Sporun Yapılanmasında Gelişme

Türkiye’de sistem yaklaşımları içerisinde, sporu geliştirmeye yönelik faaliyetlerin eksikliğini çokça hissediyoruz. Epey insanın sportif etkinliklere katılımından okul spor kulüpleri ve ulusal liglere; uluslararası yarışmalardan, Avrupa ve dünya şampiyonalarına ve Olimpiyat Oyunlarına kadar uzanan bu yapı bir piramit şeklinde karşımıza çıkmakta olup, bizim bu piramitte yer alabilmemiz için öncelikle varsayımlarla değil; bilinçli adımlarla ilerlememizin gerektiği kanaatindeyim.  Piramidin tabanı ne kadar genişse, yüksekliği o kadar artıp derinleşecektir. Diğer bir ifadeyle, ufak yerleşim yerlerinde işlek olarak spor yapanların ve okul kulüplerinin sayısı ne kadar fazlaysa, uluslararası müsabakalar ve Olimpiyat Oyunlarındaki başarımızda o denli yüksek olacağının kanaatindeyim. Bu bağlamda, takip etmemiz gereken 3 temel unsur var. Bunlar;

1—Yaygın duruma getirme (çok sayıda öğrencinin ve yetişkinin spor yapması, sportif etkinliklere katılım)

2— Geliştirme

a)Bölgesel (il içi ve komşu iller arası faaliyetler)

b)Ulusal (1. ve 2. ligler, Türkiye Şampiyonaları vb. gibi)

3–Kusursuzlaştırma  (milli antrenman merkezleri, milli takımlar kamp çalışmaları, lig, Avrupa, dünya ve Olimpiyat Oyunları).

Yaygın duruma getirme stratejisi ile bölgesel seviyede geliştirme stratejilerinin uygulama yeri illerdir. Ne kadar derinden gelişmeye başlanırsa ulaşılacak hedef nokta da o kadar etkili ve kesin sonuçlar doğuracaktır.

Sporun hukukla olan ilişkisinin de önemi burada karşımıza çıkmaktadır. Kurumların yapılanmaları hukukla olduğunda piramidin tabanı olması gerekenden çok daha sağlam ve sağlıklı olabilecektir. Bütün toplumsal alanlarda olduğu gibi sporda da belli hukuki düzenlemeler çerçevesinde yapılan ve organize edilen faaliyetler başarının anahtarı olabilecek durumdadır.

“Sportif düzen, bağımsız bir hukuk düzenidir. Mevzuatının tamamı, birçok kurala tabi yarışma oyunlarına bağlı olan farklı nitelikte üyelerinden oluşan ve bu kurallara uyulmaması halinde cezalara muhatap olan bir tür toplumu yönetmektedir.” Bu tanımda, “bir tür toplum” olarak nitelenen “sportif hareket” dir. Sportif hareket, tek bir yapılanmadan ibaret değildir. Tek bir modele indirgenemez. Bu nedenle, yapılanma için olabildiğince derinden yani piramidin en altından başlamamız gerektiği kanaatindeyim. Spor bireysel gibi gözükse de toplumun psikolojisini koruma ve birlikteliğini oluşturma bakımından olmazsa olmaz etkendedir. Bu yüzden gelişmeli ve insanları bu yapılanmaya davet etmeliyiz.