Yerli Robinson Burdur’da doğaseverleri çağırıyor

Yerli Robinson Burdur’da doğaseverleri çağırıyor

Yerli Robinson Burdur’da doğaseverleri çağırıyor

Korona Covid 19 virüsü ile birlikte kentlerde yaşayan herkesin aklına doğal yaşama dönüş geliyor.

Doğa ile baş başa bir yıl boyunca yaşamam mümkün değil, ama arada kaçamak yapıp böyle bir deneyim yaşamak isteyenlere ise Lisinia kucak açıyor.

Lisinia doğa proje alanı; doğanın var olan kaynaklarını tüketmeden, doğa ile barışık şekilde yaşamasının yollarını gösteren ve anlatan bir proje olarak ifade edebiliriz.

Kurucusu Öztürk Sarıca ile yaptığımız söyleşide sizler için merak ettiğimiz soruların cevaplarını aldık. Bölgesel çapta toplumsal kalkınma ve doğal ile baş, başa yaşamı hayat biçimi ifade eden bu örnek projeyi anlatmak istedik.

Kurucusu kim ve Nerede yer alıyor?

Lisinia doğa proje alanı, Burdur’un Yeşilova ilçesine bağlı Akçaköy’de çocukluğu bu bölgede geçen Veteriner hekim Öztürk Sarıca’ nın hayali olarak hayata geçmiş.

Öztürk bey, aile fertlerini kanser hastalığı sebebiyle kaybedince, bu hastalık ile mücadele için doğaya dönme kararı almış. 2005 yılında, Burdur gölünün kıyısında 300 dönüm üzerinde projesini oluşturmaya başlamış. Çünkü Lisinia doğa ve insan uyumuna odaklı sürekli yeni projeler ile yoluna devam ettiğini öğrendik.

Lisinia Doğa Projesi, Expo 2016 Antalya’da ‘En iyi il bahçesi’ üçüncülük ödülünü almış. Tayvan’dan Expo’ya katılıp daveti ile; 1500 proje içerisinde ilk 158 proje arasına girilmiş. Tayvan Expo 2018’de Türkiye’yi temsil etme hakkı kazanılmış.

Neden Lisinia?

Lisinia bu bölgenin antik dönemde bilinen adıdır.  Burdur bölgesinin eski çağlardaki adı olan Psidya’nın önemli şehirlerinden oluyor. Tarihi öneme sahip bir şehir ismi olarak projeye en uygun ad olacağına inandık. Lisinia kelime anlamı olarak; Güneşin, doğuş, batışı ve ay ışığının sudaki pırıltısı anlamına geliyor.

Kuruluş hikayesi nedir?

Öztürk bey’ in ifadesi ile; “Lisinya’nın hikayesi, çocukluğunda ilk gördüğü andan itibaren çok etkilendiği “Ardıç” ağacıyla başlar. En olumsuz şartlarda yaşama, direniş ve dayanıklılığın simgesi, olarak gördüğü Ardıç Ağacı’nın suyu ne kadar az tükettiğini, en kıraç yerden en sulak yere kadar her yerde yaşamı sürebildiğini, insanları gölgesinde ağırlayıp, uğurladığı zamanları görür. Biraz büyüyüp kitap okumaya başlayınca Ardıç Kuşları ve Ardıç Ağacı arasındaki mükemmel uyumu öğrenir. Yere dökülen ağacın tohumları ardıç kuşunun sindirim sisteminde hayat bulur ve dışarı atılarak toprağa karışan bu tohumlar çimlenir.”

Doğadaki var olan tüm canlıların, birbirlerinin varlıklarını sürdürmeleri açısından sonsuz uyumları, bu uyumun tüm kirletilmelere rağmen sürme mücadelesi kendisine ilham kaynağı olmuş. Doğal kaynakların hızlı kirliliği sonucu ortaya çıkan kanser vakaları hem üzüntü hemde yeni bir şeyler üretme çabasına katkı sağlamış. Mesleği gereği kırsalda, doğanın içinde yer alması sebebiyle gelecek nesillere sürdürülebilir doğal hayat bırakmak adına projesini başlatmış.

Üç yıl süren izin alma çalışması ile birlikte, Lisinia ülkemizin ilk Yaban Hayatı Merkezi olma özelliğini kazanmış. Bu süreçte her yıl gelişim göstererek Lisinia Doğa şu an itibariyle dokuz farklı alt proje ile çalışmalarına devam ediyor.

 

Lisinia doğa yaşam alanında neler var?

Bu deneyimi yaşamak adına ziyaret etmek isteyen herkese kapıları açık, sadece ziyaretçilerin öncesinden kendilerini aramalarını talep ediyorlar.

Ziyaretçiler diledikleri kadar burada kalabiliyorlar. Gönüllük kavramı ile çiftlikte ki ekibin parçası olarak çiftlikte iş bölümü içerisinde günlük işlerde çalışmalara katılınıyor. Gün içinde yürütülen projeler ile ilgili bilgi ve deneyimler ediniyorlar.

Burada tüketilen tüm yiyecekler kendi imkanları ile üretilen gıda ürünlerinden oluşuyor. Ayrıca güneş panelleri ile kendi elektriklerini üretiyorlar. Çiftlik hayvanları yanı sıra, yaralanan ve tedavi için buraya getirilmiş yaban hayatın parçası vahşi hayvanlarda özel bölümlerde misafir ediliyor.

Tarım konusunda bölgesel bir kalkınma projesi olarak önem verilen az su ile yetişen gül, lavanta tarlaları projeleri var. Değerli bir bitki olarak Lavanta tarımının bölgede daha çok yapılabilmesi için bölge çiftçilerine eğitim ve bilgi desteği sağlanıyor. Tarımda az su tüketimi ile, Burdur gölünden tarım için kullanılan su miktarının düşürülmesi hedefleniyor.

Lisinia’ ya ziyaretçi olarak gittiğinizde sizi neler bekliyor?

Bahar zamanı gittiğinizde dünyaya gelen kuzuların doğumlarına şahit olup, kucağınızda onları biberon ile besleyebilirsiniz.

Keçileri elleriniz ile besleyerek, keçilerden süt sağmayı öğrenebilir, sevebilirsiniz. Sağılan sütlerle yapılan peynir ve yoğurt üretimlerine sizde eşlik edebilirsiniz.

Rahatlatıcı ve teskin edici kokusu olan Lavanta tarlalarında ve güzel kokulu gül bahçelerinde gününüzü geçirebilirsiniz. Tarlada ekim, biçim ve sonrasında lavanta yağı çıkarımına eşlik edebilirsiniz.

Ekolojik tarıma uygun yetiştirilen meyveleri ağaçlardan kendi elleriniz ile toplayabilir. Çocuklar gibi ağaçlara tırmanma keyfini sınırsızca yaşayabilirsiniz.

Akşam yemeğinizi, yakılan kamp ateşi etrafında oturarak sohbet eşliğinde yiyebilirsiniz. Lisinia, içerisinde bulunan ilginç mimariye sahip doğal ahşap yapılar mevcuttur. Misafirlere otantik bir tarza sahip ahşap evlerde konaklamanın deneyimi yaşatılıyor.

Lisinia yakınında bulunan Burdur gölü ve çevresinde yapılacak doğa ile baş başa yürüyüşlerine katılabilirsiniz.

Ziyaretçiler tedavi ve bakım için getirilmiş olan, yabani hayvanların bakım ve beslenme çalışmalarını da izleme imkanı bulunuyor.

Kansere karşı hücre bağışıklığını destekleyen gıda etken maddeleri hakkında katılımcılara eğitimler veriliyor.

Günübirlik kısa ziyaretlere de açıklar. Burada üretilen ekolojik tarıma uygun gıda ürünlerinden satın alıp destek olmakta mümkün oluyor.

Adres: Yaban Hayatı Rehabilitasyon Merkezi proje alanı, Karakent köyü merkez alanı Lisinia, 15000 Merkez / Burdur    www.lisinia.com

Röportaj: Murat Söker