Yazılar

Romantik yaz düğünlerinin adresi Casa Nonna Bodrum

Romantik yaz düğünlerinin adresi Casa Nonna Bodrum

Bodrum’un en güzel ve saklı koylarından birinde yer alan Casa Nonna Bodrum’un büyüleyici atmosferi, hayallerin ötesinde destinasyon düğünlerine ev sahipliği yapıyor.

Casa Nonna Bodrum

Bodrum’un en güzel koylarından İçmeler’de, doğaya olan saygısı ve misafir memnuniyeti ön planda olan anlayışıyla fark yaratan bir lüks butik otel olarak konumlanan Casa Nonna Bodrum, hayatın en önemli günlerinden biri olan düğünlerde unutulmaz anılar biriktirmeniz için mükemmel bir kutlama ortamı sunuyor. Ege Denizi’nin nefes kesen panoramik manzarası ve her köşesi farklı bir güzellik barındıran destinasyonları, çiftlere adeta zamanın durduğu bir anı yaşatıyor.

Casa Nonna Bodrum

Casa Nonna Bodrum, her ayrıntının önemli olduğu bu özel günde, çiftlerin isteklerini ve beklentilerini karşılamak için özenle tasarlanmış bir organizasyon hizmeti veriyor. Otel de Ege Denizi’nin muhteşem manzarasına sahip açık hava terasları, sakin sahil bahçeleri, zarif ziyafet salonları ve samimi toplantılar dahil olmak üzere, düğünler için mükemmel olan çeşitli farklı alanlar bulunuyor.

Casa Nonna Bodrum

Her anı değerli kılan detaylar, profesyonel ekip ve muazzam manzara eşliğinde, çiftler Casa Nonna Bodrum’da unutulmaz bir düğün deneyimi yaşayarak ömür boyu sürecek anılar biriktiriyor.

Bilgi: 0(530) 604 22 00

Recep Batuk’un absürt hikayeleri “Sokaklar ve İzlenimler”

Recep Batuk’un absürt hikayeleri “Sokaklar ve İzlenimler”

Recep Batuk “Sokaklar ve İzlenimler” sergisi Galeri Diani’de sanatseverlerle buluşuyor.

Çağdaş ve pop-art anlatımları ile tanınan Miami ve İstanbul’un zıtlıklarından beslenen tanınmış ve sıra dışı sanatçı Recep Batuk “Sokaklar ve İzlenimler” sergisiyle Galeri Diani’de…

Galeri Diani, gerçeküstü hikayeler anlatan pop-art resimleriyle hem yurt içinde hem de yurt dışında tanınan ressam Recep Batuk’un “Sokaklar ve İzlenimler” adlı kişisel sergisine 20 Nisan-11 Mayıs 2024 tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor.

Recep Batuk Galeri Diani’deki ilk sergisinde kendisinin italyan temsilcisiyle sıklıkla gidip sanat eserlerini sergilediği, yılın bir bölümünde sanat çalışmaları yaptığı Miami ve esas yaşadığı, sanatının beslendiği İstanbul’un karşıtlıklarını, benzerliklerini ve daha nice izlenimlerini kendine özgü, ama çağdaş ve çok özel sanat diliyle izleyiciye anlatıyor. Sürrealizm, dışavurumculuk ve pop-art gibi sanat akımlarından etkilenen Recep Batuk, yağlı boya resimlerinde alaycı bir bakış acısıyla betimlediği günlük sıradan konular renk cümbüşü içinde hikayeler anlatıyor. Bunu yaparken izleyiciyi fantastik ancak güncel bir dünya ile aynı anda karşı karşıya bırakıyor. Bunu yaparken alaycı ögeleri kullanmayı ve düşündürmeyi ihmal etmiyor.

Baharı bungalovlarda karşılayalım

Baharı bungalovlarda karşılayalım

Mart ayının bu yıl sıcak geçmesi bungalov tatili sevenleri harekete geçirdi. Doğayla iç içe ahşap evlerde minimal bir tatil sunan bungalovların yer aldığı en popüler rotaları, Türkiye’nin Lider Seyahat Sitesi ENUYGUN derledi.

Havaların ısınmasıyla Türkiye’de son yıllarda popülerleşen trendi bungalov tatile ilgi artıyor. Mart ayının bu yıl mevsim normallerinin üzerinde sıcaklıkta seyretmesi, genellikle nisan-mayıs ayları için yapılan bungalov tatili organizasyonlarını öne çekiyor.

Sapanca

İstanbul’a yakınlığı ve yemyeşil atmosferiyle doğa tatillerinin gözdesi Sapanca’da pek çok bungalov bulunuyor. İsterseniz göle yakın isterseniz doğa içinde bir bungalov seçerek Sapanca’da keyifli bir tatil yapabilirsiniz. İzin almadan sadece hafta sonu tatilinde şehirden uzaklaşmak için de tercih edilen Sapanca bungalovlarında kalacaksanız Sakarya İl Ormanı Tabiat Parkı, Maşukiye ve Sapanca Gölü çevresi gezdiğiniz yerler olmalı.

Mart ayı için Sapanca bungalovlarının gecelik fiyatları 2.500 TL’den başlıyor.

Şile

Şile, son yıllarda bungalov tesisler açısından da seçeneklerin arttığı bir nokta haline geldi. Denize yakın, yetişkinlere ve çocuklara yönelik aktivite alanlarını da içeren Şile bungalovlarında keyifli bir tatil yapabilirsiniz.

Bungalov tatiliniz için Şile’yi tercih edecekseniz ve aracınız yoksa araç kiralama seçeneğini değerlendirerek Ağva’yı gezebilir, Şile Çarşı’da vakit geçirebilirsiniz.

Şile’de Mart ayı için bungalov tesislerin gecelik fiyatı 1.090 TL’den başlıyor.

Yedigöller

Bolu’da Milli Park olarak korunan Yedigöller bölgesi de ENUYGUN’un listesine giren ülkemizin popüler bungalov rotalarından biri. Abant Gölü’nü de içine alan bu doğa harikası bölgede doğa yürüyüşleri yapabilir, bölgede bitki çeşitliliğini inceleyebilirsiniz. 100’den fazla çeşitle aynı zamanda bir kuş cenneti olan bölgede meraklılar kuş gözlemciliği de yapabilirler.

Yedigöller’de bungalov tesislerin gecelik fiyatı 4.800 TL’den başlıyor.

Olimpos

Ülkemizin ilk bungalovlarına ev sahipliği yapan Antalya’nın köyü Olimpos, aynı zamanda antik bir yerleşim. Doğa, kültür, dinlenme ve eğlenmenin iç içe olduğu, yeni arkadaşlar edinebileceğiniz Olimpos bungalovları sizi baharda da kendine çekecek rotalar arasında. Bahar tatiliniz için Olimpos bungalovlarını tercih ederseniz Yanartaş, Tahtalı Dağı ve Olimpos Örenyeri görmeniz gereken yerlerden.

Olimpos’ta Mart ayı için bungalov tesislerin gecelik fiyatı 1.750 TL’den başlıyor.

Ayder

Enuygun.com’un sıradaki önerisi Karadeniz’den. Yaylalarıyla ünlü Karadeniz’in tüm şehirlerinde sevilen bir tatil konsepti olan bungalovlar, doğa gezilerini sevenler için ideal bir konaklama seçeneği. Doğal çevreyle uyumlu, yöresel lezzetleri tadabileceğiniz Karadeniz bungalovları, sizleri yaylaların yüksek oksijenli havasına davet ediyor.

Sonbahara giriş yaptığımız bugünlerde sevdiklerinizle veya kendinizle baş başa kalıp doğanın tadını çıkarmak isterseniz Ayder Yaylası’ndaki bungalovlara doğru yola çıkabilirsiniz.

Ayder Yaylası’nda bungalov tesislerin gecelik fiyatı 2.100 TL’den başlıyor.

İğneada

Bünyesindeki bungalov konaklama birimleriyle her geçen gün popülerleşen İğneada, sessiz ve sakin bir doğa tatili düşleyenler için mükemmel seçeneklerden biri.  İğneada ormanları ve gölü ile ön çıkan yürüyüş, balık tutma ve yüzme gibi açık hava aktivitelerine uygun oluşuyla beğeni kazanan bir destinasyon. Türkiye’nin ilk bungalov ve glamping tesislerinin bulunduğu İğneada’ya giderseniz doğal bir yaşam alanı olan ve 500’den fazla bitki türüne ev sahipliği yapan Longoz Ormanları Milli Parkı’nı gezmelisiniz.

İğneada’da mart ayı için bungalov tesislerin gecelik fiyatı 2.100 TL’den başlıyor.

Ayvalık

Bahar mevsiminde güzelliğiyle göz kamaştıran Ayvalık, bungalov tatili yapmak isteyenler için de uygun rotalar arasında yer alıyor. Eğer bahar tatiliniz için Ayvalık’ı tercih ederseniz deniz manzaralı bungalov evlerde konaklayabilir, keyifli bir hafta sonu tatili yapabilirsiniz. Cunda Adası, Şeytan Sofrası, Aşıklar Tepesi bölgedeyken gezmeniz gereken yerler.

Ayvalık’ta bungalov tesislerin gecelik fiyatı 8.500 TL’den başlıyor.

Park Dedeman şimdi Kazakistan Almatı’da

Park Dedeman şimdi Kazakistan Almatı’da

Dedeman Hotels & Resorts International, büyüme yolculuğuna hız kesmeden devam ediyor. Yurt dışı otel yatırımlarında ivmesini hızlandıran marka, Kazakistan’da hizmet vermeye başlayan “Park Dedeman Almaty” ile yurt dışındaki aktif üçüncü otelinin kapılarını misafirlerine açtı.

Otel; modern tasarım çizgileriyle dizayn edilmiş 110 odaya sahip. Bölgenin botanik ruhunu yansıtan garden restoranı ve roofu, geniş toplantı odaları ve spor salonunun yanı sıra, spa’sı, fitness salonu ve kapalı havuzu ile şehri ziyaret eden misafirlerine hizmet vermeye hazır.

Almatı’da gerçekleştirilen açılış törenine, Türkiye’nin Almatı Başkonsolosu Evren Müderrisoğlu, TAV Havalimanları Holding A.Ş Kurumsal İletişim Müdürü Alper Topçu, Almatı Şehri Turizm Departmanı Başkanı Galiye Tokselova, DO-KAR Turizm Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Mutlu Doğru başta olmak üzere birçok davetli katıldı.

Sarayda iftar

Sarayda iftar

Çırağan Palace Kempinski İstanbul, geleneksel lezzetlerle hem ödüllü restoran Tuğra’da hem de evlerinizde Ramazan lezzetlerini tadabilmeniz için alternatifler sunuyor.

Çırağan Palace Kempinski İstanbul

Tuğra Restoran;

Çırağan Sarayı’nın birinci katında tüm ihtişamı ile Osmanlı ve Türk mutfağının seçkin örneklerini yıllardır dünyanın dört bir yanından gelen misafirlere sunan ödüllü Tuğra Restoran, Ramazan dönemine özel hazırladığı iftar menüsü ile konuklarını lezzet şölenine davet ediyor.

Zengin seçenekleriyle öne çıkan menüde açılışı; taptaze Ramazan pideleri, leziz geleneksel iftariyelikler ve zeytinyağlı lezzetler yapıyor. Masada özel sunumla servis edilen çorba çeşitlerinin yanı sıra maş fasulyesi salatası ve oruk, ekşili kuru dolma, baklava böreği, konuklara gerçek bir iftar ziyafeti sunuyor. Ana yemek seçenekleri arasında yer alan dana külbastı, kuzu taraklık, közleme sarı tavuk ve ızgara levrek ise en leziz ana yemek seçenekleri arasında. Açık büfede sunulan, Ramazan dönemine yakışır birbirinden enfes el yapımı geleneksel tatlı çeşitleri de ziyafet şöleni yaşatıyor.

Bilgi: 0212 236 73 33

Çırağan Palace Kempinski İstanbul, geleneksel lezzetlerle hem ödüllü restoran Tuğra’da hem de evlerinizde Ramazan lezzetlerini tadabilmeniz için alternatifler sunuyor.

Çırağan Sarayı Ramazan Lezzetleri evinizde

Çırağan Sarayı’nın online alışveriş sitesi Çırağan Palace Shop, Ramazan ayının geleneğini ve lezzetini bir araya getirerek sofralarınızı şenlendiriyor.

Saray’daki özel baklava odasında Gaziantepli baklava şefleri tarafından özenle hazırlanan “Bakır Tepside Fıstıklı Baklava”, “Klasik Soğuk Baklava”, “Özel Ruby Çikolatalı Soğuk Baklava”, “Vişneli Burgu Baklava” ve “Vişneli Mor Baklava” gibi birbirinden lezzetli baklava çeşitleri, Ramazan sofralarını süslüyor.

www.ciraganpalaceshop.com

Çırağan Palace Kempinski İstanbul

İyi yemek, iyi içki

İyi yemek, iyi içki

Stuttgart Springfest – Stuttgart 20 Nisan – 12 Mayıs

Stuttgart Springfest, çok çeşitli tezgahlar, oyuncaklar ve ünlü bira çadırları ile aile dostu bir lunaparktır. İlkbaharda üç haftadan fazla süren bu Avrupa’nın en büyük bahar festivallerinden biridir.

Festival çadırları iyi yemek ve şarapların tadını çıkarabileceğiniz yerlerdir; Traders’ Market ise koşuşturmacadan uzakta alışveriş yapmanın keyfini çıkarabileceğiniz yerdir. Springfest ev sahipleriniz sizi eğlendirmek için oradalar ve size lezzetli yemekler ve bol bol kaliteli bira ve neşe sağlayacaklar!

Stuttgart Belediye Başkanı Cumartesi günü geleneksel fıçı eşliğinde “Zum Wasenwirt” festival çadırında Stuttgart Springfest’i resmi olarak açacak. Springfest, muhteşem bir havai fişek gösterisiyle kapanıyor.

Keişan “PAFFKUFF”

Keişan “PAFFKUFF”

Başarılı rapçi Keişan yeni teklisiyle müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.

Söz ve müziği Keişan’a ait olan “PAFFKUFF” ile adından söz ettirecek. Şarkının aranje ve producer koltuğuna ise Hell ve tarantino oturuyor. “PAFFKUFF” 8 Mart günü Sony Music etiketiyle tüm dijital platformlarda yayınlandı.

Kadın üreticiler CarrefourSA’da buluştu

Kadın üreticiler CarrefourSA’da buluştu

CarrefourSA, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü, geleneksel hale getirdiği ‘Kadın Üretici Pazarı’ ile kutlayarak kadın üreticilerle müşterilerini buluşturdu.

CarrefourSA’nın Kadınların Gücü CarrefourSA’nın Gücü sloganıyla yola çıktığı ve 2018 yılından bu yana geleneksel hale gelen CarrefourSA “Kadın Üretici Pazarı” bu yıl da Türkiye’nin farklı bölgelerindeki üretici kadınları ağırladı. Her yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında gerçekleşen etkinlikte kadın üreticiler süt ürünlerinden bakliyata, taze sebze ve meyveden organik içeceklere kadar birçok ürünle İstinye CarrefourSA Hiper’de müşterilerle buluştu.

Kadınlar, kadınların %64’ü hayatın her alanında şiddete uğradığını, %67’si şiddetin cezası kaldığı görüşünde

Kadınlar, kadınların %64’ü hayatın her alanında şiddete uğradığını, %67’si şiddetin cezası kaldığı görüşünde

Ipsos araştırma şirketinin gerçekleştirmiş olduğu IPSOS DÜNYA KADINLAR GÜNÜ ve IPSOS GÜNDEME DAİR iki farklı araştırmadan derlenen dosya veriler bu dosya içeriğinde bulunmaktadır.

SEKİZ MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ… Kadın ve erkek eşitliğine inanan bireylerin oranı son 3 yıl içinde değişmiyor. Bugün kadın erkek eşitliğine inanların oranı %56 ve kadınlar nezdinde bu oran %50’ye geriliyor.

Ipsos Türkiye

EŞİT HAKLAR…  “Kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi söz konusu olduğunda, ülkemde işler yeterince iyiye gitti.” ifadesine ne derece katıldığınızı söyler misiniz?’’ Sorusunun yanıtlarında dikkat çeken ise şöyle; her ne kadar bu konuda tüm ülkelerde bir ilerleme kaydedildiği görülse de bireylerin sadece %54’ü olumlu görüş bildiriyor. Hemen hemen her ülkede erkeklerin bu konudaki görüşleri kadınlara göre çok daha olumlu. Türkiye’deki durum ülkeler ortalamasına yakın ve son 5 seneye göre olumlu görüşlerin 11 puan arttığı görülüyor.

Ipsos Türkiye

EŞİTLİK VAR MI? “Türkiye’de bugün genel olarak kadın ve erkeğe eşit davranılıyor.” ifadesine katılıp katılmadığınızı belirtir misiniz?  Sorusuna ise bireylerin vermiş olduğu yanıtlara bakıldığında; Türkiye’de kadın ve erkeklere eşit davranıldığını düşünen bireylerin oranı son 3 sene içinde pek değişmiyor. Eşit davranılmadığını düşünenlerin oranı ise seneler içinde azalıyor. Bu konuda fikri olmayanların oranı artıyor.

Ipsos Türkiye

EŞİTLİK KONULARINDA ERKEKLERİN GÖRÜŞLERİ NASIL? …

Dünyanın lider Araştırma Şirketi Ipsos’un  yapmış olduğu araştırmada; Kadın ve erkeklere aile içinde eşit davranılmaktadır.” ifadesine katılıp katılmadığınızı belirtir misiniz? Sorusuna verilen yanıtlarda; her 10 kişiden sadece 3’ü ailede kadın ve erkeklere eşit davranıldığını düşünüyor. Kadınların bu konudaki düşünceleri erkeklere göre daha olumsuz olsa da erkeklerin bu konudaki görüşleri çok farklı değil. 2022 yılına göre bu konularda eşit davranılmadığını düşünenlerin oranı azalıyor ancak kadınlara hem iş yerinde hem de aile içinde eşit davranılmadığını düşünenler hala çoğunlukta.

Ipsos Türkiye

KADINLARIN GÖRÜĞÜ ŞİDDET KARŞISINDA CEZALAR YETERLİ Mİ ?

Kadınların %64’ü, hayatın her alanında kadınların şiddete maruz kaldığını ve %67’si kadına yönelik şiddetin cezasız kaldığı görüşünde. Kadına yönelik şiddet, kadınların temel hak ve özgürlüklerini açık bir şekilde ihlal eden ve kadın ile erkeğin arasında erkek lehine olan bir güç dengesizliği yani cinsiyet eşitsizliği sonucu ortaya çıkmaktadır. Keza kadının aile içindeki eşitsizliğe dayanan konumu ve ev içindeki ataerkil zihniyet yüzünden kadının emeğinin değersiz sayılması ve emeğinin sömürülmesine müsait varlık olarak algılanması sonucu kadın aile içinde şiddete maruz kalabilmektedir.

Ipsos Türkiye

Kadınlara iş hayatında eşit davranılmadığını düşünenlerin oranı %40’ın üzerinde. Aynı işe eşit ücret alınmadığını söyleyenlerin oranı ise %41.

kadınlar hayatta olduğu gibi üretim sürecinin de önemli bir parçası olmasına karşın çalışma hayatından dışlanmakta ve ayrımcı uygulamalarla karşılaşmakta olduğu ne yazık ki tüm dünyada izlenmektedir. İşgücü piyasasında cinsiyete dayalı ayrımcılığın temelinde cinsiyete dayalı mesleki katmanlaşma yer alıyor denilse yanlış olmaz. Günümüzde de halen birçok toplumda, cinsiyete dayalı iş bölümü ya da toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle Kadınlara ve erkeklere farklı roller verilmektedir. Bu rollerin temelini oluşturan, ataerkil bakış açısının baskın olduğu toplumlarda kadınlar çocuk ve yaşlı bakımı, vermek, temizlik gibi ev işlerini yapmakla sorumlu tutulmaktadır. Kadının çalışma hayatına girmesi başta eşin ve toplumun ondan beklediği sorumluluklarda bir değişikliğe yol açmamakta, dolayısıyla kadınların iş/aile dengesinin sağlanması sorunu ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle kadınlar göz önünde olmayan, pasif ve niteliksiz pozisyonlarda ve “kadın işi” olarak adlandırılan işlerde çalışmayı tercih etmekte (cinsiyete dayalı yatay mesleki katmanlaşma) ya da işverenler tarafından bu pozisyonlara yönlendirmekte, bazen de işten çıkarılmakta ya da işi bırakmak zorunda kalmaktadır. Yönetici pozisyonunda ya da beyaz yakalı çoğunluğun ise tüm çabalara rağmen beklenen rakamlarda olmadığı açıktır. Kadınlar işe alımda ayrımcılığa maruz kalıyor diyenlerin oranı toplumun yarısından fazla…

Ipsos Türkiye

 KADINLAR AİLESİNDEN VEYA EŞİNDEN İZİN ALMADAN ÇALIŞMA HAYATINA KATILAMIYOR.  Dünyada; ülkelerin gelişmişlik seviyesindeki en önemli ölçütü, kadınların işgücüne katılım oranı olarak kabul edilmektedir. Bütün bu çabalara rağmen araştırmadan elde edilen sonuçlara bakıldığında  bugün halen ailesinden yada eşinden izin almadan çalışma hayatına katılamayan kadınların var. Toplumun %57’si kadınların eşlerinden izin almadan iş hayatına katılamadığı görüşünde.

Ipsos Türkiye

EŞİTLİĞİ TEŞVİK ETMEK ALINABİLECEK SORUMLULUKLAR OLDUĞUNU BELİRTENLER… “Kadın-erkek eşitliğini teşvik etmek için benim alabileceğim aksiyonlar var” ifadesine ne derece katıldığınızı söyler misiniz?’’ sorusuna bireylerin vermiş olduğu ifade ve yanıtlardan elde edilen veriler okunduğunda, Türkiye’de bireylerin kendilerinin de bir şey yapabileceği konusuna katılımları ülkeler ortalamasının üzerinde ve kadınlar bu konuda daha da istekli…Tüm ülkelerin ortalamasında her 3 kişiden 2’si kadın erkek eşitliğini sağlamak için kendilerinin de alabileceği aksiyonlar olduğunu düşünüyor. Diğer taraftan her 4 kişiden biri de bu konuda kendisinin yapabileceği bir şey olmadığı görüşünde.

Ipsos Türkiye

ERKEKLER KADIN HAKLARINI DETSKELEMEK İÇİN HAREKETE GEÇMEDİKÇE, KADINLAR BENİM ÜLKEMDE EŞİTLİĞİ SAĞLAYAMAYACAK… Sorusuna verilen yanıt; 31 ülke ortalamasında her  3 kişiden 2’si erkeklerin  kadın erkek eşitliğini savunması gerektiğini düşünüyor ve bu oran yıllar içinde pek değişmiyor. Kadınların bu konuya katılım oranı daha yüksek %69 vs %61. Türkiye’de ise bu konuya destek verenlerin oranı ülkeler ortalamasından 5 puan daha yüksek (%70) ve yine dünya genelinden farklı olarak hem erkeklerin hem de kadınların görüşleri benzer.

Ipsos Türkiye

Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; Eduardo Galeano’nun şahane kitabı Kadınlar’dan iki küçük alıntı;

“1929 yılında bugün, yasa ilk kez olarak Kanada’daki kadınların birey olduklarını kabul etti. O güne kadar onlar kendilerini öyle görüyorlardı, ama yasa öyle görmüyordu. Bireyin yasal tanımı kadınları içermiyor, diye hüküm vermişti Yüksek Adalet Mahkemesi.” Çok çarpıcı. Dünya’nın en gelişmiş toplumlarından biri olarak değerlendirilen Kanada’da sadece 100 yıl önceki hal bu.

“1816’da Buenos Aires Hükümeti Juan Azurdy’a erkeksi cesaretinden ötürü yarbay rütbesi verdi… Neredeyse 2 asır sonra, başında bir kadın bulunan Arjantin Hükümeti onu kadınsı cesaretine duyduğu saygıya istinaden generallik rütbesine yükseltti.” Kadını takdir ederken dahi erkeklik üzerinden bir değerlendirme yapmak…  Kadınların bugün geldikleri (ve maalesef hala hiç de tatmin edici olmayan) noktaya ne kadar geriden başlayarak, nasıl uzun mücadeleler sonunda ulaşabildiklerini anlamak açısından tokat etkisi yapan iki anektod. Toplumların temel konularda gelişebilmesi için tüm bireylerin mücadelesi gerekir. Eşitlik çok temel, hatta belki de en temel konudur, eşitlikten bahsetmeye başladığımızda cinsiyet eşitliğini ilk sıralardan birine koymamız gerekir, ve sadece kadınların mücadelesi ile ilerlemek imkansızdır. Ipsos’un 31 ülkede gerçekleştirdiği araştırmada “Erkekler kadın haklarını desteklemek için harekete geçmedikçe kadınlar benim ülkemde eşitliği sağlayamayacak.” ifadesine katılanların oranı yüksek (%65) olmasına rağmen her dört kişiden biri de bu düşünceye katılmıyor, araştırmaya Türkiye’den katılanlar arasında da benzer bir oran var. Aynı araştırmada “Kadın-erkek eşitliğini teşvik etmek için benim alabileceğim aksiyonlar var” ifadesine katılıp katılmadıkları sorulduğunda da benzer yanıtlar ile karşılaşıyoruz. Bu konuda tam bir görüş birliği maalesef henüz oluşmamış görünüyor.

Sidar Gedik

Tam bir toplumsal konsensüs oluşmamasının bir sonucu olarak kadın-erkek eşitliği için alınması gereken yol uzun olmaya devam ediyor. ‘’Kadın ve erkek eşitliğine inanıyor musunuz?’ ’sorusuna evet yanıtını verenlerin oranı ülkemizde son 2 yılda %2 azalmış durumda (%56). Kadınların yarısı da eşitliğe inanmıyor. Bunu eşitlik olmamalı fikri savunuluyor diye okumamak lazım, her şeye rağmen gelinen noktada hala bir eşitlik olmadığı çıkarımı daha doğru. Bu çıkarımı yaparken dayanağım toplumun ancak yarısının (%54) Türkiye’de bugün genel olarak kadın ve erkeğe eşit davranıldığı düşüncesinde olması.  Gerek aile içinde, gerekse çalışan kadınlar için (kadınlarda iş gücüne katılım ancak %35 !!!) eşitsizliğe maruz kalma hali hala hüküm sürüyor. Ancak %27’lik bir kesim kadın ve erkeklere aile içinde eşit davranıldığını düşünüyor, bu oran son yıllarda değişmedi.

Her ne kadar son senelerde kayda değer şekilde ilerleme ölçüyor olsak bile kadınların çoğunluğu (%57’si) çalışmak istediğinde ailesinden veya eşinden izin almaya hala mecbur. Bu izni alabilenler için de süreç o kadar kolay ilerlemiyor, araştırmaya katılanların yarısından fazlası (%53) işe alımlarda kadınların ayrımcılığa uğradığını düşünüyor. Ya tüm engelleri aşıp da bir işe girdikten sonra ne oluyor, eşitsizlik orada da devam ediyor, iş yerinde kadınlara ve erkeklere eşit davranılmadığını düşünenlerin oranı %44. Eşit işe eşit ücret konusunda da iç açıcı bir tablo yok, katılımcıların %41’i kadınların aynı iş için erkeklerden daha düşük ücret kazandığını belirtiyor. (Bu soruda da son yıllarda iyiye doğru yavaş bir gidiş olduğunu not etmeyi atlamamak gerek.) Kadınlar eğitimde fırsat eşitsizliği, ekonomik bağımsızlıktan yoksunluk, hayatın pek çok farklı alanında şiddete uğrama gibi derin sorunlar ile karşı karşıya olmaya devam ediyorlar. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlamak önemli, böyle özel günler gündem yaratmak, farkındalık oluşturmak için faydalı elbette. Ancak bu sorunların üstesinden gelebilmek için tüm toplum olarak mücadele etmeliyiz.

Senem Tuğcuoğlu’nun Pause Dergi’deki yazısından bir alıntı ile bitirmek istiyorum, “Kadınların hakları için; kadınlar, erkekler, anneler, babalar, yasalar tüm tarafların el ele vermesi gerekir. Kadının da her birey gibi okuryazar olma, iş hayatında ve siyasette söz sahibi olma, tercihlerine göre baskı görmeden yaşama, başkalarının tasarrufları yüzünden şiddete, dayatmaya maruz kalmama hakları var. Kadının tercihlerinin değil de kadına yüklenen imajın masaya yatırılması gerekir. Kadın da erkek de kendi tercih ve imkanları doğrultusunda evde kalmayı, iş hayatında rol almayı veya bunları birlikte yürütmeyi seçebilir. Öncelikle biz hakları teslim edelim!”

Diş hassasiyeti tedavisi oldukça basit!

Diş hassasiyeti tedavisi oldukça basit!

Diş hassasiyetinin rutin yeme içme düzeninde ani sızlama olarak tanımlanabildiğini ifade eden uzmanlar, genellikle diş yüzeylerinde aşınma sonucu oluştuğunu söylüyor. Diş hassasiyetine sebep olan bölgelerin kapanmasına yarayan maddeler diş yüzeyine uygulanarak tedavinin yapıldığını kaydeden Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Diş hassasiyeti tedavisi oldukça basittir.” dedi.

Üsküdar Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı, diş hassasiyeti konusu hakkında bilgi verdi.

Dr. Kübra Güler

Dr. Kübra Güler

“Diş hassasiyeti rutin yeme içme düzeninde ani sızlama olarak tanımlanabiliyor.”

Diş hassasiyetinin rutin yeme içme düzeninde ani sızlama olarak tanımlanabildiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Genellikle diş yüzeylerinde aşınma sonucu oluşur. Kişide broksinim diş gıcırdatması varsa bu dişlerin üst yüzeylerinin aşınmasına ve dişin iç kısmında dentin dediğimiz hassasiyetin ortaya çıkmasına neden olur. Dentin boşluklu bir yapıdadır bu boşluklardan soğuğu sıcağı algılayıp dişin iç kısmı canlı kısmına uyarı gitmesine sebep olur. Başka bir neden ise dişin sert fırçalanması sonucu diş eti çekilmesi olur. Bunun sonucunda kök yüzey ortaya çıkar, kök yüzeyde pürüzlüdür ve hassasiyet hissedilmesine sebep olur.” dedi.

Diş hassasiyeti, hangi yaş gruplarını etkileyebiliyor?

Diş hassasiyetinin çocuklarda çok rastlanan bir durum olmadığını da dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Özellikle stresli dönemlerde diş gıcırdatan insanlar diş yüzeylerinin aşınmasına sebep olur hassasiyet artar. Yapılan diş eti tedavileri detertraj gibi tedaviler de diş hassasiyeti artabilir.” diye konuştu.

Diş hassasiyeti tedavisi oldukça basittir

Tedaviye ilişkin de Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, şunları anlattı:

“Diş hassasiyetine sebep olan bölgelerin kapanmasına yarayan maddeler diş yüzeyine uygulanarak ve o boşluklar kapatılarak tedavi yapılır. Diş hassasiyeti tedavisi oldukça basittir. Ancak diş gıcırdatması, sert fırçalaması devam ediyorsa bu tedaviler anlık olarak işe yarar fakat kısa bir süre içerisinde tekrardan diş hassasiyeti oluşur.” bilgisini verdi.

Flor içerikli diş macunları hassasiyetin giderilmesini sağlayabilir

Diş hassasiyetinin, sadece ağız bakımının ihmal edilmesiyle ilgili olmadığını da dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Diş eti enfeksiyonu varsa diş eti çekilmesine sebep olur. Bu da hassasiyetin artmasına neden olabilir. Dönemsel hassasiyetler varsa flor içerikli diş macunları da hassasiyetin giderilmesini sağlayabilir.” şeklinde konuştu.