Yazılar

Eğlence ve lezzet Oligark İstanbul’da buluşuyor

Eğlence ve lezzet Oligark İstanbul’da buluşuyor

İstanbul’un en büyük yeme-içme, eğlence ve etkinlik mekanı Oligark İstanbul, dört mevsim konseptiyle yılın her döneminde konuklarına ayrıcalıklı bir deneyim sunuyor.

Denize sıfır konumu, farklı dünya mutfaklarına sahip üç restoranı ve kaliteli hizmet anlayışı ile Oligark İstanbul, kış sezonunda da en özel anların buluşma noktası olmaya devam ediyor.

Deneyimli şefler tarafından hazırlanan özel tatlar ile gün boyu gurme lezzetler sunan Oligark İstanbul, gecenin ilerleyen saatlerinde ise imza kokteylleri ve eğlenceli etkinlikleriyle kentin tüm enerjisini hissedebileceğiniz bir mekan olarak konuklarını ağırlıyor.

Oligark İstanbul, özel günlerde de akıllardan silinmeyecek organizasyonlara ev sahipliği yapıyor. Doğum günleri, yıldönümleri, kurumsal organizasyonlar, şirket yemekleri ve lansmanlar gibi her türlü özel gün ve etkinliğe ev sahipliğine uygun kapasiteye sahip olan Oligark İstanbul, deneyimli ekibi ile kusursuz bir organizasyon hizmeti sunuyor.

Emirates dikey çiftlik satın aldı

Emirates dikey çiftlik satın aldı

Emirates Flight Catering, dünyanın en büyük kapalı dikey çiftliği olan Emirates Bustanica’yı (eski adı Emirates Crop One) ve tüketici markası Bustanica’yı satın aldığını duyurdu.

Emirates Bustanica bu stratejik hamle ile ‘%100’ BAE’ye ait bir şirket hâline gelirken, ülkenin gıda ve su güvenliğinin arttırılması konusundaki vizyonunun ve tarımsal gücünün büyümesinin sürdürülebirliğine yardımcı olmayı amaçlıyor. Bu satın alma Emirates Bustanica’ya, en son teknolojik bilgi birikimi ve yerel uzmanlığı ile pazarın artan taleplerini karşılama gücü veriyor.

Dubai World Central’daki Al Maktoum Uluslararası Havalimanı’nın yakınındaki Bustanica’nın 330 bin metrekarelik tesisinde, geleneksel tarıma göre %95 daha az su kullanılıyor. Bustanica ayrıca yılda 1.000 tondan fazla (günde yaklaşık 3 ton), yüksek kalitede yeşil yapraklı sebze yetiştirme kapasitesine sahip olmasıyla da öne çıkıyor.

Çeşitli yeşil yapraklı sebzeler, taze otlar ve mikro yeşilliklerden oluşan ve geniş bir ürün yelpazesine sahip olan Bustanica, %100 temiz, taze ve besin açısından zengin, pestisit veya herbisit kullanılmadan yetiştirilen ürünler sunuyor. Öyle ki musluk suyunun gıdaları kirletme riskine karşı, kutudan çıktığı gibi yenilmelerini tavsiye ediyor.

Pepsi’nin yeni görünümü

Pepsi’nin yeni görünümü

Pepsi’nin yeni görünümü tüm dünyaya duyuruldu ve 120’den fazla pazarda on dört yıl sonra ilk kez değişen global tasarım, dünyanın ikonik noktalarında yerini aldı.

Değişimi kutlamak için Pepsi®’nin küre logosunu içeren dijital enstalasyonlar her konum için yeniden tasarlandı. Dünyanın önemli noktaları elektrik mavisi ve siyahın ihtişamıyla markayı yeni çağına taşıyan yeni Pepsi görsel kimliğiyle donatıldı.

Londra’da, şehrin doğusundaki O2 arenasının yanında, markanın uluslararası müzik etkinliklerine verdiği köklü desteğe uygun bir Pepsi® dijital enstalasyonu uygulandı.  Dev bir Pepsi® kutusu suda yükselirken dronların dinamik bir kompozisyon ile gökyüzünde oluşturduğu görkemli bir ışık gösterisi ona eşlik etti.

Varşova, Polonya ve Ho Chi Minh, Vietnam’da her biri 70’in üzerinde balondan oluşan dev bir Pepsi® logosu gökyüzünde belirdi.

Pepsi ayrıca Mısır’daki Nil Nehri’nde ve Ain Dubai’de her biri son teknolojiden yararlanan ve tüketicilere deneyimleyebilecekleri yenilikçi aktivasyonları sunan geniş çapta gösteriler düzenlendi.

Pakistan’daki Kaddafi Kriket Stadyumu’nda ise dev bir Pepsi® kutusunun maçın ortasında yere indiği görüldü ve izleyen kalabalığın sesi duyuldu.

PepsiCo İçecek Kategorisi Kıdemli Pazarlama Direktörü Aslı Önder şunları söyledi:

“Gerçekleştirdiğimiz görsel kimlik değişikliğiyle, hedef kitlemizin her zaman yeni deneyimler yaşama hevesine ve bu amaca hizmet eden ‘Thirsty for More’ marka platformuna Pepsi’nin nasıl hayat verdiğini göstermek istedik.

Bu değişimi tanıtmak için ikonik mekanlardaki enstalasyonlardan daha iyi bir yol düşünemiyoruz. Biz her zaman tüketicilerine keyifli anlar yaşatmak isteyen cesur bir marka olduk. Yeni görsel kimliğimiz; cesur, kendinden emin, modern ve ikonik özellikler taşıyor. Tüketicilerimiz, sevdikleri harika tadın keyfini, müzik, spor, oyun ve kültür alanlarında sunduğumuz etkileyici ve eğlenceli deneyimlerle daha fazla çıkaracak.

Tasarım sürecinin bir parçası olarak, dünya çapında tüketicilerimizden Pepsi logosu çizmelerini istedik ve çoğunluk Pepsi yazısını küremize dahil etti.  Marka isminin ve kürenin son on dört yıldır bir arada olmadığını göz önüne alındığımızda, bu bizim için dikkate değer sonuç oldu. Yeni görünümümüzü gözden geçirirken, marka tarihimize duyduğumuz derin sevgiye yanıt verdik ve bu nostaljik ifadeyi güçlü ve modern bir dokunuşla sunduk.

2024 bizim için heyecan verici bir yıl olacak. Kültürle aynı hızda hareket etmeye devam edeceğiz ve insanların isteklerine yenilikçi ürünler ve ikonik iş birlikleriyle yanıt vereceğiz. 2024 yılında da Uraz Kaygılaroğlu ile 2022 yılında başladığımız iş birliğimize devam edeceğiz ve Uraz’ı birbirinden keyifli Pepsi reklam filmlerinde göreceğiz.”

Nasıl Derler Bilirsin ‘Yarım Kaldı’ 

Nasıl Derler Bilirsin ‘Yarım Kaldı’ 

Dinleyici kitlesini her geçen gün büyüten Nasıl Derler Bilirsin, geçtiğimiz yıl yayınladıkları albümlerinden sonra şimdi de “Yarım Kaldı” teklisiyle dinleyiciyle buluşuyor. 1 Mart’ta Sony Music Türkiye etiketiyle yayınlanacak “Yarım Kaldı”, güçlü bir aşkı ve yalın bir özlemi içinde barındıran dünyasıyla dikkatleri üzerine çekecek ve dinleyende iz bırakacak nitelikte.

Söz ve bestesi Alper Altıntaş’a ait olan şarkı, duygusal bağların karmaşıklığını çözümlemeye ve geride bıraktığı izlerle yüzleşmeye cesaret eden her müziksever için özel bir şarkı olacak. Sözlerindeki incelik, aşkın karmaşıklığını ve zamanla olgunlaşan duygusal ilişkilerin dokusunu dinleyene güçlü bir şekilde hissettirecek. Aranjede Okan Coşkun’un yer aldığı şarkıda, mix-mastering ve düzenlemede Kerem Çakıroğlu imzası dikkat çekiyor. “Yarım Kaldı”, 1 Mart’ta lirik videosuyla birlikte tüm dijital platformlarda yayında olacak.

Sosyal medya, ergenlikte depresyonu tetikliyor

Sosyal medya, ergenlikte depresyonu tetikliyor
Abdi İbrahim Medikal Direktörlüğü tarafından hazırlanan “Bilimsel Gündem” bültenlerinin yeni sayısında, yine çok çarpıcı bilgiler yer alıyor. 14-16 yaş arası 237 kişiyle yapılan araştırma, farklı sosyal medya mecralarının depresyonu nasıl tetiklediğini ortaya koydu. “Bilimsel Gündem”de ayrıca cinsiyet ve kalp krizi ilişkisi, çocuk gelişiminde mikrobiyom gibi önemli konu başlıkları yer alıyor.
Türkiye’nin iyileştiren gücü Abdi İbrahim’in Medikal Direktörlüğü’nce hazırlanan ve 2 hafta bir yayımlanan, “Bilimsel Gündem” bültenlerinin son sayısında, yine çok yararlı bilgilere ve tıptaki çarpıcı araştırmalara yer veriliyor.
Ergenlerde sosyal medya ile depresyon ilişkisi
“Bilimsel Gündem”in yeni sayısında, özetle şu içerikler yer alıyor:
14-16 yaş arası 237 kişiyle yapılan araştırmada, sosyal medya platformlarının gençlerdeki depresif belirtilerle ilişkisi ortaya konuldu.
Miyokard enfarktüsü tanısı alan 213 orta yaşlı erkek ve kadınla yapılan bir araştırma, cinsiyet ve kalp krizi ilişkisine dair çarpıcı sonuçlar verdi.
Sağlıklı çocuklarda normal nörobilişsel gelişimde bağırsak-beyin-mikrobiyom eksenine dair 381 çocuk üzerinde yapılan araştırmanın sonuçları da “Bilimsel Gündem”in son sayısında yer buldu.
Spotify ve YouTube’a da yükleniyor
Tıbbın popüler alanındaki tüm yeni gelişmelerin, sade, kolay anlaşılır ve bilgilendirici bir yapıda kamuoyu ile paylaşıldığı bültenler, 38 bin KVKK onaylı kişiye mail yoluyla iletiliyor. Tıp alanındaki gelişmelerin yanı sıra Türk ve yabancı bilim insanları hakkında da bilgi paylaşımı yapılan referans kaynak niteliğindeki bültenler, Abdi İbrahim web sitesinde yayımlanıyor. Bunun yanı sıra her yeni sayısı podcast formatında Spotify’a yükleniyor ve sonrasında bu podcastler Youtube üzerinden de paylaşılıyor.

Kahve tutkununa özel lezzet “Variazione”

Kahve tutkununa özel lezzet “Variazione”

Tchibo, kahve çekirdeklerinin koyu kavrulmasıyla yoğun bir aromaya sahip yeni kahvesi “Variazione”u lezzet severlerin beğenisine sunuyor.

Tchibo’nun yeni kahvesi Variazione, yoğun aroması ile rafine tadını kahve çekirdeklerinin yavaşça ve özenle koyu kavrulmasından alıyor. Variazione, sütlü kahve çeşitlerinde daha yoğun kahve lezzeti arayanlar için ideal dolgunluğu sunmakla birlikte; seçimi sade kahveden yana olan ve yeni tatlar keşfetmek isteyen herkese aromatik bir lezzet deneyimi yaşatıyor.

Sağlıklı bir nefes için ağız bakımı şart!

Sağlıklı bir nefes için ağız bakımı şart!

Ağız kokusunun ağız içinin durumundan kaynaklandığını dile getiren Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Ağız kokusu olan kişilere ilk tavsiyemiz dilin fırçalanmasıdır. Satılan dil kazıyıcı temizleme ürünleri ile dil arkadan öne doğru kazınır.” dedi.

Ağız kokusunun yüzde 90 ağız kaynaklı olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Kalan yüzde 10’luk kısım ağız dışı kaynaklı olabilir. Hastanın reflüsü olabilir, karaciğer kaynaklı olabilir, geniz problemleri geniz akıntısı ağız kokusu yapabilir.” diye konuştu.

Üsküdar Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, temiz nefes için ağız bakımı hakkında bilgi verdi.

Dr. Kübra Güler

Dr. Kübra Güler

Her gün düzenli ağız temizliği yapan kişilerde ağız kokusu geçer

Ağız kokusunu ‘Kişinin karşısındakini rahatsız edecek kadar ağzından koku gelmesi’ olarak tanımlayan Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Kişi bunu kendi de fark edebilir başkaları tarafından da söylenebilir. Burada temeldeki durum ağız içidir. Birikim yüzeyi dildir. Ağız kokusu olan kişilerde ilk tavsiyemiz dilin fırçalanmasıdır. Satılan dil kazıyıcı temizleme ürünleri ile dil arkadan öne doğru kazınır. Bunun dışında ağızda bulunan protezler, uyumsuz dolgular varsa bunlarda da mikroorganizma birikintisi olabilir. Ağızda bulunan bu kısımların temizliğinin yapılması gerekir. Her gün düzenli ağız temizliği yapan kişilerde ağız kokusu geçer.

Ağız kokusu yüzde 90 ağız kaynaklı

Ağız kokusunun yüzde doksan ağız kaynaklı olduğunu da kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Kalan yüzde 10’luk kısım ağız dışı kaynaklı olabilir. Hastanın reflüsü olabilir, karaciğer kaynaklı olabilir, geniz problemleri geniz akıntısı ağız kokusu yapabilir. Ağız içi tüm bakımlar düzenli olarak yapıldıktan sonra koku devam ediyorsa ekstra oral bir durumdan şüphelenilebilir. Bunun için de gaz kromatografisi dediğimiz cihazlar vardır ölçümler yapılarak ağız kokusunun sebebi anlaşılır.” diye anlattı.

Dr. Kübra Güler

Ağız kokusunun kronikleşmesi iyileşmeyeceği anlamına gelmiyor

Ağızda yemek yemeyle birlikte diş yüzeyinde dental plak denilen bir yüzey oluştuğunu tüm diş problemlerine bu plakların sebep olduğunu kaydeden Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Bu plağın ağız içinden eliminasyonunu sağladıktan sonra günlük ağız bakımının önemli bir kısmını yapmış oluruz. Ağız kokusunun kronikleşmesi durumu iyileşmeyeceği anlamına gelmez. Ağız temizliğinin sağlanması sonrasında ağız kokusu gider.” dedi.

Kişi her gün ağız bakımını gerçekleştirdiği sürece temiz bir ağızla hayatına devam eder

Ağız içerisindeki plakların günlük olarak oluştuğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Bunun temizliği hastanın görevidir. Kişi her gün ağız bakımını gerçekleştirdiği sürece temiz bir ağızla hayatına devam eder.  Ancak bazı insanların tükürük yapısıyla ilgili olarak plak üzerinde çok hızlı mineraller birikir. Bu mineraller sonucunda diş taşı birikimi olur. Yine hastanın ağız içi mikroorganizma dengesine bağlı olarak bazı diş eti enfeksiyonları hızlı bir şekilde ilerleyebilir. Hasta kök yüzeyi ve diş taşı rahatsızlıklarının temizliği kendisi yapamaz. Bunlar için diş eti hastalıkları uzmanı tarafından tedavi edilmesi gerekir. Burada detertgraj ve kretergraj dediğimiz diş eti üstü, diş eti altı temizliği yapıldıktan sonra hasta kendi günlük bakımına devam edebilir.” diye konuştu.

Sanal ortamda tasarlanan dört mevsim lastiği

Sanal ortamda tasarlanan dört mevsim lastiği

Pirelli Cinturato All Season SF3 lastiği piyasaya sürüldü. Sanal ortamda tasarlanan yeni ürün farklı hava koşullarında üst düzey frenleme kontrolü sunuyor.

Ürün yelpazesindeki her ebat, ıslak zeminde tutuş performansıyla Avrupa lastik etiketinde en yüksek derecelendirme olan “A” sınıfında yer alıyor.

Karlı zeminde kontrolü garanti eden 3PMSF işareti de sert kış koşulları için sertifikalı lastikleri tanımlıyor.

Cinturato All Season SF3 kuru yollarda kış lastiğinden ziyade yaz lastiğine yakın stabilite, akustik konfor ve dönme direnci sağlıyor.

Kalp krizi geçirme riskiniz yüksek mi?

Kalp krizi geçirme riskiniz yüksek mi?

“Sağlıklı bir yaşam tarzı, düzenli egzersiz, dengeli beslenme ve tıbbi tavsiyelere uymak, kalp krizi riskini azaltmada anahtar faktörlerdir. Bu önlemler, genel sağlığı iyileştirmenin yanı sıra, kalp krizi riskini önemli ölçüde düşürebilir.” diyen Liv Hospital Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Vefik Yazıcıoğlu, yıllık sağlık kontrollerinin, risk faktörlerinin belirlenmesinde ve yönetiminde kritik bir rol oynadığının altını çizerek kalp krizi riski hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Mehmet Vefik Yazıcıoğlu

Prof. Dr. Mehmet Vefik Yazıcıoğlu

Bazı yaş grupları daha yüksek risk altında
Kalp krizi, dünya çapında en yaygın sağlık sorunlarından biri olup, her yaştan insanı etkileyebilir. Ancak, bazı yaş grupları daha yüksek risk altındadır. Genellikle, erkeklerde 45 yaş ve üzeri, kadınlarda ise 55 yaş ve üzeri kişiler daha yüksek risk altında kabul edilir. Bu, yaşın yanı sıra, sigara kullanımı, yüksek kan basıncı, yüksek kolesterol, diyabet, obezite, hareketsiz yaşam tarzı, ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü gibi faktörlerin de kalp krizi riskini artırdığı anlamına gelir.

Kalp krizi riski birçok yöntemle değerlendirilebilir
Kalp krizi riskini değerlendirmek için kullanılan birçok yöntem vardır ve bunlar arasında en bilineni Framingham Risk Score’dur. Bu yöntem, kişinin yaşını, cinsiyetini, kolesterol seviyelerini, sigara kullanım durumunu, kan basıncı değerlerini ve diyabet durumunu dikkate alarak, sonraki 10 yıl içinde kalp krizi veya kalp hastalığına yakalanma riskini yüzdelik olarak hesaplar.

Belirtileri bazen hafif ve belirsiz olabilir
Kalp krizi belirtileri bazen hafif ve belirsiz olabilir, ancak bazı semptomlar acil müdahale gerektirir. Bunlar arasında göğüste ağrı, sıkışma, ağırlık veya dolgunluk hissi; ağrının çeneye, boyna, sırtlara veya kollara yayılması; mide bulantısı, hazımsızlık, kalp çarpıntısı; soğuk terleme ve nefes darlığı sayılabilir. Bu belirtilerden herhangi birini yaşayan bir kişinin derhal tıbbi yardım alması hayati önem taşır.

sağlık

Sağlıklı yaşam tarzı önlemler arasında
Ani kalp krizine karşı alınabilecek önlemler arasında sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek yer alır. Bu, dengeli bir diyet, düzenli fiziksel aktivite, sigarayı bırakma, aşırı alkol tüketiminden kaçınma ve stres yönetimi tekniklerini içerir. Ayrıca, yüksek kan basıncı, yüksek kolesterol ve diyabet gibi risk faktörlerinin düzenli olarak kontrol edilmesi ve gerekirse ilaç tedavisiyle yönetilmesi önemlidir.

Semptomları tanımak önemli
Kalp krizi riski yüksek olan bireylerin, olası bir kalp krizini erkenden tanıyabilmeleri ve uygun tedaviyi alabilmeleri için semptomları tanımaları ve risk faktörlerini azaltıcı yaşam tarzı değişiklikleri yapmaları gerekmektedir. Yıllık sağlık kontrolleri, risk faktörlerinin belirlenmesinde ve yönetiminde kritik bir rol oynar. Sağlıklı bir yaşam tarzı, düzenli egzersiz, dengeli beslenme ve tıbbi tavsiyelere uymak, kalp krizi riskini azaltmada anahtar faktörlerdir. Bu önlemler, genel sağlığı iyileştirmenin yanı sıra, kalp krizi riskini önemli ölçüde düşürebilir.

Sağlıksız beslenme alışkanlığı kanser nedeni

Sağlıksız beslenme alışkanlığı kanser nedeni

Dünyada yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda diyet ve kanser arasında kuvvetli bir ilişki olduğu görüldü. Liv Hospital Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Duygu Derin beslenme ve kanser ilişkisini anlattı.

prof. Dr. Duygu Derin

Prof. Dr. Duygu Derin

Besinlerin kanser riski üzerindeki etkileri nelerdir?

  •    Batı tarzı beslenmede yağ oranı yüksek hayvansal proteinli gıda ile beslenme ön plandadır ve lifli gıda tüketimi azdır. Aşırı et, dolayısı ile hayvansal proteini çok tüketen ülkelerde meme, rahim, prostat, kalın barsak-rektum, pankreas ve böbrek kanserleri, hayvansal proteini az tüketen ülkelerden daha fazla görülür. Yağsız hayvansal protein tüketiminin kanserle ilişkili olmadığı biliniyor. Yağsız et, süt ve benzeri besinlerin tüketimi kanser riskini arttırmaz.•    Düzenli olarak her gün tüketilen 100 gram etin kalın bağırsak-rektum kanseri riskini yüzde 29, 50 gram şarküteri ürününün ise riski yüzde 21 artırdığı görülmüştür.

    •    Sebze, meyve, tahıl ve kuru baklagiller tanelerinin dış kısmında posalı maddeler bulunur. Bu gıdalar posa alımını arttırıp bağırsakların düzenli çalışmasını sağlayarak kalın bağırsak-rektum kanserinin önlenmesinde etkindir. Bol sebze ve meyve ve diğer posalı gıda ile beslenme kolorektal kanser oluşumunu yüzde 20 – 40 oranında azaltır.

    •    Sebze ve meyveler hem posa oluşturarak bağırsak kanseri için, hem de içerdiği vitaminlerin antioksidan özellikleriyle tüm kanserlerden korunmak için faydalıdır. En çok A,C,D ve E vitaminin antioksidan özelliği ön plana çıkarlar. Antioksidanlarla ilgili laboratuvar ve hayvan çalışmaları umut verici olmakla beraber insan çalışmalarının sonuçları çelişkilidir. Bu konuyla ilgili araştırmalar sürüyor.

    •    Tütsülenmiş balık ve et yüksek tuz içiren gıda(salamura) nitrit içeren işlenmiş et ve konserve tüketilen toplumlarda mide kanseri sıklığı belirgin olarak yüksektir. Buna en iyi örnek Japonya’dır. Dünyada mide kanserinin en sık olduğu ülke olan Japonya’dan başka ülkelere giden göçmenlerde on yıllar içinde mide kanseri sıklığı azalır ve yerleştikleri ülkedeki mide kanseri sıklığına geriler.

rof. Dr. Duygu Derin

•    Son araştırmalar Batılı toplumlarda erkeklerde kanserlerin yaklaşık yüzde 10.8’inin, kadınlarda yüzde 4.5’inin alkol tüketiminden kaynaklandığını gösteriyor. Risk, alkol türüne göre değil, günde içilen alkol miktarına göre artıyor.

•    Sigara ve tütün kullanımından sonra, erkeklerde en fazla kansere yol açan neden, yeterince sebze ve meyve yememeleri; kadınlardaysa şişmanlıktır.

•    Özellikle meme, kalın bağırsak-rektum endometriyum ve yemek borusu kanseri obezlerde normal ağırlıktakilere göre daha fazla görülmektedir.

•    Yapılan araştırmalarda haftada en az 3 gün, günde en az 30 dakikalık fiziksel faaliyetin, kalın barsak, meme ve rahim kanseri riskini, meyve sebze tüketiminin artırılmasının ağız, boğaz, gırtlak, yemek borusu, akciğer ve mide kanseri riskini azalttığı vurgulanıyor, Akdeniz tarzı diyet öneriliyor.