Yapay zekanın ekonomik boyutu 15,7 trilyon dolar olacak

Yapay zekanın ekonomik boyutu 15,7 trilyon dolar olacak

Yapay zekanın ekonomik boyutu 15,7 trilyon dolar olacak

Müsiad Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, “Dijitalleşme süreci, iyi değerlendirildiği takdirde birçok avantajı da beraberinde getirecektir. Bilhassa KOBİ’lerimizin dijitalleşmeye yönelik ilgi ve iştahlarının artması durumunda, üretimde ciddi bir verimlilik artışı sağlanacaktır.” dedi.

Kaan, MÜSİAD’ın hazırladığı “Dijital Dönüşümün İş Süreçlerine Etkileri” raporu ile ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, pandemi süreci ile tüm dünyada yaşanan krizin, orta ve uzun vadede fırsata çevrilebilmesi adına yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirtti.

Pandemi süreci ile birlikte, sanayide millileşme ve dijital dönüşüm kavramlarının iyice önem kazandığını ifade eden Genel Başkan Kaan, “Bizler öncelikle salgın sürecinin sanayide millileşmenin önemini bir kez daha gösterdiğine inanıyoruz. Zira sadece hizmetler sektörüne dayanan ekonomilerin doğal olarak bu süreçte çok daha ağır hasar aldığını, ülkemizin ise mevcut sanayi kapasitesiyle diğer ülkelerden olumlu bir şekilde ayrıştığını görüyoruz. Bu kapsamda; esnek üretim kapasitemiz ve büyük piyasalara yakınlığımız sayesinde, çevre ülkelerle kıyaslandığında, Türkiye’nin büyük bir üretim üssü olmaya aday olduğunu ifade edebiliriz.” şeklinde konuştu.

“Hem pozitif hem de maalesef negatif anlamda ayrışan sektörler olacak”

Pandemi sürecinin hem pozitif hem de maalesef negatif anlamda ayrışan sektörleri olacağını belirten Kaan, şöyle konuştu:

“İlk bakışta; tıbbi malzeme ve hizmetler, gıda üretimi ve perakende, bilgi ve iletişim teknolojileri ve e-ticaret sektörü için büyük avantaj sağlama potansiyeli taşıdığını söyleyebiliriz. Salgın sürecinden en olumsuz etkilenecek sektörlerin ise; turizm ve konaklama, her türlü hava-deniz-kara taşımacılığı, fuarcılık, eğlence, otomotiv ve inşaat sektörleri olacağını tahmin edebiliriz. Ancak bundan sonraki süreçte, sektör ayrımı olmaksızın bütün işletmelerin sanal çalışma ve iletişimi destekleyen araçlara verdikleri önem ve yatırımlar da hızlı bir şekilde artış kaydedecektir. Zira salgın sürecinin küresel düzeyde istihdam piyasalarını derinden etkileyeceği, neredeyse bütün ülkelerde işsizlik oranının ciddi bir sıçrama yapacağı tahmin edilmektedir. Küresel ekonominin yakın geleceğine yönelik ortaya koyulan projeksiyonlar, birçok ülke için yüzde 20’lere varan işsizlik oranının söz konusu olacağına işaret etmektedir.”

“Dijitalleşme süreci, birçok avantajı da beraberinde getirecektir”

İşgücünde sürekliliğin sağlanması adına, dijitalleşmeye olan ilginin artacağını vurgalayan Kaan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dijitalleşme süreci, iyi değerlendirildiği takdirde birçok avantajı da beraberinde getirecektir. Bilhassa KOBİ’lerimizin dijitalleşmeye yönelik ilgi ve iştahlarının artması durumunda, üretimde ciddi bir verimlilik artışı sağlanacaktır. Yine bu kapsamda, çok kârlı ve yüksek hacimli bir iş kolu olan e-ihracat da önemli bir potansiyel barındırmaktadır. Bu nedenle; dinamik nüfusumuz ve iş yapabilme becerilerimiz sayesinde, bu dönüşümün gereklerini doğru okuyarak hareket etmemiz elzemdir.”

Bu anlayış doğrultusunda, dijitalleşme atılımına destek olmak adına Dijital Dönüşüm ile KOBİ Geliştirme ve Markalaşma Komiteleri oluşturduklarını kaydeden Kaan, “İç piyasada reel sektör ve tüketicilerimiz için sunulan ve sunulacak olan ilave destekler, dış piyasada ise oluşacak muhtemel fırsat ortamlarının iyi değerlendirilmesi neticesinde; ülke olarak pandemi sürecini en az hasarla kapatacağımıza inanıyoruz. Bu vesile ile MÜSİAD ile AGS Global Araştırma iş birliğinde hazırlanan “Dijital Dönüşümün İş Süreçlerine Etkisi” araştırmamızın, geleceğe ışık tutmasını ve tüm sektörler tarafından istifade edilmesini temenni ediyorum.” açıklamasında bulundu.

Yüzde 91,9 dijital altyapı süreçlerini tamamlayacak.