İstanbul’ da tarihine damga vuran lezzet mekanları

İstanbul’ da tarihine damga vuran lezzet mekanları

İstanbul’ da tarihine damga vuran lezzet mekanları

Toplumsal belleğimizde önemli yerleri olan tarihi yeme, içme mekanları vardır.  Bu işletmeler, kültürel bir değer olma özelliğine sahiptirler.  İstanbul’ da yeme içme geleneğine büyük katkısı olmuş, günümüzde de faaliyetlerini yürüten tarihi mekanlardan seçtiklerimizi sizler için derledik.

Yazı: Murat Söker

Yeme içme mekanları gelişim süreci?

Osmanlı’ da, Tanzimat sonrası toplumun değişimi ile sosyalleşme talepleri sonucunda gelişmeler yaşanmıştır. Toplumun farklı kesimlerinde ki sosyal dokuya uygun nitelikte yeme-içme mekanları açılmıştır.

Başlangıç noktası Beyoğlu (Pera) bölgesi olmuştur. Bizans döneminde yerleşimin olmadığı bu bölgeye öte taraf anlamına gelen “Peran bağları” denilirmiş. 19. Yy’ da bölgede ikamet eden yabancılar bölgeyi “Pera” olarak isimlendirmişler. Beyoğlu isminin Kanuni Sultan Süleyman döneminde bu bölge için kullanıldı ifade edilmektedir. Cumhuriyet döneminde ise, 1925’den itibaren bölge Beyoğlu olarak resmi yazışmalarda geçmeye başlamıştır.

Osmanlı’ nın, doğal güzelliği ile dillere destan olan şehri; İstanbul şüphesiz ki yabancıların oldukça ilgisini çeken bir şehir olmuştur. Bu durum Pera bölgesinde bir toplumsal dönüşüm getirmiştir.

Zeynep Biçer, “Toplumsal Dönüşüm ve Beyoğlu’nda Yeme-İçme Mekânları” araştırmasında Osmanlı’ da başlayan mekan kültürü konulu araştırmasını aşağıdaki gibi özetliyor.                                                                                                                                    “Levantenlerin, yabancıların ve gayrimüslim Osmanlılar’ın yaşadığı bölge olan Beyoğlu’nda, 19. Yüzyıldan itibaren açılmaya başlayan “alafranga” lokanta ve restoranlar, şaraphane ve birahaneler, cafe chantant’lar (müzikli kafeler) dönemin kültür ortamına kalıcı katkılar sağlamıştır. Sahipleri, Avrupa kökenli kişiler ile Osmanlı Rum, Ermeni ve Museviler olan bu mekanlar, söz konusu toplumlar için birer buluşma yeri haline gelmiştir. Bunun yanında, bu dönemden itibaren birbiri ardına açılan cafe ve restoranlar, Müslüman Türkler tarafından da ilgi görmüştür. Böylece toplumsal dönüşüm kendine has bir şekilde oluşurken yerel karakterleri de değişime uğratmıştır. Beyoğlu, 19. yüzyıldan itibaren günümüze kadar ulaşan kimliğini oluştururken, bir yandan da İstanbul kültürünün özgün bir parçası olarak var olmaktadır.”                                                                                                                                     

1924 İstanbul (Rejans Rus Lokantası)

Atatürk’ den yadigar tarihi mekan…

Atatürk’ün İstanbul’ da olduğu dönemde ziyaretlerinde iki numaralı masayı ayırtması ile bilinmektedir. 10 Kasım1938’den beri iki numaralı masa hep rezerve tutulmuştur.

Tarihi oldukça eskiye dayanmaktadır, ilk açılış 1924 yılında Turkuaz adıyla olmuş.
Sovyet devriminden kaçan Beyaz Ruslar’ ın yoğun yaşadığı Beyoğlu olması sebebiyle, ülkelerinden kaçan üç Rus arkadaşın, 1932’de Turkuaz’ ı devir almaları ile başlayan bir serüven oluyor.

Web sitelerinde kendilerini şu şekilde anlatıyorlar; “Başta modern Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, İspanya Kralı 4.Alfonso, yazar Agatha Christie, Mata Hari, ünlü oyuncu Greta Garbo pek çok tanınmış simanın müdavimi olduğu Rus restoranı, 1924 İstanbul ismiyle yeniden hayat buldu. Rus İhtilali’nde Kızıl Ordu’dan kaçıp İstanbul’a sığınan Beyaz Rusların, Pera’da kurdukları bu entelektüel ambiyans, Rus lezzetleri ve buzlu limonlu votka ile dönemin en popüler mekanları arasında ilk sırada yer aldı. Bolşevik Devrimi’nden kaçan Rusların, arkalarında bıraktıkları hayatı ve geleneksel lezzetlerini tekrar yaşatmak için kurdukları restoran; diplomatlar, siyasetçiler, bohemler, memurlar gibi farklı kesimden insanları ağırladı.”  Menülerine, Rus yemeklerine ilave olarak farklı ülkelerden lezzetler de eklenmiştir. Adres: Asmalı Mescit Mahallesi OIivya Geçidi No:7-A Beyoğlu – 0212 243 83 60

Ayaspaşa Rus Lokantası

Klasik tarz tercih edenlere…

1943 yılında, Beyaz Rus Boris İvanovich Kreschsanovsky ve Macar göçmeni Judith Krischanovski tarafından hizmete açılmış. Yemeklerinin lezzeti dilden, dile dolaşınca mekanın müdavimleri artmış. Dilbilimci araştırmacı yazar Jak Deleon, Ayaspaşa Rus Lokantası için; “eski bir dost evi” dediği web sitelerinde ifade ediliyor.

Kurulduğu günden bu yana dekorasyonu, menüsü ve servis kalitesi ile hep aynı çizgide devam eden klasikleşen bir mekandır. Ziyaret etmeniz halinde; Rus yemekleri kadar başarılı olan Şinitzel’ in tadına bakmanızı öneririz. Kış mevsiminde her Cuma akşamı Rus Romansları canlı müzik eşliğinde yemek keyfi yaşatılmaktadır.. Adres: İnönü Caddesi Ankara Palas Apt. No:59 Gümüşsuyu / Taksim – 0212 243 48 92

Cumhuriyet Meyhanesi

Tarihte yolculuk için güzel seçim…

Kuruluş tarihi 1880’ lere dayanan günümüze gelmiş en eski meyhanelerinden olmaktadır.  Atatürk’ ün sevdiği ve ziyaret ettiği bir mekandır. Ata’ nın masasına 5 no’lu masa  denirmiş.  Masanın üzerinde yer alan saat dokuzu beş geçiyor gösteriyor. Ata’nın anısına her 10 Kasım’da masasına çiçek konup, müşterilere beyaz leblebi ikram ediliyor. Efsane futbolcu Lefter ve  edebiyatımıza damga vurmuş şair ve yazarlarımızın akşam keyfileri için uğrak yeri olmuştur.  Kimbilir belki de birçok eserin yazımında esin kaynağı olmuştur.

Mekanın başka bir anılış şekli de; Yaklaşık 40 yıldır çalışan garsonlardan üçünün de adının Ali olması ve bu  yüzden üç Aliler deniliyor olmasıdır. Tuna Kiremitçi’ nin bir eserine ve şair Ece Ayhan’ın üç aliler şiirine konu olmuşlardır.  Hergün taze meze çeşitleri ile meyhane formatında hizmet vermeye devam etmektedir. Adres: Hüseyinağa Mah. Sahne Sok. No: 27 D Balık Pazarı, Beyoğlu  – 0212 244 03 91

İmroz Restaurant (Krependeki İmroz)

Nevzizade’ nin en iyisi olarak ifade edilen meyhane…

İmroz Lokantası faaliyetine 1941’ de Krepen Pasajında başlamış. Ana kurucuları; Spiro Havuçyos, Tanaş Yalvas daha sonra 1952’ de işe başlayan Yorgo Okumuş ve ortakları görevi devralmışlar. Bugünde Yorgo Okumuş’ un oğlu Vasili,  ortaklar Mustafa Yıldırım, oğlu Tolga ve İrfan Kara ve oğlu Ali birlikte işletmektedirler. Şuanki yerlerine 1982’ de taşınmışlar. Nevzizade sokağın, geçmişte bakımsız halinden güzel bir konuma gelmesi için büyük emekleri geçmiş.

Mekan’ın kendine göre özel kuralları var. Duvarda “Meyhanede şarkı söylemek kat’iyen memnu’dur! The müdür” yazısını ziyaretinizde göreceksiniz. Yorgo bey meyhaneye sohbet ve yemek için gidilmesi gerektiğini düşündüğü için mekanın değişmez kuralı olmuş.Mehmet Yaşin’ in aktarımında; “Müzeyyen Senar, yazıyı görünce bana damı yasak? diye sormuş. Yorgo’ nun cevabı hazır; herkeste sendeki ses ne arar, iki kadeh içen kendini tenor sanıyor.” Mekanın kendine özel spesiyalleri var. Özel bir mekan olması sebebiyle bir çok Gurme tarafından anlatılan ve tavsiye edilen İstanbul meyhanesi olmaktadır.  Adres: Nevizade Sok. No: 16 Balıkpazarı Beyoğlu  –  0212 249 90 73

Koço Restaurant Moda Park Lokantası

Manzara severlere…

Kurucusu; Gökçeadalı Kostantinos Koço Korontos’ dur. Lokanta Ekaterini Ayazması’ nın üzerinde yer almaktadır. İlk yapıldığında küçük bir ahşap klübe olarak inşa edilmiştir. Sonrasında yapılan tadilatlar ile günümüze ulaşmıştır. Koço’ nun lokantası ilk olarak 1928 yılında Mühürdar’ da açılmıştır. Daha sonra sayfiye ve plaj olarak çok hareketli olan şimdiki yerine ise 1950’ de taşınmıştır. Mekanı güzel kılan sizi çıkardığı tarihsel yolculuk, yemekleri ve eşsiz manzarası olmaktadır. Yemek bir yaz günü akşam gün batımında ziyaret ederseniz, Osmanlı döneminin önemli yapılarından Mimar Vedat Tek’ in yaptığı Moda iskelesi, Kalamış ‘ da batan güneşi izlemenin keyfi doyumsuz olacaktır.  Menülerinde, deniz mahsülleri ve herzaman taze mezeleri ile ön plandadır. Adres: Moda Caddesi No:171 Moda / Kadıköy – 0216 336 07 95

Kör Agop Meyhanesi

Otantik tarzı ile eğlence sevenlere…

Kumkapı doğumlu olan Agop İnciyan 1938’ de tuttuğu balıkları kızartıp sattığı 3-4 masalı ufak bir yerle başlamış. Evlenince eşi Marta’ da onun severek yaptığı bu işine ortak olmuş. Birlikte çalışmaya başlamışlar. Meyhane’ de fasıl heyetinin müzik yapması ilk onun mekanında başlamış. Kapanış saati geldiğinde misafirlerini balık çorbası ile uğurlamada bu mekanın bir geleneği olmuş. Şuan işletmeciliği üçüncü kuşak, torunu Daniel İnciyan yapmaktadır. Faaliyet gösterilen yer 1891 yılında yapılmış eski bir gümrük binası oluyor.  Şu anki mekandan önce 19 yer değiştirmişler. Kör Agop’ u yüksek tavanlı ve özel bir mimariye sahip bu bina hayallerinde ki meyhanesine yakışan bir yer olarak etkilemiş, burasını satın almış ve son mekanları burası olmuş. Canlı fasıl her akşam oluyor. Mezelerinden topik ve sıcak pilakisi en beğenilenler arasında oluyor. Adres: Şehsuvar Bey Mah. Ördekli Bakkal Sokak No:7 Kumkapı – 0212 517 23 34

Madam Despina Meyhanesi

Otantik ve sadeliği sevenlere…

Sezen Aksu, Deliveren albümünde, Meral Okay’ ın sözlerini yazdığı “yine mi çiçek” şarkısında Madam Despina‘ dan bahseder. “Kur masayı Madam Despina
Kirli beyaz muşamba örtüleri ser Çek sediri asmanın altına, Yanında bir ince Müzeyyen Abla”

Kurtuluş’ ta eskiden var olan nam-ı diyar Arap Yasemin’ in işlettiği çay bahçesi ve düğün salonunun arkasında yer almaktadır. Doksanlı yıllara kadar olan süreçte, çocukluğu veya gençlik yılları bu muhitte geçenlerin anılarında yerleri vardır.

Madam Despina, Türkiye’ nin ilk kadın meyhanecisi olarak biliniyor. Köklü meyhanelerin kurucusu gibi o da İmroz (Gökçeada) doğumludur. Ailesi ile birlikte İstanbul’ a göç ettikten sonra, 1946’yılına kadar gazino ve meyhanelerden çalışmış. Sonrasında Gayrettepe’de kendi yerini açmış. Daha sonra 1970’lerde Kurtuluş’a taşınmışlar. 1990’ dan itibaren işletmeyi ortaklarına devretmiş ve 2006 yılından aramızdan ayrılmıştır. Yaz akşamları bahçesindeki ağaçların altında vakit geçirmek çok keyifli gelecektir. Despina’nın vazgeçilmezleri; Rum pilakisi ve ciğer oluyor. Hafta sonu akşamları sazlarla canlı müzik var. Adres: Feriköy Mah. Kurtuluş Caddesi Açık Yol Sokak No:9 Kurtuluş – 0212 247 33 57

Hatay Restaurant

Şair meyhanesi…                                                                                                                                                Şiir seviyorsanız, hele bir de Cemal Süreyya’ nın şiirlerini seviyorsanız; Hatay restaurant ziyaret etmenizi tavsiye ederiz. Duvarlarda ki şairin dizeleri ve fotoğrafları size anılarda yolculuk yaşatır. Anadolu yakasında meyhane kültürünü günümüzde de yaşatan bir mekan olma özelliğini taşımaktadır. Kuruluş tarihi 1967’ ye dayanmaktadır. Mekanın spesiyal lezzetleri ise; her zaman taze olan soğuk mezeleri ve yaprak ciğer, kalamar tava ve pastırmalı humus önde gelen lezzetleri arasındadırAdres: Bağdat Caddesi No:526 Bostancı / İstanbul – 0216 361 33 57

Viktor Levi

Tarihi mekanda şarap tadımı…

Mekana ismini veren ve kurucusu Viktor Levi, 1900’ li yılların ortasında; Gelibolu”lu sardalyacı bir ailenin ferdidir. Levi, aile işlerini yürütürken iş için gittiği Bozcaada’dan üzüm alıp satma işine sonrasında ise şarap üretimine başlamıştır. Müşterileri olan İstanbul’ un büyük şarap evleri ödemelerini aksatınca, kendi adıyla açtığı işletmesinde kendi üretimi olan şarapları satmaya başlamıştır. 1967 yılında vefat edene kadar kendisi ilgilenmiştir. Sonrasında ise kuzeni 1985’e kadar işletmeye devam eder. Kuzenin ardından ise 1999 yılında tarihi mekan aslına uygun restorasyon sonrası bugün şekliyle hizmete açılmıştır. Moda’ da 1800’ lü yıllardan günümüze ulaşmış tarihi binada hizmet vermektedirler. Bahçe bölümleri; yaz, kış adeta botanik bahçe görünümü ile ferahlık veren bir ambiyansa sahiptir. Kendi markaları ile servis edilen özel tatlarda şaraplarınını, ilgi duyduğunuz seçeneklerin tadımı sonrası sipariş mümkün oluyor. Peynir tabağı ve yemek menüleri ise mekanın klasiği olmuş, seçimlerden oluşuyor. Adres: Caferağa Mah. Moda Cad. Damacı Sokak No:4 Kadıköy – 0 216 449 93 29

Pub Avni

Sıcak ve samimi bir ortam…

İstanbul’ da ilk açılan beş yıldızlı otellerin lobi barları iş adamlarının sosyalleştikleri alanlardı. Bir yerde Türkiye’ de pub kültürünün nüvesini oluşturmuşlardı. Sonra Hilton ve Divan’ da çalışan servis personelleri kendi mekanlarını açma girişimleri başlamıştı. Pub Avni’ de bu şekilde doğmuş bir mekan olmaktadır. Reha Arar, Milliyet gazetesinde Pub Avni açılış sürecini şu şekilde aktarıyor;İstanbul’ da, 1970’lerde iş adamları Hilton ve Divan Oteli’nin barlarında bir araya gelerek, sosyalleşirlerdi. Divan Oteli’nden emekli olan Avni Salbaş (lakabı Arap), Radyo Evi’nin karşısına 1973 yılında Pub Avni adında küçük bir bar açtı. Bu açılış öyküsünde gerekli destek kendisini çok sevdirdiği Erol Simavi’den geldi. 1992’ye kadar işletmeciliğe devam etti, daha sonra yıllarca birlikte çalıştıkları Mahmut Alkan’a devretti. O da meslektaşı olan Celal Kocaağaoğlu’yla bu işi devam ettiriyor.” Öglen ve akşam servisi için özel menü yemek seçimleri var. Özellikle pazı sarması denemesi gereken spesiyalleri arasında yer alıyor. Adres: Cumhuriyet Caddesi No: 243/A Harbiye / Taksim – 0212 246 11 36