Yazılar

Astrolog Vedat Delek “Sulardan gelecek tehlikelere dikkat!”

Astrolog Vedat Delek “Sulardan gelecek tehlikelere dikkat!”

2024 yılı ocak ayında büyük güç gezegeni plüton burç değiştirdi. Kova burcuna geçerek 20 yıllık süreçte yeni konular kavramları ortaya çıkartmak için harekete geçti. Dünyada olacak olan değişimler iz bırakacak 1778-1798 yılları arasında plüto kova burcunda yer aldığında Amerikan ve Fransız devrimleri yaşanmış. İnsanlık adına yaşanacak devrimlere teknolojik devrimleri de ekleyebiliriz. Dünya değişiyor. Değişmeyen tek unsur biz insanlar hayat bizi değişime zorluyor biz inat edip bu değişime ayak uydurmuyoruz. İnsan oğlunun diğer şikayet konularından biride herkes uyuyor mu sorusu. Evet uyuyor Neptün Balık burcunda derin sessiz bir uyku modu ile insanlığı hem uyuşturuyor hemde uyutuyor. 2025 yılı ile birlikte Neptün Koç burcuna bir geçiş yapacak ve toplumları uyandırmak üzere ilk adımını atacak. 2024 yılı içinde 3 Mayıs tarihinde kritik bir sürece adım atarak 2 Eylül 2024 tarihine kadar sulardan gelecek tehlikeler ilaçlar ile ilgili skandallar ve sorunlar uyuşturucularla ilgili konular ve büyük dolandırılma vakaları ile toplumsal olaylara imza atacak. Değişimden 1 önceki son çıkış son derece hareketli ve skandallarla dolu olacağa benziyor.

Astrolog Vedat Delek

İletişim vedatdelek@yandex.com

Deniz Kireç’in kişisel sergisi “Seascapes-II”

Deniz Kireç’in kişisel sergisi “Seascapes-II”

Deniz Kireç’in “Seascapes-II” isimli kişisel sergisi Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu.

Sergide yer alan eserlerde sanatçının adını taşıyan Deniz adını taşıyan figürlerle semboller kullanmaktadır. Balıklar, girdaplar ve bitkiler gibi semboller, sezgisel ve dışavurumcu bir yaklaşımla bilinçdışı ifadeler olarak resmedilmiş.

Sanatçı Deniz Kireç, sergide yer alan eserleri ile ilgili düşüncelerini şu sözlerle ifade ediyor.: “Sezgisel ve dışavurumcu bir sanat anlayışına sahibim dolayısıyla tuvallerimde bilinçdışı figürler canlanıyor. İsmim olan Deniz’e ait figürleri temsil eden simgelerde kompozisyonlarımda yerlerini alıyorlar. Balıklar, girdaplar, yosunlar v.s. gibi. Eserlerimde altın varak kullanıyorum. Jung’a göre “Ruh” dairesel bir formda tasvir edilmektedir. Bundan ilham alarak çalışmalarımda, altın daire ile yaşayan canlıların ruhlarını simgeselleştiriyor ve ruhun ne kadar değerli olduğuna vurgu yapıyorum. Eserlerimdeki düşsel ve içsel yolculuğumu paylaşmak üzere sanatseverleri sergime bekliyorum.”

Sergi, Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde 19 Şubat 2024 tarihine kadar ziyaret edilebilir.

Bilet Dükkanı’ndan Sevgililer Günü’ne özel seyahat önerileri

Bilet Dükkanı’ndan Sevgililer Günü’ne özel seyahat önerileri

Yılın en romantik zamanı olan, Sevgililer Günü heyecanı başlıyor. 14 Şubat’a özel son dakika plan yapmak isteyen çiftler için Bilet Dükkanı’nın seyahat önerileri…

Ağva

İstanbul’un hemen yakınında bulunan sadece araçla 2 saatte ulaşabileceğiniz Ağva, doğal güzellikleri ve sakin atmosferiyle romantizm dolu bir kaçamak için mükemmel bir yer. Sevgililer Günü’nde Ağva’nın huzur veren atmosferinde, çiftler birlikte unutulmaz anlar yaşayabilirler. Yeşilin ve mavinin buluştuğu bu eşsiz noktada, nehir kenarında yürüyüşler yapabilir, tekne turlarına katılabilir ve doğanın tadını çıkarabilirler. Ağva’da Sevgililer Günü, doğanın kucağında romantik bir kaçamak yapmak isteyen çiftler için mükemmel bir seçenek.

Adalar

Mevsimsel etkiler sebebiyle kışın ziyaretçi sayısı azalıyor olsa da Adalar popülerliğinden bir şey kaybetmiyor. İstanbul’un nostaljik sevdalarını temsil eden Adalar, dokusu ve mimarisiyle huzurlu bir Sevgililer Günü vadediyor. Sevgilisiyle birlikte 1950’lerin Yeşilçamı’nda hissetmek isteyenler için Adalar öncelikli tercihlerden olacak. Prens Adaları olarak bilinen adalarda iyi vakit geçirmek ve farklı lezzetleri deneyimlemek için zengin mekan seçenekleri bulmak mümkün. Sakin ve huzurlu bir yer isteyenler Burgazada’ya gidebilir Hristos Tepesi’nde güzel bir gün geçirilebilir. Heybeliada’da tarihi alanları ziyaret edenler ise büyüleyici bir atmosfer yakalayacak. Büyükada’da ise tüm günü keyifle gezerek geçirmek mümkün.

Abant Gölü

Doğayla buluşmak, güne enfes bir göl manzarası ile başlamak isteyenler için bu kartpostal görünümlü yer Sevgililer Günü’nde ziyaret edilecek popüler destinasyonlar arasında. Abant küçük bir yer olmasına rağmen ziyaretçilerine sayısız aktivite sunuyor. Göl kenarındaki restoranlarda güne keyifli bir kahvaltı ile başlamak muhteşem bir tercih olacak. Çiftler, eşsiz manzara karşısında sevdiği kişi ile beraber olmanın tadını çıkarabilecekler. Gün batımı ile göl kenarında yapılacak aşk dolu yürüyüşler unutulmaz anılar olarak kalacak.

Kapadokya

Sadece uçak mesafesinde 1 saat 20 dakika’da Peri bacalarıyla ünlü Kapadokya, eşsiz bir doğal güzellik ve tarihi bir doku sunuyor. Bölge Sevgililer Günü için muhteşem bir romantik kaçış noktası sunuyor. Kayadan oyulmuş otantik mağara otelleri ve balonlarla süslenmiş gökyüzü altında, çiftler unutulmaz anlar yaşayabilirler. Kapadokya’nın mistik atmosferinde sıcak hava balonuyla gökyüzüne yükselmek, gün batımında muhteşem manzaralar eşliğinde romantik bir yürüyüş yapmak veya yer altı şehirlerini keşfetmek için harika bir fırsat.

Sevgililer Günü’ne özel edition

Sevgililer Günü’ne özel edition

Biscolata, Sevgililer Günü’nü iki yeni lezzet konseptiyle karşılamaya hazırlanıyor. 14 Şubat’a özel olarak hazırlanan benzersiz şekilli Biscolata Mood Kova XXL ve en büyük halinde tek pakette sunulan Biscolata Stix Love Edition Vişneli XXL sadece Migros’ta satışa sunuluyor.

Bitter çikolata ile vişne parçacıklarının mükemmel uyumunu bir araya getiren Biscolata Love Edition Vişneli XXL, 3 vişneli Stix kutusunu aynı pakette birleştiriyor ve uzun Stix kutusu içerisinde yer alıyor.

Benzersiz şekilli Mood bisküvisi de Sevgililer Günü’ne özel ürün konseptiyle, Special Edition Mood Kovası içerisinde 10 küçük birim paketlerde lezzet hazzını paylaşmak isteyenleri bekliyor. Biscolata Mood Kovası, her ısırıkta arzuların ötesine geçiren bir lezzet deneyimi sunuyor.

Atölye, Ramazan menüsü ile geleneksel lezzetlere yolculuğa çıkarıyor

Atölye, Ramazan menüsü ile geleneksel lezzetlere yolculuğa çıkarıyor

Atölye Restaurant, Ramazan ayı boyunca eşsiz iftar menüsünü canlı fasıl dinletisi eşliğinde misafirleriyle buluşturuyor.

The Ritz-Carlton, Istanbul’un deneyimli mutfak ekibi tarafından yönetilen Türkiye’nin seçkin mutfak zenginliğini yansıtan Atölye, Ramazan ayına özel hazırladığı menüsünü İstanbul Boğazı’nın en güzel manzarasında misafirlerine sunuyor. Michelin Rehberi ve Gault & Millau Türkiye Rehberi’nde yer alan Atölye, üç farklı açık büfe iftar menüsü, üç farklı set iftar menüsü ve canlı fasıl dinletisi ile unutulmaz anlara ev sahipliği yapıyor.

Atölye’nin menüsü; peynir, zeytinyağlı dolma ve turşu çeşitlerinin yanı sıra çılbır, çerkez tavuğu, kuzu arnavut ciğeri ve daha birçok yöresel başlangıç ile misafirlerini karşılıyor. Sofra deneyiminin olmazsa olmazlarından çorba çeşitleri, iç pilavı, biryani pilavı, enginarlı tavuk, istim kebabı, mantarlı tavuk yahnisi, 6 saat fırınlanmış dana incik, saç kavurma ve daha pek çok lezzetiyle menü Türkiye’nin dört bir yanına kadar uzanıyor. Ramazan’ın gözde tatlarından fındıklı güllaç, fırın sütlaç, samsa, safranlı zerde, traliçe, cevizli baklava ve Türkiye mutfağının akıllara gelen birçok özel tatlısı gastronomi keşfine eşlik ediyor.

 

İrlandalılar New York sokaklarında

İrlandalılar New York sokaklarında

Aziz Patrick Günü Geçit Töreni ve Festivali – New York  17 Mart

Aziz Patrick Günü veya Aziz Patrick Bayramı, dünyadaki tüm İrlanda diasporasının İrlanda’nın Koruyucu Azizini kutladığı gündür.

Kelt ulusu İrlandalı olmayı bir tutam yoncayla kutlarken bol miktarda yeşilin sergilenmesini ve galonlarca İrlanda birası tüketilmesi bekleniyor.

Aziz Patrick Günü’nün diğer ulusal festivallerden daha fazla ülkede kutlandığını biliyor muydunuz?

Ancak, 1998’den bu yana, Aziz Patrick Günü İrlandalılığı vurgulamak için kullanıldığından, Kuzey İrlanda’da geçit törenleri düzenlenmektedir. Aziz Patrick Günü Festivali 1995 yılında Dublin’de başlatıldı.

Orijinal New York City’deki St Patrick Günü Geçit Töreni ilk kez 1762’de düzenlendi. Geçit töreni 44. Cadde’den başlayıp 79. Cadde’de 5. Cadde’de sona ererken, yürüyüş bandolarının, gaydacıların ve kelly yeşiline boyanmış eğlence düşkünlerinin görülmesini bekleyin. NYC Geçit Töreni 17 Mart’ta saat 11:00’de düzenlenecek.

Aroma, Galatasaray anlaşmasını yeniledi

Aroma, Galatasaray anlaşmasını yeniledi

Aroma, 4 sezondur olduğu gibi 2023-2024 sezonunda da tüm branşlarda Galatasaray’ın “resmi su sponsoru” olmaya devam edecek.

Aroma, ülkemizin köklü kulüplerinden Galatasaray Spor Kulübü’nün tüm branşlarda, 2023-2024 sezonu resmi “su sponsoru” oldu. Türkiye’de meyve suyu ve içecek sektörünün köklü ve öncü markası Aroma, böylece Galatasaray ile su sponsorluğu ortaklığını 5. yıla taşımış oldu.

Sponsorluk anlaşmasının yenilenmesi vesilesiyle Ali Sami Yen Spor Kompleksi Rams Park Stadyumu’nda düzenlenen basın toplantısı, Aroma A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Ege Duruk, Aroma A.Ş. Genel Müdürü Sefer Kılınç, Galatasaray Spor Kulübü İkinci Başkanı Metin Öztürk ve Galatasaray Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Sarıkaya’nın katılımlarıyla gerçekleştirildi.

 

Çocuklarda bel, bacak ve kol ağrısından kemik ağrısına dikkat!

Çocuklarda bel, bacak ve kol ağrısından kemik ağrısına dikkat!

Çocukluk çağında bazı belirtilerin kesinlikle ihmal edilmemesi ve gerekli tetkiklerin mutlaka yapılması gerekiyor. Zira masum gibi görünen ve çoğunlukla ‘büyüme ağrısına’ bağlanan bu şikayetler çok ciddi nedenlerden kaynaklanabiliyor! Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Funda Vesile Çorapcıoğlu “Anne babaların hangi durumlarda kemik ağrılarını ciddiye alarak mutlaka doktora başvurmaları gerektiği konusunda farklı yaklaşımlar vardır. Bazı belirtiler kemik ağrılarının aslında son derece ciddi bir hastalığın habercisi olduğu yönünde uyarıcıdır. Toplumumuzda ‘büyüme ağrısıdır, biraz izleyelim’ şeklinde  yaygın bir inanış vardır ve bu yanlış düşünce ne yazık ki kanserin ilerlemesine neden olabilmektedir” diyor. Prof. Dr. Funda Çorapcıoğlu, 15 Şubat Çocukluk Çağı Kanser Günü kapsamında yaptığı açıklamada ‘büyüme ağrısı’ olarak görülen kemik ağrılarında ihmale gelmez 5 kritik sinyali anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Kimi zaman üst solunum yolu hastalıklarında da sık görülen öksürük, boyunda şişlik, ateş ya da halsizlikle kendini gösteriyor, kimi zaman bacaklarda morarma ya da kemik ağrılarıyla sinyal veriyor. Kimi zaman da hiçbir belirti vermeden sinsice ilerliyor. Ancak çeşitli nedenlerle erken teşhis edilemediğinde çok ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Funda Çorapcıoğlu, çocuklarda bazı şikayetlerin mutlaka önemsenmesi gerektiğini vurgulayarak “Bu şikayetler çocukluk çağında sık görülen lösemi, lenfoma, beyin tümörü ve yumuşak doku sarkomu gibi kanserlerin habercisi olabilir. Ancak ülkemizde bazı yanlışlara çok sık düşülebiliyor. Bu yanlışların en sık görülenlerinin başında da; kemiklerdeki ağrı için ‘büyüme ağrısı’ olabileceği, bacaklardaki morluk için de çocuğun hareketli bir yapısı olduğu ve bacaklarını sık sık bir yerlere çarptığı düşüncesi yatıyor” diyor.

Prof. Dr. Funda Çorapcıoğlu

Prof. Dr. Funda Çorapcıoğlu

Erken teşhis çok önemli ama!

Çocukluk çağı kanserlerinde erken teşhisin son derece önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çorapcıoğlu şöyle konuşuyor: “Çocuklarda kol ve bacak ağrıları nedeniyle çok sayıda başvuru olmaktadır. Ancak çoğu zaman aile bu şikayetlerle doktora başvursa da; başvurulan çocuk hekimi veya ortopedi hekimi tarafından tanı ‘büyüme ağrısı’ olarak sunulur. Bu büyüme ağrılarının bir süre izlenmesi sonucunda aslında daha başka hastalık tanılarının konulduğu bir gerçektir. O nedenle bu şikayetleri, ağrıları olan çocukların hangi durumlarda zaman kaybedilmemesi gerektiği doktorlar tarafından ifade edilmelidir. Yine klinik deneyimlerimize göre; bazı ailelerin bu ağrıları son derece önemseyerek büyüme ağrısı olup olmadığından emin olmak adına doktora başvurduğu halde, hekimlerin herhangi bir tetkik yapma gereği duymadan büyüme ağrısı olarak bu durumu izlemeleri, kemik tümörlerinde tanıda gecikmeye neden olmaktadır. Özellikle bazı kemik tümörleri ve yumuşak doku tümörlerinin tanısının geciktiği çok iyi bilinmektedir.”

Acıbadem Maslak Hastanesi

Kemik ağrılarında ihmale gelmez 5 belirti!

Küçük çocuklarda genellikle 4-7 yaş arasında veya daha büyük çocuklarda adölesan (ergenlik) döneme doğru 11-12 yaşlarından 18 yaşına kadar; boy uzamaları nedeniyle kemik ağrıları görülebiliyor. Anne babaların hangi durumlarda kemik ağrılarını ciddiye alarak mutlaka doktora başvurmaları gerektiği konusunda son derece farklı yaklaşımlar olduğunu belirten Prof. Dr. Funda Çorapcıoğlu “Çocuk ısrarla bir kemiğinin ağrıdığını söylüyorsa bu durumda mutlaka tetkik gerekliliği bulunmaktadır” diyor. Prof. Dr. Çorapcıoğlu, kemik ağrıları ile ilgili dikkat edilmesi gereken 5 belirtiyi şöyle sıralıyor:

  • Aktivite ile ara ara olan sonra geçen, tekrar yoğun aktivite ile ortaya çıkan ağrılar genellikle büyüme ağrılarını gösterir. Ancak ağrı süreklilik arz ediyorsa ve çocuk her gün bu ağrıdan şikayet ediyorsa mutlaka altında yatan neden araştırılmalıdır.
  • Ağrı dışında ağrıya eşlik eden o bölgede; kolda, bacakta, vücudun herhangi bir yerinde şişlik varsa, dokunmakla hassasiyet, ısı artışı ve kızarıklık görülmekteyse bu durumu büyüme ağrısına bağlamak mümkün değildir.
  • Kemik ağrılarının kanserle ilişkili olduğunun en önemli belirtisi; özellikle çocuğu gece uykudan uyandıran ağrı olmasıdır. Bu son derece önemli bir belirtidir ve kanser açısından ve kemik tümörü açısından mutlaka araştırılması gereken bir durumdur.
  • Kemik ağrısına kilo kaybı, ateş, gece terlemesi gibi belirtilerden biri dahi eklenme mutlaka Çocuk Onkoloji Uzmanına başvurulması gerekmektedir.
  • “Çocuklarda kemik ağrılarıyla ilgili en çarpıcı durumlardan biri de bel ağrısıdır” diyen Prof. Dr. Çorapcıoğlu sözlerine şöyle devam ediyor: “Erişkinlerin aksine çocukluk yaş grubunda ne kadar aktivite yaparsa yapsın, ne kadar yorulursa yorulsun çocukların bel ağrısı daima bir hastalığın habercisidir. Ve bu nedenle tümör olup olmadığı mutlaka araştırılmalıdır.”

Bakliyat satışları neden düştü? Yerini  ne aldı?

Bakliyat satışları neden düştü? Yerini  ne aldı?

  • Hanelerin hızlı tüketim harcamalarında neler oldu?
  • Haneler her 100 TL’sini hangi ürünlere harcadı?
  • 2023’te hanelerin Hızlı Tüketim Ürünleri (HTÜ) harcamaları bir önceki yıla kıyasla ne yönde ilerledi?
  • Ortalama bir hane ortalama kaç günde bir harcama yaptı?
  • Ortalama olarak bir alışveriş sepetine kaç TL ödedi.
  • Ulusal zincirler dışındaki satış kanallarında alışveriş sıklığı nasıl?
  • Ana ürün gruplarında alışveriş sıklığı ne durumdaydı?
  • Payını en çok arttıran kana hangisi?
  • İndirim marketleri pay ne ?
  • Evlerin vazgeçilmezi bakliyatın yerini ne aldı?

İşte bu soruların yanıtı…

HANELERİN HIZLI TÜKETİM ÜRÜNLERİ (HTÜ) HARCAMALARI GEÇEN YILA KIYASLA %68 ARTTI. Ortalama bir hane yaklaşık olarak 2 günde bir kez HTÜ alışverişi yaptı ve bir alışveriş sepetine 152 TL ödedi. Geçen yıla kıyasla ulusal zincirler dışındaki tüm satış kanalları ve temizlik dışındaki ana ürün gruplarında alışveriş sıklığı azaldı.

 Ipsos Türkiye

HANELER  HER 100 TL’SİNİN NE KADARINI NEREYE HARCADI? Haneler her 100 TL’sinin 83’ünü gıda ve içeceğe, 9 TL’sini kişisel bakım ürünlerine, 7 TL’sini ise ev bakım ürünlerine harcadı. Tüm kategoriler arasında en yüksek ciro artışı ev temizlik ürünlerinde gerçekleşti. Gıda ve içecek kapsamında ciro olarak en çok büyüyen kategoriler et & et ürünleri ve atıştırmalıklar oldu.

 Ipsos Türkiye

2023 ÖNCEKİLERDEN FARKLI BİR SENE OLDU…  Artan fiyatlar karşısında promosyon, ürün çeşitliliği açısından rekabetçi olan ulusal zincirler bu sene en çok büyüyen ve payını artıran kanal oldu. Ulusal zincirlerin büyümesinde Migros ve Tarım Kredi Kooperatifleri etkili oldu. İndirim marketleri %35 pay ile hala en büyük kanal unvanını koruyor.

 Ipsos Türkiye

ORTALAMA BİR HANE, HER 100 TL’LİK HARCAMASINI NELERE AYIRDI?  Ortalama bir hane, her 100 TL’lik harcamasının yaklaşık 55 TL’sini markalı, 23 TL’sini açık, 22 TL’sini ise market markalı ürünlere ayırdı. Geçen yıl ile kıyasladığımızda markalı ürünlerin payı arttı. Markalı ürünler en çok ulusal zincirlerde ve kağıt ürünlerinde ciro payını artırdı. Market markalı ürünleri cirosunun %90’ı indirim marketlerinden geldi. Açık ürünler geçen yıla kıyasla HTÜ harcamalarından daha az pay aldı.

 Ipsos Türkiye

 EVLERİN VAZGEÇİLMEZİ BAKLİYATLAR 2023’TE DAHA AZ SATIN ALINDI. Evlerin vazgeçilmezi bakliyatlar, toz ve kesme şekerler, gazlı meşrubatlar, sütler, yoğurtlar ve tereyağları 2023’te daha az satın alındı. Bakliyatlar, toz ve kesme şekerler, hazlı meşrubatlar, sütler ve yoğurtlar daha az sıklıkta ve her alışverişte daha az miktarda alındı. Tereyağlar için ayrıca bu kategoriyi satın alan hane sayısı da azaldı.

 Ipsos Türkiye

 Ipsos Türkiye Tüketici Panelleri bölüm Lideri Pelin HALAÇOĞLU ARNAU KURİ verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; Tüketici Güven Endeksi, Ağustos’tan bu yana sınırlı artışlarla yılı 77 endeks ile kapadı. Hanelerin Hızlı Tüketim Ürünleri harcaması geçen yıla göre %68 arttı. Enflasyonun etkisiyle her bir alışverişte harcanan tutardaki artış ve buna karşılık alışveriş sıklığındaki düşüş bu konjonktürde beklenen bir tablo oluşturdu. Yüksek enflasyon sebebiyle, tüketiciler daha fazla promosyon, aktivite ve uygun fiyatlı ürün arayışına devam etti, bazı kategorilerde ise bu çabaların yeterli olmaması genel olarak ürünlerin daha az alınmasıyla sonuçlandı. Evlerin ve sofraların vazgeçilmezi bakliyatlar, toz ve kesme şekerler, gazlı meşrubatlar, sütler, yoğurtlar ile tereyağları 2023’te daha az miktarda satın alındı.

Pelin Halacoglu

Hanelerin ulusal zincirleri alışveriş için daha sık tercih etmesi bu kanaldan alınan ürün çeşitliliğini ve harcanan toplam parayı ortalamaların üzerinde arttırdı. Bu durum ulusal zincirlerdeki çeşitliliğin ve kampanyaların tüketici ihtiyacına daha iyi yanıt verdiğinin bir işareti olarak yorumlanabilir. İndirim marketleri hane harcamalarında en yüksek paya sahip kanal olmayı sürdürüyor ve payını koruyor. Kanal tercihlerindeki bu hareketlerle birlikte haneler harcamalarının geçen seneye göre daha büyük bir kısmını markalı ürünlere ayırıyor, açık ürünlere ayrılan pay düşerken, market markalı ürünler sabit kalıyor. “

Depremi anlatan ağıt

Depremi anlatan ağıt

Müzik dünyasının iki güçlü yorumcusu Dila Kalafatoğlu ile Yılmaz Taner’in birlikte seslendirdiği “Basıyorum Bağrıma (Depreme Ağıt)” çalışması tekrar gündeme geldi.

6 Şubat’ta yaşanan asrın felaketinde kaybettiğimiz canların anısına yapılan sözleri Sedat Kunduracı, düzenlemeleri ise Mert Aydın imzası taşıyan “Basıyorum Bağrıma (Depreme Ağıt)” isimli tekli çalışma, Semp Music etiketiyle yayınlandığı andan itibaren büyük ilgi gördü. Sosyal medyada uzun süre konuşulan ve büyük bir dinleyici kitlesine ulaşan şarkı, depremin yıl dönümünde tekrar trend oldu. Tüm dijital platformlarda  yer alan ağıt niteliğindeki şarkı, binlerce beğeni ve yorum alırken dinleyenler gözyaşlarını tutamadı.