Yazılar

Müze kompleksi sona geldi

Müze kompleksi sona geldi

Kartepe Belediye Başkanı Av.M.Mustafa Kocaman’ın talimatıyla Derbent Meydan ve Müze Projesi’nde sona gelindi. Meydanda Tarihi Hikmetiye Camii’nin dokusuna uygun olarak yapılan müze ve çevre düzenlemesinin tamamlanması ile Kartepelilerin hizmetine sunulacak.

Osmanlı Padişahlarından Sultan II.Abdülhamid Han tarafından 1899 yılında Kartepe Derbent Mahallesi’ne yaptırılan Hikmetiye Camii, Kartepe’nin en önemli kültür mirasları arasında yer alıyor. Kültür mirasının tanıtımına katkı vermek, tarihi dokuyu gün yüzüne çıkarmak için Kartepe Belediye Başkanı Av.M.Mustafa Kocaman’ın öncülüğünde yürütülen Derbent Meydan ve Müze Projesi’nde sona gelindi.

Yetimlerle buluştu

Yetimlerle buluştu

Of Kaymakamlığı tarafından ‘Dünya Yetimler Günü’ nedeniyle düzenlenen iftar yemeği, duygusal anlara sahne oldu.

Of Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından organize edilen Dünya Yetim Günü nedeniyle bir iftar programı düzenlendi. Düzenlenen programda Kaymakam Çiçek ve Başkan Sarıalioğlu, yetim çocuklarla bir araya gelerek, çeşitli hediyeler verdi.

Dünya Yetim Günü sebebiyle Of Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından iftar programı düzenlendi. Düzenlenen iftar programına Of Kaymakamı Hayrettin Çiçek ve Of Belediye Başkanı Salim Salih Sarıalioğlu, ilgili birim müdürleri, yetim aileleri ve çocuklar katıldı.

Sheraton Istanbul Levent’e 23 Nisan coşkusu

Sheraton Istanbul Levent’e 23 Nisan coşkusu

Sheraton Istanbul Levent Atatürk’ün tüm dünya çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda çocuklar için lezzetli ve eğlenceli bir kutlama hazırladı.

23 Nisan Cumartesi günü, saat 12:00’da Çikolata Atölyesi’nde bir araya gelecek olan çocuklar kendi çikolatalarını kendi beğenileri ve damak tatları ışığında özgürce tasarlayacaklar.

2 saat boyunca hem çok eğlenecek hem de çok sevdikleri bu lezzetin nasıl yapıldığını öğrenecekler. Çeşit çeşit birbirinden lezzetli çikolataların yapılacağı atölyenin sonunda çocuklar kendi hazırladıkları çikolataların tadına bakıp kalanını da sevdikleriyle paylaşmak için yanlarında götürebilecekler. Her yaştan çocuğun katılımına açık olan Çikolata Atölyesi’nin kişi başı katılım ücreti 350 TL.

2022 tatil trendi bu yılda tekne turizmi olacak

2022 tatil trendi bu yılda tekne turizmi olacak

Pandemi sonrası korunaklı ve güvenli bir tatil alternatifi olan yat turizmine gösterilen ilgi hızla artmaya devam ediyor. Yaz aylarının yaklaşması ile tekne tatili rezervasyonları yüzde 40’ın üzerine çıkmış durumda. viravira.co’nun verilerine göre erken rezervasyon dönemi tekne kiralamalarında geçen sezona oranla yüzde 43 oranında artış yaşandı.

Tüm dünyada uygulanan ve ülkemizde de son yıllarda giderek artan erken rezervasyon sistemi, yüksek sezon olarak adlandırılan haziran, temmuz, ağustos ve eylül aylarında tatil severlerin daha hesaplı tekne tatili yapmalarını sağlıyor.

Kişi başı haftalık 3 bin TL’ye rüya gibi tatil

Tekne tatilinde ücretler tercih edilen tekne tipi ve kişi sayısına göre değişiklik gösteriyor. Kişi başı haftalık 3 bin TL’den başlayan fiyatlarla 8 kişilik bir yelkenli tekne kiralanabiliyor. Yelkenli tekneler genellikle diğer tekne tiplerine oranla daha uygun fiyatlı olduğundan sıkça tercih ediliyor. Gulet tipi teknelerde kişi başı haftalık 4 bin TL, katamaran tipi teknelerde kişi başı haftalık 5 bin 500 TL, motoryat tipi teknelerde ise kişi başı haftalık 6 bin 500 TL’den başlayan fiyatlarla harika bir mavi yolculuk tatili yapmak mümkün. Gulet tipi teknelerde kaptan, mürettebat ve yakıt fiyata dahilken yelkenli ve katamaran tipi teknelerde ekstra olarak sunuluyor.

Safra kesesi cerrahisinde yeni yöntem

Safra kesesi cerrahisinde yeni yöntem

Genetik yatkınlık, gebelik, doğum kontrol haplarının uzun süre kullanılması ile aşırı kilo alma ve hızlı kilo kaybına bağlı olarak gelişebilen safra kesesi taşları, safra kanalına düştüğünde tıkanıklığa yol açarak sarılık ve karaciğer işlev bozukluklarına neden olabiliyor. Bu tablonun oluşmaması için yapılan ameliyatlarda altın standart olarak nitelendirilen laparoskopik yöntemle safra kesesinin çıkartılması gerekiyor. Laparoskopik kolesistektomi, karın bölümünün gazla şişirildikten sonra kamera ile karın içi organların görüntülenmesi ve cerrahi aletler yardımıyla safra kesesinin çıkarılması olarak tanımlanıyor. Memorial Kayseri Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Türkmen Bahadır Arıkan, safra kanalı cerrahisinde uygulanan ‘güvenli kolesistektomi’ tekniği hakkında bilgi verdi.

Günümüzde 1 santimetrelik kesilerle kapalı olarak gerçekleştirilen güvenli kolesistektomi ameliyatlarında safra kesesi alınırken, ana safra kanalının bütünlüğünün korunması ise hayati önem taşımaktadır. Safra kanalı yaralanmalarındaki riski en aza indirmek için ise ‘güvenli kolesistektomi’ tekniği kullanılmaktadır.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Doç. Dr. Türkmen Bahadır Arıkan

Her safra kesesi taşına müdahale edilmez

Safra kesesi taşları önemli bir sağlık sorununa neden olmuyorsa vücutta kalmasına izin verilir. Toplumun % 15’inde safra taşı bulunmaktadır. Bu kişilerin % 20’sinde safra kesesi taşı hastalık oluşturmaktadır. Herhangi bir bulgu vermeyen ve görüntüleme yöntemleriyle tesadüfen belirlenen taşlar için (taşın 3 santimetreden büyük olması, safra kesesinin tamamen taşla dolu olması, porselen safra kesesi gibi durumlar hariç) safra kesesi ameliyatı önerilmemektedir.

Rahatsızlık veren taş alınmazsa sorun büyür

Laparoskopik kolesistektomi dünyada 1990’ların başından beri açık tekniğin yerini almıştır. Safra kesesindeki taş özellikle yağlı yemek yedikten sonra, karın sağ üst kadranında, göbek üst kısmında veya sırta özellikle sağ kürek kemiğine yayılan yoğun, bir ağrı ve rahatsızlık hissi oluşturabilir. Bu durum yemekten bağımsız gece saatlerinde de ortaya çıkabilmektedir. Ağrıya genellikle terleme, bulantı ve kusma da eşlik edebilmektedir. Bu durum söz konusu olduğunda zaman geçirmeden laparoskopik (kapalı) safra kesesi ameliyatı yapılmalıdır. Ameliyat ertelendiğinde ise safra kesesi taşı ani safra kesesi iltihabına, taşın ana safra kanalını tıkaması ile sarılığa, safra yolu iltihabı hastalığına veya taşın pankreas kanalını tıkaması senaryoları ortaya çıkabilmektedir. Pankreas kanalını tıkanması, pankreas iltihabına neden olmakta maalesef bu durum yaşamı tehdit etmektedir.

Kapalı cerrahinin 3 önemli avantajı

Ülkemizde her yıl 150 bin ila 200 bin arasında safra kesesi ameliyatı yapılmaktadır. Bunların çoğu laparaskopik yani kapalı yöntemle gerçekleştirilmektedir.

  • Laparoskopik teknik sayesinde ameliyat sonrasında daha az ağrı olmaktadır.
  • İyileşme süresi kısaldığı için hasta daha kısa süre hastanede kalmaktadır.
  • Küçük kesilerle yapıldığı için daha kozmetik sonuçlar elde edilmektedir.

Safra yolu yaralanmalarındaki iki faktör

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de laparoskopik kolesistektomi ameliyatı olan 1000 hastadan 3-8 kişide ameliyat sonrası istenmeyen safra yolu yaralanmaları gözlenebilmektedir. Safra yolu yaralanmasının yönetiminde; endoskopik ek işlemler, tekrardan cerrahi yapılması ve bu yöntemlerle iyileşmeyen hastalarda karaciğer transplantasyonuna kadar değişen ek tedaviler gerekebilmektedir. Safra yolu yaralanmalarının oluşması çeşitli risk faktörleri ile ilgili olabilmektedir.

  • Hasta ile ilgili olan risk faktörlerinden en önemlisi safra yolu anatomisinin çok farklı yapıda olabilmesidir. Buna aşırı şişmanlık, safra yollarına yakın bölgede yapılan önceki ameliyatlar, altta yatan bir karaciğer hastalığı, daha önceden safra kesesi enfeksiyon ataklarının çok olması eklenebilir.
  • Ameliyatı gerçekleştiren cerrahi ekibin tecrübe eksikliği ve anatominin yanlış algılanması olarak belirlenmiştir.

Güvenli kolesistektomi tekniği öne çıkıyor

Kapalı cerrahinin yapılmasından bugüne kadar safra kesesi ameliyatı için, ‘infundibular’ teknik kullanılmıştır. Günümüzde ise laparoskopik kolesistektomide safra kanalı yaralanma riskini en aza indirmek için ‘infundibular’ teknik yerine ‘güvenli kolesistektomi’ tekniği (critical view of safety) önerilmiştir. Amerikan Gastrointestinal ve Endoskopik Cerrahlar Derneği bu tekniğin kullanılmasını teşvik etmektedir.

Gebelik döneminde doğru beslenmek için 9 ipucu

Gebelik döneminde doğru beslenmek için 9 ipucu

Bebeğin sağlıklı olarak dünyaya gelmesi annenin de yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesi için gebelik döneminde beslenme diğer dönemlerdeki beslenmeden çok daha önemlidir. Bebeğin tek besin kaynağının annenin tükettiği besinler olduğunu hatırlatan Diyetisyen ve Fitoterapi Uzmanı Buket Ertaş, söz konusu dönemde yapılan beslenme hatalarına işaret ederek doğru beslenme üzerine önerilerde bulundu.

Gebelik şüphesiz her annenin yaşadığı eşsiz bir dönemdir. “İki canlı” olma içgüdüsü ve annelik dürtüsüyle her istenileni yemenin yanlış bir algı olduğunu dile getiren Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Diyetisyen ve Fitoterapi Uzmanı Buket Ertaş, “Gebeliğin henüz ilk aylarından itibaren anne adayları fazla kalori almaları gerektiğini düşünür. Bebeğinin ihtiyaçlarını karşılayamamaktan korkar. Ancak bu genellikle görülen bir durum değildir. İlk trimester dediğimiz gebeliğin ilk üç ayında annenin ekstra kalori almasına ihtiyaç yoktur. Normalde de sağlıklı ve düzenli beslenen bir anne adayı hayatına aynı şekilde devam edebilir. Bunun yanı sıra tabii ki hekim kontrolünde bebeğin gelişimi izlenmeli, beslenme uzmanından doğru beslenme eğitimi alınmalı ve hekimin verdiği takviyeler düzenli kullanılmalı” diye konuştu.

Annenin ekstra kalori ihtiyacı 4. aydan itibaren başladığı bilgisini veren Buket Ertaş, bebek gelişiminin hızlandığını ve annenin ihtiyaçları artmaya başladığını da vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Ancak bu anne adayının her istediğini yiyebileceği anlamına da gelmez. Kalorinin nereden geldiği çok önemlidir. Esas meselenin doymak değil beslenmek olduğunun farkına varmak gerekir. İkinci trimester yani 4.-6. Aylar arasında annenin kalori ihtiyacı yaklaşık 300-350 kkal artar. Bu da yaklaşık ekstra 1 dilim ekmek, 1 dilim peynir, 1 porsiyon meyve, 1 kâse yoğurt tüketimine denk gelir.  Üçüncü trimester yani gebeliğin son 3 ayında ise ekstra kalori ihtiyacı 450 kkal’dir. Bu dönem annenin ve bebeğin en çok kilo aldığı dönemdir. Risk yok ise hafif egzersizler ve sağlıklı gıda seçimlerinin en önemli olduğu dönemdir.”

Gebelikte sağlıklı beslenmek ve gerektiği kadar kilo alınmasını sağlamanın dünyaya gelecek olan bebeğin ileriki hayatında hastalıklarla savaşmasına katkı sunacağına işaret eden Uzm. Dyt. Buket Ertaş, gebelik döneminde yapılan beslenme hataları ve doğru davranış biçimlerinin nasıl olması gerektiği konusunda ise şu bilgileri verdi…

Pause Sağlık, Pause Dergi

Diyetisyen ve Fitoterapi Uzmanı Buket Ertaş

ŞEKERLİ VE PAKETLİ GIDALARIN TÜKETİMİ KESİNLİKLE SIFIRLANMALI

Rafine şeker tüketimi ile annenin kan şekerinde dalgalanmalar ve yükselmeler meydana gelebileceğini söyleyen Ertaş şu bilgileri verdi: “Şeker ve insülin dengesizlikleri bebeğin yüksek kan şekerine maruz kalmasına sebep olabilir. Bu da hem annenin diyabet riskini artırır, hem de bebeğin ileride veya doğumdan hemen sonra diyabete yakalanma riskini artırır.”

MEVSİM SEBZELERİ TÜKETİLMELİ

“Dondurulmuş veya konserve gıdalar bozulma riski açısından tüketirken dikkatli olmalı” diye konuşan Uzm. Dyt. Buket Ertaş,  “Özellikle kapağı şişmiş ve hava almış konserveler hemen atılmalı, her kavanoz ayrı ayrı kontrol edilmeli. Ayrıca saklama süresi ve koşulları besin kaybının yaşanmasına neden olabilir. En iyisi mevsiminde sebze ve meyveleri tercih edip riski en aza indirmektir” diye konuştu.

 

MEYVE MİKTARI KİŞİNİN İHTİYACINA GÖRE PLANLANMALI, FAZLASINDAN KAÇINILMALI

Sağlıklı olsa da meyve demek früktoz (meyve şekeri) demektir. Meyvelerin bol miktarda vitamin barındırdığını ancak aynı zamanda gereğinden fazla tüketildiğinde kan şekeri yüksekliğinin, göbek çevresi yağlanmasının başlıca nedeni olabileceğinin de altını çizen Ertaş, “Aynı zamanda gereksiz früktoz karaciğer yağlanmasının da baş düşmanıdır. Özellikle kan yapması için tüketilen kuru meyveler annenin diyabet riskini yükseltiyor olabilir” dedi.

BİTKİ ÇAYLARI VE İÇERİĞİ BİLİNMEYEN ÇAYLAR TÜKETİLMEMELİ

Uterus hareketlerini hızlandırmasında etkili olan, fitoöstrojenik etki gösteren bitkiler konusunda ekstra dikkatli olunmalıdır. Özellikle düşük tehdidi bulunan anne adaylarının içmek istediği her çayı hekimine danışması gerektiği uyarısında bulunan Uzm. Dyt. Buket Ertaş, açık satılan veya kış çayı gibi farklı bitki karışımlarının tağşiş riski sebebiyle daha fazla risk taşıdığını aktardı.

Pause Sağlık, Pause Dergi

AZ PİŞMİŞ ET VE İYİ YIKANMAMIŞ YEŞİLLİKLERE DİKKAT!

Patojen bakterilerden korunmak ve enfeksiyon riskinin önüne geçmenin bu dönemde oldukça önemli olduğunu hatırlatan Uzm. Dyt. Buket Ertaş, “Bu risk sadece ette değil yumurta kabuğunda bile vardır. Yumurtaya dokunduktan sonra mutlaka elleri bol su ve sabunla yıkamak gerekir. Dışarda yemek yenilecek ise etin mutlaka iyi pişmiş olmasını söylemek gerekir. Mümkünse salata yerine iyi pişmiş sebze tercih edilmelidir” diye konuştu.

MEYVE SUYU VE HAMUR İŞİ AZ TÜKETİLMELİDİR

Gebelikte hızlı kilo artışının önüne geçilmesi gerektiğini hatırlatan Uzm. Dyt. Buket Ertaş, “fazla kilo almak ve gebelik diyabetinin oluşma riskini minimize edebilmek için evde sıkılmış olsa bile meyve suyunun, hamur işlerinin tüketimi sınırlandırılmalıdır” diye konuştu.

YOĞURT EVDE YAPILIYORSA AÇIK SATILAN SÜT YERİNE PASTÖRİZE EDİLMİŞ SÜT KULLANILMALIDIR

Pastörize edilmemiş süt ve süt ürünlerinde brucella başta olmak üzere birçok patojenin barınma riski olduğunu ifade eden Ertaş, çiğ sütü evde kaynatmanın bazı patojenlerin öldürülmesinde etkili olmayabileceği uyarısında bulundu.

RENKLİ VE ÇEŞİTLİ BESLENMEYE ÖZEN GÖSTERİLMELİ

Sağlıklı olan her gıdaya sofrada yer vermenin önemli olduğunu vurgulayan Uzm. Dyt. Buket Ertaş, “Gün içerisindeki öğün dağılımları, haftalık yemek planlaması mutlaka farkındalıkla ve gıda çeşitliliği olacak şekilde yapılmalı. Bu sayede anne ve bebek için gerekli olan bütün vitamin ve minerallere erişilmiş olunacaktır. Tek yönlü beslenmenin malnutrisyona sebep olabileceği unutulmamalı” dedi.

YANLIŞ DİYET BESLENME EKSİKLİĞİNE SEBEP OLABİLİR

Gebelik döneminde doğru bir şekilde diyet yapılması gerektiğini belirten Ertaş, gebelikte yapılabilecek en doğru diyet listesi kişiye özel olmalı uyarısında bulunarak mutlaka bir uzmandan yardım alınması gerektiğini de önemle vurguladı.

Jolly Joker şimdi JJ Pub ile Kanyon’da

Jolly Joker şimdi JJ Pub ile Kanyon’da

Muhabbet, eğlence, müzik, kahkaha her gün bir arada olacağı yeni bir mekan daha kapılarını açıyor.

Havanızı değiştirecek JJ Pub Kanyon, dünya mutfağından lezzetleri, özel performans ve disiplinler arası etkinlikleriyle İstanbul’un sevilen merkezlerinden Kanyon’da açıldı.

Aynı çatı altında Zuhal Müzik ile ortak deneyim alanına sahip JJ Pub Kanyon, müziği, sohbeti ve etkinlikleri bir arada sunacak.

Gündüzü de gecesi de bir başka

İstanbul’da sosyalleşmenin yeni durağı JJ Pub Kanyon’da, canlı performanslar, disiplinler arası etkinlikleriyle her gün ‘bir başka’ geçecek. JJ Pub Kanyon’da her Cumartesi Grammy ödüllü Maya Azucena r&b, blues ve caz parçalarıyla sahne alacak.

JJ Pub lezzetleri

Damak tadına düşkün olanların da unutulmadığı JJ Pub’da, bira ve kokteyllerin eşlikçisi atıştırmalıklar arasından seçim yapmakta zorlanacaksınız. Hem et sever hem de vejeteryanlar için iştah acıcı paylaşım tabaklarının yer aldığı mekanın menüsünde ayrıca ABD, Meksika ve İngiltere’nin popüler sokak yemekleri de yer alıyor.

Margarita’nızın yanına nachos, taco, fajita ve quesadilla ısmarlamayı, ya da klasiklerden şaşmayıp burger, hot dog seçiminizle kendinizi mutlu edebilirsiniz. Salatalar, makarnalar ve ana yemeklerin de seçenekler arasında yer aldığı JJ Pub popüler tatlılarıyla da unutulmaz tatlara imza atıyor.

JJ Pub Kanyon: Kanyon Alışveriş Merkezi – Levent

Tel: 0 212 249 07 49

Sağlıklı bir hamilelik için şunlara dikkat edin!

Sağlıklı bir hamilelik için şunlara dikkat edin!

Kışın soğuk ve kasvetli günlerinin ardından havaların ısındığı, doğanın uyandığı bahar mevsimi anne adayları için dışarıda daha fazla zaman geçirebilme imkanı sunarken, bazı önemli kuralları ihmal etmemek gerekiyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Aysel Nalçakan “Pandemi sürecinde Covid-19 enfeksiyonu riskinin devam etmesi nedeniyle maske ve sosyal mesafeye dikkat etmek, bahar aylarında artan mevsimsel ve alerjik hastalıklara karşı da gerekli önlemleri almak gerekiyor” diyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Aysel Nalçakan, anne adaylarına bahar aylarında sağlıklı ve rahat bir hamilelik geçirebilmek için dikkat edilmesi gereken kuralları anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dr. Aysel Nalçakan

Polenden korunun

Havadaki polen miktarı bahar aylarında artmaya başlar. Özellikle alerjik bünyeye sahip  hamilelerin ağaç, çiçek ve ot polenlerinden uzak durmaya çalışması önemlidir. Bu alerjenler hapşırma, gözlerde sulanma ve kaşıntı, öksürük, burun akıntısı ve burun tıkanıklığı yapabilir. Bu nedenle baharda güzel havaların tadını çıkarırken, rüzgarlı ve kuru havalarda mümkün olduğunca dışarı çıkmayın. Dışarıdan geldikten sonra bu alerjenlerden arınmak için duş alın. Ancak şikayetleriniz uzun sürüyor veya ilerliyorsa doktorunuza başvurun.

Düzenli egzersiz yapın

Hamilelikte egzersiz, hem siz hem hem bebeğiniz için oldukça önemlidir. Düzenli egzersiz kilo almayı engellemenin yanı sıra bel ve sırt ağrılarını azaltmak, fiziksel ve psikolojik olarak daha iyi hissetmenizi sağlamak, normal doğumu kolaylaştırmak, şişlik ve ödemi azaltmak, hamilelikte oluşması muhtemel vücut şekil bozukluklarının önüne geçmek ve doğum sonrasında kısa sürede eski vücut görünümüne tekrar dönebilmek açısından oldukça önemlidir. Hekiminiz yasaklamadığı sürece egzersiz yapmanızda bir sakınca yoktur. Bahar aylarında dışarda en rahat ve kolayca yapabileceğiniz egzersiz yürüyüştür. Yine yüzme, yoga, pilates, ağırlık olmayan fitness programları da iyi birer seçenek olabilir.

Ayakkabı ve terlikte görünüşe aldanmayın

Hamilelikte vücudun yapısal değişimine bağlı olarak; ağırlık merkezinin ve ayaklara binen yük dağılımının değişmesi, ayaklarda ödem oluşması nedeniyle ayakkabı seçimi sanıldığından daha fazla önem kazanıyor. Ayakkabıların ve terliklerin rahat, geniş ve yumuşak özel tabanlı seçilmesi, eğer topuklu ayakkabı seçilecekse 5 cm’i geçmeyecek yükseklikte olması önemlidir. Ayakkabı ve terlik seçiminde görüntüye kanmayıp, tercihi sağlıklı ve rahat olmasından yana yapmak büyük fayda sağlayacaktır.

Çok kalın ya da çok ince giyinmeyin

Bahar aylarında cildinizin terlemesine ve kuruluğun artmasına yol açabilecek sentetik, naylon kıyafetler yerine vücuda nefes aldıran pamuklu giyisilerin tercih edilmesi önerilir. Çok dar giysiler yerine içinde daha rahat hissedeceğiniz kıyafetler giymenizde fayda var. İç çamaşırı tercihlerinizde de pamuklu kumaşlardan üretilmiş olanların seçilmesi önemlidir. Hava güneşli olsa da yanınızda mutlaka ince bir mont bulundurun.

Sağlıklı ve dengeli beslenin

Bahar aylarında meyve ve sebze çeşitlerinin artması daha sağlıklı ve çeşitli beslenme fırsatı sunar. Böylece hamilelerin ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri besinlerden karşılama şansı da artar. Ancak meyve ve sebzelerin iyi yıkanmadan tüketilmemesi gerektiği unutulmamalıdır. Kış aylarının aksine hareketsiz yaşamı terk ettiğimiz bahar aylarında enerji tüketimimiz de arttığından daha besleyici ve dengeli beslenmeye dikkat etmek gerekir. Proteinden zengin tavuk, yoğurt, yumurta ve mercimek, kalsiyumdan zengin olan badem, peynir ve balık, demir açısından zengin et, balık, üzüm tüketmeyi ihmal etmeyin. Hamilelikte aşırı yağlı, şekerli yiyeceklerden ve  konserve ürünlerden kaçınılması çok önemlidir.

Susamasanız da su için

Hamilelikte sıvı alımı çok önemli bir yere sahiptir. Bahar aylarında hava sıcaklıklarının da artmasıyla beraber günde 2-3 litre sıvı alınmalıdır. Alınması gereken sıvı ihtiyacı su dışında  ayran, meyve suyu ve soda gibi içeceklerin tüketilmesiyle de karşılanabilir. Su içmek için susamayı beklemeyin.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Ödemi azaltacak önlemler alın

Hamilelikte fizyolojik değişimler sonucunda artan kan ihtiyacını karşılamak için vücutta su tutulumu olur, vücutta daha fazla kan dolaşır. Dolaşımdaki kanın bir kısmı damar dışındaki dokulara sızar ve buradaki hücrelerin arasında birikir; buna ‘ödem’ denir. Özellikle hamileliğin ilerleyen haftalarında, hava sıcaklığının arttığı bahar ve yaz aylarında ödem daha sık görülür.  Ödemi atmanın en güzel yolu bol su tüketmektir. Bunun yanında egzersiz yapmak, proteinden zengin beslenmek, uzun süre ayakta kalmamaya çalışmak, yatarken sol yan pozisyonda olmak da ödem oluşumunu azaltmaya yardımcı olacaktır.

Kabızlıktan korunmak için bu kurallara dikkat edin

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Aysel Nalçakan “Hamilelikte kabızlık çok sık rastlanan bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Büyüyen rahmin bağırsaklara basısı, hormonal değişimlere bağlı bağırsak hareketlerinin yavaşlamış olması kabızlık sorununu artırıyor. Ancak hamilelerin kabızlık sorununun büyük bir sorun olmadığını bilmesi önemlidir. Aksi halde artan stres ile birlikte bu durum daha çözümsüz bir hal alabilir. Kabızlığın önlenmesinde bol su tüketimi, lifli gıdalardan zengin beslenilmesi, bol bol sebze meyve ve posalı gıdaların tüketilmesi önemlidir. Bahar döneminde meyve sebzelerdeki çeşitlilik arttığı için bu gıdaların tüketimini artırmak bağırsak hareketlerinin artmasına yardımcı olacaktır. Kabızlığı azaltmak için kayısı ve erik kompostosu içilebilir, sabahları bir bardak ılık su içerek bağırsak hareketleri hızlandırılabilir” diyor.

Cildinizi nemlendirin

Havaların ısınmasıyla terleme yoluyla nem kaybı artar. Hamilelikte zaten hormonal değişimlere bağlı oluşan cilt kuruluğunda daha fazla artış yaşanabilir. Cildi nemlendirmenin en iyi yolu bol su tüketimidir ama dışarıdan da cildinize düzenli olarak bakım vermeniz cildin nem dengesini korumakta önemlidir. Hindistan cevizi yağı, kakao yağı, badem yağı gibi doğal yağlar kullanarak veya kollagen  üretimini uyaran peptidler içeren ürünler ya da topikal hyalüronik asit içeren nemlendiricileri tercih edebilirsiniz. Nemlendiriciler cildi kurutan etkenlere karşı bariyer görevi yaparken aynı zamanda çatlakların oluşmasının azaltılmasına da yardımcı olur.

Güneşin zararlı ışınlarından korunun

Bahar aylarında güneşten faydalanırken, hamilelikte daha da hassas hale gelen cildinizi UV ışınlarına karşı korumaya da özen göstermek gerekir. Bu nedenle güneşe çıkmadan en az 20-30 dakika önce güneş kremi sürmeli ve güneşte kalınan süre uzayacak ise 2-3 saatte bir yenilenmelidir. Hamilelik döneminde çinko oksit ve titanyum dioksit gibi cildin yüzeyinde bir tabaka oluşturarak güneş ışınlarını yansıtıp deriyi güneşin zararlı etkilerinden koruyan mineral bazlı fiziksel koruyucular tercih edilebilir. Mineral bazlı fiziksel koruyucular ciltten tam olarak emilmez bu nedenle hamilelik döneminde bu tip güneş koruyucu kremlerin tercihi önerilir. Güneş ışınları D vitamini sentezinde önemli olduğundan, sabah 07:00-11:00, öğleden sonra 16:00 itibariyle bahar güneşinden faydalanabilirsiniz.

Buraları görmeden Seul’u gezdim demeyin

Buraları görmeden Seul’u gezdim demeyin

Kardeş ülke Güney Kore, Türk turistleri ağırlamak üzere kapılarını açtı.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının vizesiz seyahat edebildiği ülkelerin başında gelen Uzak Doğu’nun heyecan veren destinasyonu…

Buralara gitmeden Seul’den dönmeyin!

30 bin farklı kelebek bu parkta

2002 yılında Seul’da büyük bir evsel atık toplama bölgesinin yeşil alana dönüştürülmesiyle oluşturulan Dünya Kupası Parkı, içinde 5 farklı parkı barındırıyor. Seul’ün nefes kesen manzarasını gören 22 gözetleme noktasına sahip Haneul Parkı, 30 bin farklı türde kelebeğe de ev sahipliği yapıyor.

seul

Güney Kore tarihi, bu müze köyde

Donuimun Müze Köyü, ‘hanok’ yani geleneksel Kore evleri ile Seul mimarisinin tarihi dönemlerini sergileyen binalardan oluşan gerçek bir ‘açık hava müzesi’. Köyde, ziyaretçiler 1900’lerden başlayarak 1980’lere kadar olan tüm mimari stilleri rahatlıkla inceleyebiliyor.

Samcheong-dong

Seul’ün en popüler yerlerinden Samcheong-dong, geleneksel güzellikteki hanok binalarının eşsiz tarihi ile galeri ve kafelerin modernliğini bir araya getirerek, ziyaretçilerine benzersiz bir atmosfer yaşatıyor.

Bukchon Hanok Köyün Gahoe-dong semtinde bulunan ve adını da Kore’nin bağımsızlığı için savaşan Koreli bir vatanseverden alan Baek In-je Evi ise, bu bölgede bir müze ve kültürel miras alanı olarak ziyaret edilebilecek özel yerlerden bir diğeri.

seul

En renkli fotoğrafların adresi: Ikseon-dong

1920’lerde kurulan Ikseon-dong Hanok Köyü, ziyaretçilerine modern ve geleneksel unsurların eşsiz bir karışmını sunuyor. Tarihten fırlamış gibi olan Ikseon-dong’da yapılacak en güzel şey ise sokakları keşfetmek… Kıvrılıp dönen dar sokaklar, benzersiz bir şekilde dekore edilmiş mağaza ve kafelerle çevrili. Renkli dükkanlar fotoğraf kareleri için mükemmel bir fon oluştururken mağaza tabelaları ve türünün tek örneği olan duvar resimleri de Ikseon-dong’da yolunuzu bulmanıza yardımcı oluyor.

Demirciler caddesi Seoul Art Space Mullae ile sanata kapı açtı

2010 yılında kapılarını, sanat köyü Mullae Creative Village’ı da içerecek şekilde, yerli ile yabancı sanatçılar için yaratıcı bir destek merkezi olarak açan Seoul Art Space Mullae kapsamında, Mullae-dong’da bir zamanlar eski demir dükkanlarının bulunduğu demirciler caddesi, profesyonel bir yaratıcı alan olarak yenilendi. Yenilenen bu alan, yaratıcı her türlü etkinliklere destek verebilen ortak çalışma alanları, çok amaçlı tiyatrolar, kayıt stüdyoları ve seminer odaları içerecek şekilde tasarlandı.

seul

The Hyundai Seoul: Seul’ün En Büyük Alışveriş Merkezi

Seul seyahatiniz, Seul’un en büyük alışveriş merkezi olarak geçtiğimiz yıl açılan The Hyundai Seoul ile artık çok daha farklı bir boyuta taşınıyor. Çevre dostu fütüristik bir mağaza konseptine sahip olan AVM’de, 30 global tasarımcı markanın yer aldığı ‘Exclusive Label’ katına ek olarak; ‘Tasty Seoul’ katında ise 90’a yakın ünlü yiyecek ve içecek markası yer alıyor.

Şişli’de eğitime indirim

Şişli’de eğitime indirim

Toplumcu belediyecilik anlayışıyla farklı projeleri hayata geçiren Şişli Belediyesi, hizmetlerine bir yenisini daha ekledi.

Belediye, özel kurs merkezleri ve okullarla Şişli Komşu Kart Eğitim Hizmetleri İndirim Sözleşmesi’ne imza attı. Bu protokol çerçevesinde Şişlililer, özel okul ve kursların eğitimlerinden indirimli faydalanabilecekler.

Şişli Komşu Kart Eğitim Hizmetleri İndirim Sözleşmesi’ne imza atan eğitim kurumları şunlar oldu:

Euroversity Yurt Dışı Eğitim Danışmanlığı

İtalyan Dil Merkezi

Karacan Özel Öğretim Kursu

Nazmi Arıkan Fen Bilimleri Kişisel Gelişim Kursu

Özel Halaskargazi Kültür Gelişim Kursu

Özel Nişantaşı Fen Bilimleri Kişisel Gelişim Kursu

Özel Şişli Boğaziçi Kişisel Gelişim Kursu

Şişli American Life Dil Okulu Ve Hubist Sanat Okulu

Şişli Özel Butik Final Kişisel Gelişim Kursu

Şişli Uğur Kurs

The American Street Yabancı Dil Kursu

Türk Amerikan Derneği Yabancı Dil Kursu Mecidiyeköy ve Bakırköy birimleri

UND Danışmanlık Tanıtım Hizmetleri

Beşiktaş Final Eğitim Kurumları

Era Koleji Bomonti

Özel Beşiktaş Sınav Anadolu Lisesi

Özel Eşref Aydın Anadolu ve Akşam Lisesi

Özel Nazmi Arıkan Okulları

Özel Yıldızlar Akademi Anadolu Lisesi

Pera Güzel Sanatlar Ortaokulu-Lisesi

Zincirlikuyu Uğur Anadolu Lisesi