Yazılar

Bertan Başaran “Tarz Her Şeyin Yanıtıdır”

Yönetmen Bertan Başaran: “Tarz Her Şeyin Yanıtıdır”

“Kimler Geldi Kimler Geçti” ve “Şahmaran” projeleriyle dikkat çeken yönetmen Bertan Başaran, yaratım sürecinin sancılı ama bir o kadar da heyecan verici olduğunu anlatıyor. Ünlü yönetmen, tarzını ve ilham kaynaklarını paylaşıyor ve Serenay Sarıkaya ile çalışmanın kendisi için büyük bir şans olduğunu vurguluyor.

 RÖPORTAJ: NAZAN ORTAÇ

nazanortac@outlook.com.tr

Bertan Başaran “Tarz Her Şeyin Yanıtıdır”

Üst üste iki projeyle çok konuşuldunuz… “Kimler Geldi Kimler Geçti” ve “Şahmaran”… Bu dizilerin yaratım süreci nasıl geçti?

Yaratım süreçleri genel olarak sancılı süreçlerdir. Senaryoları iyi çalışmanız, okumalar yapmanız ve anlatım dilinizi bulmanız gerekir. Bunlardan sonra da cevaplamanız gereken yüzlerce soru, bakmanız gereken mekanlar kostümler vs… Ve tabii ki kısa bir zaman…

Her iki projede de sizi en çok heyecanlandıran veya zorlayan unsurlar neler oldu?

Her proje beni çok heyecanlandırır ve korkutur. Benim için işlerin en heyecan verici kısmı oyuncular ile bir şeyler yaratmaktır diyebilirim.

Bu iki dizi arasında yönetmenlik açısından ne gibi farklılıklar ve benzerlikler yaşadınız? Tarzınızı bu projelere nasıl yansıttınız?

“Şahmaran” dizisinde ustam Umur Turagay ile çalıştım. İlk işimdi, çok korkuyordum, onun kanatları altında çalıştım diyebilirim. “Kimler Geldi Kimler Geçti”, aslında dördüncü uzun soluklu işim oldu. Bütün bölümleri ben çektim, bambaşka bir maceraydı. Ece Yörenç de beni serbest bıraktı diyebilirim. Çok eğlenceliydi ve kendimi tanımam ve görmem açısından çok önemliydi. Bir tarzım olduğunu söyleyemem, zira her proje kendi içinde bir tarz dikte eder zaten yönetmene.

Bertan Başaran

 “Şahmaran” mitolojik bir hikâyeyi anlatıyor. Mitolojik unsurları modern anlatımla nasıl dengelediniz?

Mitolojik unsurları araç olarak kullanıp, aslında mitolojinin anlattığı duyguların üstüne gittik sanırım.

“Şahmaran”ın ikinci sezonu için yakında sete gireceksiniz… İzleyicileri bu kez ne gibi sürprizler bekliyor?

Bu sezon daha heyecanlı diyebilirim…

Yönetmenlik kariyeriniz boyunca size ilham veren veya etkilemiş olan yönetmenler ve filmler hangileri? Bu etkiler projelerinize nasıl yansıyor?

F.F. Copolla, David Fincher, Gus van Sant, Denis Villeneuve ve filmleri diyebilirim. Birçok film izliyorum, beğeniyorum. Görsel estetik algım, hikaye anlatım şeklim bu yaşıma kadar izleyip sevdiğim filmlerden, resimlerden, sergilerden, fotoğraflardan mutlaka etkileniyordur. Herhangi bir filmi veya projeyi örnek alarak çekmiyorum projelerimi, özgün olmayı tercih ediyorum.

Bertan Başaran

Bugüne kadar yönetmenlik kariyerinizde karşılaştığınız en büyük zorluklar neler oldu ve bunların üstesinden nasıl geldiniz?

Her yönetmende olduğu gibi; az para, az zaman, çok iş…

Her iki dizinizi de Netflix için çektiniz. Netflix gibi global bir platformda çalışmanın avantajları neler?

Bana değer verildiğini hissettiriyorlar. Kendimi yaratımda daha özgür hissediyorum. Onların güveni beni daha da motive ediyor ve tabii dünya seyrediyor.

“Serenay benim en büyük şansım”

Serenay Sarıkaya her iki dizinizde de başrolde. Serenay ile çalışmak nasıl bir deneyimdi? Onun performansı hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Serenay benim en büyük şansım diyebilirim. Mükemmel bir oyuncu, çalışkan ve mütevazı. O, beni daha iyi bir yönetmen yapıyor…

Global bir platformda dünyaca tanınmış oyuncularımızla çalışmanın projelerinize getirdiği uluslararası ilgi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Hâlâ inanamıyorum! Kendi aranda bir şeyler yapıyorsun, bir anda dünya çapında oluyor, bu inanılmaz…

Bertan Başaran

Uluslararası izleyici kitlesinin projelerinize tepkileri nasıl oldu? Bu geri bildirimleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Genelde beğenildi. Ben doğru yapılan eleştirileri okumayı çok seviyorum, beni geliştiriyor.

“Tehlikeli bir şeyi tarzla yapmak, sanat dediğim şeydir”

Tarzınız ve stilinizle de dikkat çekiyorsunuz. Modaya özel bir ilginiz var mı?

Bunu, Charles Bukowski’nin harika bir yazısıyla cevaplamak isterim…

Tarz her şeyin yanıtıdır.

Sıkıcı veya tehlikeli bir şeye yaklaşmanın taze bir yolu.

Sıkıcı bir şeyi tarzla yapmak, tehlikeli bir şeyi tarz olmadan yapmaktan daha iyidir.

Tehlikeli bir şeyi tarzla yapmak, sanat dediğim şeydir.

Boğa güreşi sanat olabilir.

Boks sanat olabilir.

Sevmek sanat olabilir.

Bir konserve sardalyayı açmak sanat olabilir.

Çok az kişi tarza sahiptir.

Çok az kişi tarzını koruyabilir.

Erkeklerden daha çok tarza sahip köpekler gördüm, her ne kadar pek az köpeğin tarzı olsa da.

Kediler bol bol sahiptir.

Hemingway beynini bir av tüfeğiyle duvara dayadığında, bu tarzdı.

Ya da bazen insanlar size tarz verir.

Joan of Arc tarza sahipti.

Vaftizci Yahya.

İsa.

Sokrates.

Sezar.

García Lorca.

Hapiste tarz sahibi adamlarla tanıştım.

Hapiste, hapishane dışında olduğundan daha çok tarz sahibi adamla tanıştım.

Tarz farktır, yapma şekli, yapılma şekli.

Sakin bir su birikintisinde sessizce duran altı balıkçıl kuşu,

ya da sen, çıplak, banyodan çıkarken beni görmemen…

“10 Soru da” Hakan Gündiler

“10 Soru da” Hakan Gündiler

Pause Dergi ile “10 Soru da”nın konuğu eğlence hayatına yön veren Arkadaşlar İçin’in başarılı işletmeci oldu.

1-İşletmede olmazsa olmaz kural nedir?

İstikrar, disiplin ve hedefler. Hedefleri belli olmayan işletmelerin büyümesi zordur. Hedefler önemlidir ve odaklanma sağlar.

2-İyi işletmeciyi tarif eder misin?

Kendisi ve işletmesi için sürekli öğrenme ve öğrendiklerini hızlı bir şekilde uygulayan. Sektörü sürekli takip edip, yeniliklere açık olan. Müşteri kitlesinin beklentisini iyi analiz edebilip müşteri memnuniyetini sağlamayı başaran işletmeciler.

3-Eğlence veya yemek sektöründe şimdiki trendi nedir?

Pandemi döneminde başlayıp hala kısmen devam eden saat kısıtlamaları eğlence sektörünü bir takım değişikliklere yöneltti.

Canlı müzik programları daha erken saatlere çekilerek yemek saatlerine yakınlaştı. Konser ve gece kulüpleri yerine insanların daha çok meyhane tarzı eğlence mekanlarına ilgileri arttı.

“10 Soru da” Hakan Gündiler

Pause Dergi ile “10 Soru da”nın konuğu eğlence hayatına yön veren Arkadaşlar İçin’in başarılı işletmeci oldu.

4-En iyi yemek en iyi eğlence hangi ülkede?

En iyi yemekler bence hala Akdeniz ülkelerinde. Herkesin eğlence anlayışı tabi ki farklıdır ama bana göre en iyi eğlence Amsterdam’da.

5- En Popüler mutfak?

Japon mutfağı son zamanlarda popüler. Bunun sebebi deniz ürünleri ve taze sebzeler gibi diyet ürünlerinden oluşması.

6- En popüler içki?

Yaklaşan yaz aylarında gerçek meyvelerden yapılan fresh kokteyller epey talep görmekte.

“10 Soru da” Hakan Gündiler

Pause Dergi ile “10 Soru da”nın konuğu eğlence hayatına yön veren Arkadaşlar İçin’in başarılı işletmeci oldu.

7 – Trendleri kim belirliyor?

Trendlerde moda gibi 10 yılda 20 yılda bir kendini tekrarlıyor. Tüm dünyada olduğu gibi şuan trendleri Z kuşağını belirlediğini düşünüyorum.

8- Hayalindeki mekândan bahseder misin?

Bu sektöre başladığımda hayalimde ki mekan; Gelen misafirlerin memnuniyet dereceleri yüksek ve eğlenmiş bir şekilde mekandan ayrılması. Mekanı benimsemeleri ve müdavim müşteri potansiyeli olan, çalışanların kendini iyi hissettiği mutlu bir çalışma ortamı olan bir mekan yaratmaktı. Her işletmede olduğu gibi zaman zaman küçük eksikliklerimiz olsa da hayalimdeki mekanı gerçekleştirdiğimi düşünüyorum.

 9- Müşteriyi bir görüşte analiz edebilir misin?

Belirli bir deneyim ve tecrübeden sonra müşteri analizi yapmak kolaylaşıyor. Tabi bazen yanıldığımız anlarda oluyor.

“10 Soru da” Hakan Gündiler

Pause Dergi ile “10 Soru da”nın konuğu eğlence hayatına yön veren Arkadaşlar İçin’in başarılı işletmeci oldu.

10 –Kariyerinden bahseder misin?

Bu sektörde dört senem olmasına rağmen kendimi hala yeni görüyorum. Daha çok öğrenecek şeylerimin olduğunun farkındayım.

Farklı bir sektörden geldim, asıl işim mühendislik 12 yıl üretim sektöründe çalıştım.  Sektör öncesinde işletmecilik tecrübem yoktu ama iyi bir müşteriydim. Gittiğim mekanlar da sürekli gözlem yapar, müşterilerin nelerden memnun kaldığını yada rahatsız olduğunu gözlemlerdim. Sektöre başlayınca da bir müşteri gözü ile işletmecilik yapmayı planladım.

Moskova’da gastronomi festivali başladı

Moskova’da gastronomi festivali başladı

Rusya’nın başkenti büyük çaplı bir gastronomi festivali olan ‘Moskova Dalga Üzerinde. Balık Haftası’na ev sahipliği yapıyor. Moskova, en lezzetli geleneksel ve sıra dışı balık ve deniz ürünleri yemeklerini sunmak üzere Türkiye’den konuklarını bekliyor.

Rusya’nın başkenti yapılan festival 2 Haziran da sona erecek.

Herkesin 500’den fazla taze balık ve deniz ürünü çeşidini satın alabilmesi için şehrin dört bir yanında marketler, panayırlar ve zincir mağazalar açıldı. Tüm ürünler doğrudan Murmansk’tan Uzak Doğu’ya, ayrıca Karadeniz kıyılarından Pasifik bölgesine kadar Rusya’nın en iyi üreticileri tarafından tedarik ediliyor. Ayrıca her festival ziyaretçisi, başkentteki restoranlarda ve açık yemek alanlarında festivale özel hazırlanan eşsiz balık ve deniz ürünlerini deneyimleyebilecek. Moskova, en lezzetli geleneksel ve sıra dışı balık ve deniz ürünlerini ikram edebilmek için Türk misafirlerini bekliyor.

Can Temiz ‘’Yerin Dibi Göğün Sonunda’’

Can Temiz ‘’Yerin Dibi Göğün Sonunda’’

Can Temiz, yeni albümü öncesi son düzlüğe girerek ‘’Yerin Dibi Göğün Sonunda’’ isimli EP’sini Warner Music Türkiye etiketiyle yayımladı.

Yerin Dibi Göğün Sonunda EP’sinde yer alan 3 şarkıdan odak şarkısı olan Mutlu Taklidi, Türkçe sözlü rock müzik türünde melankolik ve duygusal yapısı ile öne çıkıyor. Ayrıca EP’de, diğer bir yeni şarkı ‘’Ölü Çiçeklerin Üzerinde’’ ve geçtiğimiz aylarda yayımlanan ‘’Unutuyorum Ne Kadar Acıttığını’’ şarkıları da yer alıyor.

Tüm şarkıların söz ve bestelerine kendi imzasını atan başarılı müzisyen Can Temiz, projenin prodüktörlüğünde de rol alarak Ali Rıza Şahenk ile çalışmaları gerçekleştirdi. Kayıtlar, mix ve mastering çalışmaları ise Ali Rıza Şahenk tarafından kendi stüdyosu TheFatlab’da gerçekleştirildi.

Sütün hayatımızdaki önemi!

Sütün hayatımızdaki önemi!

Her gün yetişkin bireylerin 3 porsiyon, çocukların, ergenlik dönemi gençlerin, gebe ve emzikli kadınlarla menopoz sonrası kadınların 2-4 porsiyon süt ve ürünlerini tüketmeleri gerektiğini belirten Liv Hospital Beslenme ve Diyet Uzmanı Özgenaz Kazan, süt tüketiminin önemi hakkında bilgiler aktardı.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Özgenaz Kazan

Beslenme ve Diyet Uzmanı Özgenaz Kazan

Kalsiyumun esas kaynağı: Süt ve süt ürünleri
Beslenmemizin temel yapı kaynaklarından biri olan kalsiyumun esas kaynağını süt ve süt ürünleri oluşturmaktadır. İnsan bedeninin ihtiyaç duyduğu protein, kalsiyum, B2 vitamini ve B12 vitamini başta olmak üzere birçok besin maddesinin en önemli kaynağı süt ve süt ürünleridir.

B2 vitamini, B6 vitamini ve B12 vitaminlerini de içerir
Süt ve süt ürünleri grubu inek, koyun, keçi gibi memeli hayvanlardan sağlanan sütler ve bu sütlerden elde edilen yoğurt, ayran, kefir, peynir çeşitleri (kaşar, ezine, tulum, gravyer, lor, çökelek vb.) gibi besinlerden oluşmaktadır. Süt ve süt ürünleri iyi kalitedeki proteinin yanı sıra yağ asitleri, kalsiyum, fosfor, çinko gibi mineraller ile B2 vitamini, B6 vitamini ve B12 vitaminlerini içerirler.

Liv Hospital

Organ ve sistemlerin düzgün çalışmasına katkı sağlar
Süt ve süt ürünleri protein içerikleri ile büyüme ve gelişmeyi desteklemekte, içerikte yer alan diğer besin ögeleri ile birlikte organ ve sistemlerin düzgün çalışmasına katkı sağlamaktadır. Bileşimlerinde yer alan mineraller (özellikle kalsiyum) kemik ve diş sağlığının korunmasına ve geliştirilmesine yardımcı olmaktadır. Tüm yaş grupları için gerekli olan ve her gün tüketilmesi önerilen süt ve süt ürünleri grubu kemik kütlesi gelişiminin dinamik olduğu çocukluk ve ergenlik dönemlerinde daha da önemli hale gelmektedir.

  • Tüm yaş gruplarının süt ve süt ürünlerini her gün tüketmesi gerekir.
  • Süt ve süt ürünleri doymuş yağ asitleri ve kolesterol içerir. Yağ ve kolesterol alımının diyetle sınırlandırılması gereken bireylerin; yağ miktarı azaltılmış (%1) veya yağsız süt, yoğurt ve peynirleri tercih etmeleri gerekir.
  • Bazı bireyler, alerji, süt şekeri olan laktoza karşı duyarlılık (laktoz intoleransı) nedeniyle veya yanlış inançlarından dolayı süt tüketmezler. Bu bireyler için laktoz düzeyi düşük süt veya laktozsuz süt ürünleri bulunur. Alerji veya duyarlılık durumunda hekim ve diyetisyen ile görüşülmelidir.
  • Süt ürünlerini satın alırken etiketlerindeki yağ, tuz ve şeker miktarları kontrol edilerek az yağlı, az tuzlu ve şekersiz olanları tercih edilmelidir.
  • Her gün yetişkin bireylerin 3 porsiyon, çocukların, adolesan dönemi gençlerin, gebe ve emzikli kadınlarla menopoz sonrası kadınların 2-4 porsiyon süt ve ürünlerini tüketmeleri gerekir.
  • Özellikle çocuklarda süt içme alışkanlığının oluşturulması, ileri yaşlarda da alışkanlığın devam ettirilmesi çok önemlidir. Yağı azaltılmış sütler 2 yaşından küçük çocuklar için önerilmez. Tüketilmesi önerilen miktar; yaş, cinsiyet ve fizyolojik duruma (büyüme ve gelişme dönemi, gebelik ve emziklilik, yaşlılık) göre değişiklik gösterir.

Son yıllarda süt ikamesi olarak bitkisel sütlerin kullanımı da artmıştır. Hindistan cevizi sütü, badem sütü, pirinç sütü gibi bitkilerden elde edilen sütler kalsiyum içeriğine sahiptir ancak genel bileşimlerinde yer alan besin ögeleri hayvansal kaynaklılardan farklı olduğu için bu ürünler süt ve süt ürünleri grubundan sayılmamaktadır. Dolayısıyla bu bitkisel sütlerin ve ürünlerinin tüketimi, süt ve süt ürünleri grubu tüketim önerisini karşılamada katkı sağlamamaktadır.

Kanser hastaları ne zaman yaptırmalılar?

Kanser hastaları ne zaman yaptırmalılar?

Günümüzde kadınlar eğitim sürelerinin uzaması ve iş hayatında daha aktif rol almaları nedeniyle evlilik ve anne olma planlarını ertelemek durumunda kalabiliyorlar. Ancak kadının yaş almasıyla birlikte yumurta sayı ve kalitesi azalıyor. Ayrıca kanserin de yaygınlaşması sonucu yumurtalarını donduran kadınların sayısı giderek artıyor. Bu tür faktörlerin etkisiyle ülkemizde bu yönteme başvuran kadınların sayısının son yıllarda yaklaşık 3 kat arttığına dikkat çekiliyor! Acıbadem International Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. İsmail Çepni, yumurta dondurma yöntemine ideal yaş aralığında başvurmanın gebelik şansını artırmada kilit rol üstlendiğine işaret ederek, “Anneliği erteleyen kadınların yumurtalarını olabildiğince genç yaşlarda mümkünse 40 yaşından önce dondurmaları son derece önemlidir. Çünkü bu yaştan itibaren ve özellikle 43-44 yaşından sonra yumurtaların genetik olarak sorunlu olma oranı yükseliyor” diyor. Yumurta dondurmanın kadınların doğurganlıklarını korumaları adına önemli bir yöntem olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. İsmail Çepni, son 30 yılda geliştirilen teknikler sayesinde günümüzde oldukça başarılı sonuçlar elde edilebildiğini söylüyor. Peki her kadın yumurta dondurma yönteminden faydalanabilir mi? Kanser hastalarında yumurtalar ne zaman dondurulmalı? Yöntem öncesinde nelere dikkat edilmeli? İşte bu sorular, yumurta dondurma yöntemi yaptırmak isteyen kadınların hekimlerine en sık yönelttikleri soruları oluşturuyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. İsmail Çepni, yumurta dondurma yöntemi hakkında en çok merak edilen soruları yanıtladı; önemli önerilerde bulundu!

Prof. Dr. İsmail Çepni,

Prof. Dr. İsmail Çepni

Her kadın yumurta dondurma işleminden yararlanabilir mi?

Doğurganlığın korunması süreci Sağlık Bakanlığı’nın 2014 yılında yayınladığı ‘Üremeye Yardımcı Tedavi Uygulamaları ve Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri Hakkında Yönetmelik’ kurallarına göre uygulanıyor. Yumurtalıklara zarar veren tedavi öncesinde veya yumurtalık kapasitesi az ( AMH hormonunun 1,5 altında) olan kadınlar bu haktan yararlanıyor. Yine yönetmeliğe göre dondurma işlemlerinde, yumurtası dondurulan kadının kanında bakılacak olan DNA kimliklendirme analizinin bulunması şart görülüyor.

Yumurta dondurma yönteminde ideal yaş grubu nedir?

Yumurta dondurma yöntemi adet gören ve yumurta rezervinin uygun olduğu her yaştaki kadına uygulanabiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. İsmail Çepni, ancak kadınların yumurtalarını 40 yaşından önce dondurmalarının son derece önemli olduğunu belirterek, “Bu yönteme 40 yaşından önce başvurulması gebelik şansı açısından önemlidir. Çünkü bu yaştan sonra yumurtaların genetik olarak sorunlu olma oranı yükseliyor” diyor.

 Yumurta dondurma işlemi nasıl yapılıyor?

Yumurta dondurma işlemi iki şekilde gerçekleştiriliyor:

Yumurtalar ilaçla büyütülmeden toplanıyor, vücut dışında olgunlaştırılıyor: Olgunlaşmamış yumurtalar toplanıyor ve laboratuvar ortamında olgun yumurta olarak donduruluyor. Ancak bu yöntemle henüz gebelik açısından çok başarılı sonuçlar elde edilemiyor.

Foliküller tüp bebek tedavisine benzer şekilde ilaçlar ile büyütülerek olgunlaştırılan yumurtalar toplanıp donduruluyor: Kanser hastalarının vakit kaybını önlemek için siklusun herhangi bir gününde başlanılan protokol tercih ediliyor. Yumurtalıkları uyarıcı hormon ilaçlarına adetin 2. günü başlanıyor. İlaçlar karın cildine uygulanan küçük iğnelerle veriliyor. Hastalar bu iğneleri kendileri yapabiliyor. İlaç tedavisi sürecinde yumurtaların büyümeleri ultrason eşliğinde izleniyor. Bu tedavi yaklaşık 12 – 15 gün sürüyor. Olgunlaşan yumurtalar anestezi altında yapılan özel bir işlemle yaklaşık 15-20 dakika içerisinde toplanıyor ve -196 derecede tüp bebek laboratuvarında dondurularak saklanıyor. Hasta aynı gün taburcu oluyor.

Kanser hastalarında işlem ne zaman yapılıyor?

Çağımızda yıllarla birlikte kanser teşhisi konulan kadınların sayıları giderek artıyor. Diğer yandan kanser tedavi olanaklarının artması sayesinde başarı oranı yükseliyor ve kanser hastalarının beklenen yaşam süreleri uzuyor. Ancak kanser tedavisinde uygulanan yöntemler üreme dokuları ve hücrelerine zarar verebiliyor.  Prof. Dr. İsmail Çepni, yumurta dondurma yöntemiyle kanser hastalarının üretkenliklerini koruma şansını elde ettiklerini belirterek, “Kanser hastası kadınlarda; kemoterapi veya radyoterapi başlamadan önce, kanser tedavisinin gecikmesine yol açmamak için adet olunmasını beklemeden, siklusun herhangi bir döneminde yumurtaların büyütülme tedavisine başlanabiliyor” diyor.

Dondurulan yumurta kaç yıl saklanabiliyor?

‘Üremeye Yardımcı Tedavi Uygulamaları ve Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri Hakkındaki Yönetmelik’ çerçevesinde dondurulmuş yumurtalar yasal olarak en fazla 5 yıl süreyle saklanabiliyor. Saklama süresinin bir yılı geçmesi halinde, saklamaya devam edilebilmesi için her yıl kadının yumurtasını dondurduğu merkeze başvuruda bulunarak talebinin devam ettiğini ifade eden imzalı dilekçe vermesi gerekiyor. Dondurulan yumurtaların 5 yıldan uzun süre saklanması ise Sağlık Bakanlığı’nın iznine bağlı oluyor. Dondurulan yumurtalar, kadının yıllık olarak saklama talebini yenilememesi, yazılı olarak imha talebinde bulunması veya hayatını kaybetmesi durumlarında saklama süresine bakılmaksızın imha ediliyor.

 İşlem öncesinde nelere dikkat edilmeli?

Yumurta dondurma işlemi öncesinde hekimin önerilerine uyulması ve sigara gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durulması önem taşıyor. Genel sağlık kontrolü yapıldıktan sonra belirlenen sağlık sorunu varsa, tedaviye başlanıyor. Ayrıca sağlığı olumsuz etkileyen stresten, özellikle hazır fast food gibi zararlı yiyeceklerden uzak durmaya, doğal besinlerle yeterli ve dengeli  beslenmeye özen göstermek gerekiyor.

 Yumurta dondurma işlemi kimlere yapılabilir?

Prof. Dr. İsmail Çepni, yumurtalık dondurma işlemine aday olan kadınları şöyle sıralıyor:

  • 30 yaşını geçmesine rağmen doğurmamış ve eşi olmayan,
  • Tedavi öncesindeki kanser hastaları
  • Doğuştan yumurta kapasitesi az olan kadınlar
  • Kanser dışı hastalığı olup, üreme dokusu ve organlarına zarar veren ilaç kullananlar
  • Yumurtalıklarından ameliyat edilecek olan kadınlar (çikolata kisti)
  • Ailesinde erken menopoz öyküsü olması

Serafina yenilenerek büyümeye devam ediyor

Serafina yenilenerek büyümeye devam ediyor

İtalyan mutfağının önde gelen isimlerinden biri olan, Berton Gıda çatısı altında faaliyet gösteren Serafina, yaz sezonuna hızlı bir giriş yapıyor.

Serafina, yenilenen menüsü, geleneksel İtalyan yeme-içme tarzı ile lezzet dolu deneyimlerini İstanbul ve Bodrum’da iki yeni şubesinde misafirlerine sunacak.

 İki Yeni Şube Faaliyete Geçiyor

Serafina, İstanbul Akmerkez ve Kanyon’dan sonra, Haziran ayında Kemer Country Golf Club içinde yeni bir şubesini açmaya hazırlanıyor. Ayrıca, gözde tatil mekanı Bodrum Yalıkavak’ta da yeni bir şube açarak yaz sezonuna hızlı bir giriş yapacak.

Yalıkavak şubesi gündüzleri beach eğlencesine uyan müzikler ile, akşamları ise yemek müziği eşliğinde misafirlerini ağırlayacak.

 “Fark Yaratacak Projelerimiz Yolda”

Berton Gıda CEO’su Orhan Çiftçi, “Akmerkez ve Kanyon şubelerine Kemer Country ve Yalıkavak şubelerini de ekleyerek İtalyan mutfağının eşsiz tatlarını lezzet tutkunlarıyla buluşturmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki süreçte markamızı Ataşehir’deki Finans Merkezi’nde de açarak Serafina’nın kalite ve lezzetini daha da yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Bu süreçte fark yaratacak yeni projelerimiz de yolda,” dedi.

Çiftçi ayrıca, Berton Gıda çatısı altında hali hazırda faaliyet gösteren Clup 888 istanbul yeni açılacak projemiz olan Clup 888 Bodrum ayrıca Göktürk’teki Vincotto Restoran’ın değerli misafirlerini ağırladığını ve Kanyon AVM’deki L’Entrecote Paris restoranının yerli ve yabancı misafirlere hizmet verdiğini belirtti.

Çiftçi, “Berton Gıda’nın yurt dışı projeleri arasında Dubai’de hizmet veren Rock and Waffles markası bulunuyor. Çok kısa bir süre içinde Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de Upscale Mexican Street Food restoranı faaliyete başlayacak. Bunun yanı sıra Londra Wimbledon’da hizmet veren Efes Premium London, Richmond’da açılacak iki yeni şubesi ile misafirlerini ağırlamaya devam edecek. Milano ve Miami’de de Efes Premium restoranlarını gastronomi severlere hizmet vermek için en yakın zamanda açmayı planlıyoruz. Yakın gelecekte Azerbaycan ve Kazakistan’da da yeni restoranlarla var olmayı hedefliyoruz.” diyerek sözlerini sonlandırdı.