Bu yönteme 40 yaşından önce başvurulması gebelik şansı açısından önemlidir. Çünkü bu yaştan sonra yumurtaların genetik olarak sorunlu olma oranı yükseliyor” diyor.

 Yumurta dondurma işlemi nasıl yapılıyor?

Yumurta dondurma işlemi iki şekilde gerçekleştiriliyor:

Yumurtalar ilaçla büyütülmeden toplanıyor, vücut dışında olgunlaştırılıyor: Olgunlaşmamış yumurtalar toplanıyor ve laboratuvar ortamında olgun yumurta olarak donduruluyor. Ancak bu yöntemle henüz gebelik açısından çok başarılı sonuçlar elde edilemiyor.

Foliküller tüp bebek tedavisine benzer şekilde ilaçlar ile büyütülerek olgunlaştırılan yumurtalar toplanıp donduruluyor: Kanser hastalarının vakit kaybını önlemek için siklusun herhangi bir gününde başlanılan protokol tercih ediliyor. Yumurtalıkları uyarıcı hormon ilaçlarına adetin 2. günü başlanıyor. İlaçlar karın cildine uygulanan küçük iğnelerle veriliyor. Hastalar bu iğneleri kendileri yapabiliyor. İlaç tedavisi sürecinde yumurtaların büyümeleri ultrason eşliğinde izleniyor. Bu tedavi yaklaşık 12 – 15 gün sürüyor. Olgunlaşan yumurtalar anestezi altında yapılan özel bir işlemle yaklaşık 15-20 dakika içerisinde toplanıyor ve -196 derecede tüp bebek laboratuvarında dondurularak saklanıyor. Hasta aynı gün taburcu oluyor.

Kanser hastalarında işlem ne zaman yapılıyor?

Çağımızda yıllarla birlikte kanser teşhisi konulan kadınların sayıları giderek artıyor. Diğer yandan kanser tedavi olanaklarının artması sayesinde başarı oranı yükseliyor ve kanser hastalarının beklenen yaşam süreleri uzuyor. Ancak kanser tedavisinde uygulanan yöntemler üreme dokuları ve hücrelerine zarar verebiliyor.  Prof. Dr. İsmail Çepni, yumurta dondurma yöntemiyle kanser hastalarının üretkenliklerini koruma şansını elde ettiklerini belirterek, “Kanser hastası kadınlarda; kemoterapi veya radyoterapi başlamadan önce, kanser tedavisinin gecikmesine yol açmamak için adet olunmasını beklemeden, siklusun herhangi bir döneminde yumurtaların büyütülme tedavisine başlanabiliyor” diyor.

Dondurulan yumurta kaç yıl saklanabiliyor?

‘Üremeye Yardımcı Tedavi Uygulamaları ve Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri Hakkındaki Yönetmelik’ çerçevesinde dondurulmuş yumurtalar yasal olarak en fazla 5 yıl süreyle saklanabiliyor. Saklama süresinin bir yılı geçmesi halinde, saklamaya devam edilebilmesi için her yıl kadının yumurtasını dondurduğu merkeze başvuruda bulunarak talebinin devam ettiğini ifade eden imzalı dilekçe vermesi gerekiyor. Dondurulan yumurtaların 5 yıldan uzun süre saklanması ise Sağlık Bakanlığı’nın iznine bağlı oluyor. Dondurulan yumurtalar, kadının yıllık olarak saklama talebini yenilememesi, yazılı olarak imha talebinde bulunması veya hayatını kaybetmesi durumlarında saklama süresine bakılmaksızın imha ediliyor.

 İşlem öncesinde nelere dikkat edilmeli?

Yumurta dondurma işlemi öncesinde hekimin önerilerine uyulması ve sigara gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durulması önem taşıyor. Genel sağlık kontrolü yapıldıktan sonra belirlenen sağlık sorunu varsa, tedaviye başlanıyor. Ayrıca sağlığı olumsuz etkileyen stresten, özellikle hazır fast food gibi zararlı yiyeceklerden uzak durmaya, doğal besinlerle yeterli ve dengeli  beslenmeye özen göstermek gerekiyor.

 Yumurta dondurma işlemi kimlere yapılabilir?

Prof. Dr. İsmail Çepni, yumurtalık dondurma işlemine aday olan kadınları şöyle sıralıyor:

  • 30 yaşını geçmesine rağmen doğurmamış ve eşi olmayan,
  • Tedavi öncesindeki kanser hastaları
  • Doğuştan yumurta kapasitesi az olan kadınlar
  • Kanser dışı hastalığı olup, üreme dokusu ve organlarına zarar veren ilaç kullananlar
  • Yumurtalıklarından ameliyat edilecek olan kadınlar (çikolata kisti)
  • Ailesinde erken menopoz öyküsü olması

Serafina yenilenerek büyümeye devam ediyor

Serafina yenilenerek büyümeye devam ediyor

İtalyan mutfağının önde gelen isimlerinden biri olan, Berton Gıda çatısı altında faaliyet gösteren Serafina, yaz sezonuna hızlı bir giriş yapıyor.

Serafina, yenilenen menüsü, geleneksel İtalyan yeme-içme tarzı ile lezzet dolu deneyimlerini İstanbul ve Bodrum’da iki yeni şubesinde misafirlerine sunacak.

 İki Yeni Şube Faaliyete Geçiyor

Serafina, İstanbul Akmerkez ve Kanyon’dan sonra, Haziran ayında Kemer Country Golf Club içinde yeni bir şubesini açmaya hazırlanıyor. Ayrıca, gözde tatil mekanı Bodrum Yalıkavak’ta da yeni bir şube açarak yaz sezonuna hızlı bir giriş yapacak.

Yalıkavak şubesi gündüzleri beach eğlencesine uyan müzikler ile, akşamları ise yemek müziği eşliğinde misafirlerini ağırlayacak.

 “Fark Yaratacak Projelerimiz Yolda”

Berton Gıda CEO’su Orhan Çiftçi, “Akmerkez ve Kanyon şubelerine Kemer Country ve Yalıkavak şubelerini de ekleyerek İtalyan mutfağının eşsiz tatlarını lezzet tutkunlarıyla buluşturmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki süreçte markamızı Ataşehir’deki Finans Merkezi’nde de açarak Serafina’nın kalite ve lezzetini daha da yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Bu süreçte fark yaratacak yeni projelerimiz de yolda,” dedi.

Çiftçi ayrıca, Berton Gıda çatısı altında hali hazırda faaliyet gösteren Clup 888 istanbul yeni açılacak projemiz olan Clup 888 Bodrum ayrıca Göktürk’teki Vincotto Restoran’ın değerli misafirlerini ağırladığını ve Kanyon AVM’deki L’Entrecote Paris restoranının yerli ve yabancı misafirlere hizmet verdiğini belirtti.

Çiftçi, “Berton Gıda’nın yurt dışı projeleri arasında Dubai’de hizmet veren Rock and Waffles markası bulunuyor. Çok kısa bir süre içinde Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de Upscale Mexican Street Food restoranı faaliyete başlayacak. Bunun yanı sıra Londra Wimbledon’da hizmet veren Efes Premium London, Richmond’da açılacak iki yeni şubesi ile misafirlerini ağırlamaya devam edecek. Milano ve Miami’de de Efes Premium restoranlarını gastronomi severlere hizmet vermek için en yakın zamanda açmayı planlıyoruz. Yakın gelecekte Azerbaycan ve Kazakistan’da da yeni restoranlarla var olmayı hedefliyoruz.” diyerek sözlerini sonlandırdı.

TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya turizm yüzyılı hedeflerini paylaştı

TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya turizm yüzyılı hedeflerini paylaştı

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’nin (TÜRSAB), turizmin 12 aya ve ülke geneline yayılması, 81 ilimizin de turizmde hak ettiği değeri görmesi amacıyla hayata geçirdiği “Turizm Yüzyılı” projesinde ilk adım Burdur’da atıldı. TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, “Burdur’dan yola çıkan Turizm Yüzyılı projemizi, ülkemizin her bir şehrinin turizmden hak ettiği payı gerçek manada alabilmesi için yurdun dört bir yanındaki çalışmalarla sürdüreceğiz” dedi.

TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, yaptığı konuşmada Türkiye’nin kitle turizmindeki gelişimine karşın, sahip olduğu tarihi, kültürel zenginlikler ve doğal güzellikler dikkate alındığında turizm potansiyelini tam anlamıyla değerlendiremediğine dikkat çekti. TÜRSAB olarak bu eksikliği görerek yepyeni bir perspektifle değerlendirmek üzere yola çıktıklarını belirten Bağlıkaya, “TÜRSAB olarak Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonundan hareketle oluşturduğumuz Turizm Yüzyılı projesi ile ülkemizin turizmden aldığı payı çok daha yukarılara çıkarmayı önümüze hedef olarak koyduk. Yılın belli aylarına ve kıyı şehirlerine sıkışan turizm hareketlerinin ülkemizin dört bir yanına ve yıl geneline yayılması amacıyla hayata geçirdiğimiz Turizm Yüzyılı projesi ile yüksek gelir grubundan ziyaretçileri de ülkemize çekmeyi amaçlıyoruz” sözleriyle Turizm Yüzyılı kapsamındaki hedeflerini paylaştı.

“Turizm Yüzyılı Yolculuğumuza Büyük Potansiyeli Nedeniyle Burdur’dan Başlıyoruz”

Burdur’un kültür turizminden doğa ve macera turizmine, gastronomi turizminden kış turizmine kadar her açıdan büyük bir potansiyel taşıdığına dikkat çeken TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, bu potansiyeli değerlendirmek amacıyla Turizm Yüzyılı projesini Burdur’dan başlatma kararı aldıklarını belirtti. Bağlıkaya, “Burdur; Sagalassos ve Kibyra Antik gibi önemli antik kentleri, Selçuklu ve Osmanlı döneminden kalan tarihi yapılarıyla kültür turizmi bakımından önemli bir rota olarak karşımıza çıkıyor. Salda Gölü başta olmak üzere muhteşem güzellikleriyle öne çıkan doğası, ormanları, lavanta bahçeleri, dağları, mağaralarıyla ekoturizm ve macera turları açısından dikkat çekici fırsatlar sunan Burdur, Salda Kayak Merkeziyle de turizm çeşitliliğini destekleyen bir altyapıya sahip. Tüm bunların yanında lezzetli yemekleri ise Burdur’u gastronomi turizmi açısından bir cazibe unsuru haline getiriyor” değerlendirmesinde bulundu.

Bağlıkaya: “Turizm Hareketliliğinin Oluşması İçin Seyahat Acentaları Hayati Önemde”

Turizm hareketliliğinin oluşması konusunda seyahat acentaları ve tur operatörlerinin hayati bir rolü olduğunun altını çizen Bağlıkaya, “Bir destinasyon ne kadar çekici olursa olsun ne kadar potansiyel vadederse etsin bir ürün haline getirilip insanlarla buluşturulamazsa gerçek değerini bulamaz. Bir turizm unsurunun satılabilir ürün haline getirilmesi ve tüketicisine ulaşması ise ancak ve mutlaka seyahat acentaları eliyle olur. Bu bakımdan gerek Burdur gerekse de Türkiye’nin diğer destinasyonlarının gelişiminde seyahat acentaları kilit bir role sahip.

Turizm Yüzyılı projemizi oluştururken bu gerçeklikten hareket ettik. İnanıyorum ki; turizmin olmazsa olmaz gücü olan seyahat acentalarımızın katkısıyla hem Burdur hem de turizmden hak ettiği payı henüz alamamış diğer illerimiz, önemli bir gelişim kaydedecektir” dedi.

Aydın Arslan “Yolgeçen Hanı”

Aydın Arslan “Yolgeçen Hanı”

Dr. Hüseyin Balkancı’nın sözlerini yazdığı, Türk müziğinin duayen sesi Bekir Ünlüataer’in bestelediği son yılların en duygusal şarkısı “Yolgeçen Hanı”, Aydın Arslan’ın yorumu ile tüm dijital platformlarda yerini aldı. Uzun süren çalışmaların ardından yorumuyla renk kattığı “Yolgeçen Hanı”nı İstanbul’da kliplendiren Aydın Arslan, “Çok emek verdiğimiz bir çalışma oldu. Büyük bir titizlikle yürüttüğümüz projemiz dinleyiciyle buluştu. Umarım dinleyenler de beğenir. Yapılan yorumların hepsi benim için altın değerinde” ifadelerini kullandı. Arslan’a, çalışmasında Bekir Ünlüataer vokaliyle eşlik etti.

Eduscho markası şimdi Türkiye’de!

Eduscho markası şimdi Türkiye’de!

Eduscho, kaliteyi uygun fiyata sunma hedefi, renkli ve dinamik marka dünyasıyla Türkiye kahve pazarında fark yaratmaya hazır.

1924 yılında Bremen’de başlayan hikayesiyle Eduscho, kaliteli ve iyi kahveyi uygun fiyata sunuyor. Tchibo çatısı altında kahve severlerle buluşan Eduscho, “iyi kaliteyi uygun fiyata sunma” misyonunu benimsiyor.

Eduscho’nun Türkiye’ye gelişine dair Tchibo Türkiye Pazarlama ve Ürün Direktörü İlknur Aksoy Şen, “Eduscho markası, Tchibo çatısı altında Almanya, İsviçre, Avusturya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Polonya, Romanya gibi birçok ülkede satışta olan bir marka. Biz de yaklaşık 20 yıldır Türkiye’de olan ve kahve pazarının gelişiminde önemli rol üstlenmiş bir şirket olarak; Türk kahve tüketicisinin dinamiklerini ve beklentilerini sürekli takip ediyor; Tchibo ve Davidoff markalarımızla kahve pazarında farklı ihtiyaç ve damak tatlarına hitap ediyoruz. 100 yıllık bir geçmişi olan Eduscho da temelinde sadelik, eğlence ve erişilebilirlik değerlerini barındıran yapısıyla şirketimizin ürün portföyünde önemli bir yere sahip.” dedi.

 

Espresso Intenso: Sert ve yoğun aromasını, kahve harmanının geleneksel şekilde ağır ağır kavrulmasından alıyor.

Espresso Classic: İdeal espresso lezzetini sunan kahve, Cappuccino ve Latte Macchiato severlerin favorisi olmaya aday.

Caffè Crema: Orta kavurma derecesine sahip olan kahve, her yudumda büyülü bir lezzet yolculuğuna çıkarıyor.

Classic Traditional: Aromatik ve yoğun çekirdeklerle dolgun bir kahve keyfi yaratmak için harmanlandı.

Classic Strong: Classic Traditional’ın daha yoğun ve kuvvetli versiyonu olan Classic Strong, kahvesini sert tercih edenler için harika bir seçim.

Instant Classic ve Instant Intense: Günün hızlı temposuna uygun ve hemen hazırlanmasına rağmen tadıyla uzun süre damakta kalıyor.

3’ü bir arada ve 2’si 1 arada: Pratiklik ve lezzetin buluştuğu hazır karışım kahveler, tadıyla kahve severlerin içim keyfinde fark yaratıyor.

Stresi azaltıp, başarıyı artırmak için!

Stresi azaltıp, başarıyı artırmak için!

Uzun ve yorucu maratonun sonuna gelindi… 1 milyonu aşkın öğrenci 2 Haziran Pazar sabahı yaşamlarının yeni bir dönemini tayin edecek sınava girecekler… Aileler ve öğrenciler için heyecan dorukta, stres yüksek! Peki, sınav öncesi son günde nelere dikkat ederek stresi azaltmak, başarıyı artırmak mümkün olabilir? Acıbadem Maslak Hastanesi’nden Klinik Psikolog Oğuzhan Gürdoğan, “Özellikle sınavdan bir gün önce öğrenciler bazı hatalara sık düşebiliyorlar. Örneğin; kendilerini hazırlıksız hissederlerse bütün gece uyanık kalıp son dakika konuları sıkıştırarak yeniden gözden geçirmek isteyebiliyorlar. Ancak bu yaygın hata, başarıyı artırmak yerine azaltıcı bir faktördür” diyor. Gürdoğan, özellikle sınavdan bir gün önce en sık düşülen hatalara dikkat çekti, LGS Sınavı öncesi son güne özel dikkat edilmesi gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Klinik Psikolog Oğuzhan Gürdoğan

Klinik Psikolog Oğuzhan Gürdoğan

  • Kendinizi iyi durumdayken hayal edin

Kendinize ‘iyi iş çıkaracağınızı’ söylemek yerine ‘iyi iş çıkardığınızı’ hayal edin. Yapılan bilimsel çalışmalara göre; kişinin başarılı olduğunu zihninde canlandırması; güveni artırmaya, sinirleri yatıştırmaya, ruh halini iyileştirmeye ve kaygıyı azaltmaya yardımcı oluyor.

  • Önceki ‘en iyi’ durumunuzu hatırlayın

Önceki başarılarınızı hatırlamak güvenin artmasına katkı sağlar. Bu nedenle geçmişteki başarılarınızı aklınıza getirin. Önceki sınavda başarılı olmanıza neyin yardımcı olduğunu ve bunu şimdi nasıl uygulayabileceğinizi düşünün.

  • Kendinize hazırlığınızı hatırlatın

Klinik Psikolog Oğuzhan Gürdoğan “Bir göreve ne kadar iyi hazırlanmış olduğunuz önemli bir güven kaynağıdır. Öğrencilerin yaptıkları hazırlık çalışmalarını kendilerine hatırlatmalarını sağlamak, sınava hazırlanırken güven ve kontrol duygularını artıracaktır” diyor.

  • Kendinize odaklanın, başkalarıyla kıyaslamayın

Başkalarıyla kendini kıyaslamak sık yapılan yanlışlardan biri. Ancak kıyaslanmak stres yaratır ve başarısızlık korkusunu tetikler. Oysa kendinize odaklanmanız ve başkalarıyla kıyas içine girmemeniz güvenininizi artıracaktır. Kendinize inanıp, performans yeteneklerinize güvenin.

  • Sınavı tehdit olarak değil, meydan okuma olarak görün

Tehdit olarak görülen şey stresi artırır. Sınavı tehdit olarak değil meydan okuma olarak değerlendirin. ‘Ya ters giderse’ diye düşünmek yerine sınavı başarılı olmak için bir fırsat olarak görün. Bu sayede performansınız olumlu etkilenir.

pause journal

  • İyi bir gece uykusu alın

Yeterli ve kaliteli uyku, hafızanızı ve konsantrasyonunuzu artırarak sınav performansınızı olumlu etkiler. O nedenle yeterli süre ve kaliteli uyumaya özen gösterin. Yatağa yattığınızda uykuya dalana kadar olumlu duygulara sahip olun.

  • Sağlıklı beslenin, kafeinli içeceklerden kaçının

Sınav öncesi son gün stresin etkisiyle aç hissetmeyebilirsiniz ama öğünleri atlamak kan şekerini düşürür, halsizliğe neden olur. Bu nedenle sağlıklı beslenin, dışarıdan bir şey yemeyin. Uykunuzu olumsuz etkileyeceği için çay, kahve ve enerji içeceği içmek gibi sık yapılan yanlışlara düşmeyin.

  • Son dakika ders çalışmayın

Sınavdan önceki gece ders çalışmak bir öğrencinin yapabileceği ve çok da sık yapılan en büyük hatalardan biridir. Konuları son dakika sıkıştırıp ele almak, konunun hafızanıza yerleşmesine katkı sağlamaz aksine stresi artırır. Biraz stres iyi olsa da fazlası akademik performansa zarar verebilir. Bu nedenle sınavdan önceki gün ders çalışmayı bırakın.

  • Derin ve eşit nefes alarak gevşeyin

Klinik Psikolog Oğuzhan Gürdoğan “Sınav öncesi son gün kendinize sınava hazır olduğunuzu ve elinizden gelenin en iyisini yapacağınızı hatırlatın. Kendinizi gergin hissediyorsanız durun ve biraz zaman ayırıp sadece derin, eşit nefesler almaya odaklanın. Bunun kaygıyı azalttığı ve sinirlerinizi sakinleştirdiği bilinmektedir” diyor.

Yiğit Suba ‘Sen ve Ben’

Yiğit Suba ‘Sen ve Ben’

Yiğit Suba’nın son teklisi ‘Sen ve Ben’, Sony Music Türkiye etiketiyle yayımlanıyor.

Bir yaz günü kumsalda başlayan bir çocukluk aşkının yıllarca bitmeyen eğlenceli ve ilham verici bir partiye dönüşmesini anlatan şarkının söz, müzik ve aranjesinde Yiğit Suba’nın imzası bulunuyor.

Mixi Serkan Özyurt’a mastering Çağlar Türkmen’e ait olan şarkıda; vokal ve gitarda Yiğit Suba, bas, davul, piyanoda Serkan Özyurt ve Hammond’da İskender Paydaş yer alıyor. ‘Sen ve Ben’in kayıtları ise Bodrum Pay Recording Studio’da gerçekleşti.

“Sen ve Ben” 31 Mayıs tarihinde Sony Music Türkiye etiketiyle tüm müzik platformlarında yayında!

Ege “Hurma Gözlüm”

Ege “Hurma Gözlüm”

Popüler müzik sahnesinin güçlü erkek yorumcu ve müzisyenlerinden Ege, yaza yeni bir tekli yayını ile giriş yaptı.

Yayınlandığı 1999 yılında uzunca bir süre 1 numarada kalan Hurma Gözlüm şarkısını Ege Production etiketiyle yeniden yeni dünyanın müzik anlayışı ile Ege müzikseverlerin beğenisine sundu.

Hurma Gözlüm, Ege’nin 2025 yılında çıkarmayı planladığı Best of 30. yıl albümününün üçüncü teklisi olarak tüm dijital platformlarda video klibiyle birlikte yayına girdi.

İlk dinleyişe kulağa çarpan, ritmik ve etkileyici şarkının söz ve bestesi Ege’ye düzenlemesi Erol Temizel’e ait. Şarkının Kapadokya’da Yavuz Selim Kılınç tarafından çekilen video klibinde Ege’ye model Füsun Eral eşlik etti.