Yazılar

BİM Ramazan’a hazır

BİM Ramazan’a hazır
Ramazan ayı mutluluğunu artırmak isteyenlerin tercihi bu yıl da BİM Hediye Kart ve BİMPARA uygulaması olacak.
Yüklenebilir bakiyeli olan ve tüm BİM mağazalarında geçerli olan “Hediye Kart” lara en az 200 TL olmak üzere istenilen miktarda yükleme yapılabiliyor. Hem kurumsal hem bireysel müşteriler istedikleri sayıda Hediye Kart sipariş verebiliyor ve bunları sevdiklerine, çalışanlarına, müşterilerine ya da ihtiyacı olanlara dağıtabiliyor.
Ramazan ayında kurumsal firmaların ve bireysel müşterilerin diğer tercihi de BİMPARA uygulaması oluyor. Ramazan ayının bereketini paylaşmak isteyenlere BİMPARA uygulaması büyük kolaylık sağlıyor.
Tek seferde en az 50 TL ve en fazla 10.000 TL olmak üzere istenilen tutarda BİMPARA gönderilebiliyor. Temassız ödeme ve transfer uygulaması BİMPARA sayesinde kredi kartı veya nakit paraya ihtiyaç duymadan cep telefonundan QR kod veya ödeme kodu ile işlemler yapılabiliyor.

Wiyanawanda Fest Bodrum’un tarihi belli oldu

Wiyanawanda Fest Bodrum’un tarihi belli oldu

Türkiye’nin en büyük üzüm suyu açık hava organizasyonu olan Wiyanawanda Fest Bodrum, üzüm severlerle Azka Otel’de buluşuyor.

27 Nisan Cumartesi günü, Türkiye’nin dört bir yanında üretim yapan üzüm suyu üreticileri, Azka Otel’in denize sıfır konumundaki yemyeşil çim bahçelerinde üzüm severler ile ikinci kez bir araya gelecek.

Bodrum’un ilk üzüm festivali olan Wiyanawanda Fest’ te  44 üzüm suyu üreticisi yer alacak. Festivalde aynı zamanda; şarküteri, peynir, zeytinyağı, kruvasan stantları da yer alacak.

Ayrıca tüm üzüm severler, Bodrum’un yerel üreticisi Royal Pastanesi’nin festivale özel hazırladığı eşlikçilerinden de tadabilecekler.

Alfa Romeo, üç kategoride ödül aldı

Alfa Romeo, üç kategoride ödül aldı

İsviçre’nin en büyük otomotiv dergisi Auto Illustrierte’nin düzenlediği “En İyi Otomobiller”(Best Cars) yarışmasında 13 kategoride 455 otomobil yer aldı.

Alfa Romeo; Giulia, Stelvio ve Tonale modelleri üstün bir başarı ortaya koyarak kendi kategorilerinde ödüllerin sahibi oldular.

Alfa Romeo, ‘En İyi Otomobiller’ ödüllerinin yanı sıra, “Tasarım/Stil” kategorisinde birinci olurken, “Reklam” ve “Popülerlik” kategorilerinde de podyumda yer almayı başardı.

Acer, Ryzen AI özelliğine sahip yeni swift serisi

Acer, Ryzen AI özelliğine sahip yeni swift serisi

Acer yapay zekanın gücünü ve yenilikçi özellikleri şık, ince ve hafif bir cihazda bir araya getiren yeni Acer Swift Edge 16 ve Acer Swift Go 14 dizüstü bilgisayarlarını tanıttı.

Yeni Swift Edge 16 ve Swift Go 14 dizüstü bilgisayarlar üst düzey yapay zeka deneyimlerini, Windows 11’de Microsoft Copilot’ı ve OLED ekranları, ince ve hafif tasarımlarla buluşturuyor.

Acer PurifiedVoice, Acer PurfiedView™ ve yeni Acer LiveArt fotoğraf düzenleme gibi Acer’ın yeni yapay zeka destekli uygulamalarını destekliyor.

AcerSense uygulaması ve özel olarak atanmış tuşlar aracılığıyla anında erişilebilen Windows Copilot sayesinde yapay zeka uyumlu bilgisayarlar, sezgisel kontrol ve sorunsuz kullanımı mümkün kılıyor. Kullanıcılar ayrıca OLED dizüstü bilgisayarların ekranlarında çalışırken veya video izlerken net görüntülerin ve zengin renklerin keyfini çıkarabiliyor. Cihazla birlikte varsayılan olarak etkin bir şekilde gelen Microsoft Pluton teknolojisi ise kullanıcıların kişisel verilerinin ve şifreleme anahtarlarının güvende olmasına yardımcı oluyor.

Acer Swift Edge 16 (SFE16-44) EMEA bölgesinde nisan ayından itibaren 1.249 eurodan başlayan fiyatlarla satışa sunulacak.

Acer Swift Go 14 (SFG14-63​) nisan ayından itibaren 949 eurodan başlayan fiyatıyla EMEA bölgesinde satışa sunulacak.

TurkNet’te üst düzey atama

TurkNette üst düzey atama

TurkNet Büyümeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CGO) Gül Sağır Aydın oldu.

TurkNet, üst düzey yönetim kadrosunu iş dünyasının önemli bir ismi Gül Sağır Aydın ile güçlendirdi. Türkiye’nin önde gelen şirketlerinde üst düzey yönetici olarak görevler üstlenmiş, büyüme stratejileri ve müşteri odaklı yaklaşımlarıyla tanınan olan Aydın, TurkNet’te Büyümeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CGO) olarak göreve başladı.

l Sağır Aydın kimdir?

Gül Sağır Aydın, 2002 yılında Ege Üniversitesi İngilizce Ekonomi bölümünden mezun oldu. Eğitimine İngiltere’de Business and Industrial Administration eğitim programında devam etti. Koç Üniversitesi’nde pazarlama ve yönetim alanında Turkcell Executive MBA programını bitirdi.

Kariyer hayatına 2003 yılında British American Tobacco’da başlamasının ardından Kutas Teekanne Gıda ve Gıdasa Sabancı Gıda’da çalıştı. 2007- 2016 yılları arasında Turkcell’de farklı kademelerde yöneticilik yapan Aydın, Turkcell ve tüm grup şirketleri ekosistemini kapsayan 350 kişilik ‘Tek Turkcell’ yerelleşme inisiyatifini, proje lideri olarak yarattı ve yönetti.

Gül Sağır Aydın, 2017 – 2020 yılları arasında Seramiksan ve Kiğılı’da Pazarlama Direktörlüğü ve İcra Kurulu Üyeliği görevlerini üstlendi. Aydın, 2020 Ocak -2021 Temmuz arasında ise kişisel bakım sektörü lideri Gratis’te Pazarlama ve E-Ticaretten Sorumlu Direktör ve İcra Kurulu Üyesi olarak çalıştı.

Aydın, 2021 yılında Boyner Holding’e bağlı Hopi şirketinde Genel Müdür Yardımcısı olarak tüketiciye dokunan tüm pazarlama, e-ticaret, ürün yönetimi, CRM, büyük veri ve müşteri deneyimi süreçlerini yönetti. Şirketin pazarlama teknolojileri ve finansal teknolojiler dönüşümüne liderlik etti.

Gül Sağır Aydın, 2019 ve 2023 yıllarında çeşitli dergiler tarafından hazırlanan ‘Türkiye’nin En Başarılı Pazarlama Liderleri’ ve ‘Türkiye’nin En Etkin 50 CMO’ listelerinde yer alırken liderlik ettiği projelerle kariyer hayatına ulusal ve uluslararası onlarca ödülü sığdırmayı başardı.

Aydın, 2022 yılından bu yana Tukaş Gıda’da Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev almaktadır.

Ülkemizde her yıl yaklaşık 2 bin çocukta teşhis ediliyor!

Ülkemizde her yıl yaklaşık 2 bin çocukta teşhis ediliyor!

Halk arasında kan kanseri veya kemik iliği kanseri olarak da bilinen lösemi, çocukluk çağında dünyada ve ülkemizde en sık görülen bir kanser türü. Öyle ki çocukluk döneminde tüm kanserlerin yüzde 30-35’ini lösemi oluşturuyor. Ülkemizde her yıl 1200-1500 çocuğa lösemi tanısı konulmakla birlikte, bilinmeyen vakalar da göz önüne alındığında, yaklaşık olarak yılda 2000 çocuğun bu hastalığa yakalandığı tahmin ediliyor. Lösemi tedavi edilmediğinde ölümcül olabiliyor. Ancak bilimsel gelişmeler ışığında, uygulanan güncel tedavi protokolleriyle, çocukluk çağı lösemileri umutsuz değil, aksine yüksek oranlarda tam iyileşmenin sağlanabildiği bir hastalık haline geldi. Tedaviden etkin sonuçlar alınmasında ise erken teşhis ve tedavi kilit rol üstleniyor.  Acıbadem Ataşehir Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Doç. Dr. Sema Aylan Gelen, erken teşhis için ebeveynlerin bazı belirtilerde zaman kaybetmeden hekime başvurmaları gerektiğine işaret ederek, “Örneğin, erişkinlerden farklı olarak, sağlıklı olan bir çocuk yorulmaya veya aşırı hareketli olmasına bağlı olarak; bacak ağrısı, bel ağrısı veya eklem ağrısından şikayet etmez. Eğer çocukta kemik ağrısı varsa, mutlaka ciddiye alınmalıdır” diyor.

Doç. Dr. Sema Aylan Gelen

Doç. Dr. Sema Aylan Gelen

En yaygın akut lösemi görülüyor

Lösemiler; kemik iliğindeki öncü hücrelerin gelişimlerinin duraklamaları ve kontrolsüz çoğalmaları sonucunda kemik iliğini, periferik kanı ve bazen diğer organları istila ederek normal kan hücrelerinin oluşmasını engelleyen bir hastalık grubu. Çocukluk çağında gelişen lösemilerde en yaygın akut lösemiler görülüyor. Çocukluk çağı lösemilerinin yüzde 70-75’i akut lenfoblastik lösemi, yüzde 25-30’u akut myeloblastik lösemi, çok daha az kısmı da juvenil miyelomonositik lösemi ve kronik miyeloid lösemiden oluşuyor. Akut lenfoblastik lösemi 2-5 yaş arasında, akut miyeloblastik lösemi ise 0-2 yaş ve adolesan dönem olmak üzere iki dönemde daha sık gözleniyor. Çoğunlukla viral bir enfeksiyon sonrasında geliştiği için bu yaş grubunda löseminin sık görülmesinin bir nedeni olarak, okul öncesi ve okul çağındaki çocuklarda enfeksiyon sıklığının fazla olması gösteriliyor.

Bu belirtilerde zaman kaybetmeyin!

Lösemide erken teşhis büyük öneme sahip. Zira gecikme olursa, tedavi sürecinde zorluklara ve hayati risklere sebep olabiliyor. Lösemi genellikle ani başlayan belirtiler ile ortaya çıksa da, bir kısmı sinsi ve yavaş ilerliyor, aylar süren seyir izleyebiliyor. Doç. Dr. Sema Aylan Gelen, lösemi hastalığına özgü belirti olmadığını belirterek, çocuklarda görülen ve hekime mutlaka başvurulması gereken uyarıcı işaretleri şöyle sıralıyor:

  • Sık tekrarlayan enfeksiyonlar
  • Anemi kaynaklı halsizlik, çabuk yorulma, çarpıntı, solukluk
  • Uzun süre devam eden ve inatçı ateş ve enfeksiyonlar
  • Ciltte kırmızı noktalar, kolay morarma ve kanama
  • İştah kaybı ve istemsiz kilo kaybı
  • Gece terlemeleri
  • Karın ağrısı ve şişkinlik
  • Kemik ve eklem ağrısı
  • Lenf bezlerinde şişme veya hassasiyet

Doç. Dr. Sema Aylan Gelen

Pek çok etken yol açabiliyor, ancak… 

Son yıllarda tedavilerdeki ilerlemelere rağmen lösemi sıklığında artış olması, bu hastalığın sadece genetik etkilenme sonucu değil, çevresel etmenlere de bağlı olabileceğini destekliyor. Radyasyon, bazı ilaçlar, petrol ürünleri, benzen gibi organik maddeler, böcek öldürücü ilaçlar nedeniyle oluşan çevresel kirlenme, gıda maddelerindeki katkılar ile bazı kimyasal maddelerin lösemiye yol açtığı biliniyor. Bazı genetik sendromlar da (en sık Down sendromu) lösemiye sebep olan faktörler arasında yer alıyor. Bunların yanı sıra löseminin enfeksiyona yanıt olarak da ortaya çıkabildiğini vurgulayan Doç. Dr. Sema Aylan Gelen, “Bebeklik döneminde enfeksiyonlardan korunma amaçlı aşırı izolasyona bağlı olarak enfeksiyonların geç çocukluk döneminde geçirilmesi, bağışıklık sisteminin anormal yanıt vermesine yol açabilir. Bu durumun da lösemi riskini arttırabildiği düşünülmektedir. Tüm bu etkenler lösemi riskini yükseltseler de çocuklarda lösemi gelişiminde her zaman kesin bir neden saptanamayabilir” bilgisini veriyor.

Tedavi edilebilen bir hastalık

Lösemi umutsuz değil, aksine günümüzde uygulanan güncel tedavi yöntemleri sayesinde gün geçtikçe artan tedavi başarısıyla yüksek oranlarda iyileşmenin sağlanabildiği bir hastalık. Tedavi, löseminin tipine ve tanımlanan risk gruplarına göre; kemoterapi, radyoterapi, hedefe yönelik ilaçlar, immünoterapiler, psikososyal destek ve kemik iliği nakli bileşenlerinden oluşuyor. Çocukluk çağında görülen akut lenfoblastik lösemi hastalarının yüzde 80-90’ında uzun dönem sağ kalım sağlanıyor. Akut miyeloblastik lösemide ise son 40 yıl içinde sağ kalım oranı yüzde 10’dan yüzde 50’lere kadar yükselmiş durumda. Doç. Dr. Sema Aylan Gelen, lösemili hücreleri yok etmenin temel yolunun kemoterapi olduğunu belirterek, “Bazı lösemi türlerinde hastalığın beyine yayılmasını önlemek veya yayılım varsa tedavi etmek için radyoterapi (ışın tedavisi) verilir. Akut lenfoblastik lösemi hastalarının yaklaşık yüzde 10’unda, akut miyeloblastik lösemide ise yüzde 30-50’sinde kök hücre nakli gerekir. Yüksek risk grubundaki hastalar ve kanserin nüks ettiği hastalar kemik iliği nakli adayıdır” diyor.

Diş tedavileri artık aynı günde yapılabiliyor!

Diş tedavileri artık aynı günde yapılabiliyor!

İnsanlar yoğun tempolu hayatlarında diş tedavilerini zaman kaybı olarak görüyor.  Uzmanlar, genel anestezi ile hızlı ve kaliteli tedavi seçenekleri sayesinde, sağlıklı gülüşlerin erişilebilir hale geldiğini söylüyor.

Diş tedavisinde birden fazla işlemi aynı anda yapabilmenin mümkün olduğunu kaydeden Protetik Diş Tedavisi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, “Hastalar, anestezi doktorunun nezaretinde uyutularak, aynı anda bütün diş çekimleri, kanal tedavileri, dolgular, implantlar yapılabiliyor. Ölçüleri alınıp, geçici protezleri yapılıp hemen hastaya uygulanabiliyor.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekan Yardımcısı Protetik Diş Tedavisi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, genel anestezi ile yapılan diş tedavileri hakkında bilgi verdi.

 

Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz

Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz

Kaliteden taviz verilmeden daha hızlı diş tedavisi isteniyor

Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, günümüzde hayatın hızlı aktığını ve insanların birçok şeye ayırabilecek vakitlerinin olmadığını dile getirerek, bireylerin daha hızlı, çabuk ve bu tedaviler yapılırken de hiçbir şekilde sağlıktan ve kaliteden taviz verilmemesi istediklerini söyledi.

Genel anestezi altında aynı anda bütün işlemler yapılabiliyor

Bunun yönteminin de birden fazla işlemi aynı anda yapabilmek olduğunu kaydeden Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, “Hastalar, anestezi doktorunun nezaretinde uyutularak, aynı anda bütün diş çekimleri, kanal tedavileri, dolgular, implantlar yapılabiliyor. Ölçüleri alınıp, geçici protezleri yapılıp hemen hastaya uygulanabiliyor.” dedi.

Yurtdışından gelen hastaların tüm işlemleri aynı seansta tamamlanabiliyor

Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, gerek yurtdışından gelen hastalar gerekse İstanbul içinde olup da vakit ayıramayan hastalar ile çocuk hastalarda genel anestezi ile hızlı bir tedavinin yapılabildiğini kaydederek, böylece hastaların zamandan kazanacağını dile getirdi.

Diş hekiminden çok korkan yetişkin hastalara da genellikle sedasyonun uygulandığını Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, “Sedasyon anestezinin daha hafif hali. Mümkün olan hastalarda sedasyon yöntemi deneniyor. Sedasyonda entübasyon yapılmasına gerek kalmadan basit ve kısa süreli işlemler kolaylıkla yapılabiliyor.” şeklinde konuştu.

Coğrafi işaret tesciline aday Mersin kan portakalı

Coğrafi işaret tesciline aday Mersin kan portakalı

Metro Türkiye; ‘Yerelin İzinde’ projesi kapsamında, Coğrafi İşaret tescilli ve tescile aday ürünlere dikkat çekmeye devam ediyor.

Boğaziçi Lüferi, Aydın Kestanesi, Bursa Siyah İnciri ve Şile ormanlarındaki yerel mantarların ardından gastronomi keşif yolculuğunun beşinci durağında, Mersin Kan Portakalı’nın izi sürüldü.

Metro Türkiye, “Yerelin İzinde” projesiyle yerelleşme alanında farkındalık yaratmaya devam ediyor. Özgün doğa koşullarında yetiştirilen Coğrafi İşaret tescilli ürünleri korumayı, mutfaklarda daha fazla kullanılmasını ve yerel olanı ulusal ve global çapta tanıtmayı amaçlayan proje, yerel üreticiye ve ülke ekonomisine katkı sunuyor.

Mersin Kan Portakalı’nın ağaçtan sofraya tüm yolculuğuna şahit olmak için Mersin’in en büyük kan portakalı bahçesi ziyaret edildi. Mersin ve Tarsus’un çok kültürlü mutfağı, Mersin Kan Portakalı’nın üretimi, tarihi ve kullanım alanları gezinin gündemiydi. Geziye portakal bahçesinde başlayan katılımcılar, Mersin Kan Portakalı’nın yok olmaması için yapılan çalışmaları ve Coğrafi İşaret tescil adayı ürün olma yolculuğunu dinleyerek olgunlaşan portakalları hasat etti.

3 kat daha fazla antioksidana sahip!    

Kendine has bir renk, koku ve aromaya sahip. Bu özelliğiyle diğer tüm portakallardan ayrılan bu çok özel ürünün bir başka özelliği ise 3 kat daha fazla antioksidan ve C vitamini bulundurması. Raf ömrü çok uzun olmayan Mersin Kan Portakalı, faydalarını bilen bölge halkı tarafından ev bahçelerinde aile içi tüketim için yetiştiriliyor ve kurutularak daha uzun süre saklanabiliyor. Mersinden Kadın Kooperatifi tarafından üretilen kan portakalının kurusuna raflarında yer veren Metro Türkiye, son olarak Mersin Kan Portakalı suyunu da tüketicilerle buluşturmaya başladı.

Soğuk neden eklem ağrısına neden olur?

Soğuk neden eklem ağrısına neden olur?

Kas ve eklemlerde ağrı, şişlik, sertlik ve hareket kısıtlılığına yol açarak yaşam konforunu önemli ölçüde düşüren romatizmal hastalıklar soğuk havaların da etkisiyle daha fazla ve sancılı yaşanıyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Romatoloji Uzmanı Dr. Mert Öztaş “Soğuk hava koşulları genellikle kan damarlarını daraltıp, eklem ve çevresindeki dokuların kanlanmasını azaltarak ağrı ve rahatsızlık hissini artırabilir. Bu nedenle bazı romatizmal hastalıkların seyrini kötü yönde etkileyebilir. Özellikle romatoid artrit gibi iltihaplı romatizmal hastalıklara sahip kişilerde soğuk hava koşulları eklem iltihaplanmasını şiddetlendirebilir” diyor. Romatoloji Uzmanı Dr. Mert Öztaş romatizmal hastalıklar hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı, soğuk havalarda kas ve eklem ağrılarına karşı alınabilecek önlemleri açıkladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Halk arasında sıklıkla ‘romatizmalarım arttı’ şeklinde yakınışlarla ifade edilen ve yaşlılık hastalığı olarak bilinen romatizma en çok ağrı ile kendini gösteriyor. Özellikle soğuk havalarda iyice tetiklenen bu ağrılar kimi geceler uyku uyutmazken, gün içerisinde de kas ve eklemlerde şişlik ve sertliğin de etkisiyle yaşam konforunu iyice düşürüyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Romatoloji Uzmanı Dr. Mert Öztaş romatizmanın, bilinenin aksine bir değil çok sayıda farklı hastalığı içeren bir grubun genel ismi olduğunu belirterek “Romatizma terimi, genellikle bir dizi eklem, kas, tendon ve bağ dokusunu etkileyen romatolojik hastalıkları kapsıyor. Osteoartrit, romatoid artrit, lupus, fibromiyalji gibi birçok farklı hastalık romatizma olarak adlandırılabiliyor” diyor. Romatizmanın sadece yaşlılıkta değil genç yaşlarda da görüldüğünü, romatizmal hastalıklara neden olan pek çok faktör olduğunu söyleyen Dr. Mert Öztaş şöyle konuşuyor: “Romatoid artrit, lupus gibi otoimmün hastalıklar bağışıklık sisteminin vücudun kendi dokularına karşı bir tepki geliştirmesi olarak nitelendiriliyor. Bu hastalıkların birçoğu genetik faktörlere bağlı olarak ortaya çıkabiliyor. Ailesel öykü, bireyin bu tür hastalıklara yatkınlığını etkileyebiliyor.”

 

Dr. Mert Öztaş

Dr. Mert Öztaş

Yanlış yaşam alışkanlıkları da zemin hazırlıyor!

İltihaplı ve iltihapsız şekilde kendini gösteren romatizma sadece şikayetin olduğu bölgeyle sınırlı kalabilirken vücudun tümünü de olumsuz şekilde etkileyebiliyor. Romatizmaya genetik  faktörler gibi, geçirilen kaza sonrası zedelenmelerin, mikrobik hastalıkların ve bazı ilaçların da neden olabildiğini belirten Dr. Mert Öztaş, yanlış yaşam alışkanlıklarının da bu hastalıklara davetiye çıkarabildiğini vurguluyor. Yapılan bilimsel çalışmalarda; özellikle son yıllarda hızla yaygınlaşan hareketsiz (sedanter) yaşam tarzı, aşırı stres, alkol ve sigara gibi bir çok etkenin romatizmal hastalıklarla ilişkisi olduğunun gösterildiğini belirten Romatoloji Uzmanı Dr. Öztaş sözlerine şöyle devam ediyor: “Romatizmal hastalıklarla yaşayan kişilerin sağlıklı bir yaşam tarzını benimsemeleri önemlidir. Düzenli doktor kontrolleri, sağlıklı beslenme, stresten kaçınma ve uyku düzenine dikkat etmeleri bu hastalıkların yönetimine yardımcı olabilir.”

Soğuk havalarda bu uyarılara dikkat!

Soğuk havanın, romatizmal hastalıkları tetikleyerek mevcut belirtileri kötüleştirdiğine dikkat çeken Dr. Mert Öztaş, soğuk havalarda sürekli ağrı, şişlik, sertlik ve hareket kısıtlılığı sorunları yaşayanların kalın kıyafetler giyerek mutlaka düzenli egzersiz yapmaları gerektiğini söylüyor. Kas gücünü ve eklem esnekliğini korumak için haftada dört-beş kez en az yarım saat yürümek ve yüzmek en önemli önlemlerin başında yer alıyor. Bunlara rağmen kas ve eklem şikayetlerinin devam etmesi durumunda, herhangi bir tanı almamış olanların mutlaka Romatoloji uzmanına başvurarak gerekli tetkikleri yaptırmalarını öneren Dr. Mert Öztaş “Erken tanı ile tedaviye bir an önce başlanması sayesinde hastalığın ilerlemesini durdurmak veya yavaşlatmak mümkün olabiliyor” diyor.

Konforlu ve lüksün adresi Spa’da da iddialı

Konforlu ve lüksün adresi Spa’da da iddialı

Vakko Hotel & Residence ayrıcalıklı hizmet anlayışıyla konaklama deneyimini başka bir boyuta taşırken The Sanitas Spa & Wellness’in sunduğu terapi masajları ve Vakkorama GYM’in son teknoloji spor ekipmanları ile şehrin en merkezi konumunda rahatlığı ve konforu sunuyor.

Vakko Hotel & Residence, yenilenmek ve keyifle spor yapmak isteyen misafirlerine The Sanitas Spa & Wellness ile SPA, Vakkorama GYM ile de spor merkezi hizmeti sunuyor.

Vakko Hotel & Residence

İmza masaj seçeneği

Günlük rutinin yoğun temposundan uzaklaşarak kendine vakit ayırmak ve yenilenmek isteyenler için Vakko Hotel & Residence içerisindeki The Sanitas Spa & Wellness; sauna, buhar odası, aromaterapi ve spor masajları, yüz ve vücut bakımları eşliğinde dinlendirici bir spa deneyimi imkânı tanınıyor.

Eğitimli uzmanlar tarafından yapılan farklı masaj uygulamalarının bir arada kullanılarak farklı aromatik yağlarla yapılan Sanitas Signature SPA terapi masajının yanı sıra, aromatik yağlarla ruhsal ve fiziksel rahatlamayı sağlayan aromaterapi masajı, kan dolaşımını hızlandıran spor masajı, ayaklarda yer alan ve iç organlarınıza karşılık gelen belli noktalara özel bir teknik kullanılarak yapılan refleksoloji masajı, tatlı badem yağı, palmiye yağı ve 24 ayar altın parçacıklarının eşsiz bir kombinasyonundan oluşan yağ ile yapılan özel altın masajı ve lenf dolaşım sistemini hızlandıran manuel lenf drenaj masajı gibi özel masajlar da SPA menüsünde yer alıyor. SPA’da ayrıca; geleneksel olarak yapılan Thai, taş ve Asya masaj paketi seçenekleriyle beraber, klasikler, journey’ler, reflexology, fizyoterapi, facials(cilt bakımları), ayuverdik treatmentler gibi toplam 98 ayrı bakım verilebiliyor.

Vakko Hotel & Residence

Vakkorama GYM!

Vakko Hotel & Residence’ta spor yapmak isteyen misafirler ise arzu ederlerse Technogym ekipmanlarıyla donatılmış Vakkorama GYM salonunda sporunu yapabiliyor. Odasının konforundan ayrılmadan sporunu yapmak isteyen misafirler için ise özel eğitmen ile birebir çalışabilme ve odaya pilates için özel bir alet olan reformer getirilerek pilates yapabilme olanağı tanınıyor. Ayrıca misafirler, Technogym kiti üzerinde bulunan QR kodunu okutarak sanal eğitmen ile çalışabilme imkânı bulabiliyor. Vakkorama GYM’e Vakko Hotel & Residence’da konaklayan misafirlerin yanı sıra dışarıdan sınırlı sayıda üyelik alınabiliyor.

The Sanitas Spa & Wellness’da 8’li, 10’lu, 12’li masaj paketleri ile Vakkorama GYM’de aylık, 3 aylık, 6 aylık ve yıllık üyelik seçenekleri bulunuyor.

Bilgi: 0212 953 90 90