Yeni Yıl Yaklaşırken…

Yeni Yıl Yaklaşırken…

Ben hep bu zamanlar çok heyecanlanırım. Dış mekânların süslenmesi, sevdiklerimize hediye seçmek planlar yapmak tam benlik…  Yeni yıl öncesi ilk yarıyıl tatilimden bahsetmek istiyorum. Güzel bir aralık oldu ancak ödev yapmak mı gezmek mi gibi zor seçim anlarımda keşke okul devam etseydi dediğim de oldu.

Beyoğlu Festivali

Bu yıl 14’üncüsü düzenlenen Uluslararası Beyoğlu Festivalleri, ‘Beyoğlu Antika Festivali’ne gittim. Taksim’de açılışı yapılan festival için Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, açılış konuşmasında, “Antikanın geçmişten geleceğe aktarılan bir hikâyesi vardır. İnsanın ve eşyanın hikâyesini anlatıyor. Biz de bu eşyaları bütün İstanbulluların hatta yerli ve yabancı bütün misafirlerimizin beğenisine sunuyoruz” dedi. Halılar, antik süs eşyaları, çerçeveli yağlı boya tabloları ve birçok eşya ilgilileri ile buluştu. Benim ilgimi en çok eski kitaplar ve mühürler çekti.  Orada bir stant dikkatimi çekti çünkü; minik bir ipek iplik tezgahı kurulmuştu.. Kozalardan ipek ipliğinin nasıl elde edildiğini görebildim benim için ayak üstü güzel bir anı oldu.

Sent Antuan Kilisesi

Beyoğlu İstiklal Caddesi turuma devam ederken Galatasaray Lisesi’nden Tünel’e doğru ilerlerken hemen solda yer alan Sent Antuan Kilisesi’nin önünden geçerken ziyaretçi kabul edildiğini gördüm ve girdim. Mimarisi çok güzeldi. İçeriye girdiğim andan itibaren bahçesindeyken bile sanki başka bir yüz yıla gitmiş gibi etkilendim.

Narmanlı Han

Yolumuzun üzerindeki ilginç tarihi özellikleri olan yapılar karşıma bir bir çıkmaya devam ediyordu. Ortada avlusu olan sevdiğim tarzda bir yapı. Yeni restore edilmiş herhalde. Tarihi ama içi yeni…  Burada kafeler, bazı işletmeler var.  Bilimle eğlencenin bir araya getirildiği, interaktif bir müze konsepti sunan İllüzyon Müzesi, çeşitli kafeler, Hansel ve Gretel’in şeker evi diyemeyeceğim dükkânı da burada. Ancak tatilin ilk Pazar günü olmasından mı yoksa genelde mi böyle bilemem her yerde aşırı bir sıra vardı. Burada Viyana Kahvehanesinin meşhur san sebastian cheesecakenden yemek istedim. Çikolata çeşmesinden akan çikolata ile soslanmış olanı tercih ettim. İki çataldan fazla yiyemedim. Çok ağır oluyor. Bir dilimi beş kişi yerse güzel olabilir.

Galata Kulesi

Beyoğlu maceram Galata kulesine gitmek uğruna başladı. Nefis bir yolculuktu. Bayağı yürümüş oldum ama yol üzerinde ilginç pek çok şey vardı. Sokakta konser veren sokak gençler, resim yapan sanatçılar, lokum tutan ikramcılar. Dışarılarda uzun uzun kuyrukları olan restoranlar ve hiç bitmeyen bir kalabalık var. Gerçi İstiklal Caddesinin başında başlayan ve kule çevresi dahil her yeri kalabalık olan bir İstanbul köşesi. Kuleye vardık. Çok kuyruk vardı. İçini gezmeyi bir başka sefere bıraktım. Ancak dışını ve çevresini çok güzel gezdim. Görmeyenlerin yürüyerek Taksim’den Galata Kulesine yürümesini öneririm. Gidenlere ise bağımlılık yapacak bir yer.

Ahu Ayşenaz Çağdaş

Ahu Ayşenaz Çağdaş

Children’s Menu / ahuaysenazcagdas@gmail.com

DİĞER YAZILARI