Yazılar

Raffles İstanbul’un efsanevi brunch’ı başlıyor

Raffles İstanbul, efsanevi brunch’ına yaz aylarında verdiği molanın ardından 28 Eylül’den itibaren devam ederek, iki haftada bir pazar günlerini yeniden ayrıcalıklı kılacak.
Taptaze deniz ürünlerinden kömür ateşinde pişirilmiş ızgara çeşitleri, İsokyo’nun imza tabaklarından enfes kahvaltılıklar ve sağlıklı atıştırmalıklara kadar birçok farklı alternatifin yer aldığı menüsüyle öne çıkan Raffles Brunch’ta misafirlere birer kadeh köpüklü şarap ve mokteyl, sağlıklı minik içecekler ve mevsimine göre boza ile salep gibi özel yerel lezzetler ikram ediliyor.
Solanch de La Rosa’nın canlı müzik performansıyla Brunca’a renk kattıyor.
6 yaş ve altındaki konukların ücretsiz, 7-12 yaş aralığındaki konukların ise yüzde 50 indirimli fiyatla ağırlandığı brunch’ta çocuklar, saat 14.00’dan 15.00’a dek Raffles şefleri tarafından düzenlenen “Kids Culinary Workshop” (Çocuklar için Aşçılık Atölyesi)’ta hem eğleniyor hem de profesyoneller eşliğinde mutfak becerilerini geliştirme fırsatını yakalıyor.
Kişi başı fiyatı 5.750 TL olan Raffles Brunch’ın sekiz ve daha fazla sayıda misafire sunduğu yüzde 20 indirim avantajından yararlanabilir, aileniz ve sevdiklerinizle unutulmaz anılar biriktirebilirsiniz.
İki haftada bir her pazar 12.00-15.30 arasında Raffles Terrace’da gerçekleştirilecek.
Bilgi: 90 533 284 3160 restaurant.reservation@raffles.com

En güvenilen ünlü Haluk Levent oldu

Türkiye’nin en güvenilen ünlüsü Haluk Levent 6. Yıl üst üste liderliğini korurken bir rekora imza attı. Güven Endeksi Listesine ilk defa Ali Sunal, Murat Yıldırım, Tolga Çevik, Demet Evgar ve Tolga Sarıtaş yer aldı.

Ünlüler, tüketici güvenini zirveye taşıyor!                                     

Ipsos’un Celebrity Güven Endeksi 2025 raporu açıklandı. Türkiye’de ünlü tavsiyelerine duyulan güvenin rekor kırdığını gözler önüne seren araştırmada; Tüketiciler, kamuoyu “aileden biri” gibi gördükleri yıldızların sözüne kulak verirken, markalar için satış patlaması kapıda. Ancak ünlülere de şöyle bir uyarı kamuoyunun mesajında öne çıkıyor; sosyal sessizlik puan eritiyor.

Araştırma, TÜİK temsili 12 ilde 1000 tüketiciyle online gerçekleştirildi (hata payı ±%3).

Ünlü bir tavsiye, markayı tercih etme oranını %45.2’ye, sevme skorunu %46.3’e zirveye taşıyor.

2017’den beri en yüksek seviye! Popüler kültürün rol modelleri ünlüler, markalara “kısa sürede çıkış” yaptırıyor ancak ünlülerin sosyal sessizliği zamanın ruhunu karşılaması için uyarıyor.

Tüketiciler “Asla Bu Kadar” güvenmedi

“Ünlülere Güven arttı”

Ünlülerin ürün/hizmet tavsiyelerine duyulan güven, deprem sonrası ivmeyle patladı:

 

İnandırıcılık: 2017’de %28.8 olan oran, 2025’te %39.32’ye sıçradı (+10.52 puan).

Güvenilirlik: %31.2’den %40.32’ye yükseldi (+9.12 puan).

Bu, ünlüleri “yakın arkadaş” algısına dönüştürüyor. Satış pazarlamasını %2-3 kat artıyor. 2023’te +3 puan alan trend, 2025’te hız kesmeyerek; ama ilk 20’de ortalama -5 puanlık gerileme ile sosyal medyada “sessiz kalmayı” kamuoyu adeta cezalandırıyor.

 

Ünlülerin reklam gücü, markaların nabzını tutuyor:

Tercih etkisi: %39.2 (2017) → %45.2 (2025) – +6 puan!

Sevgi etkisi: %39.1 → %46.3 – +7.2 puan!

Tarkan’ın listede +8 sıra yükselişi gibi sosyal duyarlılık odaklı seçimler ünlülere de kazandırıyor.

Veri analitiğiyle (demografi + değerler) oynayın – yoksa skandallar %20 güven kaybettirir!

 

Haluk Levent Altıncı Kez En güvenilen Ünlü Olma Liderliğini Koruyor

İlk 20’de gerileme hakim (15 ünlü -5 puan) ama zirve değişmedi. Haluk Levent, 6 yıl üst üste Türkiye’nin en güvenilen ünlüsü! Deprem yardımlarıyla gönülleri fetheden Levent, sosyal medyada azalsa da tahtını koruyor. Üstelik 2023’te TIME dergisinin “Dünyanın En Etkili 100 Kişisi” listesine giren tek Türk olarak global taçlandı.

Bu prestijli listede İngiltere Kralı III. Charles, ABD Başkanı Joe Biden, Elon Musk, Beyoncé, Lionel Messi, Bella Hadid ve Janet Yellen gibi devlerle omuz omuza yer aldı.

 

İlk 5 Zirve ve Değişimler (2023’ye göre): İlk üç değişmedi

1-Haluk Levent  (Sabit)  6 yıl lider; TIME Etkili 100 ile global parıltı.

2-Kenan İmirzalıoğlu (Sabit) | Güven abidesi, sadık kitle manyetiği.

3- Müge Anlı (Sabit) | A101 ve “Tatlı Sert”le halkın nabzı.

 

13- Tarkan listede 13. sıradan ilk 8’çıkarken.güven endeksinde yüzde kaybetmeyen tek sanatçı oldu.

Araştırmada Yükselen Yeni Yıldızlar; Listeye giren yeni isimler arasında

6-Ali Sunal

7- Murat Yıldırım

9- Tolga Çevik

Demet Evgar ve Tolga Sarıtaş listede ilk kez görülen isimler. Buradan anlıyoruz ki ünlülerden, “ses” bekleniyor.

Sosyal sessizlik, güveni %5 eritiyor!

Korkmaz’dan közde kahve

Korkmaz, Kahvekolik Aqua Kahve Makinesi ile közde pişmiş kahve keyfini Dünya Kahve Günü’nde de evlerinize taşıyor. Kahvekolik Aqua, Termo Balans teknolojisi ve otomatik su alma fonksiyonu sayesinde, kısık ateşte pişmiş, bol köpüklü kahveleri hızla hazırlıyor.
Tek seferde 4 fincana kadar kahve hazırlayabilen Kahvekolik Aqua’nın diğer önemli özelliklerinden biri de çelik cezveli olması. En sağlıklı mutfak materyallerinden biri kabul edilen çelik cezvede pişen kahveye, kahvenin tadını bozabilecek plastik ya da alüminyum gibi maddeler temas etmediğinden daha lezzetli kahveler yapılmasına imkan yaratılıyor.

Hyundai i30 Türkiye’de yeniden satışta

Hyundai Motor Türkiye, yenilenen yüzü, artan konfor özellikleri ve ideal sürüş deneyimi ile öne çıkan i30 modelini satışa sundu.

Hyundai Motor Türkiye, C segmentinin en beğenilen modellerinden biri olan i30’u yeniden satışa sunarak kullanıcılarına güçlü, verimli ve güvenli bir sürüş deneyimi vadediyor. Modern tasarım anlayışı, gelişmiş teknolojileri ve yüksek güvenlik donanımlarıyla dikkat çeken Hyundai i30, sınıfındaki tüm beklentileri rahatlıkla karşılayabiliyor.

Yeni i30, 1.5 litrelik 48V mild hibrit, benzinli turbo bir motora sahip. Bu yeni nesil motor, 140 PS güç ve 253 Nm tork üreterek dinamik bir performans sunuyor. Aynı zamanda otomobil, düşük yakıt tüketimi sayesinde de çevre dostu yapısıyla öne çıkıyor. 7 ileri çift kavramalı DCT şanzımanla birlikte gelen Hyundai i30, böylelikle hem akıcı vites geçişleri hem de keyifli bir sürüş deneyimi sağlıyor. Mild hibrit sistemin devreye girmesiyle birlikte özellikle şehir içi kullanımda daha düşük emisyon ve daha yüksek verimlilik elde ediliyor.

Teknoloji ve konfor konusunda sınıfının en donanımlı otomobillerinden biri olan i30, geniş panoramik cam tavanıyla ferah bir iç ortam yaratırken, 10,25 inç dijital gösterge paneli ve 10,25 inç dokunmatik bilgi-eğlence sistemiyle de sürücülere üstün bir kokpit deneyimi yaşatıyor. Apple CarPlay ve Android Auto uyumluluğu sayesinde akıllı telefonlar sisteme entegre olurken, USB Type-C girişleri ve kablosuz şarj ünitesi de günlük kullanım kolaylığını artırıyor.

Sahip olduğu teknolojik donanımlar, i30’u sadece pratik değil, aynı zamanda modern yaşamın ihtiyaçlarına cevap veren bir otomobil haline getiriyor. Hyundai’nin gelişmiş güvenlik teknolojilerini bir araya getiren Smart Sense donanımları da i30’da standart olarak sunuluyor. Ön Çarpışma Önleme Asistanı (FCA), Şerit Takip (LFA) ve Şeritte Kalma Asistanları (LKA), Akıllı Hız Limit Asistanı (ISLA) ve Arka Yolcu veya Eşya Uyarısı (ROA) gibi özellikler, sürücüyü her yol koşulunda destekliyor. Böylece i30, yolculuklarda sadece konfor ve performans değil, aynı zamanda güvenlik açısından da tam bir koruma sağlıyor.

Türkiye’de Prime ve Comfort olmak üzere iki farklı donanım paketiyle satışa sunulan hatchback gövde tipindeki Hyundai i30, modern tasarımı, çevik sürüş dinamikleri, güçlü motor seçeneği ve ileri teknolojileriyle C segmentinde yeniden güçlü bir oyuncu olarak yollara çıkmaya hazır.

“Gizli Bahçe” Nişantaşı’nda

The Stay Boulevard Nişantaşı, sonbaharı, Otmar Uras ile hayata geçirdiği yeni sergisi “Gizli Bahçe” ile karşılıyor.

Uluslararası sanatçılar Esteban Fuentes de María, Camille Bruat ve Francesco Poiana’nın eserlerinden oluşan seçki, sanatseverleri görünmeyenin ardında keşif dolu bir yolculuğa davet ediyor. Sergi, 17 Kasım tarihine dek ziyaret edilebilecek.

Sergide, farklı tekniklerle ve çok değişken ölçülerde çalışan Meksikalı sanatçı Esteban Fuentes de María, çağdaş çizim ve metal çalışmalarıyla bilinen Fransız sanatçı Camille Bruat ile eserlerinde genellikle peyzaj çalışmalarına yer veren İtalyan sanatçı Francesco Poiana’nın eserleri yer alıyor.

İngiliz yazar Frances Hodgson Burnett’in aynı adlı kült kitabına atıfta bulunan “Gizli Bahçe”, ilk bakışta bir iyileşme hikâyesi gibi görünse de, aslında görünmeyenin açılış ritüeli olarak kurgulandı. Sergi, kitapta tasvir edilen bahçeyi birebir temsil etmek yerine onun titreşimlerini günümüz sanatının malzemelerine, formlarına dönüştürüyor. Bahçe çizgilerle, dokularla ve yüzeylerle yeniden örülmüş bir iç mekâna dönüşüyor, bir sembol, ritüel ve içsel alan olarak yeniden yorumlanıyor.

“Gizli Bahçe” sergisi,  17 Kasım tarihine dek The Stay Boulevard Nişantaşı’nın 1. katındaki galeri alanında görülebilir.

Anneye ve bebeğe neler zarar verebilir!

Anne adayları için çok özel ve heyecanlı bir dönem olan hamilelikte, bilgi kirliliği de çokça görülebiliyor. Özellikle de annelik duygusunu ilk kez yaşayan kadınlar; çevreden gelen iyi niyetli tavsiyeler, sosyal medya paylaşımları ve kulaktan dolma bilgiler arasında çoğu zaman kafa karışıklığı yaşayıp bazı hatalara düşebiliyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Sinem Bostan Kayaoğlu, “Hamilelikte doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmak kritik önem taşıyor. Oysa toplumumuzda doğru sanılan bazı yanlış inanışlar çok sık karşımıza çıkıp, anne ve bebeğin sağlığını ciddi şekilde riske atabiliyor. Kulaktan dolma bilgiler yerine bilimsel doğrularla ilerlemek, hamileliği, doğumu ve lohusalığı sağlıklı ve huzurlu kılar. Sağlıklı nesiller, bilinçli annelerin doğru adımlarıyla başlar” diyor. Dr. Kayaoğlu, hamilelik sürecinde en sık yapılan 6 hatayı ve doğrularını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Sinem Bostan Kayaoğlu

Dr. Sinem Bostan Kayaoğlu

  • “İki kişilik yemek”: YANLIŞ!

DOĞRUSU: “Artık iki canlısın, iki kişilik yemelisin.” cümlesi gebelikte en sık duyulan ve uygulanan yanlışlardan biridir. Hamilelik sürecinde annenin enerji ihtiyacı elbette ki artar; fakat sanılanın aksine bu kadar büyük ölçekte değildir. Günlük beslenmeye ortalama olarak 300–350 kalori eklemek çoğu zaman yeterli olacaktır. Önemli olan porsiyonu arttırmak değil, çeşitli, dengeli ve besin değeri yüksek gıdaları tercih etmektir.

  • Folik asite geç başlamak: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Anne karnındaki bebeklerde beyin ve omurilik taslağı olan nöral tüpün gelişimi ve kapanması gebeliğin erken haftalarında gerçekleşir. Bu dönemde oluşan aksaklıklar, beyin ve omurgayı koruması gereken kemiklerde anatomik bozukluklara yol açabilir. Nöral tüpün doğru şekilde kapanması için folik asite gebelik planlaması sürecinde başlanmalıdır. “Hamile kalınca başlarım” şeklindeki düşünce risk yaratabilir.

  • Doğal olan zararsızdır: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Dr. Sinem Bostan Kayaoğlu “Toplumda oldukça yaygın olan bu yaklaşım gebelikte ciddi riskler doğurabilir. Örneğin; bazı bitkisel çaylar rahim kasılmalarını tetikleyerek erken doğum veya düşük riskini artırabilirken; alınan bazı doğal takviyeler ise kullanılmakta olan ilaçlarla etkileşime girerek zararlı sonuçlara yol açabilmektedir. Bu nedenle gebelik sürecinde doktor onayı olmadan hiçbir ilaç, vitamin ya da bitkisel ürün kullanılmamalıdır” diyor.

  • Hamile kadın yatıp dinlenmeli: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Sağlıklı seyreden gebeliklerde hareket çok önemli olsa da mutlaka doktora danışılmalıdır. Egzersiz yapmak konusunda risk oluşturacak durumlar dışında, başlangıç için en uygun zaman gebeliğin 3. ayından sonradır. Egzersiz yapmak; kilo alımının kontrollü olmasına, ödemleri azaltmaya, uykuyu düzenlemeye, doğumu kolaylaştırmaya ve gebelikten lohusalığa ruhen ve bedenen daha sağlıklı geçmeye yardımcı olur.

  • Hamileyken diş tedavisi yapılmaz: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Hormonal değişim diş eti hassasiyetini artırdığından çürük, diş eti kanamaları ve iltihabi durumlar gebelik döneminde daha kolay gelişebilmektedir. Tedavinin ertelenmesi annenin yaşam kalitesini bozmakla kalmayıp erken doğum riskini artırabilir. Özellikle ikinci üç aylık dönemde lokal anesteziyle uygulanabilecek diş temizliği, dolgu, kanal tedavisi, diş çekimi vb işlemler hekim onayıyla güvenle yapılabilir.

  • Doğuma hazırlığı ertelemek: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Dr. Kayaoğlu “Hamilelikte özellikle doğumun fizyolojisini ve doğumda karşılaşılabilecek durumları öğrenmek; doğum ekibiyle işbirliği içerisinde kalınmasını desteklerken, anne adayının süreç içindeki kontrol duygusunu da güçlendirmektedir.  Hamilelikte kulaktan dolma bilgiler yerine bilimsel doğrularla ilerlemeniz; gebeliğinizin daha huzurlu, doğumuzun daha güçlü ve lohusalığınızın daha sağlıklı olması için size ışık olacaktır” diyor.

Depresyon belirtileri

Depresyon, günümüzde en yaygın ruh sağlığı sorunlarından biri olarak öne çıkıyor. Depresyona yönelik toplumsal farkındalığın artması bir yandan hastalığın erken tanısında önemli rol oynuyor ancak bir dezavatantajı da beraberinde getiriyor. Çünkü depresyon, benzer belirtiler gösteren farklı hastalıklarla da karıştırılabilir. Harvard Üniversitesi tarafından yapılan araştırmalara göre her 20 kişiden 1’i yanlış depresyon tanısı alıyor olabilir. Anemi, vitamin eksiklikleri, tiroid bozuklukları ve hormonal dengesizlikler gibi durumların depresyonla karıştırılabildiğini belirten Acıbadem Life Klinik Psikoloğu Cansu Çelik, ‘Her mutsuzluk depresyon değildir hem bedeni hem zihni birlikte değerlendirmek tedavi başarısında kritik rol oynar’ diyor.”

Klinik Psikoloğu Cansu Çelik

Klinik Psikolog Cansu Çelik

SADECE DEPRESYONDA GÖRÜNMEYEN BELİRTİLERE DİKKAT!

Depresyon, günümüzde en yaygın ruh sağlığı sorunlarından biri olarak öne çıkıyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünya çapında yetişkinlerin yaklaşık %5’i depresyondan etkileniyor ve kadınlarda bu oran daha yüksek. Depresyonun uzun süreli üzüntü, ilgi kaybı, enerji düşüklüğü, uyku ve iştah değişimleri, konsantrasyon bozuklukları gibi belirtilerle kendini gösterdiğini belirten Klinik Psikolog Cansu Çelik, “Depresyon, çoğu zaman psikoterapi, ilaç tedavisi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle kontrol altına alınabiliyor. Ancak depresyonun tanısını zorlaştıran faktörlerde mevcut. O da başka sağlık sorunlarının da benzer semptomlar göstermesi” uyarısında bulunuyor.

DEPRESYON, ANEMİDEN MENOPOZA PEK ÇOK PROBLEMLE KARIŞTIRILABİLİR

Harvard Üniversitesi tarafından yapılan araştırmalara göre depresyon tanısı alan her 20 yetişkinden 1’inin teşhisi yanlış olabilir. Bunun da en önemli etkeni başka hastalıkların depresyon belirtileri ile benzer semptomlar göstermesi. Anemi, vitamin eksiklikleri (B12, folat, D vitamini), tiroid bozuklukları, hormonal dengesizlikler, kan şekeri düzensizlikleri ve menopoz gibi durumların tıpkı depresyonda olduğu gibi yorgunluk, motivasyon kaybı, uyku bozuklukları ve duygu durum değişiklikleriyle kendini gösterebildiğini belirten Acıbadem Life Klinik Psikolog Cansu Çelik, Dünya Sağlık Örgütü (WHO), aneminin dünya çapında özellikle kadınlar ve çocuklarda yaygın olduğunu ve tedavi edilmediğinde ruh hali üzerinde olumsuz etkiler yarattığını vurgular. Benzer şekilde, vitamin B12 ve folat eksiklikleri de yorgunluk, konsantrasyon sorunları, unutkanlık ve motivasyon kaybı gibi depresyonla örtüşen belirtiler yaratır. D vitamini eksikliği, kas zayıflığı, enerji düşüklüğü ve duygu durum değişimleriyle yine depresyonu taklit edebilir. Kronik yorgunluk sendromu ve fibromiyalji gibi kas-iskelet sistemi hastalıkları da hem sürekli ağrı hem de uyku bozuklukları yoluyla depresif bir tablo çizebilir. Tiroid bozuklukları, özellikle hipotiroidi, enerji azalması, kilo artışı, depresif ruh hali ve zihinsel yavaşlama gibi belirtilerle kolayca depresyonla karıştırılabilir. Kan şekeri düzensizlikleri ve diyabet, yorgunluk, kilo değişimi, sinirlilik ve motivasyon kaybıyla benzerlik gösterirken, hormonal dengesizlikler —özellikle doğum sonrası depresyonla karıştırılabilecek postpartum tiroidit gibi durumlar— da ayırıcı tanıyı güçleştirir. Menopoz döneminde östrojen seviyelerinin azalmasıyla ortaya çıkan uyku problemleri, duygusal dalgalanmalar ve odaklanma zorlukları ise yine depresyon tanısını düşündürebilir. Tüm bu sağlık sorunlarının ortak noktası, depresyonu andıran ama altta farklı biyolojik nedenlere dayanan semptomlar üretmeleri ve bu nedenle doğru tanı konulmadan tedaviye başlanmasının riskler taşımasıdır” uyarısında bulunuyor.

DEPRESYONDA DOĞRU TANI İÇİN

Günümüzde basit laboratuvar testleri ile anemi, vitamin eksiklikleri, tiroid bozuklukları ve hormonal dengesizlikler gibi depresyonu taklit eden durumların hızla tespit edilebildiğini belirten Acıbadem Life Klinik Psikolog Cansu Çelik,Depresif belirtiler görüldüğünde kan tahlilleri, vitamin düzeyleri ve tiroid fonksiyon testleri gibi biyolojik kontrollerin yapılması, hem doğru tanı hem de etkili tedavi için kritik önem taşıyor. Unutmayın, her mutsuzluk depresyon değildir; zihni ve bedeni birlikte değerlendirmek, hayatın geri kalanını değiştirecek en değerli adımdır” diyor.

Uçuşunuz için hangi saatte check-in yaptığınızın önemi var mı?

Birçok havayolunun, özellikle de düşük maliyetli havayollarının, koltuk seçimi için ücret talep ettiği göz önüne alındığında, kısıtlı bütçeyle seyahat ediyorsanız veya tek başınıza uçuyorsanız bu ek seçeneği atlamak cazip gelebilir. Ancak ister ücretsiz ister ücretli olsun, koltuğunuzu önceden seçmeyi tercih ederseniz, uçuş için check-in saatinizin gerçekten önemli olup olmadığını merak edebilirsiniz. Bagaj teslimi yapacaksanız, zaten havaalanında kontuarda beklemeniz gerekirken neden online check-in yapmakla vakit kaybedesiniz ki? Ancak, kalkışınızdan önceki 24 saatlik online check-in süresi birçok nedenden dolayı önemlidir; işte havaalanına varana kadar beklememeniz için birkaç neden.

Pause Dergi

Genellikle daha iyi koltuklar alırsınız

Seçeneklerinizin olması her zaman daha iyidir: Eğer koltuk seçimi için önceden ödeme yapmadıysanız, uçuşunuza erken giriş yapmanız, uçaktaki diğer koltuklar atanmadan önce pencere veya koridor koltuğu arasında seçim yapabilmenizi sağlayacaktır. Diğer yolcular sizden önce davranırsa, büyük ihtimalle o korkulan orta koltuğa yerleşip alternatif bir koltuk için ödeme yapamayacak veya koltuk değişimi talep edemeyeceksiniz; özellikle de hareket kabiliyetiniz kısıtlıysa ve sıranıza kolayca girip çıkmanız gerekiyorsa veya tuvalete daha yakın bir yerde oturmak istiyorsanız. Uçuşunuzu satın alırken koltuğunuzu önceden seçmek, baş ağrısını önlemenin kesin bir yoludur, ancak check-in açılana kadar beklemeyi tercih ederseniz, biniş kartınızı hemen aldığınızdan emin olun.

Pause Dergi

Yükseltme fırsatlarınız olabilir

Bazı havayolları check-in sırasında ücretli yükseltmeler yapmanıza izin verir, bu nedenle yalnızca bir veya iki yükseltme mevcutsa, erken kalkan kazanır. Bu yükseltme teklifleri genellikle harika fırsatlardır, özellikle de havayolu ön kabindeki satılmamış koltukları doldurmak istiyorsa. Ayrıca, birçok havayolu kalkışa yakın günlerde elit statüye sahip sık uçan yolcuların koltuklarını yükseltir, bu da uçağın arka tarafında daha iyi koltukların boşalmasına neden olabilir. Benzer şekilde, bazı ekonomi sınıfı koltukları operasyonel nedenlerle bloke edilebilir veya ekstra bir ücret karşılığında satılabilir, ancak boş veya satılmamış kalırlarsa, check-in zamanında ücretsiz olarak seçilebilirler. Yine, erken kalkan kazanır, bu nedenle check-in açılır açılmaz koltuk planını kontrol ederek seçeneklerinizin değişip değişmediğini görmek her zaman faydalıdır.

Pause Dergi

Uçağa daha hızlı binebilirsiniz

Bazı havayollarında biniş sırası check-in saatine göre belirlenir, bu nedenle ilk check-in yapanlardan biri olmak, uçağa diğer yolculardan önce yerleşmenizi sağlar. Örneğin, bazı havayolları check-in saatine göre A ile başlayan bir biniş numarası alanlar, B veya C gruplarındaki yolcuları geride bırakarak kendi koltuklarını da ilk seçenlerden olurlar. Online erken check-in yapmak, daha iyi bir biniş alanı sağlar, böylece uçağa en son binen olmak zorunda kalmazsınız. Daha erken biniş yapmak, el bagajınız için baş üstü dolabında yer ayırmanıza da yardımcı olabilir.

Pause Dergi

Check-in sıralarından kaçınabilirsiniz

Genellikle iç hat uçuşlarından iki saat, dış hat uçuşlarından ise üç saat önce havalimanına varılması önerilse de birçok yolcu zamanı yanlış yönetiyor ve uzun gişe kuyruklarında bekliyor. Bu durum, özellikle online check-in yapmamış ve hâlâ koltuk veya kabin bagajı ya da kayıtlı bagaj satın almak isteyen yolcular için geçerli olabilir. Eğer bagajınızı teslim etmiyorsanız veya uluslararası uçuş yapıyorsanız ve pasaportunuzu bir görevliye göstermeniz gerekiyorsa, online check-in yaptıysanız ve biniş kartınız telefonunuzdaysa, genellikle fiziksel gişe kuyruğunu atlayıp doğrudan kontrol noktasına gidebilirsiniz. Bagaj teslim etmek için gişeye gitmeniz gerekse bile, bazı havayollarının havalimanında biniş kartı olanlar için özel kısayol hatları vardır. Uluslararası uçuşunuz varsa, çoğu havayolu check-in sırasında pasaport bilgilerinizi online olarak doldurmanıza izin verir, böylece işlem daha da hızlı olabilir.

Pause Dergi

Gerçekten oturduğunuzdan emin olun

Ulaştırma bakanlıkları havayolları, uçuşlarına gelmeyen birçok yolcuyu telafi etmek için uçuş sayısını artırma hakkına sahiptir. Havaalanına vardığında uçakta fazla rezervasyon olması nedeniyle yer bulamayan kişi olmak istemezsiniz. Check-in yapan son kişi sizseniz, uçuş listesinden çıkarılıp daha sonraki bir uçuşa aktarılan yolcu siz olabilirsiniz; bu nedenle erken check-in yapmak bu senaryoyu önlemenize yardımcı olabilir.

Uçağa binişinizin reddedilmesinin nedenleri!

Bir hava yolculuğu gününü, uçağa binişinizin reddedilmesinden daha hızlı mahvedebilecek hiçbir şey yoktur. 2024 yılında, ABD uçuşlarında yaklaşık 25.000 yolcuya biniş izni verilmedi; bu da her 1 milyon yolcuda yaklaşık 29 yolcuya denk geliyor. Türkiye’de resmi olmayan rakamlara göre yılda 440 kişi kara listeye alınmıştır. Nadir de olsa, bir havayolunun uçağa binmenize izin vermemesinin birkaç nedeni vardır ve bunlardan bazıları sizi şaşırtabilir. Geçerli belgelere sahip olmamaktan, uygun havaalanı görgü kurallarına uymamaya kadar, sizi kapıda mahsur kalmaktan kurtarabilecek bilmeniz gereken beş olası tuzak.

Pause Dergi

Sıraya girdin

Uçağa binmek için sırada beklemek, uçmanın en keyifsiz yanlarından biridir. Ancak sıra bekleyenler dikkat! Havayolları sıkı önlemler alıyor. Biniş talimatlarını ve kurallarını görmezden gelmek, havayolu personelinin uçağa binmeyi reddetmesine yol açabilir; çünkü kapı görevlileri herhangi bir yolcuya koltuk vermeme hakkını saklı tutar. Havayolu talimatlarını dinleyerek sıranın sonuna gönderilmekten veya tamamen uçaktan atılmaktan kaçının.

Pause Dergi

 Pasaportunuz hasar gördü

Pasaportlar, uluslararası seyahatler için olmazsa olmazdır ve eğer birincil kimlik belgenizse, yurt içi seyahatleriniz için de önemlidir. Çoğu gezgin, süresi dolmuş bir pasaportun sizi pek fazla ileri götürmeyeceğini bilir, ancak hasarlı bir pasaport da seyahatinizi mahvedebilir

Pause Dergi

Geç kaldın

Herkes zaman zaman geç kalır, ancak havalimanlarında yolcuların uçağa alınmamasının en yaygın nedenlerinden biri budur. Yoğun programlara sahip havayolları için birkaç dakika bile büyük fark yaratır, bu nedenle check-in ve biniş saatlerine uymak çok önemlidir. Seyahat gününüzden önce, havalimanına tam olarak ne zaman varacağınızı ve kapınızda ne zaman hazır olacağınızı bilin. Çoğu havayolu, iç hat uçuşlarından iki saat, uluslararası uçuşlardan ise üç saat önce varış yapmanızı önerir; ancak check-in için bu asgari gereklilik değildir.

Pause Dergi

Çarpıldın

Daha sonraki bir uçuşa binmenizi sağlayacak bir uçuş kredisi teklifine hiç kapıldınız mı? Bir kapı görevlisi gönüllülere bunu teklif ettiğinde, yeterli koltuk olmadığı için uçuşta yer açmak ister. Gönüllü bulamazlarsa, yolcuların binişleri istemeden reddedilir veya uçaktan ” atılırlar”. Kârlarını maksimize etmek için havayolları genellikle uçuşa gelmeyen yolcuları hesaba katarak fazla rezervasyon yapar. Ulaştırma Bakanlığı, havayollarının bu talihsiz yolculara tam tazminat ödemesini zorunlu kılsa da bu uygulama hala inanılmaz derecede sakıncalıdır. Uçuşunuzun ertelenmesini önlemek için, genellikle kalkıştan 24 saat önce, mümkün olan en kısa sürede online check-in yapın. Ayrıca, havayolunun ücretsiz sık uçan yolcu programına katılmayı veya fazla rezervasyon olasılığı daha düşük olan daha yüksek bir ücret sınıfında rezervasyon yapmayı da düşünebilirsiniz.

Beyninizi erken yaşlandıran yaygın alışkanlıklar!

Gençlik sadece yüzeysel değildir; tıpkı vücudumuz gibi beynimiz de yaşam tarzımıza, alışkanlıklarımıza ve beslenmemize bağlı olarak az ya da çok yaşlanabilir. Dahası, beynimizi genç tutmak birkaç gülümseme çizgisinden çok daha önemli görünüyor, değil mi? Neyse ki, beynin yaşlanma sürecini yavaşlatmanın ve daha sağlıklı bir zihin geliştirmenin nispeten kolay yolları var. Beyninizi erken yaşlandırabilecek yaygın alışkanlıkları anlayarak, sağlığınızı ve genel refahınızı daha iyi kontrol etmek için olumlu değişiklikler yapabilirsiniz.

Aşırı alkol tüketiyorsunuz

Bir arkadaşınızla bir kadeh şarap içmek veya bir doğum günü partisinde bir kokteyl içmek, çoğumuz için sosyalleşmenin ve kutlamanın eğlenceli bir yoludur. Alkollü içecekler kültürümüze o kadar yerleşmiş ki, çoğu kişi dışarıda bir gecede birkaç tane içmekten çekinmiyor. Ancak işte hafta içi biralarınızı veya kadeh şaraplarınızı alkolsüz bir şeylerle değiştirmeniz için sebepler. Alkol, beynin erken yaşlanmasının en önemli bileşenlerinden biridir.

Alzheimer Derneği’ne göre, çok fazla alkol tüketimi zamanla beyin hücrelerinin ölmesine ve beyin dokusunun küçülmesine neden olur. Mesajları iletmek ve görevleri yerine getirmek için daha az beyin hücresi kaldığından, günlük yaşam daha zor hale gelir. Bu durum, düzenli olarak alkol almaktan veya önerilen günlük limitin üzerinde alkol almaktan kaynaklanabilir. Ancak, ölçülü olmanın önemini anlayarak beyin sağlığınızın kontrolünü elinize alabilirsiniz. Önerilen günlük alkol limitleri kadınlar için bir, erkekler için iki standart içkidir. Standart bir içki genellikle 340 ml biraya, 140 ml şaraba veya 45 ml shot’a eşdeğerdir. Haftalık limitler sırasıyla yedi ve on dörttür.

Sürekli evde kalıyorsunuz

Dışarıda geçirilen bir geceyi atlamak sorun değil. Herkesin ara sıra dinlenmeye veya ruh sağlığı molasına ihtiyacı vardır. Ancak bunu çok sık atlamayın. Araştırmalar, yeterli sosyal etkileşimin olmamasının beyninizi yaşlandırabileceğini ortaya koydu. Bu fikir, dünya çapında sakinleri çoğunlukla 100 yaşına kadar yaşayan Mavi Bölgeler (Blue Zones) üzerine yapılan araştırmalarla da destekleniyor. Tüm bu topluluklar arasındaki ortak noktalardan biri, sosyalleşmenin kültürlerinin önemli bir parçası olması ve daha uzun yaşamalarına yardımcı olduğunu göstermesi.

İster bir arkadaşınızın evinde oyun gecesi ister bir aile yemeği ister büyük bir etkinlik olsun, sevdiklerinizle vakit geçirmeye “evet” demeye kendinizi zorlayın. Eğleneceksiniz ve bu sosyal etkileşimler beyninize de fayda sağlayacak.

Hazır gıdalara bayılıyorsunuz

Hazır gıdaların zayıf noktası nedir? Herkesin bir zayıf noktası vardır: kızarmış yiyecekler, gazlı içecekler, şekerlemeler ve cipsler yaygın suçlulardır. Ne yazık ki, hazır gıda alışkanlığından kurtulmak zordur, çünkü hareket halindeyken kolayca ulaşılabilir. Ancak işte günlük araba sipariş alışkanlıklarınızı yeniden gözden geçirmeniz için birkaç neden. Sinirbilimci, hazır gıdaların bağımlılık yarattığını çünkü beynimizdeki ödül sistemini harekete geçirip dopamin salgılayarak kendimizi iyi hissetmemizi sağladığını açıklıyor; lezzetli atıştırmalıklar yemeyi seviyoruz. Ancak aşırı şekerli ve yağlı yiyecekler beyne zararlı.

Yüksek şeker ve yağ seviyelerinin beyni iltihaplandırarak beyin hücrelerine zarar verebileceğini söylüyor. Bir çalışma, sadece beş gün şekerli tatlı yemenin bile ölçülebilir beyin iltihabına neden olduğunu gösterdi. Beynin hipokampüsünde de hasar olduğu ve bunun hafıza kaybına ve öğrenme yeteneklerinin engellenmesine yol açabileceği bildirildi. Son olarak, iltihaplanma beyinde yeni nöronların oluşumunu engelleyerek beynin daha da yaşlanmasına neden olabilir. Yemeklerinizi ve atıştırmalıklarınızı seçerken, sadece o pasta dilimini bitirmek için harcadığınız birkaç dakika için değil, vücudunuza ve beyninize gelecek yıllar için enerji verdiğinizi unutmayın.