Yazılar

Karlar içinde konser

Karlar içinde konser

Zermatt Unplugged Müzik Festivali – Zermatt 9-13 Nisan

En ünlü kış turizmi destinasyonlarından birinde düzenlenen bir festival. 2007 yılında kuruldu ve yıllar içinde Avrupa’nın bu bölgesinde bu tür müziğin en etkili festivallerinden biri haline geldi. Başladığından beri, başlıklar One Republic, Alanis Morissette, Billy Idol, Suzanne Vega, Mando Diao ve çok daha fazlası oldu. Zermatt Unplugged, çeşitli mekanlarda / sahnelerde yer alıyor ve hepsi genellikle yaklaşık 50-60 sanatçı sunuyor. Bu festival, İsviçre’nin en iyi kayak merkezlerinden birini ziyaret etmek için bir fırsat, ardından harika müzik ve bir atmosfer. Eşsiz, büyüleyici ve muhtemelen bu “vay” faktörüne sahip olduğu için sizi geri getirecek.

Bahar akşamlarının buluşma adresi “Nite”

Bahar akşamlarının buluşma adresi “Nite”

Ilık bir bahar akşamı Ortaköy’ün muhteşem boğaz manzarası eşliğinde lezzetli yemeklerin, özel kokteyllerin ve eğlencenin tadına varmak için doğru adres Nite…

Nite, İstanbul’un iç ısıtan bahar akşamlarında boğaza karşı, DJ performansı eşliğinde doyasıya eğlence vadediyor.

Nite

Mutfağının genç şef Tufan Başal ve ekibine emanet olduğu Nite; Asya, İtalyan, Fransız ve Türk mutfağından en özel lezzetler ile öne çıkıyor. Menü seçiminde mevsimselliği ön plana alan, ana ürünlerin soslar ve garnitürlerle uyumuna dikkat çeken şefin imza yemekleri arasında, Acılı Avokadolu Tuna Tartar, Miso Soslu Köz Patlıcan, Dana Kroket, Mantar Dolgulu Tavuk But ve Dana Bonfile Lomo Saltado yer alıyor.

Nite

Başal, Türk mutfağının geleneksel tatlarını dünya mutfağı ile buluşturarak en özgün tatları ve pişirme tekniklerini lezzetseverlerin beğenisini sunuyor. Mezeler, soğuk-sıcak başlangıçlar, salatalar, garnitürler, zengin kırmızı et, beyaz et, deniz mahsulleri, spesiyal kokteyller ve enfes tatlılar ile göze ve damağa hitap ederek, misafirlerine tam bir gastronomi deneyimi yaşatıyor.

Nite

Restoranın orta alanına konumlandırılan bar tüm ihtişamıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Dev avizelerin ışıltısında ve Ortaköy’ün eşsiz manzarasında kaliteli müzikler eşliğinde eğlenirken, özel tariflerle hazırlanan Halley, Off Nite, Luna, Gala ve Oranj gibi muhteşem kokteyller geceye eşlik ediyor olacak.

Olden 1545 konuklarını tarihle iç içe özel konseptiyle ağırlıyor

Olden 1545 konuklarını tarihle iç içe özel konseptiyle ağırlıyor

Mimar Sinan’ın İstanbul’daki ilk hamam eseri ‘Kapıağası Yakup Ağa Hamam’ı tarihsel yolculuğuna Olden 1545 olarak devam ediyor.

Tarihin içinde, taş duvarlar arasında, şık bir mermer barın etrafında, DJ performansı eşliğinde doyasıya eğlence…

Mutfağının genç şef Aykut Can Akın ve ekibine emanet olduğu Olden 1545, farklı kültürlerden ilham alarak özenle hazırlanan menüsü ile misafirlerine geçmişin büyüsü ve modern dünyanın kurgusuyla eşsiz bir lezzet deneyimi yaşatıyor. Menüde gastronomi dünyasının en popüler akımlarından biri olan ve farklı mutfakların geleneklerini birleştiren füzyon mutfağından en özgün yemekler yer alıyor. Akın, Anadolu’nun geleneksel tatlarını dünya mutfağı ile buluşturarak en yenilikçi tatlarını ve pişirme tekniklerini lezzetseverlerin beğenisine sunuyor. Olden 1545, tadım menüsü, soğuk-sıcak başlangıçlar, zengin kırmızı et, beyaz et, deniz mahsulleri, taze sebzeler, spesiyal kokteyller ve enfes tatlılar ile göze ve damağa hitap ederek, misafirlerine tam bir gastronomi deneyimi yaşatıyor.

PanPan baklava unu ile bayrama çıtır çıtır cevizli baklava

PanPan baklava unu ile bayrama çıtır çıtır cevizli baklava

Eski bayramlardaki Cevizli Ev Baklavası lezzetini özleyenler mutfağa… PanPan’ın Özel Amaçlı Baklava-Börek-Mantı Unu ile bu tada ulaşabilir.

PanPan’ın hamur işleri için özel olarak üretilen Baklava-Börek-Mantı Unu ile artık çok pratik. PanPan Un ile tam kıvamında bir hamur hazırlayabilir, tek tek, yırtılmayan, incecik baklava yufkaları açabilir ve çıtır çıtır bir ev baklavası yapabilirsiniz.

PanPan Un Danışman Şefi İbrahim Arslanoğlu’nun PanPan Baklava-Börek-Mantı Unu ve ile hazırlanan ‘Cevizli Ev Baklavası’ tarifi;

Malzemeler

Hamur için:

  • 1 adet Yumurta
  • Yarım çay bardağı / 50 ml Süt
  • 2 yemek kaşığı / 25 ml Ayçiçek Yağı
  • 1 tatlı kaşığı Sirke
  • 2 su bardağı / 280 gr PanPan Baklava Börek Mantı Unu
  • 1 tutam Tuz

Şerbeti için:

  • 2 su bardağı / 400 ml Su
  • 2 su bardağı / 400 gr Toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı Limon Suyu

İçi için:

  • 2 su bardağı / 200 gr Ceviz İçi (ince öğütülmüş)

Açmak için:

  • 1,5 su bardağı / 200 gr Buğday Nişastası

Üzeri için:

  • 1 su bardağı / 200 gr Eritilmiş Tereyağı

Şerbet için toz şeker, suyu ve limon suyunu tencereye alın, karıştırın. Ocağın üzerine alıp kaynatmaya başlayın. Kaynayınca kısık ateşte 10 dakika daha pişirin. Ocaktan alıp oda sıcaklığında soğumaya bırakın. Hamur için süt, yumurta, ayçiçek yağı ve sirkeyi karıştırın. Sonrasında PanPan Baklava- Börek-Mantı Unu ve tuzu ekleyin, karıştırın ve yoğurun. 10 dakika oda sıcaklığında dinlendirin. Dinlenen hamuru 3 eşit parçaya bölün. Sonrasında her bir parçayı 10 eşit parçaya bölün ve yuvarlayın. Hamurlardan 10 tanesini tezgaha alın ve tek tek nişasta ile ufak bir tabak boyutuna gelene kadar inceltin.

Aralarına bol nişasta serperek açılan hamurları üst üste koyun. Merdane ile baklava tepsisi boyutunda açın. Açtıktan sonra tek tek fazla nişastasından arındırarak tepsiye serin. Kenarlarından taşan, parça parça olan kısımları da tepsiye yerleştirin. Üzerine ceviz içinin yarısını eşit şekilde yayın. Diğer 10 adet hamuru aynı şekilde açın, tepsiye yerleştirin. Üzerine cevizin kalan kısmını ekleyin, eşit sekilde yayın. Son 10 adet hamuru da aynı sekilde açın, tepsiye yerleştirin. Kenarlara taşan fazla hamurları kesin, kullanmayın. Baklavanın kenarlarını bıçağın tersiyle içe doğru bastırın. Baklavayı dilimleyin.Tereyağını eritin, içerisindeki sütü kullanmayın. Baklavanın üzerine tüm yağı kaşıkla eşit şekilde dökün. Hazırlanan baklavayı önceden ısınmış 170°C fırına alın ve tamamen kızarana kadar pişirin. Tüm pişirme süresi 1 saat olmalı. Hızlı kızarırsa ısıyı düşürün. Pişen baklavaya oda sıcaklığındaki şerbeti ekleyin. Şerbetli şekilde en az 6 saat dinlendiri, sonrasında PanPan Baklava-Börek-Mantı Unu ile yapılan Cevizli Ev Baklavası’nı servis edin.

Sabahları zor uyanmak, depresyon belirtisi olabilir

Sabahları zor uyanmak, depresyon belirtisi olabilir

Sağlıklı bir uyku düzeni; hem bedensel hem de ruhsal iyiliğe katkı sağlarken, aynı zamanda iş ve okul yaşamındaki başarıyı da artırıyor. Dünya Uyku Günü vesilesiyle, kaliteli bir uykunun önemine ve uyku sorunlarının nedenlerine dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Emine Esra Okuyucu, “İdeal olan; 10 dakika içinde uykuya geçebilmek ve sabahları yenilenmiş olarak kalkmaktır. Sabah uyanamama sorunun altında uyku apnesi, kalitesiz uyku veya depresyon gibi sebepler olabilir” dedi.

Sağlıklı bir yaşamın temel gereksinimlerinden biri de sağlıklı bir uyku düzenli. Uykunun insan sağlığına faydalarına dikkat çekmek amacıyla her yıl Mart ayında, ilkbahar ekinoksundan önceki Cuma günü “Dünya Uyku Günü” olarak kutlanıyor. Yetişkin bir birey, günde ortalama 6-8 saat arası uyumaya ihtiyaç duyuyor. Medicana International Ankara Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Emine Esra Okuyucu; 10 dakika içinde uykuya geçilmesi, uyku bölünmelerinin olmaması ve sabah yataktan yenilenmiş olarak kalkılmasının iyi bir uykunun gereklilikleri olduğunu belirtiyor.

Prof. Dr. Emine Esra Okuyucu

Prof. Dr. Emine Esra Okuyucu

Prof. Dr. Okuyucu, kaliteli bir uyku için şu bilgileri verdi:

Türkler ortalama 6.5 saat uyuyor

  1. Kişiden kişiye değişmekle beraber, ortalama uyku süresinin 6-7 saat olduğu söylenebilir. Türk insanında bu süre 6.5 saat olarak bulunmuştur. Sağlıklı yaşam için kaliteli ve yeterli uyku şarttır.
  2. İyi ve sağlıklı uyku; uykuya geçişin 10 dakika içinde olduğu, uyku bölünmelerinin olmadığı, sabah yataktan yenilenmiş olarak kalktığı durumlar için geçerlidir.
  3. Uyku bozuklukları çok uyuma, az uyuma ve bunlara bağlı farklı uyku bozuklukları başlıkları altında değerlendirilebilir. Nedenleri ise çok farklılık gösterebilir. Örneğin, depresyonda olan biri çok uyuyabileceği gibi hiç uyuyamayabilir.
  4. İyi bir uyku; bedenin çalışma temposunu, motivasyonu ve mutluluk indeksini artırır, iş ve okul yaşamındaki başarıya katkı sağlar.

Sabah uyanamamak depresyon belirtisi olabilir

  1. Uyku için uyku hijyeni gereklidir. Yani uyuduğumuz oda ne çok sıcak ne çok soğuk olmalıdır. Perdeler gün ışığı girmeyecek şekilde kapatılmalıdır. Odanın havadar, ses açısından korunaklı olması idealdir. Uyku odasında cep telefonu, televizyon gibi aletlerin olmaması gerekir.
  2. Sağlıklı uyku için kişinin bedensel ve ruhsal olarak dingin olması gerekir. Her gün benzer saatlerde uyuma alışkanlığı edinilmeli, uyku öncesi periyotta uyarıcı olarak kabul edilen kafein ve benzeri yiyecek-içeceklerden uzak durulmalıdır. Akşam öğünü az miktarda ve erken saatte yenilmelidir.
  3. Öğlen uykusu, yetişkin bir birey için gerekli değildir. Erişkin bireyde tek fazlı olan uyku doğru olandır. Yaşlılar ve çocuklarda ise günde iki-üç seferlik uyku periyodu normal kabul edilmektedir.
  4. Sabah uyanamama durumunun nedenleri vardır. Mesela, gece sağlıklı uyunmamışsa (örneğin, uyku apne sendromu), gece uykuya geçiş zamanı ötelenmişse, kişi geç kalkmayı alışkanlık haline getirmişse veya depresyondaysa sabah uyanmakta güçlük yaşayabilir. Bu sorunların nedenlerine çözüm bulunarak sabahları uyanamama durumu ortadan kaldırılabilir.

Hilton girişimi “Yeşil Ramazan”

Hilton girişimi “Yeşil Ramazan”

Hilton, Türkiye’deki altı otelinde Yeşil Ramazan girişimini hayata geçirdiğini duyurdu.

UNEP Batı Asya Ofisinin Değişim Reçetesi Sürdürülebilir Ramazan projesi kapsamında, Winnow ve Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) iş birliğinde hayata geçirilen yenilikçi program, Ramazan ayı boyunca gıda israfını önemli ölçüde azaltmayı hedefliyor.

Yeşil Ramazan girişimi, Hilton’un israf edilen gıda atıklarını yarı yarıya azaltma hedefini de içeren kapsamlı sürdürülebilirlik programı Bilinçli Seyahat (Travel with Purpose) 2030 gündeminde bulunan uzun vadeli sürdürülebilirlik hedefleriyle de örtüşüyor.

Türkiye’deki altı otelde hayata geçirilen Yeşil Ramazan girişimi kapsamında gıda israfını en aza indirmek ve sürdürülebilirliği teşvik etmek için çeşitli stratejiler uygulanıyor. Bu girişimin uygulamaya girdiği oteller arasında Conrad İstanbul Bosphorus, Hilton İstanbul Bosphorus, Hilton İstanbul Bomonti, Ankara HiltonSA, Adana HiltonSA ve Mersin HiltonSA yer alıyor.

 

Cansu Kurtcu, Birol Namoğlu “Gitmeliyim”

Cansu Kurtcu, Birol Namoğlu “Gitmeliyim”

İki önemli müzisyen; Cansu Kurtcu ve Birol Namoğlu, “Gitmeliyim” parçasında bir araya geliyor. Cansu Kurtcu’nun yazıp bestelediği parçanın düzenleme koltuğuna ise Gürsel Çelik oturuyor. Uzun zamandır üzerine çalıştıkları ve parça dışında fotoğraf çekimi dahil olmak üzere klibe de ekstra özen gösteren ikili yeni şarkısını Cuma günü müzikseverlerle buluşturacak. Şarkının görsel dünyasına önem veren başarılı ikili, parçanın klibini için Kos Adası’na gitti.

Günü birlik gittikleri Kos Adası’nda, klibi çektikten sonra dönen ikili, klibi parçayla birlikte müzikseverlerle buluşturmak için montaj sürecine de dahil oldu.  Romantik bir aşk şarkısında buluşan ikili “Gitmeyelim” adlı düette Pop ve Rock sound’larını bir araya getiriyor. “Gitmeliyim” 16 Mart günü Sony Music Türkiye etiketiyle tüm dijital platformlarda yayında olacak.

Tatlı bir bayram için Forno Balat

Tatlı bir bayram için Forno Balat

  1. yaşını kutlayan Forno Balat, bayram tatilini sıcacık bir atmosferde ailesi ve sevdikleriyle geçirmek isteyenlere özel tatlar hazırladı.

Nisan ayı boyunca tatlı menüsünde yüzde 25 indirim ile misafirlerini ağırlayacak olan Forno Balat, bayram sofralarının unutulmaz tatlılarını misafirlerinin beğenisine sunuyor.

Forno Balat, Ramazan Bayramı’na özel, tüm Nisan ayı boyunca; hepsi ev yapımı, hiçbir katkı maddesi, tatlandırıcı ve rafine şeker kullanılmadan hazırladığı ayva tatlısı, kabak tatlısı, mozaik pasta ve kayısılı sufle den oluşan tatlı menüsünde yüzde 25 indirim ile misafirlerini ağırlayacak.

Böbreklerimiz de özen istiyor

Böbreklerimiz de özen istiyor

Toplum olarak ilaç kullanma konusunda fazla bonkörüz. Başımız her ağrıdığında hemen ilaca başvurabiliyoruz. Hatta bunun çok daha fazlasını yapıp bizimle aynı hastalığı paylaşan ve kendisine çok iyi gelen ilacı öneren arkadaşımıza da hayır diyemiyoruz. Aslında en büyük hatayı da tam olarak burada yapıyoruz. Eğer siz bir böbrek hastalığına sahipseniz ilaç kullanımında hekime danışmadan herhangi bir ilaca başlamamalısınız. “Kronik böbrek hastalarında bazı ilaçların böbrek fonksiyonları üzerine koruyucu etkileri vardır evet ama yine de böbrek hastaları, hekimin onayı olmadan hiçbir ilacı ve destek ürününü asla kullanmamalıdır.” diyen Liv Hospital Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Ecder, böbrek hastalarının ilaç kullanımında nelere dikkat etmesi gerektiğini anlattı.

Liv Hospital

Prof. Dr. Tevfik Ecder

Böbrek hastalarında ilaç kullanırken nelere dikkat edilmelidir?

İlaçlar hastalıkların tedavisinde doğru olarak kullanıldığında yararlı olurken, bilinçsiz bir şekilde kullanıldığında çok tehlikeli olabilirler. Bu nedenle sadece hekim tarafından önerilen ilaçlar, hekimin önerdiği şekilde kullanılmalıdır. Kronik böbrek hastalarında bazı ilaçların böbrek fonksiyonları üzerine koruyucu etkileri vardır:

  • Hipertansiyonu (kan basıncı yüksekliği) olan kronik böbrek hastalarında antihipertansif (kan basıncını düşürücü) ilaçların böbrek yetersizliğin seyrini olumlu yönde değiştirdiği bilinmektedir.
  • Diyabeti (şeker hastalığı) olan kronik böbrek hastalarında kullanılan diyabet ilaçları da böbrek fonksiyonlarını koruyucu etki göstermektedir.

Bilinçsiz olarak kullanılan bazı ilaçlar böbrek fonksiyonlarının daha da kötüleşmesine neden olabilir.

Tansiyon ilaçlarının böbrekler üzerinde nasıl bir etkisi var?

Kronik böbrek hastalarında hipertansiyon (kan basıncı yüksekliği) sık karşılaşılan bir sorundur. Hipertansiyon kronik böbrek yetersizliğinin bir nedeni olabileceği gibi kronik böbrek hastalığına bağlı olarak da gelişebilir. Diğer bir deyişle, böbrek ve hipertansiyon arasındaki ilişki tavuk ve yumurta arasındaki ilişkiye benzetilebilir. Sebebi ne olursa olsun yüksek kan basıncının vücudumuzdaki tüm damarlar üzerine olumsuz etkileri vardır. Hipertansiyonu olan hastalarda koroner kalp hastalıkları, beyin damar hastalıkları ve kronik böbrek yetersizliği riski artar. Bu nedenle hipertansiyonu olan hastalarda yaşam tarzı değişiklikleri (tütün kullanmama, ideal kiloda olma ve tuzdan fakir beslenme gibi) ile ve gerektiğinde de kan basıncını düşürücü ilaçlarla kan basıncı kontrol altına alınmalıdır. Bütün antihipertansif ilaçların böbrekleri ve tüm damarları koruyucu etkileri vardır. Kronik böbrek hastalarında kan basıncının antihipertansif ilaçlarla 130/80 mm Hg’nın altına indirmesinin hem böbrek yetersizliğinin ilerlemesini yavaşlatıcı hem de kalp ve damar hastalığı riskini azaltıcı etkileri çok sayıda klinik çalışmada gösterilmiştir. Bu nedenle, tüm kronik böbrek hastaları hekimleri tarafından önerilmiş olan tansiyon düşürücü ilaçları düzenli olarak ve önerilen dozlarda kullanmalıdır. Ayrıca, tüm hastalar, hekiminin önerdiği sıklıkta kontrollerini yaptırmalıdırlar.

Diyabet ilaçlarının böbrekler üzerinde nasıl bir etkisi vardır?

Diyabet (şeker hastalığı), günümüzde giderek artan önemli bir halk sağlığı sorunudur. Diyabetin artmasının temelindeki başlıca neden obezitenin (şişmanlığın) artışıdır. Diyabet, yeterince tedavi edilmezse tüm damarlarda zararlı etkiler göstererek damar sertliğinin hızlı bir şekilde ilerlemesine neden olur. Ayrıca diyabet kronik böbrek yetersizliğinin en sık görülen nedenidir. Diyabeti olan hastaların organlarının korunması için kan şekerinin kontrol altına alınması çok önemlidir. Bütün diyabet ilaçlarının böbrekleri ve tüm damarları koruyucu etkileri vardır. Son yıllarda kullanılmaya başlanan bazı yeni diyabet ilaçlarının böbrekleri ve kalbi daha da iyi bir şekilde koruduğu yapılan çalışmalarda kanıtlanmıştır.

Liv Hospital

Böbrekler için zararlı olabilecek ilaçlar hangileridir?

Halk arasında yaygın olarak kullanılan belirli ağrı kesiciler böbrekler için sakıncalı olabilirler. Bu ilaçların güçlü ağrı kesici özellikleri nedeni ile kullanımları çok yaygındır. Oysa bu ağrı kesicilerin sadece birkaç gün kullanılmaları bile böbrek fonksiyonlarını bozabilir.

Bazı antibiyotikler de böbrekler üzerinde zararlı etki gösterebilir. Böbrek hastalarında bir enfeksiyon durumunda kullanılabilecek antibiyotiğe karar verirken, antibiyotiğin böbrekler üzerine olan etkisi dikkate alınır. Ayrıca hastanın böbrek fonksiyonlarına göre ilacın dozu ayarlanır.

Doğal ürünlerin ve bitkilerin sakıncaları var mıdır?

Günümüzde “doğal” olduğu belirtilerek pazarlanan bazı ürünlerin ve bazı bitkilerin zararlarının olmadığı yönünden algılar vardır. Oysa bu ürünlerin bazılarının böbrek ve/veya karaciğer üzerine zararlı etkileri olabilir. Doğal ürünlerin “masum” olduğu algısı nedeni ile ne yazık ki kullanımları giderek artmakta ve bunlara bağlı böbrek yetersizliği giderek daha sık olarak görülmektedir. Ayrıca bu ürünler kullanılmakta olan bazı ilaçlarla etkileşebilir. Bu etkileşme, o ilacın kandaki miktarının artmasına veya azalmasına neden olabilir. Bunun sonucunda ilaçların yan etkileri artabilir ya da etkileri tamamen ortadan kalkabilir. Böbrek hastaları hekimin onayı olmadan hiçbir ilacı ve destek ürününü asla kullanmamalıdır.

Uyku kalitesi toplum sağlını da etkiliyor

Uyku kalitesi toplum sağlını da etkiliyor

15 Mart Dünya Uyku Günü özelinde bu yılın mottosu “Küresel Sağlık İçin Uykuda Eşitlik”. Tam da bu noktada vurgulanan sağlıklı uykunun, sağlıklı bireyler ve beraberinde toplumlar yaratabilme konusunda ne uykunun ne kadar önemli olduğu. Hayatımıza giren elektronik cihazlar uyku sürelerimizin kısalmasına sebep olan etkenlerin başında geliyor. Peki sağlıklı uyku için neler yapmalıyız? Liv Hospital Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Cengiz Özdemir anlattı.

Doç. Dr. Cengiz Özdemir

Doç. Dr. Cengiz Özdemir

Bu yılın teması: “Küresel sağlık için uykuda eşitlik”
Yaşamın devamı için mutlak gerekli olan uyku, aynı zamanda insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal olarak sağlıklı bir birey olması için olmazsa olmaz bir süreçtir. İnsanoğlu ömrünün yaklaşık 1/3’ünü uykuda geçirir. Bu uzun süre içerisinde sağlıklı uyku uyumak, sağlıklı birey ve sağlıklı toplumun gelişimine katkıda bulunur. Dünya Uyku Derneği, sağlıklı uykunun önemine vurgu yapmak ve uyku hastalıkları konusunda farkındalık yaratmak amacı ile her yıl Mart ayında “Dünya Uyku Günü” etkinleri düzenlemektedir. Her yıl farklı bir tema kullanılarak yapılan etkinlikler için bu yılki slogan “Küresel Sağlık İçin Uykuda Eşitlik” olarak belirlenmiştir. Dünya genelinde 15 Mart’ta yapılacak etkinlikler ile uykuda eşitlik temasına vurgu yapılacak.

Sağlıklı uyku için uyulması gereken davranışlar

  • Uyku süresinin 7-9 saat arasında olması,
  • Akşam uyunan ve sabah uyanılan saatlerin sabit olması,
  • Uyumak için kullanılan oda sıcaklığının 19-21 derece aralığında olması gibi öneriler sağlıklı uyku için uyulması gereken davranışlardır.

Uyku süresinin kısalmasındaki en önemli faktörler

  • Değişen çalışma saatleri ve sosyal faktörler,
  • Elektronik cihazlar ile geçirilen uzun süreler (TV, bilgisayar, telefon),
  • Uzun çalışma saatleri,
  • Vardiyalı çalışma gibi faktörler uyku süresinin kısalmasında en önemli faktörlerdir.

Yedi saatten az uyku hastalıklara yol açabilir
Yapılan çalışmalar 7 saatin altında uyuyan insanlarda kalp-damar sistemi hastalıkları, depresyon, iş başarısında azalma, obezite ve bazı kanser türlerinin görülme sıklığında artış olduğunu göstermektedir.

Düzensiz çalışma sistemi ile birlikte başta uyku bozuklukları olmak üzere hipertansiyon, obezite, gastrit ve ülser, psikiyatrik hastalıklar ve diyabet gibi birçok hastalığın görülme sıklığında artış izlenmektedir.

Uyku düzenimizde bir takım değişiklikler yapabiliriz
Tüm bu nedenlerle sağlıklı birey, sağlıklı toplum halinin sağlanmasında uykumuzda yapacağımız değişikliklerin önemi daha da artmaktadır:

  • Günlük 7 saate varan uyku süreleri,
  • Akşam 21:00’den sonra evde kullandığımız mavi ışık yayan TV, bilgisayar, telefon gibi cihazlardan uzak durmamız,
  • Yatağın sadece uyumak için kullanılması,
  • Gece uyuduğumuz ve sabah uyandığımız saatlerin sabit olmasının sağlanması ilk başta yapabileceğimiz değişikliklerdendir,
  • Alkol kullanımı, akşamları ağır yemekler yemek, uyumadan önce yapılan ağır egzersizler uyku sorunları yaşamamıza neden olabilir.