Yazılar

NESFIT’tin yepyeni ürünü NESFIT Granola 3 farklı seçeneğiyle raflarda

Nestlé Kahvaltılık Gevrekler ürün ailesini genişletiyor. Güne lezzetli ve besleyici bir başlangıç yapmak isteyenler için NESFIT Granola serisi; şimdi çikolata, bal, turna yemişi ve kabak çekirdeği seçenekleriyle tüketicilerin beğenisine sunuluyor.

NESFIT Granola yüksek lif, kalsiyum ve demir içeriğiyle, gün boyu ihtiyaç duyulan besin değerlerini de karşılamaya destek oluyor. Çikolata, bal, turna yemişi ve kabak çekirdekli yeni Granola lezzetleri, öğünleri keyifli ve leziz hale getirmek isteyen herkesin vazgeçilmezi olmayı hedefliyor.

Tam tahıl ve çıtır yulaftan gelen dolu dolu içeriğini çikolata, bal, turna yemişi ve kabak çekirdeği alternatifleriyle dolu dolu lezzete dönüştüren NESFIT Granola nefis tadıyla günün her saatinde keyifle tüketilebilecek besleyici bir öğün sunuyor.

Suyah Pool Club Bodrum’a ayrı bir hava getirdi

Torba’da doğayla iç içe bir atmosferde konumlanan Susona Bodrum LXR Hotels & Resorts, yeni sezonda misafirlerini Suyah Pool Club ile ağırlıyor.

İtalyan ve Japon kültürlerinden ilham alan Suyah Pool Club, Akdeniz sıcaklığıyla Uzak Doğu’nun yalın zarafetini bir araya getiren özgün konseptiyle, sadece bir havuz deneyiminden çok daha fazlasını sunuyor. Suyah’ın özünde bulunan “Fluid Harmony – Akışkan Uyum” anlayışı, mekânın tasarımından gastronomisine kadar her detaya yansıyor.

Susona Bodrum LXR Hotels & Resorts

Susona Bodrum’un, 12 yıllık uluslararası deneyimiyle ödüllü otel ve restoranlarda başarıyla görev almış yetenekli Executive Şefi Kaan Yıldırım’ın danışmanlığında hazırlanan menü, İtalyan mutfağının zengin aromalarını Japon gastronomisinin rafine tatlarıyla harmanlıyor. Günün her saatinde taptaze ve paylaşmaya uygun seçenekler sunan menüde; sağlıklı bowl çeşitleri, lezzetli makarna ve pizzalar, Bodrum kalamarı ve midyesi gibi yerel tatların yanı sıra sushi, uramaki, sashimi ve nigiri seçeneklerinden oluşan zengin bir Uzak Doğu seçkisi ön plana çıkıyor. Özenle tasarlanan lezzetlerin yanı sıra sezona özel yaratıcı içecek seçenekleri ve miksolojistlerin hazırladığı özgün sunumlar da bu deneyime eşlik ediyor.

Suyah Pool Club, şık cabanaları ile konforu üst seviyeye taşıyor. Havuz başında ve iskelede yer alan cabanalar üç kişiye kadar kullanım imkânı sunuyor. Cabana paketinde taze meyve tabakları, hafif atıştırmalıklar ve özel içecek alternatifleri bulunuyor. Konforlu şezlonglar ve stil sahibi iskele alanı ise rahatlatıcı bir atmosfer oluşturuyor.

Susona Bodrum LXR Hotels & Resorts

DJ performansları, özel etkinlikler ve davetlerle sezon boyunca Bodrum’un sosyal yaşamına yeni bir soluk getirecek olan Suyah Pool Club, zarif mimarisi ve panoramik havuz manzarasıyla unutulmaz anılar biriktirmek isteyen misafirlerin buluşma noktası oluyor.

Suyah Pool Club, “sessiz lüks” anlayışıyla tasarlanan özgün atmosferiyle Bodrum’un yaz ritmini yeniden tanımlamaya hazırlanıyor.

VFS Global’dan uyarı! Vize alırken dolandırılmayın!

VFS Global, randevu satma, sahte randevu mektupları düzenleme veya olumlu vize kararları iddialarıyla günden güne artan dolandırıcılık yöntemlerine karşı dikkat çekerken, randevu talebindeki artış sebebiyle yaşanan yoğunluğun önüne geçmek amacıyla kamuoyunu bilgilendirdi.

Merkezi Zürih ve Dubai’de bulunan ve çoğunluğu Blackstone Inc. tarafından yönetilen yatırım fonlarına ait ,İsviçre merkezli Kuoni ve Hugentobler Vakfı’nın da aralarında bulunduğu ortak paydaşlar ile  dünyanın önde gelen dış kaynak ve teknoloji hizmetleri uzmanı VFS Global, yaptığı açıklamada vize başvuru sahiplerine yönelik dolandırıcılık yöntemlerinin önüne geçmek için uyarıları ile birlikte erken başvuru tavsiyelerini de paylaştı.

  • Vize randevuları tamamen ücretsizdir ve yalnızca [www.vfsglobal.com] (http://www.vfsglobal.com) adresinden alınabilir.
  • VFS Global’in vize başvurunuzun kararı veya işlem süresi konularında üzerinde hiçbir rolü ve etkisi yoktur.
  • VFS Global, üçüncü parti kuruluşlarla iş birliği yapmamaktadır.
  • VFS Global, yurt dışında işe yerleştirme veya göçmenlik hizmetleri sunmamaktadır.
  • VFS Global, randevu müsaitliğini kontrol etmemektedir. Randevular, müşteri hükümetler tarafından yönetilmekte ve kontrol edilmektedir.

Açıklamada, VFS Global tarafından randevu müsaitliklerinin kontrol edilmediğinin randevuların hizmet verilen hükümetler tarafından yönetildiği ve kontrol edildiği belirtildi. Vize randevularının müsaitliği, gerekli belgeler, vize başvurusu kararının ve işlem sürelerin tamamen ilgili hükümetlerin takdirine ve kontrolüne bağlı olduğu ve bu süreçlerde VFS Global’in hiçbir rolü olmadığını aktarıldı.

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan VFS Global Türkiye ve Azerbaycan Bölge Müdürü Sertan Aslantürk şunları söyledi: “Tüm seyahat edecek olan başvuru sahiplerine, vize başvurularını planladıkları seyahat tarihlerinden önce yapmalarını tavsiye ediyoruz. Başvuruyu geciktirmek, yalnızca gecikme riskini artırmakla kalmaz, aynı zamanda başvuru sahiplerinin aciliyetlerini kötüye kullanmak isteyen dolandırıcıların da hedefi haline getirebilir. Başvuru sahipleri, VFS Global’in randevu rezervasyonları için herhangi bir üçüncü taraf kuruluşla birlikte çalışmadığını, randevuların uygunluğu ve karar verme üzerinde hiçbir etkisi olmadığını bilmeleri de önemlidir. Başvuru sahipleri, herhangi bir sıfatla VFS Global ile ilişkili olduğunu iddia eden veya VFS Global temsilcisi gibi davranarak şüphelenmeyen vize başvuru sahiplerini kandıran dolandırıcılara ve sahte kuruluşlara karşı dikkatli olmalı ve para ödemeden önce gerekli özeni göstermelidir.”

VFS Global’den Vize Dolandırıcılığından Korunmak İçin Rehber

1- Erken başvuru yapın

Vize başvurularını, uçuş ve konaklama rezervasyonları gibi erken bir tarihte yapılmalıdır. Çoğu ülke, seyahat tarihinizden 90 gün (3 ay) öncesine kadar vize başvurularını kabul eder. 9 Şubat 2020 itibariyle geçerli olan Schengen Vizesi Kodu’na göre, Schengen vizesine seyahatinizden 6 ay öncesine kadar başvurabilirsiniz.

2- Vize randevuları ücretsizdir

Hizmet verdiğimiz ülke temsilciliklerinden vize randevusu almak için herhangi bir ücret talep etmiyoruz. Randevular ücretsizdir ve yalnızca www.vfsglobal.com adresinden alınabilir. Bazı ülkeler için belirli bir hizmet ücreti alınabilir.

3- VFS Global, vize başvurunuzun kararında veya işlem süresinde herhangi bir rol oynamaz

Vize başvuruları, vize süresi ve işlenme süreleri yalnızca ilgili büyükelçiliklerin veya konsoloslukların kontrolündedir. VFS Global, vize başvuru sürecinin idari ve yargısal olmayan yönlerini yönetir. VFS Global veya herhangi bir üçüncü parti kuruluş, vize başvurunuzun kararına etki edemez.

4- VFS Global, üçüncü parti kuruluşlarla iş birliği yapmaz

Başvuru sahipleri, VFS Global ile bağlantılı olduğunu iddia eden, randevu garanti eden, olumlu vize kararı vaat eden ve kendisini VFS Global yetkilisi olarak tanıtan dolandırıcılara karşı dikkatli olmalıdır.

Vize başvurularından Yapılan Hatalardan Nasıl Kaçınılır?

1-Bilgi uyumsuzluğu: Başvuru sahipleri, başvuru formlarındaki bilgilerin, isim, pasaport numarası ve doğum tarihi gibi resmi belgeleriyle tam uyumlu olduğundan emin olmalıdır. Bazı durumlarda, başvuru sahipleri belgeleri veya kimlik bilgileriyle tutarsız bilgi yazmaktadır.

2- Yanlış fotoğraf formatı: Başvuru sahipleri, gereken formatta fotoğraf sunduklarından emin olmalıdır. Fotoğraf yönergeleri için ilgili ülkenin VFS Global web sitesini ziyaret edin.

3- Eksik belgeler: Başvuru sahipleri, VFS Global resmi web sayfalarındaki hedef ülkeye özel kontrol listesini kontrol ederek tüm gerekli belgeleri sunmalıdır. Eksik bir belge, başvurunuzu tamamlanmamış hale getirebilir ve gecikmeye/ret verilmesine yol açabilir.

4- Doğrulanmamış banka hesap özetleri: Başvuru sahipleri, banka hesap özetlerinin gereksinimlere göre güncellenmiş ve doğrulanmış olduğundan emin olmalıdır. Banka hesap özetlerine belgeler arasında yer vermek yaygın olmakla birlikte başvuru sahipleri, doğrulanmamış banka hesap özetlerini sunmaktadır.

VFS Global: Türkiye’de 26 ülkenin temsilciliğini yapıyor

VFS Global, Avustralya, Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Kanada, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, İrlanda, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Malta, Hollanda, Yeni Zelanda, Norveç, Polonya, Suudi Arabistan Krallığı, Slovenya, İsveç, Birleşik Krallık ve Ukrayna olmak üzere Türkiye’de toplam 26 ülkenin temsilciliğini yapmaktadır. VFS Global’in vize başvuru sürecindeki rolü yalnızca ön idari görevlerle sınırlıdır. Bu görevler, vize başvuru formlarını toplamak, gerekli belgeleri kontrol etmek ve biyometrik verileri almak gibi işlemleri içerir. VFS Global’in vize kararında herhangi bir rolü bulunmamaktadır.

Singer MOMENTO’nun moda dünyasına getirdiği kolaylık

Dikiş makinesi markası Singer, tasarımı özgürleştiren ve yaratıcılığa ilham veren yeni hobi kesim makinesi MOMENTO’yu, özel bir davetle tanıttı.

Etkinlik, Ece Vahapoğlu’nun enerjik sunumuyla başlayan tanıtımda Singer Türkiye Genel Müdürü Sinem Kınran Parlak’ın ürün hakkında bilgi verdi.

Etkinlik, Ece Vahapoğlu’nun enerjik sunumuyla başladı ve sahneye davet edilen Singer Türkiye Genel Müdürü Sinem Kınran Parlak’ın konuşmasıyla devam etti.

Parlak “MOMENTO, sadece bir hobi kesim makinesi değil; aynı zamanda kişisel tasarımları gerçeğe dönüştürmeyi kolaylaştıran yaratıcı bir asistan. Hobi tutkunlarından profesyonel tasarımcılara kadar geniş bir kullanıcı kitlesine hitap eden MOMENTO ile özgün fikirlerin hayata geçmesini destekliyoruz.” şeklinde konuştu.

Modacı Tuvana Büyükçınar, Singer MOMENTO ile yaptıklarını konuklara gösterirken, ürün hakkında da bilgi verdi. Büyükçınar, “Ürün, yaratıcılığı besleyen ve fikirleri gerçeğe dönüştüren bir teknoloji sunuyor. Moda dünyasında her zaman hayalleri gerçeğe dönüştürmek için farklı yollar arıyoruz. MOMENTO, bunu çok daha kolay ve erişilebilir kılıyor. Sadece moda değil; ev tekstilinden aksesuara kadar pek çok alanda hayal gücünü pratiğe dönüştürmeyi mümkün kılıyor. Bence MOMENTO, üretmek isteyen herkesin yanında olması gereken ilham verici bir yol arkadaşı.” dedi.

Lansman kapsamında Büyükçınar, MOMENTO ile şık ve özgün bir ceket tasarladı. Ceketin tasarım süreci de özel olarak hazırlanan bir video ile izleyicilerle paylaşıldı.

MOMENTO, Cam, ahşap, vinil, kâğıt, karton, keçe ve kumaş gibi pek çok farklı yüzeye uygulama yapabilme özelliğiyle dikkat çeken MOMENTO, malzeme çeşitliliği açısından da kullanıcılarına sınırsız bir yaratıcılık alanı sunuyor.

16 Roof’da DJ partileri devam ediyor

Swissôtel The Bosphorus’un ikonik mekanı 16 Roof, yaz dönemini başlatıyor. Akdeniz ve Asya dokunuşlarının en güzel örneklerinden, modernize edilmiş Türk Mutfağından lezzetleri ile de dikkat çekiyor. 16 Roof’un meşhur suşilerinin yanı sıra birbirinden özel pişirme teknikleri ile hazırlanan, “Patlıcanlı Ring Ravioli”, damağınızdan silinmeyecek bir tat için ‘Parmesan Kremalı Bonfile Küpleri’ hafif ama farklı bir tat arayanlar için ‘Gorgonzola Peynirli Ilık Yedikule Salatası’ Swissôtel şeflerinin mutlaka denenmesi gereken ve unutamayacağınız seçenekleri olarak sunuluyor.

Boğaz’ın büyüleyici manzarası eşliğinde, akşam saatlerini geceye taşıyan DJ performansları ise bu sezonda da 16 Roof’un vazgeçilmezlerinden. Mayıs ayı boyunca performansını sergileyecek isimler arasında “Murat Tokuz”,  “Özgür Bay”, “Rooftop”, “Orkun Bozdemir”, “Karbo” ve “Ezgi Hocaoğlu” gibi sevilen DJ’ler yer alıyor.

 

21 MAYIS ÇARŞAMBA Oa Music
22 MAYIS PERŞEMBE Özgür Bay
23 MAYIS CUMA Karbo
24 MAYIS CUMARTESİ Rooftop
28 MAYIS ÇARŞAMBA Murat Tokuz
29 MAYIS PERŞEMBE Ezgi Hocaoğlu
30 MAYIS CUMA Orkun Bozdemir
31 MAYIS CUMARTESİ Dorukcan

 

Logitech G’den yeni nesil oyuncu kulaklığı

Logitech G, G5 serisinin en yeni üyesi G522 LIGHTSPEED oyuncu kulaklığını tanıttı. Yeniden tasarlanan kulak yastıkları, daha geniş yapısı ve ekstra hafızalı köpük katmanıyla konforu artırıyor. Yeni nesil kumaşı sayesinde bu yapı hem daha yumuşak hem de daha dayanıklı hale gelirken, uzun süreli kullanımlarda rahatlık sağlıyor. Ayrıca G522, gözlük ya da küpe kullanan oyuncular da dahil olmak üzere her kullanıcının konforu düşünülerek tasarlandı.

Kulaklığın merkezinde yer alan senkronize PRO-G sürücüler ve 48 kHz / 24-bit dijital sinyal işleme teknolojisi, en ince oyun içi ses detaylarını bile kusursuz şekilde iletebiliyor. Oyuncular, rakiplerinin adımlarını veya şarjör değişimlerini net bir şekilde duyabiliyor.

Bu belirtiler böbrek taşını işaret eder

Çağımızın en önemli sağlık problemlerine neden olabilen obezite, düzensiz beslenme ve hareketsiz yaşam, böbrek taşı oluşumu riskini de artırıyor. Geçmiş dönemlerde erkeklerde kadınlara göre 2-3 kat daha fazla görülen böbrek taşları, günümüzde kadınlar ve çocuklarda da sık görülmeye başladı. Hiçbir belirti vermeden sinsi bir şekilde ilerleyebilen böbrek taşı çoğu zaman hastaların başka bir şikayet için gittikleri doktor kontrollerinde ortaya çıkıyor. Toplumda her 10 kişiden birinin hayatının bir döneminde karşılaştığı böbrek taşı sorunu; yeterli su tüketimi, dengeli beslenme, hareketli yaşam ve ideal kiloya dikkat edilmesi ile kontrol altına alınabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Mehmet Yılmaz Salman, böbrek taşlarının nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Doç. Dr. Mehmet Yılmaz Salman

Doç. Dr. Mehmet Yılmaz Salman

Toplumun %15’i hayatının bir döneminde böbrek taşı ile karşılaşıyor

Tüm dünya nüfusunun %15’inden fazlasında görülen böbrek taşı, coğrafi faktörler ve yaşam koşulları nedeniyle ülkemizde de bu oranlarda görülmektedir. Böbrek taşının en önemli sebepleri şunlardır;

  • Genetik faktörler: Birinci derece akrabalarında böbrek taşı öyküsü olanlarda taş riski daha yüksektir.
  • Yetersiz sıvı tüketimi:
  • Beslenme: Hayvansal besinler, tuz, şeker ve oksalat içeren gıdalar böbrek taşı riskini artırır.
  • Obezite ve hareketsiz yaşam: Günümüzün en önemli sağlık problemlerinden birisi olan fazla kilo ve hareketsiz yaşam böbrek taşı da neden olur.
  • Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları: Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları ve bazı hastalıklar böbrek taşı riskini artırır.
  • Yaş ve cinsiyet: Erkeklerde kadınlara göre 2-3 kat daha fazla görülen böbrek taşı riski 30 yaşından sonra artar ve günümüzde kadınlar ve çocuklarda da sık görülmeye başlamış durumdadır.
  • Coğrafi ve iklimsel faktörler: Ülkemiz gibi sıcak iklimlerde yaşayan bireylerde böbrek taşı oluşma riski daha fazladır.
  • Böbrek taşı geçmişi: Böbrek taşı geçmişi olan hastalarda ilk taş düşürüldükten sonraki 5 yıl sonra tekrarlama riski %50’nin üzerindedir. 

Böbreğin içinde bekleyen taş dayanılmaz ağrılarla kendisini belli edebilir

Böbrek taşı denilince çoğu kişinin akla aniden başlayan dayanılmaz bel ağrıları gelir. Ancak böbrek taşları kendini belli etmeden, hiçbir belirti vermeden böbrek içerisinde senelerce saklı kalabilmektedir. Hiçbir ağrı şikayeti olmayan hastalar, çoğu zaman farklı bir hastalık nedeniyle doktora başvurduğunda çekilen ultrason ya da tomografide böbrek taşı hastası olduğunu öğrenmektedir. Hastalarda dayanılmaz ağrılara neden olan taşın kendisi değil, idrar kanalındaki idrar akışını engellenmesidir. Böbrek taşı ilk olarak kristal şeklinde (halk arasında kum olarak isimlendirilir) oluşur. Sağlıklı bir böbrekte ve günlük yeterli miktarda su tüketen kişilerde bu kristaller idrar ile atılarak birikim yapmazlar. Fakat kişinin böbrek yapısı idrar akışını yavaşlatacak şekilde ise ya da yeterli akım oluşacak kadar sıvı tüketimi yoksa bu kristaller böbrekte birikerek ve birleşerek taşa dönüşebilmektedir. İdrar akışını engelleyecek boyuta geldikten sonra hastanın yaşam konforunu olumsuz etkileyen böbrek taşları kendilerini bu belirtilerle gösterir;

  • Şiddetli ağrı
  • İdrarda kan
  • İdrar yaparken yanma
  • Sık idrara çıkma
  • Farklı idrar kokusu
  • Mide bulantısı
  • Ateş veya üşüme

 Hastaya özel yöntemlerle böbrek taşı tedavi edilebiliyor

Bu belirtiler, taşın idrar yollarında tıkanıklığa neden olması veya enfeksiyon gelişmesi durumunda daha belirgin hale gelebilir. Bu taşların oluşma sebeplerinin belirlenmesi tedavi başarısı açısından çok önemlidir. 2 cm’den küçük boyutlardaki böbrek taşları, vücut dışı şok dalga tedavisi (ESWL) ya da idrar kanalından girilerek böbreğin içine kıvrımlı aletlerle ulaşılan ve taşın lazer ile kırılıp toz haline getirildiği Retrograd intrarenal cerrahi (fleksible üreteroskopi) yöntemi ile tedavi edilmektedir. 2 cm’den büyük taşlarda ise bel bölgesinden açılan 1 cm’lik kesi ile böbreğin içine girilerek taşların kırılması ile böbrekten temizlenebilmektedir. Tekrarlayan böbrek taşlarında tedavi sonrasında taşların oluşma nedenleri belirlenerek hastaya özel tedavi programları uygulanır. Doktor kontrolünde uygulanan bu tedaviler dışında hastanın kilo kontrolü, dengeli beslenmesi, fiziksel aktivite durumu, yeterli su alımı, önerilen miktarda tuz ve şeker tüketmesi önemlidir.

Sütaş 50. yılını kutluyor

Sütaş, 50. yılını “Çiftlikten Kalplere” sloganıyla kutluyor. İneklerinin yediği yemlerden, sofralara ulaşan süt ürünlerine kadar tüm süt değer zincirini entegre ederek tüketicilerine taahhüt ettiği “doğal lezzetini” güvence altına alıyor.

Sütaş, Türkiye’nin dört bir yanında yer alan entegre tesislerinde 20 bin üretici aile ile çalışıyor, ürünlerini 182 bin satış noktasına ulaştırıyor.

Bursa Karacabey’de küçük bir fabrika ile faaliyete başlayan Sütaş, bugün Türkiye’nin dört bir yanında yer alan entegre tesisleri ile faaliyet gösteriyor.

 “1975 YILINDA BANTTAN ÇIKAN İLK ŞİŞE SÜTLE SÜTAŞ FAALİYETE GEÇTİ”

Markanın 50 yıllık yolculuğunu anlatan Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, “Sütaş, ailemizin geçmişinden gelen mandıracılık işini bir anonim şirketine dönüştürmek isteyen Babam Sadık Yılmaz tarafından 1975’te Bursa Karacabey’de küçük bir fabrika olarak kuruldu. O yıllarda heyecan yüksek, imkânlar sınırlı, sanayi ve teknoloji konusunda ise tecrübe yok denecek kadar azdı. Tüm bu koşullara rağmen mimarisi “süt güğümü” şeklinde olan bir fabrika binası yapıldı, yeni makinalar geldi. Aynı yıl banttan çıkan ilk şişe sütle Sütaş faaliyete geçti. Kurulduğumuz günden itibaren sütün ve süt ürünlerinin üretimini ve tüketimini artırarak insanların sağlığına, yaşam kalitesine ve mutluluğuna katkıda bulunmak, bu topraklarda binlerce yıllık geçmişi olan süt ürünleri tüketim kültürünü yaygınlaştırmak için çalıştık. Sütçülüğün en güvenilen kurumu, en sevilen markası ve “Türkiye’nin Sütçüsü” olmaya gayret ettik. Sütün iyiliğini ve bereketini yaymayı kendimize misyon edindik. Kuşaklar boyu biriktirilen bilgi ve tecrübe, bize odaklanmanın çok önemli olduğunu söylüyordu. Ottan süte, sütten sofraya, tüm zincir; etkin ve birbirini destekleyecek şekilde yönetilmeliydi. Ürünlerimizin doğallığını, kalitesini, besin değerini güvence altına alan ve izlenebilirliğini sağlayan “Çiftlikten Sofralara” iş modelimiz böyle oluştu, gelişti, olgunlaştı. Bugün iş modelimiz sadece tüketicilerimizin gıda güvenilirliği beklentilerini en iyi şekilde karşılamakla kalmıyor. Kullandığımız doğal kaynakları geri dönüştürmeyi esas alarak, çevresel, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla özgün ve örnek bir sürdürülebilirlik modeli oluşturuyor. 2024 yılında üretim tesislerimizin elektrik ihtiyacının yüzde 92’sini ineklerimizin gübreleri ve organik atıklarından ürettiğimiz yenilenebilir enerji ile karşıladık. 2025’te bu oranı yüzde 100’e çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.

“KARACABEY’DEN SONRA AKSARAY, TİRE VE BİNGÖL’E YATIRIM”

Yatırımları planlarken öncelikle iş modelinin entegrasyonunu tamamlamayı sonra da bunu Türkiye’nin dört bir yanına yaymayı hedeflediklerini anlatan Muharrem Yılmaz şunları söyledi:

“30. yılımızda Güney Marmara Sütçülük Projesi Karacabey Tesisleri’mizin entegrasyonu tamamladık. 35. yılımızda Orta Anadolu Sütçülük Projesi Aksaray Entegre Tesislerimiz, 40. yılımızda Ege-Akdeniz Sütçülük Projesi Tire Entegre tesislerimiz faaliyete geçti. 45. yılımızda ise Doğu-Güneydoğu Anadolu Sütçülük Projesi Bingöl Entegre Tesislerimizin yatırımına başladık. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında yer alan tesislerimiz, ürünlerimizi 8 saat içinde ülkemizin her yerinde tüketicilerimize ulaştırmamızı sağlıyor. 4 entegre tesisimizde her gün 6,8 milyon paket süt ürünü üretiyor, 7 bin 800 kişiye istihdam, 20 binden fazla üretici aileye düzenli gelir sağlıyor, 182 bin satış noktasına ulaşıyoruz. İş modelimiz; yarattığı sosyo ekonomik etkiler, toplumun tüm kesimlerini kapsayıcı özelliği ve sonuçları ile Sütaş yatırımlarını birer “Bölgesel Kalkınma Modeli” niteliğine taşıyor. Yurt içi yatırımlarımızın yanı sıra 2014 yılından itibaren de Makedonya tesislerimiz ile Balkanlara ve Balkanlar üzerinden Avrupa’ya ulaşıyoruz. 2024’te de Pakistan süt ürünleri tesisimizi devreye alarak MilkFields markamızı lanse ettik. Yurt dışı yatırımlarımızın yanı sıra aralarında Çin, Mısır, Avrupa Ülkeleri, Azerbaycan, ABD, Japonya, BAE, Libya, Irak, Kuveyt’in de bulunduğu 47 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz.”

Plastik atıklar sanat dönüştü

Plastik atıkların yalnızca çevresel değil, aynı zamanda sanatsal bir değer taşıyabileceğini gözler önüne seren sanatçı Ruken Adıbelli’nin “Plastik Reformasyon” sergisi, Parex desteğiyle 27 Mayıs – 1 Haziran tarihleri arasında Yapı Kredi bomontiada GALERİ’de sanatseverlerle buluşuyor.

İleri dönüştürülen atık plastik poşetlerle, boya kullanılmadan üretilen eserler, plastiğin yalnızca bir atık değil; farkındalık yaratacak bir anlatım aracı olabileceğini gösteriyor.

İnatçı öksürüğünüzün nedeni reflü olabilir!

Modern çağın stresli ve yoğun temposunda, sağlıksız beslenme ve yanlış yaşam alışkanlıklarının da etkisiyle reflü hastalığı hızla yaygınlaşıyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Ebubekir Şenateş, “Dünyada ve ülkemizde reflü hastalığı özellikle son yıllarda oldukça sık görülmektedir. Mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması anlamına gelen reflü, hastalarda; yutma zorluğu, göğüs ağrısı, yemek borusunda takılma ve yanma hissi, ağrılı yutma, seyrek olarak bulantı, kronik öksürük, seste kabalaşma vb şikayetlere neden olmaktadır” diyor. Reflüye bağlı göğüs ağrısının kalp ağrısını taklit edebildiğini ve göğüste, yemek borusunda yanma, sırta, çeneye ve kola yayılan bir ağrıya neden olabildiğini belirten Prof. Dr. Şenateş “Bu ağrı birkaç dakika olabildiği gibi saatlerce de  sürebilir, kendiliğinden veya anti-asit ilaçlarla geçebilir. Genellikle yemeklerden sonra meydana gelir, hastayı uykudan uyandırır ve duygusal stres ile de tetiklenebilir” diye konuşuyor. Tedavi edilmeyen reflünün yaşam kalitesini düşürerek, kişinin hem sağlığını hem de iş hayatındaki performansını olumsuz etkilediğini, kanser dahil olmak üzere çok ciddi hastalıklara neden olabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Şenateş, buna karşın toplumda bazı yanlış düşünce, inanışlar ve önyargılar nedeniyle hastaların tedaviden mahrum kalabildiklerini vurguluyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Ebubekir Şenateş, reflü hakkında toplumda doğru sanılan 9 yanlış bilgiyi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Ebubekir Şenateş

Prof. Dr. Ebubekir Şenateş

  • Reflü sadece yaşlılarda görülür: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Bu düşünce/inanış doğru değildir. Reflü hemen her yaşta insanda görülebilir. Üstelik günümüzde aksine genç erişkinlerde, ergenlerde ve hatta çocuklarda dahi görülür hale gelmiştir.  Yenidoğanlarda reflü sıklığı yüzde 5-9 iken, çocukluk yaşında yüzde 10 civarında, adolesan yani 10-19 yaş aralığını kapsayan ergenlik döneminde ise bu oran yüzde 20’ye kadar çıkabilir.

  • Reflü basit bir hastalıktır, kalıcı bir tıbbi duruma yol açmaz: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Reflü aslında oldukça yaygın, ülkemizde her 4 kişiden birinde görülen, oldukça önemli ve olumsuz tıbbi durumlara yol açabilen bir hastalıktır. Bunlar arasında yemek borusunda yaraların ve bu yaralara bağlı kanamaların gelişmesinden kansere dek çok ciddi hastalıklara neden olabilir. Reflü nedeniyle iş perfomansında azalma, kendini iyi hissetme halinin bozulması, yemek borusunda yanma gibi nedenlerle sık acile başvurma da sık görülen durumlardır. Reflü ciddi bir hastalıktır, tedavi ve gerekli girişimler uygulanmazsa ciddi sonuçlara yol açabilir.

  • Reflü için doktora gitmeye gerek yok, eczaneden bir mide ilacı almak yeterlidir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Ebubekir Şenateş “Altta yatan neden mide fıtığı, alt özofagus sfinkterinde gevşeklik ve diğer anatomik sorunlar olduğunda, basit bir mide ilacı kullanarak reflüye karşı yeterli önlem alınamaz. Ayrıca farkında olmadan reflüye bağlı Barrett özofajiti gelişmişse (ki bu durum kronik reflü durumunda yaklaşık yüzde 10 civarında gelişebilir) mutlaka endoskopik takip, bazen de endoskopik müdahale gerekir” diyor.

  • Reflü ve göğüste yanma aynı şeydir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Reflüde göğüs yanması daha uzun sürer, kroniktir, anti-asit ve mide koruyucu (proton pompası inhibitörleri) ilaçlarla geçer. Göğüs yanması bazen akut kalp krizi, aort anevrizma yırtılması gibi ciddi kardiyovasküler hastalıklara bağlı olabilir. Göğüs yanması olunca, mutlaka bir hekime başvurulması gerekmektedir.

  • Sadece mide koruyucu ilaçlarla reflüden kurtulabilirim: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Mide koruyucu ilaçlar reflü tedavisinde 30 yıldan fazladır kullanılmaktadır. Ancak sadece bu ilaçlarla reflüden kurtulmak mümkün değildir. Mutlaka yaşam tarzı değişikliği denlen; diyet, uyku düzeni, yeme-içme ile ilgili düzenlemelerin de ilaçlara ek olarak devreye alınması gerekir. Ayrıca, mide-yemek borusu birleşimindeki kapakta bir gevşeklik varsa, mide fıtığı varsa endoskopik müdahaleler (ARMA, Gerdx gibi) veya cerrahi müdahale de gerekebilir.

  • Reflü esas olarak baharatlı gıdalara bağlı gelişir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Baharatlı gıdalar sanıldığı gibi, reflünün nedeni değildir. Reflüsü olan bir kişide baharatlı gıdalar reflünün semptomlarını daha görünür kılabilir. Ancak esas neden altta yatan ve devam eden reflüdür. Anatomik bozukluklar, aşırı yağlı -çikolatalı yiyecekler,  aşırı yemek yeme,  sigara içme, obezite, gebelik, yemekten hemen sonra yatma, bazı ilaçlar ve aşırı stres reflüye neden olabilir.

  • Reflünün tek tedavi yolu cerrahidir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Ebubekir Şenateş “Cerrahi, reflünün tedavisinde oldukça seyrek ihtiyaç duyulan bir yöntemdir. İlaçlar, diyet değişikliği, kilo kontrolü ve yaşam tarzında değişiklikler çoğu zaman reflü yakınmalarının kontrolünde işe yarar ve daha ciddi sonuçların meydana gelmesini önler. Ayrıca son 10 yılda ortaya çıkan ve tüm dünyada kullanılan ARMA, GERDx gibi endoskopik yöntemler de ameliyat gerektirmeden, günübirlik işlem şeklinde başarılı şekilde uygulanmaktadır” diyor.

  • Reflü ile gastrit aynı şeydir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Reflü esas olarak mide asidinin yemek borusuna kaçması sonucu oluşur. Ancak gastrit esas olarak midede inflamasyon (yangı, bir tür iltihap) oluşmasıdır. Gastritin nedenleri, tedavisi, takibi reflüden oldukça farklıdır. Reflü gastritten tamamen ayrı bir hastalıktır; tanı kriterleri, tedavisi ve takibi de farklıdır.

  • Reflünün herhangi bir bedeli yoktur: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Reflünün hem tıbbi, hem de mali bedeli oldukça fazladır. Yemek borusunda yara (özofajit, ülser), kanama, darlık, Barrett, kanser gelişmesi gibi komplikasyonlar hayatı tehdit ederler. Bu nedenle reflü hastalığına yönelik toplumsal farkındalığın oluşturulması ve tanı ve tedavisinde gecikilmemesi büyük önem taşımaktadır.