Yazılar

Migros ve Coca Cola’da geri dönüşüme destek

Migros ve Coca Cola’da geri dönüşüme destek

Migros, Coca-Cola İçecek (CCI) iş birliği ile atık içecek ambalajlarının geri dönüşümüne destek veren pilot bir uygulamayı hayata geçirdi.

Migros, Teknowatt Start-Up firmasının tamamen yerli üretim olan depozito iade makinesini Ataşehir MMM mağazasında denemeye aldı. Migros müşterileri metal, cam ve plastik içecek ambalaj atıklarını geri dönüşüme ve ekonomiye kazandırdıkça Money puan kazanıyor ve doğanın korunmasına katkı sağlıyor.

Migros, Coca-Cola İçecek iş birliğinde içeceklerin ambalaj atıklarının geri dönüşümü konusunda pilot bir uygulama başlattı. Erzurum Atatürk Üniversitesi Ata Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren Teknowatt Start-Up firmasının ürettiği depozito iade makinesini Ataşehir MMM mağazasında denemeye alan Migros, aynı zamanda girişimcilik ekosisteminin gelişimine de destek verdi. Yapay zeka teknolojisiyle çalışan ve 0,1 litreden 3 litreye kadarki içeceklerin cam, metal ve pet ambalaj atıklarının kabul edildiği sistemde her 10 içecek ambalajına karşılık Coca-Cola İçecek desteğiyle 1 Money puan hediye ediliyor. Migros müşterileri içecek ambalaj atıklarını depozito iade makinelerine bırakarak doğaya, geri dönüşüme ve ülke ekonomisine katkıda bulunurken, kazandıkları Moneyleri de alışverişlerinde kullanabiliyor.

Şampanya rekoru kırmaya devam

Şampanya rekoru kırmaya devam

Yıllara meydan okuyan güzelliği ve muhteşem sesi ile herkesi kendine hayran bırakan Hülya Avşar, önceki akşam Maslak 1453’teki Yeni Gazino’da muhteşem bir geceye imza attı.

Yoğun istek üzerine üçüncü kez Yeni Gazino’da hayranlarıyla buluşan Hülya Avşar,  derin bacak dekolteli Melih Yazgan imzalı transparan elbise ile adeta yürek hoplattı. Güzel şarkıcı gece boyunca repertuarında yer alan şarkılarını, kendisini dinlemeye gelenler için seslendirdi.

“350 ŞİŞE ŞAMPANYA İLE REKOR KIRDI”

İki hafta önce ilk kez sahnesine şampanya kabul eden ve gecede 200 şişe şampanya açılan Hülya Avşar, önceki akşam sahnesine gelen 350 şampanya ile kendi rekorunu kırdı.

Hülya Avşar’dan önce sahneye çıkan Kubat ise muhteşem şarkılarını hep bir ağızdan sevenleriyle seslendirdi.  Hülya Avşar sahneye çıktıktan sonra Kubat misafirler arasındaki Oktay Kaynarca’nın masasına oturarak birlikte Hülya Avşar’ı dinlediler.

Bu önerilerle kışın tadını çıkarın!

Bu önerilerle kışın tadını çıkarın!

“Hem havaların soğuması hem de virüslerin artışı ile birlikte bağışıklığımız zayıfladı. Peki, kışa sağlıklı girmenin yolları neler?” İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. İrem Aksoy, kış aylarını sağlıklı geçirmenin tüyolarını paylaştı.

Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte giyim tarzı, ruh hali ve beslenme durumunda değişiklikler meydana geliyorsa kış yaklaşıyor demektir. Kış yaklaşırken enerji alımınızın normale göre daha çok arttığını, kilo almaya açık olduğunuzu, yaza göre daha karamsar ve enerjinizin düşük olduğunu hissediyorsanız, yalnız değilsiniz. Kış mevsiminde daha kapalı havalarda ve kapalı ortamlarda vakit geçirmek hem iştah yönetimini hem de duygu durumunu olumsuz etkileyebiliyor. Dolayısıyla mutluluk, canlılık ve zindelik hissi veren serotonin hormonu daha az salgılanıyor.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. İrem Aksoy

Kış aylarını sağlıklı geçirmenin sırrını öğrenmek ister misiniz?

Kış aylarında sağlığımızı tehdit eden patojenlere karşı iyi bir silahımız var ve bunu güçlendirmek bizim elimizde. Kışı sağlıklı geçirmek, vücut direncini artırmak ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek istiyorsanız beslenme durumunuzu gözden geçirebilir ve aşağıdaki tavsiyelere uyabilirsiniz.

  • Kış ayının meyve ve sebzelerinden yararlanılmalı

Kış ayının meyve ve sebzelerinin besin bileşiminde bulunan antioksidanlar, vitamin ve mineraller bağışıklık fonksiyonunu artırarak kış hastalıklarına karşı savunma geliştirir. Turunçgiller, kivi, limon, brokoli, biber ve ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzeleri C vitaminini doğal olarak almak için kullanabilirsiniz. Kışın ihtiyacınız olan vitamin, mineral ve antioksidanlar için günde 5-6 porsiyon rengârenk meyve ve sebzeleri tüketmeyi ihmal etmeyin.

  • Soğuklarda tüketebileceğiniz bir kış çayınız olmalı

Kuşburnu, adaçayı, ıhlamur, kara mürver ve nane-limon çayı gibi içimizi ısıtacak çaylara ek olarak zencefil, zerdeçal, tarçın gibi baharatların sağlık yararlarından da faydalanabildiğiniz özel bir tarifiniz olmalı.

  • Kilo almayı sağlayacak davranışların farkında olunmalı

Havaların soğuk olması sebebiyle daha çok kapalı ortamlarda vakit geçirme ve açık hava yürüyüşlerinde azalma enerji harcamanızı azaltacaktır. Bu durumda normal beslenmenize devam etseniz bile kilo almaya yatkınlığınız daha çok artabilir. Açık hava yürüyüşleri mümkün değilse bile enerji harcamanızı arttıracak egzersizler planlayabilirsiniz.

  • Depresyon ve strese karşı bir formülünüz olmalı

Mutluluk hormonu olarak bilinen serotonini arttırmak için beslenmenizde triptofan açısından zengin; tavuk-hindi eti, süt, peynir, yoğurt, yumurta, soya fasulyesi, fıstık ve badem gibi besinlere yer verebilirsiniz. Beslenme durumunuzu iyileştirirken, stresi azaltacak ve sizi mutlu edecek hobiler edinmeyi unutmayın.

Ödev sorumluluğu kazandırmak sandığınız kadar zor değil

Ödev sorumluluğu kazandırmak sandığınız kadar zor değil

Ödev yapmak çocukların sorumluluğu olsa da bazen ebeveynler, ödevler yüzünden çok zorlu zamanlar yaşayabiliyor.  Psk. Dan. Sıla Salantur çocuklara ödev sorumluluğu kazandırmanın ipuçlarını paylaşıyor.

Ebeveynlerin birçoğu çocuklarına “Ödevini yap” demekten yoruluyor, çocuklarının bu sorumluluğu onlar söylemeden yapmasını istiyor. Ancak çocuğa ödev yapma sorumluluğunu kazandırmak görevi yine ebeveynlere düşüyor. Psikolojik Danışman Sıla Salantur, ödev yapma sorumluluğu konusunda kilidi açan anahtarın çocukla ebeveyn arasında kurulan ilişki köprüsü olduğunu söylüyor. Ebeveyn ile çocuk arasında bağ yoksa hiçbir disiplin yönteminin işe yaramayacağını hatırlatan Psk. Dan. Salantur, bu bağı kurmak için nasihat, uyarı, kıyaslama, hakaret barındırmayan büyük bir dikkatle çocukla geçirilen anların sayısını çoğaltmakla gerektiğinin altını çiziyor. Psk. Dan. Salantur, “Size en çok çocuğunuz ile yaptığınız ne kahkaha attırıyor? Oyun oynuyorsanız bu sürenin ne kadarında çocuğunuzla olan an’ın içinde kalabiliyorsunuz? Ne kadarında “Şu oyun bitse de en sevdiğim diziyi izlesem… Şu maili atayım oyun bitince… Uyusa da yarın için yemeği hazırlasam gibi cümleler ne sıklıkta geçiyor zihninizden? Cevabınız “Evet çok sık” ise o halde şüphesiz ki çocuğunuzla ödev konusunda yaşadığınız zorluğun üstesinden gelmeniz neredeyse imkânsız. Çocukların gözünde sürekli olarak yapması gerekenleri hatırlatan ve beklenileni yapmadığı durumlarda da parmak göstermek ceza veren ebeveynler olursa çocukların tek öğrendiği ebeveynleri tarafından koşullu sevildikleri olur. Bu nedenle öncelikle bu bağı kurmanız gerekir” diyor.

Çocuğunuzla toplantı yapıp karar alın

Çocuğa ödev yapma sorumluluğu kazandırmak için bağın yanı sıra disiplinin de önemine değinen Psk. Dan. Salantur, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Çocuğumuzla bu konuda bir ortak karar toplantısı yapmak ve sınırların konduğu bu evrede çocuğumuzun kararlarını da göz önünde bulundurmak pozitif disiplin yöntemleri arasında yer almaktadır. “Ödevlerini bizlerin sana “Hadi!” demesine gerek kalmadan yapman için neye ihtiyacın var? Ödev öncesi bizimle ortaklaşa yapmak istediğin bir etkinlik var mı? Hangi dersin ödevinden başlamak senin içsel motivasyonunun artmasına yardım eder?” gibi sorularla soru ile ödev yapılma eylemine ilişkin somut ve uygulanabilir kararlar vermelisiniz. Ardından da “Bu karar senin için uygun mu? Değiştirmek istediğin bir kısım var mı?” diye sormak ve memnun olmadığını hissettiğimiz durumda da kararı yeniden gözden geçirmek etkili sonuçlara ulaşmanızı sağlayabilir.”

Ebeveyn olmak, çocukluğumuzun devamı demek

Ebeveynlerimizle ödev konulu ilişkimizdeki benzer örüntüleri kendi çocuğumuzla olan ilişkimizde de birebir gözlemliyor olmamızın bir tesadüf olmadığını söyleyen Psk. Dan. Sıla Salantur,  “Ebeveyn olmak, çocukluğumuzun devamı. Bir de çocukluğumuzda edindiğimiz inançlarımız var. Bunların bir kısmı olumluyken bir kısmı da olumsuz olabiliyor. “Ben değersizim, yetersizim”  gibi… Peki, çocuğumuzun ödev yapmaması benim kendimle ilgili hangi inancımı besliyor ve bundan dolayı büyük bir rahatsızlık duyuyor olabilirim? Bana benim yetersiz olduğumu söylüyor olabilir mi? Çocuğumun ödevinden duyduğum rahatsızlık acaba benim kendi geçmişimle ilgili olabilir mi? Ebeveyn olmak, kendimizle olan temasımızı arttırmak adına pek çok perde aralıyor esasında. Bize düşense perdenin ardında olup biteni fark etmek ve dönüştürmek” diyor.

Geçmeyen öksürüğünüzün nedeni reflü olabilir!

Geçmeyen öksürüğünüzün nedeni reflü olabilir!
Yanlış beslenme alışkanlıkları ve sağlıksız yaşam tarzı nedeniyle yaşa bakmaksızın günümüzde hızla yaygınlaşan reflü her dört kişiden birinin ortak sorunu. Mide sıvısının yemek borusuna kaçmasıyla oluşan ve göğüs kemiği arkasında yanma ve ağıza acı su gelmesine yol açan hastalık; kronik öksürük, boğazda yanma, ses kısıklığı, yutma güçlüğü, ağız kokusu, göğüs ağrısı ve dişlerde tahrişe bile neden olabiliyor. Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Suna Yapalı “Ses kısıklığı veya öksürük yakınması ile Kulak, Burun ve Boğaz uzmanına ya da göğüs ağrısı nedeniyle Kardiyoloji uzmanına başvuran hastada ana sorun reflü olabiliyor. Pandemide; sık ve daha fazla yemek, fast-food tarzı yiyecekler tüketmek, hareketsiz kalmak, kilo almak ve gece atıştırmalıklarına ağırlık vermek reflü hastalığının yaygınlaşmasına neden oldu. Reflü hastalığında yaşam tarzı değişiklikleri tedavinin temelini oluşturuyor. Aksi taktirde tedaviden başarılı sonuç almak mümkün olmayabiliyor” diyor. Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Suna Yapalı reflüye karşı 10 etkili önerisini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Doç. Dr. Suna Yapalı 

Reflüyü artıran yiyeceklerden uzak durun!
Kızartmalar, aç karnına ve aşırı kahve-çay içmek, asitli içecekler tüketmek, yemek borusunun altında koruyucu bir mekanizma olan kasın gevşemesine yol açıyor. Bu durum da yemek borusuna mide sıvısının geçişini kolaylaştırıyor. Bu nedenle portakal ve domates gibi asit içeriği yüksek besinleri kısıtlı tüketmeli, aşırı salçalı yemeklerden kaçınılmalıdır. Hazır ve katkı maddesi içeren paketli gıdalar, soslu yiyecekler, aşırı acı, tuzlu ve baharatlı gıdaların tüketiminden de uzak durulmalıdır.

Büyük porsiyonlardan kaçının
İhtiyacımızdan fazla büyük porsiyonların tüketilmesi karın içi basıncı artırarak reflüyü kolaylaştırır. Aynı öğünde çorba, ana yemek, salata, tatlı veya meyvenin birlikte tüketilmesi yerine porsiyonları küçülmek, meyve ya da tatlıyı ara öğünde tüketmek tercih edilebilir.

Yemeklerde fazla su içmeyin
Öğünlerde yemekle beraber su tüketilmesi yemek hacmini artırarak, reflü oluşumunu kolaylaştırır. Su tüketimi öğün arasına kaydırılmalıdır, ayrıca öğün aralarında içilen su yemek borusuna kaçan mide sıvısını temizleyerek reflüyü engelleyecektir. Yemek sonrası hazmı kolaylaştırmak için maden suyu tüketmek sanılanın aksine reflüyü artıracaktır.

Gece atıştırmalıklarından uzak durun
Geç saatlerde meyve, çerez ve çikolata gibi atıştırmalıkların tüketilmesi, uyku öncesi besinlerin hazmedilememesine yol açar ve reflü şikayetini artırır. Bu nedenle yatmadan önceki son üç saatte yemek yemekten ve atıştırmalıklardan kaçının.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Yatağın baş kısmını yükseltin
Özellikle gece reflüsü olan kişiler uyurken yatağın başını en az 30 derecede yükselterek yatmalı ya da çok yüksek olmayan, başın gövdeden biraz daha yukarıda olmasını sağlayacak yastıkla yatmalıdır. Yatarken başın biraz yüksekte olması mide asidinin yemek borusuna ya da boğazınıza gelmesini engelleyecektir.

Kilo almayın
Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Suna Yapalı “Obezite tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla artan, bir pandemi halini alan önemli bir halk sağlığı sorunudur. Toplumun 1/3’ü obez, 1/3’ü ise fazla kiloludur. Obezite ve bel çevresindeki artış ile karın içi basınç artar ve bu da reflü oluşumunu kolaylaştırır. İdeal vücut ağırlığına ulaşılması ile reflü kontrol altına alınabilir ve sürekli ilaç kullanımı önlenebilir” diyor.

Bedeni saran sıkı giysiler giymeyin
Kemer, korse gibi sıkı ve bedeni saran giysiler karın içi basıncını artırarak reflüye zemin hazırladığından sıkı kıyafetlerden kaçınılmalıdır.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Yemek sonrası hemen uzanmayın
Yemekten hemen sonra uzanmak reflüyü kolaylaştıran önemli bir tehlikedir. Yemekleri yedikten sonra en az 3 saat oturur veya dik pozisyonda kalmalı, hemen uzanılmamalıdır.

Sigara ve alkolden uzak durun
Sigara ve alkol yemek borusunun savunma mekanizmalarını bozar, ayrıca yemek borusunun altındaki kasın gevşemesine yol açarak reflüyü kolaylaştırır.

Düzenli ve doğru zamanda egzersiz yapın
Kilo kontrolünü sağlamanın en önemli yolu diyet ile beraber düzenli egzersiz yaparak kalori açığı oluşturmaktır. Yemekten hemen sonra yapılan egzersiz reflüyü kolaylaştırarak, egzersiz kalitesini de etkileyecektir. Haftada 3-5 kere en az 30 dakika yürüyüş faydalı olacaktır.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dikkat! Endoskopik inceleme gerekebilir!
Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Suna Yapalı, “Reflü hastalığının yönetiminde yaşam tarzı değişiklikleri tedavinin temelini oluşturur. Özellikle 45 yaş üzerinde reflü yakınması olan kişilerde, reflüye eşlik eden kansızlık, yutma zorluğu, bulantı, kusma, kilo kaybı ve iştahsızlık sorunu yaşayanlarda, ilaç tedavisi ile kontrol altına alınamayan reflü yakınması olanlarda mutlaka endoskopik inceme yapılmalıdır” diyor.

OCASSO Mobilya’nın Genel Müdür Yardımcısı Ertan Boğa oldu!

OCASSO Mobilya’nın Genel Müdür Yardımcısı Ertan Boğa oldu!

Dayanıklı Tüketim ve Mobilya sektöründe 25 yılı aşkın süredir deneyimi olan Ertan Boğa, daha önce Arçelik, Yatsan, Simfer gibi firmalarının genel merkezlerinde satış-pazarlama alanında uzun yıllar görev aldı. Yataş Grup bünyesinde tüm markalardan sorumlu Yurtiçi Satış Direktörü olarak 3 yıl boyunca görev alan Boğa, Beykent Üniversitesi’nde pazarlama üzerine master yaptı.

Ocasso Mobilya markasının ilk hedefi, önümüzdeki aylarda açılacak yeni mağazalar ile Ocasso markasının bilinirliğinin ve görünürlüğünün artmasını sağlamak olacak. Ekim 2021 itibariyle yeni görevini devralan Ertan Boğa; yeni dönem hedefleri ile ilgili, “Önümüzdeki iki yıl içerisinde modern, estetik, konforlu ürünleri ve kendine has tarzı ile Türkiye’de akla gelen ilk mobilya markası olarak konumlanmayı hedefliyoruz. Bununla birlikte, orta-uzun vadeli hedeflerimizi ise ihracat hacmimizi büyütmeye odaklayarak, hem yurt içi hem de yurt dışı pazarında ulaşılabilir lüks mobilya markasını tüketiciye benimsetmek istiyoruz” diyor.

Satış, kategori geliştirme, iş ve marka yönetimi, satış yönetimi ve dağıtım kanallarında deneyimli bir lider olan Ertan Boğa, Ocasso Mobilya’nın sürdürülebilir büyüme stratejisini belirleyip hayata geçirilmesine 1 Kasım itibariyle liderlik edecek.

Hyundai Golf Cup çekişmelere sahne oldu

Hyundai Golf Cup çekişmelere sahne oldu

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de düzenlenen golf etkinliklerine sponsor olarak desteklerini sürdüren Hyundai, İstanbul Kemer Country Golf Club’ta sporseverlerle bir araya geldi.

İlk gün Junior kategorisi ile başlayan Hyundai Golf Cup, Cumartesi ve Pazar günleri de yetişkinler arasındaki rekabete sahne oldu. Toplam 14 kategoriden oluşan turnuvaya 200’den fazla sporcu katıldı. Hyundai Golf Cup 2021 Kadınlar A kategorisinde Özlenen Başoğlu birinci olurken Erkekler A kategorisinde ise Murat Şarsel zafere ulaştı.

Oldukça heyecanlı ve keyifli geçen Hyundai Golf Cup, aynı zamanda sanat ve iş dünyasından ünlü isimleri de bir araya getirdi. Türkiye Golf Federasyonu’nun yönetiminde gerçekleştirilen turnuvanın kupa törenine Hyundai Assan Başkanı Sangsu Kim, Hyundai Assan Genel Müdürü Murat Berkel, Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar ve diğer üst düzey yöneticiler katılarak, ödül törenindeki heyecana ortak oldu.

Hyundai Golf Cup 2021 dereceye giren isimler;

Ladies Cat A Kategorisi

  1. Özlenen Başoğlu
  2. Ayşegül Divringi
  3. Elif Kırçuval

Ladies Cat B Kategorisi

  1. Gülşah Narin
  2. Ülker Pars
  3. Jae Kyoung Lee

Men’s Cat A Kategorisi

  1. Murat Şarsel
  2. Aytekin Uyar
  3. Jürgen Neidl

Men’s Cat B Kategorisi

  1. Mete Boybeyi
  2. Yusuf Teoman
  3. Ilhwan Kim

Men’s Cat C Kategorisi

  1. Şeref Kabuk
  2. Senol Patan
  3. Hasan Koç

Men’s Cat D Kategorisi

  1. Sinan Gümüş
  2. Syngchul Lee
  3. Faruk Ekinci

Ladies Nearest To The PinGül Gürev Alimgil

Men’s Nearest To The PinHenrik Holtoft

ZUBİZU’nun yeni Genel Müdürü Tolga Ünvan oldu

ZUBİZU’nun yeni Genel Müdürü Tolga Ünvan oldu

ZUBİZU’nun Genel Müdürlüğü görevini üstlenen Tolga Ünvan, şirketin yeni dönemdeki büyümesine liderlik edecek.

Yeme içmeden modaya, seyahatten otomobile, sağlıklı yaşamdan sanat ve eğlenceye birçok alanda kişiye özel ayrıcalık, indirim, öneri ve içerikler sunan ZUBİZU’da Tolga Ünvan ile yeni bir dönem başlıyor.

Tolga Ünvan kimdir?

Koç Üniversitesi Ekonomi bölümünden mezun olan Ünvan, Yeditepe Üniversitesi MBA derecesine sahip. Çalışma hayatına 2002 yılında Procter & Gamble’da Marka Müdür Yardımcısı olarak başlayan Tolga Ünvan, kariyerine global şirketlerde liderlik pozisyonlarında devam etti. Procter & Gamble’ın ardından Henkel, The Coca-Cola Company ve Nestlé’de, birçok markanın Türkiye ve Avrupa’daki satış-pazarlama stratejisi ve uygulamalarına başarıyla liderlik etti. Ünvan, online market alışverişi alanında önemli bir büyüme ve gelişme gösteren Getir’de son 2 yıldır Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev almıştı.

Benim yanımda şarkı söylemek zordur

“Benim yanımda şarkı söylemek zordur”

Tuğba ÖZERK 

Bir şarkının yüreğinize dokunması için sözlerini bilmek gerekmiyor. Müziği duyduğunuz anda insanı sarıp sarmalıyor. Hayatına, duygularına dokunuyor… Bunu şarkılarında bestelerinde yakalayabilen sağlam sıkı bir sesin sahibi olan sevgili Tuğba Özek bu ayki Pasue derginin kapak konuğu… Klipleri, şarkıları ve sesi kadar güzel olan fiziği ile dikkat çeken, dinleyicilerinin beğenisini kazanan değerli okurlarımız için samimi, sıcacık keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Mutlu okumalar…

Siz başkalarının hayatına yaptığınız müzikle, güzel sesinizle dokunmaya nasıl karar verdiniz? Ne zaman karar verdiniz? Bu duyguyu ilk ne zaman hissettiniz?

İlk şarkı söylemeye başladığımda 3 yaşındaydım.  Müzikte profesyonel hayatım 7 yaşımda TRT çocuk korosu ile başladı. Gençlik korosuna kadar devam etti. O süreçte okul hayatım devam ederken sevgili Sezen aksu beni bir yılbaşı programında TRT’de 12’ye çeyrek kala Türkiye’ye lanse etti. Bostancı gösteri merkezindeki o harika geceden sonra tam olarak bu mesleğe gönül verdim ve müzikal yolculuğum başladı.

O gün ki Tuğba ile bugünkü Tuğba arasında nasıl bir fark var… Neler değişti sizin için?

Müzik aşkım o gün bugündür hiç değişmedi. İçimdeki küçük kız çocuğunu da hiç kaybetmedim ben. Yetiştirilme tarzı olarak da dobra bir yapıdayım. Ne istediğimi direkt söylerim. Net ve dümdüz bir kadınım.

Yaşadığınız zorluklar oldu mu?

Dile kolay 30 sene olmuş. Çok küçük yaşta büyük bir sorumluluklar almışım… Ne yollar ne zorluklar ne gözyaşları ne kahkahalar geçti ama hepsi de yaşanan özel anılardır. Fazla derin yaşamış oluyoruz sanatçı olarak hayatın her anının… Hareketli oluyor hayat. Tabii ki sonucuna değer şarkıların çıktığı da bir gerçek

Tuğba Özerk

Müzik yapmak şarkı söylemek için vazgeçtiğiniz bir şeyler oldu mu?

Ben “Tuğba”yı hep bir kenara bıraktım ve Tuğba Özerk için yaşadım. Her şeyim tamamen müzik hayatım üzerine kurularak ilerledi. Bugün iyi bir sese sahibim. Samimiyetle söylüyorum, sesimin aralığı iyidir. Benim yanımda şarkı söylemek çok zordur.

Son single hikâyesinde ne var? Neden albüm değil?

“Single düzeni”ne ilk geçenlerden biriyim. Seviyorum böyle ilerlemeyi.  Son single Koltuklar Kitaplar Nisan ayında çıktı. Şimdi Halay Başındayım… Çok keyifli kıpır kıpır bir şarkı. Biraz güzel enerji ve mutluluğa ihtiyaç olan bir anda çıkarttık bence… Genel anlamda küresel olarak salgın etkileriyle yaz başı çok zor bir zamandı. Ortaları da sıkıntılıydı. İçimden bir paylaşım yapmak bile gelmedi. Şimdi biraz daha sosyal ve moral zamanı diyerek bu zamanı tercih ettik

Dünyada dijital devrim ile haksız bir rekabet söz konusu… Satın alarak elde edilen beğeniler var. Gerçek olmayan görüntülenme ve tıklanmalar… Trend videolar listesine girmek, müzik platformlarında üst sıralarda bulunmak gibi yapay süreçler de hayatta var oldular… Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Ah ah…  Gerçekten çok üzücü bir durum… Bu konuda da ilk benim sesim çıktı. Söyledim söyleyeceğimi, şimdi bu konular konuşuluyor. “Derin Darbe” şarkısını yaptığımda sene 2013’de… Dijitali o dönem pek anlamıyordum. “Burada bir problem var, rakamlar aşırı yüksek” diyordum. Şimdi daha iyi anlaşılıyor gerçekler. Ne kadar harcarsan o kadar görünür olursun şeklinde yürüyen bir müzik var. Bu karmaşanın çözülmesini herkes gibi ben de istiyorum.

Tuğba Özerk

Her şeyin hızlı tüketildiği bir döneme denk geldiğimizden ve dijital çağın ön planda olmasından dolayı mesleki korkularınız oldu mu?

Hızlı tüketim varsa o tüketime karşı üretim yapmak durumundayız. İyi ses her zaman kazanır. Korkusuz bir ruhum ben. Mücadele ve iyi işler yapmak lazım. Sesim gerçekten dinlediğinizde kulağınızda yer eder. Ve X şarkıyı bu sesle seslendirse nasıl olur acaba diye merak uyandıran Allah vergisi bir sesim var. Böyle olunca korku kaygı yok. Ayrıca; sektöre yeni biri girdiğinde “Aman dinlenmesin” diyecek biri değilim ben. Yani; “O yeni giren de satsın, ben de satayım. Onu dinlemeye gelen belki beni de dinler” diyenlerdenim.

Ek olarak sektörün eksikleri var mıdır? Neler?

Sektörde eksikten çok fazlalık var…  Ayıklanmalı bence… Karmaşa çok var. Ama zamanla her güzel şey yerini bulur.

Türkçe Pop’un tekrara düştüğü ve kendini yenileyemedi gibi bir düşünceye kapıldığınız oluyor mu?

Tabi oluyor. Çok var… Birbirini tekrar eden, benzer işler var ve bu beni üzüyor.

Popüler dünyanın ve müzik akımlarının arasında, müziğinizi nasıl konumlandırıyorsunuz?

Benim konumlandırmam değil dinleyicinin konumlandırması doğru olur ama hiç geçmeyen içi sızım sızım sızlatan parçalarım ve birçok kişinin sevincine ortak olan şarkılarım var benim… Hem yazdığım hem seslendirdiğim.

Size ilham olan isimler var mı? Var ise rol modeliniz kim?

Olmaz mı? Sezen Aksu beni hem ilk yetiştiren, hem de kraliçem, üstadım… İyi ki çalışmışız, iyi ki ve iyi ki var. Onu çok beğeniyorum. Çok seviyorum.

Tuğba Özerk

Disiplinli misiniz? Çalışma disiplininiz, bu sisteminiz nasıldır?

Aşırı disiplinli bir insanım… İş hayatımda çok titizimdir. Dinleyiciye en iyisini sunmak İçin çabalıyoruz.

Normal hayat ve mesleki zorluklarla karşılaştığınızda motivasyonunuzu yeniden sağlamakta zorlanır mısınız?

İkizler Burcuyum ben… Matruşka gibiyim yani içimden çeşit çeşit kadınlar çıkar. Hep motive eden bir kız bulurum içimde…

Hayatınızda özgür hissetmek için güvenli alanlarınızı terk ettiğiniz oldu mu ve bu kararınızdan pişmanlık duymadığınız kırılma alanlarınız var mı?

Güvenli alanınızdan çıkmazsanız gelişemezsiniz, terk etmek demeyelim ama ilerlemek için güvenli alanlarımdan çok çıktığım oldu tabi.

Ünlü biri olarak yanlış anlaşıldığınız oldu mu? Ya da bu yanlışın doğru halini anlatmak zorunda kaldığınız bir deneyim yaşadınız mı?

Mutlaka olmuştur ama ben hep lafımın arkasında duran bir insanım. Vardır bir anlatmak istediğim ki söylemişimdir. En güzeli de yazdığım şarkılarda anlatırım hep…

Tuğba Özerk

Sizi yakından tanımayan ya da hiç tanımayan ama müziğinizi duymuş olan insanların hakkınızda en çok neyi bilmesini isterdiniz?

Kocaman bir kalbim olduğunu ve tüm şarkılarımı tüm kalbimle onlara dokunmak istediğimi…

Eleştirilere açık mısınız? Kendi kendinizi eleştirdiğiniz olur mu?

En acımasız eleştiriyi kendime yaparım. Eleştirilmekten de rahatsız olmam. Sadece önemli bulursam kaale alırım.

Tanınmış isimleri eleştirmek bu hayatta hep vardı. Ancak İnternet ve sosyal medya çeşitliliğinin kullanımı yaygınlaştıkça bu iş; olumsuz eleştiri dönemi altın çağını gördü adeta… Asla hoşgörülü olamam dediğiniz, bu benim sınırım kırmızı çiğim dediğiniz bir konuda eleştiri hassasiyetiniz var mı?

Benim eleştiri hassasiyetim yok sınırlar zorlamadıkça ve aşırıya kaçmadıkça, fakat benim gördüğüm şey ben bir konuda müzikal bilgimle beğenmediklerimi dile getirince aşırı bir saldırıya uğradığımı fark ettim. Bunların da eleştirdiğim kişilerin trollerinden gelen bot hesapların bel altı saldırıları olduğunu gördüm sosyal medya mafyacılığına soyunulmuş… Eleştiriye açık değillerse bu işlere soyunmasalar keşke…

Müziğinizle, şarkılarınızla insanların eğlenmesini, enerjilerinin yükselmesini sağlıyorsunuz. Siz eğlenmek için neler yaparsınız? Enerjinizi nasıl yükseltirsiniz?

Müzik dinlerim, müzik yaparım, dostlarımla sohbetler ederim. Enerjimi de yoga ve yürüyüş yaparak yükseltiyorum.

Tuğba Özerk

Sizin müzik listenizde hangi şarkılar var? En çok kimleri dinlersiniz?

Kulağa güzel ve doğru gelen her şeyi dinlerim ben…

Güzel bir sesiniz ondan geri kalmayan çok güzel de bir fiziğiniz var… Kendinize iyi bakar mısınız? Güzellik rutininiz var mıdır, spor yapar mısınız, yediğinize içtiğinize uyku düzeninize dikkat eder misiniz?

Çok çok teşekkür ederim. Kendime bakmaya özen gösteriyorum. Sabahları erken kalkarım. Bol bol yürüyüş yaparım. Yoga vazgeçilmezim. Zaten uzun yıllardır crohn (bağırsak) hastası olduğun İçin yediklerime ayrıca özen gösteririm ve sabahları özel smoothie ler yaparak güne başlarım.

Hayatınızda bugüne kadar aldığınız en cesur karar neydi?

Çok küçük yaşta tek başıma bir yaşama başlamak. Tabi ailemin desteği olsa da büyük bir karardı.

Pes ettiğiniz başaramayacağınızı düşündüğünüz konular kararlarınız oldu mu?

Olmaz mı hepimizin olur. Ama zaman her şeye ilaç oluyor.

Evlilik neleri değiştirdi hayatınızda?

Büyük bir değişiklik yok ama sevgi saygı güven ve huzur daha da katlandı.

Romantik misiniz?

Hiç romantik değilimdir maalesef..

Sizce insanı yöneten duyguları mıdır, yoksa mantığı mı? Sizi yöneten hangisidir?

Duyguları yönetmeli bence…

Sizce başarının sırrı nedir?

Çok çalışmak

Mesut Özil reklam filminin backstage’i yayınladı

Mesut Özil reklam filminin backstage’i yayınladı

Dünyaca ünlü futbolcu Mesut Özil, Türk mücevher markası Glamira için tasarladığı koleksiyon çekiminin backstage’ini takipçileriyle paylaştı.

Marka yüzü olduğu Glamira için kamera karşısına geçen Özil, çekimin perde arkasını sosyal medya hesabından yayınlayarak kendi koleksiyonu üzerine çalışmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti.

Değerli taşlar ve pırlantalardan oluşan 50 mücevherin tasarlandığı tasarım atölyesindeki çekimler boyunca Mesut Özil’in pozitif enerjisi ve profesyonelliği dikkat çekiyor. Koleksiyon için hazırlanan reklam filminde ise koleksiyona ilham kaynağı olan Özil’in kariyeri, mücevher tutkusu ve ailesine olan sevgisi öne çıkarılmış, koleksiyonun Özil’in hayatından izler taşıdığı vurgulanmıştı.