Kadına şiddet salgın sonrası çözülmesi gereken en öncelikli sorun
Kadına şiddet salgın sonrası çözülmesi gereken en öncelikli sorun
Ipsos tarafından gerçekleştirilen üç önemli araştırmadan derlenen verilerle dünya kadınlar günü özel dosyası hazırlandı. Dosyada; pandemide kadınların artan sorumlulukları, bu duruma yönelik duygu ve düşünceleri, eşitsizlik konuları ile kadına yönelik şiddet başlığının salgın sonrası iyileştirilmesi gereken en önemli sorun olduğuna dair iletilen değerIendirmeler incelendi.
Kadına Yönelik Şiddet, Salgın Sonrası Dönemde Türkiye’de İyileştirilmesi Gereken En Öncelikli Sorun…
Ipsos’un gerçekleştirdiği küresel araştırmada; Türkiye’de koronavirüs salgınından sonra uygulanacak iyileşme/kalkınma programında kadınların karşılaştığı hangi sorunlara öncelikli odaklanılmalıdır sorusu yöneltildi… Alınan yanıtlarda şiddet ve istismara maruz kalan kadın ve kız çocuklarına daha fazla destek (Türkiye: %56) ve daha esnek çalışma uygulamaları (Türkiye %41) öncelik verilmesi gereken programlar olarak görülmektedir.

Salgin Sona Erdiğinde Kadınların Erkeklerle Daha Eşit Olacağına Dair Bir Beklenti Yok.
Ipsos’un araştırmasında; Türkiye’de önümüzdeki yıl koronavirüs salgını sona erdiğinde, kadınların erkeklerle daha eşit hale geleceğini mi, kadınların erkeklerden daha az eşit olacağını mı yoksa salgından önceki gibi mi olacağına yönelik yöneltilen sorulara verilen yanılar da değerlendirildi. Türkiye’de dünya ortalamasına benzer şekilde, salgın sona erdikten sonra kadın-erkek eşitliğinin salgın öncesi haline döneceğini düşünenlerin oranı daha yüksek (%41). Diğer bir ifadeyle, daha eşitlikçi bir yakın gelecek beklentisi olmadığı görüldü.

Hemen Hemen Her Konuda Kadınlar Pandemi Döneminde Erkeklere Göre Daha Fazla Zorlanıyor.
Covid-19 salgını nedeniyle toplumda bulunan bireylere; çocuk bakımı, aile baskısı, stres, iş ve yaşam dengesini kurmakta zorlanmak, iş güvenliği, mesai saatleri dışında çalışma yanı sıra evde ofis kurulumu gibi pek çok konuda sorular iletildi. Alınan yanıtlar incelendiğinde; kadınların, COVID-19 salgını nedeniyle iş güvenlikleri konusunda endişeli oldukları görüldü. Ayrıca; iş rutinleri ve organizasyondaki değişikliklerden dolayı stres yaşadıkları belirlendi. Hemen hemen her konuda kadınlar pandemi döneminde erkeklere göre daha fazla zorlanıyor denilebilir.

Salgin Kadınların Ev İçi ve Çocuk Bakımı Sorumluluklarını Daha Da Arttırmış…
Ipsos araştırmasında bireylere; salgın öncesi dönemle şimdiki dönemde hayatlarında bir değişim oldu mu? Aynı kalıp kalmadığı, eğer bir değişim gerçekleştiyse nasıl bir değişim yaşandığına dair çeşitli sorular yöneltildi. Yaşamlarına dair alınan yanıtlarda; salgında hem kadınların, hem de erkeklerin hane içi sorumluluklara ve çocuklara ayırdıkları süre artmış olduğu rakamlarla izlendi. Ancak; ülkemizde ev işlerinde ve çocuk bakımında ana sorumluluk zaten kadınlar da olduğu için kadınların salgın döneminde daha da ağır yük altına girdiklerini söylemek mümkün.

Kadınlar, Erkeklere Kıyasla Daha Fazla Yorgun, Üzgün ve Bıkkın. Bireylere; son günlerde kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Gün boyunca en yoğun yaşadığınız duygu ve diğer duygular nelerdir sorusu yöneltildi. Toplumun ruh halini daha çok “olumsuz” olarak tanımlanabilecek duygular oluşturuyor. Bu durum hem kadın hem erkekler için geçerli olmakla birlikte gün içinde yorgun, bıkkın ve üzgün hissettiğini söyleyen kadınların oranı erkeklere kıyasla daha yüksek olduğu ortaya çıktı.

Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları iletti:
“Bugün Dünya Kadınlar Günü; kadınların tüm haklarını eksiksiz elde edecekleri, kadın emeğinin eşit değere kavuştuğu bir gelecek olması umuduyla tüm kadınların 8 Mart’ını kutlamak isterim. Biliyorsunuz salgının toplum üzerindeki etkilerini düzenli olarak takip ediyoruz, yaşanan felaketin kadınlar üzerindeki etkisine eğildiğimizde ise çok daha zorlu bir tablo görüyoruz. Kadınlar salgın süreci içinde çok büyük yük altında kalmış durumdalar. Ülkemizde kendini yorgun, bıkkın hisseden kadınların oranı erkeklere kıyasla 1.5 kat fazla. Çalışanlar bazında baktığımızda işe ayrılan sürenin arttığını belirtenlerde kadın-erkek oranları birbirine yakın. Ancak kadınlar işlerine en az erkekler kadar daha fazla zaman ayırmak durumunda kalırken bir yandan da ev işlerine, yemek yapmaya ve çocuğa daha fazla zaman ayırmak zorunda kalıyorlar. Ev işlerine, yemek yapmaya ayırdığı sürenin arttığını belirten kadınların oranı da erkeklere kıyasla yine 1.5 kat fazla. Bu tablonun sadece ülkemiz için geçerli olduğunu düşünmeyelim. 28 ülkede gerçekleştirdiğimiz araştırma sonuçlarına göre Covid-19 salgını nedeni ile bu ülkelerde de kadınların yaşamı erkeklere kıyasla çok daha olumsuz etkilenmiş halde. Çocuk bakım sorumluluğu, iş-hayat dengesi, iş güvencesi gibi konularda kadınlar erkeklere kıyasla çok daha negatif etkilendiklerini belirtiyorlar.

İşin can sıkıcı tarafı ise salgın sonrasında kadın ve erkeğin daha eşit olacağına dair inanç da yok. Ülkeler ortalamasında salgın sonrasına dair olarak öne çıkan beklentiler uzaktan/esnek çalışma düzeni ve elbette şiddete/tacize maruz kalan kadınlara daha fazla destek. Özellikle şiddet mağdurlarına destek konusunda Türkiye’deki beklenti diğer ülkelere nazaran çok daha yüksek…Kadına şiddetin son bulması, kadının bağımsız bir birey olmasına olanak sağlanması, kadını ve çocuğu koruyucu yasal düzenlemelerin mevcut olması ve şiddet uygulayanların tamamının amasız, fakatsız en ağır şekilde cezalandırılması ile mümkün. Kadına şiddetin yeni örneklerinin medyada yer bulduğu bir hafta sonunu yaşadık, bu konjonktürde ülkemizdeki kadınların bu beklentisi çok daha anlamlı geliyor.”
+90 544 455 22 63


