SONBAHARA YUMUŞAK BİR GEÇİŞ İÇİN NELER YAPABİLİRİZ?

Günler kısalıyor, havalar soğuyor ve doğa renk değiştiriyor… Sonbaharın gelişiyle beraber yaşam döngüsü genel olarak bir düşüşe geçmeye başlar ve sıcak, hareketli ve uzun günler yerini soğuk hava, kısa ve daha karanlık günlere bırakmaya hazırlanır. Bu mevsimsel değişim, sadece içinde bulunduğumuz ortamdaki değişikliklerle sınırlı olmayıp beden ve ruh sağlığımız üzerinde de derin bir etkiye sahiptir. Bu yıl yazı geride bırakıp okul ve işin başlangıcı sayılan sonbahar günlerine adapte olmak geçmişte yaşanılan süreçlerden biraz daha zorlayıcı olacak.  Bu zorlanmanın önde gelen sebebi bir yılı aşkın bir süredir devam eden “evde kalma” dönemlerinden sonra bu yaz gerçek anlamda bir açılım yaşamış olmamızdır. Şu sıralar danışanlarımla yaptığımız seanslarda karşılaştığım “Ya yine kapanırsak?” “Ofise dönmek nasıl olacak?” “Yüz yüze eğitim çocuğum için ne kadar iyi?” gibi sorular sonbahara geçişte yaşanılan olumsuz ruh halinin bireyselden ziyade toplumsal hatta küresel bir endişeyi yansıttığını gösteriyor.

Yazdan sonbahara yumuşak bir geçiş için düşünce ve alışkanlıklarımızı yeniden yapılandırabiliriz. Eğlence ve özgürlükle bağdaştırılan yaz mevsiminin bitişini “hüzün” yerine “başlangıçların habercisi” olan sonbaharı kucaklamak şeklinde anlamlandırmak düşünce yapılandırılmasına iyi bir örnektir. Okula veya işe geri dönmek bir işkence olmak zorunda değil. Aksine sonbahar sağlıklı rutinler, alışkanlıklar ve hayat tarzı değişikliklerini uygulamak için iyi bir fırsat olabilir. Bu dönem yaşam sevincimizi yükseltmek için yeni hedefler belirlemek ve önümüzdeki sezon için organize olmak için de harika bir zaman.

Sağlıklı kalmak adına mevsimsel geçiş zamanlarında bedenimize ve ruhumuza biraz daha fazla özen göstermenin bağışıklık sistemimiz ve genel refahımızı korumada önemli bir araç olduğu su götürmez bir gerçektir. Yaz mevsimi boyunca yapılan seyahatler ve koşuşturmalar sonrası dinlenmek ve enerji toplamak için daha sakin bir zamana ihtiyaç duyabilirsiniz. Doğanın bile içe döndüğü bir mevsim olan sonbahar bu tür bir dinginliği yakalamak ve kendinizle bağlantı kurmak için ideal bir dönemdir. Aktif bir beden, fiziksel, duygusal ve zihinsel sağlığın önemli bir unsurudur. Bu dönem yoğun, hızlı ve zorlayıcı sporlar yerine yoga, pilates ya da esneme gibi bedeni onarıcı faaliyetlere yönelebilir, hayatınıza meditasyonu sokabilirsiniz.

Modern yaşam, bizi sürekli meşgul olmaya zorluyor. Mevsim değişikliği, günlük yaşantımıza biraz dinginlik davet etmek için mükemmel bir zamandır. Bu dönemi hayatın akışını duraklatmak için kullanabilirsiniz. Ara vermek için zaman ayırmaya öncelik vermedikçe, kendimizi aşırı yüklenmiş, bitkin ve tükenmiş bulabiliriz. Bu ara verme zamanı dinlenmenize ve yeniden başlamanıza izin verir, bu da sizi enerjiyle daha iyi donatır ve hayatın getirdiği zorluklar her ne olursa olsun problemlere etkili bir şekilde odaklanmanızı sağlar. Bu dönem teknolojiye uzak durmaya çalışın, farkındalıklarınızı ve olumlu hislerinizi not ettiğiniz bir günlük tutmaya başlayın, bir fincan kahve ve güzel bir kitapla kanepenizde keyif yapacağınız bir “ben-günü” belirleyin, kişisel bakımınıza zaman ayırın, masaj yaptırmayı deneyin.

Bedenimiz doğa ile ritim içinde oldukça denge bulur. Güneş ışığı daha az kullanılabilir hale geldikçe vücut doğal olarak ritmini uyarlamak ister. Bu dönem erken yatıp erken kalkmaya, yemeklerinizi her gün aynı saatte yemeye çalışın. Ritmi yakalamak mevsimsel uyumu sağlama ve denge oluşturmada oldukça önemlidir. Ne kadar dengeli olursanız o kadar güçlü hissedeceksiniz. Yazdan sonbahara yumuşak bir geçişi sağlamak için bu dönemin bedensel ve ruhsal olarak sessizliğin ve sakinliğin tadını çıkarabileceğiniz bir süreç olduğunu kendinize sıkça hatırlatın. Sağlıklı yeni alışkanlıklar edinmeye yönelik önceliklerinizi hemen şimdi belirlemeye başlayın ve bu güzel sonbahar mevsimine keyifle girmeyi hedefleyin!