Sevgili Pause okurları Mart ayından kocaman merhabalar!

2026 ya girdik girmesine  Ocak ve Şubat derken bahar geldi çattı ama sizce de bahar bir anda gelmedi mi yada bahar sizce geldi mi? Uzakdoğu’nun sıcacık kışından sonra bahar gibi hissetmediğim kesin ama içimi bahar gibi kıpır kıpır yapan bir restoran deneyimiyle sizi bu ay Kalamış Parvus’a davet etmek istiyorum. Ama öncesinde bu davetin şahsi sebebini bir nebze  sizlerle paylaşayım.

Michelin önerileri, Gault Millau’lar arasinda nereye gitsem diye düşünürken aslında kalbimden ilk geçen aslında her zaman adı çokta duyulmamış küçük işletmeler oluyor. Takdir edersiniz ki malzeme kalitesinde kaliteyi sürdürülebilir kılmak adına daha çok çaba harcamaları gerekli. Bu da günümüz fiyatlarıyla bir o kadar zor, o yüzden hem onlara destek vermek hem de çabalarını takdir edebilmek bir epikür için çok kıymetli.

Kalamış Parvus

Parvus Kalamış’ta o işletmelerden biri çünkü Michelin’de sadece önerilere girmekle kalmadı bib gourmand listesine girdi ki bu çok daha nitelikli bir pozisyon. Büyük bir heyecanla gittiğim restoran Fenerbahçe stadından Kalamış’a saparken sağa saptığınız sokakların birinde 5 masalı şirin bir dükkan. İçeri girer girmez güzel enerjisiyle Aydın bey bizi kapıda karşıladı, hemen masamıza geçtik. Bütün menüyü yemeğe razı olsamda porsiyonlar o kadar da küçük olmadığı için onlar razı olmadılar ve highlight olabilecek bazı tabakları söyleyerek deneyime başladık. Başlangıçta bostandan karabuğdaylı Ispanak salatası ve ılık karnabahar söyledik. Salatadaki iç bakla cipsi rezene ve taze portakal vinegret çok yakışmıştı. Fresh başlangıç dediğimiz şey tam olarak böyle bir şey. Ilık Karnabahar ise süt ve baharatlarla fırınlanmış yanında keçi peyniri kremasıyla bu kış yediğim en lezzetli karnabahar tabaklardan biri oldu. Ana yemek olarak yenebilir özellikle vejeteryan bi restoranda.

Kalamış Parvus

Ana yemekte ise Dana Yanak ve Morel mantarlı fettuccine paylaştık. Öncelikle taze makarna eğer güzelse kendini her yerde ön plana koyuyor favori mantarlardan olan morel mantarı ve stracciatella peyniri ile hafta 3-4 yesem okeyim. Sonra alınan kilolardan ise mesul değilim. Dana Yanak ise buraya kadar beğendim demişsem sınıfta kalmaları büyük hayal kırıklığı olurdu velev ki kalmadılar yumuşacıktı altındaki kuru fasülye püresi portakal zest hoşluğuyla bize güzel bir göz kırptı. Yaratıcı evet aslında bir o kadar basit ama yerken yakaladığımız tat uyumu ise her damağa hitap edebilmek için çokta kolay değil. Alican şefim her notaya doğru yerde doğru zamanda basmış. Tatlı olarak çikolatalı mus vardı ama onu bir sonraki sefere diğerek es geçip bir sonraki randevumuza doğru yüzümüzde tebessüm ile yola koyulmamız gerekti. Şefimiz Alican bey ve güleryüzüyle bizi ağırlayan Aydın beye çok teşekkür ederim. En kısa zamanda tekrar geleceğim!

Kalamış Parvus

Artılar

  • Güleryüzlü ilgili servis
  • Herkese hitap edecek basit ama karakterli menü seçenekleri
  • Lezzet garantili tabaklar
  • Fiyat performans beklenenden bile daha iyi

Eksiler

  • Mekan akşam 9 bucukta kapanıyor
  • Sadece 5 masa var kalabalık gruplar için uygun değil
  • Avrupa yakasından gelen misafirler için stratetik saat ve rezervasyon şart

Kalamış Parvus

#ArtıVeEksi #PlusAndMinus #PauseDergi #KalamışParvus #BibGourmand #MichelinGuide #Gastronomi #RestoranDeneyimi #LezzetYolculuğu #İstanbulYemeİçme #FineDining #FoodReview #MartSayısı #DijanKöse #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity