Aşılama yavaş mı ilerliyor?

Aşılama yavaş mı ilerliyor?

Aşılama yavaş mı ilerliyor?

Ipsos tarafından gerçekleştirilen Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırmasının 50. dönem verileriyle vatandaşların; Aşılamanın ilerlemesi hakkındaki düşüncelerine, salgının gidişatına yönelik başlangıçtan bugüne trendin izlenebildiği görüşlerine,  virüsün ülkemiz sorunları sıralamasındaki yeri ve kontrollü normalleşmeye yönelik değerlendirmelerine yer verildi.

TOPLUMUN YARISI AŞILAMANIN YAVAŞ İLERLEDİĞİNİ DÜŞÜNÜYOR. Salgınla mücadelenin temel unsurlarından birisi de aşılama. Ülkelerin aşıya erişimleri ve aşı takvimleri ülkede normalleşmenin ne zaman başlayacağını belirliyor. Mart ayında Ipsos’un yaptığı araştırmalarda vatandaşlardan ülkemizde uygulanan aşı takvimini değerlendirmeleri istendi. Buna göre; aşılamanın yavaş ilerlediğini düşünenlerin oranı 1 ay içerisinde 8 puanlık bir artışla %49 seviyesine çıktı. Aşı takviminin olması gerektiği gibi ilerlediğini düşünenlerin oranı ise 9 puanlık düşüşle %32’ye geriledi. Sağlık Bakanlığı’nın COVID-19 aşısı bilgilendirme platformuna göre ülkemizde şu ana kadar 9.5 milyon kişiye birinci doz, 7 milyon kişiye de ikinci doz aşı uygulandı.

HER 10 KİŞİDEN 8’İ VİRÜSÜN TÜRKİYE İÇİN ÇOK CİDDİ BİR TEHDİT OLUŞTURDUĞU GÖRÜŞÜNÜ HALEN KORUYOR.

Salgının en başından bu yana; salgının ülkemiz için ne kadar tehdit oluşturduğu kamuoyuna bu araştırma içinde soruluyor.  Ülkemiz için ciddi bir tehdit oluşturduğunu düşünenlerin oranı geçtiğimiz yaz döneminde en düşük seviyeye ulaşmıştı… Buna rağmen %70-75’ler düzeyinde seyrediyordu. Kasım döneminde vaka sayılarındaki ciddi artışla ve kısıtlamaların tekrar başlamasıyla beraber yükselişe geçmişti. Bu dönemde %88 seviyesine kadar ulaştı. Diğer bir ifadeyle her 10 kişiden 9’u salgının ülkemiz için ciddi bir tehlike oluşturduğu konusunda görüş birliği içindeydi. Yeni yılda aşılamanın da başlamasıyla beraber iyimserliğin artmasıyla birlikte bu oranda bir nebze düşüş yaşanarak %80’lere indi. Bugün ise bu oran %83 seviyesinde. Salgının ülkemiz için kısmen tehlike oluşturduğunu düşünenlerle beraber hemen hemen herkes salgının ülkemizi olumsuz etkilediği konusunda hem fikir.

 ÜLKEMİZDE SALGININ GİDİŞATINI KÖTÜ BULANLARIN ORANI ARTIYOR.

Salgınla mücadele konusunda değerlendirmeler Kasım döneminde oldukça olumsuzdu. Genel kamuoyunun %70’i salgınla mücadelenin kötü gittiğini ifade ediyordu. Kısıtlamalarla beraber ve vaka sayılarındaki azalmanın da etkisiyle mücadelenin iyi gittiğini düşünenlerin oranı ciddi derecede artmıştı. Ocak başında %59 seviyesine kadar yükselmişti. Ancak; Mart sonuna gelindiğinde olumsuz skorların oranı (%60) olumlu skorların üzerinde çıktı(%29). Toplumun çoğunluğu bugün mücadelenin iyi ilerlemediğini düşünüyor.

KAMUOYUNDA “KONTROLLÜ NORMALLEŞME” KONUSUNDA GÖRÜŞ BİRLİĞİ YOK.   Mart başında uygulanmaya başlanan kontrollü normalleşme sürecine toplumun bakışı da değişmeye başladı. Uygulamanın başladığı ilk hafta destek verenlerin oranı %50 iken, ay sonuna gelindiğinde %42’ye düştü. Destekleyenler ve desteklemeyenlerin oranı benzer seviyeye geldi. Her ne kadar normalleşmek için sabırsızlanıyor olsak da buna henüz hazır olmadığımızı düşünenlerin oranı artıyor.

TOPLUMDA “HER ŞEYİN NORMALE DÖNMESİNE ÇOK ZAMAN VAR” GÖRÜŞÜ HAKİM… Mart sonunda Ipsos’un yapmış olduğu araştırmada; toplumun büyük çoğunluğunun, COVID-19 krizinin uzun vadeli bir kriz olduğuna ve bu krizin bu sene içinde çözülmeyeceğine inandığı ifade ediliyor.  Toplumun bu konuda kötümser bir beklentiye sahip olduğu veriler ışığında görülüyor. Toparlanmanın 1 yıldan uzun süreceğini düşünenlerin oranı %56. Hatta küçük bir kesim hiç bir zaman normale dönmeyeceğimizi düşünüyor (%8). Bu sonuçlar;  Ipsos’un Mart ortasında gerçekleştirdiği global araştırmasıyla karşılaştırıldığında örneğin İngiltere toplumunun, Türkiye toplumuna göre daha iyimser bir beklentiye sahip olduğu gözlemleniyor.  Türkiye’de 6 aya kadar normale dönüleceğini düşünenlerin oranı %7 iken, bu oran İngiltere’de %16.  1 sene içinde toparlanma olacağını düşünenlerin toplam oranı ülkemizde %21 iken, İngiltere genel kamuoyunda bu oran %52’ye kadar çıkıyor. İngiltere’de şu ana kadar 30 milyondan fazla kişinin ilk doz aşılamasının tamamlanmasının, bu konudaki olumlu değerlendirmeleri arttırdığını söylemek mümkün. 

Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları iletti: “ Salgının ülkemizdeki birinci yılını tamamladığı haftalarda 3. ve en büyük zirveyi yaşamaya başladık. Geçen yıl Nisan’da günlük vaka sayılarının bir kaç binlerde olmasından tedirgin olduğumuz zamanlardan günlük yaklaşık 45 bin vaka ile karşılaştığımız bir döneme geldik. Salgınla mücadelede iyi haberlere muhtacız.  En küçük olumlu gelişmeler dahi ruh halimize yansıyor, hemen normalleşmek istiyoruz, 2020 yazında endişe seviyemiz %70’in altına inmişti, bu iş sene sonuna kadar bitecek düşüncesine kapılmaya başlamıştık. Ancak maalesef virüs buna izin vermedi, sonbahardan itibaren tekrar vakaların artması ile endişe oranı yeniden %80’lerin üzerine çıktı.

2021 başında aşılama başladığında salgınla mücadeleye dair düşüncelerimiz yine hemen gayet pozitif etkilendi, Ocak ve Şubat  ayları boyunca mücadelenin iyi gittiğini düşünenler çoğunluktaydı. Ancak Mart itibarı ile kademeli normalleşme dönemi başladığında artışa geçen vaka sayıları ve kayıplar, üstüne gelen aşı teminindeki duraklama bu tabloyu tersine çevirmiş durumda. Şu dönemde her on kişiden altısı salgınla mücadelenin iyi gitmediğini düşünüyor.

Tüm ekonomik ve psikolojik ihtiyaca, beklentiye rağmen normalleşmeye destek Mart başından sonuna kadarki dönemde %50’den %42’ye geriledi.

Aşılamanın olması gereken hızda ilerlediğini düşünenlerin oranı %41’den %32’ye gerilerken, bu sürecin yavaş ilerlediğini düşünenlerin oranı %41’den %49’a yükseldi. Umudumuzun biraz daha kırılmış halde. Toplumun %56’sı her şeyin normale dönmesinin en az 1 yıl alacağını düşünüyor, hatta bu grubun yarısından fazlası bunun 2 yıldan uzun süreceğine inanıyor. Yaklaşık olarak her on kişiden biri ise iyice umutsuz, “her şeyin normal” olduğu bir zamana artık hiç dönmeyeceğimiz kanaatindeler. Artık vatandaşlar olarak da şapkayı önümüze koyup durumu doğru tahlil etmemiz şart. Bireyler öz disiplin ile kendilerini korumadıkları sürece alınan merkezi tedbirlerin, uygulanan kısıtlamaların etkisi maalesef sınırlı oluyor. Bazı ülkelerde ilk büyük başarılara tanık olmaya başladık, önümüzdeki aylarda başka ülkelerin zaferlerini de göreceğiz.

Formül ortada, hem biz vatandaşlar olarak bilinçli mücadeleye devam etmeliyiz, kalabalık toplantılardan, mesafesiz ortamlardan kaçınmalıyız, hem de geniş çaplı bir kapanma ve paralelinde aşılamanın hiç duraklamadan hızla devam etmesi gerekli.”