Toplumun işini kaybetme endişesi öne çıkıyor

Toplumun işini kaybetme endişesi öne çıkıyor

Toplumun işini kaybetme endişesi öne çıkıyor

Ipsos tarafından gerçekleştirilen Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması  67. dönem verileriyle; vatandaşların en yüksek endişe düzeyinin hangi başlıkta toplandığı, bu endişe ile ilgili geçen dönem ile bu dönem arasındaki artı eksi yöndeki fark, salgının çalışan insanların işleri üzerindeki etkisi, kendileri ve çevresindeki kişilerin işini kaybetme kaygısı, işten çıkartılmama kararı kaldırıldıktan sonra işini kaybedenler ve olasılıklara yönelik ifade, tutum, davranışlar incelenmiştir.

 HER 10 ÇALIŞANDAN 8’İ İŞİNİ KAYBETME ENDİŞESİ TAŞIYOR

Ipsos araştırma şirketinin gerçekleştirmiş olduğu araştırmaya göre, gerek dünyada gerekse de Türkiye’de vaka sayılarındaki artışla birlikte toplumda endişe duygusu yükseliyor. Bu endişe duygusu ve aynı zamanda işten çıkartılma yasağının kaldırılması çalışanların da işlerini kaybetme endişesine sebep oluyor.  Bayram öncesi çalışanların %44’ü işini kaybetme konusunda çok endişeli hissederken, bugüne gelindiğinde çok endişeli olanların oranı %59’a çıkmış durumda. Kısmen endişeli olanları da eklediğimizde ise 27-30 Temmuz haftasında endişeli olanların oranı toplam %81.

Toplumun işini kaybetme endişesi öne çıkıyor

ÇALIŞANLARIN %59’U SALGININ ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE İŞLERİ ÜZERİNDE OLUMSUZ ETKİSİ OLACAĞI GÖRÜŞÜNDE.

Salgının işyerlerine olumsuz etkisi olacağını düşünen çalışanların oranı da Temmuz başına göre 17 puan artarak %59’a yükseldi. Bugün her 10 çalışandan 6’sı işlerinin geleceği konusunda daha ümitsiz.

Toplumun işini kaybetme endişesi öne çıkıyor

İŞTEN ÇIKARTMA YASAĞI SONRASI HANELERİN %23’ÜNDE EN AZ BİR KİŞİ İŞİNİ KAYBETMİŞ

Çalışanlar nezdindeki endişe duygusunun yükselmesinde işten çıkartılma yasağının sona ermesinin de etkisi var. Yasağın kalkmasından sonra hanelerin %23’ünde işini kaybeden bir kişi olmuş. Çevrelerinde ise bu oran %38.

Toplumun işini kaybetme endişesi öne çıkıyor

 

AŞI OLMAYAN KİŞİLERLE AYNI İŞYERİNDE ÇALIŞMAK İSTEMEYEN KİŞİLERİN ORANI ARTIYOR.

27-30 Temmuz haftasına gelindiğinde çalışanların %55’i aşı olmak istemeyen kişilerle aynı işyerinde çalışmak istemediğini belirtiyor. Bu oran bir önceki hafta %41 seviyesindeydi. Diğer taraftan çalışanları üçte biri aşı olmayan kişilerle aynı işyerinde çalışabileceğini söylüyor.

Toplumun işini kaybetme endişesi öne çıkıyor

AŞIYA KARŞI OLMAYAN ( AŞISINI OLMUŞ YA DA SIRASI GELDİĞİNDE AŞI OLACAK) ÇALIŞANLAR NEZDİNDE AŞI OLMAYAN KİŞİLERLE AYNI İŞYERİNDE ÇALIŞMAK İSTEMEYECEĞİNİ BELİRTENLERİN ORANI DAHA  YÜKSEK…

Tüm çalışanların %55’i aşı olmayan kişilerle aynı işyerinde çalışmak istemediğini belirtirken bu oran aşı olmuş ya da sırası geldiğinde aşısını olacak çalışanlar nezdinde %64 seviyesinde.

Toplumun işini kaybetme endişesi öne çıkıyor

Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; 67 haftadır salgının toplumumuz üzerindeki etkilerini takip ediyoruz. Vaka sayılarında yükselişler-düşüşler, arka arkaya dalgalar, kısıtlamalar, karantinalar, aşılama kampanyaları, yeni virüs varyantları derken sürekli bir hareket içindeyiz. Gidişat stabil olamadı, hala da değil. Delta varyantının devreye girmesi ile vaka sayılarının yeniden artışa geçtiği bir dönemdeyiz. Bu arada kısıtlamalar hemen hemen kalkmış durumda.

Ipsos Türkiye CEO'su Sidar Gedik

Temmuz başından itibaren çalışanları korumaya yönelik kısa çalışma ödeneği, ücretsiz izin desteği, işten çıkarma yasağı gibi önlemler de sona erdi. Bir yandan salgının yeniden gemini kopartması diğer yandan koruma önlemlerinin sona ermesi çalışan kesimin endişelerini körüklüyor. İşini kaybetmekten korkanların oranı 3 hafta içinde %44’ten %59’a yükseldi. Bunun çok anlaşılır nedenleri var. Araştırmaya katılanların %20’sinden fazlası işten  çıkarma yasağı kalktığından beri hanelerinde işini kaybedenler olduğunu söylüyor. Her on katılımcıdan dördü ise çevresinde işini kaybedenler olduğunu belirtiyor. Ve çalışanların yarısından fazlası işleri üzerinde olumsuz etki yapacağına inanıyor, bir kaç hafta önce bu oran %40’dan azdı. Bir yandan çalışmak istiyoruz, işimizi kaybetmek istemiyoruz, diğer yandan ise elbette salgından korunmak istiyoruz. Aşı konusu kritik olmaya devam ediyor. “Aşı olmama hakkı” sıcak bir tartışma konusu. Önceki haftalarda aşı olmayanlar ile aynı iş yerinde çalışma/çalışmama tercihinde çalışan kesim eşit iki parçaya ayrılmışken, son hafta “istemem” diyenlerin oranı  artmış görünüyor. Geçen hafta araştırmamıza katılan çalışan vatandaşların %55’i, aşı olmayanlar ile aynı iş yerinde çalışmak istemeyeceğini belirtiyor. Kendisi aşı olanlar ya da sırası gelince olacaklar arasında bu oran %65’e yakın. Öte yandan çalışanların hiç de azımsanmayacak bir kısmı, neredeyse her on çalışandan üçü aşı olmayanlar ile aynı iş yerinde çalışabileceğini söylemeye devam ediyor. Bu da çok önemli bir detay. Bazı ülkelerde bu konuda düzenlemeler oluşmaya başladı. Okulların açılması yaklaşırken bu konuda kamu otoritesinin bir kural bir kural tanımlaması çok elzem.