Yazılar

Petlas ile güç sende

Petlas ile güç sende

Petlas, yenilediği marka vaadi üzerine kurguladığı “Petlas ile güç sende” reklam filmini yayına aldı. Çekimleri 3 ayrı şehirde 4 gün süren reklam filmiyle “güç” kavramı sahipleniliyor.

Ürettiği lastikleri dünya genelinde bugüne kadar 130’dan fazla ülkeye ihracat eden Petlas, lastikte güç kavramını, markasının ve fabrikasının üretim gücüyle özdeşleştirerek filmin odağına alıyor.

Reklam Filmi Künyesi

Reklamveren: Petlas

Reklamveren Temsilcisi: Esra Ertuğrul Boran, Alper Şahin

Reklam Ajansı: Concept

Müşteri İlişkileri: Barış Alemdar, Özlem Najdi

Prodüksiyon: Organic Film

Yönetmen: T. Onur Erdem

Görüntü Yönetmeni: Firar Güney Kayran

Yapımcılar: Cengizhan Fidan, İrem Durdil

Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul’un iftar menüsü Şef Ömür Akkor’dan

Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul’un iftar menüsü Şef Ömür Akkor’dan

Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul iftar menüsünü ünlü şef Ömür Akkor’un tasarladığı incelikli menülerle misafirlerine ulaşacak.

Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul, geleneksel Türk mutfağının vazgeçilmez tatlarından oluşan menüsüyle Ramazan ayı boyunca misafirlerini benzersiz iftarlarda ağırlıyor. Ömür Akkor ve ekibinin “gül” temasıyla Ramazan boyunca Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul’un mutfağında hazırlayacakları birbirinden seçkin lezzetlerden oluşan iftar sofrası, huşu içindeki misafirlere eşsiz bir deneyim sunuyor.

Ramazan boyunca sevdiklerini keyifli bir iftar sofrasında buluşturmak, özel Ramazan daveti ve organizasyonları vermek isteyenler için, Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul’un birbirinden seçkin etkinlik alanları ağırlamalar için kullanılabiliyor.

Ayrıca Boğaz’ın hemen kıyısında yer alan özel cabanalarında servis edilecek sahur sofrasıyla, günün ilk saatlerini kentin eşsiz manzarasında sevdikleriyle birlikte geçirmek isteyenlere de imkân tanıyor.

Bilgi: +90 534 260 2748

E-SİGARA DA NORMAL SİGARALAR KADAR ZARARLI!

E-SİGARA DA NORMAL SİGARALAR KADAR ZARARLI!

Aktif ya da pasif olarak sigara içmek hem fiziksel sağlık hem de genel yaşam kalitesi açısından oldukça zararlıdır. Sigara kullanımı üst solunum yolu enfeksiyonlarından akciğer enfeksiyonlarına kadar genel yaşam kalitesini etkiliyor. Cilt sağlığını da bozan sigaranın zararları saymakla bitmez. Zararlı alışkanlıklar konusunda masum gibi gözüken tadı tatlı ama kendisi acı olacak sonuçlara sebep olan e-sigaralarda yine son derece zararlı ve bırakılması gereken alışkanlıklardan. 9 Şubat Dünya Sigara Bırakma Günü’nde zararlı alışkanlıklarınızdan kurtulabileceğiniz 5 önemli yöntemi Liv Hospital Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Adnan Sayar anlattı.

Prof. Adnan Sayar

Prof. Adnan Sayar

Sigara genel yaşam kalitenizi bozar

  • Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), amfizem gibi ciddi solunum problemlerine neden olabilir.
  • Kalp damarlarının daralmasına ve kalp hastalıklarının gelişme riskinin artmasına neden olabilir. Sigara içenlerde kalp krizi geçirme riski, içmeyenlere göre daha yüksektir.
  • Sigara içmek, üst solunum yolu enfeksiyonlarına ve akciğer enfeksiyonlarına (örneğin, zatürre) yakalanma riskini artırabilir. Bağışıklık sistemini de zayıflatarak daha sık hastalanmaya sebep olur.
  • Sigara içmek başta akciğer kanseri olmak üzere, ağız, boğaz, yemek borusu, pankreas, böbrek ve mesane kanseri gibi bir dizi kanser türünün gelişme riskini artırır.
  • Sigara içmek, mide ülseri ve reflü gibi sindirim sistemi sorunlarına yol açabilir.
  • Ciltte kırışıklıklara, erken yaşlanmaya ve cilt kanseri riskinde artışa neden olabilir.
  • Sigara içmek, kısırlık riskini artırabilir ve kadınlarda düşük yapma riskini artırabilir.
  • Sigara içenlerde nikotine bağımlılık gelişir ve bırakmak zorlaşabilir.

E-sigarayı en çok gençler kullanıyor
Elektronik sigara, sigara bırakmak isteyenlere önerilen, tam bırakana kadar ara geçiş döneminde kullanılabilen bir alternatif. Zararları hakkında yeterli bilgi olmaması, solunum fonksiyonlarında anlamlı bir bozulmaya sebep olmadığının gösterilmesi, sigara bırakmak isteyenler için, nikotin ihtiyacını karşılayan ve sigaradaki diğer zararlı maddeleri içermeyen bir alternatif olarak görülmesini sağlamıştı. Bu şekilde tütün piyasasında kendine yer bulan elektronik sigaralara, üretici firmalar aroma ve şeker ekleyerek tadını da cazip hale getirdiler. Tatlı, kötü kokmayan, yanmayan nikotin içeriği bu ürünü gençler için cazip hale getirdi.
Günümüzde özellikle lise ve üniversite öğrencileri arasında çok sayıda hiç “yanıcı” sigara kullanmadığını ancak e-sigara kullandığını söyleyen genç nüfus mevcut. ABD’de yapılan çalışmada lise öğrencileri arasında kullanımın %30’a yaklaştığı bildirildi. Son on yılda e-sigara kullanımı tüm dünyada hızla artış göstermekte. Bu artış incelendiğinde; sigarayı bırakmak için e-sigaraya başlayanların çoğunluğunun yanıcı sigaraya geri döndüğü buna rağmen yıllar önce sigarayı bırakmış olanların ise genç nüfus gibi e-sigaraya rağbet gösterdiği görüldü. Bu kadar yaygın kullanım, e-sigarayı halk sağlığı problemi olarak değerlendirilip pazarlama öncesi ayrıntılı analizlerin yapılmasını gerektirmekte. Ancak tüm e-sigaraların tütün ürünü olarak düzenlemeye tabi olması, insan sağlığı üzerine potansiyel zararlarını ölçmek için yapılması gereken araştırılmaların yapılmasını engellemekte. Kullanıcıların sonradan değerlendirilmesi ile yapılan analizler doğrultusunda elektronik sigaraların etkileri tahmin edilmeye çalışılmakta.
E sigaralarda nikotin, propilen glikol, gliserol, metaller, tatlandırıcı ve aroma katkı maddeleri içermektedir. Bu maddeler; bağımlılık, boğaz tahrişi, kuru öksürük, akciğer hasarı, böbrek yetmezliği, kardiyopulmoner toksisite, demans gibi çok çeşitli hastalıklara yatkınlık yaratabilmektedir. E-sigara kullanan kadın nüfusta vücut kitle indeksinin daha yüksek olduğu yani vücut ağırlığının olması gerekenden daha fazla olduğu gösterilmiştir.

Bütün bunlarla birlikte değerlendirdiğimizde yine bağımlılığa sebep olan e-sigaraların da tamamen masum olduğunu söylemek mümkün değildir.Liv Hospital

Zararlı alışkanlıklarınızdan kurtulabileceğiniz 5 önemli yöntem
1- Bırakmayı gerçekten istemelisiniz

Sigarayı bırakmanın birçok farklı yöntemi vardır ve her birey için farklı yöntemler etkili olabilir. En önemli faktör ise kişinin sigarayı bırakmayı gerçekten istemesidir.

2- Kademeli bırakmayı da deneyebilirsiniz
Birdenbire bırakma bazı kişilerin sigarayla bağını tek seferde koparmasını sağlarken, yoksunluk belirtileri nedeniyle bir kesimin sigaraya geri dönmesine ve başarısızlık hissine kapılmasına neden olabilir. Bazıları içinse kademeli azaltma yöntemi ile sigaradan kurtulmak mümkündür.

3- Bantları tercih edebilirsiniz
Bunun yanı sıra sigaradaki bağımlılık yapıcı madde olan nikotini içeren, nikotin sakızları ve nikotin bantları bu sürecin daha kolay geçmesine yardımcı olur.

4- Birlikte tükettiğiniz içecekleri azaltabilirsiniz
Sigarayı bırakırken, sigarayla birlikte tüketilen içecekleri azaltmak ya da sigarayla özdeşleştirilen ortamlardan uzaklaşmak bu süreci kolaylaştıracaktır.

5- Akupunktur gibi alternatif yöntemleri tercih edebilirsiniz
Bazı hastalar hipnoz, akupunktur, meditasyon gibi alternatif yöntemlerden fayda görmektedirler. Sağlıklı yaşam modeline geçmek, düzenli egzersiz, stres yönetimi, sağlıklı beslenme, davranışsal terapiler de kişinin motivasyonunu yüksek tutarak sigaradan kurtulmasını sağlayabilir.

Sigara bırakma yöntemleri çok çeşitlidir. Sigara bırakmayı düşünen kişiler kendi yöntemlerini belirlemekte güçlük çekiyorsa ya da daha önceden bırakmayı denemiş başarısız olmuşsa sigara bırakma polikliniklerine başvurabilirler. Gerek davranışsal modeller, destek tedavileri, gerek ilaçlar, terapiler ile sigaradan tamamen kurtulmak mümkün.

Mobil Fotoğrafçılığın Yeni Çağı!

Mobil Fotoğrafçılığın Yeni Çağı!

HONOR’un yakın zamanda piyasaya sürmeyi planladığı Magic 6 serisi, güçlü donanım ve geliştirilmiş Falcon Kamera özellikleriyle öne çıkıyor. HONOR’un Fransız Eskrimci Cécilia Berder ile gerçekleştirdiği iş birliği, Magic6 Pro’nun üstün kamera özelliklerini gözler önüne seriyor.

HONOR, üç kez Dünya Şampiyonu ve iki kez Olimpiyat şampiyonu olan Fransız Eskrimci Cécilia Berder ile bir iş birliği gerçekleştirdi. Bu eşsiz fotoğraf çekimlerinde inanılmaz hızlı eskrim hareketlerini netlikten ödün vermeden otomatik olarak yakalamak için yeni HONOR Magic6 Pro kullanıldı.

.

Efsane “Doritos Dippas” geri döndü!

Efsane “Doritos Dippas” geri döndü!

Doritos Dippas’ın dip sosa batsın! Özlenen efsanevi atıştırmalık market raflarında Doritos tutkunlarını bekliyor!

Doritos’un beklenen efsane lezzeti Dippas geri döndü! Doritos paketinin içindeki baharatı aç, dök, karıştır; dip sosun lezzeti akılları alsın! Film izlerken, arkadaş buluşmalarında, oyun oynarken ve birçok keyifli anınızın eşlikçisi olacak Dippas, market raflarında sizleri bekliyor!

Beykoz Kundura’da ‘Vardiya’ başladı

Beykoz Kundura’da ‘Vardiya’ başladı

Beykoz Kundura’nın Türkiye’den sanatçıları davet ettiği misafir sanatçı programı Vardiya, başladı.

Bu yıl üçüncü edisyonuyla 5-26 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek programın sanatçıları, yerli güncel sanatın başarılı isimleri Sinem Dişli, Sibel Horada ve Sena Başöz olacak. Sümerbank Deri ve Kundura Fabrikası’ndaki işçilerin vardiyalı çalışma sisteminden ilhâm alarak yaratılan program, üç sanatçıyı Beykoz Kundura’da misafir edecek ve onları Kundura Hafıza’nın arşiviyle buluşturacak.

Her hafta ayrı bir sanatçı, binlerce obje, ses kaydı ve fotoğraftan oluşan arşivde zaman geçirecek ve farklı araştırma yöntemleri deneyerek üretecekleri fikirleri, ardından gelecek sanatçıya devredecek.

Sevgililer Günü’ne Beta Yeni Han’da kahvaltı ile başlayın

Sevgililer Günü’ne Beta Yeni Han’da kahvaltı ile başlayın

Beta Yeni Han, Sevgililer Günü’ne lezzetli bir başlangıç yapmak isteyenlere tarihi atmosferde unutulmaz bir kahvaltı deneyimi yaşatıyor.

Yenilenen kahvaltı menüsünde Türkiye’nin zengin lezzetlerini bir araya getiren Beta Yeni Han, simit peynir ve kuymak gibi geleneksel lezzetlerin yanı sıra omlet çeşitleri, somon sandviç ve tatlı ağırlıklı kahvaltı seçenekleri de sunuyor.

Beta Yeni Han, reçel çeşitlerinden emek dolu peynirlere, dalından koparılarak hazırlanmış enfes zeytinlerden kızarmış atıştırmalıklara kadar zengin içeriği ile Sevgililer Günü için de mükemmel bir alternatif olarak öne çıkıyor.

Beta Yeni Han’da kahvaltınızın ardından, bu lezzet şölenini evinize taşımak için alışveriş yapma şansınız da bulunuyor. Emsalsiz peynir çeşitleri, özenle seçilmiş zeytinler, enfes salam ve sosis çeşitleri, reçineler ve daha birçok lezzetli seçeneğin bulunduğu Beta Yeni Han Şarküteri mağazası, hem sevdikleriniz için hediyelik alma, hem de Beta Yeni Han deneyimini evinizde yaşama imkanı sağlıyor.

Haliç manzarası eşliğinde lezzet ve eğlence devam ediyor

Haliç manzarası eşliğinde lezzet ve eğlence devam ediyor

Tarihi Haliç’te, benzersiz manzara eşliğinde en sevilen lezzetleri sofralara getiren Arça, misafirlerini ağırlamaya devam ediyor.

Son dönemlerin çekim merkezi olan Haliç, manzarası ve tarihi ile dikkat çekiyor. Haliç’te konumlanan Arça Restaraurant & Grill de bölgeye yeni bir soluk getiriyor. Mekana özel kokteyller eşliğinde manzara eşliğinde yudumluyorsunuz.

Kebaptan bifteklere özel tabakların tadına varmak için, restoran Pazartesi günleri dışında hafta boyu akşam yemeklerinde misafirlerini ağırlıyor. Cuma ve Cumartesi akşamları DJ müziği ile haftanın yorgunluğunu atmak için daha eğlenceli bir ortam da Arça’da konuklarını bekliyor.

Bilgi: 0212 800 12 46 -47

Çocukları kış hastalıklarından korumanın 10 püf noktası!

Çocukları kış hastalıklarından korumanın 10 püf noktası!

Kış aylarında enfeksiyonların bulaş riski kalabalık ve kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesinin de etkisiyle çok daha fazla oluyor. Yetişkinlere göre bağışıklık sistemi çok daha zayıf olan çocuklar öksürük, hapşırık ve konuşma esnasında havaya yayılan damlacıklardaki virüs ve bakteriler nedeniyle son günlerde çok sık hastalanıyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Elida Yüksel “Çocukları soğuk hava değil, kapalı ortamlarda kolayca bulaşan mikroplar hasta ediyor. Kirli ellerin yüze sürülmesi, bulunulan ortamın düzenli havalandırılmaması ve öksürüp hapşırırken havaya saçılan virüs ve enfeksiyonlar nedeniyle çocuklar sık hastalanıp okula gidemiyor, iyileştiğinde de çabucak yeniden hasta oluyor” diyor. Son günlerde çocukların en sık kapısını çalan hastalıkları; nezle, grip, akut bronşiyolit ve farenjit olarak sıralayan Dr. Elida Yüksel, bu hastalıkların belirtilerini ve korunmanın yollarını, hastalık kapıyı çaldıysa yapılması gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Elida Yüksel

Dr. Elida Yüksel

  • Nezle (Soğuk algınlığı)

Çocuklarda en sık görülen kış hastalıklarının başında soğuk algınlığı (nezle) geliyor. Burun akıntısı, burun tıkanıklığı, öksürük, hapşırık ve boğazda kaşıntı gibi belirtilerle kendini belli eden soğuk algınlığının tedavisinde; serum fizyolojikle burnun yıkanması, sağlıklı beslenme, C vitamininden zengin sebze ve meyve tüketimi, bol su içilmesi ve dinlenmenin çok önemli olduğunu belirterek, “Aksi taktirde soğuk algınlığı orta kulak iltihabına, akut bakteriyel sinüzite ve alt solunum yolu enfeksiyonuna yol açabilir. Soğuk algınlığı viral enfeksiyon olmasından dolayı tedavisinde antibiyotiğin yeri yoktur. Gereksiz antibiyotik kullanımı vücutta antibiyotik direncine yol açarak fayda yerine ciddi zararlar verir” diyor.

  • Grip

Son dönemde çok yaygın görülen influenzanın (grip) kapalı ve kalabalık ortamlarda çok kolay bulaştığını vurgulayan Dr. Yüksel, hastalığın başlıca belirtilerini yüksek ve inatçı ateş, burun akıntısı, boğaz ağrısı, kas ve eklemlerde ağrı, karın ağrısı, titreme, gözlerde kızarıklık, öksürük, bulantı, kusma ve ishal olarak sıralıyor. Çocuklarda yetişkinlerden farklı olarak influenza enfeksiyonlarının öncelikle ishal, kusma ya da gözlerde kızarıklık, sulanma ve kaşıntı ile ortaya çıkabildiğini belirten Dr. Yüksel, mutlaka doktora başvurulması gerektiğini, bakteriyel enfeksiyon söz konusu değilse tedavide antibiyotiklerin faydası olmayacağından gelişigüzel antibiyotikten kaçınılmasının son derece önemli olduğunu söylüyor.

  • Bronşiyolit

Son günlerde özellikle iki yaş altındaki bebeklerde çok sık görülen, viral bir enfeksiyon kaynağı olan bronşiyolit, üst solunum yolu şikayetleri sonrasında gelişen hışıltı ve solunum sıkıntısı olarak tanımlanıyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yüksel, kalabalık ortamlarda bulunan ve sigara dumanına maruz kalan bebeklerde öncelikle burun akıntısı ve hafif ateşle seyreden hastalığın, akciğerlere inerek solunum sıkıntısı, hızlı nefes alma ve hışıltılı solunuma yol açtığını belirterek “Bu şikayetler olduğunda zaman kaybetmeden doktora başvurulmalıdır aksi taktirde ciddi solunum sıkıntısı, solunum durması (apne), sıvı kayıpları ve kalp yetmezliği gibi çok önemli hastalıklara yol açabilir” uyarısında bulunuyor.

pause sağlık

  • Akut farenjit

Çok yüksek bulaş riskine sahip olan ve damlacıklar yoluyla bulaşan kış aylarının kabusu farenjit, bademciklerin iltihaplanması anlamına geliyor. Sıklıkla yüksek ateş, üşüme, titreme, yutkunmada zorlanma, boğaz ve kulak ağrısı ile başlayan farenjitte şikayetler artarak ilerliyor. Farenjitin doğru ve zamanında tedavi edilmediği takdirde bademciğe bağlı orta kulak iltihabına hatta kalp romatizmasına zemin hazırlayabildiğini söyleyen Dr. Elida Yüksel “Akut farenjit çoğunlukla viral enfeksiyonlardan kaynaklandığı için gelişigüzel antibiyotik kullanılmamalı, bakteriyel farenjit durumunda doktor gerekli görürse antibiyotik kullanılmalıdır” diyor.

Çocukları kış enfeksiyonlarından korumanın 10 yolu

  • Mevsim sebze ve meyveleri yedirin.
  • Gün içinde bol sıvı (su, ayran, kefir, çorba) tüketimine özen gösterin.
  • Çocuğun bulunduğu ortamı düzenli havalandırın.
  • Açık havada kısa yürüyüşler yaptırın.
  • Ellerini gün içinde yüzüne götürmeme ve sabunla yıkama alışkanlığı kazandırın.
  • Kendini okula gidecek kadar iyi hissetmiyorsa evde dinlenmesini sağlayın.
  • Evde sigara içmeyin. Çocuğun olmadığı ortamda içilse de üzerinize sinen koku çocuğu rahatsız eder.
  • Çevresinde hasta bir kişi varsa kendini korumak için maske takmaya teşvik edin.
  • Toplu taşımada tutacakları, kapı kollarını vb ortak alanlarla temastan sonra ellerini yıkaması gerektiğini anlatın.
  • Avucunun içine değil, kağıt mendile ya da koluna hapşırmasını sağlayın.

Depremin ardından, bir yıl sonra nasıl hissediyoruz?

Depremin ardından, bir yıl sonra nasıl hissediyoruz?

DEPREMİN ARDINDAN NASIL HİSSEDİYORUZ? 6 Şubat depremlerinin birinci senesinde deprem bölgesinde yaşayan bireylerin hissettiği duygular daha olumsuz. Deprem illerinde yaşayan bireyler toplumun geneline göre daha yorgun, endişeli, üzgün ve kafası karışmış hissediyor…

Ipsos Türkiye

SON BİR HAFTADIR NELER KONUŞUYORUZ? Geçim zorluğu herkes tarafından en çok konuşulan konu. Türkiye genelinde yerel seçimler, deprem illerine göre daha yüksek oranda konuşuluyor. Deprem illerinde ise olabilecek yeni bir deprem ve bu illerde yaşayan bireylerin ihtiyaçları, toplumun geneline göre çok daha fazla konuşulan konular.

Ipsos Türkiye

 DEPREM KONUSUNDA ENDİŞE DÜZEYİ…

Yaşanılan bölgede / ilde deprem olması konusundaki endişe düzeyi hala yüksek. Ancak 6 Şubat depremlerinin hemen sonrasında deprem illeri dışındaki illerde yaşayan kişilerin %56’sı oldukça endişeliyken bugüne gelindiğinde bu oran %40’a kadar gerilemiş durumda. Deprem illerinde yaşayan bireylerin endişesi ise çok daha yüksek.

Ipsos Türkiye

İSTANBUL / MARMARA DEPREMİ KONUSUNDA ENDİŞE…

Marmara depremi konusundaki endişeler devam ediyor. Ancak endişe düzeyinin yoğunluğu azalmış

Ipsos Türkiye

NORMALLEŞME SÜRECİ …

Deprem bölgesi dışında yaşayan her dört kişiden biri halen normale dönemediğini ifade ediyor. Deprem illerinde yaşayan bireylerin yarısı normale dönemediklerini belirtirken hayatının normalleştiğini söyleyenlerin oranı yalnızca %5.

Ipsos Türkiye

Ipsos Türkiye CEO’SU SİDAR GEDİK verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; 6 Şubat Depremleri’nde hayatını kaybedenleri rahmetle anıyoruz, geride kalanlara bir kez daha sabır ve şifa diliyoruz. Toplum yaraların sarılması için ilk andan itibaren takdire değer bir kenetlenme örneği gösterdi, ilk haftalarda çok yoğun bir destek faaliyeti yaşandı. Ancak zaman ilerledikçe insanın en önemli özelliklerinden biri olan “unutma” kabiliyeti devreye girdi. Ne yazık ki deprem 2023 yılı Nisan ayına geldiğimizde ülkemizin en önemli sorunu listemizdeki yerini kaybetmişti bile.

Aradan bir yıl geçti, deprem illeri ile ülkenin geri kalanı arasında hissedilen duygular bakımından bir fark olup olmadığını araştırdık. Depremden bağımsız olarak, özellikle de ekonomik kriz nedeni ile uzun bir süredir genellikle olumsuz duygular dile getiriliyor. Deprem bölgesinde yaşayan vatandaşlar açısından bu olumsuz hisler bir kat daha fazla.

Deprem şehirleri haricindeki bölgelerde yaşayan vatandaşlar içinde bölgedeki insanların ihtiyaçlarının dile getirilme oranı %19, bölgede ise bunun iki katı bir oran var. Yaklaşan seçimlerin gündem oluşturması oranı da bölgede daha düşük. Yeni bir deprem yaşanma ihtimali de yine bölgede yaşayan vatandaşların gündemini daha fazla meşgul ediyor.

Geçen yıl depremden sonra bölge dışında yaşayan vatandaşların %56’sı bulunduğu şehirde bir deprem yaşanması ihtimalinden büyük endişe duyuyordu. 1 sene sonra bu oran %40’a gerilemiş halde. Öte yandan bu endişe, deprem bölgesinde sıcaklığını korumaya devam ediyor. Benzer durum bilim insanları tarafından uyarıları yapılan muhtemel Marmara depremi için de geçerli. Deprem bölgesindeki vatandaşların sadece kendi şehirlerine yönelik değil olası Marmara depremine dair endişeleri de yüksek.

Ipsos Türkiye CEO’SU SİDAR GEDİK

Manevi etkisi hiçbir zaman yok olmayacak bir felaket yaşadık. Deprem bölgesi dışında yaşayan her dört vatandaştan biri halen normale dönemediğini ifade ediyor. Deprem bölgesinde ise neredeyse her iki vatandaştan biri halen normale dönemediğini belirtiyor. Hayatının normalleştiğini belirtenlerin oranı sadece %5, ateş düştüğü yeri yakmaya devam ediyor.

Yaklaşan yerel seçimlerde adayların taahhütleri arasında depreme yönelik önlemler öne çıkıyor. Felaketin bu anlamda bir uyandırma çağrısı görevi görmüş olması çok önemli. Umarız seçimlerden sonra kazanan adaylar bugün ortaya koydukları projeleri hızla hayata geçirirler ve binalarımızı depreme hazırlıklı hale getirebiliriz. Bizden sonraki nesillere deprem riski karşısında daha güvenli şehirler bırakmak boynumuzun borcu olmalı.