Yazılar

“Kızartma Tavası Kulesi”

“Kızartma Tavası Kulesi”

Sekiz yatak odalı (artı mürettebat uyku alanları) oda ve kahvaltı oteli, Kuzey Karolina’nın doğu kıyısından 32 mil (52 km) uzakta, deniz seviyesinden 135 fit (41 metre) yükseklikte dört direk üzerinde yer almaktadır. Frying Pan Hotel, korkanlar veya yükseklik korkusu olanlar için değil.

Atlantik Okyanusu’nun ortasındaki uzak konum, korkutucu şeyler listesindeki bir başka yer. Mars uzak bir gezegen olabilir ama uzaklığı hissetmek istiyorsanız burada da benzer bir deneyim yaşayabilirsiniz.

Bunun dışında altınızda cansız kırmızı kayalar değil, aç köpekbalıkları var. Ama merak etmeyin, aslında insan etini sevmiyorlar.

Frying Pan Hotel

Atlantik Okyanusunun tam ortasında

Deniz feneri, denizcileri korumak için 1964 yılında inşa edilmiştir. Kule, gemilerin Bald Head Adası kıyılarındaki Frying Pan Shoals’ın sığ kayalıklarına çarpmasını önlemek ve uyarmak içindi.

1992’de GPS ve radar teknolojisindeki ilerleme, ABD Sahil Güvenlik Işık İstasyonunu amaçsız hale getirdi. 2010 yılında Oklahoma’dan Richard Neil, eski deniz fenerini kalacak bir yere dönüştürmek için satın almaya karar verdi.

Kızartma Tavası Kulesi, gemiler için bir güvenlik görevlisinden daha fazlasına dönüştü. Özellikle ekstrem maceralar peşindeyseniz ölmeden önce gezilecek yerler listenize ekleyebileceğiniz eşsiz bir tatil yeri artık. Aynı zamanda çevresel araştırma, eğitim çalışmaları istasyonu ve deniz yaban hayatı için bir sığınak.

Kızartma Tavası Kulesi lüks sunmaz. Aslında, tam tersi. Açık denizden çıkan çıplak metal bir yapı, dünyanın en sıra dışı otellerinden biridir.

Frying Pan Hotel

Frying Pan Tower Oda ve Kahvaltı

Buraya gelmek için ya helikopterle kaldırılmalı ya da bir tekne kullanmalısınız. Buna karşılık, eşsiz konaklama, güçlü bir okyanus manzarası ve muhteşem gün doğumu sunar.

Eski deniz feneri, eşsiz ve unutulmaz bir otel deneyimi arayanlar için güvenli bir bahis. Ancak, deniz tutmasından rahatsızsanız, helikopter transferi için “birkaç dolar” eklemek faydalı olabilir.

Kulenin çevresinde çift katlı paslanmaz ızgaralı yürüyüş yolları bulunmaktadır.

Eşyalarınızı bir vinç yardımı ile taşıyabilirsiniz. Vinç, paketleri veya bir kişiyi bir dakikadan kısa sürede çekebilir. Veya resiflerde bir tüplü dalış seansı için sizi indirin.

Atlantik Okyanusu’nun ortasındaki 465 metrekarelik yaşam alanı, bir tatil için en iyi başlangıç ​​noktası gibi gelmeyebilir, ancak Richard Neil’e göre The Frying Tava’nın konuklarına sunacağı çok şey var.

Tam donanımlı paslanmaz çelik bir mutfak vardır ve konuklar deniz fenerinin kilerinden yemek hazırlayabilir veya otelin şefinden rezervasyon yaptırabilir.Frying Pan Hotel

Aktiviteler

Eğlenceli aktivitelerin listesi sonsuzdur. Kuleden epik balık avına çıkabilir, biyolojik olarak parçalanabilen kil güvercinleri vurabilir, biyolojik olarak parçalanabilen toplarla (balık atıştırmalıklarından yapılmış!) golf oynayabilir, bilardo oynayabilir veya film izleyebilirsiniz.

Peki ya bu efsanevi yapının tepesinde güneşlenmeye ya da köpekbalıklarıyla yüzdükten sonra hamakta dinlenmeye ne dersiniz?

Frying Pan Hotel

Güvenli mi?

Kulenin sahibine göre, “Kule büyük kasırgalara dayandığını kanıtladı. Süper hızlı interneti, güneş ve rüzgar enerjisinden elektrik depolayabilen sıcak ve soğuk suyu ve bol miktarda yedek jeneratörü var. Mekanın birkaç iletişim seçeneği, bir helikopter platformu var.  Ve güvenlik kameraları. Ayrıca mekan çok özel ve güvenli.”

Susona Bodrum’da ilkbahar kutlaması

Susona Bodrum’da ilkbahar kutlaması

Susona Bodrum, 5-6 Mayıs’ta “Kökler ve Dallar X Susona Bodrum” etkinliği ile Hıdırellez’in gelişini seçkin bir aurada, gerçek ritüeller ve eşsiz deneyimlerle kutluyor.

Susona Bodrum, Mayıs ayında sizi unutulmaz bir deneyime davet ediyor. Ziyaretçilerine sunduğu kişiselleştirilmiş konaklama deneyiminin yanı sıra, sezon boyunca gerçekleştirdiği etkinliklerle öne çıkan Susona Bodrum, “Kökler ve Dallar X Susona Bodrum by Umut Fırat” etkinliğiyle Hıdırellez’i kutlarken, katılımcılara benzersiz anlar yaşatacak.

Bedenin, kalbin ve zihnin şifalanmasını sağlamak amacıyla yola çıkan “Kökler ve Dallar” ekibi, Susona Bodrum’da katılımcılarını kendilerini keşfederken herkesin heyecanla beklediği kadim Hıdırellez geleneğini seçkin bir aurada, gerçek ritüeller ve eşsiz deneyimlerle taçlandıracaklar. Kökler ve Dallar’ın şifa sanatçıları şaman rehber Umut Fırat, Tai Chi üstadı Ece Dündaralp ile Prag’dan davet edilen özel konukları Anna Vašinová, baharın kutlanacağı hafta sonuna atölye ve ritüelleriyle eşlik edecekler.

Hayatınızı değiştirecek iyileştirici dokunuş!

Hayatınızı değiştirecek iyileştirici dokunuş!
“Kuantum Duygusal ve Fiziksel Terapisi”nin yaratıcısı Paul Emery, Richmond Nua Wellness – Spa’nın davetlisi olarak 6-28 Mayıs tarihlerinde yeniden Türkiye’ye geliyor.

Yönetilemez duygular hayatınızı etkiliyorsa, yalnız değilsiniz! Paul Emery tarafından yaratılan ödüllü QEPR (Quantum Duygusal ve Fiziksel Kurtarma) metodunu keşfedin ve hayatınızı bugün değiştirin! Paul, kendi 35 yıllık şiddetli fobisini iyileştirmenin yanı sıra Hollywood ünlülerinden Kraliyet üyelerine ve pop starlara kadar tanınmış birçok kişiyi de içeren binlerce insana terapi vererek daha mutlu bir yaşam sürmelerine yardımcı oldu.

Tek bir seans gibi kısa bir sürede bile stres, endişe, öfke, üzüntü, travma, aşırı yeme isteği, uyku sorunları, fobiler, kaygılar gibi istenmeyen duyguları önemli ölçüde azaltan hatta tamamen ortadan kaldıran QEPR yönteminin başarı oranı yüzde 85 ve terapilerden her yaşta insan yararlanabiliyor.
Terapi Yerleri ve Tarihleri:
6-28 Mayıs 2023
Richmond Nua Wellness-Spa / Sapanca
Mart Richmond Istanbul / Beyoğlu
Sınırlı sayıda birebir terapi için: 0264 582 21 00

 

Zirvedeki yalnızlık

Zirvedeki yalnızlık

Bu ilginç otel Cube Aletsch, pek çok yönden tek seferlik bir deneyim sunuyor. İsviçre’de deniz seviyesinden 2.869 m (9.413 ft) yükseklikte uzak bir yerde bulunan bu çift kişilik saklanma yeri, Alpler’deki en büyük buzulun yanında yer almaktadır.

Cube Aletsch

 

Doğa güzelliği ilginç b, deneyim olması nedeniyle çok ciddi talep görüyor. Bu nedenle, özellikle bu yıl (2023) için biletleri tükenecek kadar popüler. Cube Aletsch’in benzersiz mini dağ kulübesi için en kısa sürede rezervasyon yaptırmayı düşünmelisiniz. Belki önümüzdeki yıla…

İki kişilik rahat prefabrik dağ kulübesi, böyle bir yükseklikte beklenmedik bir lüks sunuyor. Duşlu banyo, masa ve sandalyeli oturma alanı ve çekyat var.

Mutfak gerekli tüm olanaklara sahiptir: buzdolabı, su ısıtıcısı ve kahve makinesi. Böylece sabah güneşinin tadını terasta bir fincan sıcak kahve eşliğinde çıkarabilirsiniz.

Cube Aletsch

480 dolardan başlayan fiyatlar

Ulaşımı çok rahat. Bir teleferik sizi Eggishorn dağının zirvesine manzaralı bir yolculuğa çıkaracak. Bazıları, Eggishorn’un Alpler’in tamamındaki en seçkin panoramalardan birini sunduğunu söylüyor. Jungfrau-Aletsch dağ manzarası UNESCO Dünya Mirası alanı olduğu için bu şaşırtıcı olmaz.

Zirvedeki terminal binası, ahşap ve taştan rahat bir verandaya sahip bitişik bir restorana sahiptir.

Ancak, sınırlı çalışma saatleri nedeniyle Horli-Hitta’nın varlığı konaklamanızın mahremiyetine müdahale etmeyecektir.

Cube Aletsch

Günbatımı içeceği

Küp, akıllara durgunluk veren güzellikteki Aletsch Buzulu’nun yanı sıra çevredeki Alp zirvelerine bakan küçük bir terasa sahiptir ve bu da onu bir kadeh şarap içmek için mükemmel bir gün batımı noktası yapar.

Ev sahipleriniz, Alpenlodge Kühboden restoranında hazırlanan bazı geleneksel Valais lezzetlerini ve yanınıza alacağınız bir piknik sepetine bir şişe kaliteli şarap koyacaklar.Cube Aletsch

Başka neler var?

Avrupa’nın en uzun buz nehirlerinden birinin panoramik manzarası eşliğinde Alpler’in bu irtifasında ıslanmak, hafızanıza kazınacak bir şeydir.

Alplerde Küp Aletsch Jakuzi keyfi.

Büyük Aletsch Buzulu’nun dünyevi olmayan görünümü, görülmesi gereken bir manzaradır.

Gece çöktüğünde, sıfır ışık kirliliği, yüksek rakım ve kristal berraklığında hava yerini muhteşem bir manzaraya bırakıyor.

Hayrettin Güneş “Müzik sektörünün güçlü bir oyuncusuyuz”

Hayrettin Güneş “Müzik sektörünün güçlü bir oyuncusuyuz”

Turizmden-yatçılığa, müzik firmasından-prodüksiyon şirketine kadar bir çok sektörde varlık gösteren Hayrettin Güneş, on parmağında on marifet olan iş insanlarından. Sanatın her dalına hayranlıkla bakan Güneş, şimdilerde Cengiz İmren’e çektiği klip ile adından söz ettiriyor. Yönetmen koltuğunda Hollywood tadında çektiği kliple gündem olan Hayrettin Güneş ile iş hayatı ve gelecek projeleri üzerine konuştuk. Keyifle okumalar.   

Hayrettin Güneş

 Türkiye’de başka hangi sektörlerde olmak, hangi alanlara yatırım yapmayı düşünüyorsunuz?

Şuan hâlihazırda Hırvatistan’da yatçılık filomuz mevcut.  Bunu Türkiye’nin sahil şehirleri Antalya, Bodrum ve İzmir kesimlerinde de gerçekleştirebiliriz. Birçok sektörde ve farklı ülkelerde yatırımlarım var. Ama şuan tüm odağımı müzik sektörüne yönlendirdim.

Son çektiğim klip çok ses getirdi. Bir film senaryosu gibi akışının olması çok beğenildi. Belki bir sinema filmin hem yapımcısı hemde yönetmeni olarak karşınıza çıkabilirim. Neden olmasın.

Yapay zekâ insan sesini, sanatçıları da taklit edebiliyor. Sizce bu durum sanatçıları nasıl etkiler? Yapay zekâ sanatçıların yerine geçer mi?

Ben yapay zekanın sanatçıları etkileyeceğini düşünmüyorum. Ve hiçbir şey gerçek duyguların önüne geçemez. Belki şarkıyı söyler ama duyguyu asla veremez.

Dünyada değişim şaşırtacak bir hızda akıyor. Size göre geleceğin meslekleri neler?

Dünya çok hızlı değişiyor ve değişime ayak uyduramadığınız zaman bir çok şeyi kaybedersiniz. Dünya Şuan teknoloji yılında çağ atlıyor, teknoloji ile ilgili bilim ile ilgili tüm meslekler geleceğin odak noktasıdır. Teknolojiyi yerinde kullanabilen insanlar zamanla bunun ayrıcalığını muhakkak yaşayacaktır.

Hayrettin Güneş

Hangi sanatçıya klip çekmek isterdiniz?

Aslında aklımda birçok isim var. Sibel Can, Ebru Gündeş, İbrahim Tatlıses, Özcan Deniz ve Tarkan gibi isimler. Yani neden olmasın. Bir gün Grand müzik çatısı altında projelere imza atabiliriz.

Teknolojinin geldiği nokta işinizi güçleştiriyor mu yoksa daha da kolaylaştırıyor mu?

Teknoloji aksine işimizi daha da kolaylaşıyor. Ama kullanmayı bilmek lazım. Kazanç olarak baktığınızda müzik sektöründeki o eski kazançlar yok. Fakat şuan her şey daha pratik ve kolay hale geldi.

Örneğin bir klip çekimi ne kadar vakit alıyor? Neden?

Biz klip çekimlerimizde genelde hep 48 saat zaman ayırıyoruz.  Yazdığım senaryo ve çalışmalar hazırlıklar yapıldıktan sonra çekimler toplamda 48 saat sürüyor. Daha kısa süren klipler ama ben her işimde olduğu gibi yönetmenlik ve senaryo konusunda da hassasım. O nedenle ince eler sık dokurum. Film tadında klipler olduğu için 48 saat sürüyor. Bu zaman kimileri için uzun, kimileri içinde kısa bir süre geliyor.

Türkiye’de ortalama günde kaç klip çekiliyor ya da dünyada?

Yani sayı olarak bunu tahmin etmek çok zor. Ama eskiye göre teknolojinin vermiş olduğu kolaylıkla insanlar ciddi manada çekimler gerçekleştiriyorlar.

Bir klipin kalitesini belirleyen olgu nedir?

Birçok etken ve neden var. Tamamıyla teknikle alakalı yada kullandığınız materyaller ile alakalı diyemem.  Yer, mekan, hava, oyuncu kalitesi, kullandığınız kamera bunların hepsi belirleyiciliği var.

Ülkemizdeki ve dünyada çeşitli sıralamalar değerlendirmeler yapılıyor. Sonrasında video klip ödülleri veriliyor? Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Hak eden yönetmenlere veriliyor diyebilir misiniz?

Ben ödüllerin adaletli dağıtıldığını kesinlikle düşünmüyorum.  Bence parayı basan hak etmediği ödüle layık görülüyor.  Adil ve hoş bir durum değil. Bu dünyanın her yerinde maalesef şu an böyle. Keşke böyle olmasa…  Ciddi anlamda emeğin karşılığına o ödüller verilebilse o zaman adalet de sağlamış olurduk.

Var olan klip yönetmenlerinden farkınız sizce nedir?

Her yönetmenin kendine göre bir bakışı ve bir sitili vardır. Ben ilk önce hem ekipman hemde bütçeden kaçmadan işe başlarım. Sonra ekip, oyuncu kalitesi ve senaryosu ile damgamı vururum.

Hayal kurmayı severim ve kliplerde hayallerimi hayata geçiririm. Her klibimde bir mesajda saklıdır. Mesajı anlamak için dikkat ederek izlemek gerek.

Setin ruhu diye bir duygu sizce de var mıdır?

Evet, kesinlikle var. Biz klip çekimlerimize ciddi anlamda büyük heyecanlar yaşıyoruz. O, 48 saatin yorgunluğunu çekim esnasında hiçbir şekilde hissetmiyoruz. İşinize odaklı bir şekilde herkes aşk ile işini yapma derdinde olduğu için müthiş keyif alıyoruz. Bu da bizi daha da çok işimiz odaklıyor ve başarılı bir sonuç almış oluyoruz.

Siz bu sektöre nasıl değerler katıyorsunuz? Dünya teknolojilerini eş zamanlı ülkemizde uygulamanın yanı sıra?

Biz Grand Müzik olarak müzik piyasasına renk kattığımızı düşünüyorum. Yani daha önce çekilmeyen klipler tarzlar ile fark yarattığını düşünüyorum. Yeni çıkan seslere sanatçı kardeşlerimize daha çok değer verilmesine katkı da bulunduğumuzu düşünüyorum. Rekabet ortamının güçlü olduğu her yerde kazanan insanlar olur. Biz de insanlar adına en iyisini yapabilmek için mücadele ediyoruz.

Hayrettin Güneş

Sanatın başka dallarında da bulunmayı düşünüyor musunuz?

Yani birinci soruda belirttiğim gibi çektiğimiz klipler kısa film tadında olduğu için ilerleyen süreçlerde tam olarak bilmiyorum ama sinema filmi çekebilirim. Bunu zaman gösterecek

Son çektiğiniz klipte kullandığınız teknikler bayağı bir konuşuldu. Bahseder misiniz?

Her klip bakış açımız farklı olmak zorunda o farklılığı yakalayamazsak başarıya ulaşamayız. Dolayısıyla her klibin kendi içerisindeki çalışmaları belirli süreçler içerisinde ekip arkadaşlarımızla yaptığımız toplantılar, bilgi alışverişi ve sonuç odaklı yaptığımız işlerin sonucudur diye düşünüyorum.

Sektör şuan sizce hangi noktada, çalışmalar yeterli mi?

Müzik sektörünün doğru bir konumda olduğunu düşünmüyorum.  Nedeni, ciddi anlamda serbest piyasa ve önüne gelen herkes her gün kaliteli kalitesiz klip çekiyor. Sesi olan olmayan şarkı söyleyerek yönetmen olma yada sanatçı olma derdinde. Bu duruma çok üzülüyorum.

Bunun sosyal medyanın yan etkileri olduğunu düşünüyorum.

Biraz dikkatli davranmak gerekiyor. İş olsun diye iş yapılmaz. İyi bir şey olacağına inanmadığım hiçbir işe girmem.

Son olarak eklemek istediklerinizi rica ederiz…

Ben müzik piyasasına çok yeni katıldım.  Ama müzikle geçmişim çok eski.  Müziği çok seven bir insan olarak, müzik hiçbir zaman kısılmasın diyorum.  Her zaman her yerde müzik olsun.  Çünkü müzik ruhun ciddi anlamda gıdası. Sektöre sesleniyorum;  piyasayı aşağı çekecek projelerden hep birlikte uzak duralım diyorum.

Yeni trend Çingene Karavanı tatili 

Yeni trend Çingene Karavanı tatili 

Tüm dünyada tatil anlayışı sürekli değişmekte. Standart otel konaklamadan sıkılanlar, farklı konsepte yapılan objelerde konaklamaya başladı.  Şimdilerde Avrupa’da başlayan yeni tren Çingene karavan ve çadırlarında konaklama… Farklı lokasyonlarda kurulan bu tesisleri sizlerle paylaşıyoruz.

Yeni trend Çingene Karavanı tatili 

Cızırtılı Çingene Karavanları -LES FOLİES 

Fransa’nın engebeli şarap bölgelerinin derinliklerinde, güzel bir şekilde restore edilmiş geleneksel Çingene Karavanlarından bir seçki bulabilirsiniz. Bunlar kiralanabilir ve her türlü Çingene Mirasını yansıtan dört farklı tarzda dekore edilmiştir. İki geleneksel karavandan birinde kalarak yüzyıllardır değişmeyen bir yaşam tarzına geçiş yapabilirsiniz.

Fransa’da kervanlar ‘La Roulotte’ olarak anılır. Yani, La Roulotte des Amoureux aşıklar içindir ve girift oymalı ahşap, kırmızı renkler ve aynalara sahiptir. La Roulotte des Ménages, 1920’lerin at tüccarları tarafından kullanılan ve daha rustik bir seçenek olan karavanlarını anımsatıyor. Roulotte des Étoiles, Hindistan ve Doğu tarzlarında dekore edilmiştir. Göz kamaştırıcı payetli minderler ve nadide eserlerle dolu. Karavanlar en-suite olanaklara sahiptir ve mutfaklıdır ancak kahvaltının kapınıza getirilmesini seçebilirsiniz. Böylece burun deliklerinize dolan tatlı çiy kokusu ve yerel şarap içerek sıcacık bir yaz günü vaadiyle masmavi gökyüzü eşliğinde dışarı çıkmadan yemek yiyebilirsiniz. Ayrıca kırların güzel manzarasına sahip bir pansiyon da bulunmaktadır.

Yeni trend Çingene Karavanı tatili 

ROMANY GYPSY CARAVAN

İngiltere’de mutfaklı tatiller. En çekici teklif değil mi? Muhtemelen yağmurlu kamp alanlarını ve ortak duş bloğunda katlanılacak dehşeti düşünüyorsunuz. Ancak nereye bakacağınızı biliyorsanız, yaşanacak bazı harika deneyimler var. Örneğin, Cornwall’daki “Tuhaf Tatiller”i ele alalım, …

İngiltere’de mutfaklı tatiller. En çekici teklif değil mi? Muhtemelen yağmurlu kamp alanlarını ve ortak duş bloğunda katlanılacak dehşeti düşünüyorsunuz. Ancak nereye bakacağınızı biliyorsanız, yaşanacak bazı harika deneyimler var. Örneğin, İngiltere’nin Cornwall kentindeki “Tuhaf Tatiller”i ve geleneksel çingene benzeri karavan ve kabin seçimlerini ele alalım.

1940’lardan dönüştürülmüş tren vagonunda veya harika bir odun sobası ve kızartma çatalları olan kabinde kalın. Çingene karavanı tarzında inşa edilmiş büyük bir kabin var, hepsi cilalı ahşaptan yapılmış, bazı güzel kilimler ve özellikler var. Dünyanın en eşsiz yüzlerce oteli hakkında yazarken karşılaştığım tek 1930’lardan kalma buharlı kabinde kalabilirsiniz. İki kişilik yer var ve çok rahat görünüyor. Tüm kabinler, karavanlar ve dönüştürülen şeyler tam donanımlı mutfak olanaklarına sahiptir. Bazıları şebeke gücüne sahipken diğerleri basit ve rustik kalır.

Yeni trend Çingene Karavanı tatili 

THE BEERMOTH

Ne isim. Büyük veya canavarca anlamına gelen “behemoth” üzerine bir oyun mu? Sarhoş bir hayalet kelebeğe atıfta bulunan “bira” ve “güve” nin bir birleşimi mi (belki de bu yüzden ampullere çarpmaya devam ediyorlar)? Etimoloji ne olursa olsun, gerçek asla unutamayacağınız bir oda ve kahvaltı deneyimidir. Bunda kal…

Ne isim. Büyük veya canavarca anlamına gelen “behemoth” üzerine bir oyun mu? Sarhoş bir hayalet kelebeğe atıfta bulunan “bira” ve “güve” nin bir birleşimi mi (belki de bu yüzden ampullere çarpmaya devam ediyorlar)? Etimoloji ne olursa olsun, gerçek asla unutamayacağınız bir oda ve kahvaltı deneyimidir.

Eski mobilyalarla modern bir yaşam alanına dönüştürülmüş bu 1956 servis kamyonunda kalın. Aviemore, İskoçya’daki Inshriach House arazisinde bulunan bu kamyon ve onun açılır kanvas kaplamasına inanılması için görülmesi gerekiyor. Meşe parke zemin, bir Tudor malikanesinden kurtarıldı, Viktorya tarzı yatak masif ve İskoç gecelerinde sizi sıcak tutacak odun sobası var. İsterseniz, kendi ısınız için çalıştığınızı bilmekten aldığınız ekstra memnuniyet için ateş için kendi odununuzu bile tedarik edebilirsiniz. Yörede yurt yapımı, bushcraft, dağ bisikleti, balık tutma ve muhteşem yürüyüşler dahil yapılacak çok şey var.

Yeni trend Çingene Karavanı tatili 

Hicksville Trailer Palace

Hicksville Trailer Palace sıradan bir yer değil. Açık hava kalabalığı için nihai yetişkin oyun alanı.

Kamp, köpek dostudur, yalnızca yetişkinler içindir (bu, ABD’de 21+ anlamına gelir!) ve 420 (“uyandır ve pişir”) hareketini destekler – sigara içenler için özel bir vape odası bile vardır.

Lana Del Rey yeni müzik videosu The White Dress’i burada çektiğinde havalı faktör daha da büyüdü. Hicksville artık bir pop kültür ikonu!

Bir vardo çingene treyleri ve biri tekne şeklinde olmak üzere on treyler ve mülkün etrafına yayılmış bir “zombi için güvenli” ahşap kabin var.

Dört karavanda özel banyo vardır ve geri kalan herkes için büyük bir ortak banyo vardır.

Hicksville Fragman Sarayı

Ve bu yerin daha yenilikçi olamayacağını düşündüğünüzde, havuzda spontane bir dans partisi başlatmak için ücretsiz olarak kullanılabilen, tamamen işleyen bir retro Müzik Kutusu görüyorsunuz.

Ayrıca tüm kampı kiralayabilir ve hayatınızın partisini düzenleyebilirsiniz!

Popüler kedi karakteri “Hiromita” Ankara’da

Popüler kedi karakteri “Hiromita” Ankara’da

Popüler kedi karakteri Hiromita ile tanınan Türk-Tayvan kökenli çağdaş sanatçı Melek Anqi’nin “Hiromita” başlıklı kişisel sergisi, Deppo29 Sanat Galerisi’nde açıldı!

Vahşi ve sevimli kiremit kedisi Hiromita’nın resimlerinden oluşan sergi, izleyenlere farklılıklarını kucaklayıp “kendi olma” cesareti veriyor. Cesur renkler ve beklenmedik malzemeler kullanan Melek Anqi, Hiromita karakteri aracılığıyla bir “kendini kabul” ve cesaret yolculuğu sunuyor.

“Hiromita” başlıklı sergi, 24 Mayıs’a dek Deppo29 Sanat Galerisi’nde ziyarete açık olacak.

İstanbul gece hayatına yeni mekan geldi

İstanbul gece hayatına yeni mekan geldi

Six Senses Kocataş Mansions, Istanbul’un yaza damgasını vuracak mekanı SAX, yeni nesil restoran kapılarını açtı

Yeni nesil restoran lounge konsepti, canlı müzik ve DJ performansları ile  misafirlerini ağırlamaya başladı.

İlk mekanını Beyrut’ta açan SAX, kısa sürede kazandığı şöhretle birlikte Saheli, Kahire, Doha’dan sonra beşinci halkasını İstanbul’da açtı.

Dekorasyonu ve atmosferi ile öne çıkan SAX İstanbul, şehrin gözde mekanları arasında öne çıkacak. Türkiye’nin en ünlü yeni nesil restoran lounge mekanı olmaya aday SAX İstanbul, “Room with Soul” mottosuyla eşsiz bir deneyim sunmak için tasarlandı.

E: reservations-istanbul@sixsenses.com

T: +90 212 355 55 00

Ali Kılıçparlar “Bodrum’u evim gibi hissediyorum”

Ali Kılıçparlar “Bodrum’u evim gibi hissediyorum”

Eğlence hayatına yön veren isimler arasında yer alan genç işletmeci Ali Kılıçparlar ile yaz sezonu ve eğlence hayatı hakkında hoş bir sohbet ettik. Keyifle okumalar. 

Dergi okurlarımıza bir çırpıda Ali Kılıçparlar’ı anlat desem kelimelerin ne olur?

Aslen Gaziantepliyim ama İstanbul yaşıyorum. 1994 İstanbul doğumluyum ve 2014 yılında Bahçeşehir Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun oldum. Bununla beraber kendimi mutlu hissettiğim sektör birçok markaya imzamı atmanın haklı gururunu yaşıyorum.

Ali Kılıçparlar

Kış sezonu kapanıyor. Yaz sezonu İstanbul’da mısın?

Yaz sonunda Bodrum’da gündüzleri Highlight Otel içerisinde olan Miya Beach’de, akşamları ise Gündoğan’da hizmet veren Danış Ethnic Restaurant’ta olacağım.

Yaza neler yaşayacağız. Çalıştığın mekanlarda değişiklik var mı?

Miya Beach özelinde zaten muazzam olan denizimiz ve dekorasyonumuzla Yalıkavak’ta olacağız. İstanbul’da ilk açıldığı günden beri popüler olan Danış Ethnic Resturant bu sene 3. Senesi olarak Bodrum Gündoğan’da hizmet vermeye devam edecek.

Çeşme ile Bodrum arasında hep bir rekabet var. Sence Bodrum mu? Çeşme mi?  Neyini beğeniyorsun?

Tabi ki de Bodrum diyorum … Bodrum’da 10 yıldır yeme içme ve eğlence sektöründe hizmet veriyorum. Bodrum, İstanbul’un yansıması gibidir. İstanbul markaları ve hizmet verdiğimiz misafirler Bodrum’da yazın yaşamaktalar. Bu nedenle Bodrum’da kendimi evimde gibi hissediyorum.

Bodrum’un denizi, havası, atmosferi ve kendi sektörümde öncü markalarıyla beni her zaman kendisine aşık ediyor.

Eğlence anlayışında değişiklik var mı?

Pandemiyle beraber eğlence anlayışımızda değişiklikler oldu. Şimdiler kokteylimizi içtiğimiz yerde hem yemek yemek, hem de eğlenmek istiyoruz. Güzel dekorasyonlu ve konforun ön planda olduğu mekanlarda olmak 2023 trendi diyebilirim.

Küçük sahneli canlı müzik mekanları mesela çok popüler. Ben de çok keyif alıyorum, bu mekanlarda samimi bir atmosfer oluşuyor.

Ali Kılıçparlar

Eğlence sektöründesin çalışacağın mekanlarda önceliklerin var mı? Neye göre seçersin?

Çalıştığım markalarda artık konsept ve kurumsallığı ön planda tutuyorum. Süreklilik benim için çok önemli; mesela Miya Beach’de 3. yılım ama Miya markasından önce bu mekan Tayfun Topal’ın dı ve aynı adreste 4 sezon çalıştım. Yalıkavak Tilkicik koyunca 7. senem olmuş oluyor.

Çalıştığım markalarda da önem verdiğim şey ise ekibin kalifiye ve birbiriyle uyumlu çalışmasıdır. Bunu iş hayatımda önemli bir yere koydum.

Ali nerelerde eğlenir?

Kendi çalıştığım marka olan Danış Ethnic Restaurant’ta hafta sonu yaptığımız dj performansları beni çok keyiflendiriyor. Ortaköy’de yeni açılan 888 Private, Zuma İstinye Park, Bebek Otel, Skatula Cocktail bar ve Arnavutköy 37’de gerçekleşen canlı performanslara gitmeyi çok seviyorum.

Ali’nin sevdiği mekanlar ve hangi tarz eğlenceyi sever?

Yukarıdaki soru ile birleştirdim sanırım bu cevabı

Yeni projeler var mı?

Şu an için yaz projelerimi hayata geçirmek için Mayıs’ta Bodrum’a gidiyorum.

The Peninsula Istanbul’da Spa ve Wellness deneyimi

The Peninsula Istanbul’da Spa ve Wellness deneyimi

The Peninsula Istanbul’un, huzur ve rahatlama sunan Spa ve Wellness Merkezi, deneyimine sizleri davet ediyor.

Roma banyoları ve Osmanlı hamamlarından ilhamla tasarlanan The Peninsula Spa ve Wellness Merkezi’nde, Zeynep Fadıllıoğlu’nun imza stili ve otelin sanat koleksiyonundan eserler fark yaratıyor.

2.500 m² bir alana sahip The Peninsula Spa ve Wellness Merkezi’nde, sekiz adet bakım odası, iki adet geleneksel Türk hamamı, etkileyici bir aydınlatmaya sahip 25 metre uzunluğunda yarı olimpik kapalı yüzme havuzu ve su altı müzik sistemi, macera duşu, buz çeşmesi ile kapsamlı bir bakım menüsü yer alıyor.