Yazılar

Sapanca, Dedeman Village markası ile buluştu

Türkiye’nin en büyük yerli otel zinciri Dedeman Hotels & Resorts International; Dedeman Village Sapanca ile geleneksel misafirperverlik anlayışını ikinci kez Sapanca’ya taşıdı.

Dedeman ve yatırımcı şirket Mersoy Turizm iş birliği ile Dedeman kalitesini Sapanca’ya taşıyan Dedeman Village Sapanca misafirlerini ağırlamaya başladı.

9 ana markasıyla, misafirlerinin farklı ihtiyaçlarına göre alternatifler sunan marka; Dedeman Village markasını da, bu vizyon doğrultusunda Sapanca’ya taşıyarak, konsept ve özellikleri açısından otel ile birebir uyumlu bir deneyim sunuyor.

Ahşabın ön planda

İstanbul’a sadece 1 saat uzaklıkta yer alan Dedeman Village Sapanca, ahşap kullanımının yoğun olduğu mimarisinin yanı sıra, yer yer taşın da eşlik ettiği tasarımı ile dikkat çekiyor. 24 üniteden oluşan ve tamamen ahşap olan otel; 5 adet Karadeniz tipi serender ev, 1 adet standart bungalov ve değirmen konseptli 1 adet taş ev deluxe, 5 adet ısıtmalı havuzlu bamboo house, 7 adet jakuzili delta house, 4 adet family House ve 1 adet balayı süitinden oluşuyor.

 Su sporları, yürüyüş parkurları, ATV turları, gölde yelken, dağda trekking imkanları sunan otel, macera dolu aktiviteler için vazgeçilmez bir tercih. Doğayla iç içe vakit geçirmek isteyen misafirleri için, bisiklet turları, doğa yürüyüşleri ve piknik alanları gibi çok sayıda seçenek sunan Dedeman Village Sapanca, organik ürünlerle hazırlanan yöresel yemekler ve göl balığı lezzetini de tatmak isteyenler için eşsiz bir seçenek.

Hakan Zihnioğlu, Jumbo Genel Müdürü olarak atandı

Hakan Zihnioğlu, 1 Temmuz 2024 itibariyle köklü, her dönemin tercih edilen 77 yıllık Jumbo markasının genel müdür koltuğuna oturdu.

Hakan Zihnioğlu kimdir?

Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden mezun olan Hakan Zihnioğlu, kariyerine Boğaziçi Üniversitesi Vakfı, Tefal, Groupe SEB, Furla, perakendede sektöre öncülük eden Boyner ve  Nurus’ta üst düzey yönetici deneyimlerinin ardından  2022 yılında Karaca Grup markası olan Emsan’da  genel müdürlük  yaptı.

Perakende sektöründe geniş bir deneyime sahip olan Hakan Zihnioğlu, müzakere, pazarlama yönetimi, iş planlama ve koçluk alanlarındaki uzmanlıklarıyla dikkat çekiyor.

Günde iki bardak kahve karaciğer yağlanmasına iyi geliyor

Uzmanlar, rutin kontrollerde, özellikle karaciğer enzim düzeylerinde ve bazı metabolik parametreleri içeren tetkiklerde sorun görülmesi durumunda ultrason ile karaciğerdeki yağlanmaya bakılmasının önemli olduğunun altını çiziyor. Liv Hospital İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Yiğit, karaciğer yağlanmasının neden olduğunu, kimlerde görüldüğünü, belirtilerini ve tedavi sürecini anlattı.

Karaciğer yağlanması nedir?
Basitçe karaciğerinizdeki yağ oranının normalden daha fazla miktarda olması şeklinde tanımlanabilir. Artan obezite ve metabolik hastalıklar nedeniyle de her geçen gün daha fazla görülmekte olan küresel bir sağlık sorunudur. Yağlı karaciğer hastalığı veya hepatik yağlanma olarak da duyabileceğiniz bu hastalık, karaciğerin temel hücreleri hepatositlerde yağ birikimi ile seyreder ve genellikle uzun bir süre hastalarımızda önemli bir şikayete yol açmaz.

Kimlerde görülür?
Karaciğer yağlanması sinsi seyirli ve ilerleyici olabilen bir hastalıktır. Günümüzde dünyada ve ülkemizde en sık görülen kronik karaciğer hastalıklarından bir tanesi olarak kabul edilmektedir. Yaşam tarzı (hastanın beslenme düzeni, fiziksel aktivite, sosyoekonomik durum) ve çevresel faktörler hastalığın görülme sıklığını, şiddetini ve seyrini etkilemektedir.

Güncel bir çalışma sonucu, ülkemizde alkol ilişkili olmayan yağlı karaciğer hastalığının klinikte gördüğümüz iki yetişkin hastamızdan bir tanesinde olabileceğine işaret etmektedir.

Çoğunlukla metabolik bir hastalığı olan fazla kilolu bireylerde rastladığımız karaciğer yağlanmasına Tip 2 Diyabet, hipertansiyon, metabolik sendrom, kolesterol yüksekliği, insülin direnci ve kalp damar hastalıklarının da sıklıkla eşlik ettiğini görmekteyiz.

Bu nedenle özellikle Tip 2 diyabetli veya prediyabetli hastalar, insülin direnci ve obezitesi olan hastaların belli aralıklarla karaciğer yağlanması açısından taranmasını ve araştırılmasını önermekteyiz.

Metabolik hastalıkların dışında yoğun alkol kullanımı, kronik viral hepatitler, doğumsal yağ metabolizma bozuklukları, kolesterol depo bozuklukları, tiroid bezinin az çalışması, hipofiz bezi yetmezliği gibi hastalıkların ve bazı ilaçların kronik kullanımının da karaciğerde yağlanma artışına yol açabilmektedir.

Dr. Mehmet Yiğit

Dr. Mehmet Yiğit

Karaciğer yağlanmasının belirtileri ve seyri
Genellikle, hastaların erken dönemde belirgin bir şikayet olmamaktadır; ancak yağlanma ilerledikçe; hastalarda halsizlik, iştahsızlık, sağ üst karın ağrısı, bulantı, kusma ve sarılık gibi şikayetler olabilir. Karaciğer yağlanması zamanında tedavi edilmediğinde; hepatit, hepatik fibroz, siroz ve karaciğer kanseri gibi yüksek riskli hastalıkların görülme riskinde artışa yol açabilir.

Rutin kontrollerde, karaciğer enzim düzeyleri ve metabolik parametreleri içeren tetkiklerde sorun görülmesi durumunda ultrason ile karaciğere yağlanma açısından bakılması önemlidir.

Aynı zamanda ultrasonun yanı sıra tomografi veya MR gibi görüntüleme işlemleri de tanı ve takipte kullanılmaktadır. Son zamanlarda ‘FibroScan görüntüleme yöntemi’ ile herhangi bir girişim yapmadan hastanın karaciğerindeki yağlanma ultrason dalgaları kullanılarak daha hassas bir şekilde ölçümünü sağlamaktadır.

Karaciğer yağlanması tedavisinde neler yapılmalı?
Metabolik ilişkili karaciğer yağlanmasında, bu zamana kadar çok sayıda ilaç denenmiştir; maalesef, halen dünyada karaciğer yağlanması tedavisi için onay almış spesifik bir ilaç bulunmamaktadır. Bu nedenle öncelikle hastalarda yaşam tarzı değişikliği, diyet ve egzersiz ile kilo kaybı hedeflenmelidir.

Özellikle enerji içeriği yüksek gıdalar, yüksek fruktozlu gıdalar, işlenmiş et ve paket ürünler ile tatlandırılmış içeceklerden kaçınmalarını önermekteyiz. Ayrıca düzenli olarak haftada toplam 150 dakika yapılan aerobik veya direnç egzersizinin, günde 2 bardak kahve tüketiminin de karaciğer yağlanmasında fayda sağlayabileceği çalışmalarda görülmüştür.

Işıl Ayman “Yolun Açın”

Şarkıları hem dijital platformlarda hem de TV dizilerinde müzikseverlerin beğenisini kazanan genç yetenek Işıl Ayman, yeni neslin ilişkilerini anlattığı şarkılarıyla yoluna devam ediyor.

Işıl Ayman yakın zamanda yayınladığı ve Spotify da hem Viral 50 listesine üst sıralardan giren ve Trend listesinde halen dinlenen “Böyle Sevmek Olmaz ki”nin ve yine aynı şekilde dinleyicilerden tam not alan Pera grubuyla düeti “Uyanmayalım”ın ardından; cıvıl cıvıl bir yaz şarkısı ile dinleyicileriyle buluşuyor.

Işıl Ayman Söz ve müziği Işıl Ayman’a ait “YOLU AÇIN”nın, düzenlemesi Tarık İster ‘e ait ve şarkının klibi Ahmet Can Tekin tarafından çekildi.

Cesur sözleriyle dikkat çekecek ve ilk görüşte aşık olan bir yaz kızının duygularını yaz enerjikliği ve esprili bir dille anlattığı “YOLU AÇIN” 12 Temmuz’da Sony Music Türkiye etiketiyle tüm dijital platformlarda, şarkının müzik videosu da Işıl Ayman’ın Youtube kanalında yayında olacak.

Sankai By Nagaya’nın yaz menüsünde neler var?

Türkiye’de Michelin Yıldızı alan ve gerçek bir Japon omakase deneyimi sunan Sankai by Nagaya, yaz mevsiminin taptaze ürünleriyle hazırlanmış yeni menüsüyle misafirlerini ağırlamaya devam ediyor.

Omakase deneyimi sunan Sankai by Nagaya, yaz sezonuna özel yeni menüleriyle gastronomi severleri bekliyor. Michelin Yıldızlı şeflerin yazın taze ve canlı lezzetleriyle hazırladığı sushi ağırlıklı Sankai Sushi tadım menüsü ve özel reçetelerinden oluşan Kaiseki ağırlıklı Nagaya Signature tadım menüsü ile yaz mevsimini karşılıyor.

Mevsimlik ve taze malzemelerle hazırlanan menüleri sanat eseri niteliğindeki tabaklarıyla sunan Sankai by Nagaya, iki imza menüsünü yaz mevsimine özel olarak yeniledi.

Nori Waffle ve Kinuta-maki Lolipop gibi özgün tatlarla başlayan Sankai Sushi yaz tadım menüsü; günün taze balıklarıyla hazırlanan çeşitli sushi roll’lara, yuzu miso sos ile buluşan karides ve mevsim sebzelerine, yine günün taptaze balıklarıyla özel olarak reçetelendirilmiş nigirilere yer veriyor. Menünün ana yemeğindeyse miso sukiyaki sos ile hazırlanan bezelye püresi eşliğinde sunulan bonfile veya wagyu alternatifleri sunuluyor. Yaz hafifliğini yansıtan menü, krem brule, mevsim meyveli mereng Chawan-mushi, Toge Toge ve mini tatlılarla kapanış yapıyor.

Doğal ve mevsiminde tatları kendine özgü imza tabaklarla sunan Sankai’nin Nagaya Signature yaz tadım menüsü, beyaz balık sashimi ve aonori tuzu ile lezzetlendirilmiş balık cipsi gibi başlangıçlara yer veriyor. Menüde beyaz balık confit, sofistike bileşenlerle misafirlere sunulurken alternatif olarak siyah morina saikyo yaki, patlıcan, siyah tapyoka cipsi ve Kyoto stili tatlı miso ile servis edilebiliyor.

Salamis Bay Conti Genel Koordinatörü Mehmet Kıral, sezonu değerlendirdi

Salamis Bay Conti Genel Koordinatörü Mehmet Kıral, Küzey Kıbrıs için 2024 yaz dönemi turizm değerlendirmesinde bulundu. Kıral, “2023 yılında başladığımız pazarlama faaliyetleri ile sezonu yüzde 90-95 oranında dolulukla geçiriyoruz. Bu oranda sunduğumuz yüksek hizmet kalitesinin büyük bir payı var. Konumumuz, denizimiz, lezzetlerimiz ve sunduğumuz imkanlarla konuklarımıza çok özel bir deneyim sunuyoruz” şeklinde konuştu.

Salamis Bay Conti Genel Koordinatörü Mehmet Kıral, Küzey Kıbrıs için 2024 yaz dönemi turizm değerlendirmede bulunarak rakamların beklentileri ile paralel olduğunu söyledi. “Şu an yüzde 90-95 oranında dolulukla geçiriyoruz. Bu oranda sunduğumuz yüksek hizmet kalitesinin büyük bir payı var. Konumumuz, denizimiz, lezzetlerimiz ve sunduğumuz imkanlarla konuklarımıza çok özel bir deneyim sunuyoruz” şeklinde konuşan Mehmet Kıral, Salamis Bay Conti’nin sadece konaklama ve denizle sınırlı kalmadığını, eğlence konseptiyle de misafirlerini büyülediğini vurguladı. “Brezilya’dan getirilmiş revüler, Rusya’dan ve Ukrayna’dan gelen revü grupları ve yerel topluluklarla çok özel bir program sunuyoruz. Bu programlar misafirlerimizden büyük beğeni topluyor” diyen Kıral, hedeflerinin doluluk oranını daha da yukarılara taşımak olduğunu söyledi.

Olumsuzluklara da değinen Salamis Bay Conti Genel Koordinatörü Mehmet Kıral, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Türkiye’den biraz daha ağır bir şekilde bir enflasyon hissedildiği için bizim en birinci gider kalemimiz olan personel giderlerinde oldukça büyük artışlar oldu. Şu anda bizim asgari ücretimiz Kuzey Kıbrıs’ta 34 bin Türk lirası.  Bu birinci derecedeki gider kalemimiz” dedi. Kıral, “Eskiden bir otelin doluluk oranı yüzde 35’lerde olduğunda başa baş noktasına gelirken şimdi bu oran maalesef yüzde 50’lere geldi. Bunun yanında gıda ve yiyecek içecekteki artışlar ve aynı şekilde enerjideki artışlar tabii turizmimizi olumsuz yönde etkiledi” şeklinde konuştu.

“Turizmin en önemli bacağı ulaşımdır”

“Avrupa’dan hala ülkemize direkt uçuşlar yok. Uçuşlar direkt olarak Türkiye’den gerçekleşiyor. Ziyaretçilerin, Türkiye üzerinden aktarmalı uçuşlar ile Kuzey Kıbrıs’a ulaşmak zorunda kalması hem masrafları artırıyor hem de seyahat süresini uzatıyor. Ulaşım turizmin en önemli bacaklarından biridir. Bu ulaşımı biz Avrupa’dan direkt sağlayamadığımız için Avrupa pazarı da pahalıya uçuyor Kuzey Kıbrıs’a. Avrupa’dan direkt uçuşların başlaması bölgesel ekonomiye büyük katkı sağlayabilir. Bu konuda bazı girişimler var. Bunlar gerçekleşirse Avrupa’dan gelen turist sayısında artış yaşanacaktır. Kuzey Kıbrıs hem plajları hem de tarihi ile çok şanslı bir destinasyon. Turizm potansiyelini harekete geçirmeye yönelik girişimlerle Kuzey Kıbrıs’ın Akdeniz’in en gözde destinasyonu olacağını düşünüyorum” dedi.

Zindelik ve yenilenmeyi yakalayın…

Mirada Exclusive Bodrum, benzersiz tatil anlayışıyla misafirlerine spa ve wellness ile misafirlerine zindelik ve yenilenme imkanı sağlıyor.

Mia Spa’da konuklarını arındırıcı masaj ve hamam paketleriyle ağırlayan tesis, wellness deneyimini tamamlıyor. Ayrıca, fitness aktiviteleri, deniz ve havuz imkanlarıyla bedeni ve zihni arındırmanın yanı sıra dinginliğe kavuşmak için bir fırsat sunuyor.

Mirada Exclusive Bodrum bünyesinde bulunan Mia Spa hizmetleri, misafirlerinin zihnini rahatlatmak, toksinlerden arındırmak ve tazelik kazandırmak amacıyla birçok deneyim sunuyor. Mia Spa, misafirlerine rahatlık ve sükûnetin birleştiği bir ortamda kendilerini şımartma imkanı sunarak, toksinlerden arınmış ve dengeli bir şekilde yenilenmeyi sağlıyor. Mia Spa İnziva & Yenilenme programıyla yenilenme, bağışıklık güçlendirici etki ve esneklik kazanma için mükemmel ortam sunuyor. Holistik Masaj Tedavisi, Derin Doku Masajı, Sıcak Taş Masajı, Aromaterapi, İsveç Masajı ve Bali Masajı gibi çeşitli wellness deneyimleriyle Mirada Exclusive Bodrum, beden sakinleşme süreçlerini en iyi şekilde tamamlıyor.

Mia Spa’da Türk hamamı ise bu geleneksel deneyimin iyileştirici ve arındırıcı gücüyle zihninizi rahatlatırken, toksinlerden arındırıyor. Türk lokumu ve gül suyu ile harmanlanmış Geleneksel Sultan Hamam deneyimi, özel yöntemlerle ısıtılan, bünyesinde sıcak ve soğuk su bulunan hamamda yıkanmak ve rahatlamak en keyifli hale dönüşüyor. Arınmanın en ideal hali olan hamam deneyiminin yanında sauna, buhar odası, jakuzi ve dinlenme alanları da Mirada Exclusive Bodrum’da tüm misafirlerini bekliyor. Mia Spa, pratik alternatifleriyle bedenini ve zihnini arındırmak isteyen misafirlerine hızlı çözümler sunuyor. Anti Stres Masajı ve Sırt, Omuz ve Boyun Masajı gibi seçenekler ile hızlıca rahatlama sağlıyor. Mia Spa, en unutulmaz ve rahatlatıcı deneyimler için tüm misafirlerini bekliyor!

Boğaza nazır İtalyan

Boğaza nazır Oligark İstanbul, İtalyan restoranı Pepe’s ile müdavimlerini eşsiz bir lezzet yolculuğuna çıkarıyor.

Profesyonel ekibi ve kusursuz hizmet anlayışıyla konuklarının beklentilerini her anlamda karşılayan Oligark İstanbul, yeni lezzet durağı Pepe’s Restoran’ı açtı.  Kuruçeşme’de yer alan Oligark İstanbul, Pepe’s Restoran’da muhteşem Boğaz manzarası eşliğinde İtalyan mutfağının en güzel örneklerini tadabileceğiniz unutulmaz bir akşam yemeği deneyimi sunuyor.

Rahat ve şık dekorasyonuyla misafirlerine keyifli bir akşam yemeği deneyimi yaşatan Pepe’s Restoran, her gün 18.00-00.00 saatleri arasında konuklarını bekliyor.

Gurmelerin ve lezzet tutkunlarının yeni uğrak noktası olmaya aday Pepe’s Restoran, klasik pizzalar ve makarnalardan et ve deniz ürünleri yemeklerine kadar her damak tadına hitap edecek birçok seçenek sunuyor.

Yüksek enerjili eklektik bir atmosfer: Hyde Beach

Yalnızca yetişkinlere özel her şey dahil boho-chic cenneti Hyde Bodrum’un yüksek enerjili eklektik bir atmosfer sunduğu restoranı Hyde Beach, misafirleri büyülemeye devam ediyor.

Gün boyu süren partiler, konsept sanat atölyeleri, yerli ve dünyaca ünlü DJ’lerin performansları ile yemyeşil bir tabiat parkının yanında konumlanan Hyde Beach, misafirlerine sezon boyunca yüksek enerjili eklektik bir atmosfer sunuyor.

HVMZA, Tuğçe & Santi, Aaron Sevilla ve daha fazlasının da aralarında bulunduğu en sevilen sanatçı ve DJ’lere ev sahipliği yapan beach, gün batımı seanslarında eğlence dolu bir müzik serisi sunuyor. Misafirler, her salı ve perşembe Hyde Beach’in akustik performansları eşliğinde yıldızların altında dans etmeye veya Allen Hulsey’in akustik melodileriyle yaz akşamlarını kutlamaya davetli.

Asya dokunuşlarıyla zenginleştirilmiş Akdeniz atıştırmalıklarıyla tasarlanan menüsüyle benzersiz bir lezzet deneyimi sunan Hyde Beach, DJ performansları ve kokteyller ile gün batımına kadar atıştırmalık, yiyecek ve içeceklerle dolu bir masada geçireceğiniz keyifli anların vazgeçilmez mekanı. Deniz mahsullü linguini, popcorn suşiler, sashimi, levrek ceviche, somon tartar, çıtır mantı, dana bonfile ve baby kalamar gibi Asya ve Akdeniz mutfağından imza lezzetlerin yer aldığı menüsü, Tropic Thunder, Coconut Collins ve Frose All Day gibi özel kokteylleri Hyde Beach’in yüksek enerjili eklektik atmosferi için gereken enerji kaynağı olacak.

Dolunayda gerçekleştirilen Full Moon Yoga, Verda Samanlı ile Sanat Atölyesi, Full Moon DJ Performans ve kokteyl atölyeleri ise Hyde Beach’in tesadüfi anların cazibesini yansıttığı birkaç küçük andan sadece birkaçı.

Butterfly Chocolate’dan gofret

Butterfly Chocolate, ürünlerine bir yenisini ekledi. Butterfly Chocolate’ın sevilen %69 Gana çikolatasıyla üretilen gofret, çıtırtısıyla çikolataseverleri heyecanlandırıyor.

Artizan çikolatanın Türkiye’deki öncü markası Butterfly Chocolate, yeni gofretiyle yaza dikkat çekici bir giriş yapıyor. Hem içinde hem de dış kaplamasında %69 Gana çikolatası kullanılan 3 katlı gofretin katları arasında krep kırığı, fındık ve sütlü çikolata dolgusu bulunuyor.

Butterfly Chocolate’ın özenle seçtiği çekirdeklerle ürettiği bean-to-bar’larından Gana’nın kullanıldığı gofret, tekli lokmalar halinde 30’lu kutularda satışa sunuluyor.