Yapay Zeka Çağında Erdemli Kalabilmek

Şehnaz Tuna

Yapay zekâ hayatımızın hemen her alanına hızla nüfuz ediyor. Karar alma süreçlerinden üretime, iletişimden yaratıcılığa kadar pek çok alanda var olmaya başladı ve var olmaya da devam edecek. Bu oluşum çoğu zaman verimlilik, hız ve kolaylık kavramları üzerinden tartışılıyor. Oysa gözden kaçırılmaması gereken çok daha temel bir mesele var: Yapay zekâ bu hızda yükselirken insanın erdemli kalabilmesi ne anlama geliyor? Erdem yalnızca ahlaki bir kavram değil bireyin kendisiyle, başkalarıyla ve genel olarak içinde bulunduğu toplumla kurduğu ilişkinin omurgasıdır. Doğru bildiği değerlerle yaşamak, zor durumda bile bu değerlerden vazgeçmemek, çıkarına ters düşse dahi vicdanına uygun davranabilmek… Bunlar insanı insan yapan niteliklerdir ve tam da bu nedenle yapay zekânın yükseldiği bir çağda erdemli kalabilmek daha da hayati bir hale gelmiştir.

Yapay zekâ ile işleyen uygulamalarda erdem arayamayız. Örneğin yakın dönemin gözdesi ChatGPT ahlaki muhakeme yapıyormuş gibi görünebilir; etik ilkeler üzerinden yanıtlar üretebilir hatta “doğru” ve “yanlış ayrımı yapıyormuş izlenimi verebilir ancak bunların hiçbiri gerçek bir vicdandan, içsel bir sorumluluk duygusundan ya da bedel almayı göze alan bir ahlaki karardan doğmaz. Yapay zekâ kendisine verilen veri kadar “iyi”, öğretilen sınırlar kadar “doğru” davranır. Vicdanı yoktur. Pişmanlık duymaz. Utanç hissetmez ya da değerlerinden vazgeçtiği için geceleri uykusuz kalmaz. Bu noktada erdem insanın devredilemez bir olgusu olarak karşımıza çıkar. Erdemli olmak bir algoritmanın öğretebileceği bir şey değildir; aksine insanın kendi kendine öğrettiği ve öğrendiği, deneyimle, yeri geldiğinde çatışma ve içsel hesaplaşmalarla şekillenen bir süreçtir. Kişi kısa vadeli kazançtan vazgeçtiğinde, çoğunluğun gittiği yoldan sapmayı göze aldığında, haklı olmanın olası bedellerini ödemeyi kabul ettiğinde erdemli davranmayı öğrenir. Bu öğrenme bir ödül sistemine değil, içsel bir pusulaya dayanır.

Toplumsal düzeyde bakıldığında da erdem bir ihtiyaçtır. Kurallar, yasalar ve sistemler tek başına yeterli değildir. Bir toplumun sürdürülebilirliği bireylerinin yalnızca neyin yasal olduğunu değil neyin doğru olduğunu da gözetebilmesine bağlıdır. Yapay zekâ destekli sistemler hayatı kolaylaştırabilir fakat erdemli bireylerin yokluğunda adil bir toplum inşa edilemez. Çünkü adalet hesaplanabilir bir sonuç değil, insana özgü ahlaki bir duruştur.

Bugün hayatlarımız modern çağın gelişmelerine uygun olarak ilerliyor. Hal böyle olunca bu dönüşüme direnmek gerçekçi değil; uyum sağlamak ise kaçınılmaz. Ancak uyum sağlamak demek mekanikleşmek anlamına gelmemelidir. Asıl mesele teknolojik dönüşümle birlikte insanî tarafımızı koruyabilmektir. Erdemli olmak bu noktada bir direnç biçimi haline gelir. Erdemli olmayı seçmek demek daha az kazanmayı, daha yavaş ilerlemeyi, daha zor olanı seçmeyi göze alabilme cesaretidir. Yapay zekâ çağında insanı ayakta tutacak olan da tam olarak budur. Çünkü bizi makinelerden ayıran şey zekânın gücü değil değerlerle yaşama kapasitemizdir.

Yapay zekâ çağında erdemli kalabilmek insanın iç pusulasını kaybetmemesi anlamına gelir. Teknolojiye uyum sağlamak hızın ve verimliliğin cazibesine kapılmadan durup düşünebilmeyi ve sorgulamayı sürdürebilmektir. İnsanı makineden ayıran temel özellik yalnızca düşünebilmesi değil düşündüğü şeyin sorumluluğunu alabilmesidir. Bu sorumluluk çoğu zaman bedel ödemeyi, kimi zaman yalnız kalmayı hatta bazen de yanlış anlaşılmayı beraberinde getirebilir. Bu nedenle erdem günümüzde pasif bir ahlaki tutum değil aktif bir seçim haline gelmiştir. Erdemli kalabilmek her koşulda vazgeçmemeyi, çıkarına ters düşse bile vicdanına sadık kalmayı ve hepsinden önemlisi insan kalmanın bedelini ödemeyi göze almayı içerir. Yapay zekâ ne kadar gelişirse gelişsin insanın bu tarafı devredilemez. Belki de geleceği asıl belirleyecek olan, makinelerin ne kadar akıllı olacağı değil insanların erdemli kalmayı ne kadar başarabileceğidir.

#YapayZekaÇağı #ErdemliKalmak #İçselPusula #Vicdan #AhlakiDurus #TeknolojiVeİnsan #DeğerlerleYaşamak #Adalet #İnsanOlmak #PauseDergi

Şehnaz Tuna

Şehnaz Tuna

Klinik Psikolog /

DİĞER YAZILARI