TÜRSAB: Yerli Seyahat Acentalarının Geleceği Risk Altında

TÜRSAB: Yerli Seyahat Acentalarının Geleceği Risk Altında

Dijital Platform Düzenlemesi Turizm Sektöründe Endişe Yarattı

TBMM gündeminde yer alan “Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi”, turizm sektöründe tartışmaları beraberinde getirdi. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB), söz konusu düzenlemenin yasalaşması halinde Türk turizminin yabancı dijital platformların etkisi altına girebileceğini belirterek teklifin geri çekilmesi çağrısında bulundu.

TÜRSAB tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’de fiziki varlığı bulunmayan yabancı dijital platformlara konaklama rezervasyonlarının yanı sıra uçak bileti satışlarında da doğrudan faaliyet imkanı tanınmasının sektördeki rekabet dengelerini değiştireceği ifade edildi. Birlik, mevcut mevzuata tabi olarak faaliyet gösteren yerli seyahat acentalarının bu düzenleme karşısında dezavantajlı konuma düşebileceğini savundu.

Açıklamada, teklifin yürürlüğe girmesi halinde yabancı platformların kısa sürede pazarda güçlü bir hakimiyet kurabileceği ve özellikle küçük ile orta ölçekli seyahat acentalarının rekabet gücünün zayıflayabileceği vurgulandı. Bu durumun sektörde faaliyet gösteren birçok işletmenin ekonomik sürdürülebilirliğini olumsuz etkileyebileceği değerlendirildi.

 

“Yurtdışından Turist Getirmeye Değil, İç Pazara Yönelik”

TÜRSAB, kamuoyunda düzenlemenin yabancı turist sayısını ve turizm gelirlerini artıracağı yönündeki değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığını öne sürdü. Birlik, mevcut mevzuatta yurtdışından Türkiye’ye yönelik turizm hareketlerini engelleyen herhangi bir düzenleme bulunmadığını belirterek teklifin esas olarak Türkiye içindeki turizm ticaretine yönelik sonuçlar doğuracağını ifade etti.

Açıklamada, yerli seyahat acentalarının sistem dışına itilmesinin Türk turizminin dağıtım ve pazarlama ağında önemli değişikliklere yol açabileceğine dikkat çekildi.

 

75 Bin Kişilik İstihdam Etkilenebilir

TÜRSAB verilerine göre Türkiye genelinde şubelerle birlikte yaklaşık 17 bin seyahat acentası faaliyet gösteriyor. Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre ise sektörde yaklaşık 75 bin kişi istihdam ediliyor.

Birlik, çalışanların aileleriyle birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık 300 bin kişinin geçimini doğrudan seyahat acentalığı faaliyetlerinden sağladığını belirterek düzenlemenin istihdam üzerinde önemli etkiler oluşturabileceğini ifade etti.

Seyahat acentalarının yalnızca turizm ürünleri satışı yapmadığını vurgulayan TÜRSAB, bu işletmelerin yerel ekonomiye katkı sunduğunu, bölgesel kalkınmayı desteklediğini ve turizm gelirlerinin ülke geneline yayılmasında önemli rol oynadığını kaydetti.

 

Yerli Şirketlerin Yurtdışına Taşınma Riski

Birlik, düzenlemenin Türkiye’de faaliyet gösteren seyahat acentalarını faaliyetlerini yurtdışına taşımaya yöneltebilecek bir yapı oluşturabileceğini de savundu.

Mevcut sistemde işletme belgesi, personel istihdamı, teminat ve vergi gibi çeşitli yükümlülükleri yerine getiren yerli şirketlerin, farklı kurallara tabi yabancı platformlarla aynı pazarda faaliyet göstermesinin rekabet koşullarını değiştirebileceği ifade edildi.

TÜRSAB’a göre bu durum, bazı şirketlerin merkezlerini yurtdışına taşımasına veya faaliyetlerini yabancı şirketler üzerinden yürütmesine yol açabilecek ekonomik bir ortam oluşturabilir. Böyle bir senaryonun ise vergi gelirleri ve turizmden elde edilen katma değerin bir bölümünün yurtdışına kaymasına neden olabileceği değerlendiriliyor.

 

Turizm Gelirlerinde ve Vergi Gelirlerinde Kayıp Uyarısı

Açıklamada düzenlemenin mali etkilerine de dikkat çekildi. TÜRSAB, yabancı dijital platformların Türkiye pazarındaki payının artmasının komisyon ve hizmet bedelleri yoluyla yurtdışına aktarılan kaynakların büyümesine neden olabileceğini belirtti.

Birlik, söz konusu düzenlemenin yalnızca seyahat acentalarının faaliyetlerini değil, aynı zamanda Türkiye’nin turizm gelirlerinin korunması ve kamu gelirleri açısından da önemli sonuçlar doğurabileceğini savunarak kanun teklifinin yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

 

TÜRSAB: Tüketici Hakları da Risk Altında Kalabilir

Kanun teklifinin yalnızca seyahat acentalarını değil, tüketicileri de doğrudan etkileyeceğini savunan TÜRSAB, düzenlemenin mevcut tüketici hakları açısından önemli soru işaretleri barındırdığını belirtti.

Birlik tarafından yapılan açıklamada, yabancı dijital platformlar üzerinden ulaştırma, konaklama ve diğer seyahat hizmetlerinin birlikte satılmasına rağmen bazı işlemlerin paket tur kapsamı dışında değerlendirilebileceğine dikkat çekildi. Bu durumun, tüketicilerin mevcut paket tur mevzuatından doğan hak ve güvencelerden yararlanmasını zorlaştırabileceği ifade edildi.

TÜRSAB, aynı nitelikteki seyahat hizmetlerinin farklı hukuki uygulamalara tabi tutulmasının tüketiciler açısından eşitsizlik oluşturabileceğini vurgularken, olası uyuşmazlıklarda sorumluluk ve muhatap karmaşasının ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu.

Açıklamada, turizm sektöründe güvenin korunabilmesi için tüketicilerin hak arama süreçlerinde ulaşabilecekleri ve gerektiğinde hesap verebilen muhatapların bulunmasının önemine işaret edildi.

 

“Eşit Rekabet İlkesi Korunmalı”

TÜRSAB, dijitalleşmeye veya yabancı şirketlerin Türkiye’de faaliyet göstermesine karşı olmadıklarını, ancak yerli işletmeler aleyhine ayrıcalıklı bir yapı oluşturulmasına itiraz ettiklerini belirtti.

Birlik, mevcut sistemde Türkiye’deki tüketicilerin yabancı platformlar üzerinden yurtdışı rezervasyonları yapabildiğini, yurtdışındaki turistlerin de Türkiye’deki tesislere yine bu kanallarla ulaşabildiğini hatırlatarak, turizm hareketlerinin önünü kesen bir yaklaşım içinde olmadıklarını ifade etti.

Açıklamaya göre temel itiraz noktası, Türkiye’de faaliyet gösteren seyahat acentalarının tüm yasal ve mali yükümlülükleri yerine getirirken, yabancı dijital platformların farklı şartlarla aynı pazarda faaliyet gösterebilmesi ve rekabet dengesinin bozulması.

 

TÜRSAB’dan Kanun Teklifinin Geri Çekilmesi Çağrısı

TÜRSAB, yıllardır Türkiye’ye turist kazandıran, istihdam yaratan ve vergi ödeyen seyahat acentalarının geleceğinin tehlikeye atılmaması gerektiğini vurguladı. Birlik, yerli ve milli dağıtım ağı olarak nitelendirdiği seyahat acentalarının Türk turizminin gelişiminde önemli rol oynadığını belirterek sektörün kazanımlarının korunması gerektiğini kaydetti.

1618 sayılı Kanun kapsamında 1972 yılında kurulan TÜRSAB, söz konusu düzenlemenin binlerce seyahat acentasının faaliyetlerini olumsuz etkileyebileceğini, istihdam kayıplarına yol açabileceğini ve turizm gelirlerinin yurtdışına yönelmesine neden olabileceğini savunarak teklifin yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

Birlik, Türk turizminin geleceğinin yerli işletmelerin rekabet gücünün korunması ve eşit piyasa koşullarının sağlanmasıyla güvence altına alınabileceğini belirterek, sektörün sürdürülebilir büyümesi için dengeli bir düzenleme yapılmasının önemine dikkat çekti.

 

 

#TÜRSAB #Turizm #SeyahatAcentaları #TurizmSektörü #TBMM #DijitalPlatformlar #Konaklama #TurizmEkonomisi #TürkTurizmi #SeyahatAcenteleri #TurizmHaberleri #TurizmGündemi #YerliAcentalar #TurizmGelirleri #