Frank Sinatra’nın favori İtalya’nı İstanbul Ortaköy’de artık bizlerle

Pause Dergi okurları seneyi neredeyse yarıladık. Bu süreçte yaza hazırlık yepyeni lezzet rotaları oluşmaya başladı şehrimiz İstanbul’da. Şahsen bu rotaların dünyaca unlu restoranlardan olması beni çok heyecanlandırıyor. Bunlardan biride 1930’larda Cenevre’de hayat bulup Avrupa’ya yayılan başarılı restoran Zeffirino İstanbul’un Ortaköy şubesi oldu.
Zeffirino’nun hikayesi 2. Dünya savasının bitmesiyle askerden Cenevreye dönen Belloni Zeffirinoyla başlıyor. Küçük bir trattoria olarak açılıp bugün dünyaca meşhur olarak bilinen restoran Bellonin 5 çocuğu ve torunlarıyla birlikte bugünlere kadar taşınıyor. Müdavimlerinin arasında ise Vatikan’ın Papaları ve Frank Sinatra var! Neredeyse 100 yıllık bir mirasın bugün korunarak İstanbul boğazına açılmasında ise Beefbar’ın sahibi ünlü restorancı ve yatırımcı Riccardo Giraudi bulunuyor. Hatta ilk benden duyun çok yakında eskiden Ortaköy Zuma’nın bahçesi olan alanda da Beefbar İstanbul açılıyor!

Zeffirino ya ve yemeklerine dönecek olursak biz bütün menüyü deneyimleyebilmek için kalabalık gittik. Önden birer cocktail ve foccaia ile başladık. Focaccia incecik geldi tadı bizim gözlemelerimizi anımsatıyordu. Daha sonra yoğun bir başlangıç siparişiyle yolculuğa başladık. Çıtır dana carpaccio, çanakta enginar, vitello tonnato, cacio e pepe soslu kalamar, melanzane, avokado salatası ve çıtır kabak ve kalamar siparişleri 5 dakika içinde bitti. Benim yorumuma gelecek olursak cacio e pepeli soslu kalamar enteresan bir lezzet olmuş ve melanzane yıkılıyordu Diğerleri de sınıfı geçti ama hayatımı değiştirmedi.

Daha sonra restoranın imzası haline gelmiş pesto soslu Mandilli yedik. Pesto sosu hafif ve tadı yerindeydi fakat makarna bana biraz yumuşak geldi. Pappardelle ragu da hayatımı değiştirmeyen lezzetler arasında oldu. Burada birazcık kırılma yaşarken kurtarıcımız beyaz truflu conchiglie ve tavuk şnitzel oldu. Bu ikisine özellikle birlikte bayıldık. Tam doyduk daha ne yiyeceğiz derken mekânın işletmesi arkadaşımız Can Balta 4 peynirli pizza ve tatlılar da benden olsun diyerek masayı son kez donattı. Pizzaya bayıldım tatlılardan ise profiterol favorimdi.
Genel olarak hepimiz için çok keyifli bir gün batımı ve akşam oldu. Mekan eski Ortaköy Zuma’nın üst katı olarak konuşlandırılmış. İstanbul’da görebileceğiniz sayılı manzaraya sahip. Mutlaka denemelisiniz. Son olarak fiyatlar muadil İtalyanlara göre bir tık uygun bile sayılabilir. Şimdiden afiyet olsun sevgiler.

ARTILAR
- Benzersiz boğaz manzarası. Güler yüzlü servis ve çalışanlar
- Muadillerine göre abartı olmayan fiyatlar
- Her damak zevkine hitap eden lezzetli tercihler
- Sami Savatlı imzalı muazzam bir iç mimari
EKSİLER
- Henüz çok yeni olduğu için taze makarna kısmının biraz oturması gerekiyor
- Mekan çocuk kabul ettiği için çocuk sesi rahatsız edebilir.
- Dış alan henüz tam açılmamış açıldığında eminim daha çok tamamlanacak

+90 544 455 22 63

