Yazılar

Efsanelere konu olan denizin gözü “Morskie Oko”

Efsanelere konu olan denizin gözü “Morskie Oko”

Morskie Oko yani Denizin Gözü, Polonya’nın güneyindeki Tatra Dağları’nın en büyük ve dördüncü en derin gölüdür. Lesser (Küçük) Polonya Voyvodalığı’ndaki Mięguszowiecki Zirvelerinin dibindeki Yüksek Tatralar sıradağlarının Rybi Potok (Balık Deresi) Vadisi’ndeki Tatra Milli Parkı’nın derinliklerinde yer almaktadır.

Geçmişte, Morskie Oko’ya, Tatra gölleri ve göletlerinde nadir bulunan doğal balık stoğu nedeniyle “Rybie Jezioro” (Balık Gölü) adı veriliyordu. Suyun net derinliklerinde, gölde yaşayan alabalıklar kolayca fark edilebilir. “Morskie Oko” (Denizin Gözü), gölün bir yeraltı geçidi ile denize bağlandığına dayanan eski bir efsaneden türemiştir. Popülerliğinin artmasıyla birlikte, ziyaretçilerin gölde yüzmesi veya alabalıkları beslemesi yasaklanmıştır.

Morskie Oko, Tatra Dağları’nın en popüler yerlerinden biridir ve tatil sezonunda genellikle 50.000’den fazla turist tarafından ziyaret edilir. Motorlu erişime izin veren en yakın yoldan sonra, yaklaşık iki saatlik bir süreyi bulan yürüyüş/tırmanış ile ulaşılır. Bunun yanı sıra birçok turist, çok sayıda yerel Gorals (Highlanders/kabaca “Dağlılar”) sakinleri tarafından işletilen at arabasıyla yolculuk yapmayı tercih ediyor. At arabaları sizi göle yakın bir konuma kadar ulaştırıyor ancak o dik yolu çıkarken atların çektiği zorluk gerçekten izlerken bile insanı üzüyor. Kışın, yolculuğun kısa bir bölümü çığ tehlike bölgesinde yer alıyor ve bölge yaz aylarında bile soğuk ve yağmurlu olabiliyor.

Bunu aklınızda bulundurarak, yazın ziyaret diyor olsanız bile yanınızda soğuğa karşı koruyacak kıyafetler ve yağmurluk almayı unutmayın. Ayrıca yaklaşık 9 kilometrelik bir parkuru tırmanacağınız için yanınızda mutlaka yiyecek ve su bulundurun. Yolculuğun yarısında küçük bir market bulacaksınız ve kısa bir mola vererek alışveriş yapabilirsiniz. Ayrıca tırmanış sırasında birçok irili ufaklı şelaleler güzellikleriyle size (en azından fotoğraf çekmek için) kısa molalar verdirecek. Göle ulaşmak epey yorucu olsa da vardığınızdaki güzelliğiyle buna değdiğini göreceksiniz. Gölün yanında ayrıca bir restoran yer almaktadır ve inişe başlamadan önce burada da bir mola verebilirsiniz.

Morskie Oko’ya ulaşmak için öncelikle Zakopane isimli Polonya’da oldukça meşhur ve sevimli bir dağ kasabası görünümlü şehre ulaşmanız gerek. Bunun için Polonya içinde hizmet veren otobüsleri ya da trenleri kullanabilirsiniz. Ya da kendiniz araç kiralayarak da ulaşabilirsiniz. Zakopane Krakow’a yaklaşık 110 km mesafede yer alır ve arabayla yaklaşık 1 saat 45 dakika sürer. Zakopane şehrini gezmek için de bir gününüzü ayırmalı ve yerel yemeklerin ve ünlü peynirlerinin tadına bakmalısınız. Zakopane’den Morskie Oko’ya ulaşmak için ise şehir merkezinden kalkan otobüs/minibüsleri kullanmanız gerekecek (Ücret 10 zloti). Sizleri Tatra Milli Parkı’nın girişine kadar götürecekler (6 zloti yetişkin, 3 zloti çocuk)

Turizmde yaraları yerli turist saracak!

Turizmde yaraları yerli turist saracak!

Türkiye’nin önde gelen turizm portalı Tatilsepeti’nin Genel Müdürü Koray Küçükyılmaz ve Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Karayal, dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını sonrası turizm sektörünün genel durumu ve sektörün önümüzdeki döneme ait beklentilerini açıklamak adına sektörde bir ilki gerçekleştirerek online basın toplantısı gerçekleştirdi. Basın toplantısında, Küçükyılmaz ilk çeyrekte yurt dışından gelen ziyaretçi sayısının geçen seneye göre %20,5 oranında azaldığını ve Mart ayında ziyaretçi sayısının %64,7 oranında gerilediğini belirtirken, Karayal koronavirüs salgını sonrası turizm sektörü ve tatil alışkanlıklarının değişimi hakkında açıklamalarda bulundu.

Tatilsepeti üzerinden gerçekleştirilen anket sonuçlarını da açıklayan Küçükyılmaz, ankete katılanların %60’ının salgın sonrası bu sene içinde seyahat etmek istediğini ve ankete katılanların büyük çoğunluğunun tatil için yurt içi seçenekleri değerlendirdiğini açıkladı.

Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınında, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de bu durumdan en çok etkilenen pazarların başında turizm sektörü yer alıyor. Türkiye’nin önde gelen turizm portalı Tatilsepeti’nin Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Karayal, Covid 19 salgını nedeniyle turizm sektöründe büyük kayıplar yaşandığını, havayolları, tur operatörleri, seyahat acenteleri, oteller ve benzeri bütün turizm bileşenlerinin bu durumdan olumsuz etkilendiğini belirtse de, iç pazarda geri dönüşün beklenenden hızlı olacağını söylüyor.

Tatil alışkanlıkları değişecek

Basından gelen soruları yanıtlayarak koronavirüs salgını sonrası tatil alışkanlıklarının da değişeceğini söyleyen Karayal, “Salgın, hayatta kalma, güven duyma ve tedbirli olma gibi insanların en temel duygularını değiştirmiş durumda. Her birey, farklı güvenlik algısına sahiptir; ancak çok önemli bir kitleyi önümüzdeki birkaç yıl etkileyecek sosyolojik ve psikolojik olgulardan bahsediyoruz. Bu olgular, her türlü satın alma ve tüketim alışkanlıklarına; dolayısıyla tatil yapma, seyahat etme alışkanlıklarına da etki edecek. Konaklama tesisleri ve havayolları kendi içlerinde birtakım önlemler almaya başladı.  Ancak, bu önlemleri misafirlerimize doğru şekilde anlatmak ve sunmak da çok önemli; burada biz seyahat acentalarına görev düşüyor” açıklamasında bulundu.

%60’lık bir kesim tatil planı yapıyor

Tatilsepeti Genel Müdürü Koray Küçükyılmaz, “TatilSepeti ailesi olarak, misafirlerimizin hem otellerden hem de biz seyahat acentalarından beklentilerini öğrenmek adına bir anket düzenledik. Bizden daha önce rezervasyon yaptıran misafirlerimiz ve sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip eden tatil severlerimize, hangi şartlar sağlanırsa gönül rahatlığı ile tatile gidebileceklerini sorduk. Anket sonuçlarına göre; misafirlerimizin %40’ı bu sene korona riski azaldıktan sonra dahi tatile gitmeyi düşünmüyor. %60’ı ise, belirli tedbirler alınması durumunda tatil planı yapacağını belirtiyor. Tesis genelinde sağlanan sosyal mesafe, doluluk oranı ve misafir çıkışlarından sonra odaların bir süre boş bırakılması gibi konular misafirlerimiz için ön planda yer alıyor” açıklamasında bulundu.

Turizm yaralarını yerli turist saracak

TatilSepeti’nin yaptığı anket sonucunda büyük bir kesim yurt dışı tatilini aklından silmiş durumdayken, yurt içi tatil planı yapmak isteyenlerin oranı %84. Ankete katılanların birden fazla tercih yapabildiği tatil seçeneklerinde %51’i otel ve resortları, %32’si butik otelleri, %28’i tatil köylerini, %28’i ev kiralamayı tercih ederken, tatile giderken kendi arabasıyla gitmeyi tercih edenler %67 oranında; uçak ya da otobüs kullanmayı tercih edenlerin oranı ise %30.

 

Tesislerin doluluk oranı tercihleri etkiliyor

Gönül rahatlığıyla tatile gitmek adına beklentilerin birinci öncelikleri arasında tesisin 50% doluluk ile misafir kabul etmesi, tesis ortak alanlarında sosyal mesafe kurallarına uyulması ve tesis odaların en az 24 saat boş bırakılmış olması konuları yer alıyor. İkinci öncelikler ise, tesisin sağlık raporu dahilinde misafir kabul etmesi ve tesislerde açık büfe yerine, kişiye özel yemek servisi yapılıyor olması maddeleri sıralanıyor.

“Dünyayı etkisi altına alan COVID-19 salgınının getirdiği bu zorlu günler, elbette geride kalacak. Ancak pek çok bilim insanı ve sosyoloğun da belirttiği gibi; kriz sonrası pek çok şey değişecek ve belki de hiçbir eskisi gibi olmayacak. Beklentilerimizin, alışkanlıklarımızın ve dahası gündelik yaşantılarımızın bile büyük bir değişim sürecine girecek” diyen Küçükyılmaz, bu süreci birlikte ve birbirimizi anlayarak atlatmaya davet ediyor.

 

Oksijen deposu “Kaz Dağları”

Oksijen deposu “Kaz Dağları”

Kaz Dağı ya da diğer adıyla İda Dağı, Edremit Körfezi’nin kuzeyinde, Çanakkale ile Balıkesir arasında yer alır.

Kaz Dağı büyük ölçüde Biga Yarımadası’nda uzanmaktadır. Kaz Dağları, batıda Dede Dağı, ortada esas Kaz Dağı ve üç tepesi (Babadağ, Karataş Tepe ve Sarıkız Tepesi), doğuda Eybek Dağı, kuzey doğuda ise Gürgen Dağı ve Kocakatran Dağı’ndan oluşmaktadır.

Üç tepesi olan esas Kaz Dağı’nın en yüksek tepesi 1774 metre olan Karataş Tepesi’dir ve Balıkesir’in Edremit ilçesinde yer alan Güre beldesinin kuzey-kuzey batı istikametine denk gelir. Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde yer alan Ayazma mesire yeri ise Kaz Dağı zirvesinin kuzey batısına denk gelir ve mesire yerine ulaşmak için Bayramiç’ten yaklaşık 17 km’lik Evciler Beldesi yolunu takip edip, Evcilerden sonra 6 km’lik yol aşılarak ulaşılabilir. Bölgedeki en önemli merkez Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu ve Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk beldeleridir. Ayrıca Altınoluk, Alp Dağları’ndan sonra dünyanın en temiz ikinci yüksel oksijen oranıyla en temiz ikinci havasına sahiptir. Kaz Dağı Milli Parkı, Balıkesir, Edremit‘te yer alan doğa temalı milli parktır. Marmara ve Ege bölgeleri arasında sınır oluşturan Kazdağı’ndan ismini alır. Bulunduğu geçiş iklimi ve yakın bölgedeki tek yüksek dağ olan ve ayrıca Biga yarımadasında doğu-batı doğrultusunda uzanan dağ arazilerini kapsar.

Kazdağları ve çevresinde anlatılan hikâyeler, ritüeller ve çeşit çeşit inanışların temelinde miras olarak bir sonraki nesle kalmış, sentezlenmiş bir kültürün varlığını hissedilir. Bölgeye yerleşen bir halk önceki halkların sözlü mirasına kendilerinden de eklentiler yaparak yeni yeni anlatılar ortaya çıkarmıştır. M.Ö. 7000’li yıllardan günümüze kadar motifler ortak olarak kullanılmıştır.

Yöredeki milletler, dinler ve mezhepler sürekli değişmekle beraber, değişmeyen “havasından mıdır yoksa suyundan mı”dır bilinmez insanların düşünce tarzı oldu. Mitolojide, doğa şartları insan zihnini etkileyen en temel faktör olarak karşımıza çıkar. Yüksek ve heybetli bir dağ, denize akan bir nehir, bazen taşlık bazense bereketli bir toprak, deniz ticareti yapamaya elverişli kıyılar: Troya, Sarıkız, Hasanboğuldu anlatıları için son derece uygun koşullar yörede hazır bulunmaktadır.

Kazdağı, Antik dönemlerde “İda” olarak adlandırılmış ve pek çok önemli olaya ev sahipliği yapmıştır. İsminin Giritli denizciler tarafından, Girit’te Zeus’un doğduğu İda Dağı’na atıfta bulunmak için İda konduğu mitolojide yer alır. Bundan dolayı dağ Yunan mitolojisinde önemli bir yere sahiptir. Homeros‘un İliada destanında “bin pınar İda” olarak geçmektedir. Homeros İlyada’da ‘‘Bol pınarlı, vahşi hayvanların anası’’ olarak İda Dağı’ndan sık sık bahsediyor. Efsaneye göre Hera, Afrodit ve Athena’nın katıldıkları, Truva Savaşı‘na yol açan o meşhur güzellik yarışması burada yapılmış, Tanrılar Truva Savaşı’nı buradan izlemiş ve Afrodit ilk kez burada âşık olmuş. Küçükkuyu‘nun kuzeyinde, Adatepe köyünün güneyindeki geniş bir alana hâkim bir tepede Zeus Altarı isimli bir tapınak bulunmaktadır. Rivayet olunur ki, Zeus bu tepede Afrodit’le sevişir ve bir yandan da savaş yönetirmiş.

Kaz Dağı’nın İran’a kadar uzanan bir İslami Sarıkız efsanesi vardır. Kazdağları’nın en ünlü Islami efsanesi Sarıkız inanışıdır. Sarıkız efsanesi Türkmen köylülerinin söylencelerinde büyük yer alır. Çeşitli versiyonları mevcuttur. Güre‘nin üstünde yer alan Kavurmacılar Köyü’nde yaşadığına inanılan Sarıkız için her yıl Ağustos ayında bir hayır düzenlenir. Köyde keşkek, pilav, nohut pişirilip yenilir, şerbetler içilir. Terk edilmiş görünümlü köyde kalan beş-altı ailenin yanı sıra yeni yapılanmalara da rastlanmaktadır. Bir başka doğal özelliğini koruyan köy olan Yassıcalı ise evleriyle dikkati çekiyor. “Sarıkız Şenlikleri”‘ne olan ilginin her yıl arttığı gözlenmekte, katılımın yüksek olması etkinliklerin zenginliğini arttırmaktadır. Son yıllarda yurdumuzun çeşitli bölgelerinden ve yörelerden gelen folklorik ekipler ve yurtdışından gelen misafirler de katılmaktadır.

 

istegelsin ve Pegasus’tan işbirliği

istegelsin ve Pegasus’tan işbirliği

istegelsin’in Pegasus ile yaptığı işbirliğiyle kullanıcılar, evde otururken kazanıyor! Pegasus BolBol üyesi olan istegelsin kullanıcıları yaptıkları alışverişlerden puan kazanıyor, bu puanları daha sonra seyahatlerinde kullanıyor.

istegelsin’den alışveriş yapanlar, sepet sayfasına geldiklerinde Pegasus BolPuan Kazan seçeneğini görüyor. Kutucuğu işaretleyen kullanıcılar, sonraki tüm alışverişlerinde puan kazanmaya başlıyor. Kazanılan puanlar, kullanıcıların Pegasus hesaplarına yansıyor. Her 2 TL’lik alışverişte 1 BolPuan kazandıran kampanyada kazanılan puanlar, teslimat ücreti ve poşet ücreti dışında bırakılarak indirimleri düşmüş sepet net tutarı üzerinden hesaplanıyor.

Kampanyadan yararlanabilmek için Pegasus BolBol üyesinin, istegelsin web sitesi ve mobil uygulaması için bildirdiği cep telefonu numarasının Pegasus BolBol hesabına tanımlı cep telefonu numarasıyla aynı olması gerekiyor.

Göz ardı edilen tarih “San Gervasio”

Göz ardı edilen tarih “San Gervasio”

San Gervasio, Yucatán Yarımadası’nın kuzeydoğu kıyısında, Cozumel adasının kuzey üçüncü bölgesinde, şimdi Meksika’nın Quintana Roo eyaletinde bulunan Kolomb öncesi Maya uygarlığının arkeolojik bir alanıdır.

San Gervasio’nun (Cozumel adasında) ve Tulum’un (Quintana Roo’daki Meksika anakarasındaki) Maya bölgeleri, iç kısımlardaki diğer muhteşem kalıntılar olan ve daha iyi bilinen Chichen Itza’dan dolayı göz ardı edilir, ancak her iki bölgenin de kendi canlı hikayeleri vardır ve her biri uzun, rahat bir ziyareti ödüllendirecek güzellikler barındırırlar.

Bu yazıda sizlere Cozumel’deki San Gervasio’dan bahsedeceğiz. Bu Tulum antik kenti kesinlikle ziyaret edilmesi gereken kadim bir antik yerleşim.

Geçmişte, şehre Tantun Cuzamil (Kırlangıçlar Bölgesindeki Yassı Kaya) olarak adlandırılmıştı ve dini önemi büyüktü. Hıristiyan İspanyolların gelip, şehrin ismini dinlerine göre değiştirip, tanrıça Ix Chel’i de Meryem Ana ile değiştirmelerinden yüzyıllarca sonrasında bile, tanrıça Ix Chel’e (“gökkuşağı tanrıçası” ve ee-şel olarak telaffuz edilir) ibadet etmeye gelen kadınlar için önemli bir hac yeri olarak kalacaktı.

Binlerce yıl boyunca, kadınlar, sert rüzgârların azdırdığı dalgalarda kürek çekebilen uzman kürekçiler tarafından bölgeye getirilerek, denizden 48 km uzaklıktaki Playa del Carmen plajlarında toplandılar. Yolculuk on iki saat sürüyordu ve vardıklarında hacılar denizden kutsal şehre dua etmek ve ilahi öğüte ulaşmak için yürüyorlardı.

Ix Chel, doğurganlık, doğum, kadınlar, dokuma, sağlık, tıp ve ay tanrıçasıydı. Kadınların hayatında en az bir kez onu onurlandırmak ve diğer zamanlarda bağış göndererek bir hac yapmaları bekleniyordu. Tantun Cuzamil’e yapılan bir hac, bir Hıristiyanın Kudüs veya Roma’ya ya da bir Müslüman’ın Mekke’ye yaptığı gibi aynı önemi taşıyordu.

San Gervasio’yu ziyaret eden ilk Avrupalı, 1518’de İspanyollar için adayı keşfeden Juan de Grijalva idi. İkinci Avrupalı ziyaretçi grubu, 1519’da Veracruz’a yaptığı yolculuk sırasında adada mola veren Hernan Cortes’in keşif gezisi ile geldi. Her iki grup da Cozumel Mayaları tarafından iyi karşılandı ve Cortez, gelecekte adaya gelen herhangi bir İspanyol’a sunmaları için bir mektup bile yazdı, “burada altın yok ve buradakiler barışçıl insanlar.” Bununla birlikte, Panfilo de Narvaez’in 1520’de düzenlediği sefer sırasında, mektup çok da yardımcı olmadı. Keşif ekibinin mürettebatının birçoğu çiçek hastalığına yakalandı. Hastalık adanın her tarafında çok yaygındı. San Gervasio’da bu çiçek kurbanlarının gömüldüğü üç toplu mezar bulundu.

 

Zamana direnen “Arpaz Kulesi”

Zamana direnen “Arpaz Kulesi”

Nazilli’ye bağlı Esenköy’de bulunan tarihi yapı, antik Harpasa Kalesi’nin eteklerinde kurulmuştur. Bazı kaynaklarda buranın ismi Arpaz Kulesi olarak da geçmektedir.

 

Akçay’a kadar uzanan ekili araziyi kapsamı içine alan büyük çiftlik işletmesinin sahibi, Arpaz Beyleri tarafından XIX. yüzyıl başlarında inşa ettirilmiştir. Ancak burada XVII. Ve XVIII. yüzyıllara ait, Osmanlı Dönemi kalıntıları da bulunmuştur. Buna dayanılarak da kalenin daha erken bir dönemlerde yapılıp, sonradan yenilendiği düşünülmektedir. Burası bir bey konağı, güvenlik kulesi, ambar, ahırları ve müştemilatı ile bir şatoyu andırır. Kule, Arpazlı Hacı Hasan Bey tarafından, II.Mahmut zamanında Rodos’tan getirdiği ustalara yaptırmıştır.

 

Kalenin saihibi olan, Arpazlı Ailesi, Osmanlı Devleti ‘nde merkezi yönetimin zayıflayarak bölgesel derebeyliklerin ön plana çıktığı 18. ve 19. yüzyıllarda Aydın çevresinde hakimiyet kurmuş iki aileden biridir. Aile kaynaklarına göre, büyük ataları, Fatih Sultan Mehmet’in İtalya Seferi’ne kumandan atadığı ve Otranto şehrini fetheden, Gedik Ahmet Paşa’dır.

 

Fatih Sultan Mehmet’in ölümünün ardından tahta geçen Sultan II. Beyazıt ‘ın bir konuda görüşmelerini istemesi üzerine, ‘Siz tahta çıkınca ben belime kılıç bile kuşanmam’ gibi bir karşılık vermesi nedeniyle, oracıkta saray aşçı ve çırakları tarafından boğdurulmuştur. Ancak sofu, barışçı ve vicdanlı bir kimse olan II. Beyazıt sonradan bu yaptığına pişman olarak Gedik Ahmet Paşa’nın iki oğlunu “sipahi beyleri” olarak atamış, Nazilli’nin kenarından geçen Büyük Menderes Nehri bir hudut, Karacasu‘nun Nargedik köyü bir hudut olmak üzere arada kalan toprakları onlara bağışlamıştır.

 

Sultan II. Mahmet döneminde patlak veren Aydın İhtilali ile baş edemeyen Arpazlı Hacı Hasan Bey Padişah’ın gazabına uğrayıp, Rodos ‘a sürülmüştür. İsyanın bastırılmasıyla döndüğünde, beraberinde Rodos’tan yapı ustaları getirmiş ve bugünkü Arpaz Kulesi ve Arpaz Konağı bu ustaların hünerleriyle yükselmiştir.

 

Kendine has mimarisi ve döneminin hatlarını yansıtması bakımından önemli bir eser olan ve yıllara meydan okuyan heybetiyle görenleri kendine hayran bırakan Arpaz Kulesi ve Konağı, son yıllarda bakımsızlıktan dolayı atıl bir görümdedir.

JOLLY ile Dubai’de deniz ve kumun tadını çıkarın

JOLLY ile Dubai’de deniz ve kumun tadını çıkarın

Baharın gelişini yurt dışında karşılamak isteyenler Jolly Tur’un sunduğu fırsatlara kayıtsız kalamayacak. Jolly’nin Dubai Turları deniz, kum, güneş ve Dubai’nin büyülü atmosferiyle tam size göre. Alternatif tarih seçenekleriyle bahara erken bir giriş yapabileceğiniz bu turun fiyatı 299 euro’dan başlıyor. Üstelik eşsiz cazibe, bembeyaz plajlar ve lüksün adresi olan Jolly’nin Dubai Turları’nda ulaşım, 2 gece ve üzeri konaklama, rehberlik hizmeti ve çevre gezileri de dahil.

Tur hakkında

Dubai’de sizleri ilk olarak dünyanın ilk yedi yıldızlı oteli Burj Al Arab, ünlü Jumeriah Plajı, SheikhPalace ve Dubai’yi iki bölgeye ayıran Dubai Creek karşılayacak. Dilerseniz Dubai’nin Venedik’i olarak adlandırılan Souq Medinat Jumeriah’ta gece keşfine çıkabilirsiniz.

Deniz, kum, güneş üçlüsünün ardından yedi emirliğin başkenti olan Abu Dhabi emirliğini gezebilir, 40 yıl önce küçük bir balıkçı köyü olan başkentin bugün ne kadar modern bir şehir olduğuna tanıklık edebilirsiniz. Burada ayrıca Beyaz Kale, göçebe bedevi yaşamının sergilendiği geleneksel köy ve eski yaşam kalıntılarının bulunduğu Heritage Village görebileceğiniz yerler arasında.

Dubai’de dilerseniz Miracle Garden & Monorail ile Palmiye Adası Turu’na da katılabilirsiniz. Bu turda Guinness Rekorlar Kitabı’na girmiş dünyanın en uzun çiçek duvarlarının bulunduğu masal şehir Miracle Garden ve el emeği bir ada olan Palmiye Adası sizleri bekliyor olacak. Adanın girişinde bulunan Monorail trenine binerek adayı baştan sona keşfe çıkabilirsiniz.

İskoçya’nın gizli mücevherleri

İskoçya’nın gizli mücevherleri

İskoçya’ya ilk ziyaretiniz sırasında büyülediniz, geri dönme sözü verdiniz ve şimdi bir sonraki seyahatinizi planlıyorsunuz. Ancak bu sefer, gittiğiniz yoldan biraz daha ileri gitmek ve en gözde turistik mekanların ötesini keşfetmek istiyorsunuz. Nereden başlamalı mı diyorsunuz? O zaman İskoçya’yı birlikte dolaşmaya ne dersiniz?

Dunrobin Kalesi, North Highlands

189 odalı İngiltere’nin en eski yerleşim yerlerinden biri olan ve kuzey yaylaların en büyük kalesi olan Dunrobin Kalesi’nin çarpıcı Fransız tasarımına hayran kalacaksınız. Londra Parlamentosu’nu da tasarlayan Sir Charles Barry, muhteşem mimarisi ve masal kulelerini buradan etkilendi.

Not: Dunrobin Kalesi her yıl 1 Nisan – 31 Ekim 2019 tarihleri ​​arasında açıktır.

Caerlaverock Kalesi-Dumfries

Bu etkileyici kale bir üçgen şeklinde ve atmosferik yeşil hendek ve doğa rezervi içinde yer alıyor. Caerlaverock Şatosu sanki hikaye kitabından çıkmış gibi… Dünyada böyle bir kale kalmadığını kesin! İskoçya’da yüzlerce çarpıcı kale, şato ve tarihi evleri görmek mümkün ama en etkileyicisi Caerlaverock Şatosu olacaktır.

St Ninian Adası-Bigton, Shetland

Barbados sahilleri kadar canlı, el değmemiş kumları ve mavi suları ile Shetland’a bayılacaksınız. St Ninian Adası’ndaki plajlar müdavimlerinin kalbinde ayrı bir yeri var. Tropik sahiller gibi beklentiniz olmasın kışın romantik ve asi, yazın ise durgun ve çekici. Baharın son günleri yada yazın gidilmesi bizim tavsiyemiz.

Sandwood Bay yaylaları-Sutherland

Saklı Sandwood Koyu’na ulaşmak biraz zor görünebilir, ancak burada yürüyüş yapmak için harcadığınız çaba bir mil uzunluğundaki altın kumun önünüze serildiği zaman buna değer. Muhtemelen o sahilde yürüyen tek insan sen olacaksın. Kendini Robinson Crusoes gibi hissedebilirsin.

Smoo Mağarası-Durness

Durness yakınlarındaki Smoo Mağarası, dar bir deniz girişinin başındaki kireçtaşı kayalıklardan oluşuyor. Smoo Cave, İngiltere’nin en büyük deniz mağarası ve muhteşem bir manzaradır. Durness ve yeraltı havuzları, yerel efsaneler yer almakta.

Kilmartin Glen-Argyll

Tarih öncesi kalıntılar için Avrupa’nın en yoğun bölgelerinden biri olarak kabul edilen Kilmartin Glen, mezar alanları ve duran taşlar dahil 6 kilometrelik bir alanda 800’den fazla yapıya ev sahipliği yapıyor. Eski kralların taçlandığı Dunadd Kalesi’ne ve ilk İskoç ulusunun başladığı bölge.

Sueno Taşı-Forres Moray

Picts, kuzeydeki yerli halktı ve şimdi antik kalıntıların gerisinde kaldı. Forres’teki etkileyici Sueno Taşları, İskoçya’nın en uzun heykel taşlarıdır. 10. yüzyıldan kalma ender görülen savaş sahneleri oymalarıyla süslenmiştir. Aberdeenshire ayakta duran taşlar ve antik anıtlar için en zengin alanlardan biridir. O kadar ki özel ki, Taş Çember Yolu bile var.

St Kilda Adası

Uzak ve görkemli St Kilda adasına yapılacak bir tekne gezisi, İskoçya’nın bu harika bölgesinde macera ve doğayı birleştirmek için harika bir yoldur. Adanın dünyanın önde gelen kuş gözlem alanlarından biri olduğunu biliyor muydunuz?

Skara Brae -Orkney

Skara Brae, tüm Batı Avrupa’nın en iyi korunmuş taş köylerinden biridir. İnsanların 5 bin yıl önce hayatlarını nasıl yaşadıklarına dair inanılmaz duygular hissedeceksiniz.

Jura Adası-Argyll ve Isles

Jura’nın insanlardan daha çok geyik popülasyonuna sahip olduğunu biliyor muydunuz? Yakınlarda, rehberli bir tekne turunda dünyanın üçüncü büyük jakuzisi olan çarpıcı Corryvreckan Whirlpool’a şahit olabilirsiniz. Dönen suların çarpma kükremesi bazen 10 mil öteden duyulabilir! İlginç bir doğa harikası.

Lagavulin Damıtımevi-Islay

Viski üretimin onda dokuz burada yapılmakta.  Islay, Viski üreten adaların en büyüğüdür. Burada Viski yapımına şahit olabilir, viski kültürünü burada öğrenebilirsiniz.

Loch Awe- Argyll Kilchurn Kalesi

Loch Awe, kalın kozalaklı ormanlarla ve güzel meşe ağaçlarıyla bezeli, doğal bir orman. Bölge en çok Kilchurn Kalesi’nin muhteşem harabesiyle ünlüdür. Kuleden suya bakarken, Ben Cruachan’ın manzarasını görebilirsiniz. Gerçekten şok edici!

St Mary’s Loch İskoçya Sınırı

Güney yaylalarının ortasında yer alan St Mary’s Loch, Edinburgh’a arabayla bir saatten daha az bir mesafededir ancak huzurlu bir uzaklık hissi sunmaktadır. Huzurlu tepeler, vahşi kırlar ve geniş ormanlık alan…

Loch Tay, Perthshire-Kenmore Köyü

Dunblane’un hemen kuzeyinde başlayan Perthshire kısa ama muhteşem bir sürüş mesafesindedir. Tay nehri üzerinde şirin bir köy… Hiç ayrılmak istemeyecek kadar güzel bir köy.

Angus ve Montrose

Angus sizin için ilginç rotalardan biri… Tarihi mekanları ile meşhur bölgenin adı anlaşıldığı büyük baş hayvanların adı da olmuş. Kraliçenin yazlık evi olan Balmoral Kalesi gezebilirsiniz.  Buradan kısa bir yolculuğun ardından Montrose ulaşabilirsiniz. İskoçya’nın en eski şehirlerinden biri olan Montrose şehir hayatı ilginizi çekecektir.

Kanallar

Union kanal ile Forth&Clyde kanalını birbirine bağlayan Falkirk Wheel kanalarında tekne kiralayıp gezin. Tekne içinde şehri daha farklı göreceğinize eminiz. Ya tekne kiralayın yada restoran teknede yemek yerken, kanalda yapılmış simge yapıları seyredin.

Loch Katrine – The Trossachs

Tarihi SS Sir Walter Scott vapuruna adım atın, arkanıza yaslanın ve şairin ilham alan manzarasına tanık olun. Loch Lomond ve The Trossachs Ulusal Parkı’ndaki sakin Loch Katrine kadar doğa harikası içinde bir yolculuk yapın. Yılın her mevsimi farklı bir haz verecek olan bu gemi gezisi size kısmen de olsa Norveç Fiyortları’nı hatırlatacak.

Highland Halk Müzesi

Geçmişi yaşamak istiyorsanız Highland Halk Müzesi’ne gidin. İskoç yayla hayatını, yaşam ve çalışma koşullarını canlı olarak deneyimleyerek yaşayın. Biraz mizansen biraz gerçek müze…

Pier Sanat Merkezi

Pier Sanat Merkezi, Stromness, Orkney Ioana Marinescu gibi bir çok galeriye ev sahipliği yapıyor. Stromness sokaklarında dolaşın. Galeri ve dükkanlarda çeşitli yaratıcı ürünler keşfede bilirsiniz. Yerel ve uluslararası sergi ve sanatçılarla temas etme şansınız var.

Glen Trool Yaylası

İskoçya denilince akla uçsuz bucaksız yeşillikler gelir. Glen Trool bu yaylalardan biri. Galloway Orman Parkı ve Glen Trool, orman yürüyüşleri yada dağ bisikletine biniyorsanız, vahşi ve harika yokuş aşağı parkurları ilginizi çekecektir.

Inveraray Kalesi

Neo-Gotik Inveraray Kalesi, Inveraray köyünün yukarısındaki 18. yüzyıldan kalma bir gözetleme kulesine kadar harika, kısa ama dik bir yürüyüş mesafesindedir. Kale bu yürüyüşe değecektir.

Maymun Adası’ndaki Puflar, Fife

Adı Maymun Adası ama bir kuşların konakladığı doğal bir rezerv… Gözlemevi ile deniz kuşları türlerin çok sayıda ulusal öneme sahip bir doğa harikası. Yaz aylarında, adanın batı kıyılarında bulunan uçurumlar kuş yuvalarından çıkan kuşların deneme uçuşları yaptığı yer haline geliyor. 25 bin kuşu görme şansınız var.

Moray sahili

‘Yunus Sahili’ olarak bilinen Banffshire ve Moray sahili, bu muhteşem canlıları doğal ortamlarında görmek isteyen herkes için bir mekân. Aberdeenshire sahil şeridinin katil balinaları ve ara sıra kambur balinaları da denizde çıktığı bilinmektedir!

Culzean Kalesi – Ayrshire

Denizlerin, yemyeşil ormanların ve sır bahçelerinin etrafı ile çevrili olan Culzean Kalesi ve Country Park ilginizi çekecek bir yer. Bahçelerin, mimarinin ya da sadece tarihin tadını çıkartacağınız keyifli bir bölge.

Logan Botanik Bahçesi -Ayrshire

Port Logan’da, ülkenin en egzotik bahçesi Logan Botanik Bahçeleri’ni ziyaret edin. Güney yarımküreden gelen bitkiler, Himalaya haşhaşlarından Yeni Zelanda’ya kadar hatta Afrika papatyalarına kadar birçok çiçekle bu bahçede tanışacaksınız.

Bell Rock deniz feneri, Angus

Stevenson’s Lighthouse olarak da bilinen Bell Rock Lighthouse, dünyanın hayatta kalan en eski deniz feneri. 19. yüzyılın en seçkin mühendislik başarısı olarak kabul edilir. Fener kış aylarında dalgalarla boydan boya yıkanıyor.

Caledonian kanalı

Caledonian kanalı muhteşem mühendislik harikası İngiltere’deki en uzun merdiven kilitli kanalı. Bir teknenin kilitleri yukarı veya aşağı gitmesi yaklaşık 90 dakika sürüyor.

Not: İskoçya’da yüzlerce viski damıtma tesisi, 500 golf sahası ve binlerce şato, müze ve galeri olduğunu biliyor muydunuz? İskoçya’da görülecek ve yapılacak çok fazla şey var. İnsanlarla sohbet edin bu listeye eklemeler yapın. Şimdiden iyi tatiller.

Sevgililer günü rotaları

Sevgililer günü rotaları

Kış tatilleri, sadece ateşin gölgesinde ısınmak, sıcak çikolata içmek ve karda oynamaktan ibaret değildir. Bunu göz önünde bulundurarak, dünyadaki en iyi kış tatili adreslerini sizler için hazırladık.
Bu yedi kış tatili fikri size bir son dakika seyahatinde bulunma konusunda ilham kaynağı olacak-bundan eminiz… Sömestr tatili için pek uydun değil ama sevgililer günü için ideal rotalar…

Münih, Almanya

Muhtemelen Münih, sınırsız miktarda bira tüketilen yıllık Oktoberfest kutlamalarıyla ünlü olabilir. Ancak, bu tarihi kent biradan çok daha fazlasıyla ünlü..
Güzel, asırlık mimariye sahip binalardan, tarihi müzelere ve Noel pazarlarında yapılan kutlamalara kadar Münih’te yapılacak çok şey var.

Patagonya, Arjantin
Patagonya, kaya tırmanışı ve dağcılığın yanı sıra, dünyanın en iyi yürüyüş parkurlarından bazıları ile ünlüdür. Patagonya’nın en ünlü yeri, muhtemelen El Chalten’dir, ancak Arjantin’in Patagonyası ve UNESCO Dünya Mirası listesindeki en önemli turistik yerlerinden biri olan Los Glaciares Ulusal Parkı’nın içindedir.

St. Lucia
Buradaki mevcut olan etkinliklerin çeşitliliğinin, onu en iyi kış tatillerinden biri yapan şey olduğunu düşünüyoruz.
Saint Lucia’nın üstünden uçtuğunuzda, sahil şeridinin ne kadar çeşitli olduğunu görünce şaşırıp kalacaksınız. Uzak balıkçı köylerinden, volkanik plajlara ve lüks tatil yerlerinden, etkileyici resif dalış merkezlerine kadar aradığınız herşey bulunmaktadır. Yalnız seyahat ediyor olsanız bile, burada herkes için bir şeyler var. Güneşli havaları sıcak bir kış tatili için ideal.

Whistler, Kanada

Bu meşhur dağ mekanı Vancouver’dan sadece iki saat uzaklıkta yer alır. En ünlü kayak merkezi sıralamalarının en üstlerinden yer alan Whistler, yakındaki parkurları ile, tüm dünyadan kayakçıları yokuş aşağı ve helikopter kayağı yapmak için çekiyor.
Sıcak çikolatanızı yudumlarken, bir dağ evinde oturun ve yamaçlarda geçen uzun bir günün ardından şöminenin başında rahatlayın. Whistler, asla unutamayacağınız bir kış tatili için idealdir.

Miami, Florida, ABD

Miami, gün içinde huzurlu bir sahil kasabası ve geceleri ateşli bir parti mekanıdır. Kış tatili fikirlerini araştırıyorsanız, bu şehrin tekrar tekrar ortaya çıkacağına bahse gireriz! Barındırdığı göz alıcı sebeplerden dolayı, Miami hakkında sevilecek çok şey var ve bu ününü kesinlikle hak ediyor. Parlak renkleri, harika havası, yüksek kaliteli restoranları ve heyecanlı partileriyle, burası biraz zaman harcayabileceğiniz en büyük Amerikan şehirlerinden biridir. Huzur veren havası, kış mevsiminde olduğunuzu size unutturacaktır.

Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri

Dubai’de görülecek ve yapılacak çok şey bulacaksınız. Etkileyici müzeleri ve arkeolojik alanları ziyaret etmekten, alışverişten bıkmaya kadar saymakla bitmeyecek fırsatların bir arada olduğu bir yerdir Dubai. Turistlerin gözde mekanı olmasından dolayı, ondan daha fazla göz alıcı ya da daha olağan üstü bir yer az bulunur. Birleşik Arap Emirlikleri’nin yüksekten uçan şehri olan Dubai, ziyaret edebileceğiniz en büyüleyici yerlerden biri. Şehrin yüksek sıcaklıkları, kış aylarında çok güzel bir fırsat!

Prag, Çek Cumhuriyeti
Prag’ın ünlü Noel pazarında tam anlamıyla herşey var. Hediyeler için ahşap dağ evi, güzel bir şekilde dekore edilmiş kocaman bir Noel ağacı ve hatta canlı bir hayvanın Doğum Sahnesi.
Sıcak şarap ve zencefilli kurabiye gibi lezzetli Noellik ikramlarının yanı sıra, canlı klasik müzikler ve dans gösterilerinin şenlikli atmosferini içinize çekebilirsiniz. Prag, sadece dolaşmak için bile güzel ve rahatlayıcı bir şehir.