Mustafa Erüst “Dünya standartlarında özel ürünler üretiyoruz”

Mustafa Erüst “Dünya standartlarında özel ürünler üretiyoruz”

Mustafa Erüst “Dünya standartlarında özel ürünler üretiyoruz”

Antalya’nın ilk seracıları arasında yer alan ve tarımda 4. Nesili temsil eden Erüst Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Erüst Pause Dergi’nin konuğu oldu.  Tarımda öncü çalışmaları nedeniyle birçok ödüle layık görülen Mustafa Erüst, şimdiler dünyaca ünlü şeflerle yaptığı işbirliği ile adını sınırları ötesine taşıdı. Erüst Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Erüst ile iş hayatı ve başarısı üzerine sohbet ettik.  Keyifle okumalar.

—-Antalya’da çok başarılı işlere imza atıyorsunuz. Bizim ile paylaşır mısınız?

Doğup büyüdüğüm yer, memleketim Antalya. Antalya’ya çok şey borçluyuz. Gerek havası, gerek iklimi bizim işlerimizde başarılı olmamızın en sağlam dayanaklarıdır. Çünkü üretim için, iklim lazım, toprak lazım, su lazım. Hepsi Antalya’mızda mevcut. Ailemiz tarımın içinde olan bir aile. Bende onların bilgi birikimlerini doğru yönde kullanarak ilkleri yapıyorum. Çalışma arkadaşlarımla birlikte, geleneksel sebze ve yeşilliklerin yanında, Türk mutfağını, Türk yemeklerimizi modernize eden şeflerimiz için dünya standartlarında özel ürünler üretiyoruz. Yenilebilir çiçekler, yaprağı yenen yabani otlar, taze baharatlar, mini sebzeler, mikro filizler gibi niş ürünleri üretiyoruz.

—-Tarım konusunda ülkemiz durumu nedir.  Bazı kesimler her şeyin kötü gittiği, bazıları da güllük gülistanlık olarak anlatıyor sizce durumumuz nedir?

Biz aile olarak hep yapılmayanı yaptık, en zor olanla uğraştık. Ülkemizde tarım sektöründe, takip eden değil, takip edilen, izlenen bir üretici konumunda olduk. Dünya üzerinde sektörel gelişmeleri yerinde görüp inceledik. Bizim için faydalı olacağına inandığımız teknolojileri ithal edip, geliştirdik.  Bütün bunların yanında birde ticari boyut var. Yapılan işin katma değerli olup olmaması konusu var.  Üretici tarafı ürünsel bazda arz talep dengesini bilmek zorunda. En azından araştırmak zorunda. Ya da yönlendirilmek zorunda diyebiliriz. Eğer herkes domates ekerse ve çok az kişi biber ekerse, domatesçiler için işler kötü, biberciler için herşey güllük gülistanlık olur. Bu konunun özeti budur.

Erüst Tarım

— Antalya’da tarım ne durumda. Tarımda dünyada bir marka şehir oldu mu?

Antalya tarım ve turizm denince ülkemizde önce çıkan ilk şehir. Turizm konusunda bir marka olduğumuzu düşünüyorum. Turizmde gerek devlet gerek özel sektör kuruluşları yıllarca omzu omuza çalışarak bu markayı oluşturdular. İmkan ve olanak olmasına rağmen tarım sektrörü için bu markalaşma henüz oluşmadı bana kalırsa. Birkaç ülkede birkaç ürünümüzle ön plandayız diyebiliriz. Fakat bize fazlası lazım.

Siz tarımda çok farklı ürünlerle karşımıza çıkıyorsunuz. Yenilikçi ürünleri nasıl seçiyorsunuz?

Burada önemli bazı başlıklar var bize yön veren, Müşteri talepleri, bizim keşfettiklerimiz, Avrupa ve Asya mutfaklarında öne çıkan ürünlerin takibi gibi maddeler altında onlarca farklı seçenek arasında seçin yapabilmek ve müşteriye sunabilmek için, 25.000 m2 arge alanımız içinde kendi alanlarında başarılı ziraat mühendislerimizin kontrolünde halı dokur gibi gözlemliyoruz, test ediyoruz yeni ürün adaylarını. Ortalama 2 yıllık bir süreç gerekli bir ürünün pazara girebilmesi için. Yani biz şu anda gelecek sene hangi yeni ürünleri portföye ekleyeceğimizin çalışmalarını yapıyoruz. Ortalama 200 farklı tür ve çeşitten sadece 2-3 adet ürün bu yarışı kazanabiliyor her sene.

— Büyük marketlerde çalışıyorsunuz size bir katkısı oluyor mu?

Zincir marketler bizim için önemli, tedarik zincirinde taze ürünlerin kaliteli bir şekilde müşteriye sunulmasında anahtar müşteri gurubudur. Hem ticari süreklilik hemde vizyon açısından biz önem veriyoruz. Ulusal marketlerin tamamında mallarımız satılıyor.

—En çok hangi ürünler talep görüyor. Yenilikçi ürünlerde?

Yaklaşık 180 farklı çeşitle ürün tedariği sağlıyoruz. Yılın farklı zamanlarında farklı ürünler ilgi görebiliyor. Özellikle yenilebilir çiçekler, taze baharatlar ve mikro filizlerin giderek artan bir talep grafiği var. Bu aslında modern ve dekoratif yemek yapıp sunma alışkanlığının gelişmesi ile aynı orantıda ilerliyor. Mini sebzelerimizin ünü HoreCa mutfaklarında ev mutfaklarına kadar ulaştı. Biz bu tür geçişleri yakından takip ediyoruz.

—-Susuz tarım, dikey tarım biraz bahseder misiniz? Tarımda yenilikler var mı?

Susuz tarım da Türkiye’de 2010 yılında ilk yatırımı yapan benim. Yaklaşık 80 dönüm su kültüründe marul üretimi için tesis kurdum. Yaşayan marullar konsepti altında pazara uzun raf ömrü ile yeni bir soluk getirdik. Aynı zamanda temiz ve hijyenik üretim koşulları sayesinde, karışık salata çeşitlerimiz gelişti ve pazarda talep gördü. Bizim açtığımız bu kapının ardından, şimdilerde bir çok üretici bu sistemleri kullanıyor. Ülkemize kazandırdığımız bu şekilde çok proje var. Daha da olacak. Dikey tarım gibi farlı üretim şekillerinde denemelerimiz var. Gelişmeye ve geliştirmeye yönelik çok sayıda sistem üzerinde çalışıyoruz.

— Tarım dünyasını yakından takip ediyorsunuz? Piyasayı siz mi, yoksa piyasa mı sizi yönlendiriyor?

Sektörde önce firmayız. Varoluşumuzdan bugüne hep takip edilen izlenen bir firma olduk. Sektöre şeflerden gelen talepler ve bizim yaptığımız yenilikler yön veriyor diyebiliriz.

Erüst Tarım

— Türk mutfağı hakkında düşünceleriniz nedir? Gereken değeri görüyor mu?

Türk mutfağı benim için dünyanın en zengin mutfağıdır. Her toplumdan insan bizim yemeklerimizi yiyebilir. Çünkü asya ve Avrupa sentezinin harika bir özetidir. Mutfağımız yenileniyor, birçok yemek ve tarif modern mutfağa uyacak şekilde elden geçiyor. Biz bu tarz faaliyetleri destekliyoruz.

— Son dönemlerde bir çok ilimizde gurme festivaller düzenleniyor. Bu konu hakkında düşünceleriniz nedir?

Daha çok olmalıdır, birçoğuna bizde katılıyoruz, desteklenmelidir. Sağlıklı ve doğru beslenme adına, doğru ürünlerin seçimi konusunda bu tarz çalıştayların, etkinliklerin yapılması önemlidir. Uluslararası bir konuma gelmelidir. Dünyanın ünlü gastromini paydaşları davet edilmelidir.

— Başarının sırrı nedir?

İşimi sevmem başarımdaki en büyük teşvik dinamiğidir.