Yazılar

Sunset’in yılbaşı menüsü belli oldu

Sunset’in yılbaşı menüsü belli oldu

İstanbul’un gözde restoranlarından Sunset yılbaşı özel menüsü ve programını açıkladı.

Gece, saat 19:30’da kokteyl ile başlayıp Party Crushers BAND, DJ Kerem Önger ve DJ Evren Katırcıoğlu’nun performansı ile devam edecek.

NOT: 12 yaş ve üzeri çocuklar kabul edilmektedir. Dress code smokin veya takım elbise olarak belirlenmiştir. Rezervasyonunuz 3 gün için opsiyonludur. Yemek rezervasyonunuzun konfirmasyonu için toplam tutarın %50’si mail order ya da size iletilen link üzerinden ön ödeme olarak talep edilmektedir. Bar rezervasyonunuzun konfirmasyonu için ise bar ücretinin tamamı mail order veya size iletilen link üzerinden talep edilmektedir. Kapora çekimlerinde AMEX kart geçerli değildir.

Bizi seçtiğiniz için teşekkür eder, keyifli bir yılbaşı geçirmenizi dileriz.

YILBAŞI MENÜSÜ

KOKTEYL

Sunset Karides Tempura, Chili mayonez sos ile

Norveç Somon Tartar, avokado, somon balığı yumurtası ve wasabi soya sos ile

MENÜ

Karides Avokado Tartar, kırmızı kapya biber jöle, Amarillo Panca emülsiyon ve Latin yapraklar ile

veya

Dana Carpaccio,  Shiitake emülsiyon, parmesan, mikro fesleğen, turp, balkabağı, kiffer lime yağı ve tütsülenmiş kırmızı biber yağı ile

Porcini mantarlı ve Kestaneli Risotto, mercanköşk ve Amaretto süt köpüğü ile

Armut Yuzu Pasti

Yavaş pişirilmiş Dana Kaburga “Cocotte” kış kök sebzeleri ile

veya

Kiraz odununda Izgara Deniz Levreği, miso sos, zencefil turşusu, armut ve Trabzon Hurması ile

veya Fırınlanmış Organik Hindi, kestane, kızılcık reçeli ve iç pilav ile

Çikolatalı Mousse ve Susamlı Parfe,  çikolatalı kıtırlar ile

veya

“Yeni Yıl” Pavlova, çırpılmış krema, narenciye konfit ve portakal sorbe ile

AKŞAM YEMEĞİ

12500 TL  + %15 servis ( KDV dahildir)

Yemek fiyatına limitsiz yerli ve standart yabancı içecekler dahildir. Bu fiyata premium içkiler, şampanya ve konyaklar dahil değildir.

BAR

Bar programı saat 23:00 itibariyle başlayacaktır. Yalnızca bar bölümüne gelmek isteyen misafirlerimiz için fiyat, limitsiz yerli ve standart yabancı içki, finger food ve gece sonu sucuk ekmek / çorba ikramı dahil kişi başı 6000 TL olacaktır, fiyatımıza KDV ve servis dahildir. Bu fiyata premium içkiler, şampanya ve konyaklar dahil değildir.

Yemek sonrası geceye bar bölümünde devam etmek isteyen misafirlerimiz için fiyat, limitsiz yerli ve standart yabancı içki dahil kişi başı 3000 TL extra eklenecektir, fiyatımıza KDV, servis ve gece sonu sucuk ekmek / çorba ikramı dahildir. Bu fiyata premium içkiler, şampanya ve konyaklar dahil değildir.

IVECO BUS’lar Balıkesir’de

IVECO BUS’lar Balıkesir’de
Dünyanın en önde gelen otobüs üreticilerinden biri olan IVECO BUS, CROSSWAY ile Balıkesir Belediyesi’nin tercihi oldu.

Satın alınımını gerçekleştiği 10 adet CROSSWAY otobüs ile Balıkesir halkına büyük konfor ve kolaylık sağlayacak olan Balıkesir Belediyesi, otobüslerin kültür, sanat gezileri ile Sabiha Gökçen Havaalanı Balıkesir arasında yolcu taşımacılığından kullanılacağı belirletildi.

“Aşırı acı yemek hemoroide neden olabilir”

“Aşırı acı yemek hemoroide neden olabilir”

Hemoroidin nasıl oluştuğundan bahseden Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mustafa Kemal Dursun, “Hemoroid oluşum nedeni belli olmamakla birlikte yanlış tuvalet alışkanlığı, ishal ve kabızlık durumları, aşırı acı ve baharat kullanımı, alkol tüketimi, ayakta uzun süre durmak gerektiren meslekler, uzun yol şoförleri gibi insanlarda daha sık görülmektedir. Gebelikte de sık görülür” dedi.

Medical Park Tokat Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mustafa Kemal Dursun hemoroid (basur) hakkında açıklamalarda bulundu.

Hemoridin tanımını ve nasıl ortaya çıktığına değinen Op. Dr. Dursun, “Kalın bağırsağın son kısmı olan anüs bölgesinde genişlemiş damarlar ve üzerindeki mukozanın oluşturduğu küçük yastık pakeleri vardır. Bu normal anatomik yapılar sağlıklı insanlarda anüsün daha sıkı kapanmasını sağlayarak gaz ve sıvı kaçışını önlerler. Normalde üç adet olan bu pakelerin büyümesi, kanaması içinde pıhtı olması veya ağrı yapması gibi durumlar olduğunda hemoroid adını almaktadır” diye konuştu.

Dr. Mustafa Kemal Dursun

Dr. Mustafa Kemal Dursun

AŞIRI ACI VE BAHARAT TÜKETİMİ NEDEN OLABİLİR

Hemeroidin nasıl oluştuğunu anlatan Op. Dr. Dursun, şu bilgileri paylaştı:

“Hemoroid oluşum nedeni belli olmamakla birlikte yanlış tuvalet alışkanlığı, ishal ve kabızlık durumları, aşırı acı baharat kullanımı, alkol tüketimi, ayakta uzun süre durmak gerektiren meslekler, uzun yol şoförleri gibi insanlarda daha sık görülmektedir. Gebelikte de sık görülür.”

KANAMA ŞİKÂYETLERİ OLABİLİR

Hemeroidlerin iki tip olduğunu söyleyen Op. Dr. Dursun, “Anal kanalın içinde bağırsak mukozası ile anüs derisinin birleştiği linea dentata denilen bir hat vardır. Bu hattın içeri kısmında olursa iç hemeroid, dış kısmında olursa dış hemeroid adını alır. İç hemeroidler şişlik, kanama gibi şikâyetler yapar. Dış hemeroidler iseiçinde pıhtı olduğunda semptom yapar, bunun dışında sorun oluşturmazlar” dedi.

4 KADEMEDE GÖRÜLÜR

İç hemeroidlerin 4 kademede görüldüğünü dile getiren Op. Dr. Dursun, şunları söyledi:

“Birinci kademe sadece kanama ile kendini gösterir. İkinci kademe kanama olsun olmasın ıkınmakla anüsten dışarı meme çıkar kendiliğinden içeri girer. Üçüncü kadamede meme dışarı çıkar kendiliğinden içeri girmez ancak parmak yardımıyla girer. Dördüncü kademede ise memeler sürekli dışardadır içeri itilemezler. Anal fissür, fistül ve abseler hemoroidle karıştırılmamalıdır. Semptomları yanıltıcı olabilir. Ayrıca polip, condylom, kanser, ıslak makat, anismus, levator ani sendromu gibi durumlarla karıştırılabilir.”

KOLONOSKOPİ UYGULANABİLİR

Hemoroid olunduğunda mutlaka anal muayene yapılması gerektiğini ve görüntüleme olmadan ilaca başlanmamasına dikkat çeken Op. Dr. Dursun, “Muayenede hemeroid tespit edildikten sonra arka planda inflamatuar bir bağırsak hastalığı veya kanser bulunmadığını anlamak için rektosigmoidoskopi veya kolonoskopi yapılması gerekir. Ayrıca altta bir kronik karaciğer hastalığı ya da kan hastalığı olabileceği akılda tutulmalıdır” ifadelerini kullandı.

BESLENME TARZINA DİKKAT EDİLMELİ

Tedavi yollarından bahseden Op. Dr. Dursun, “Birinci derecede pek tedavi gerektirmez. Yaşam tarzı, tuvalet alışkanlığı ve beslenme önerileri yeterli olur. İkinci derecede ilaç tedavisi ve bir önceki öneriler uygulanır. Üçüncü ve dördüncü derecede ise hemoroidektomi, band ligasyon, lazer, krioterapi, infraruj tedavisi, stapler hemoroidektomi, hemeroid arter ligasyon ve hemoroidopeksi yöntemlerinden herhangi biri kişiye özel seçilmek suretiyle uygulanır. Her bir yöntemin kendine has artı ve eksi yönleri vardır” diyerek açıklamalarını sonlandırdı

Koku ve tat geçmişe yönelik belleği uyarıyor

Koku ve tat geçmişe yönelik belleği uyarıyor

Koku uyarımının bellek fonksiyonlarını olumlu olarak artırdığı ve bu nedenle koku uyarım tedavilerinin geliştiğini ifade eden uzmanlar, demans ya da Parkinson gibi bellek fonksiyon bozukluklarının bazılarında bellek bozulmadan önce koku fonksiyonlarının bozulduğunu söylüyor. Koku ve bellek ilişkisinin bilimden çok daha önce edebiyatta kendini gösterdiğini dile getiren Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, Marcel Proust’un ‘Kayıp Zamanın İzinde’ eserinin insan belleğinin beyindeki kaynağı ve işleyişi hakkında henüz bir şey bilinmezken nörobilime ışık tuttuğunu anlattı.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, koku ve bellek ilişkisi hakkında bilgi verdi.

Koku duyusunun bellek üzerine etkisi olduğunun bilimsel olarak gösterildiğini ifade eden Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Koku uyarımının bellek fonksiyonlarını, dikkat becerilerini olumlu olarak artırdığı ve bu nedenle koku uyarım tedavilerinin geliştiğini biliyoruz. Diğer yandan demans ya da Parkinson gibi bellek fonksiyon bozukluklarının bazılarında bellek bozulmadan önce koku fonksiyonları bozulmaktadır. Bu da koku ile belleğin yakın ilişkisi olduğunu göstermektedir.” dedi.

Prof. Dr. Gül Eryılmaz

Prof. Dr. Gül Eryılmaz

Koku ve bellek ilişkisi bilimden çok daha önce edebiyatta kendini gösterdi

Bu ilişki aslında bilimden çok daha önce edebiyatta kendini gösterdiğini dile getiren Prof. Dr. Gül Eryılmaz, Marcel Proust’un ‘Kayıp Zamanın İzinde’ eserinden şu alıntı yaptı:

“Ama içinde kek kırıntıları bulunan çay damağıma değdiği anda irkilerek, içimde olup biten olağanüstü şeye dikkat kesildim. Sebebi hakkında en ufak bir fikre bile sahip olmadığım, soyutlanmış, harikulade bir haz, benliğimi sarmıştı. Bir anda, hayatın dertlerini önemsiz, felaketlerini zararsız, kısalığımı boş kılmış, aşkla aynı yöntemi izleyerek, benliğimi değerli bir özle doldurmuştu; daha doğrusu, bu öz, benliğimde değildi, benliğimin ta kendisiydi. Kendimi vasat, sıradan ve ölümlü hissetmiyordum artık. Bu yoğun mutluluk nereden gelmiş olabilirdi bana? Çayın ve kekin tadıyla bir bağlantısı olduğunu, ama onu kat kat aştığım, farklı bir niteliği olması gerektiğini seziyordum. Nereden geliyordu? Anlamı neydi? Nerede yakalanabilirdi?”

 1914 tarihli bu eserin 20. yüzyılın başlarında insan belleğinin beyindeki kaynağı ve işleyişi hakkında henüz bir şey bilinmezken nörobilime ışık tuttuğunu anlatan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Unutmamak gerekir ki sanat daima bilimin önündedir.” dedi.

Nane ve karanfil kokusu dikkatin artırılmasında etkili

Özellikle kesin kokulardan nane, limon çiçeği, ıtır, karanfil kokusu ile dikkatin artırılmasına dair çalışmaların giderek arttığını kaydeden Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Neden gündelik hayat içindeki sıradan duyu izlenimlerinden bazıları bellek haline bile dönüşmezken, diğer bazıları çok özel anıları canlandırabiliyor?” sorusuna ilişkin de, “Bu alanda yapılan çalışmalarda, koku ve tat uyaranları geçmişe yönelik belleği uyarma güçleri bakımından görsel ve sözel uyaranlara göre daha etkileyici duyu biçimleri olarak bulunmuştur. İşte bu yüzden koku uyarımının bellekle yakın ilişkisi vardır. Bellek ile kurulan yakın ilişki de psikoloji ile ilgilidir. Kişinin psikolojisi tat ya da koku üzerinden etkilenilir.” dedi.

Günde 2 defa 10 dakika koku ile uyarım yapılıyor

Prof. Dr. Gül Eryılmaz, psikolojik terapilerde tat veya koku duyularının nasıl kullanıldığına ilişkin “Belli keskin kokular beyin uyarımı yapabilir. Bu uyarımın özellikle dikkat ve belleğe etki ettiğini biliyoruz. Günde 2 defa, sabah ve akşam 10 dakika uyarım yapılıyor.” dedi.

Kokular veya tatların insanlarda hangi duygusal tepkileri tetiklediğine yönelik de Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Kokular ve tatlar beyinin uzantısı gibi kabul edilebilir. Bu duyuların uyarımının beyinde limbik sistemi ve dikkat merkezini uyarabileceği biliniyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Toplantıların adresi Hilton Istanbul Maslak

Toplantıların adresi Hilton Istanbul Maslak

Hilton Istanbul Maslak, son 5 yıldır iş dünyasının buluşma noktası konumunda. En son teknoloji ekipmanlarla donatılmış 22 adet toplantı salonunda aynı anda 3200 kişiye varan etkinlikler yapabilen otel, günümüzün toplantı anlayışında sunduğu küçük detaylar ile büyük farklılıklar yaratıyor.

Toplantı, etkinlik ve organizasyonlar için grupların isteği doğrultusunda oluşturduğu lezzetli ikramlarıyla da öne çıkıyor.

Pirelli antik yollarda

Pirelli antik yollarda

Pirelli’nin, Anadolu’da tarihin ilk teker izlerinin peşine düştüğü ve 30 günde 150 antik yola ulaştığı yolculuk, Pirelli Antik Yollarda kitabı ile taçlandırıldı.

Tam 10 bin kilometrenin geride bırakıldığı yolculuğun zorlu koşullarında, Pirelli SUV lastiklerinin “Mükemmel Uyum” felsefesi ile geliştirilen Pirelli Scorpion ™ lastikleri kullanıldı. Pirelli’nin bu yolculuğu, lastik teknolojisinin ötesinde bir çevresel ve kültürel sorumluluk taahhüdünü de simgeliyor.

Anadolu’nun zengin tarihini aydınlatan proje, yukarı Mezopotamya’dan Eti kültürüne, Frigya’dan Kilikya’ya, Pamfilya çizgilerinden Torosların kuzeyine geniş bir coğrafyada zengin bir kültürel perspektif sunarak Türkiye’nin köklü mirasını da gözler önüne seriyor. 10 bin kilometre süren yolculuğun zorlu koşullarında, Pirelli SUV lastiklerinin “mükemmel uyum” felsefesi ile geliştirilen Pirelli Scorpion lastikleri kullanıldı.

Tansiyonunuzu ilaçsız yönetin

Tansiyonunuzu ilaçsız yönetin
“Renal denervasyon, yüksek tansiyon tedavisinde heyecan verici yeni bir döneme işaret ediyor. İlaç tedavisine yanıt vermeyen hastalar için umut ışığı olan bu yöntem, tansiyon kontrolünde yeni bir sayfa açıyor. Eğer tansiyonunuzla ilgili sorunlar yaşıyorsanız, doktorunuzla renal denervasyon hakkında konuşmayı düşünebilirsiniz. Bu yenilikçi tedavi, yaşam kalitenizi artırabilir ve tansiyon kontrolünde yeni bir yol sunabilir.” diyen Liv Hospital Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Vefik Yazıcıoğlu, Renal denervasyonun yüksek tansiyonla mücadelede devrim niteliğinde bir tedavi yöntemi olduğunu, tansiyonunuzu kontrol altına alamıyorsanız bu yenilikçi tedavinin tam size göre olabileceğinin altını çizdi… Peki, renal denervasyon nedir ve nasıl çalışır?

Prof. Dr. Mehmet Vefik Yazıcıoğlu

Prof. Dr. Mehmet Vefik Yazıcıoğlu

Yüksek tansiyonla savaşta yeni bir cephe
Renal denervasyonun temelini anlamak önemli. Bu tedavi, böbreklerimizdeki sinirleri hedef alır. Böbrekler, tansiyon kontrolünde kritik bir rol oynar. Tansiyon yükseldiğinde, böbreklerdeki sinirler vücuda “tansiyonu yükselt” sinyali gönderir. Renal denervasyon ise bu sinirleri etkisiz hale getirerek tansiyonun düşmesine yardımcı olur. Böylece, yüksek tansiyonla savaşta yeni bir cephe açılmış olur.

Sinirler güçsüz hale getirilir
Renal denervasyon, genellikle lokal anestezi altında, minimal invaziv (küçük kesilerle yapılan) bir işlemdir. Doktor, bir kateteri damarlarınızdan böbreklerinize kadar ilerletir ve buradaki sinirleri etkisiz hale getirir. Bu işlem genellikle bir saat kadar sürer ve hastalar çoğunlukla aynı gün içinde eve dönebilirler.

İlaçlara dirençli yüksek tansiyonu olan hastalar için umut verici
İlk olarak, bu tedavi, ilaçlara dirençli yüksek tansiyonu olan hastalar için umut vericidir. Birçok hasta için ilaç tedavisi yeterli olmazken, renal denervasyon bu hastalara yeni bir seçenek sunar. Ayrıca, bu yöntem ilaçlara bağlı yan etkileri azaltabilir ve hasta konforunu artırabilir.

pause Sağlık

Tedavinin potansiyel faydaları riskleri gölgede bırakabilir
Elbette, her tıbbi işlemde olduğu gibi renal denervasyonda da bazı riskler bulunmaktadır. Bunlar arasında işlem sırasında oluşabilecek komplikasyonlar veya tedavinin beklenen etkiyi göstermemesi yer alabilir. Ancak, bu riskler genellikle düşüktür ve tedavinin potansiyel faydaları bu riskleri gölgede bırakabilir.
Yenilikçi tedavi
Renal denervasyon, yüksek tansiyon tedavisinde heyecan verici yeni bir döneme işaret ediyor. İlaç tedavisine yanıt vermeyen hastalar için umut ışığı olan bu yöntem, tansiyon kontrolünde yeni bir sayfa açıyor. Eğer tansiyonunuzla ilgili sorunlar yaşıyorsanız, doktorunuzla renal denervasyon hakkında konuşmayı düşünebilirsiniz. Bu yenilikçi tedavi, yaşam kalitenizi artırabilir ve tansiyon kontrolünde yeni bir yol sunabilir. Tıp dünyası sürekli gelişiyor ve renal denervasyon, bu gelişimin parlak bir örneği olarak karşımızda duruyor.

Doçend “İnşallah”

Doçend “İnşallah”

Geçtiğimiz dönemde babasının annesine yazdığı şiiri ” Bu Nasıl Rüya?” ismiyle besteleyerek sosyal medyada viral olan sanatçı Doçend, Maşallah çalışmasından sonra İnşallah isimli yepyeni Warner Music Türkiye etiketiyle yayımladı.

İnşallah şarkısını reggaeton ritimlerinden oluşan esprili bir dil ile dinleyicilerle buluşturan Doçend, ”Alternatif Tıp” ismini verdiği evrendeki ikinci çalışmasını dinleyicilerle buluşturdu. İnşallah şarkısının söz ve bestesi diğer şarkılarında da olduğu gibi Doçend’in kendisine ait. Şarkının prodüktör koltuğunda ise Berkant Acıyiyen oturuyor.

Birden fazla enstrüman çalan ve yüzlerce besteye sahip farklı müzik türlerinde de şarkılar üreten Doçend, 8 milyon dinlenme rakamlarına ulaşırken farklı çalışmalarla dinleyicilerine projelerini sunuyor.

Arzum, Shake’N Take Neo ile sağlıklı smoothieler hazırlayın

Arzum, Shake’N Take Neo ile sağlıklı smoothieler hazırlayın

İşe, okula, spora ya da gittiğiniz her yere götürebileceğiniz kişisel blenderler, kış sebzeleriyle sağlıklı içecekler hazırlamanıza, hastalıklardan uzak sağlıklı bir kış geçirmenize imkan tanıyor.

Pratik mutfaklar, hızla hazırlanan birbirinden farklı lezzetler, kış sebzeleriyle sağlıklı içecekler… Kişisel blenderların faydalarından sadece birkaçı. Tek tuşla çalışabilen Arzum Shake’N Take Neo ise bundan çok daha fazlasını sunuyor.

Matara olarak da kullanılabilen 570 ve 400 ml kapasiteli BPA içermeyen iki farklı karıştırma şişesi, hazırladığınız içeceklerin işte, okulda, sporda her an yanınızda taşımanıza yardımcı olur. Kaydırmaz silikon tutacağı taşıma ve kullanım kolaylığı sağlar. Sızdırmayan kapakları ve taşıma halkası ile hazırlanan tüm içecekler her yerde yanınızda olur.

Kanser tedavisinde immünoterapi dönemi!

Kanser tedavisinde immünoterapi dönemi!

Çağımızın hastalığı kansere karşı sürekli yeni tedavi yöntemleri geliştiriliyor. Şüphesiz tedavinin nasıl uygulanacağı kanserin türü, evresi ve hastanın genel sağlık durumuna göre belirlenirken, adını giderek daha sık duyduğumuz “immünoterapi” bazı özellikleriyle son yıllarda öne çıkan yöntemler arasında yer alıyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Tıbbi (Medikal) Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. İzzet Doğan bağışıklık sistemini kullanarak kanser gibi hastalıkları tedavi etmek için geliştirilen immünoterapinin; cerrahi, radyoterapi ve kemoterapiden sonra kanser tedavisinde dördüncü ana tedavi yöntemi olarak kabul gördüğünü söylüyor. Doç. Dr. İzzet Doğan bu etkili tedavi yöntemi hakkında merak edilen 10 soruyu yanıtladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Doç. Dr. İzzet Doğan

Doç. Dr. İzzet Doğan

  1. İmmünoterapi yöntemi nedir?

İmmünoterapinin; bağışıklık sistemini kullanarak kanser gibi hastalıkları tedavi etmek için geliştirilmiş bir dizi tedavi yöntemi olduğunu belirten Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. İzzet Doğan şöyle konuşuyor: “Toplum arasında immünoterapi denilince “immün kontrol noktası inhibitörleri’’ adı verilen tedavi grubu anlaşılmaktadır. İmmünoterapi tedavi yöntemleri arasında en yaygın olanları; monoklonal antikorlar, immün kontrol noktası inhibitörleri, kanser aşıları, adaptif hücre transferi (örneğin CAR T-hücre tedavisi) ve sitokin tedavisidir. Her bir tedavi türü, bağışıklık sistemini farklı şekillerde etkinleştirerek kanser hücrelerini hedef alır. Bu yöntemlerin uygulanması ve etkinliği kanserin türüne, evresine ve hastanın genel sağlık durumuna bağlıdır.”

  1. İmmünoterapi nasıl fayda sağlar?

Normalde kanser hücreleri bağışıklık sisteminden kurtularak kontrolsüz bir şekilde büyüyebiliyor. Özellikle “kontrol noktası inhibitörleri” adı verilen ilaçlar T hücrelerinin kanser hücrelerine saldırmasının önündeki engelleri ortadan kaldırarak bağışıklık sistemini aktive ediyor. Bazı immünoterapiler kanser hücrelerine özgü moleküllere karşı antikorlar üreterek çalışıyor.

  1. İmmünoterapi akıllı ilaç tedavisi midir?

İmmünoterapi “akıllı ilaç” tedavisi olarak adlandırılan kategoriye giriyor. Bu tedavi kanser hücrelerini hedef alırken normal hücrelere minimum zarar vermeyi amaçlıyor. Bu ilaçlar bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanıması ve yok etmesi için özel moleküllere odaklandığından, immünoterapi, kanser tedavisindeki “akıllı ilaç” stratejilerinin önemli bir parçası olarak kabul ediliyor.

  1. İmmünoterapi kemoterapiden üstün müdür?

İmmünoterapi ve kemoterapinin kanser tedavisinde kullanılan iki farklı ilaç grubu olduğunu belirten Doç. Dr. İzzet Doğan “Her birinin avantajları ve dezavantajları vardır. İmmünoterapi, bağışıklık sistemini güçlendirerek kanser hücrelerini hedef alır ve yok etmeye çalışır; genellikle daha az yan etkiye sahiptir. Öte yandan, kemoterapi kanser hücrelerini doğrudan öldürmeyi amaçlar ve her türlü kanser tedavisinde kullanılabilir. Ancak yan etkileri genellikle daha şiddetlidir ve sağlıklı hücrelere de zarar verebilir. Hangi tedavi yönteminin “üstün” olduğunu belirlemek, kanserin türüne, evresine, hastanın genel sağlık durumuna ve diğer birçok faktöre bağlıdır” diyor.

  1. İmmünoterapi hangi kanserlerde kullanılır?

İmmünoterapi birçok kanser türü için etkili bir tedavi seçeneği olarak kabul ediliyor. Özellikle malign melanom, akciğer kanseri, baş-boyun kanserleri, böbrek kanseri, mesane kanseri ve kolon kanseri gibi kanser türlerinde yaygın olmak üzere patolojik özellikleri uygun her türlü tümörde; erken evrede de son evrede de kullanılabiliyor. Dünyada ilk olarak 2011 yılında kanser tedavisinde kullanılmaya başlanan bu ilaçlar ülkemizde 2012 yılından itibaren yurt dışından temin edilerek kanser hastalarına uygulanıyor. Son yıllarda immünoterapi kapsamındaki “ipilimumab” ve “nivolumab” tedavi harcamaları poliçe ve tedavi detaylarına göre sağlık sigortası tarafından karşılanabiliyor.

Doç. Dr. İzzet Doğan

  1. İmmünoterapi her kanser hastası için uygun mudur?

İmmünoterapi her kanser hastası için uygun olmayabiliyor. Yöntemin etkinliğinin; kanserin türüne, evresine, hastanın genel sağlık durumuna ve önceden yapılan tedavilere bağlı olarak değiştiğini belirten Doç. Dr. İzzet Doğan şöyle konuşuyor: “Bazı kanser türleri tedaviye iyi yanıt verir, bazıları iyi yanıt vermeyebilir. Örneğin; malign melanom ve bazı akciğer kanserleri oldukça iyi yanıt verirken, beyin tümörleri veya pankreas kanseri gibi diğer türler tedaviye daha az duyarlıdır.”

  1. İmmünoterapinin yan etkileri nelerdir?

Bağışıklık sisteminin aşırı aktive olmasından kaynaklanan ve genellikle kanser türüne ve kullanılan ilaca bağlı yan etkiler görülebiliyor. Yaygın yan etkiler arasında; yorgunluk, cilt döküntüleri, iştah kaybı ve bulantı geliyor. Daha ciddi yan etkiler; artrit (eklem), hepatit (karaciğer), kolit (bağırsak), hipofizit (hipofiz bezi) ve tiroidit (tiroit bezi) gibi organ iltihaplanmalarını içerebiliyor. Bu yan etkilerin genellikle kortikosteroidler gibi bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlarla tedavi edildiğini belirten Doç. Dr. İzzet Doğan, ayrıca spesifik yan etkilere yönelik tedaviler (örneğin, tiroit fonksiyon bozuklukları için hormon replasman terapisi) de uygulanabildiğini söylüyor.

  1. İmmünoterapi diğer tedavilerden bağımsız mı uygulanır?

İmmünoterapi kanserin türü, evresi ve hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak hem yalnız başına hem de kemoterapi ile kullanılabiliyor. Bazı durumlarda kemoterapiye yanıt vermeyen kanser türlerinde tek başına etkili bir seçenek olarak değerlendiriliyor. Özellikle ileri evre kanserlerde veya belirli moleküler işaretleyicilere (PD-L1, MSI) sahip kanserlerde immünoterapi bağımsız bir tedavi olarak tercih edilebiliyor.

  1. İmmünoterapi kanseri tamamen iyileştirir mi?

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. İzzet Doğan “İmmünoterapi bazı kanser türlerinde etkili olabilse de tamamen iyileşmeyi garanti etmez; ayrıca her hastada da olumlu yanıt alınamayabilir. Örneğin; ileri evre melanom veya akciğer kanseri gibi bazı kanser türlerinde uzun süreli hastalık kontrolü sağlayabilir. Ancak kanserin tamamen iyileşmesi, yani tüm kanser hücrelerinin yok edilmesi ve hastalığın geri dönmemesi kanserin türü, evresi, hastanın genel sağlık durumu ve kanserin genetik özellikleri gibi etkenlere bağlıdır” diyor.

  1. İmmünoterapi tedavisi ne kadar sürüyor?

Tedavinin süresinin; kanserin türü, evresi, hastanın tedaviye verdiği yanıt ve yan etkilere bağlı olarak değişebildiğini belirten Doç. Dr. İzzet Doğan şöyle konuşuyor: “İmmünoterapi tedavisi genellikle birkaç hafta ile birkaç ay arasında değişen periyotlarda uygulanır ve bazı durumlarda kanser kontrol altına alınana veya maksimum fayda sağlanana kadar devam edebilir. Bazı hastalarda yan etkiler nedeniyle tedavi erken kesilebilir.”