Yazılar

Katar’ın tarihi yelkenlileri yenileniyor

Katar’ın tarihi yelkenlileri yenileniyor

Katar Ulusal Turizm Konseyi (QNTC)  40’ın üzerinde geleneksel Arap yelkenlisinden oluşan bir filoyu yenilemeye başladı.

Üç aşamalı proje kapsamında, Arap yelkenlilerinin yenilenmesi ile marinaların ve iskelelerin modernizasyonunun yanı sıra, mürettebat ve tekne kaptanları için sağlık ve güvenlik eğitimleri de yer alıyor.

Birinci aşama, geçmişte inci avcılığı, balıkçılık ve ticari taşımacılıkta kullanılan ruhsatlı 40 Arap yelkenlisinin restorasyonunu içerecek. Yenileme çalışmalarıyla konukların teknelerdeki deneyimi iyileştirilmekle birlikte teknelerin geleneksel dış görünüşü de korunacak. Yenileme çalışmaları son bulduğunda her bir Arap yelkenlisi daha çevre dostu hale gelecek; dizel yakıtın yerini güneş enerjisi alacak ve teknelere LED ışıklar takılacak. Tekneler, aynı zamanda, yolcu güvenliği ve konforu en üst düzeye çıkarılacak şekilde donatılacak.

Yenileme çalışmalarının tamamlanmasının ardından Arap yelkenlileri, ziyaretçilerin Doha’nın ikonik silüetinin nefes kesen manzaralarının keyfini denizden çıkarmasına olanak sağlayacak.

Bayram fırsatları Tatilsepeti’nde

Bayram fırsatları Tatilsepeti’nde

Tatilsepeti, Ramazan Bayramı’na özel %50’ye varan erken rezervasyon indirimleri başladı.

Antalya, Marmaris, Fethiye, Bodrum gibi Güney destinasyonlarının yanı sıra, şehrin gürültüsünden ve iş stresinden kaçıp ruhunuz kadar bedeninizi de dinlendirebileceğiniz doğa ile iç içe bungalov evler, dağ otelleri, glamping ve daha fazlası alternatif ile birbirinden avantajlı indirim fırsatlarını kaçırmayın.

Yeni moda kum sörfü

Yeni moda kum sörfü

Katar Ulusal Turizm Konseyi (QNTC), kar tatillerini kaçıran kayakçılar ve snowboardcular için alternatif sunuyor: çölde kum sörfü… Şimdiler turizm atağına kalkan Katar, gezginlere ve tatilcilere farklı alternatifler sumaya devam ediyor. Kısıtlamalar nedeniyle kayak tatilini kaçıranlara çölde kumda kayak keyfine davet ediyor.

Çölde alternatifler;

 Kum sörfü

Katar’ın İç Denizi Khor Al Adaid yakınlarındaki çölde kum sörfü yapmak, maceracıları konfor alanlarından çıkaracak olan büyüleyici bir deneyimdir. Heyecan verici bir deneyim arayanlar, ılık Arap esintisinde kumlardan aşağı kaymanın keyfini çıkarabilir.

Dune bashing

Yeni ve dinamik bir deneyim arayan macera severler için, çölde quad bike ile kum tepelerini fethetmenin heyecanını yaşayın.

Çöl Safarisi

Katar, çöl safarisi için ideal bir konumdur ve ziyaretçilere Doha’dan bir saatten daha kısa bir mesafedeki 11.4372 kilometrelik çölü keşfetme şansı sunar. Ziyaretçiler, profesyonel bir 4WD sürücüsünün sürdüğü klimalı 4×4’lerle Katar çölünde süzülürken heyecan verici bir deneyim yaşayacaklar. Ağzının tadını bilen misafirler, gerçekten eşsiz bir yemek deneyimi için, çöl safarilerini yıldızların altında, mum ışığı eşliğinde bir akşam yemeğiyle sonlandırabilirler.

Deveye binme

Katar, inişli yokuşlu muhteşem çöl tepelerini deve sırtında keşfetmek için mükemmel bir yerdir. Bu görkemli hayvanlar, misafirlere Khor Al Adaid veya Al Wajbah Kalesi gibi yerleri ziyaret dahil benzersiz ve otantik bir deneyim sunacak.

Jolly ile Survivor adasına yolculuk

Jolly ile Survivor adasına yolculuk

Ramazan Bayramı için Jolly ile Dominik Cumhuriyeti’ne ve Acun Medya Yarışma Parkuruna gitmeye hazır olun! 12-17 Mayıs 2021 tarihinde THY’nın direkt uçuşu ile 5 gece her şey dahil kişi başı 2.469$’dan başlayan fiyatlarla Vizesiz Dominik Cumhuriyeti sizleri bekliyor.

Tatil planlarınızda dünyanın en güzel plajları, altın rengi kumları ve tropik ormanlarında unutulmaz anlar yaşamak varsa; bu tur tam size göre!

Zamandan tasarruf edip kısa ama güzel anılar biriktirebileceğiniz bir tatil yapmayı düşünürseniz; 5 gecelik Dominik Cumhuriyeti Turu’nu tercih edebilirsiniz.

Bu turda Avrupalıların Amerika kıtasındaki en eski yerleşim yeri olan bu toprakların tarihi dokusunu da adım adım keşfedeceksiniz.

Santo Domingo şehir turunda; Plaza Espana bölgesinde bulunan Kristof Kolomb’un oğlu Diego’nun ve Kolomb’un aile üyelerinin yaşadığı saray, Nicolás de Ovando’nun heykeli, tarihi kraliyet evinin önündeki 1990 yılında Santo Domingo Kolonyal Şehri UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne eklenen 1753 tarihli güneş saati, Dominik’in ulusal kilisesi Panteon Nacional göreceğiniz tarihi yapılardan sadece birkaçı.

Jolly misafirleri ayrıca Acun Medya tarafından Dominik Cumhuriyeti’nde yapılan yarışma çekimlerini izleme ve kendi aralarında yarışma imkanına da sahip olacaklar.

Emirates’ten güvenli seyahat rotaları

Emirates’ten güvenli seyahat rotaları

Emirates Seyşeller, Sri Lanka ve Maldivler gibi karantinasız giriş uygulamasının yapıldığı ve turistlerden rağbet gören noktalara  uçuşlarını  artırıyor.

Beyaz kumlu plajları, turkuaz rengi denizi ve palmiyeleriyle, Seyşeller, Maldivler ve Sri Lanka güvenli bir tatil için kolaylaştırılan giriş şartları ile artık daha da cazip hale geliyor. Emirates, piyasa talebini karşılamak için bu noktalara uçuşlarını artırarak müşterilere daha fazla esneklik ve seçenek sunuyor.

Emirates, Hint Okyanusu’ndaki deniz tatilinizi planlamanız için ihtiyaç duyacağınız tüm bilgileri sizinle paylaşıyor.

Seyşeller

Seyşeller, 25 Mart’tan itibaren aşı veya karantina şartı olmadan tüm dünyadan gezginlere kapılarını yeniden açtı. Bununla birlikte, tüm yolculardan, kalkıştan en fazla 72 saat önce yapılmış negatif PCR testi isteniyor. Adalarda maksimum mesafeyi korumak istiyorsanız, mükemmel otel ve resort’lara ek olarak, daire tipi ve self-servis konaklama imkanı da bulunuyor. Böylece rüya gibi plajlarda evinizden uzakta kendinizi evinizde gibi  hissedebilirsiniz. Bu tatil daireleri yalnızca güvenli ve sosyal mesafeli bir seçenek sunmakla kalmayıp daha kısıtlı bir bütçesi olan gezginler için de idealdir.

Seyşeller’e Ulaşım

30 Ekim 2021 tarihine kadar, Emirates, Boeing 777-300ER uçak tipi  ile gerçekleştirilecek Dubai – Mahe uçuşlarını haftada beş seferden haftada yedi sefere çıkarıyor.

Şeyseller’e seyahat giriş gereksinimleriyle ilgili daha fazla bilgi için buraya tıklayın.

Emirates yolcuları Seyşeller’e Economy Class’ta havalimanı vergileri dahil gidiş dönüş kişi başı 879 Dolar’dan, Business Class’ta ise 3.261 Dolar’dan başlayan fiyatlarla  seyahat etme fırsatını yakalıyorlar.

Sri Lanka

21 Ocak 2021 tarihinde, “Hint Okyanusu’nun İncisi” turistlere kapılarını tekrar açtı. Karantina gerekli değil ancak uçuş öncesi ve varışta PCR testi yaptırmanız gerekiyor. Turist vizesi almak için ön şart olarak, konaklamanın ilk 14 günü için “Emniyetli ve Güvenli 1. Seviye” sertifikalı bir otelden rezervasyon onayı almak gerekiyor. COVID19 PCR testi Sri Lanka’ya varış gününde yapılıyor ve 10 gün sonra ikinci bir COVID19 PCR testi daha yapılıyor. Kısıtlayıcı karantina gerekmiyor.

Sri Lanka’da, tek bir geziyle yağmur ormanları, savanalar, çay ekili yaylalar  ve saklı plajları keşfedebilirsiniz. Adadaki tatilciler genelde özel araç kiralayarak sertifikalı bir rehber eşliğinde keşif yapmayı tercih ediyorlar. Sri Lanka yemyeşil doğanın ortasında yalnız kalabileceğiniz birçok yere sahiptir: Udawala Milli Parkı’nda Safari’ye katılarak vahşi filleri yakından görebilir veya Nuwara Eliya ve Ella’daki yeşil, yüksek çay tarlalarını ve şelalelerini keşfedebilirsiniz.

Sri Lanka’ya Ulaşım

Emirates, Dubai’den Sri Lanka’daki Colombo Bandaranaike Havalimanı’na haftada altı uçuş gerçekleştiriyor. Sri Lanka’ya seyahat giriş gereksinimleriyle ilgili daha fazla bilgi için, buraya tıklayın.

Emirates yolcuları Sri Lanka’ya havalimanı vergileri dahil gidiş dönüş kişi başı Economy Class’ta 924 Dolar’dan, Business Class’ta ise 3.389 Dolar’dan başlayan fiyatlarla iyisiyle seyahat etme fırsatını yakalıyorlar.

 Maldivler

Maldivler, uçuş öncesi PCR testi ve kayıtlı bir turist otel rezervasyonu ile sınırlı seyahat gereksinimleriyle, salgının büyük bölümünde açık kalmıştır.

871 kilometreye varan uzunluğa sahip 1200 adanın yer aldığı Maldivler mesafenizi korumak için ideal bir noktadır. Her bir adada tatilcilerin güneşin tadını çıkarabilecekleri tek bir resort bulunuyor. Denize özel erişim sunan villalar ve bungalovlar da popüler seçenekler arasında yer alıyor. Turkuaz ada lagunlarındaki su üstü bungalovlarında konaklayarak kendinizi şımartabilirsiniz. Burada tatil yapanlar plaja ve denize bayılıyor ve dalış ve şnorkelle dalış gibi su sporlarının tadını çıkarıyorlar. Yemyeşil ve el değmemiş su altı dünyasında tek bir şnorkelle dalış deneyimiyle, yüzlerce balık ve deniz canlısı ile karşılaşabilirsiniz.

Maldivler’e Ulaşım 

Emirates Boeing 777-300ER uçağıyla Maldivler’e haftada 24 uçuş gerçekleştiriyor.  18 Nisan’a kadar, havayolu yolcularına Hint Okyanusu’ndaki bu popüler noktaya Dubai üzerinden uçuşlarını haftada 28 sefere çıkarıyor. Maldivler’e seyahat gereksinimleriyle ilgili daha fazla bilgi için, buraya tıklayın.

Emirates yolcuları Maldivler’e havalimanı vergileri dahil gidiş dönüş kişi başı Economy Class’ta 969 Dolar’dan, Business Class’ta ise 3.734 Dolar’dan başlayan fiyatlarla iyisiyle seyahat etme fırsatını yakalıyorlar.

Bilet rezervasyonları emirates.com.tr adresinden, Emirates Uygulaması üzerinden, Emirates satış bürolarından, seyahat acentelerinden ve online seyahat acenteleri kanalı ile gerçekleştirilebilir.

COVID-19 PCR testi: Dubai’den kalkış öncesi COVID-19 PCR testi belgesine ihtiyaç duyan Emirates yolcuları, sadece bilet veya biniş kartlarını göstererek, Dubai’deki kliniklerde özel fiyatlardan faydalanabilirler. 48 saat içinde sonuç veren evde veya ofiste uygulanan testler de mevcuttur. Daha fazla bilgi için: www.emirates.com/flytoDubai

Mezopotamya’nın altın üçgeni, Jolly ayrıcalığıyla

Mezopotamya’nın altın üçgeni, Jolly ayrıcalığıyla

Güneydoğu Anadolu’nun tarihini ve eşsiz doğal güzelliklerini görmek gezginleri her zaman heyecanlandırmıştır. Gezi tutkunlarının 4 mevsim ilgi gösterdiği rota olan Mezopotamya’nın altın üçgeni, Jolly ayrıcalığıyla İstanbul, Ankara ve İzmir’den hareketle uçakla gerçekleşiyor.

Sınırsız doğal güzellik, kültür, heyecan ve yöresel tatlarıyla damak çatlatan Mardin, Diyarbakır ve Şanlıurfa’yı doyasıya gezebilmek için Jolly’nin Mezopotamya’nın Altın Üçgeni Turu’na 3 gece 1.999 TL’den başlayan fiyatlarla katılabilirsiniz. Üstelik rezervasyonunuzu %25 ön ödemeli yapıp, kalanını tura sadece 3 gün kala tamamlayabilirsiniz.

İlk rota Diyarbakır… Yaklaşık 5 yüzyıllık tarihi olan Hasanpaşa Hanı’nda kahvaltı ile güne başlayacak ve Diyarbakır Surları, Diyarbakır Ulu Camii, St. George Kilisesi, Diyarbakır Müzesi’ni ve Ardından “yaş otuz beş, yolun yarısı eder.” şiiri ile tanıdığımız Diyarbakırlı Şair Cahit Sıtkı Tarancı Müze Evi’ni ziyaret edeceksiniz.

Mardin Turu sırasında rotalar; Hasan Keyf, Malabadi Köprüsü, Dara Antik Kenti, Deyrul Zafaran Manastırı’nı gösterirken geçmiş dönemlere doğru yolculuğa çıkarak içinde bulunduğunuz tarihi atmosferin tadını çıkartabilirsiniz. Ulu Cami Mahallesi, Abbaralar, Şehidiye Cami, Şahtana Evi, Mardin’in taştan dar sokakları gezileri sırasında kendinizi başka bir dünyada bulacaksınız.

Ardından rota Dara Antik Kenti, Zerzevan Kalesi olacak.

Turun son rotası Şanlıurfa. Şanlıurfa’da Göbeklitepe, Harran, Balıklı Göl, Ayn-el Zeliha Gölü, Hz. İbrahim Makamı gezileri siz değerli gezginleri bekliyor olacak.

Kişiselleştirilmiş seyahat arkadaşı uygulaması

Kişiselleştirilmiş seyahat arkadaşı uygulaması

Katar Ulusal Turizm Konseyi’nden kişiselleştirilmiş seyahat arkadaşı uygulaması Visit Qatar başladı.

Ülke turizmine yönelik kapsamlı dijital dönüşüm stratejisi dahilinde türünün ilk örneği olan uygulama, kullanıcıların ilham verici deneyimler yaşamalarını sağlamak üzere, zengin ve veriye dayalı, bulut tabanlı Adobe Experience Manager platformunu kullanıyor.

Kullanıcılar, Katar’ın kültürel miras alanlarını, kapsamlı açık hava spor aktivitelerini, zengin mutfak seçeneklerini ve benzersiz cazibe merkezlerini seyahatlerinden önce evlerinde ve Katar’ı ziyaretleri sırasında keşfedebilecekler.

Heyecan verici özelliklerle dolu uygulama, ikonik ve önemli noktaların 360 derecelik ve panoramik görüntülerinin yanı sıra yakındaki gezilecek yerler ve atraksiyonlarla ilgili kişiselleştirilmiş öneriler sunma özelliklerine sahip.

 

“Kaplumbağa Terbiyecisi” Osman Hamdi Bey ve müzesi

“Kaplumbağa Terbiyecisi” Osman Hamdi Bey ve müzesi

OSMAN HAMDİ BEY (1842 -1910)

Osmanlı’ dan günümüze; İstanbul’ u en güzel resimlerini yapan ressam, kendisini en çok “Kaplumbağa Terbiyecisi” adlı popüler olan eseri ile tanıdık.

Popüler olmuş, evde, işyerinde veya bir cafe da görmeye aşina olduğumuz resimler vardır.  Bu yapıtlar adeta zihinlerimize nakşetmiş gibidir. Asılı oldukları duvarlarda ortamın havasını değiştirirken, bizlerin de hayatlarına misafir olurlar. Mutluluk, hüzün veya stress yaşadığımız anlara şahitlik ederler. Her ne kadar bir nesne olsalar da; mekan içinde yaşadığımız o anlara tanıktırlar. “Kaplumbağa Terbiyecisi” yağlı boya eseri de bu tipte çok bilinen Osman Hamdi bey’ in eseridir. Sanatçımızı en çokta bu ünlü resmi ile tanıyoruz.

Osman Hamdi Bey; Ailesinin ikisi kız altı çocuğun en büyüğü olarak 10 Aralık 1842’de İstanbul‘da dünyaya gelmiştir. Babası, Fransa’ da mühendislik eğitimi almış ve Osmanlı’ nın ilk maden mühendisi ve sadrazamlık yapmış devlet adamı İbrahim Ethem Paşa’ dır.

İmparatorluğun iyi eğitim almış, zeki ve yetenekli yüzü batıya dönük sanatçı, bürokrat, arkeolog kimliği ile ülkesine çok yünlü hizmetleri olmuştur. Birazda ilklerin insanı olmuştur.  İlk müze yöneticisi, ressam, arkeolog ve Kadıköy‘ün ilk belediye başkanı olmuştur.

Maarif-i Adliye okuluna devam ederken, yaptığı kara kalem resimlerle dikkatleri üzerine çekmiştir. Babasının yönlendirmesi ile birlikte; hukuk öğrenimi için Paris’e gönderilmiş. Paris’te süren hukuk öğrenimi sürecinde ünlü ressamlar Jean-Léon Gérôme ve Boulanger‘in atölyelerinde usta, çırak ilişkisi ile çıraklık yaparak resim eğitimleri almıştır.

Kendisi ile aynı dönemlerde, Paris’e resim öğrenimi için Şeker Ahmet Paşa ve Süleyman Seyyid resim eğitimi için gönderilmişlerdir. Eğitimleri sonrası yurda dönen bu üç kişi, Osmanlı’ da; Türk resim sanatının oluşmasına öncülük eden sanatçılar olmuşlardır.

Osman Hamdi bey; İlk Türk arkeoloğu olarak o günkü Osmanlı toprakları olan Bağdat’ta ilk arkeolojik çalışmalarını başlatan olmuştur. Osmanlı’ da Arkeoloji’ nin bilim dalı olarak kabulü konusunda çok çaba göstermiştir. Bugün İstanbul arkeoloji müzesinde sergilenen dünyaca ünlü; (Sayda Kral Mezarlığı) Lübnan’ da ortaya çıkardığı İskender Lahdi’ni bulup İstanbul’ a getiren arkelog olmuştur. Nemrut dağı ve Lagina (Muğla, Yatağan) arkeoloji çalışmalarını kendisi başlatmıştır.

Gülhane parkı içerisinde kurulan Müze –i Hümayun (İstanbul Arkeoloji Müzesi) müzenin kurucusu olup, 29 yıl yöneticiliğini yapmıştır. Müze sadece sergi alanları ile değil, içerisinde fotoğrafhane, kütüphane ve modelhane bölümleri ile faaliyete geçmiştir. Müzeyi dünyanın sayılı müzeleri arasına ekleten kişi olmuştur. Türk müzeciliğine katkılarından ötürü, kendisi çağdaş Türk müzeciliğinin kurucusu sayılmaktadır. O dönemde yabancı arkeologların kazılar sonrası eserleri yurtdışına çıkarmalarının önünde geçmek için, yasal düzenlemeler yaptırtmıştır. Bu sayede batılı ülkelere Osmanlı topraklarından çıkan eski eserlerin kaçırılması önlenmiştir.

2 Mart 1883’ de açılan ve ülkemizin ilk güzel sanatlar okulu olan Sanayi-i Nefise Mektebi Ali’ nin kurucu müdürlüğünü yapmıştır. Okulun mimari tasarımı, inşası ve akademik kadro oluşturulmasında büyük katkıları olmuştur. Okulun günümüzde ki adı; Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi.

Yurtiçi ve yurtdışı devlet hizmetinde olduğu görevlendirmeler içerisinde; 1875 yılında Kadıköy‘ün ilk şehremini (belediye başkanı) olarak bir yıl görev yapmıştır.

Eskihisar köyünde (Gebze) yer alan evini çok sevdiği ve yaz aylarını burada geçirdiği bilinmektedir. Dünya çapında ses getiren ünlü eserlerini şehirden uzak, Eskihisar köyünde yer alan evinde üretmiştir. Osman Hamdi bey’ in en çok ilgi gören; “Kaplumbağa Terbiyecisi” (1906), “Silah Taciri” (1908) eserleri arasındadır.  Sanatçının eserlerinden bazıları; İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, Londra, Liverpool ve Boston müzelerinde yer almaktadır.

İstanbul, Kuruçeşme’ de bulunan yalısında 24 Şubat 1910’ da hayata gözlerini yummuş olup vasiyeti gereği Eskihisar’ a defnedilmiştir.

Sanatçının Eskihisar’ daki köşkü “Osman Hamdi Bey müzesi” olarak kişisel eşyaları muhafaza edilerek, 1987 yılından itibaren müze olarak ziyaretçilerine açıktır.

Müze Adresi: Eskihisar Mahallesi Gebze / Kocaeli  Telf: 0262 655 63 49

Murat Söker

e-posta: neexss@gmail.com

intagram: murat_soker

Turizm gözde adası “Bozcaada”

Turizm gözde adası “Bozcaada”

Bozcaada, Türkiye‘nin üçüncü büyük, Ege Denizi’nde ise Gökçeada‘dan sonra ikinci en büyük adası ve Çanakkale iline bağlı bir ilçedir. Türkiye’nin (büyukşehir merkez ilçeleri hâriç) köyü olmayan tek ilçesidir. Yüzölçümü 40 km2, anakaraya uzaklığı 6 km’dir. 2020 yılı verilerine göre ilçe nüfusu 3,052′ dir. İlçede kışları nüfus düşmekte, yazları ise tatilcilerle artmaktadır. Bağcılık, deniz turizmi ve rüzgâr santralleriyle ön plana çıkar.

Ada, İngilizce’de hem Tenedos (Yunanca adı) hem de Bozcaada (Türkçe adı) olarak bilinir. Yüzyıllar boyunca birçok başka isim de Ada için kullanılmıştır. Tarihi kaynaklarda geçen eski Yunan adları, Leukophrys,  Calydna, Phoenice ve Lyrnessus’ tur. Adanın resmi Türkçe adı Bozcaada’dır.  Tenedos adı Atina Apollodorus ‘a göre Truva Savaşı sırasında adayı yöneten Yunan kahramanı Tenes‘ den türetilmiştir ve Truva Savaşı ‘nda Aşil tarafından öldürülmüştür. Apollodorus, adanın aslında Tenes adaya çıkıp hükümdar olana kadar Leocophrys olarak bilindiğini yazar. Ada, Osmanlı İmparatorluğu’nun adayı ele geçirmesiyle Bozcaada olarak tanındı. Genellikle Yunan ile Türk nüfusu adaya farklı isimler kullanırken Tenedos adı, adanın Osmanlı tarafından fethedilmesinden sonra Bozcaada ile birlikte ortak ad olarak kalmıştır.

Ada’nın tarihine Çanakkale Boğazı’nın girişinindeki konumu damga vurmuştur. Yunanlar Troya Savaşı sırasında adayı bir üs olarak kullanmışlardır. Tenedos ünlü tarihçi Heredot’un eserlerinde sık sık anılmıştır. Uzun yıllar Bizans İmparatorluğu’na bağlı kalan ada, 1377’de askeri yardım karşılığında Venedik’e bırakılmıştır. Bunu kendi çıkarları için bir tehlike olarak gören Cenevizlilerin itirazı üzerine başlayan çatışmalar, 1381’de Torino antlaşmasıyla son bulmuş ve ada tarafsız bölge ilan edilmişir. Adadaki tüm halk, Venedik tarafından Girit’in Kandiye kentine taşınmıştır.

Fatih Sultan Mehmet döneminde 1455’te Gökçeada ile birlikte fethedilen Bozcaada, Venedik’in tekrar asker çıkarmasıyla kaybedilmiş, 1464’te Mahmut Paşa tarafından geri alınmıştır.

Önemli konumu dolaysıyla birçok kez çatışmalara sahne olan ve işgaller göre ada, bir dönem Rusya tarafından da ele geçirilmiştir.

Son olarak 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması ile Türkiye Cumhuriyeti’ne bırakılmıştır.

Ayazma plajı özellikle ince taneli, altın sarısı kumu, etrafındaki restoran ve kafeler nedeniyle kesinlikle adanın 1 numaralı plajıdır. Ayazma plajının dışında hemen yanında yer alan Sulubahçe ve devamındaki Habbele Plajı ve Akvaryum ayrıca tercih edilebilir. Adada seyahat dolmuş vasıtasıyla da sağlanır. Yaz aylarında her 15 dakikada bir hareket eden dolmuşlarla her noktaya ulaşım mümkündür. Dolmuşun yanı sıra bisiklet, ATV, scooter ve motosiklet de kiralanabilir.

Habbele plaji daha sakin olan ve yerli turistler tarafından tercih edilen, adanın en güzel koyunda yer alan plajıdır. Sahili irili ufaklı taşlardan oluşsa da, denizi ince kumdan oluşur. Her zaman pırıl pırıl ve durgun olan denizde, balıklarla birlikte yüzebilirsiniz.

Eylül ayı içerisinde “Bağbozumu” şenlikleri yapılır. Adanın görkemli kalesi de gezilip görülmelidir. Bozcaada Türkiye’nin Rüzgâr enerjisi ile elektrik üretimi yapılan sayılı yerlerinden biridir. Rüzgâr türbinlerinin bulunduğu mevkii, özellikle gün batımında olağanüstü bir manzara sergiler. Akşam saatlerinde çarşı içinden kalkan dolmuşlar, ada turu fırsatı sunar ve yol boyunca enfes görüntüler Rüzgâr türbinleri mevkiinde gün batımı ile doruğa çıkar. Ancak türbinlere giden yolun sonları çok kötüdür.

Adada çok hareketli olmasa da gece hayatı vardır. İlçe merkezinde 1 tane bar müzikli eğlence sunar. Ancak adaya gitmeyi planlayan misafirlerin gece hayatı ve hareketlilikten çok dinginlik ve istirahat beklentisi ile gelmeleri tavsiye olunur.

Ada kıyıları balıklar için doğal bir sığınak ve üreme bölgesidir. Bu yüzden ada etrafında trolle avlanma yapılamaz. Amatör balıkçılar tarafından büyük rağbet görmektedir.

Adada konaklamak için en ucuz ve yaygın imkân pansiyonlardır. Gerek Türk gerekse Rum mahallelerindeki tarihi evler adalı aileler tarafından turistlere kiralanır. Özellikle son zamanlarda otel sayısında artış yaşanmıştır. Ayrıca günlük fiyat prensibiyle kiralan evler de mevcuttur. Adada “Her şey dâhil konsepti” bulunmaz, genellikle sadece sabahları kahvaltı verilir.

Son yıllarda artan kaliteli butik konaklama merkezleri sayesinde Bozcaada otelleri, son dönemin en önemli tatil ve cazibe merkezlerinden biri haline gelmiştir. İlerleyen yıllarda adada bulunan eski Rum evlerinin restorasyonuna devam edilmesi sonucunda adada daha pek çok butik otel yapılması beklenmektedir.

Ada, Çanakkale sınırları içerisinde yer almaktadır. Çanakkale’nin Geyikli beldesinden arabalı vapur yardımıyla adaya ulaşım mümkündür. Ayrıca adaya Çanakkale merkezden deniz otobüsü seferleri de vardır. Tarife saatleri mevsim ve hava şartlarına bağlı olarak değişebilmektedir. Yaz aylarında her saat başı karşılıklı seferler düzenlenmekte olup kış aylarında sefer sayısı azalmaktadır.

Yaz döneminde adaya araçla ulaşım için telefon ile randevu almanız gerekmektedir. Dönüş içinde randevu sistemi geçerli olup dönüş saatinden 15 dakika önce iskelede olmanız yeterlidir. Bozcaada’ya gidiş dönüş bilet satılmaktadır.

Ferhat Kaan Şahin

Eski görkemini arayan şehir “Harar”

Eski görkemini arayan şehir “Harar”

Harar, Etiyopya‘nın doğusunda yer alan tarihi bir şehirdir. Başkent Addis Ababa‘ya yaklaşık 500 kilometre mesafedeki tarihi kentin nüfusu 2005 senesi istatistiklerine göre 122 bin kişidir. 2006 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası listesine alınmıştır.

7.yüzyılda kurulan kent Adal Sultanlığı‘nın merkezi oldu ve 1529’da Osmanlı Devleti‘nin desteklediği Ahmad Gran tarafından, Hristiyan Habeş Krallığı’na karşı mücadelesinde başkent yapıldı. Kahve ticareti, sepetçilik ve ciltçilik sektörleriyle 16. Yüzyılda altın devrini yaşayan Harar, Ahmad Gran’ın mücadelesini kaybetmesinin ardından eski önemini yitirdi. 19. Yüzyıl sonlarına kadar şehir devlet olarak varlığını sürdüren Harar, bu devirde Osmanlı Devleti’ne bağlı Mısır Hıdivliği tarafından zapt edildi ve fiilen Türk yönetimine girdi. 1885 yılından sonra 2 yıl bağımsız kalan Harar daha sonra Etiyopya tarafından işgal edildi. Günümüzde şehirde Müslüman ve Hristiyanların yanı sıra, yerli kabilelerin kendilerine özgü dinlerinin olduğu kozmopolit bir nufüs yaşamaktadır.

Harar, şehri çevreleyen taş duvarın yanı sıra, eski şehir, Feres Magala meydanında merkezlenmiş 110 cami ve daha birçok türbeye ev sahipliği yapıyor. Dikkate değer binalar arasında Medhane Alem Katedrali, Ras Makonnen Wolde Mikael’in evi, 1959’da Antun Augustinčić tarafından yapılan ve Haziran 2020’de yıkılan Ras Makonnen Anıtı, Arthur Rimbaud’un evi, on altıncı yüzyıl Jami Camii ve tarihi “Büyük Beş Harar Kapıları” sayılabilir.. Harrar Beer Stadyumu, Harrar Beer Bottling FC’nin maçlarını oynadığı kompleksin adıdır. Pazarı da ziyaret edilmesi gereken yerler arasındadır. Benekli sırtlanları etle besleme konusunda uzun süredir devam eden bir gelenek, 1960’larda turistler için etkileyici bir gece şovuna dönüşmüştür ve değişik bir deneyim olarak aklınızda bulunması gerekir. Diğer ilgi çekici yerler arasında şehre bakan en yüksek amba, eski bir vahşi at popülasyonuna ev sahipliği yapan Kondudo veya “W” dağı sayılabilir.

Harar Brewery 1984 yılında kurulmuştur. Harar’daki bira fabrikasının yanındaki sosyal kulüpte biralarının tadına bakılabilir.

Fransa’dan Charleville-Mézières, ABD’nin Georgia eyaletinden Clarkston, Cibuti’den Arta ve Türkiye’den Şanlıurfa Harar’ın kardeş şehirleridir.

Harar’a ülkemizden direkt uçuş bulunmasa da aktarmalı uçuşları inceleyebilir ya da Etiyopya’nın başkendi Addis Ababa’ya giderek, oradan alternatif yollarla Harar’a ulaşabilirsiniz.