Yazılar

Tuba Ünsal gardırobu Kanyon AVM

Tuba Ünsal gardırobu Kanyon AVM

Tuba Ünsal, ay sonuna kadar devam eden Kanyon Yeni Yıl Hediye Pazarı’nda en sevdiği kıyafetlerini, Givin iyilik platformu ile SMA’lı çocuklar için satışa çıkarıyor.

Tuba Ünsal’ın gardırobundaki en güzel parçalar, “SMA Hastalığı ile Mücadele Derneği” yararına satışa sunulacak. Givin.co web sitesi üzerinden online olarak alınabilecek kıyafetlerin satışından elde edilecek gelir, SMA’lı çocukların medikal cihaz ihtiyaçlarına destek için kullanılacak.

Kanyon, Yeni Yıl Hediye Pazarı 31 Aralık tarihine kadar hafta içi 12.00-19.00 saatleri arasında birbirinden farklı markaları ile misafirlerini bekliyor.

 

HUAWEI MateBook X hem hafif hemde küçük

HUAWEI MateBook X hem hafif hemde küçük

Dizüstü bilgisayarı daha ince ve hafif yapma yolculuğunda Huawei, ileri görüşlü tasarım felsefesiyle sektörün bir adım önünde yer aldı. Yeni HUAWEI MateBook X ile Huawei, çerçevesiz FullView Ekranı sektöre tanıttı. Cihaz, yüzde 90 gibi yüksek bir ekran-gövde oranına sahip 3K çözünürlüklü ekranla, 1080p bir ekrandan daha fazla ayrıntıyı görüntülerken, kullanıcıların yüksek görüntü kalitesi gereksinimlerini karşılıyor.

İnce çerçevelere ek olarak HUAWEI MateBook X’teki gizli kamera, yüksek ekran-gövde oranının arkasındaki bir başka sır. Üst çerçeveye yerleştirilmiş bir kamera tasarımına sahip geleneksel dizüstü bilgisayarlardan farklı olarak HUAWEI MateBook X, yüksek bir ekran-gövde oranı elde etmek için klavyeye gömülü bir kameraya sahip.

Kamera, tek bir dokunuşla kolayca açılabilir ve devre dışı bırakılabilir. Temel kamera işlevleri korunurken, bu tasarım tüketiciler için en üst düzeyde mahremiyet ve güvenli bir kullanıcı deneyimi sağlar.

Kullanıcı açısından bakıldığında, şık ve estetik ürünler, kişinin imajına her zaman birinci sınıf bir dokunuş katar. 1 kg ağırlığında ve yalnızca 13,6 mm kalınlığında olan HUAWEI MateBook X, bir dosya kağıdından daha küçük ve yalnızca iki parmakla dahi taşınması son derece kolay.

HUAWEI MateBook X, Gümüş ve Zümrüt Yeşili renk seçenekleri ile 12.999 TL fiyatıyla tüketicilere sunuluyor. Vade farksız 6 ay taksit imkanından yararlanabilecek tüketiciler, 1 TL daha vererek Huawei dizüstü bilgisayar taşıma çantasına da sahip olabiliyor.

Virüs bulaşma korkusu kalbi vuruyor!

Virüs bulaşma korkusu kalbi vuruyor!

Covid -19 pandemisinde yaşanan ölümler tüm dünyada korku yaratsa da, kardiyovasküler hastalıklar hala dünya çapında bir numaralı ölüm nedeni olarak yerini koruyor. Öyle ki küresel ölümlerin tümünün yaklaşık yüzde 30’unu kardiyovasküler hastalıklar oluşturuyor. Mevsimlerin kardiyovasküler olayların sıklığı üzerine yapılan çalışmalarda, özellikle sonbahar ve kış mevsimi gibi soğuk aylarda ölüm riski daha yüksek bulunmuş. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nazan Kanal, ölümlerdeki bu artışın tek bir nedeni olmadığına dikkat çekerek, “Sıcaklık değişimi, fiziksel aktivite azlığı, hava kirliliği, enfeksiyonlar ve hatalı beslenme alışkanlıkları gibi çoklu risk faktörleriyle bağlantılı oluyor. Önemli olan diğer risk faktörleri de kandaki fibrinojen, kolesterol ve vazoaktif hormonların (damar büzüşmesi nedeni olan hormonlar) soğuk aylarda yükselme eğilimi oluşudur.” diyor.

Ayrıca bir diğer faktör ise sonbahar ve kış mevsiminde mevsimsel grip ve benzeri enfeksiyonların artışıyla birlikte Covid-19’a yakalanma riskinin artması. “Bugüne kadarki tecrübeler virüs enfeksiyonu öncesi kronik sağlık sorunları olanların olmayanlara göre hastaneye yatırılma olasılığının 6 kat ve ölme riskinin 12 kat daha fazla olduğunu gösteriyor.” uyarısında bulunan Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nazan Kanal, Covid-19’lu yaklaşık 3 kişiden birinde kardiyovasküler hastalık olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor: “Pandemi sürecinde hastanelerde daha az kalp krizi ve felç vakaları olsa da, bu tablo her iki problemin azalmakta olduğu anlamına gelmiyor. Son istatistikler, insanların hastaneye başvurularını ertelediklerini veya tamamen kaçındıklarını gösteriyor. Oysa hastane dışı ani ölüm sıklığında artış mevcut. Kalp hastalığı ve felç gibi kardiyovasküler hastalıklar hala dünyanın önde gelen ölüm nedenidir.” Peki Covid-19 pandemisinde kalp hastaları kış aylarında sağlıklarını korumak için hangi önlemleri almalılar? Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kalp Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazan Kanal kış aylarında kap hastalarının dikkat etmeleri gereken 10 kuralı anlattı, önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Sağlık kontrollerinizi ertelemeyin

Kontrollerinizi yaptırmak için pandeminin geçmesini beklemeyin. Eski normal günlere dönmek için önümüzde uzun bir yol var. Beklemeniz, geri dönüşümsüz sağlık problemi veya uzun hastane yatışlarıyla sonuçlanabilir.

Düzenli kullanmanız gereken ilaçları ve tedavileri aksatmayın

En çok da riskin arttığı bu soğuk aylarda ve pandemi ortamında kan şekeri, tansiyon, kolesterol ve tiroit gibi değerleriniz normal olmalı. Böylece tüm vücut sisteminiz daha güçlü olur.

Ani sıcaklık değişimleri damarlar için stres nedeni olabilir

Ani sıcaklık değişimleri damarlar için stres nedeni olabiliyor. Bunun sonucunda damarlarda spazm veya büzüşme atakları yaşayabilirsiniz. Çok soğukta yürüyüş yapmak, sauna, soğuğa yakın suyu olan deniz veya havuzda yüzmek ve soğuk suyla duş yapmak oldukça riskli. Soğuk havada dışarı çıkmanız gerekli olursa, kıyafetinizi sizi sıcak tutacak şekilde seçmeli ve ağır fiziksel aktiviteden kaçınmalısınız

D vitamini önemli

Pandemi nedeniyle uzun süre evde kaldınız ve artık kış mevsiminde D vitamini üretiminiz de pek olmayacak. D vitamini iskelet sistemi için önemli olduğu kadar, bağışıklık sistemi, bazı hormonların üretilebilmesi, damarlar, kalp kası ve tiroit sağlığı için de gerekli. D vitamini seviyenizi normal sınırlarda tutun.

Kilo kontrolü için çalışmanın tam zamanı

Evde kalmak çoğumuzda kilo almaya neden oluyor. İdeal kilonuzun üzerindeyseniz hem kardiyovasküler hastalıklar hem de solunum problemleri için riskiniz artıyor. Günlük kalori alımınızı düşürüp sağlıklı beslenip egzersiz yaparak kilo vermeyi deneyin. Her besinde “Sağlıklı mı ve bunu yakabilecek miyim?” diye kendinize sorun. Tek başınıza başaramayacağınızı düşünüyorsanız bir diyetisyenden yardım isteyin.

Egzersizi unutmayın

“Evde kalmak ve sosyal mesafe kuralı, hareketsiz kalmanızı gerektirmez.” diyen Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nazan Kanal, şu öneride bulunuyor: “Sağlıklı bir kalp damar sistemi için haftada 5 gün, 20-30 dakika egzersiz yapmaya özen gösterin. Evinizde veya sokağınızda maske ve sosyal mesafeye dikkat ederek yürüyebilirsiniz. İnternetteki egzersiz programlarını da doktorunuza danışıp uygulayabilirsiniz.”

Kendinizi dinleyin

Kalp krizi, felç ve Covid-19 enfeksiyonu belirtilerini kaçırmayın. Göğüs ağrısı, nefes almada güçlük, ishal, tat ve koku kaybı, boğaz ağrısı, ateş, titreme veya bilinç bulanıklığı şikayetiniz olursa, hastaneye başvurun.

Grip ve zatürre aşıları hiç olmadığı kadar önemli

Grip ve zatürre aşıları sizi Covid-19’a karşı değil ama başka virüs ve bakteri enfeksiyonundan koruyabiliyor. Hastalansanız bile hastalık sürecini daha hafif atlatmanızı sağlayabiliyor. Doktorunuz da uygun buluyorsa grip ve zatürre aşısı yaptırmanızda fayda var.

Mikroplardan korunun

Covid-19 korunma prensipleri en çok sizin için geçerli. Maske kullanımı, sosyal mesafe ve el temizliğinizin hala en güçlü koruyucularınız olduğunu unutmayın.

Aktif kalmaya çalışın

İzolasyon duygusu beden ve ruh sağlığına zarar verebiliyor. Dolayısıyla evdeyseniz ve yalnızsanız, değer verdiğiniz insanlarla ve dünya ile bağlantıda kalın. Kendinize hobiler edinin, bedeninizi ve zihninizi meşgul edecek uğraşlar bulun.

Bu belirtilerde her ‘dakika’ çok önemli

Pandemi nedeniyle acil durumlarda hastaneye başvurmaktan korkmayın. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nazan Kanal tedaviyi ertelemenin çok ciddi sorunlara neden olabileceği uyarısında bulunarak sözlerine şöyle devam ediyor: “Unutmayın ki kalp krizi ve felç ciddi sakatlığa yol açabiliyor, daha da kötüsü ölümcül olabiliyor. Dolayısıyla bu hastalıklar Covid-19 enfeksiyonundan hala daha tehlikeliler. Acil bir durumda her dakika önemlidir. Göğüs ağrısıyla birlikte bir veya iki kolda, sırtta, boyunda veya çeneye yayılan ağrı veya rahatsızlık ile nefes darlığı, kalp krizi belirtileridir. Ani yüz sarkması, kol veya bacakta güçsüzlük ya da konuşma güçlüğü de inme semptomlarıdır. Bu yakınmalarda ‘önemsizdir, geçer’ demeyin, acil yardım isteyin.”

Bebeklere özel organik balkabağı havuç çorbası

Bebeklere özel organik balkabağı havuç çorbası

Hero Baby Organik Balkabağı Havuç Çorbası, kış aylarında bebeklerin sağlıklı gelişimi için en büyük dostlarından biri oluyor.

İsviçreli Hero Baby’nin özenle seçtiği organik sebze ve buğdaydan bebekler için özel olarak hazırlanan Organik Balkabağı Havuç Çorbası, bebeklerin 6’ıncı ayından itibaren kış mevsiminde bebeklerin sıcacık hissetmesini sağlıyor.

Kış aylarında yavaşlayan metabolizma dolayısıyla vücut direncinin düşmesine karşı balkabağı kurtarıcı etkilere sahip. Çeşitli vitaminler, lif ve antioksidan nitelikeki alfa ve beta karoten kaynağı balkabağı, bağırsak hareketliliğinin düzenlenmesine de yardımcı oluyor. Ayrıca, içeriğindeki kalsiyum, manganez, magnezyum, bakır, demir ve fosfor ile kemik gelişimine destek sağlıyor.

Bebeklerin hassas bünyeleri dikkate alınarak özenle hazırlanan çorba, zengin lif kaynağı, vitamin ve minerallerle bebeğinizin bağışıklık ve sindirim sistemlerinin gelişiminde önemli bir rol oynuyor.

Çocuklarda ilk diş muayenesi ilk dişle birlikte yapılmalı

Çocuklarda ilk diş muayenesi ilk dişle birlikte yapılmalı

Diş sağlığı her yaşta büyük önem taşıyor. Bu nedenle çocuklarda ilk dişin görülmesiyle birlikte diş sağlığı için ilk adımları da atmak gerekiyor. İlk dişle birlikte yapılan ilk muayenenin önemine dikkat çeken Uzm. Dt. Işıl Kırgız Karahasanoğlu, “Uzun dönemde ise düzenli diş hekimi kontrolleriyle çürüksüz ve sağlıklı dişlerin temelleri atılmış olur” diyor.

En önemli görevi çocukların beslenmesi olan süt dişlerinin varlığı, konuşmanın düzgün gelişimi ve harflerin doğru şekilde söylenmesinde de rol oynar. Toplam 20 tane olan süt dişleri çenelerin üç boyutlu gelişimini sağlarken, çene kemiği içinde bulundukları bölgeyi de kendilerinin yerine gelecek olan kalıcı diş için korur ve kalıcı diş sürerken ona rehberlik eder. Herhangi bir süt dişi erken çekildiği zaman bu doğal yer tutuculuk fonksiyonunun da ortadan kaldığına dikkat çeken Uzm. Dt. Işıl Kırgız Karahasanoğlu, süt dişlerine ve çocuklarda diş sağlığına ilişkin önemli bilgiler veriyor.

İlk süt dişleri 6-12 aylıkken çıkar

Çocukların ilk diş muayenesinin ağızda ilk dişin görünmesiyle birlikte yapılması gerektiğini belirten Uzm. Dt. Karahasanoğlu, ilk süt dişlerinin yaklaşık olarak çocuklar 6-12 aylıkken sürmeye başladığına dikkat çekiyor. Uzm. Dt. Karahasanoğlu, bu dönemde yapılan diş muayenesinde yapılanları ise şöyle özetliyor: “Muayenede annelere oral hijyen eğitimi verilerek çocuklarının diş temizliğini nasıl yapmaları gerektiği anlatılır. Beslenme ve çürükten korunma hakkında önemli noktalar vurgulanır. Böylece uzun dönemde yapılacak düzenli diş hekimi kontrolleriyle çürüksüz ve sağlıklı dişlerin temelleri atılmış olur.”

Koruyucu diş hekimliğiyle hedef çürüksüz bir gelecek

Çocuk diş hekimliğinin amacının dişsel sorunların oluşmasını engelleyecek önlemleri alarak çocukları çürüksüz bir geleceğe yönlendirmek olduğunun altını çizen Uzm. Dt. Işıl Kırgız Karahasanoğlu,  bu doğrultuda çocuk diş hekimlerinin yaptığı çalışmaları şöyle sıralıyor:

Çocukların çürük risk grubunu belirler ve buna yönelik koruyucu-önleyici uygulamaları (oral hijyen eğitimi ve motivasyonu, fissür örtücü ve yerel fluorid uygulaması gibi) yapar.

Büyüme-gelişim sırasında çene gelişiminin ve dişlerin sürme yolu ve sırasının takibini yapar, koruyucu ortodontik tedavilerle olası diş çapraşıklıklarını önler.

Süt dişlerinin erken kaybedildiği durumlarda, yer tutucu apareyleri uygulayarak olası yer kayıplarını ve çapraşıklıkları engeller.

Zararlı alışkanlıkların varlığında (parmak emme, tırnak yeme, uzamış emzik veya biberon kullanımı gibi) alışkanlık kırıcı apareyler ile alışkanlıkların terk edilmesini ve oluşması muhtemel zararların en aza indirgenmesini sağlar.

Kalıcı dişlerin eksik olduğu durumlarda dişli protezler yaparak estetik görünümü ve çiğnemeyi iyileştirir.

Özel bakım ihtiyacı olan çocukların diş tedavilerini gerçekleştirir.

Dijital cihazlar gözleri yoruyor

Dijital cihazlar gözleri yoruyor

Hem yaşadığımız pandemi nedeniyle hem de çağımızın gereği olarak günümüzün önemli bir zamanını ekranların karşısında geçiriyoruz. Bilgisayarlara, akıllı telefonlara veya başka dijital ekranlara uzun süre bakmanın gözlerde rahatsız edici etkiler yaratabileceğini belirten Academic Hospital Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Enver Attila Bakan, bu konuda alınması gereken önlemleri anlatıyor.

Dijital kaynaklı  göz yorgunluğunun her yaştan insanı etkilediğini belirten Academic Hospital Göz Hastalıkları uzmanı Op. Dr. Enver Atilla Bakan, “Bilgisayarların, akıllı telefonların veya başka dijital cihazların ekranına uzun süre bakmanın gözlerinize kalıcı zararlar verebileceğini bir yerlerde duymuş olabilirsiniz ancak bu pek doğru değildir. Muhtemelen ekrana çok uzun süre bakmanın bazı rahatsız edici etkilerini fark etmişsinizdir. Gününüzün uzun saatlerini dijital cihazları kullanarak geçiriyorsanız görüşünüzde bulanıklaşma, gözlerinizde ağrı, yorgunluk, yanma, batma ve kuruma hissedebilirsiniz. Bu göz yorgunluğu, okuma, yazma veya uzun süre dikiş dikme gibi ‘yakın işler’ yaparken de yaşayabileceğiniz semptomlardır. Görünen o ki günümüzde cep telefonu veya bilgisayar kullanımını azaltmak gibi bir şansımız da yok” diyor ve gözlerinizi rahatlatacak bazı ipuçları veriyor.

Göz kırpmayı unutmayın

Normalde dakikada yaklaşık 15 kez göz kırparken bilgisayarları ve diğer dijital ekranlı cihazları kullanırken bu sayı dakikada 5-7’ye kadar inebiliyor. Gözleriniz ihtiyaç duyduğu nemlenmeyi kırpma yoluyla sağlıyor. O yüzden mümkün olduğunca sık göz kırpmak için bilinçli bir çaba gösterin. Hatta yakın çevrenize size göz kırpmanızı hatırlatacak küçük notlar koyabilirsiniz.

Gözlerinizi nemlendirin

Kuruma hissi yaşadığınızda gözlerinizi tazelemek için yapay göz damlası kullanabilirsiniz. Eğer sürekli kuru ve sıcak bir odada bulunuyorsanız havayı nemlendirmeniz de iyi bir fikir olabilir.

“20-20-20” kuralını izleyin

“20-20-20” kuralını uygulayarak düzenli molalar verin. Her 20 dakikada bir, gözlerinizi en az (20 feet ) 6 metre uzaklıktaki bir nesneye en az 20 saniye kadar odaklayın. Online derslerin ortalama 30 dakika olduğu düşünülürse çocuğunuz için de bu uygulama faydalı olacaktır. Ders aralarındaki zamanın tümünü de gözü zorlayacak işlerle geçirmemesi sağlanmalıdır.

Bilgisayar gözlükleri kullanın

Yakını görmekte zorlanıyorsanız ve bir bilgisayar önünde saatlerinizi harcıyorsanız, çalışma mesafenize uygun bir bilgisayar gözlüğü kullanarak göz yorgunluğunuzu azaltabilirsiniz. Göz hekiminize ekrana bakma mesafenizi önceden ölçerek söyleyebilirsiniz. İdeali yaklaşık 50 – 60 cm’dir.

Ekranınızın parlaklığını ve kontrastını ayarlayın

Ekranınız çevrenizden daha parlaksa, gözleriniz farklı bir ışığa uyum sağlayabilmek için daha çok çalışacak ve daha çabuk yorulacaktır. Ekranınızın parlaklığını çevrenizdeki ışık düzeyine uyacak şekilde ayarlayın. Ayrıca göz yorgunluğunuzu azaltmak için ekranınızdaki kontrastı artırmayı deneyin.

Ekranınızdaki parlamayı azaltın

Parlak ekranlar mat olanlara göre gözleriniz için daha yorucu olabilir. Size nasıl bir rahatlık sağlayabileceğini görmek için telefon ve bilgisayar mağazalarından mat ekran filtresini deneyebilirsiniz.

Bilgisayar ekranına olan konumunuza dikkat edin

Bilgisayar ekranına yaklaşık 50, 60 cm yani tam kol mesafesinde oturmak en uygunudur. Tablet ve telefonlarınıza da yaklaşık 35 cm uzaklıktan bakabilirsiniz. Ayrıca bilgisayar ekranının üst kenarı en fazla göz seviyenizde, ekrana bakarken başınızın konumu da hafifçe aşağı bakacak şekilde olmalıdır.

Uzak, orta, yakın mesafeyi gösteren, Progresif bir gözlükle ekrana hafif başınızı kaldırarak bakıyorsanız, boyunda kireçlenme ve boyun fıtığı gibi rahatsızlıklar yaşayabilirsiniz. Uzun süre ekran başında olanların sadece uygun mesafeye göre ayarlanmış bir yakın/ofis gözlüğü kullanmaları daha doğrudur.

Gözleriniz kızarık, ışığa duyarlı, ağrılı, sulanıyor veya bulanık görüyorsa mutlaka göz doktorunuza danışın. Bir ekrana saatlerce baktığınızda bu cihazdan yayılan mavi ışığa maruz kalıyorsunuz. Dijital cihazlardan gelen bu mavi ışığın gözlerinize zarar verdiğine dair hiçbir bilimsel kanıt olmasa da, mavi ışık filtreli ekran gözlükleri yaşadığınız bu rahatsızlıkları azaltabilir.

Mavi ışık, vücudun sirkadiyen ritmini yani doğal uyanma ve uyku döngüsünü etkiler. Gün boyunca maruz kaldığımız mavi ışık bizi uyandırır ve uyarır.  O yüzden gece geç saatlere kadar telefonunuza, tabletinize veya bilgisayarınıza odaklanarak mavi ışığa maruz kalmak, uykuya dalmanızı da zorlaştırabilir. Uyku sorununuz varsa yatmadan iki veya üç saat önce ekrandan uzaklaşmanız faydalı olacaktır. Günümüzde pek çok cihazın akşamları mavi ışığa maruz kalmayı en aza indiren gece ayarları olduğunu da belirtelim. Kullandığınız dijital ekranları bu şekilde de ayarlayabilirsiniz.

 

Sanatçı SELDA GÜNEŞ’den “ZAMANSIZ ŞEHİR”

Sanatçı SELDA GÜNEŞ’den “ZAMANSIZ ŞEHİR”

Resme yeni bir soluk getiren sanatçı Selda Güneş, uyguladığı birbirinden özgün tekniklerle tarihi yarımada İstanbul’u yorumladı. Şehrin tarihi hazinelerini hatırlatmak amacı ile çıktığı bu yolda, renklerin arasına gömülen çeşitli silüetler için “İstanbul’un değerlerini yalnızca bakan görür” dedi. Zamansızlığın içindeki akışkan ve ölümsüz motiflerini tuvale yansıtarak, “İstanbul denildiğinde aklınıza ne geliyor?” sorusunu, kelimeler yerine sanatı ile cevapladı. Çoğunlukla, Galata Kulesi, Kız Kulesi ve İstanbul Camiileri’ni resme alan sanatçı, tarihin mimari mirasını sanatıyla şekillendiremediği takdirde, İstanbul’un yarım kalacağını dile getirdi.

Selda Güneş’in “Zamansız Şehir” isimli sergisi 10 Ocak 2021 tarihine kadar Artgalerim Karaköy’de İstanbul’un sanat severleri ile buluşuyor. Sergi; Pazartesi – Cuma 10:00 – 18:00 saatleri arasında görülebilecek

Hem priz hem şarj aleti

Hem priz hem şarj aleti

Cep telefonu ve tablet gibi taşınabilir elektronik cihazlar, bugün hayatımızın vazgeçilmez bir parçası. Gittiğimiz her yere bu cihazları da yanımızda götürüyoruz. Ancak bazen onları şarj etmemize yarayan cihazları unutabiliyoruz.

Panasonic Life Solutions Türkiye, bu gibi durumlar için yeni bir çözüm geliştirdi. VİKO marka USB’li İkili Topraklı Priz, 2 USB portu sayesinde elektronik cihazları, adaptöre ihtiyaç duymadan USB bağlantı kablosuyla şarj edebilmenizi sağlıyor.

Şarj adaptörünüz yanınızda olmasa bile, eğer USB kablonuz yanınızdaysa cihazlarınızı şarj etmeniz olanaklı hale geliyor. Aynı anda iki cihaz bağlayabileceğiniz prizin, 2 USB portu sayesinde iki elektronik cihazınızı da adaptör kullanmadan şarj edebilmeniz mümkün. Kolay kullanıma sahip USB’li İkili Topraklı Priz, cihazlarını kolayca şarj etmek isteyenler için oldukça pratik bir çözüm sunuyor.

Emirates, İstanbul uçuşları başlıyor

Emirates, İstanbul uçuşları başlıyor

Emirates, 21 Aralık itibariyle İstanbul’a günlük uçuşlarına yeniden başlayacağını duyurdu.

İstanbul’un eklenmesiyle, Emirates’in Avrupa ağını 31 destinasyona genişletirken yolcuların Dubai’de tek bir aktarmayla geniş global ağındaki uçuş noktalarına güvenle ve kolaylıkla ulaşmasını sağlıyor. Emirates’in EK 121 sayılı uçuşu Dubai’den saat 14:20’de kalkarak İstanbul Havalimanı’na 16:20’de varacak. EK 122 sayılı dönüş uçuşu ise saat 20:05’te İstanbul Havalimanı’ndan havalanarak Dubai’ye 01:20’de varacak. İstanbul’a ve İstanbul’dan yapılan uçuşlar her gün Boeing 777- 300ER ile gerçekleşecek.

Muallim Ocakbaşı lezzetleri kapınızda

Muallim Ocakbaşı lezzetleri kapınızda

Geleneksel Ocakbaşı lezzetlerine kattığı özel yorumlarıyla dikkat çeken ve yenilikçi tarzıyla kısa sürede müdavimlerini kazanan Muallim Ocakbaşı; güvenli alanından uzaklaşmak istemeyen müşterilerine eşsiz bir ayrıcalık sunuyor!

Antepli kebap ustasının geleneksel lezzet anlayışına sadık kalarak hazırladığı, son zamanlarda lezzet gurmelerinin menzilinden çıkmayan Muallim Ocakbaşı; evinde kalmak isteyen müdavimlerinin güven ve konforuna oldukça önem veriyor. Pandemi sebebiyle 22.00’dan sonra ocakbaşı keyfini yaşayamayan müşterilerine sunduğu hijyenik, özenli ve hızlı servis alternatifiyle ocakbaşı lezzetlerini evlere getiren Muallim Ocakbaşı; kalabalık sofraların geleneksel misafiri oluyor.

İletişim: 0212 259 22 33 ve yemeksepeti.com