Nereden Başlasam, nasıl anlatsam?…

Veterinerleri kim denetliyor…

Hayatımda ilk kez bir kedi edindim. 6 ay çok sağlıkla büyüdü. Ancak bir gün hastalandı. Tavsiye üzerine bir veterinere gittim. Veteriner hekimler inanılmaz yoğundu. Her gelene evet diyorlardı. Herkesi kabul ediyorlardı. Hasta sahiplerini bilgilendirebilecek yeterli vakitleri bile yoktu belki iyi niyetliydiler ama bu yoğunlukta emanet ettiğimiz hastalarla yeteri kadar ilgilenilebiliyorlar mıydı? Öyle bir tempoda hasta hayvanlara doğru tanı konulabiliyor mu?  Uygulanan tedavinin kalitesi nasıl ölçümlenebiliyor? Bir veteriner kliniğinin sahip olması gereken teknolojik donanım ne olmalı? Bir klinik de bulunan veteriner hekim günde kaç hasta bakmalı? Bu soruların yanıtlarını bulmak için hayvan severlerden ve yetkililerden bana yazmalarını bekliyorum. Buradan gelen cevapları yayınlayacağım. Ben Boncuk’umu  gündüz kliniğe bırakıp, okul dönüşümde eve getiriyordum. Kedimin ailesinden alacağı sevgi ve moralle daha çabuk iyileşeceğini düşünüyordum. Annesiz kalmış bir sokak kedisi olduğu için her zaman; bir kedi yavrusu gibi değil, insan yavrusu gibi ilgilendik. Tedavisi sürerken eve bir telefon geldi. Ne konuşulduğunu duydum ve bence gerçek olamazdı.  Boncuk; benim sevgili kedim, gittiği gibi geri gelecek. Bundan eminim. Bocuk hayatı kolay bırakacak bir kedi değildi. Hemen pes edecek bir yapıda değildi. Çok güçlü bir kediydi.  Veterinerlerin yeterliliklerinden dolayı ciddi endişe duyuyorum. Üzgünüm ve kedimi çok özledim.

 

Sakit Mammadov ile röportaj yapmak istiyorum…

Azerbaycan’ın “ Yaşayan Mirası” olarak bilinen ve İngiltere kraliçesi II. Elizabeth ‘in onurlandırdığı dünyaca ünlü ressam Sakit Mammadov’ un eserleri SOCAR Türkiye desteği ile sanat severlerle buluştu.  Sanatçının, adını Sanskritçede kıymetli taş anlamına gelen ‘upala’ sözcüğünden alan Opal taşından esinlenerek yarattığı “Opalizm” isimli sergi 5 Eylül- 5 Ekim 2019 tarihine kadar Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezinde sergilendi. Bir ay boyunca ücretsiz gezilebilen sergide 160’ın üzerinde eser vardı. Benim çok ilgimi çekti. Gezemeyenler olduysa mutlaka araştırın eserleri internet ortamından dahi olsa mutlaka inceleyin derim.

Bodrum Ekim ayında yazdan daha güzel…

Geçtiğimiz hafta sonu bir günlüğüne Bodrum’a gittim. Daha önce gittiğimde de bu mevsimi severim ama gerçekten hava güzeldi. Denize girilebiliyordu. Akşam sahil de oturabiliyorsunuz. Ama nasıl güzel bir hava vardı anlatamam ama fırsatını bulursanız bir akşam da olsa bir gidin derim. Ben direk Gümüşlük sahili tercih ettim.  Eğer biraz daha vakit olsaydı Türkbükü Garo’s Restaurana uğramadan dönmezdim. Her zaman bir numara… Buradan Çetin ve Garo ağabeyime selam ve sevgiler gönderiyorum.

Ahu Ayşenaz Çağdaş

Ahu Ayşenaz Çağdaş

Children’s Menu / ahuaysenazcagdas@gmail.com

DİĞER YAZILARI