Özgür Aras “Benim gibi sabırsız biri sabretmeyi öğrendi”

 Özgür Aras “Benim gibi sabırsız biri sabretmeyi öğrendi”

 Özgür Aras “Benim gibi sabırsız biri sabretmeyi öğrendi”

Pandemide birçok şey değişti. En başta bozulan sosyal etkileşim, iletişim…  İnsanların çoğu; kısıtlamalı, çok kontrollü olmayı gerektiren günümüz hayat şartlarından bunalırken, kimi insanlar da bu sıkıntılı zamanları zevkli çalışmalarla geçirip, sağlığını güçlü tutmayı ve ürettikleriyle yeniden var olmayı seçti. Pause derginin bu sayısında; pandemi dönemini doğru uğraşlarla geçiren, hatta kendi markasını kuran sevgili Özgür Aras konuk oldu. Ünlülerin menejeri olarak tanınan Aras; kendi tasarlayıp ürettiği çay ve kahve setlerini, yine kendine ait olan markası  “sararugzo” ile satışa sundu… Killi toprağın keşfinden günümüze bu gizemli madde, seramik ve porselen çeşidiyle hem önemli bir ihtiyaç, hem de sanat olarak her dönem aranan bir değer oldu. Özgür Aras ile bu zevkli çalışmalarını ve yeni markasının kuruluş hikayesini sizler için konuştuk.

Sevgili Özgür Aras pandemi dönemi nasıl geçiyor?  

Herkes gibi benimde işlerim durdu. 28 yıllık meslek hayatında hiç bu kadar ara verdiğimi hatırlamıyorum. Bir öğretisi var bu yaşananların, bende tecrübe ederek öğreniyorum. Yeni bir dönem… Allah herkese sağlık versin atlatırız öğrenilmesi gerekenleri de öğreniriz.

Çok ustalıklı bir karar verdiğini düşünüyorum. Hem zihni rahatlatacak, hem konsantrasyon, dikkat yönünden de insanı canlı tutacak bir çalışma alanı seçmişsin… İçinde telefon yok, bilgisayar yok, mavi ışık yok. Kil, seramik, toprak var. Tasarım, aşk var. Kendi kurduğun markan “sararugzo”nun hikayesi nasıl başladı anlatır mısın?

Benim yıllar önce kendime verdiğim bir söz vardı. Hep üretiyor olmak. Bazen kitap yazıyorum, bazen bir sosyal sorumluluk projesine dahil oluyorum. Mesleğim dışında da kısaca bir şeyler yapma gayretindeyim. Ne kadar meşgul olursam o kadar meşgul ediyorum. Dikkat çekmenin en güzel yolu… Boş boş konuşacağıma ürettiklerimle konuşmak, onları anlatmak, kalplere dokunmak çok keyifli… Dediğim gibi ben meşgul olurken bir yandan da meşgul oluyorum. Pandemi döneminde ne yapabilirim diye çok düşündüm araştırdım ve evimin yakınında bir seramik atölyesi vardı. Stüdyo ZEİ ‘de seramik hocası Zeynep Poyraz ‘dan özel dersler alarak, kendi tasarımlarını yapmaya başladım. Zeynep hoca ‘nın verdiği enerji ve destekle kendimi geliştirdim. Stüdyo ZEİ ‘de keyif aldım her yaptığımdan işin aslı. Rahatladım bir terapi oldu bana da… Sonra baktım neler yapabilirim diye. Dijital çağdayız ona ayak uydurmam gerekiyor. Online satış günümüzde yaygın… Bir online satış sitesi kurdum. Sonra sanal satış mağazaları ile iş birliği yaptım. Üç ayrı serisinde ünlü ressam Renan Kaleli‘nin üzerlerinde eserlerinden oluşan çay ve kahve setlerinin çıktığı an itibariyle online satış sitelerinde ilgi gördü. Ve yoluma devam ediyorum.

Sanata yatkınlığını yaptığın işin niteliğinden, kitaplarında yer alan akıcı yazım tarzından net anlaşılıyor. Ama burada başka bir şeye daha ihtiyaç var. O da el işi becerisi… Nasıl oldu? Elinin yatkınlığı var mıydı? Hiç böyle bir becerim olduğunu bilmiyordum. Sabrımın olduğunu da bilmiyordum. Eğlenmek ve vakit geçirmekti ilk başlangıç noktam. Karşıma dediğim gibi çok iyi bir eğitmen çıktı. Sıkmadı teknikleri, çok net ve kısa anlattı. Zamanı geldi; beni o çamurlarla tek başıma oynamaya bıraktı. Her iş öğreticide bitiyor. Ben haftanın nerdeyse 5 günü derslere gider oldum. Böyle oldu…

Eğitim sürecinden sonraki aşama neydi?  

Ben eğitim ile her aşamasını öğrendim. Çamur nereden alınır, sır nasıl yapılır, kalıp nasıl dökülür, pişirme süresi. Sabretmek en önemli olanı burada… Benim gibi sabırsız biri sabretmeyi öğrendi. Deneye deneye ne yapmak istediğimi buldum. Modellemeyi yaptım sonra onu renklendirmek. Ve ardından kendi yarattığın ürünü sergileme kısmı en keyifli olanı… Evlere girdiğini görmek gelen paylaşımlardan ve ürettiklerimin keyifli dakikalara eşlik ediyor olması çok mutluluk verici.

Bu çalışmaların üzerinde sadece kendi çizimlerin mi olacak?

 Dediğim gibi üç ayrı serisinde dünyaca ünlü ressam canım Renan Kaleli‘nin eserlerinden setler çıktı. Benim kendi el boyamalarım var. Yeni modellemeler de olacak. Şuan bu seriler çok ilgi gördüğü için bunlar üzerinden gidiyorum.

Kadınların tarih boyu saplantılı bir tutkusudur seramik, porselen… Sadece Çay kahve setleri ile mi kalacak? İleride bu koleksiyonu daha da çeşitlendirmeyi düşünüyor musun?

Çay ve kahve setlerinin çıktığı an itibariyle gördüğü ilgi başımı bir döndürdü. Hemen tabak serisi de mi yapsam dedim. İnsanoğlu işte bazen duygulara yeniliyor ya. Ne verirsen bir fazlası olsun isteği. Bende yaşadım o duyguyu. Sonra kendimi cimcikledim ve sakin olmam gerektiğini söyledim kendime. Bu güzel giden şeyin keyfini çıkarmam gerektiğini bununla yetinmem gerektiği hissi sakinlememi sağladı. Sadece ufak sunun tabakları yapıyor olacağım sonrasında. Daha büyütmeye niyetim yok. Vakit ayıramazsam sonra mutsuz olmakta istemiyorum birde bu tarafı var.

“sararugzo” ürünlerini nerelerden alabiliyoruz? Sadece internet üzerinden mi?

 İnstagram sayfamız @sararugzo online satış sayfamız www.sararugzo.com ve en çok Trendyoldaki mağazamızdan

Sıradaki proje nedir?

Yeni kitabımı yazıyorum. Bende üretim Allah izin verdiği sürece bitmez… Bulurum ben meşgul olacak bir şeyler meşgulde ederim.