Yazılar

Perran lezzetleri Bodrum’a taşınıyor

Perran Oçakbaşı, Doğu ve Güneydoğu Anadolu mutfağının özgün lezzetlerini şimdi de Bodrum’a taşıyor. Şef Mehmet Keskin’in Caddebostan ve Kalamış’ta hizmete açtığı Perran Ocakbaşı, yaz sezonuna özel, yepyeni bir adreste misafirlerini ağırlamaya hazırlanıyor.

Perran’ın, denizle iç içe konumlanan Bodrum Yalıkavak Tilkicik Koyu’ndaki yeni mekanında geleneksel tatlar, Ege’nin eşsiz manzarası eşliğinde yeniden hayat bulacak.

Sosyal içici mi? Yoksa bağımlı mısınız?

Kişinin sağlığına, sosyal yaşamına ve sorumluluklarına zarar verecek düzeyde alkol kullanımının bağımlılık olarak adlandırıldığını belirten uzmanlar hem fiziksel hem de psikolojik bağımlılık oluşabildiğini söylüyor.

Sürekli alkol kullanma isteği, bırakmakta zorlanma, tolerans gelişimi ve yoksunluk belirtilerinin bağımlılık göstergesi olduğunu dile getiren Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Alkol beyin, karaciğer, kalp ve sindirim sistemi başta olmak üzere pek çok organa zarar verir.” dedi. Alkol bağımlılığında genetik ve çevresel faktörlerin birlikte etkili olduğunu aktaran Çetin, erken yaşta eğitim ve sosyal destekle bağımlılığın önlenebileceğini söyledi. Çetin ayrıca, tetikleyicilerden uzak durmanın ve sağlıklı alışkanlıklar geliştirmenin bağımlılıkla mücadelede kilit rol oynadığını hatırlattı.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, alkol bağımlılığının belirtileri, nedenleri, zararları ve tedavi süreçleri hakkında bilgi verdi, önlenmesine yönelik önerilerde bulundu.

Psikiyatri Uzmanı Dr. Alptekin Çetin

Psikiyatri Uzmanı Dr. Alptekin Çetin

Sürekli alkol kullanma isteği bağımlılık belirtisi…

Alkol bağımlılığının, kişinin alkol kullanımını kontrol edememesi, fiziksel ve psikolojik bağımlılık geliştirmesi durumu olduğunu dile getiren Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, alkol bağımlılığı kişinin sağlığına, sosyal yaşamına ve sorumluluklarına zarar verecek düzeyde alkol kullanımıyla karakterizedir.” dedi.

Çetin, belirtiler arasında sürekli alkol kullanma isteği, kullanımı bırakamama, tolerans gelişimi ve yoksunluk belirtilerinin yer aldığını kaydetti.

Alkol birçok organa zarar verebiliyor!

Alkolün, neredeyse tüm organ sistemlerini etkileyebileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Beyini etkiler. Hafıza kaybı, depresyon ve demans riskini artırır. Siroz ve karaciğer yetmezliği gibi ciddi hasarlara yol açabilir. Yüksek tansiyon, aritmiler ve kalp kası hasarı riskini artırır. Mide ülseri ve pankreatit riski yükselir. Ayrıca, ağız, boğaz, karaciğer kanseri gibi kanser türleri ile doğrudan ilişkilidir.” dedi.

Alkol bağımlılığını önlemek için bazı önlemler alınabileceğini ifade eden Çetin, “Erken yaşlarda alkolün zararları hakkında eğitimler verilmeli. Sosyal destek ve sağlıklı arkadaş çevresi önemi hafife alınmamalı. Stresi yönetmek için alkol dışındaki yöntemler, örneğin spor ve meditasyon önerilebilir. Alkol satış ve reklamlarının sınırlandırılması etkili bir önlem olabilir.” şeklinde konuştu.

Hem genetik hem de çevresel faktörler bağımlılığı etkiliyor!

Alkol bağımlılığında hem genetik hem de çevresel faktörler rol oynadığına vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Araştırmalar, genetik yatkınlığın yüzde 40-60 oranında etkili olabileceğini göstermektedir. Ancak aile dinamikleri, stres ve sosyal çevre gibi çevresel faktörler de bağımlılığın gelişiminde önemli bir role sahip.” dedi.

Alkol bağımlılığı tedavini uzman bir ekip yürütmeli!

Alkol bağımlılığı tedavisinin genellikle bir uzman ekibin desteğiyle yürütüldüğüne işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Motivasyonel görüşme ve bilişsel davranışçı terapisi psikoterapi teknikleri kullanılır. Uygun görülen ilaçlarla alkolün güvenli bir şekilde vücuttan atılması sağlanır. Anonim Alkolikler gibi gruplar tedavi sürecinde hastalara destek sunar. Tedavi süreci kişiye özeldir ve uzun vadeli takip gerektirir.”

Bağımlılıktan uzak durmak için tetikleyicilerden kaçınmak önemli

Alkol bağımlılığı olan birinin tedaviye nasıl ikna edilmesi gerektiği ile ilgili önerilerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Kişiyi yargılamadan dinleyin, hislerini anlamaya çalışın. Alkolün hem kendisine hem de çevresine verdiği zararları anlatın. Empati gösterin, onun yerinde olsaydınız nasıl hissedeceğinizi paylaşın. Profesyonel destek almasının önemini vurgulayın.” şeklinde konuştu.

Kendi isteğiyle alkol bağımlılığından kurtulmaya çalışanlara da önerilerde bulunan Çetin, şunları söyledi:

“Tetikleyicilerden uzak durun. Alkol içme isteği uyandıran ortam ve kişilerden kaçının. Spor, hobi veya başka sağlıklı aktivitelerle meşgul olarak dikkat dağıtılabilir. Yakın çevreden veya bir terapistten destek almak önemlidir. Mindfulness ve nefes egzersizleri stresle başa çıkmada etkili olabilir.”

Çetin ayrıca, alkol bağımlılığından kurtulan birinin tekrar bağımlılığa dönmemesi için tetikleyicilerden kaçınma, düzenli takip, yeni hobiler ve sağlıklı alışkanlıklar ile destek gruplarının önemini vurguladı.

Nil Karataş “Maalesef”

Nil Karataş, “Maalesef” adını taşıyan yepyeni single çalışmasıyla müzikseverlerle buluştu! 2015’ten bu yana yayımladığı şarkılarla adından söz ettiren Nil Karataş, pop müzik tarzındaki yeni şarkısı “Maalesef” için çalışmalarını tamamladı. Söz ve bestesi Kutup Ata Tuncer’e, düzenlemesi ise Celil Yavuz’a ait olan şarkı, Nil Karataş’ın güçlü vokaliyle dinleyenin kalbine işliyor. Halil Güzel’in yönetmenliğini üstlendiği video klibiyle ‘Maalesef’, Avrupa Müzik etiketiyle tüm dijital platformlarda yerini aldı.

“30° Doğu Meridyeni Kocaeli” sergisi Kocaeli’nde

Kocaeli’den geçen 30 derece doğu meridyeninden ilham alınarak hazırlanan “30° Doğu Meridyeni Kocaeli” sergisi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde açıldı.

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın’ın katılımıyla açılışı yapılan sergi, 25 Mayıs 2025 tarihine kadar ziyarete açık olacak. Prof. Dr. Uğur Batı’nın küratörlüğünü, Akın Ekici’nin sanat yönetimini üstlendiği sergide 60’tan fazla eser yer alıyor. Yağlıboya, seramik, batik ve kûfi hat gibi farklı tekniklerle hazırlanan eserler, Kocaeli’nin kültürel mirasıyla çağdaş sanatı bir araya getiriyor.

Duygu Ergör Baur‘un ilk kişisel sergisi “Animalizm” Gallery 11.17’de

Duygu Ergör Baur‘un “Animalizm” isimli kişisel sergisi, 29 Mayıs – 26 Temmuz 2025 tarihleri arasında Gallery11.17’de sanatseverlerle buluşuyor.

Sanatçının bronz, demir, deri ve seramik gibi malzemelerle yaptığı tüm üç boyutlu görsel yaratımlarının masumiyete övgü niteliğinde tasarlandığını söyleyebiliriz.

Bu doğrultuda sanatçı, kimi zaman masallardan, kimi zaman rüyalardan, kimi zaman da mitolojik olgulardan öykünerek izleyiciye gerçekçi ve masalsı katmanlara dağılmış bir eser seçkisi sunuyor.

Yer: Gallery11.17

Fırın Caddesi, No.29

Ataşehir / İstanbul

Tel: + 90 (545) 845 26 80

Germiyanlı 15 kadın okuma yazma öğrendi!

Çeşme Kent Enstitüsü çatısı altındaki Germiyan Kurs Merkezi’nde okuma yazma eğitimini tamamlayan 15 Germiyanlı kadın sertifikalarını aldı.

Sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda çalışmalarına hız kesmeden devam Çeşme Belediyesi, kadınların sosyal hayata daha güçlü katılmaları adına yürüttüğü projeler ile de örnek olmaya devam ediyor.

Başkan Lal Denizli, tüm kursiyerlere kurs bitirme sertifikalarını takdim ederek, 3 ay boyunca emek veren öğretmen Nilgün Tuncelli ve İlhan Baysoy’a, katkılarından dolayı Çeşme Kent Konseyi ve emeği geçen herkese teşekkür etti.

Selülit sandığımız görünümü lipödem olabilir

Toplumda genellikle selülit ve fazla kilo problemi ile karıştırılan lipödem, sadece estetik anlamda bir sorun oluşturmakla kalmıyor aynı zamanda sağlık açısından da tehlike işareti anlamına geliyor. Bacak, kalça ve kollarda aşırı yağ birikmesi ile kendini gösteren bu sorun doğru tanı ve tedavi planlaması ile kontrol altına alınabiliyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Jale Özdemir, lipödem hastalığının nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Op. Dr. Jale Özdemir

Op. Dr. Jale Özdemir

Bacak ve kalçalarınızda yağ birikmesi varsa

Lipödem; bacak ve kalçalardan başlayarak, ileri evrelerinde kolları da etkileyen, dramatik olarak anormal yağ birikmesi şeklinde kendini gösteren, kanlanma ve lenfatik drenajın bozulduğu, hormonlara bağlı gelişen metabolik bir hastalıktır. Lipödem; bacaklarda ve kollarda simetrik yağ tutulumu ile kendini göstermektedir. Tutulan bölgelerde, vücudun diğer taraflarına göre ciddi boyut farklılıkları olmaktadır. Etkilenen alanlarda hassasiyet ve ağrı oldukça belirgin olmaktadır. Lipödeme maruz kalan bölgelerde hafif bir darbede kolayca morarma oluşabilmektedir.

Kadınların %11’den fazlası risk altında

Lipödemi kadınların % 11’inden fazlasında etkileyen bir hastalıktır. Östrojen hormonu bozukluklarına bağlı bir hastalık olduğu için hastaların tamamına yakını kadındır. Hasta olan erkeklerde mutlaka östrojen hormon seviyesi bozukluğu bulunmaktadır. Lipödem hastalığı çoğu zaman obezite ve lenfödemle karıştırılabilmektedir. Ancak lipödemin simetrik tutulumu, ellerde ve ayaklarda görülmeyişi, tutulan kısımların vücudun diğer kısımlarından bariz büyük olması ile diğer hastalıklardan kolayca ayrışmasını sağlamaktadır. Yine de lipödemin ileri evrelerinde lenf bezlerinde oluşan tıkanmalara bağlı olarak lenfödem oluşabilmektedir. Ayrıca lipödemi olan birçok hasta diyet ve spora dirençli bir hastalık süreci yaşadıkları için majör depresyon ve sonrasında da obez olabilmektedir. Lipödemi olan hastaların çoğunluğunun VKİ 35’in üzerindedir.

Kol ve bacaklarınızdaki morarmaları önemseyin

Lipodem hastalığının en önemli nedenleri arasında östrojen hormon seviyelerindeki düzensizlikler, hamilelik, ergenlik veya menopoz dönemlerindeki hormon düzensizlikleri ve kontrolsüz kullanılan hormon içeren ilaçlardır. Lipödemin en önemli belirtileri şunlardır;

  • Bacaklarda ve kollarda vücudun diğer alanlarına uyumsuz şekilde yağ birikmesi
  • Tutulan alanlarda hassasiyet ve ağrı
  • Etkilenen alanlarda çok hızlı morarma
  • Yorgunluk, halsizlik
  • Yürüme güçlüğü ve düz tabanlık
  • Bacaklarda varisli damarlar – venöz yetersizlik
  • Ciltte çabuk yara oluşumu, geç iyileşme, sertlik ve skarlar
  • Depresyon ve obezite

Cidiniz portakal kabuğu görünümündeyse

Lipödem hastalığının teşhisi için hastanın tıbbi ve soy geçmişi oldukça önemlidir. Ayrıntılı fizik muayene ile tanı konulmaktadır. Lipödemi teşhisi için kullanılan bir test yöntemi her ne kadar olmasa da bazı görüntüleme yöntemlerinden faydalanılabilmektedir. Lipödemi hastalığını 4 evresi şunlardır;

Evre 1: Cilt düzgün ve pürüzsüzdür. Hafif şişlik şeklinde simetrik yağ birikimi vardır. Minimal ağrı vardır.

Evre 2: Cilt düzensizleşmeye başlayarak portakal kabuğu görünümünde olur, Nodüller şeklinde yağ birikimi oluşur. Ağrı ve tutulan alanlarda hassasiyet yaşanır.

Evre 3: Cilt Düzensizlikleri belirginleşmiş ve sertlikler oluşmaya başlamıştır. Yağ birikimleri artmış ve belirginleşmiştir. Ağrı şiddetlidir ve hareket kısıtlılığı başlamıştır.

Evre 4: Ciltte lenf sıvısı birikimi nedeniyle tutulan alanlarda ciddi şişkinlikler oluşur. Ciltte açık yaralar ve deformasyonlar oluşmaya başlar. Ağrı kronik ve şiddetlidir. Ciddi hareket kısıtlılığı olur.

Erken evrede yapılan liposuction hastanın yaşam kalitesini artırır

Lipödem hastalığına maruz kalmamak için öncelikle hayvansal gıdalardan uzak durulması gereklidir. Katkılı ve hazır besinler tüketilmemelidir. Antiinflamatuar içerikli besinler içeren bir diyet programı oluşturulması için uzman tarafından takip edilmek oldukça önemlidir. Ayrıca sağlıklı beslenip düzenli egzersiz yapmak ve ağrıların azalması için uzman doktorun tavsiye edeceği bazı giysileri giyip, cilt nemlendiricisi kullanmak gerekir. Ancak lipödemi hastalığında diyet ve egzersizler cerrahi tedaviye yardımcı olmakla birlikte, tek başlarına genellikle tedavi edici olmazlar. Liposuction lipödem tedavisinde kullanılan cerrahi bir yöntem olup anormal şekilde birikmiş yağ dokusunun vücuttan uzaklaştırılmasını amaçlar. Erken evrelerde estetik kaygı ile yapılabildiği gibi ileri evrelerde ağrı ve hareket kısıtlılığını hafifletmek için yapılır. Liposuction tedavisi lipödem hastalığının ilerlemesini yavaşlatarak hastanın yaşam kalitesini artırır. Liposution sırasında ameliyata mutlaka cilt sıkılaştırıcı yöntemlerde eklenmelidir. Ancak liposuctionın başarılı olması için ameliyat sonrası dönemde mutlaka diyet ve egzersiz yapılmalı, kompresyon giysileri giyilmeli ve lenf drenajı masajı yaptırılmalıdır.

İçim’den yeni lezzetler

Meyve suyu markası İçim, ferahlatıcı aromalarıyla dikkat çeken Cool Lime ve Berry Hibiscus ürünleriyle sevenlerine yepyeni bir lezzet deneyimi sunuyor.

İçim’in yeni blend içecekleri, tam beş bardaklık ferahlığı 310 ml’lik pratik kutularında sunarak paylaşmanın keyfini katlıyor. İster evde ister ofiste, Cool Lime ve Berry Hibiscus, serinletici bir mola vermek isteyen herkesin yeni favorisi olmaya aday.

Segmentinin en uzun sürüş meziline sahip INSTER, satışa çıkıyor

Hyundai’nin şık tasarımı ve konfor odaklı iç mekanıyla dikkat çeken tamamen elektrikli modeli INSTER, önümüzdeki günlerde Türkiye pazarına giriş yapacak. Kompakt A-SUV model, 49 kWh’lık bataryası ve 360 km menziliyle Türkiye’de segmentinin en uzun menzilli otomobili olmaya hazırlanıyor. INSTER, kullanıcısına çarpıcı tasarımı ve renkli dünyasıyla müzikten modaya kadar uzanan benzersiz bir deneyim sunacak.

“Var mısın?” mottosu ile maceracı ruhlara dokunacak olan INSTER, karşımıza sadece bir otomobil olarak değil, kendi dünyası olan bir yaşam alanı olarak çıkıyor. Tasarımı ve pratik şehir içi kullanım kolaylığıyla fark yaratan otomobil, konforlu ve dinamik bir sürüş deneyimi sunarken, aynı zamanda ileri teknolojisi, esnek ve geniş iç hacmiyle de elektrikli dünyasının önemli oyuncularından olmaya aday. Buna ek olarak; INSTER’in hızlı alt yapısı, yaklaşık 30 dakikada %10 ila %80 oranında şarj sağlayacak. Hyundai INSTER, markanın Avrupa pazarına sunduğu ilk küçük EV modeli olup potansiyel menzili sayesinde zahmetsiz şehir içi sürüş ve uzun yolculuklarda güçlü performansla birleştiriyor. Hyundai INSTER ile ilgili diğer detaylar, Mayıs ayında yapılacak lansman ile birlikte paylaşılacak.

“Z kuşağına yapılan yatırım, turizmin geleceğine yapılan yatırımdır”

Antalya Halkla İlişkiler Derneği (AHİD) tarafından bu yıl ilki düzenlenen Antalya Markalar Kongresi, kentin köklü ve uluslararası markalarının temsilcilerini bir araya getirdi. Kongre kapsamında bir panele katılan Corendon Airlines İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Berna Oskay, turizm sektörünün gelişiminde Z kuşağının önemine değinen bir konuşma yaptı.

Antalya merkezli hava yolu markası Corendon Airlines, şehrin turizm ve marka gücüne değer katma amacıyla düzenlenen Antalya Markalar Kongresi’ne katılım sağladı.   Kongre kapsamında düzenlenen bir panelde konuşan Corendon Airlines İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Berna Oskay, “Turizmde Markalaşmanın Anahtarı: İnsana Yatırım ve Z Kuşağı Gerçeği” başlıklı sunumuyla dikkat çekti. Oskay, turizmde sürdürülebilir markalaşmanın yalnızca fiziksel yatırımlarla değil, insan kaynağına yapılan stratejik yatırımlarla mümkün olduğunu vurguladı. Sektörde görev alan her çalışanın, sadece operasyonel bir aktör değil; markanın yüzü, elçisi ve müşteri deneyiminin temel taşıyıcısı olduğunu belirten Oskay, nitelikli insan kaynağını merkeze alan bir anlayışın artık kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti.

Konuşmasında özellikle Z kuşağının sektördeki dönüşümde belirleyici rol oynadığına dikkat çeken Oskay, bu neslin; anlam odaklı, dijital uyumlu, kapsayıcı ve esnek çalışma ortamları talep ettiğini belirtti. Z kuşağının beklentilerine cevap veren kurumların yalnızca yetenek kazanımıyla sınırlı kalmayacağını, aynı zamanda geleceğin güçlü işveren markaları arasında yer alacağını söyleyen Oskay, “Z kuşağına yapılan yatırım, turizmin geleceğine yapılan yatırımdır” mesajını verdi.