Etiyopya’nın Kudüs’ü “Lalibela”

Etiyopya’nın Kudüs’ü “Lalibela”

Yazan: Ferhat Kaan Şahin

Etiyopya’nın Kudüs’ü “Lalibela”

Lalibela, Etiyopya’nın Amhara’daki Kuzey Wollo Bölgesi’nin Lasta ilçesinde bir kasabadır. Kayaya oyulmuş monolitik kiliselerle ünlüdür. Etiyopya Kralı Gebre Meskel Lalibela’nın, kutsal topraklara giden yolların güvenli olmamasını gerekçe göstererek, kendi Kudüs’lerini inşa ettirmesinden dolayı, “Etiyopya’nın Kudüs’ü” olarak tanınmaktadır.

Lalibela’nın tamamı, Etiyopya’nın antik, orta çağ ve orta çağ sonrası uygarlığı için büyük ve önemli bir yere sahiptir. Hristiyanlar için Lalibela, Etiyopya’nın en kutsal şehirlerinden biridir, Aksum’dan sonra ikinci sıradadır ve bir hac merkezidir. Axum’dan farklı olarak, Lalibela’nın nüfusu neredeyse tamamen Etiyopya Ortodoks Hristiyanıdır.

Lalibela

Etiyopya, 4. yüzyılın ilk yarısında Hıristiyanlığı benimseyen en eski uluslardan biridir ve tarihi kökleri Havariler zamanına kadar uzanmaktadır. Kiliselerin de tarihi 7. yüzyıldan 13. yüzyıla kadar uzanır ve geleneksel olarak Zagwe (Agaw) kralı Gebre Mesqel Lalibela’nın saltanatına tarihlendirilir.

Lalibela’daki büyük binaların yerleşim planı ve isimleri, özellikle yerel din adamları tarafından, Kudüs’ün sembolik bir temsili olarak geniş çapta kabul görmektedir. Bu, bazı uzmanların mevcut kilise inşaatını 1187’de Selahaddin Eyyübi tarafından Kudüs’ün ele geçirilmesinden sonraki yıllara tarihlendirmesine yol açmıştır. Kayaya oyulmuş bu kiliseler, 1978 yılında Dünya Mirası Alanı ilan edilmiştir.

Lalibela

Kırsal bir kasaba olan yerleşim yeri, kaya mimarisi tarihinde önemli bir rol oynayan “canlı kaya”dan topraktan oyulmuş kiliseleriyle dünya çapında tanınmaktadır. Kiliselerin tarihlendirilmesi tam olarak bilinmemekle birlikte, çoğunun Lalibela döneminde, yani 12. ve 13. yüzyıllarda inşa edildiği düşünülmektedir. Unesco, dört grupta toplanmış 11 kiliseyi şu şekilde tanımlar:

Kuzey Grubu:

Biete Medhane Alem (Dünyanın Kurtarıcısı’nın Evi), Lalibela Haçı’nın evi.

Biete Maryam (Miriam Evi/Meryem Evi), muhtemelen kiliselerin en eskisi, Adem ve İsa Mezarlarının bir kopyasını içerir.

Biete Golgotha Mikael (Golgotha Mikail’in Evi), sanatsal içeriği ile öne çıkar ve Kral Lalibela’nın mezarını içerdiği söylenir)

Biete Meskel (Haç Evi)

Biete Denagel (Bakireler Evi)

Batı Grubu:

Saint George Kilisesi, en güzel yapılmış ve en iyi korunmuş kilise olduğu söylenir.

Doğu Grubu:

Biete Amanuel (Immanuel Evi), muhtemelen eski kraliyet şapeli.

Biete Qeddus Mercoreus (Aziz Mercurius’un Evi / Evangelist Mark’ın Evi), eski bir hapishane olabilir

Biete Abba Libanos (Başrahip Libanos’un Evi)

Biete Gabriel-Rufael (Melekler Gabriel ve Raphael’in Evi) muhtemelen eski bir kraliyet sarayı, kutsal bir fırına bağlı.

Biete Lehem (“Bethlehem “Ekmek Evi”).

Daha uzakta, Ashetan Meryem manastırı ve Yemrehana Krestos Kilisesi (muhtemelen 11. yüzyıl, Aksumite tarzında inşa edilmiş, ancak bir mağara içinde) bulunmaktadır.

Lalibela

Bazı kiliselerin ne zaman inşa edildiği konusunda birçok tartışma mevcuttur. David Buxton, genel olarak kabul edilen kronolojiyi oluşturmuştur. Bu yapıları canlı kayalardan oymak için harcanan zaman, Kral Lalibela’nın saltanatının birkaç on yılından daha uzun sürmüş olması gerektiğinden, Buxton, çalışmanın 14. yüzyıla kadar uzandığını varsaymaktadır.

Graham Hancock gibi sözde arkeolog yazarların iddialarının aksine, Buxton, Lalibela’nın kayaya yontulmuş büyük kiliselerinin Tapınak Şövalyeleri’nin yardımıyla inşa edilmediğini; sadece orta çağ Etiyopya uygarlığı tarafından üretildiğini gösteren bol miktarda kanıt olduğunu söylemektedir.