Yazılar
Oruç tutamayan psikiyatri hastaları kendilerini suçlu hissetmemeli!
Oruç tutamayan psikiyatri hastaları kendilerini suçlu hissetmemeli!
Psikiyatri hastalarının dini açıdan yerine getirmeleri gereken sorumlulukları yerine getirdikleri için kendilerini çok daha iyi hissedeceklerini ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, “Ama bunu dini anlamda hissederken ilaçlarını aksatmamaları, ilaçlarını kullanırken dikkat etmeleri gereken durumlara dikkat etmeleri çok önemlidir.” dedi. Tutamayan hastalara da ramazanda oruç tutmak yerine yapılabilecek çok farklı ibadetler olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, “Kendilerini sorumlu ve suçlu hissetmemeleri gerektiğini hatırlatıyorum.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, psikiyatri hastalarına oruç ile ilgili tavsiyelerde bulundu.

Dr. Firdevs Seyfe Şen
Dini sorumlulukları yerine getirmek iyi hissettiriyor
Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, ramazan ayının inanan insanlar için manevi anlamda ‘çok iyi hissedilen’ bir ay olduğunu dile getirerek, “İnsanlar yapmaları gereken, dini açıdan yerine getirmeleri gereken sorumluluklarını yerine getirdiği için kendilerini çok daha iyi hissedeceklerdir. Ama bunu dini anlamda hissederken ilaçlarını aksatmamaları, ilaçlarını kullanırken dikkat etmeleri gereken durumlara dikkat etmeleri çok önemlidir. Ayrıca unutulmaması gereken çok önemli bir durum daha var. O da hastalarımızın oruç tutmadıklarında kendilerini kötü hissetmelerine de gerek olmadığı.” dedi.

Psikiyatri hastaları tedavilerini aksatmadan oruç tutabiliyorlar
Unutulmaması gereken çok önemli bir durumun da ramazan ayının, sadece oruç tutarak nefsi kontrol altında tutmak değil, aynı zamanda dini açıdan paylaşımlarla kişinin kendisini iyi hissetmesini sağlayan ve bu konuda destekleyen bir ay olduğunu anlatan Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, “Oruç tutamayan hastalarımızın zekat ve fitrelerini vererek diğer insanlara yardımcı olarak manevi açıdan kendilerini çok daha iyi hissedecekleri bir döneme giriyoruz. Psikiyatri hastaları kendi sağlıklarını tehlikeye atmadan, tedavilerini aksatmadan oruç tutabilirler.” diye konuştu.
Tutamayan hastalar kendilerini sorumlu ve suçlu hissetmemeli
Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, “Tutamayan hastalarımızın da dini açıdan bir sorumlulukları olmadığını ve ramazanda oruç tutmak yerine yapılabilecek çok farklı ibadetler olduğunu, kendilerini sorumlu ve suçlu hissetmemeleri gerektiğini hatırlatıyorum.” dedi.
Terrazza Italia menüsünü yeniledi
Terrazza Italia menüsünü yeniledi
Terrazza Italia, Şef Claudio Chinali’nin elinden çıkan yeni menüsüyle Zorlu Center Köprü Katında Eataly’nin içerisinde konuklarını bekliyor.
Yeni menüde, ferah başlangıçlar dikkat çekiyor. Manda yoğurdu ve naneyle sunulan siyah kabak tempura, siyah trüf köpüğü ile servis edilen kıtır “Afyon” patatesinden terin, taze maydonozla süslenmiş “Giudia” çıtır enginar, kıtır grisini eşliğinde sunulan 24 aylık Parma Prosciutto’su, yıllanmış parmesan ve siyah trüfle servis edilen Arancini dana incik hafif başlangıç menüsünü oluşturuyor.

Tamamı deniz mahsülleriyle ve glutensiz ürünlerle hazırlanan “Crudi” bölümünde karabuğday pancake ile servis edilen Imperial havyar ile somon havyar, avokado ve çarkıfelek meyvesiyle sunulan somon tartar dikkat çekiyor. Menüdeki istiridye, patlıcan ve şili biberle hareketlendirilen kaya levreği carpaccio, “Mersin” kırmızı karides ayrı seçeneklerin yanında Terrazza Crudi seçeneği ile paylaşımlı sofraların zengin seçeneklerinden biri oluyor.

Antipasti menüde ise mascarpone peyniri, limon ve kamu ile sıra dışı bir doku kazanan kuşkonmaz çorba, Antep fıstıklı humus ve narenciye ile farklı bir deneyim vadeden enginar salata ve acı domatesle zenginleştirilmiş ahtapot yer alıyor.

Terrazza Italia’nın ana yemek menüsü ise tanıdık tatları, yeni tekniklerle sıra dışı deneyimlere dönüştürüyor. Kök kereviz ve bezelye eşliğinde sunulan kuzu terin, adaçayı kefirle eşsiz bir aroma sunan Tortellini Ricotta Siyah Trüf ile lezzet sınırlanında dolaşmak mümkün. Ayrıca tuzda levrek, limonlu tavuk, bernaise soslu dana bonfile gibi klasik tatların da yer aldığı menüde, 36 ay dinlendirilmiş parmesanla hazırlanan Risotto “Acquerello” Dana Yanak, jumbo karides ve arrabiatta soslu taze linguine ve sote enginarla servis edilen kalkan balığı da mevcut.

Yeni menünün tatlı seçenekleri ise muazzam bir İtalyan sofrasının tamamlayıcısı oluyor. Bilindik Terrazza Italia tatlılarının yanında yeni menüye eklenen manda yoğurdu panna cotta fine dining konseptini samimi paylaşımlarla harmanlayan bir sofra deneyimine çağırıyor.
İtalyan ve Türk üzümlerinden alternatiflerle şekillenen seçkin şarap kavı ve köpüklü şarap menüsü ise, damaklardan silinmeyecek bir lezzeti deneyimi için Terrazza Italia misafirlerini bekliyor.
Süper meyvenin gücü Aronya sirkesi
Süper meyvenin gücü Aronya sirkesi
Şifa deposu süper meyve olarak adlandırılan aronya meyvesi, Dr. Aronia ile 7’den 70’e herkesin damağını tatlandırırken sağlık faydalarından da yararlanmalarını sağlıyor.
Güçlü antioksidan özelliği ile doğal fermente yoluyla el değmeden üretilen Dr. Aronia Aronya Sirkesi, doğallığı ve kalitesi korunarak hayatımızı, sağlığımızı ve sofralarımızı taçlandırıyor. Yüzde 100 aronya meyvesinden elde edilen Aronya Sirkesi, Türkiye’de Dr.Aronia tarafından kurulmuş aronya bahçelerinden yetiştirilen organik, uluslararası sertifikalı, ilaçsız ve temiz içerikli ürünlerden üretiliyor. Hiçbir katkı ve koruyucu madde içermeyen Aronya Sirkesi, kanserden kalp rahatsızlıklarına, mide ve bağırsak florasını düzenlemeye, ayrıca mitokondriaya özen göstererek birçok rahatsızlığın giderilmesinde kullanılırken, aynı zamanda hücre yenileme gençleştirme fayda özelliği ile cilt toniği olarak kadınların güzellik ritüeline dönüşüyor.
İkiz gebeliklerde en çok demir eksikliği görülüyor
İkiz gebeliklerde en çok demir eksikliği görülüyor
Anne-baba olma heyecanını ikiye katlayan ikiz gebelikler; ya çift yumurta ikizi, ya da tek yumurta ikizi olarak gerçekleşir. İkiz bebek bekleyen annelerin metabolizmasına iki kat daha fazla iş düştüğünü belirten Medicana Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Funda Öztürk, “İkiz gebeliklerde en çok demir eksikliği görülüyor. Demir takviyesi alınmasının yanı sıra demir emilimini engelleyen çay ve kahveden kaçınılması gerekiyor. İkiz bebek bekleyen anne adayları; kalsiyum, protein ve suya da diğer gebelerden çok daha fazla ihtiyaç duyuyor” dedi.
İkiz gebeliklerde vitamin-takviye kullanımı ve bu dönemde uyulması gerekenler konusunda bilgiler veren Medicana Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Funda Öztürk, “Çift yumurta ikizleri, iki farklı yumurta ve iki farklı spermin bir araya gelerek oluşturduğu gebeliklerdir. Bu tipteki gebeliklerde cinsiyetler farklı olabilir. Doğum sonrasında ise bebeklerin boylarının, kilolarının ve büyüme hızlarının benzer olması beklenmez. İkiz gebeliklerde, bebekleri genetik olarak farklı iki birey olarak tanımlamak mümkündür. Ayrıca, ailede çift yumurta ikizlerinin bulunması da genetik faktörle ilgilidir” diye konuştu.
Op. Dr. Funda Öztürk sözlerine şöyle devam etti; “Tek yumurta ikizleri ise tek bir yumurta ve tek bir spermin bir araya gelerek oluşturdukları zigotun ana rahminde ikiye bölünmesiyle oluşur. Tek yumurta ikizleri, tek bir yumurtanın ikiye bölünmesi nedeniyle oluştuğu için bütün genetik yapıları dâhil her şeyiyle aynıdırlar. Bu nedenle görüntüleri her zaman tıpa tıp benzer olurken cinsiyetleri de aynıdır. Bu gebelikler, çift yumurta ikizlerinin aksine ailede ikiz gebelikler bulunması gibi herhangi bir faktörden etkilenmez. Hem plasentanın ortak paylaşımı hem de ortak damar paylaşımı nedeni ile bu tür ikiz gebeliğe özgü gelişme geriliği gelişebilir.”

Dr. Funda Öztürk
Vücutta mineral kaybı yaşanır
İkiz gebeliğin zorlu ve özen isteyen bir dönem olduğunun altını çizen Op. Dr. Funda Öztürk, “Özellikle ikiz bebek bekleyen annelerin metabolizmasına iki kat daha çok iş düşüyor. Dengeli ve çeşitli beslenmek bebeklerin, bebeklik ve ileri dönem gelişimini ve sağlığını oldukça etkiliyor. İkiz gebeliklerin sağlıklı olabilmesi kilo kontrolünün de iyi yapılması gerekir. İkiz bebek bekleyen annenin beslenme düzeni, tek bebek bekleyen annelere göre temel prensiplerde aynı kalsa da bu düzende bazı besinlerin miktarlarında değişiklikler olmalıdır. Bu dönemde, hem bazı besin maddelerine olan ihtiyaç artar hem de bazı önemli minerallerin kaybında artış yaşanır” dedi.
Op. Dr. Funda Öztürk, bu dönemde anne adaylarının dikkat etmesi gerekenleri ise aşağıdaki gibi sıraladı.
- İkiz gebeliklerde en çok demir eksikliği görülüyor. Ancak kalsiyum eksikliği, omega yağ asitleri, protein eksiklikleri de oldukça sık karşılaşılan durumlar arasında yer alıyor. Bu sebeple, ikiz bekleyen gebeler kabızlığı da şiddetli yaşadıklarından su tüketimlerini de artırmaları gerekiyor.
- Dışarıdan ilaç olarak alınan demir desteğinin yanında gıdalarla alınan demir içeren besinlerin de bu dönemde mutlaka tüketilmesi gerekir.
- Demirin en zengin kaynakları olan yumurta, kırmızı et, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve kuru baklagiller de bu süreçte sofradan eksik edilmemelidir.
- Demir alımının yanında emilimi destekleyecek C vitamini alımına önem verilmeli, demir içeren besinle birlikte mutlaka C vitamini içeren bir besin de alınmalıdır. Bunun yanında, emilimi engelleyen çay ve kahve tüketiminden de kaçınılmalıdır.
28’inci haftadan itibaren kalsiyum ihtiyacı artar
İkiz bebek bekleyen gebelerde en önemli mineral eksikliklerinden birinin de kalsiyum eksikliği olduğunu belirten Op. Dr. Öztürk, “Özellikle gebeliğin 28’nci haftası ile beraber kalsiyum gereksinimi artıyor. Eğer anne yeterince kalsiyum almazsa kanda kalsiyum oranı düşer. Kemiklerden kalsiyum geçişi başlarsa, annede uzun vadede kemiklerde osteoporoz oluşabilir. Gebelikte kalsiyum ihtiyacı 1.000 mg civarındadır, fakat çoğul gebeliklerde ve 2 yıldan daha az ara ile gebe kalan kadınlarda bu ihtiyaç 1.200 mg civarına kadar çıkıyor. Bu dönemde kalsiyumdan zengin; süt, yoğurt, peynir, fındık ve yeşil yapraklı sebzelerin tüketimine ağırlık verilmesi ve günde 2 bardak süt, 2 bardak yoğurt, 50 gr peynir tüketilmesi gerekir. Eğer bu gıdalar tüketilmiyorsa, kalsiyum içeren takviye ilaçlar kullanılabilir. Süt tüketmek istemeyen annelerin yoğurt, peynir ya da kefir tüketimi desteklenerek kalsiyum almaları sağlanabilir” şeklinde sözlerini sürdürdü.

Omega 3 yağ asitleri ve protein sağlıklı bir gebelik için büyük önem taşıyor
Sağlıklı bir gebelik için omega 3 yağ asitlerinin ve proteinin önemine dikkat çeken Op. Dr. Öztürk, bu konuda dikkat edilmesi gerekenleri ise aşağıdaki gibi açıkladı.
- Gebeliğin son 3 ayında önem kazanan bir diğer besin desteği ise omega 3 yağ asitleridir. Özellikle beyin, kalp, göz sağlığı ve gelişim için çok önem taşıyan bu yağ asidinin en güçlü kaynağı ise balıktır. Yüksek oranda civa içerdiği için büyük balıklar yerine küçük balık tercih edilmesinde yarar vardır. Mutlaka haftanın en az 2 günü balık tüketmeye özen göstermek gerekir. Balığın yanında, badem, ceviz, yeşil yapraklı sebzeler ve özellikle semizotu da omega 3 içermektedir.
- Gün içinde badem, fındık grubundan besinleri bir avuç içi tüketmeye çalışmak gerekir. Ancak bu besinlerin yağ kaynağı olduğu unutulmamalı ve aşırı tüketiminden kaçınılmalıdır. Gıda eksiğinin söz konusu olduğu günlerde ise omega 3 takviyesi almak gerekmektedir.
- Tek bebek bekleyen bir gebenin günlük protein ihtiyacı günlük 60 gr iken, ikiz gebeliği olan anne adayının protein ihtiyacı 90-120 grama kadar çıkabiliyor. Özellikle gebeliğin altıncı ayından itibaren protein alımı bebeğin gelişim açısından önem kazanır. Bu da daha fazla et, balık, yumurta, süt, yoğurt tüketilmesi anlamına geliyor. Bitkisel protein olarak ise kuru baklagillerin tercih edilmesinde yarar vardır.
- Gebelikte en sık karşılaşılan sorunlardan biri de ”kabızlık”. Mevsimine uygun meyve ve sebze tüketimine bu dönemde mutlaka dikkat edilmesi önemli, ayrıca sıvı tüketimine de çok dikkat edilmelidir.
- Özellikle ikiz gebeliklerin son aylarında plesentadaki su oranı çok önemlidir. Gebeliğin ilk aylarında ortalama iki litre su tüketimi yeterliyken, son aylarda bu değer ikiz gebeliklerde yeterli olmuyor, bu nedenle günlük üç litre su tüketmek gerekiyor ve sıcak mevsimlerde bu değerin biraz daha artırılması gerekebiliyor.
Hamilelik döneminde renkli beslenmek önemli
Hamilelik döneminde renkli beslenmek önemli
Hamilelik döneminde sağlıklı beslenmek için çeşitliliğe önem verilmesi gerektiğini belirten Medical Park Tokat Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Neşet Gümüşburun, “Renkli meyve ve sebzelerle dolu bir tabak, vitamin ve lif ihtiyacınızı karşılayacaktır. Protein kaynakları da bebek gelişimi için çok önemlidir. Sizin ve bebeğinizin sağlığı için işlenmiş gıdalardan, sigaradan ve alkolden kesinlikle kaçının” dedi.
Medical Park Tokat Hastanesi’nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Neşet Gümüşburun, gebelik döneminde sağlıklı ve dengeli beslenme konusunda açıklamalarda bulundu. Uzm. Dr. Gümüşburun, bilinçli beslenmenin, anne adayının ve bebeğinin sağlığını korumak için son derece önemli olduğunu söyledi.

Dr. Neşet Gümüşburun
FOLİK ASİT GEBELİK ŞANSINI ARTIRIR
Folik asitin gebe kalmayı planlayan kadınlar için önemli bir vitamin olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Gümüşburun, “Gebelik şansını artıran bu faydalı besin takviyesi, doğurganlık üzerinde pozitif etkilere sahiptir. Ayrıca sağlıklı bir hamilelik süreci için de elzemdir. Folik asit eksikliği, bebeklerde nöral tüp defekti kusurlarına yol açabilirken, yeterli alımı bu riski azaltır. Ispanak, brokoli, mercimek, fasulye, portakal suyu ve tam tahıllı ürünler gibi besinler folik asit açısından zengindir. Hamilelik planı yapan kadınlarda şeker hastalığı veya ilaç kullanımı gibi başka bir problem yoksa, gebe kalmadan 1 ay önce folik asit kullanmaya başlanmalıdır” diye konuştu.
DEMİR EKSİKLİĞİNE DİKKAT EDİLMELİ
Demirin de gebe kalmayı planlayan veya hamile olan kadınlar için hayati bir mineral olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Gümüşburun, “Yeterli demir alımı, anne sağlığını korumanın yanı sıra bebek için de önemlidir. Demir eksikliği, anemiye ve düşük doğum ağırlığına neden olabilir. Gebelik sırasında artan kan hacmi nedeniyle demir gereksinimi de artar. Kırmızı ve beyaz et, fındık, fıstık, badem ve kaju gibi kuru yemişler, lahana ve ıspanak gibi koyu yeşil yapraklı sebzelerde demir bolca bulunur. Kadınların demir ihtiyacı günde yaklaşık 27 miligramdır. Bu ihtiyaç genellikle günlük beslenme ile karşılanamaz ve doktorlar genellikle demir takviyesi önerirler. Hem gebelik boyunca hem doğum sonrası emzirme döneminde oldukça önemli olan bu mineral aksatılmadan alınmalıdır” dedi.
D VİTAMİNİ ÖNEMLİ
İdeal bir gebelik ve kemik sağlığı için D vitamini ve kalsiyumun gerekli olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Gümüşburun, “Güneş ışığı, D vitamini sentezini destekler. Ayrıca somon, sardalya ve yumurta sarısı bu vitamini almanızı sağlar. Süt, yoğurt, peynir gibi kalsiyum kaynakları gebelik boyunca her gün tüketilmeye özen gösterilmelidir. Böylece gebelik dönemindeki rahatsız edici kasılma ve krampları bertaraf etmiş olursunuz” ifadelerini kullandı.

OMEGA-3 BAKIMINDAN ZENGİN BESİNLER TERCİH EDİLEBİLİR
Omega-3 yağ asitlerinin de sperm kalitesini artırabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Gümüşburun, “Omega-3 yağ asitleri, sperm kalitesini artırabilir ve gebelik şansını yükseltebilir. Ayrıca, bebeğinizin zekâ seviyesi için önemlidir. Somon, ceviz, keten tohumu ve chia tohumu gibi besinler Omega-3 bakımından zengindir” dedi.
ÇİNKO, ÜREME VE KEMİK SAĞLIĞI AÇISINDAN FAYDALI
Çinkonun vücudumuzdaki birçok enzimin işlevini yerine getirebilmesini sağladığını belirten Uzm. Dr. Gümüşburun, “Proteinlerin yapısında bulunan minerallerdendir. Bu mineral bağışıklık sisteminin maturasyonunda, kavramsal gelişimde, üreme ve kemik sağlığı açısından da fayda sağlar. Kırmızı et (dana ve kuzu), kümes hayvanları; özellikle hindi, deniz ürünleri, süt ürünleri ve yumurta çinko içeren besinlerdir” açıklamasında bulundu.
BESLENME ÇEŞİTLİLİĞİNE ÖNEM VERİLMELİ
Hamilelik döneminde sağlıklı beslenmek için çeşitliliğe önem verilmesi gerektiğinin altını çizen Uzm. Dr. Gümüşburun, şu bilgileri paylaştı:
“Her öğünde farklı besin gruplarına yer vererek bebeğinizin ihtiyacı olan tüm besinleri almasını sağlayabilirsiniz. Renkli meyve ve sebzelerle dolu bir tabak, vitamin ve lif ihtiyacınızı karşılayacaktır. Protein kaynakları da bebek gelişimi için çok önemlidir. Süt, yoğurt ve peynir gibi kalsiyum kaynaklarına dikkat edin. Tam tahıllı gıdalar da sindirim sistemini düzenler ve enerji metabolizmasını destekler. Kepekli ekmek ve yulaf ezmesi gibi tam tahıllı ürünleri tercih edebilirsiniz. Ayrıca su içmeyi ihmal etmeyin, sıvı alımı hamilelik döneminde çok daha önemlidir. Günde en az 2 ila 2,5 litre su içmeye özen gösterin. Sizin ve bebeğinizin sağlığı için işlenmiş gıdalardan, sigaradan ve alkolden kesinlikle kaçının. Her bireyin ihtiyaçları farklı olduğundan, mutlaka doktorunuz ile iletişim halinde olmanız bu süreçte önemlidir. Sağlıklı bir gebelik için doktorunuzun önerilerine uyun ve düzenli olarak kontrollerinizi yaptırın.”
+90 544 455 22 63